mai ve küreselleşme karşıtı çalışma grubu



BÜLTEN - 14
17 Haziran 2000

Çalışma Grubumuzun 24 Nisan 2000 tarihinde yaptığı
47. olağan toplantısında tartışılan konulara ait notlar.

 
  • Çalışma Grubumuzun hazırladığı "Küreselleşme, Bölgeselleşme ve Emek" Sempozyumu 15-16 Nisan 2000 tarihlerinde başarıyla tamamlandı. Sempozyumun gerçekleştirilmesine katkı koyan DİSK, TÜRK-İŞ, KESK Konfederasyonları ve üye sendikalarına, TMMOB ve Bağlı Meslek Odalarına, İstanbul Tabip, Diş Hekimleri ve Eczacılar Odalarına ve diğer Demokratik Kitle Örgütlerine teşekkür yazısı gönderilmesi kararlaştırılmıştır.

  • Bu kez, Parg Baharı değil, Prag Sonbaharı: 25-28 Eylül tarihlerinde 55. yıllık zirve toplantısı için Prag'ta toplanacak olan IMF ve Dünya Bankası, dünya finans piyasalarının 20 bine yakın elitini bir araya getirecek. Amaç yine aynı, kapitalizmin daha hızlı küreselleşmesi için gereken daha fazla liberalizasyona yönelik anlaşmaların karara bağlanması, yeni öncelik alanlarının belirlenmesi ve yapısal ayarlama fonlarının yeni hedef bölgeleri.Çek Cumhuriyetinden çeşitli sendikalar, insan hakları savunucuları, anarşist gruplar ve çevrecilerin bir araya geldiği "Ekonominin küreselleşmesine karşı İnisiyatif-INPEG" isimli Örgüt, dünyadaki tüm küreselleşme ve kapitalizm karşıtlarını Eylül ayında Prag'a bekliyor. Geçen yaz kurulan ve bu tarihten beri her 15 günde bir düzenli olarak toplanan INPEG, Prag sonbaharı için de ciddi hazırlıklar yapıyor. Bu çerçevede, 20-30 Eylül tarihleri arasında düzenlenecek çeşitli seminer, sempozyum, atölye çalışmalarının yanı sıra yürüyüş ve protestolar da planlanıyor. Eğitim ve bilgilendirme toplantılarında özellikle kapitalizmin kurumları ile sermaye arasındaki birebir ilişki ve güçlü bağların topluma teşhir edilmesi amaçlanıyor. Ayrıca tüm dünyadan, bu faaliyetlere katılmak istediği halde mali imkansızlıklar içersinde olan gruplar için finansal katkı beklendiği belirtiliyor ve konaklama sorununun en düşük bedelle aşılmasına yardımcı olmaya hazır olunduğu belirtiliyor.

