mai'ye geçit yok!
BÜLTEN 3
15/07/1999

14 Temmuz 1999 tarihli 29.olağan toplantıda tartışılan konular ve
küreselleşmede son gelişmelere ait  toplantı notları

 

1 – Küreselleşmede son gelişmeler ve Uluslararası Tahkim Davaları.

MEKSİKA’da faaliyet gösteren CEMSA isimli bir ABD Şirketi Meksika Hükümeti aleyhine NAFTA-Tahkim mekanizmasında 50 milyon $ tutarında tazminat davası açtı. Meksika Hükümetinin tütün ticaretinde tekelleşmeyi önlemek amacıyla yaptığı bir vergi yasası değişikliği Uluslar arası Tahkimde yargılanıyor. Meksika vergi hukuku, ülkedeki ihracatı arttırmak maksadı ile aralarında işlenmiş tütünün de bulunduğu bazı ürünlerin ihracatı sırasında uygulanan vergilerde Vergi iadesi yapılmasına izin veriyor. Fakat daha sonra sigara üretimi dışında bu uygulamadan vaz geçiyor ve bunun üzerine CEMSA Şirketi bir başka ihracatçı firma ile birlikte ayrı ayrı 2 dava açıyor. Her iki olayda da CEMSA’dan yana tavır takınan Meksika Üst Mahkemesi 18 Ağustos 1993’de, Meksika’nın 1991 yılında vergi yasasında yaptığı değişiklik sonucunda tütün ihracatçılarına daha önce uygulanmakta olan düşük vergi uygulamasından vazgeçmesini vergide tarafsızlık ve ayrımcılık yapılmaması hususundaki hükümlerin ihlal edilmesi olarak değerlendiriyor. Meksika daha sonra 1992 yılında sigara ihracatçılarına sağladığı vergi avantajını tüm ihracatçılara tanıyan yeni bir yasa değişikliğine gidiyor. Ancak Meksika Vergi otoriteleri CEMSA’ya Haziran 1996 yılına kadar ihracat izni vermiyor ve Mart 1994 yılına kadar ve mahkeme kararı olan vergi iadesi de yapmıyor. Çünkü vergi otoriteleri Mahkeme kararının yanlış olduğunu düşünüyor ve Şirkete bu mahkeme emrini uygulamayacaklarını bildiriyorlar. Ve CEMSA’dan verginin alım fiyatından ayrılarak, faturada ayrıca belirtildiği belgeler ibraz etmesini istiyorlar. Fakat sigara ihraç eden şirketler Meksika bu yasayı değiştirene kadar bu kuralı yerine getirmediler, daha sonra da zaten yasa değiştirildi. ABD Hükümetince yapılan bir şikayet sonrasında Meksika, CEMSA şirketine verginin ayrıca belirtildiği bir fatura ibrazında bulunmaksızın ihracat yapma izni verdi. CEMSA, Haziran 1996, Eylül 1997 arasında 10.8 milyon $ vergi iadesi almaya hak kazanacak büyüklükte ihracat yaptı. Aralık 1997’de Meksika vergi otoriteleri CEMSA’nın Ekim-Aralık 1997 dönemi için yaptığı vergi iadesi talep başvurularını reddederek vergi yasasını tekrar değiştirdi. CEMSA’nın iddiasına göre Meksika’nın 1.1.1998 itibarıyla ikinci el sigara ihracatında vergi iade uygulamasını kaldırması NAFTA hükümlerinin ihlali anlamına geliyor. (Kamulaştırma + ayrımcılık yapma + keyfi karar alma)>

KANADA orijinli Methanex Şirketi, MTBE isimli gaz katkı maddesi kullanımını yasaklayan ABD Hükümeti aleyhine NAFTA-Tahkim mekanizmasında 1. Milyar $ tutarında bir tazminat davası açtı. Methanex Şirketine göre, MTBE isimli katkı maddesinin suya karıştığının ve insan sağlığını tehdit ettiğinin anlaşılması üzerine California mahkemesince alınan kullanma yasağı kararı ile NAFTA’daki yatırımcı karlılığı ile ilgili hükümler ihlal ediliyor.

10 Haziran 1999 Financial Times’da yer alan bir makalede Birleşmiş Milletler Dünya Sağlık Örgütü WHO ile Uluslar arası Çalışma Örgütü ILO’nun “Küreselleşmenin insan sağlığına zarar verdiği” konusunda hemfikir olduğu belirtiliyor. Endüstriyel üretimin sürekli olarak işçi sağlığı normlarının çok daha düşük, emek maliyetinin ucuz olduğu gelişmekte olan ülkelere kaydırılmasının iş kazaları ve meslek hastalıklarını küresel bir olgu haline getirdiği ve insan sağlığının giderek daha büyük bir risk altına girdiği belirtilen makalede her yıl 1.1 milyon kişinin iş kazası ve meslek hastalıkları yüzünden hayatını kaybettiği belirtiliyor. Verilere göre her yıl 250 milyon işyeri kazasında 300 bin kişi ölürken, yüz binlercesi de solunum, kanser v.b. meslek hastalıkları yüzünden yaşamından oluyor.

