mai ve küreselleşme karşıtı çalışma grubu
 

Güney Afrika Halkları Dayanışma NETWORK’ünün 22 Temmuz 2001 günü JOHANNESBURG’DA yaptığı ”NEO-LİBERAL POLİTİKALAR VE DÜNYA TİCARET ÖRGÜTܔ  konulu toplantı sonrasında yayınladıkları Ortak Deklarasyon.

 

Bizler, ticaret ve kalkınma networkleri, işçi sendikaları, işçi kurul ve komisyonları, borç-karşıtı kampanyalar, öğrenci, gençlik ve kadın örgütlerinin temsilcileri olarak oluşturduğumuz Afrika Halkları Dayanışma Networkünün (SAPSN)19-22 Temmuz tarihli toplantısında bir kez daha bir araya geldik ve DT֒nün yapısı, işleyişi ve anlaşmalarını detaylı bir şekilde analiz ettikten sonra DT֒nün, IMF ve Dünya Bankası ile birlikte neo-liberal kapitalist küreselleşmenin en önemli kurumsal yapısı olduğu konusunda mutabakata vardık.

 

Kapitalizmin ulaşmış bulunduğu bu son evre, küreselleşme ile birlikte ekonomilerimiz, toplumlarımız, kültürlerimiz, insan hakları, gıda güvenliği, halkların yaşamı-geçimi, sağlık ve eğitim alanları dünyanın her yerinde olduğu gibi kıtamızda da büyük bir saldırı altındadır. Bu durum; dünyanın her yerinde milyonlarca insanın bu sisteme ve onun enstrümanlarına, mali ve politik öncü güçlerine karşı giderek büyüyen bir seferberliği getirmiştir. Kapitalizmin güçleri bu toplumsal tepkilere her zamanki gibi baskı, zulüm ve şiddetle yanıt vermektedir ve bu, onların küresel stratejilerinin ayrılmaz bir parçasıdır. Küresel tepkinin bir parçası olarak diyoruz ki “Kapitalist küreselleşmeye HAYIR... Dünya Ticaret Örgütüne HAYIR... Yeni bir ticaret raunduna HAYIR.”

 

Kampanyamız çerçevesinde yaptığımız içe dönük eğitim çalışmaları sonucunda yeni GATS müzakerelerinin elektrik, su, kamusal ulaştırma hizmetleri, eğitim ve sağlık gibi en hayati alt yapı hizmetlerinin metalaştırılmasının hedeflendiğini, TRIPS anlaşmasıyla bilim ve teknoloji gibi insanlığın ortak değerleri üzerinde tekellerin kontrolünün egemen kılınmak istendiğini, Hükümet Satın Almalarının liberalize edilmesi kurgusunun ardına gizlenerek kamu ihalelerinin ulus ötesi şirketlere teslim edilmesinin amaçlandığını, DT֒nün yeni raund görüşmelerine “rekabet” hükmü  eklenerek, KİT’lerin ve çeşitli kamu hizmeti veren işletmelerin çökertilmesinin hedeflendiğini bir kez daha tespit ettik.

 

Ayrıca, ABD’nin tek taraflı olarak çıkardığı “Afrika Büyüme ve Fırsatlar Yasası – AGOA-”, Avrupa Birliği’nin Afrika, Karayipler ve Pasifik ülkeleri için “COTONOU” önerilerinin de tıpkı DT֒nünküler gibi dünya sermayesinin hak ve çıkarlarını koruma ve geliştirme amacıyla planlandığını çok iyi biliyoruz ve yanılmadığımız da bu anlaşma metinlerinin satın aralarında görülebilir. Bizler, tüm bu anlaşmaları ve DT֒nde planlanan müzakereleri reddediyoruz.

 

Çalışma standartlarının DTÖ yapısı içine dahil edilmesi yönündeki önerilere gelince: Bizler, tüm yaşamını emeğin özgürleşmesine adamış kişi ve örgütler olarak kapitalist küreselleşmenin örgütlü kurumu olan DTÖ gibi yapıların asla emeğin çıkarlarını korumak ve geliştirmek amacıyla kullanılamayacağının bilincindeyiz. Bu konuda ortaklaşmak için küreselleşme karşıtı hareketi oluşturan örgütlü yapılar derhal bir araya gelmeli ve bu meseleyi derinlemesine, diyalektik bir analize tabi tutmalıdır. Geçtiğimiz günlerde, Güney Afrika Hükümetinin yeni raundu tüm gücüyle destekleyeceğini ve DT֒nün pozisyonunu korumaya kararlı olduğunu öğrendik Bu duruş, Afrika halklarının çıkarlarıyla çelişmekte ve kıta halklarının tavrını gizlemektedir.

 

Kıtamızdaki tüm ilerici halk hareketlerine derhal güçlerimizi birleştirme çağrısı yapıyor ve gelin kapitalizme karşı mücadeleyi genişleterek, el-ele yürüyelim, kendi dünyamızı kuralım diyoruz.

 

Güney Afrika Halkları Dayanışma NETWORK’ü

22 Temmuz 2001