· Dünyadaki en güçlü 200
ekonomik oluşumla ilgili bazı enteresan bilgiler:
-
Dünyanın en büyük 100 ekonomisinin 51 tanesi şirket ve
49 tanesi de ülke.
-
Dünyanın en büyük 200 şirketinin ekonomik büyüme
oranları tüm küresel ekonomik faaliyetlerdeki
büyümeden daha hızlı artıyor. 1983-1999 yılları arasında 200 şirketin satış hacimleri toplamı dünya GSMH’sının
%25’inden %27.5’una yükseldi.
-
En büyük 200 şirketin satışları toplamı, en büyük
10 ülke dışında kalan tüm dünya ülkelerinin
satışlarından daha büyük.
-
En büyük 200 şirketin satışları toplamı, 1.2 milyar
insanın yıllık gelir toplamlarının 18 katına eşit.
-
Toplam satışları dünya milli gelirinin %27.5’una
ulaşan bu 200 şirketin dünya istihdamına
katkısı ise toplam işgücünün sadece %0.78’ine eşit.
-
1983-1999 yılları arasında söz konusu 200 şirketin
karlarındaki artış %362 olurken, istihdam
ettikleri işgücündeki artış oranı sadece %14.4 200 şirketin tüm işgücü toplamının %5’i tek başına Wal-Mart perakende
satış şirketi tarafından istihdam ediliyor
ve bu şirket tam anlamıyla sendika düşmanı bir anlayışla yönetildiği için geniş
çapta part-time eleman kullanmak suretiyle hem çalışanları örgütsüzleştirip, hem
de onları sosyal
yardımlardan mahrum ediyor. Wal-Mart istihdam ettiği 1.140.000 çalışan ile, kendisinden sonra 466.938 çalışanla ikinciliği
alan Daimler-Chrysler’in iki katından daha fazla işgücü kullanıyor.
-
Amerikan şirketleri en büyük 200 şirket içinde 82 ile
birinci konumda (%41), Japon şirketleri ise
41 firma ile ikinci.
-
Listedeki Amerikan şirketlerinin 44 tanesi 1996-1998
döneminde %35 oranındaki Federal Kurumlar
Vergisini tam olarak ödemedi. Şirketlerden 7 tanesi ise vergi teşvikleri sayesinde (0)ın altında kurumlar
vergisi ödediler. Bu şirketler arasında Texaco, Chevron, Pepsi Cola, Enron,
World Com, McKesson ve dünyanın en büyük şirketi
ünvanını elinde bulunduran General Motors bulunuyor.
-
1983-1999 yılları arasında, 200 şirketten hizmet
ticareti alanında faaliyet gösterenlerin toplam
satışlar içindeki payı %33.8’den %46.7’ye yükseldi
- G.Amerika’nın önemli
ticaret bloğu olan MERCOSUR üyesi ülkelerden Arjantin, Brezilya,
Paraguay ve Uruguay’ın önde gelen işçi sendikalarından oluşan 700 kişilik bir
temsilciler grubu, Hükümetlerini halihazırda müzakereleri devam eden ve her iki
kıtadaki toplam 34 ülkeyi kapsamı içine alacak FTAA
– Amerikalar arası Serbest Ticaret Anlaşması konusunda referandum yapmaya
çağırıyor. NAFTA’nın nüfuz ve fonksiyon alanını genişletme amacıyla
hazırlanan bir serbest bölge anlaşması olarak yorumladıkları FTAA anlaşmasının
imzalanmadan önce halktan onay alınması gerektiğini belirten sendika liderleri,
referandum öncesinde de sendikalarla müzakereler yapılması ve işçilerin konu
hakkında etraflıca bilgilendirilmesini istiyor. İşçi örgütleri, anlaşmanın
imzalanması halinde bunun, G.Amerika’daki işçilerin katledilmesi anlamına
geleceğini belirtiyorlar.
- Kanada Hükümeti,
müzakereleri devam eden ve Nisan 2001’de
ilk taslak metnin ilgili Bakanların görüşüne sunulacağı FTAA anlaşmasına
NAFTA’nın 11. Maddesine benzer bir hüküm konmasına karşı çıkıyor. NAFTA’nın
11. Maddesi ise yatırım uyuşmazlıklarının uluslar arası TAHKİM yöntemiyle
çözüme kavuşturulması ve yabancı yatırımcıların tek taraflı olarak
Hükümetleri dava edebilmesine olanak sağlayan madde. Kanada’nın müzakerelerden
sorumlu yetkilisi konu hakkında çok ilginç bir açıklama da yapıyor : “NAFTA’ya
11. Maddeyi eklemeye karar verdiğimizde amacımız Amerika’lı ve Kanada’lı
yatırımcıları Meksika Hükümetine karşı koruma altına almaktı. Bu maddenin gün
gelip de bizlere yani ABD ve Kanada devletlerine karşı kullanılabileceğini hiç
düşünmemiştik” Şu anda söz konusu
madde üzerinde her üç devletin de ciddi endişe ve soru işaretleri olduğu halde,
Meksika’nın anlaşmayı tekrar masaya yatırma konusunda hiç istekli olmadığı,
çünkü Amerika’nın bunu fırsat bilerek NAFTA’ya olmayacak yeni hükümler ekleme
fırsatını kaçırmayacağından korktuğu belirtiliyor. Diğer yandan Kanada’nın
FTAA’ya dahil edilmesinde bir sakınca görmediği konular arasında Hükümet satın
almaları, tarımda liberalizasyon, rekabet önündeki tüm engellerin kaldırılması,
devlet subvansiyonlarının kaldırılması, anti-dumping meselesi de bulunuyor.
