mai ve küreselleşme karşıtı çalışma grubu
 

DOHA’dan NOTLAR-I

 

Katar/DOHA’da yapılmakta olan DTÖ(Dünya Ticaret Örgütü) 4. Bakanlar Konferansından grubumuza ulaşan haberlerden derlediğimiz Doha’dan Notlarını bilgilerinize sunuyoruz.

 

· Yüzyılın Satışı: Amerika, Japonya ve Avrupa Birliği direnmekten vaz geçmeyecek olursa, DT֒ne yeni, daha pek çok anlaşma eklenecek ve dünya halkları Doha’daki DTÖ 4. Bakanlar Konferansını “Yüzyılın Satışı” olarak hatırlayacak. Menüde neler yok ki: Enerji, su hizmetleri, hükümet satın almaları anlaşmasının tüm DTÖ üyesi ülkeleri kapsayacak ve daha da ağırlaşacak bir şekilde revize edilmesi. (FOE-International, Doha, 10 November, 2001)

 

·  Kirli Müzakereler: Doha’daki 4. Bakanlar Konferansının daha ilk gününde AB ve ABD, bir kez daha kirli müzakere yöntemlerine başvuracaklarını ortaya koydu. Özellikle kapsamlı bir raund önerisine şiddetle karşı çıkan delegasyonlar bir yandan AB bir yandan da ABD tarafından çift taraflı kuşatma altına alınarak özel ve gayrı resmi toplantılara konuk ediliyorlar. Bu delegeler kendilerine boş vaatlerde bulunan ABD’nin elinin boş olduğunun ise farkında değiller. Çünkü Bush, Kongreden fast-track yetkisi alamadı. Yani, ABD delegasyonu Doha’daki müzakereler sırasında partnerlerine ne söz verirse versin, ABD Kongresi onay vermediği sürece bu sözler geçersiz olacak. Doha’da AB delegasyonu tarafından takınılan tutum Amerika’nınkinden daha az ikiyüzlü değil. AB, 10 Kasım günü bazı Afrika ülkelerinin delegasyonlarıyla yaptığı gayrıresmi toplantıda, kapsamlı bir raund konusunda olumlu oy kullandıkları taktirde 50 milyon Euro tutarında yardımda bulunacağını bildirdi. Pascal Lamy’e Afrika ülkelerine rüşvet teklif edip etmediği sorulduğunda ise Lamy, yalnızca gülümsemekle yetindi. FOE’den Alexandra Wandel “Doha’da hem ABD hem de AB’nin kendi agresif gündemlerini diğer ülkelere dayatmak için ellerinden geleni yaptıklarını, bunun da DT֒deki müzakerelerin belirleyici faktörünün ilkeler olmadığını ve tam tersine ikiyüzlülük ve parasal güç olduğunu gösterdiğini belirtiyor. (FOE-International Doha, 10 November 2001)

 

·  Bir Küreselleşme Karşıtının Notlarından: ABD delegasyonunu ağırladığı için çok yoğun güvenlik önlemleri alınmış olan otelimden ayrıldıktan hemen sonra yolumu kesen Katar’lı bir güvenlik görevlisi bana “sizi dün TV’de gördüm, eylemcilerin arasındaydınız. Eyleminiz, ülkemiz halkını DT֒nün ve küreselleşmenin ne olduğu hakkında duyarlı hale getirmesi açısından son derece önemli. Burada herkes DT֒den mutlu değil.” diyerek beni şaşırttı. Aslında Katar’a geldiğimiz günden beri arkadaşlarım ve benim yaşadığım ilk olay değildi bu. Taksi ve toplu taşıma araçlarının şoförleri, küçük esnaf, çeşitli ofislerde görev yapan idari personel kısaca Katar’da karşılaştığımız pek çok kişi bizlere benzer şeyleri söyleyerek destek veriyor. Bu arada biz STK temsilcileri 9 ve 10 Kasım günlerinin büyük bir çoğunluğunu üçüncü dünya ülkelerinin delegasyonlarına Bush’un Fast-Track yetkisini alamadığı ve taslak metindeki anti-damping maddelerini onaylamaktan men edildiği bilgilerini ulaştırmakla geçirdik. Amacımız üçüncü dünya ülkelerine ABD başkanının elinin sağlam olmadığı bilgisini vererek, kolay teslim olmamalarını ve boş vaatlere kanmamalarını sağlamaktı. Bu sayede az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin Doha’ya gönderdikleri delegasyonlar, şeffaflık, saygınlık palavralarının gerisinde neler döndüğünü görmeye başladı. Seattle’da yaşanana benzer bir süreç burada Doha’da da aynen tekrar ediliyor ve her şey yıldırım hızıyla geçiştirilmeye, anlaşmalar adeta bir oldu-bittiye (Fast-Track) getirilmeye çalışılıyor. Konferans açılış toplantısında her ülke delegasyonuna bir tebliğ sunması için 5 dakikalık süre veriliyor. Diğer oldu-bitti konuları ise Tarım, Uygulamaya ilişkin sorunlar, Çevre, Hükümler, Singapur Meseleleri (Yatırımlar ve Rekabet = MAI Anlaşması) ve TRIPS-Telif ve Patent hakları anlaşması. Temsilcilere her hangi bir konuya müdahale edebilmeleri için tanınan süre ise 3 dakikayla sınırlı. Ardından, DTÖ Sekreteryası tarafından atanmış olan bir “kolaylaştırıcı” yani oturum yöneticisi  oturumu tek taraflı olarak yürütecek. Konu başlıklarına göre belirlenen oturum yöneticisi ülkeler şunlar: Tarım: Singapur; Uygulama: İsviçre; Çevre: Kanada; Hükümler: G.Afrika; Singapur Meseleleri: Şili; TRIPS: Meksika.  Seçilen bu moderatörler tarafsız değiller. Örneğin, Hindistan, Brezilya gibi ülkelerin en fazla hayal kırıklığına uğradığı TRIPS anlaşmasının moderatörlüğüne Meksika’nın getirilişinin sebebi, Meksika’nın bu alanda ABD ve İsviçre’nin yanında yer alması. Başka bir deyişle “green room” yeşil oda toplantıları bitti, yaşasın “yeşil delege” uygulaması. (Anuradha Mittal, Doha Report, November 10, 2001)

