mai ve küreselleşme karşıtı çalışma grubu

BÜLTEN-28

Türkiye MAI ve Küreselleşme Karşıtı Çalışma Grubu

27 Nisan 2001


Çalışma Grubumuzun 72’inci Olağan toplantısında tartıştığı konular ile Küreselleşmedeki son gelişmelere ait haberler.

 

FTAA (Amerikalararası Serbest Ticaret Anlaşması) Taslağı Tıpkı MAI. Amerikalararası Serbest Ticaret Anlaşması taslağının Küreselleşme Karşıtlarınca ele geçirilen “YATIRIMLAR” bölümü endişelerin haklı olduğunu bir kez daha gösterdi. FTAA Anlaşması –tıpkı MAI’de(Çok Taraflı Yatırım Anlaşması) olduğu gibi- top-down(yukarıdan aşağıya doğru) bir anlayışla dizayn edilmiş ve tüm ekonomik ve sosyal yaşamı kapsıyor. Anlaşma ile Şirketlere tek taraflı olarak devletleri dava etme hakkı (Uluslararası Tahkim), yerli ve yabancı yatırımcılar arasında ayrımcılık yapılmaması (Ulusal Muamele),  yatırım yapılan ülkelerin yatırımcı şirketlerden hiçbir işleyiş şartı (Teknoloji Transferi, İstihdam Yaratma, İhracat’a katkıda bulunma v.b.)  telep edilmemesi garanti altına alınıyor. Ayrıca FTAA Anlaşmasına taraf olan ülkelerin demokratik!!! hükümetlerce yönetilir olması gerekiyor.  Savaş, iç savaş ve karışıklıklardan dolayı şirketlerin zarara uğraması durumunda devletlerin tazminat ödenmesi anlaşmanın en önemli koşullardan biridir. Kanada’lı Küreselleşme karşıtı Demokratik Kitle Örgütleri, hükümetlerin 1994 yılında imzaladıkları NAFTA’dan (Kuzey Amerika Serbest Ticaret Anlaşması) hiç ders alınmadıklarının görüldüğünü ve NAFTA çerçevesinde 3 devletin(ABD, Kanada ve Meksika) bu güne kadar (7 yılda)şirketlere ödediği rakkamın 18 milyar ABD Dolarını bulduğunu belirtiyorlar.  FTAA Anlaşmasının Yatırımlar bölümü 42 sayfadan oluşuyor. Anlaşma 34 ülke ve 2 kıtada yaşayan 750 milyon insanı etkileyecek. FTAA Anlaşmasının 2005 yılında yürürlüğe konması hedefleniyor.

 

Scotland Yard’ın (İngiliz Polis Teşkilatı) 1 Mayıs Hazırlıkları. Scotland Yard yetkilileri, 1 Mayıs Protestolarına katılacak Kapitalizm Karşıtlarına SIFIR-TOLERANS’la karşılık vereceklerini duyurdu. Scotland Yard Müfettişleri, yaptıkları istihbarata göre tüm İngiltere çapında binlerce Anarşist, Terörist ve Kapitalizm Karşıtı Militanın 1 Mayıs eylemlerine katılacağına dair haberler aldıklarını ve bu grupların başta Oxford Street olmak üzere Londra’nın çeşitli semtlerinde 20 bin kadar dükkan, şirket ve bankaya zarar vermeyi planladıklarının bilgisini aldıklarını belirtiyorlar. İngiliz Polisinin 1 Mayıs günü olacakları beklemek gibi pasif bir tavır yerine, olaylar olmadan saldırıya geçme kararı aldığı da gelen haberler arasında. Metropoliten Polis Karakolu Komser Yardımcısı Mike Tosser ise “Bu yıl 1 Mayıs’ta çok, çok, ama çok agresiv olacağız” diyor. Küreselleşme Karşıtları ise dağıttıkları el ilanları ile 1 Mayıs kutlamalarına katılımı genişletmeye çalışıyorlar. El ilanlarında “Dünyayı değiştirmek mi istiyorsunuz?  Küreselleşme zindanının güçlerine karşı savaş mı istiyorsunuz? Bu kötü bir niyet filan değil, fakat yardıma ihtiyacınız var. Eylem yapmak, tıpkı monopol oynamaya benzer, eğer yalnızsanız yaptığınız şeyden utanabilirsiniz. Ama 1 Mayıs Monopolüne katılırsanız, bu eylem kariyerinizin başlangıç adımı olacaktır.” İbareleri yer yalıyor.

