| mai ve küreselleşme karşıtı çalışma grubu |
DOHA Notları-II
DTÖ
4. Bakanlar Konferansının Sonuç Deklerasyonu üzerindeki tartışmalar sürüyor... |
13
Kasım tarihinde bitirilmesi planlanan DTÖ 4. Bakanlar Konferansı, Sonuç Deklerasyonu
üzerinde mutabakat sağlanamadı. Gece boyunca yapılan tartışmalar sonucunda ortaya
çıkan ve bugün saat 11’de DTÖ Sekreteryası tarafından yayınlanan nihai taslak
üzerinde de tam uzlaşma sağlanamadığı bildiriliyor. Final taslak mutemelen bu akşam
geç saatlerde ülke delegasyonlarının onayına sunulacak. Aşağıda
DTÖ Sekreteryasının bugün açıkladığı taslak metin üzerine Dünya Küreselleşme
Karşıtları Koalisyonu üyesi TWN(Üçüncü Dünya Networkü) Direktörü Martin
KHOR’un yaptığı ve Çalışma Grubumuza da ilettiği değerlendirmelerin özeti
bulunmaktadır. TWN’nin(Üçüncü
Dünya Networkü) Direktörü Martin Khor, “14 Kasım günü(bugün) sirküle edilen
nihai deklarasyon taslağı 13 Kasım’dakinden bile daha kötü ve kabul edilemez bir
içeriğe sahip. Hükümetlere taslağı reddetmeleri için çağrıda bulunan TWN, bu
anlaşmanın kabul edilmesi halinde tüm dünya halkları en gelişmiş ekonomiler olan
ABD, AB ve diğer G7 ülkelerinin güçlü şirketlerinin ağır bir hegemonyası altına
gireceklerdir” yorumunu yaptı. Uluslararası
anlamda hiç bir anlaşmada bugüne kadar kullanılmamış bir manipülatif dilin
kullanıldığı taslağın özellikle 20 ila 27. paragraflarında belli alanlarda
yalnızca müzakerelerin yapılması garanti altına alınmakla kalmıyor, bunun yanı
sıra, 4 yeni alanda (Yatırımlar, Rekabet, Hükümet Satın Almaları ve Ticaretin
Kolaylaştırılması) da bu raundun bitiş tarihi olarak belirlenen 2005 yılına
kadar anlaşmaların imzalanması karar altına alınıyor. Oysa 9 Kasımda başlayan
müzakereler boyunca başta ACP-Afrika, Karayipler, Pasifik ülkeleri ve en yoksul
ülkeler olmak üzere pek çok ülke yatırımlar, rekabet , hükümet satın almaları ve
ticaretin kolaylaştırılması ile ilgili yeni anlaşmalara hazır olmadıklarını ve
müzakere edilmesini istemediklerini belirtmişlerdi. Hindistan ve diğer bazı ülkeler
de bu görüşleri paylaştıklarını belirtmişlerdi. Şu anda ise bu konulara tepki
gösteren bütün ülkeler her zaman olduğu gibi yine aynı oyuna getirilmek isteniyor ve
raund deklarasyonunda kullanılan dil sayesinde bu yeni konuların anlaşmaları garanti
altına alınmış oluyor. Çok
sayıda az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkenin aylardan beri yapmakta olduğu
uyarılar ve geçmiş anlaşmalar sonucunda dayatılan ve uygulatılan gümrük
indirimleri yüzünden binlerce şirketin iflas etmiş ve yüzbinlerce insanın işsiz
kalmış olması gibi kaygıların son taslakta da hiç bir şekilde dilkkate
alınmadığının altını çizen TWN, bu son raundun gelişmiş ve gelişmemiş dünya
arasındaki uçurumu daha da derinleştireceğini ve yoksul ülkelerin sanayileşmesinin
imkansız hale getireceğini belirtiyor. Taslağın
final bölümünün ise hepten felaket olduğu saptamasını yapan TWN, hemen hemen
taslağın tüm paragraflarında bunun kapsamlı bir ticaret raundu olduğu
cümlesinin geçtiğini, bu söylemin ardından ise mutlaka bir Ticaret Müzakereleri
Komitesinin kurulmasının geldiğini (p.46), raundun tek bir girişim olarak
yürütüleceğinin (single undertaking) (p.47)
(Bkz. Kapitalizmin Kaleleri II Kitabı, Sayfa-82) yer aldığını belirtiyor. Diğer yandan
taslağın 20-27. paragraflarının Singapur konuları olarak geçen fakat aslında
Seattle’da başarısızlığa uğratılan MAI-Çok Taraflı Yatırım Anlaşmasından
farklı olmayan Yatırımlar ve Rekabet adlı iki ayrı anlaşmaya ilişkin olarak
özellikle bu paragrafların tümüyle reddedilmesi gerekiyor. Türkiye MAI ve Küreselleşme Karşıtı Çalışma Grubu14 Kasım 2001 |