| mai ve küreselleşme karşıtı çalışma grubu |
BÜLTEN-30Türkiye MAI ve Küreselleşme Karşıtı Çalışma Grubu18 Mayıs 2001 Çalışma Grubumuzun 74’üncü Olağan toplantısında tartıştığı konular ait notlar ile Küreselleşmedeki son gelişmelere ait haberler.
|
DTÖ
Genel Başkanı Mike Moore, yoksulluğun azaltılması için son 50 yılda harcanan
çabaların, daha önceki 500 yılda harcananlardan çok daha fazla olduğunu belirtti. Kısa süre
önce Cenevre’de yaptığı bir konuşmada Katar’da yapılacak DTÖ 4. Bakanlar
Konferansının gündem maddeleri ile DTÖ’nün dünya ticaretine yaptığı katkılara
değinen Mike Moore konuşması sırasında “Tarım,
imalat sanayii ve hizmet ticareti önünde kalan son engelleri de kaldırdığımızda
dünya ekonomisi toplam ticaret hacmine 613 milyar $’a yakın ek bir katkı sağlamış
olacağız. (Michigan Üniversitesinin bir çalışmasından aktarılıyor) . Bu artış,
Kanada ekonomisi ölçeğinde bir büyüklüğün dünya ekonomisine eklemlenmesi
anlamına gelir. Diğer tüm ticari engeller kaldırıldığında ise küresel ekonomik
büyüme, Çin ekonomisinin iki katına eşdeğer bir artışı yaşayacak. Ya da başka
bir ifade ile Katar’da başlatılacak yeni liberalizasyon raundu küredeki tüm
taraflara muazzam kazançlar sağlayacaktır.” dedi. Konuşması sırasında
dünyadaki yoksulluk ve açlığın ilk ve öncelikli sorumlularının yoksul ülkelerin
Hükümetleri olduğunu, kalkınmanın ; barış, iyi yönetişim ve gerçekçi ekonomi
politikaları gerektirdiğini, fakat sanayileşmiş ülkelerin de korumacı geleneklerini
terk etme konusunda isteksiz davranarak yoksulluğu körüklediğini, en yoksul 49
ülkenin dünya ekonomisindeki payının sadece %10.5 olduğunu, tüm bu gerçeklere
rağmen yoksulluğun azaltılması için son 50 yılda harcanan çabaların, daha önceki
500 yılda harcanan çabalardan çok daha fazla olduğunu, 1960 yılından bu yana hiç
değilse gelişmiş ülkelerde bebek ölümleri sorununun üstesinden gelindiğini,
beslenme bozukluğu oranının 1/3 düzeyine gerilediğini, ama tüm bunların sadece
liberalizasyona daha açık ülkelerde elde edilebilen başarılar olduğunu (G.Kore ve
Japonya örnek gösteriliyor), belirtti. Katar gündemi konusunda ise Tarım ve
Hizmetlerin liberalizasyon müzakerelerinin gayet iyi gittiğini, ama Katar gündeminin bu
iki sektörle sınırlı tutulamayacağını , çünkü bu iki alanın diğer sektörler
üzerindeki pazarlığın kızışmasına yol açtığını, örneğin; Avrupa ve
Japonya’nın tarım alanındaki korumacı düzenlemelerinden vaz geçmelerinin, ancak
diğer gelişmekte olan ülkelerde serbest piyasa ekonomisine açılmasını istedikleri
farklı sektörlerde verilecek tavizlerle mümkün olabileceğini belirtti. Katar’da ele
alınacak konulardan birinin de her raundda olduğu gibi yine imalat sanayii olacağının
altını çizen Moore, bu alanda en fazla engelin gelişmekte olan ülkelerde olduğunu,
diğer yandan gündeme dahil edilecek konular olduğu gibi, ebediyen gündem dışı
bırakılacak konuların da bulunduğunu ve emek ile ticaretin ilişkilendirilmesi
sorununun asla DTÖ’nde çözülemeyeceğine kendisinin bizzat ikna olduğunu ama çevre
konusunun daha farklı bir anlayışla ele alınması gerektiğini, Katar gündemini
belirlemek için Konferans tarihine kadar zaman olduğunu çünkü bu toplantının bir
raundu sona erdirme amacıyla değil, başlatma amacıyla düzenlendiğinin unutulmaması
