Dünyadaki Hükümetler Kasım-1999’da WTO (Dünya Ticaret
Örgütü) 3. Bakanlar Konseyi toplantısında bir araya gelecekler. Aşağıda imzası
bulunan bizler Uluslar arası Sivil Toplum olarak, WTO güçlerinin yeni ve kapsamlı bir
Liberalizasyon Raundu üzerinden genişletilmesi yönündeki tüm çabalara karşıyız.
Bunun yerine, Hükümetler mevcut WTO anlaşmalarını gözden geçirmeli, WTO rejiminin
bizzat kendisinden ve sistemden kaynaklanan ve dünya toplumlarının zararına olan
açıkları gidermeli ve düzeltmelidir.
Uruguay Raundunu oluşturan anlaşmaları ve WTO’nun kurulması
sırasında tüm dünya ulusları ve halkları için daha iyi bir yaşam, refah ve
küresel zenginlik vaad edildiği halde, gerçekte aradan geçen 5 yıllık süreçte WTO,
zenginliğin sadece birkaç yüz zenginin elinde toplanmasına neden olmuş ve Küresel
yoksulluğu arttırarak, sürdürülemez üretim ve tüketim modellerini uygulamaya
koyarak bu kötü gelişmeye büyük katıda bulunmuştur.
Uruguay Raundu anlaşmaları temelde Ulusötesi Şirketlerin
yararına olarak dünya piyasalarını (Emek, Doğal Kaynak, Finans ve mal gibi) sonuna
kadar açmayı hedefleyen çalışmalar yapmış, bedeli de ulusal ekonomilere,
emekçilere, çiftçilere, tüm toplum kesimlerine ve doğaya ödettirilmiştir. Buna
ilaveten WTO, sistemi, işleyişi, kural ve prosedürleri ile anti-demokratik, gizli
kapaklı işlerin yapıldığı, saygınlığı olmayan ve dünya uluslarının mutlu
azınlığı yararına çalışan bir örgüttür.
Tüm bu olumsuzluklar, küresel ekonomik istikrarsızlığın
arttığı, ulusal ekonomilerin çöktüğü, ulusların kendi içinde ve birbirleri
arasındaki eşitsizliğin, çevresel tahribatların küreselleşme sürecinin
şiddetlenmesinin doğal bir sonucu olarak arttığı bir ortamda yaşanmaktadır.
WTO sisteminden yarar sağlayan Şirketlerle, WTO sistemine egemen
olan hükümetler bu sorunları kabul edip cevap vermek yerine, WTO’da yeni
Liberalizasyon maddelerinin kabul ettirilmesi yönünde çaba harcamaktadırlar. Bu
girişim, küreselleşme ve WTO’dan kaynaklanan krizin şiddetlenmesine yol açacaktır.
Bizler, WTO kuralları çerçevesinde özellikle yeni başlıklar
altındaki yatırım, rekabet politikaları, devlet alım-satımları ve her türlü
liberalizasyon müzakere-lerine karşı çıkıyor ve bu tip girişimlerin tümünü
reddeden kampanyalar düzenleyeceğimize söz veriyoruz. Bizler özellikle de Patent ve
Telif haklarını düzenleyen TRIPs anlaşmasını redediyoruz.
WTO’nun gücünü arttırmaya ve kapsamını genişletmeye dönük
tüm yeni müzakerelerin durdurulması (Moratoryum) çağrısını yapıyoruz.
Bu moratoryum, mevcut anlaşmalar yeniden ve derinlemesine, kapsamlı bir
şekilde incelenene ve bu anlaşmaların değişmesi için gerekli tüm adımlar atılana
kadar devam etmelidir. Bu yeniden incelemeler WTO’nun demokrasi, kalkınma, çevre,
insan ve işçi hakları, kadın ve çocuk hakları, beslenme, eğitim ve sağlık
üzerindeki etkilerine cevap verebilecek ve Sivil Toplumun tam katılımı ile
gerçekleştirilecek bir şekilde yapılmalıdır.
OECD bünyesindeki MAİ müzakerelerinin başarıya ulaşamaması,
küresel ekonominin kuralsızlaştırılmasına Ulusötesi Şirketlerin hakimiyetinin
artmasına, kaynak kullanımının şiddetlendirilmesine ve çevresel yıkımlara karşı
geniş bir toplumsal muhalefetin olduğunu göstermektedir.
Sistemin gözden geçirilmesi toplumlara bu gidişi değiştirme ve
alternatif insani, sürdürülebilir enternasyonal bir ticaret ve yatırım sistemi
geliştirme fırsatı verecektir.
ULUSLARARASI MAİ KARŞITI KOALİSYON |