| mai ve küreselleşme karşıtı çalışma grubu |
TMMOB - MİMARLAR ODASI 3 Mayıs 2002 |
Ankara : 03.05.2002 Sayı : 03/675
TÜRK MÜHENDİS VE MİMAR ODALARI BİRLİĞİ BAŞKANLIĞI Ankara. Konu: GATS (Hizmetlerin Ticareti Genel Anlaşması) kapsamında verilen taahhütler İlgi: 22.04.2002 gün ve 309 sayılı yazınız ile eki Bayındırlık ve İskan Bakanlığı TAU Genel Müdürlüğünün 11.04.2002 gün ve 720-7211 sayılı yazısı Hizmetlerin Ticareti Genel Anlaşması (GATS) kapsamında 1995 yılında ülkemiz adına verilen taahhütlerde, mimarlık hizmetlerinin “geçici Oda üyeliği” dışında başkaca bir kısıtlama olmaksızın bütünüyle yabancı uyruklu mimarlara açılmasında, kamu yararını gözeten bir mimarlık anlayışı ve üyelerimizin ekonomik koşulları açısından çok önemli olumsuzluklar vardır. Örneğin ;
Türkiye’nin daha başlangıçta
1995 yılında mimarlık alanını bütünüyle “açık” tutmayı nasıl ve neden
taahhüt ettiğini anlamak mümkün değildir. Avrupa Birliğinin mimarlık
hizmetlerinde GATS klasifikasyonu ile, “sınır ötesi ticaret” (mod-1) ve “yurt
dışında tüketim” (mod-2) alanlarını bütünüyle kapalı tutmasının ve “gerçek
kişilerin hareketliliği”ne (mod-4) “karşılıklı tanınma anlaşmaları
hariç mimar unvanının kullanılamayacağı” kısıtlamasını getirmesinin
temelindeki nedenler ve politikalar, ülkemiz
adına GATS müzakerelerini yürütenlerce de mutlaka ayrıntılı olarak
değerlendirilmeli, dikkate alınmalıdır. Avrupa Birliğinin bu konudaki tutumu,
sadece üyesi ülkelerin vatandaşı olan mimarların ekonomik haklarını koruma gibi bir
nedenden değil, mimarlık hizmetlerinin her ülkenin kendi kültürünün bir ürünü
olarak, ancak “yerinde” ve “yerleşik” bir düzende
üretilebileceği gibi çok temel bir anlayıştan kaynaklanmaktadır. Türkiye bu anlayışın gerisine
düşemez. 1995 yılında verilmiş taahhütlerde bütünüyle “açık” tutulmasına
rağmen, sürdürülmekte olan müzakerelerdeki önerilerde ve bu doğrultuda yapılacak
yeni düzenlemelerde, yurt dışından
ülkemize “posta ile” mimarlık hizmeti ithalini (mod-1) serbest bırakan
uygulamalar önlenmelidir. EŞİTSİZ KOŞULLARIN GİDERİLMESİ İÇİN GEÇİŞ SÜRECİ GETİRİLMELİDİR Ülkemizde
mimarlık eğitimi, mesleğin uygulanmasında koşullar ve meslek ortamını belirleyen
düzenlemeler açısından varolan durum, genel hatları itibariyle uluslararası
standartların altında kalmaktadır. Bu eşitsizlik giderilmeden uluslararası düzeyde
getirilecek bir serbestleştirme, ülkemiz, mesleğimiz ve meslektaşlarımızın
yararına olmayacaktır.
Eğitimde, mesleğin uygulanmasında
ve mesleğin uygulanacağı ortamda, uluslararası rekabet koşulları açısından var
olan eşitsizliklerin giderilebilmesi, ayrıntılı, kapsamlı ve etkin bir “geçiş
süreci” politikasını ve uygulamalarını gerektirmektedir. GATS anlaşması
kapsamında 1995’te öngörülen ve bu amaçla kullanılabilecek 10 yıllık süre, ne
yazık ki kayda değer bir gelişme sağlanamadan neredeyse bitmek üzeredir.