  • "Neden Dünya Bankası iyi bir kurumdur ?" İşte en önemli 10 gerekçe :
    1. Ülkelerin 2000 dolarlık kredi alabilmesi için milyonlarca insanı baraj projeleri gerekçesiyle köyünden, evinden, barkından ettiği için
    2. 1 milyar dolar kredi verdiğinde, yanısıra bedava güvenlik depoziti kutusunu da açmaya hak kazandırdığı için
    3. 60 yıldır borç denizi içinde yüzen ülkelerin bürokratlarına Cayman adalarında sırdaş hesap açma ve %25 iskonto hakkı tanıdığı için
    4. Avrupa, Kuzey Amerika ve Doğu Asya'daki tüm Dünya Bankası şubelerinde aracıya gerek duyulmaksızın işlem yapma imkanı tanıdığı için
    5. Yeni , Dünya Bankası Vize-Çek kartları ile gelişmekte olan ülkelerin yönetici sınıflarına kendi çıkarları için ülkelerinin kredibilitesini kötüye kullanma olanağı sağladığı için
    6. Bankanın Amerika, Avrupa Birliği ve Japonya'dan sağladığı imkanları kullandığınızda her bir kullanımınız için size ,Amerikan Havayolları ve KLM'den extra bedava uçuş hakkı tanıdığı için
    7. 50 milyon dolarlık kredi hesabı açtığınızda Disneyland'den 100$ değerinde 4 bilet, Snow dağında 500$ değerinde bir tatil ve önemli basketbol maçları için mevsimlik giriş bileti (kullanılmayan biletlerin bedeli ödenmez) verdiği için
    8. Borçlanmanın en ezici ilk 10 yılı için ücretsiz ATM kullanım hakkı verdiği, 10 yıldan sonra ATM kullanımı için askeri yasa çıkartılmasını gerektirdiği, borçlanma sonucu Devletin sosyal harcamalarının %80 civarında azaltılmasına yol açtığı, etnik azınlıkları öldürtüp, yağmur ormanlarını yok ettiği için
    9. Ülkenizin en üst düzey yöneticilerine karşılıksız, hediye mahiyetinde American Express Seyahat çekleri verdiği ve devrimci, demokrat, insan haklarından yana mücadele veren toplumları ve bireyleri özel savaş mahkemelerinde yargılattığı (Kamboçya ve Yugoslavya halklarına uygulanan kısıtlamalara göz atmanız yeterli) için
    10. Dünya Bankası adını, Dünyanın iflası kelimesi olmaksızın kullanamayacağınız için (Massachusets Üniversitesi, Siyasal Bilgiler Fakültesi Paul S.Adams)

  • Dünya Bankası fonlarının %80'inin bireysel ve kurumsal yatırımcılara satılan bonolardan sağlandığını biliyormuydunuz ? Dünya Bankası bonoları, yine DB tarafından ihraç edilen borçlanma tahvilleridir ve bu tahviller yatırım bankaları, fon yöneticileri, Emeklilik fonları ve sigorta şirketlerince satın alınmaktadır. Örneğin Citibank'ın Holdingi sayılan Citigroup bu bonoların en büyük alıcısı konumunda olan birkaç şirketten biridir fakat aynı zamanda bonoların satışına aracılık eden bir işleve de sahiptir. Citigroup'un bir uzantısı olan Citibank ise kirli şirket yönetimine örnek teşkil edebilecek kadar kirli bir özgeçmişe sahiptir. Güney Afrika'daki ırkçı yönetimi, o dönemde ülkeye verdiği ve şimdi de halktan geri talep ettiği kredilerle destekleyen Citibank, aralarında Harlem'in de bulunduğu New York'un yoksul zenci mahallelerinin kırmızı çizgiyle ayrılmasını önermekten suçlu bulunmuştur. Washington eylemleri çerçevesinde Citibank'a yazılan bir protesto mektubunda, Bankadan derhal Dünya Bankası tahvillerini satın almak ya da satışlarına aracılık etmekten vazgeçmesi istenmiştir. (50 years is enough Campaign - 11 Nisan)

  • Tarımda tam liberalizasyon ile ilgili WTO anlaşması (Uruguay Roundu sırasında karar
    altına alınmış olan ve geçen aralık ayında imzalanamayan anlaşmalardan bir tanesi) konusu WTO'daki Tarım Çalışma Grubuna havale edildi. Çalışma Grubu hazırladıkları çalışma planı konusunda mutabakat sağladı ve üye ülkelerin tarım alanındaki korumacı uygulamalarını azaltmaları için ikna edilmeleri amacıyla 1 yıllık bir müzakere dönemi üzerinde anlaşmaya varıldı. Gruptaki tartışmalar sırasında AB'nin kendi üye devletlerinin tarım üreticilerine uyguladıkları desteklemeleri sürdürme sürdürme konusundaki keskin tavrı Brezilya tarafından veto edildi. AB temsilcisi, Gruba başkanlık edecek kişinin büyük oranda tarımsal ihracata bağımlı ve hiçbir tarımsal destek sağlamayan bir ülkeden seçilmesini kabul edemeyeceklerini belirtti. Cairns Group olarak adlandırılan Brezilya, Yeni Zelanda ve Uruguay gibi ülkelerin temsilcileri ise AB, Japonya ve diğer bazı ülkelerin çiftçilerine sağladıkları destekleme yardımına son vermeleri için baskı yaptılar. Grup, Haziran, Eylül ve Kasım aylarında tekrar toplanmaya karar verdi.(Gustavo Capdevila-Genova)

