KAMUOYUNA
Gelişmekte olan ve az gelişmiş ülkelerde uyguladıkları bilinçli ve tamamen
sermayeden yana, emekçilere karşı politikaları sonucunda dünya nüfusunun önemli bir
bölümünün yoksullaşmasına, milyonlarca Afrikalı, Güney Amerikalı, Asyalı ve
hatta Gelişmekte olan ülke insanlarının her gün açlıktan ölmesine diğer tarafta
ise kredi adı altında yoksul ülkelere dayatılan bu bağımlılık aygıtları
sayesinde dünya finans sermayesinin daha da güçlenerek, gelişmiş ülkelerde bile
emeğin kazanımlarının gerilemesine, örgütlülüğünün azalmasına ve üretimden
gelen gücünü kullanmasının bile zorlaşmasına yol açan kapitalist sistemin can
damarları olarak nitelendirilebilecek IMF ve Dünya Bankası, oyunlarına bir yenisini
eklemek uzere 16 Nisan'da (Dün) ABD'nin Washington kentinde "Bahar
toplantıları" na başlamıştır.
Ancak unutulmamalıdır ki, bundan sadece 4-5 ay once sistemin bir başka önemli aygıtı
olan WTO da benzer hedeflerle Seattle'da bir toplantı yapmaya kalkmış ve bu olay
Amerika'nın çok uzun bir süreden beri görmediği boyutlarda şiddet, protesto ve
direnç gösterilerine sahne olmuştu. Bu tepkilerin de etkisiyle WTO toplantıları
hiçbir anlaşmaya varılamadan, ortak deklarasyon çıkarılamadan bitirilmek zorunda
kalınmıştı.
Bizler çok iyi biliyoruz ki "Bahar Toplantıları" adı verilen ve IMF ve
Dünya Bankasının artık tüm dünya tarafından gayet iyi tanınan bu tip
toplantıları sonucunda atılan adımlar,dünya halklarını daha derin krizlere
sokacaktır.
IMF ve Dünya Bankası "Bahar Toplantılarının" protesto edilmesi kapsamında
Türkiye MAI ve Küreselleşme Karşıtı Çalışma Grubu olarak İşçi ve Kamu
Çalışanları Sendikaları, TMMOB, TTB ve TEB bağlı Meslek Odaları ve Demokratik
Kitle Örgütleri ile birlikte 15-16 Nisan 2000 tarihlerinde düzenlediğimiz
KÜRESELLEŞME, BÖLGESELLEŞME VE EMEK" Sempozyumunda 2 gün tartışılan ve
ortaklaşılan görüşleri kamuoyuna açıklıyoruz.
1-Kapitalizmin küreselleşmesine karşı tüm emek güçlerinin birlik içinde ve
bütünlüklü, cepheden karşı çıkış göstermesinin koşulları yaratılmalı,
gelişmiş-az gelişmiş ya da kuzey-güney veya yoksul-zengin biçimindeki
ayrıştırmaların ve halkları karşı karşıya getirmenin emekçilere hiçbir yarar
sunmayacağı gibi sömürüyü şiddetlendiren bir nitelikte olduğu,
2- Ulus Devletler içindeki mücadele ile aynı anda emeğin uluslararası mücadele
birliğinin sağlanması için ortak örgütlenme araçları, ortak bilginin ve ortak
eylemin koşullarının yaratılması,
3- Sermayenin Kurumlarına karşı 30 Kasım 1999'da SEATTLE'da ve bugün Washington
D.C.'de direnenlere Türkiye Emekçilerinin desteğinin iletilmesi,
4-Küreselleşme ve Bölgeselleşme konularında emekçilerin bilgilendirilmesinin en
önemli görev oldugu ve bu kapsamda Türkiye MAI ve Küreselleşme Karşıtı Çalışma
Grubunun çalışmalarına daha aktif destek verilmesi ve Çalışma Grubunun mevcut
uluslararası dayanışma ve işbirliği potansiyelinin daha da arttırılması
konularında görüş birliği sağlanmıştır.
Türkiye MAI ve Küreselleşme Karşıtı Çalışma Grubu
|