ORMAN ürünlerine uygulanan gümrük vergilerinin kaldırılmasını öngören WTO-Millenium Round gündem maddesine karşı küresel bir kampanya başlatıldı. Bu gündem maddesinin kabul edilmesi halinde ahşap ve ahşaptan mamul ürün tüketimini arttıracak ve dünyada geriye kalan ormanları da yok edecek olan bu gündem maddesi hakkında iş dünyasının argümanları ise oldukça ilginç. Timber isimli şirket vergilerin kaldırılması halinde rekabetin artacağını ve böylece ormanların daha dikkatli kullanımının sağlanacağını savunuyor. (Tüm üreticilere uygulanan vergilerin kaldırılmasının rekabete hiçbir etkisi olamaz, sadece karlılığı ve dolayısıyla da orman kesimini arttırmaya yarar)

AVRUPA Birliğinin Millenium Round gündemine ilişkin önerileri belirlendi ve Eylül ayında tartışmaya açılması beklenen bu önerilerin 22 Haziranda açıklanan başlıkları:

  • A.B. sektörel yaklaşımların dengeli sonuçlara ulaşmayı güçleştireceğine ve ancak kapsamlı geniş açılı (MAİ benzeri) yaklaşımlarla istenen sonuçlara ulaşılabileceğine inanmaktadır.
  • A.B. bütünde bir anlaşmaya varana dek uygulamada hiçbir şeyin düşünülemeyeceğini, yani tek bir anlaşma ile bütünü kapsama ilkesini benimsemektedir.
  • Tarım sektörü ile ilgili olarak A.B., Berlin Zirvesinde CAP reformuna ilişkin kararlara uyulmasını tercih eder
  • A.B., bu yeni anlaşmalar turunda aralarında yatırımlar, rekabet ve çevre gibi konuların da bulunduğu daha geniş bir gündem oluşturulmasını arzu etmektedir. Sosyal hükümler açısından ise sadece (hiçbir etkisi olmayan) Singapur deklerasyonunu tanımaktadır.
  • A.B. , en az gelişmiş ülkelerce ihraç edilen ürünlerin sanayileşmiş ülke pazarlarına vergisiz girebilmesini önermektedir.

HİNDİSTAN yıl sonundaki WTO toplantısına katılacak, ancak gelişmiş ülkelerin her hangi bir konuda dayatmasına izin vermeyecektir.(Ticaret Bakanı Ramakrishna Hegde) Bugün için Hindistan’ın WTO’dan ayrılmasının söz konusu olmadığını belirten Bakan, yıl sonu Bakanlar konferansında gelişmekte olan ülkelerin kolektif bir yaklaşım sergilemesi halinde gelişmişlerin hiçbir şey elde edemeyeceklerini de sözlerine ekledi.

ABD, bundan böyle hormonlu etin insan sağlığına zarar vermediğini söylememeye ve iç tüzüklerine de bu açıklamayı koymaya karar verdi. Bugüne kadar hormonlu et davasında kopan fırtına ve ABD Yönetiminin bu kanserojen gıdayı sahiplenmesinin en önemli nedeni olduğu belirtilen ABD Gıda tüzüğünde yapılması kararlaştırılan bu değişiklik sonrasında AB-ABD arasındaki ticaret savaşlarında tansiyonun düşmesi bekleniyor.

AVUSTRALYA Hükümeti ABD’nin koyun eti ithalatına uyguladığı miktar kotalarından ve yüksek gümrüklerden canı yanan Avustralya çiftçisine yardımda bulunacağını açıkladı. Avustralya Başbakanı son iki yılda 10 milyon$’a mal olan zararın yarısının Hükümet tarafından karşılanacağını belirtti. Hükümet ayrıca ABD tarafından gerçekleştirilen bu uygulamanın WTO-Tahkim kuruluna da bildirmeye karar verdi.

DÜNYANIN en büyük iş adamları BM Genel Sekreteri Kofi Annan’a “iyi vatandaş olacakları” yönünde söz verdiler ve küreselleşmeye insani bir çehre kazandırmanın kaçınılmaz olduğunu belirttiler. ICC Genel Başkanı Adnan Kassar , ilk işlerinin BM ilkelerini geliştirmek, evrenselleştirmek olduğunu belirtti. ICC üyeleri ise kurallara dayalı bir çok taraflı ticaret sisteminin işçi konuları gibi meselelere cevap vermeyi amaçlama-ması gerektiğinin altını çizdiler. Diğer yandan başta ABD olmak üzere diğer gelişmiş ülkeler ise yıl sonunda başlayacak anlaşmalar turunda emek ve ticaret arasında resmi bir bağ kurulması konusunda baskı yapmaya devam ediyorlar. Fakat ICC Başkan Vekili Richard McCormick küresel ticaret konuları ile çevre ve emek gibi sosyal konular arasında resmi bir bağ kurulmasının ticaret sistemi üzerinde yıkıcı bir etki yaratacağını belirtiyor.