 

Avrupa Birliği Anlaşmasının 133. Maddesi. Avrupa Birliği Mekanizmalarında –özellikle son dönemde- sıkça telafuz edilen kurum ve kavramlardan 2’si ile ilgili açıklama “Corporate  Europa Observatory” isimli Hollandalı araştırma grubu tarafından gönderildi. MADDE-133: Avrupa Birliğinin, daha doğrusu AET’nin(Avrupa Ekonomik Topluluğu) Kuruluş Senedi olan Roma Anlaşmasında yer alan ve Avrupa Birliğinin tüm dünya ülkeleri ile ticaret anlaşmaları yapmasına ve uygulamasına onay veren bir hükümdür. MADDE-133 KOMİTESİ: Avrupa Birliği Konseyi içerisinde, haftada bir toplanıp, Madde-133 kapsamına giren Ticaret Anlaşmalarına ilişkin görüşmeler, tartışmalar yapıp; kararlar alan bir kuruldur. Kurulda iki tip üyelik vardır. Tam Üyelik ve Vekil Üyelik. Tam Üyeler, genellikle, tek tek AB’yi oluşturan ülkelerin hükümetlerindeki Ticaret Bakanlığı bürokratlarından seçilir ve ayda bir kez toplanarak genel politik konuları görüşürler. Vekil Üyeler, Brüksel’deki Daimi Temsilciler ya da Bakanlık Temsilcilikleri arasından seçilir ve ayda 3 kez bir araya gelirler. Bu toplantılarda, tam üyelerce detaylandırılmış olan politik konulara ilişkin kararlar alırlar. Ek Bilgi: Avrupa Birliği mekanizmalarında -özellikle son 10-15 yılda- Şirketlerin kendi çıkarları yönünde en fazla etkiledikleri yapının Komite 133 olduğu Avrupa Birliği araştırmacıları  tarafından sıkça dile getirilmektedir.

Avrupa Birliği Ticaret Komisyoneri Pascal LAMY’den İnciler. Avrupa Birliğinin Ticaret Komisyoneri(BAKANI) Pascal Lamy, küreselleşmenin bir tehdit mi? Yoksa bir fırsat mı? Olduğu sorusuna “Bu, soruyu hangi coğrafya ve hangi sosyal sınıf aidiyeti ile sorduğunuza bağlı. Küreselleşme karşıtlığı ise, Kapitalist sisteme duyulan güvenin eksikliği ile ilintilidir. Küreselleşme sürecini yönetebilmek için kural ve düzenlemelerin yanı sıra, iyi işleyen küresel bir “hukuk” sistemine ihtiyacımız var. Çalışma yaşamı için; hükümetler, şirketler, piyasalar, sivil toplum ve istikrarlı, önceden sezilebilir kurallar bütünü arasındaki doğru dengeleri bulunduğunda tüm tarafların çıkarlarını dikkate alan çok taraflı bir sisteme de ulaşılmış olacaktır. Bu bağlamda WTO içerisinde çalışacak fakat küresel ekonominin tüm alanlarını kapsayacak güçlü bir TAHKİM sistemine işlerlik kazandırılması gerekiyor. Fakat küreselleşmeden kaynaklanan sosyo-ekonomik sorunların çözümünün WTO’ya bırakılması düşüncesine hiç katılmıyorum. Asıl yapılması gereken, WTO, Bretton Woods kurumları (IMF+Dünya Bankası gibi) ve Birleşmiş Milletler ailesi arasındaki bütünleşmeyi daha da geliştirip, güçlendirmektir. Şu anda, sistemin acilen bir roundun toplanmasına ihtiyacı vardır. Çünkü büyük pazarlar, kilit role sahip ekonomiler resesyon içerisinde, büyüme oranları geriliyor ve resesyonun küreselleşmesi tehlikesi ihtimali giderek güçleniyor. Bu anlamda geniş çaplı bir ticaret liberalizasyonu hayati bir önem kazanıyor”   şeklinde cevap verdi. (EPC-Avrupa Politika Merkezi, 10.04.2001, Pascal Lamy)

AB-Türkiye Karma İstişare Komitesinin (JCC) 11.Toplantısına ait Ortak Deklarasyonu - 19 Nisan 2001

 1-Türkiye: AB üyeliğine aday ülke.