İlgililerden, kalan 3 yıllık sürenin akılcı bir şekilde kullanılmasını ve söz
konusu sürenin uzatılması için girişimlerde bulunulmasını beklemekteyiz. UYGULAMADA “KARŞILIKLILIK” İLKESİ DİKKATE ALINMALIDIR Türkiye vatandaşı mimarlara bir
yabancı ülkede tanınmayan hizmet serbestliğinin, o ülke uyruklu mimarlara
Türkiye’de tanınmasının, ülkemize, bizlere, mimarlığımıza, hatta ülkemiz
ekonomisine kazandıracağı bir şey yoktur. Tersine, böyle uygulamalardan
kaybedeceklerimiz söz konusudur. Bu bakımdan, hizmet serbestliğinin tanınmasında
çoğu ülkenin uyguladığı “karşılıklılık” ilkesini Türkiye de mutlaka
dikkate almalıdır. Öte yandan, yukarıda belirttiğimiz
eşitsizlikleri giderici bir geçiş sürecinin sonuçları alınmadan uygulanacak “karşılıklılık”
ilkesinin de tek taraflı kalacağı, ancak uluslararası rekabet düzeyine eşit
koşullarla girmemizi sağlayacak düzenlemelerle birlikte bu ilkenin işlerlik
kazanabileceğini belirtmek isteriz. Mimarlık hizmetlerini dışarıya
kapalı tutan ülkelere yönelik olarak, “karşılıklılık” ilkesi dikkate
alınmalı ve Türkiye tarafından da benzeri kısıtlamalar getirilmelidir. Özellikle
Avrupa Birliği açısından “karşılıklılık” ilkesi
çalıştırılmalıdır. Eğer verilmiş olan taahhütlerde değişiklik yapılamıyorsa,
Avrupa Birliği veya diğer ülkelerden, kapalı tuttukları hizmet alanlarını
Türkiye’nin taahhütlerine benzer şekilde açmaları istenmelidir. GERÇEK ANLAMDA “ŞEFFAFLIK” VE “KATILIM” SAĞLANMALIDIR Hazine Müsteşarlığının,
Bayındırlık ve İskan Bakanlığı ve TMMOB eliyle bize ulaştırılan yazılarında,
GATS anlaşması kapsamında “şeffaflık” seviyesinin artırılmasının
amaçlandığına değinilmektedir. Çağdaş devlet yönetiminde “şeffaflık”
herhalde, sadece yurt dışına değil, ülkenin kendi yurttaşlarına ve özellikle
getirilecek yeni düzenlemelerden doğrudan etkileneceklere yönelik olarak gözetilmesi
gereken bir ilke olmalıdır. 1995’te bu taahhütler verilmeden
önce ve 1995’ten sonra sürdürülmekte olan “müzakereler” sürecinde bizlerin,
Mimarlar Odasının ilgililerce bilgilendirildiğini, görüşlerimizin alındığını,
sürece “katılım”ımızın sağlandığını söylemek mümkün değildir. Bu uluslararası müzakereler
sürecinde, son kez 2000 yılı başından bu yana ve bir yıl önce 28-30 Mayıs 2001
tarihlerindeki toplantıda alınmış olan kararlar dolayısıyla görüşlerimizin ancak
bugün, ayrıca yeterli ve kapsamlı bir bilgilendirme yapılmadan, sorulmuş olmasını
önemli bir eksiklik olarak görüyoruz. Bu eksikliği geç de olsa giderme
konusunda Bayındırlık ve İskan Bakanlığı TAU Genel Müdürlüğü ile bu dönem
TMMOB yönetiminin göstermiş olduğu duyarlılığa teşekkür borçluyuz. Bakanlık ve
TMMOB’nin bu duyarlılığı olmasa, GATS müzakerelerini sürdüren Hazine
Müsteşarlığının bırakınız sürece “katılım”ımızı sağlamayı,
görüşlerimizi istemeyi dahi düşünmediği anlaşılmaktadır. Müsteşarlık bu
aşamada bile, ilgili alanlarda Anayasanın 135. maddesinde açıkca tanımlandığı
şekliyle kamu kurumu işlevi üstlenen meslek Odalarının değil, “özel sektör
kuruluşları”nın görüşlerinin alınmasına öncelik vermektedir. Yurt dışı gelişmelerden,
özellikle Avrupa Birliği kapsamında sürdürülen çalışmalardan ve Uluslararası
Mimarlar Birliği ile gözlemci üyesi olduğumuz Avrupa Mimarlar Konseyi
çalışmalarından edindiğimiz bilgiler, GATS uygulamalarına ilişkin başlatılmış
olan müzakere sürecinin diğer ülkelerde de halen tartışılmakta ve devam etmekte
olduğu doğrultusundadır. Ülkemizde bu konuda, özellikle Başbakanlık Hazine
Müsteşarlığı tarafından bugüne kadar yürütülmekte olan çalışmalarda gerçek
anlamda “şeffaflık ” ve “katılım”ın sağlanması konusundaki
eksiklerin süratle giderilmesini beklemekteyiz. İlgililerce, verilmiş taahhütler ve
yürütülmekte olan müzakereler sonucu getirilmesi söz konusu yeni düzenlemelerden doğrudan etkilenecek meslek
topluluğuna yönelik yoğun bir bilgilendirme programının başlatılması, sürece
etkin katılımımızın sağlanması son derece yararlı olacaktır. SONUÇ Sonuçta, yukarıda belirttiğimiz
ayrıntılı görüşlerin ışığında, özet olarak;
beklemekte olduğumuzu bilgilerinize sunarız. Saygılarımızla, Fatih
SÖYLER Genel
Sekreter Dağıtım: Gereği için : TMMOB Bilgi
için : Başbakanlık Başbakanlık
Hazine Müsteşarlığı Başbakanlık
Devlet Planlama Müsteşarlığı Bayındırlık
ve İskan Bakanlığı Bayındırlık
ve İskan Bakanlığı TAU Genel Müdürlüğü İçişleri
Bakanlığı Dışişleri
Bakanlığı Enerji ve
Tabii Kaynaklar Bakanlığı Çevre
Bakanlığı Turizm
Bakanlığı Kültür
Bakanlığı Çalışma
ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Sanayi ve
Ticaret Bakanlığı Ulaştırma
Bakanlığı Yükseköğretim
Kurulu Başkanlığı Üniversitelerin
Mimarlık Fakülteleri Dekanlıkları ve Mimarlık Bölüm Başkanlıkları Mimarlar
Odası Şubeleri Türk
Müşavir Mühendisler ve Mimarlar Birliği Türk
Serbest Mimarlar Derneği Uluslararası
Müteahhitler Birliği Türkiye
Müteahhitler Birliği
|