mai ve küreselleşme karşıtı çalışma grubu

 

BÜLTEN - 21

Türkiye MAI ve Küreselleşme Karşıtı Çalışma Grubu

29 Aralık 2000

Çalışma Grubumuzun 62. olağan toplantısında tartıştığı konular ile küreselleşmedeki son gelişmelere ilişkin haberler.

 

·        Dünyadaki en güçlü 200 ekonomik oluşumla ilgili bazı enteresan bilgiler:

-         Dünyanın en büyük 100 ekonomisinin 51 tanesi şirket ve 49 tanesi de ülke.

-         Dünyanın en büyük 200 şirketinin ekonomik büyüme oranları tüm küresel ekonomik faaliyetlerdeki büyümeden daha hızlı artıyor. 1983-1999 yılları arasında 200 şirketin satış hacimleri toplamı dünya GSMH’sının %25’inden %27.5’una yükseldi.

-         En büyük 200 şirketin satışları toplamı, en büyük 10 ülke dışında kalan tüm dünya ülkelerinin satışlarından daha büyük.

-         En büyük 200 şirketin satışları toplamı, 1.2 milyar insanın yıllık gelir toplamlarının 18 katına eşit.

-         Toplam satışları dünya milli gelirinin %27.5’una ulaşan bu 200 şirketin dünya istihdamına katkısı ise toplam işgücünün sadece %0.78’ine eşit.

-         1983-1999 yılları arasında söz konusu 200 şirketin karlarındaki artış %362 olurken, istihdam ettikleri işgücündeki artış oranı sadece %14.4 200 şirketin tüm işgücü toplamının %5’i tek başına Wal-Mart perakende satış şirketi tarafından istihdam   ediliyor ve bu şirket tam anlamıyla sendika düşmanı bir anlayışla yönetildiği için geniş çapta part-time eleman kullanmak suretiyle hem çalışanları örgütsüzleştirip, hem de onları      sosyal yardımlardan mahrum ediyor. Wal-Mart istihdam ettiği 1.140.000 çalışan ile, kendisinden sonra 466.938 çalışanla ikinciliği alan Daimler-Chrysler’in iki katından daha fazla işgücü kullanıyor.

-         Amerikan şirketleri en büyük 200 şirket içinde 82 ile birinci konumda (%41), Japon şirketleri ise 41 firma ile ikinci.

-         Listedeki Amerikan şirketlerinin 44 tanesi 1996-1998 döneminde %35 oranındaki Federal Kurumlar Vergisini tam olarak ödemedi. Şirketlerden 7 tanesi ise vergi teşvikleri sayesinde (0)ın altında kurumlar vergisi ödediler. Bu şirketler arasında      Texaco, Chevron, Pepsi Cola, Enron, World Com, McKesson ve dünyanın en büyük şirketi ünvanını elinde bulunduran General Motors bulunuyor.

-         1983-1999 yılları arasında, 200 şirketten hizmet ticareti alanında faaliyet gösterenlerin toplam satışlar içindeki payı %33.8’den %46.7’ye yükseldi 