CHİCAGO TRİBUNE, Onlar iyi döşenmiş bürolarda ve hava alanı otellerinin konferans salonlarında çalışıyorlar. Silahları İnternet, yakıtları ise öfke. Onlardan haberdar olan çok az sayıda insan olmasına rağmen, onlar küresel ekonomiye şekil vermeye başladılar. Lori Wallach, Mark Weisbrot ve Charles Arden Clarke küresel ekonomiyi orta halli ve yoksul insanların yararına çevirmeye çalışan asil savaşçılar ya da Londra Financial Times’ın onlara verdiği isimde olduğu gibi küreselleşmeyi dinamitle-meye çalışan, kimin tarafından finanse edildiği belli olmayan bir topluluk. Bu 3 isim dünyadaki binlerce eylemciden sadece 3 tanesi, kimi zaman yalnız, kimi zaman gruplar ve koalisyonlar halinde ve kısaca STK olarak bilinen örgütlerle el ele. Hedefleri, dünyanın her yerinde ve çoğunlukla gizli yürütülen müzakerelerin kurallarını öğrenmek ve küreselleşmeye yeni bir düzenleme getirmek. Süreç içersinde bu eylemciler genellikle iş çevrelerini, Hükümet sözcülerini ve küreselleşme uzmanlarını sinirlendirmek, bozguna uğratmak ve şaşırtmakla meşguller. Fakat Küresel Yönetim, küresel ekonominin kendisi kadar yeni bir kavram.

ICC, WTO’nun tüm üyelerini yıl sonunda başlayacak yeni anlaşmalar turunu 3 yıl içinde tamamlamaya çağırıyor. Bu ilk toplantının (Seattle) başarı ile sonuçlanması halinde yatırımcılara ve ticaret yapanlara çok pozitif sinyaller gönderilmiş olacağını ve Hükümetlerin sadece piyasalarını liberalizasyona açık tutmakla kalmayıp; serbest piyasa önündeki son kalan engelleri de kaldırmayı taahhüt ettiklerinin altını çiziyor. ICC tarafından hazırlanan politik raporda Millenium Round toplantısının gelişmekte olan piyasalarda başlayan ve hızla dünyaya yayılan ekonomik krizden çıkılmasına önemli katkılar sunacağı ancak Uruguay roundunda yaşanan gecikmelerden mutlaka kaçınılması gerektiği belirtiliyor. “Hükümetleri, yabancı yatırımcılar önündeki engelleri kaldırmaya ve yabancı yatırımcıları korumaya zorluyoruz” diyerek devam eden rapor, bu yeni round ile GATS- Hizmet sektörü ticaretine ilişkin Genel Anlaşma ile başlanmış olan ve halen önemli mesafe kat edilmiş olan temel telekomünikasyon hizmetleri ve finans hizmetlerinin yanı sıra, deniz taşımacılığı, hava taşımacılığı, kargo ve kurye hizmetleri, profesyonel uzmanlık dalındaki hizmetler ve Hükümet satın almalarında da tam liberalizasyon sağlanması gerektiğine işaret ediyor. Tarım sektöründe kalan son engellerin ve tüm korumacı hükümlerin terk edilmek zorunda olduğunu belirten ICC, korumacılığın gelişmekte olan ülke ekonomilerine büyük zarar vereceğinin de altını çiziyor.

NORVEǒteki siyasal partiler bir araya gelerek WTO-Bakanlar Konferansı ile ilgili ortak bir manifesto yayınladılar. “WTO’nun mevcut yapısı değiştirilmeden ve yapılan hatalar düzeltilmeden yeni bir anlaşmalar turu başlatılamaz” diyerek başlayan manifesto yatırımların WTO kapsamına alınmasını reddediyor ve her ulusun en azından kendi ihtiyacı olan gıda maddelerini özgürce yetiştirme hakkının bulunduğunu , gıda güvenliğini sıfıra indirgeyecek tarımda liberalizasyon girişiminin insan hakları açısından kabul edilemez olduğunu belirtiyor ve Norveç Hükümetini genişletilmiş bir gündemle toplanacak olan WTO Millenium Round toplantısına katılmamaya çağırıyor.

2 – Çalışma Grubunca hazırlanan Sosyal Güvenlik Broşürüne son şeklin verilmesi.

Çalışma Grubu tarafından hazırlanmakta olan Sosyal Güvenlik Raporunun özeti niteliğinde olacak olan broşürün önümüzdeki hafta yayınlanması ve broşürde yer alacak konuların tespiti ile MAİ, MİLLENİUM ROUND ve Küreselleşmenin Sosyal Güvenliğe etkileri tartışılıp son şekil verilmiştir.

3 – MAİ Anlaşma Taslağının Türkçe çevirisinin basımı.

Çalışma Grubu tarafından Türkçe çevirisi yapılan ve Temmuz ayının son haftası yayınlanacak olan 28.Nisan.1998 Tarihli MAİ Anlaşması Taslağının kapak dizaynı, baskı ve dağıtımı ile ilgili konular görüşülüp karara bağlandı.

Türkiye MAI ve Küreselleşme Karşıtı Çalışma Grubu

 
sayfanın başına dön