  • AB ile Çin arasında hala bir uzlaşma sağlanamadı: Çin'in WTO'ne alınması ile ilgili AB-Çin ikili anlaşması üzerinde bir türlü mutabakat sağlanamıyor. Avrupa Komisyonu üyesi Pascal Lamy'nin yaptığı açıklamaya göre AB'nin Çin'e tanıyacağı ayrıcalıklar konusunda belli oranda esnekliğe sahip olamaması halinde bu anlaşmanın imzalanması olanaksız görünüyor.

  • Haitili düzinelerce pirinç üreticisi aile artık Haiti'de yaşamlarını sürdüremeyeceklerine karar vererek , kanolarla İngiltere yönetimindeki Turcs ve Caicos adalarına göç etmeye başladılar. Her aileden pek çok insanı afet sırasında kaybettiklerini belirten köylüler, bu son değil tekrar olacak biliyoruz ve bu yüzden göç ediyoruz dediler. Hikaye ise dünyanın pek çok yerinde yaşananlardan farklı değil : IMF, Haiti'yi ada piyasasını ithalata açmaya zorladı ve pirinç üreticilerine sağlanan desteklemelerin bitirilmesini istedi. Haiti'li çiftçiler böylece topraklarından sürüldüler ve işçi olarak iş aramaya zorlandılar. Son 20 yıldan beri Haiti ekonomisi üzerinde artan IMF baskıları sonucunda Amerika'dan Haiti'ye ihraç edilen pirinç miktarının daha önce 0 iken şimdilerde yılda 200000 tona çıkmasına yol açtı ve Haiti'li 7 milyon insanı yoksulluğa iterken ABD'yi de Kanada, Meksika ve Japonya'dan sonra dünyanın 4. büyük pirinç pazarına kavuşturdu. Amerika'lı ve Haiti'li ekonomistler Haiti halkının tüketim alışkanlıklarının büyük ölçüde erozyona uğradığını ve bunun devam edeceğini belirtiyorlar. Çünkü Haiti halkı halen genetik değişikliğe uğratılmış ve şimdilik daha ucuz olan Amerikan pirincini satın almaya ve buna alışmaya başlamış durumda. IMF yetkilileri ise Haiti'de yaşanan bu çöküşün gerekçesinin son on yıldır ülkede ortalama her yıl bir Hükümet değişikliğinin yaşanmasını ve bu nedenle kirlilik, rüşvet ve kötü yönetim uygulamalarının bugün gelinen felakete yol açtığını iddia ediyorlar. Diğer yandan yoksulluğun kol gezdiği Haiti'de çocuklar ve kadınlar ABD'li firmalara ait tekstil atölyelerinde saati 30 cent'e bile (180.000 TL.) iş bulmakta güçlük çekiyorlar.

 

Türkiye MAI ve Küreselleşme Karşıtı Çalışma Grubu

İLETİŞİM:
Birleşik Metal-İş Sendikası
Tel.: (216) 380 85 90
Fax: (216) 373 65 02
Enerji Yapı Yol Sen.İst. Şubesi
Tel.: (212) 212 94 25
Fax: (212) 213 64 83
TMMOB-İst. İletişim
Tel.: (212) 249 83 85
Fax: (212) 249 82 99

e-mail adreslerimiz:
antimai@antimai.org
yazar@antimai.org


sayfanın başına dön
[www.antimai.org] [bültenler] [haberler] [dağarcık] [yayınlar] [iletişim]