  • G.Amerika’nın önemli ticaret bloğu olan MERCOSUR üyesi ülkelerden Arjantin, Brezilya, Paraguay ve Uruguay’ın önde gelen işçi sendikalarından oluşan 700 kişilik bir temsilciler grubu, Hükümetlerini halihazırda müzakereleri devam eden ve her iki kıtadaki toplam 34 ülkeyi kapsamı içine alacak  FTAA – Amerikalar arası Serbest Ticaret Anlaşması konusunda referandum yapmaya çağırıyor. NAFTA’nın nüfuz ve fonksiyon alanını genişletme amacıyla hazırlanan bir serbest bölge anlaşması olarak yorumladıkları FTAA anlaşmasının imzalanmadan önce halktan onay alınması gerektiğini belirten sendika liderleri, referandum öncesinde de sendikalarla müzakereler yapılması ve işçilerin konu hakkında etraflıca bilgilendirilmesini istiyor. İşçi örgütleri, anlaşmanın imzalanması halinde bunun, G.Amerika’daki işçilerin katledilmesi anlamına geleceğini belirtiyorlar.
  • Kanada Hükümeti, müzakereleri devam eden ve Nisan 2001’de ilk taslak metnin ilgili Bakanların görüşüne sunulacağı FTAA anlaşmasına NAFTA’nın 11. Maddesine benzer bir hüküm konmasına karşı çıkıyor. NAFTA’nın 11. Maddesi ise yatırım uyuşmazlıklarının uluslar arası TAHKİM yöntemiyle çözüme kavuşturulması ve yabancı yatırımcıların tek taraflı olarak Hükümetleri dava edebilmesine olanak sağlayan madde. Kanada’nın müzakerelerden sorumlu yetkilisi konu hakkında çok ilginç bir açıklama da yapıyor : “NAFTA’ya 11. Maddeyi eklemeye karar verdiğimizde amacımız Amerika’lı ve Kanada’lı yatırımcıları Meksika Hükümetine karşı koruma altına almaktı. Bu maddenin gün gelip de bizlere yani ABD ve Kanada devletlerine karşı kullanılabileceğini hiç düşünmemiştik”  Şu anda söz konusu madde üzerinde her üç devletin de ciddi endişe ve soru işaretleri olduğu halde, Meksika’nın anlaşmayı tekrar masaya yatırma konusunda hiç istekli olmadığı, çünkü Amerika’nın bunu fırsat bilerek NAFTA’ya olmayacak yeni hükümler ekleme fırsatını kaçırmayacağından korktuğu belirtiliyor. Diğer yandan Kanada’nın FTAA’ya dahil edilmesinde bir sakınca görmediği konular arasında Hükümet satın almaları, tarımda liberalizasyon, rekabet önündeki tüm engellerin kaldırılması, devlet subvansiyonlarının kaldırılması, anti-dumping meselesi de bulunuyor.
  • 2 Aralık günü, Zapatista’ların kumandanı Marcos tüm dünyayı şaşırtarak Zapatista Ulusal Kurtuluş Ordusu’nun Merkez Komutanlığının Şubat 2001’de Mexico City’e giderek San Andres Accords geçidi ile ilgili olarak lobi faaliyetinde bulunacağını açıkladı. Gerek Marcos, gerekse Zapatista üst yönetim kadroları için bu olay, 1994 yılından bu yana örgütün Chiapas dışında görüneceği ilk olay olacak. Bu tarihsel yolculuğuna çıkmadan önce Marcos ilgili tüm demokratik kitle örgütlerini Meksiko City’de kendilerine katılmaya davet etti. (Mexika Dayanışma Networkü)
  • WTO Sekreteryası Katar Emirliğinden gelen WTO Bakanlar Konferansı için 2200 otel kapasitesi ile ev sahipliği yapabileceklerine ilişkin öneriyi, ihtiyaci karşılamaktan uzak olduğu gerekçesi ile reddetti. Diğer yandan WTO delegasyonu davet üzerine Santiago/Şili’ye bir ziyaret düzenleyerek , hazırladıkları sonuç raporunda Santiago’nun ev sahipliği yapabilecek kapasiteye sahip olduğunu bildirdiler. Çeşitli WTO üyeleri ise, bir üye devletin daveti Bakanlar Konseyi ya da Genel Konsey tarafından kabul edilmediği sürece Bakanlar Konferansının WTO genel merkezinde düzenlenmesi gerektiği yönündeki düşüncelerini yinelediler.  
  • Alışageldiğimiz Kamu Eğitimi sona erdiriliyor: WTO altında devam eden GATS müzakerelerinde sıra kamu üniversitelerinin özelleştirilmesine geldi. Avrupa Komisyonu ise hizmet sektörünün serbest piyasaya açılmasını sermaye için muazzam ve vaz geçilemez bir fırsat olarak değerlendiriyor. Aslında hizmet sektörü günümüz ekonomisinde zaten büyük oranda özel şirketlerin elinde. Bu nedenle WTO üzerinde lobi faaliyeti yaparak bu alanı daha da serbestleştirmeye çalışan hizmet ticaretini anlamak gerçekten zor. Ancak hizmetler alanının kapsamına göz atıldığında bu “sıcak” hatta “yakıcı” ilginin nedeni hemen anlaşılıyor. Enerji, telekomünikasyon, ulaşım, sağlık derken eğitimin de oldukça büyük bir pasta olduğu ve sermaye gruplarının iştahını kabarttığı görülüyor. Avrupa’lı eğitim tacirleri ise konu hakkında bakın ne diyor : “ Özelleştirmeler sonrasında okullar, kendilerine para ödeyen müşterilerine eskisinden çok daha iyi hizmet verecek, tıpkı diğer ticaret alanlarında olduğu gibi.” Diğer yandan müzakereler halen devam ediyor ve 2002 yılı sonuna kadar bitirileceğe benziyor. Görünüşe bakılırsa, değil tümüyle kamu eğitimi, eğitime kamunun desteği bile söz konusu olamayacak önümüzdeki dönemde.
  • Dünya Bankası göründüğü kadar masum mu? Bretton Wood kurumları özellikle Asya krizi sonrasında ciddi eleştiriler almaktalar ve bu durum zaman zaman soru işaretlerine ya da “acaba bu kuruluşlar misyonlarını tamamladı mı?” gibi düşüncelere yol açıyor. Üstelik bir de Dünya Bankası çeşitli ekonomistleri aracılığıyla IMF politikalarını ya da küreselleşmeyi eleştirince toplumun gözünde iyiden iyiye aklanabiliyor. Fakat son gelişmeler değil işlevsizleştirilmeleri , bu kurumların yetki ve faaliyet alanlarının bile genişletilmesinin planlandığını gösteriyor. DB, bugünlerde 70 milyon $ tutarındaki bir mega-web projesi üzerinde yoğunlaşmış durumda. Proje (The Global Development Gateway) ile amaçlanan, gelişmekte olan ülkelerde neler olup, bitiyor daha yakından izlemek ve daha da önemlisi bu bölgeleri kontrol ve yakın takip altına almak. Kurulacak web sitesi ile bir yandan da Banka ile ilgili “iyi” bilgilerin gelişmekte olan dünyaya aktarılması. Düzenlenecek sitenin devlet daireleri, STK’lar, gazeteler ve öğrencilere satılması ve dolayısıyla bu grupların sıkı bir kontrol altına alınması planlanıyor. Ayrıca önümüzdeki yıl Gateway adı altında bir Vakıf kurulacak ve böylece bu devasa sitenin gerisinde kimlerin olduğu da gözlerden gizlenmiş olacak. Bankanın Gateway projesi ile gerçekleştirmeyi tasarladığı hedefler arasında şunlar bulunuyor:

            - Yaydığı bilgilerin içeriğini boşaltmak,

            - Bilgiyi de-politize etmek,

-   Görsel , illüzyonel bir fikir ortamı yaratmak,

-   Yerel Gateway kalkınma girişimlerinden gelecek fonları toplamak.

 

Türkiye MAI ve Küreselleşme Karşıtı Çalışma Grubu

 İletişim: Web Sitemiz......: www.antimai.org

e-mail adremiz..: antimai@antimai.org