 

·   Hindistan Ticaret Bakanı Maran, Doha’da devam eden DT֒ndeki ticaret müzakereleri için “şeytanca” terimini kullanıyor. 10 Kasım günü Doha’da yapılan bir basın toplantısında “Her zaman DT֒nün bizlere gerekli bir şeytan olduğunu, özellikle şeffaflıktan yana ve ayrımcılığa karşı politikaları yüzünden DTÖ ile yaşayabileceğimizi söylemişimdir. Fakat, yeni bir raundun başlatılması gerçekten ve tamamıyla şeytani bir girişimdir. Adına ne dersek diyelim, bu raundda yeni konuların ele alınması, rekabet ve yatırımlar, çevre gibi tüm üyelerin üzerinde mutabık olmadığı yeni anlaşmaların gündeme getirilmesinin kabul edilemez olduğunu bildirdi. Başkan Bush ile yaptığı toplantı sonrasında Hindistan Başbakanından gelebilecek bir talimatın aksi yönde olması halinde nasıl bir tavır sergileyeceği sorulduğunda, yine de “Hayır” yanıtı veren Bakan Maranın söylemi Katar’da şok yarattı. Gıda güvenliği, kırsal kesimin kalkınması gibi konuların tarım anlaşmasına eklenmesinin Hindistan açısından yeterli olduğunu belirten Bakan, yatırımlar ve ticaret anlaşmaları konularındaki muhalif tutumlarında yalnız olmadıklarını ve Brezilya ile çeşitli Afrika ülkelerinin de kendileriyle aynı görüşü paylaştıklarını söyledi. Karşıtlarından biri olan Kanada büyükelçisine de “Eğer Kanada, tekstil anlaşması sonrasında işsizlikte artış olacağı endişesini taşıyorsa, biz de yatırımlar ve rekabet anlaşmalarının imzalanması halinde milyonlarca Hint’li yurttaşımızın işini kaybedeceğinden büyük bir endişe duyuyoruz”dedi. (The Deccan Herald, Bangalore, India, November 11, 2001)

 

·   Diğer yandan DT֒nün Uruguay raundunun uygulaması sırasında çıkan sorunlar için çözüm arayacağı yerde yeni anlaşmaları gündemine almasını eleştiren Pakistan delegasyonu, Hindistan’a bu konuda önemli destek veriyor. DT֒nde hazırlanan taslak deklarasyonda talep ve endişelerine yer verilmediğini belirten Pakistan Ticaret Bakanı Abdul Razak Dawood, aralarında Küba’nın da bulunduğu 10 ülkeyle ortaklaşa hazırladıkları “Kalkınma Locası Yandaşları” başlıklı ve taslağın tarım bölümüne alternatif getirme amacıyla hazırladıkları önerilerden hiç birinin taslağa eklenmediğini belirtti. (The Hindu, Bangalore, India, November 11, 2001)

      

Türkiye MAI ve Küreselleşme Karşıtı Çalışma Grubu

11 Kasım 2001