- 2 Aralık günü,
Zapatista’ların kumandanı Marcos tüm dünyayı şaşırtarak
Zapatista Ulusal Kurtuluş Ordusu’nun Merkez Komutanlığının Şubat 2001’de Mexico
City’e giderek San Andres Accords geçidi ile ilgili olarak lobi faaliyetinde
bulunacağını açıkladı. Gerek Marcos, gerekse Zapatista üst yönetim kadroları
için bu olay, 1994 yılından bu yana örgütün Chiapas dışında görüneceği ilk
olay olacak. Bu tarihsel yolculuğuna çıkmadan önce Marcos ilgili tüm demokratik kitle
örgütlerini Meksiko City’de kendilerine katılmaya davet etti. (Mexika Dayanışma
Networkü)
- WTO Sekreteryası Katar
Emirliğinden gelen WTO Bakanlar Konferansı
için 2200 otel kapasitesi ile ev sahipliği yapabileceklerine ilişkin öneriyi, ihtiyaci
karşılamaktan uzak olduğu gerekçesi ile reddetti. Diğer yandan WTO delegasyonu davet
üzerine Santiago/Şili’ye bir ziyaret düzenleyerek , hazırladıkları sonuç
raporunda Santiago’nun ev sahipliği yapabilecek kapasiteye sahip olduğunu bildirdiler.
Çeşitli WTO üyeleri ise, bir üye devletin daveti Bakanlar Konseyi ya da Genel Konsey
tarafından kabul edilmediği sürece Bakanlar Konferansının WTO genel merkezinde
düzenlenmesi gerektiği yönündeki düşüncelerini yinelediler.
- Alışageldiğimiz Kamu
Eğitimi sona erdiriliyor: WTO altında devam eden GATS
müzakerelerinde sıra kamu üniversitelerinin özelleştirilmesine geldi. Avrupa
Komisyonu ise hizmet sektörünün serbest piyasaya açılmasını sermaye için muazzam
ve vaz geçilemez bir fırsat olarak değerlendiriyor. Aslında hizmet sektörü
günümüz ekonomisinde zaten büyük oranda özel şirketlerin elinde. Bu nedenle WTO
üzerinde lobi faaliyeti yaparak bu alanı daha da serbestleştirmeye çalışan hizmet
ticaretini anlamak gerçekten zor. Ancak hizmetler alanının kapsamına göz
atıldığında bu “sıcak” hatta “yakıcı” ilginin nedeni hemen anlaşılıyor.
Enerji, telekomünikasyon, ulaşım, sağlık derken eğitimin de oldukça büyük bir
pasta olduğu ve sermaye gruplarının iştahını kabarttığı görülüyor.
Avrupa’lı eğitim tacirleri ise konu hakkında bakın ne diyor : “ Özelleştirmeler
sonrasında okullar, kendilerine para ödeyen müşterilerine eskisinden çok daha iyi
hizmet verecek, tıpkı diğer ticaret alanlarında olduğu gibi.” Diğer yandan
müzakereler halen devam ediyor ve 2002 yılı sonuna kadar bitirileceğe benziyor.
Görünüşe bakılırsa, değil tümüyle kamu eğitimi, eğitime kamunun desteği bile
söz konusu olamayacak önümüzdeki dönemde.
- Dünya Bankası
göründüğü kadar masum mu? Bretton Wood kurumları
özellikle Asya krizi sonrasında ciddi eleştiriler almaktalar ve bu durum zaman zaman
soru işaretlerine ya da “acaba bu kuruluşlar misyonlarını tamamladı mı?” gibi
düşüncelere yol açıyor. Üstelik bir de Dünya Bankası çeşitli ekonomistleri
aracılığıyla IMF politikalarını ya da küreselleşmeyi eleştirince toplumun
gözünde iyiden iyiye aklanabiliyor. Fakat son gelişmeler değil
işlevsizleştirilmeleri , bu kurumların yetki ve faaliyet alanlarının bile
genişletilmesinin planlandığını gösteriyor. DB, bugünlerde 70 milyon $ tutarındaki
bir mega-web projesi üzerinde yoğunlaşmış durumda. Proje (The Global Development
Gateway) ile amaçlanan, gelişmekte olan ülkelerde neler olup, bitiyor daha yakından
izlemek ve daha da önemlisi bu bölgeleri kontrol ve yakın takip altına almak.
Kurulacak web sitesi ile bir yandan da Banka ile ilgili “iyi” bilgilerin gelişmekte
olan dünyaya aktarılması. Düzenlenecek sitenin devlet daireleri, STK’lar, gazeteler
ve öğrencilere satılması ve dolayısıyla bu grupların sıkı bir kontrol altına
alınması planlanıyor. Ayrıca önümüzdeki yıl Gateway adı altında bir Vakıf
kurulacak ve böylece bu devasa sitenin gerisinde kimlerin olduğu da gözlerden
gizlenmiş olacak. Bankanın Gateway projesi ile gerçekleştirmeyi tasarladığı
hedefler arasında şunlar bulunuyor:
- Yaydığı bilgilerin içeriğini boşaltmak,
- Bilgiyi de-politize etmek,
- Görsel , illüzyonel bir fikir
ortamı yaratmak,
- Yerel Gateway kalkınma
girişimlerinden gelecek fonları toplamak.
Türkiye MAI ve Küreselleşme Karşıtı Çalışma Grubu
İletişim: Web
Sitemiz......: www.antimai.org
e-mail adremiz..: antimai@antimai.org |