-    JCC, AB’nin 8 Mart 2001 günü Türkiye’nin bir aday ülke olarak Ulusal Programına öncelikleri, hedefleri ve koşulları dahil etmesiyle ilgili olarak aldığı Konsey kararını memnuniyetle karşılamıştır.

-    JCC, Türkiye Hükümetinin uluslararası taahhütlerine ve ekonomik ve politik yönleriyle Kopenhag kriterlerine uyacağı yönündeki kararını özellikle desteklemektedir.

-    JCC, AB ve Türkiye arasındaki diyaloğun genişletilmesi çağrısını yapmakta ve Ulusal Programa ülkenin tüm sosyal tarafları ve sivil toplumun tam olarak katılacağını ummaktadır.

-    JCC, özerk ve sosyal bir diyalog için gerekli koşulların yerine getirilmesini sağlayacak Sendikal Hakları güvence altına almayı amaçlayan yasal düzenlemelere öncelik verildiğini görmekten büyük bir mutluluk duyacaktır.

2-Hizmetlerin Serbest Piyasa ekonomisine açılması.

-    AB-Türkiye Karma İstişare Komitesi Hizmetlerin Serbest Piyasa Ekonomisine açılmasına ilişkin olarak hazırlanmış ortak raporu incelemiş ve oybirliği ile kabul etmiştir.

-    JCC, Türkiye’yi kamu satın almalarını Avrupa Topluluğuna açma konusundaki yasanın öncelik olarak ele almaya davet eder.

Yorum: Bu Deklarasyona Türkiye adına imza koyanların Nice Zirvesi Kararlarından ve GATS Anlaşması müzakerelerinden hiç haberi olmadığı anlaşılıyor.

 

Bolivya’da Küreselleşme Karşıtlarına Polis Saldırısı. Bolivya’da özelleştirme ve neo-liberalizm karşıtı eylemler yapan grubun üyeleri 12 Nisan günü düzenledikleri protesto gösterisinde 1000’i aşkın ağır silahlarla donatılmış polis güçlerinin gazabına uğradılar. Hareketin lider kadrosundan Oscar Oliviera’nın da aralarında bulunduğu 60 kadar protestocu tartaklanarak göz altına alındı. Özellikle “SU”yun özelleştirilmesine karşı eylemleri örgütlemesi ile tanınan Oscar Oliviera’nın ise polisin özel hedefi haline geldiği belirtildi. Protesto eylemi nedeniyle göz ltına alınanlar, 6 gün sonra serbest bırakıldılar.

 

Mısır Hükümetinden geri adım. 3 yıldır, Hindistan, Malezya ve Pakistan ile birlikte WTO’da Küreselleşme Karşıtı bir çizgi izleyen Mısır, 180 derecelik bir dönüş yaparak WTO’nun yeni roundunu destekleyeceğini açıkladı. Bu dönüşü ile Mısır, Afrika kıtasının güçlü ülkesi Güney Afrika Cumhuriyetinin görüşlerine katılarak Ticaret, Yatırımlar, Endüstri Ürünlerindeki Gümrük Tarifeleri, Hükümet Satın Almaları ve e-ticaret konularının da ele alınacağı yeni roundun destekçileri arasına katıldı. Mısır Hükümeti yaptığı açıklamada emek ve çevre standartları gibi sosyal konuların yeni raunda dahil edilmesine karşı çıkacaklarını da duyurdu.

 

Alternatif Zirve Önerisi. Fransız ATTACK örgütü, Katar’ın başkenti Doha’da Kasım ayında yapılacak WTO 4.Bakanlar Konferansına alternatif bir zirvenin, eş zamanlı olarak Mısır’da yapılması için Dünyadaki küreselleşme karşıtlarına öneri yapıyor.

Türkiye MAI ve Küreselleşme Karşıtı Çalışma Grubu

 

 web adresi..:   http://www.antimai.org

e-mail............:   antimai@antimai.org

 

 

sayfanın başına dön
[www.antimai.org] [bültenler] [haberler] [dağarcık] [yayınlar] [iletişim]