gerektiğini, dolayısıyla toplantı sırasında bile gündem önermesi
yapılabileceğini de sözlerine ekleyen Moore, yeni bir raundun toplanamaması riskinin
de göz önünde bulundurulması gerektiğini, dünya ekonomisinin son 10 yıllık
döneminde motor işlevi gören ABD’nin, resesyonu diğer bölgelere ihraç etme
olasılığının yüksek olduğunu ve böyle bir durumda şirketlerin kar oranlarında
düşüşler yaşanabileceğini ve dolayısıyla Hükümetlerde, küresel rekabetten
kaçmak, içe kapanmak ve marjinalleşmek gibi küreselleşme karşıtı eğilimlerin
artması gibi son derece tehlikeli bir sonucu yaratabileceğini belirtti. ·
Amerika Birleşik Devletleri ile Avrupa Birliği
arasında yeni ihtilaf, yeni bir tahkim davasını mı getirecek ? Avrupa
Birliği, Amerika’nın Fransa, Almanya, Hollanda ve İngiltere’den ithal ettiği
düşük oranlı uranyuma gümrük vergisi uygulama yönündeki kararını hayal
kırıklığı ve endişe ile karşıladıklarını açıklayarak, ABD’nin almış
olduğu bu kararın küresel ticaret kurallarına (!) uygun olup; olmadığının
araştırıldığını ve A.Komisyonunun DTÖ Tahkim kuruluna gitme hakkını saklı
tuttuğunu belirtti. Amerika’nın bu kararı alışının ardındaki gerekçenin ise,
Avrupa Birliği şirketlerinin uranyumu - Birlik’ten aldıkları mali destek
yardımıyla – maliyetinden düşük bir fiyatla Amerikan piyasasında satıyor olmaları
şeklinde açıklanıyor. Söz konusu uranyum, Nükleer Santrallerde yakıt olarak
kullanılıyor. ·
Hizmet ticaretinde dünyanın önde gelen en büyük 3
örgütü; ABD’nde Hizmet Tacirleri Koalisyonu (CSI), AB’nde Avrupa Hizmetler Forumu (ESF) ve Japonya Hizmetler Networkü, Hükümetlerine bir çağrıda bulunarak, Kasım 2001’de Katar’da yapılacak DTÖ 4. Bakanlar Konferansı hazırlıklarını gecikmeden yapmalarını talep ettiler. Dünya hizmet ticareti hacminin 1999 yılındaki büyüklüğünün 1.35 trilyon $ olduğunu belirten üçlü, hizmet ticaretinde küresel çapta gerçekleştirilecek liberalizasyonun doğrudan yatırımları daha cazip bir duruma getireceğini (vergi, sosyal güvenlik, iş güvencesi v.b. ???) , hizmetler sektörünün tüm ülkelerin temel alt yapı yatırımlarında kilit bir öneme sahip olduğunu (enerji, yol-köprü- baraj yapımı, ulaşım, su, atık su v.b. ???) , imalat sanayiinin de hizmetlerin serbest piyasa ekonomisine açılmasından önemli faydalar sağlayacağını, mal ve hizmet ticareti önündeki tüm engellerin (toplumsal ???) kaldırılması halinde toplam dünya gelirinin 1.9 trilyon $ daha artacağını belirtti. (10 Mayıs günü açıklana ortak deklarasyondan alınmıştır) ·
İngiltere-Flintshire İlçe Konseyi GATS karşıtı
bir soru önergesinin verilmesini oy birliği ile kabul etti. GATS’ın kamu hizmetleri üzerindeki potansiyel etkileri konusunda ciddi endişeler duyulduğunu belirten önergede, mevcut GATS rejiminin kapsamı genişletilmeden önce İngiltere Hükümeti tarafından kapsamlı bir değerlendirme yapılması talep ediliyor ve bu taleplerin ve çeşitli soruların yer aldığı önergenin Ticaretten sorumlu Devlet Bakanı ile Çevre ve Ulaşımdan sorumlu Bakanlıklar ile Bölge Konseylerine gönderilmesine karar veriliyor. Önergede yer alan sorular arasında kent ve ilçe konseylerinin GATS anlaşmalarından nasıl etkileneceği, Hükümet ve AB kurumlarının bu konuda başlattığı bir çalışmanın olup; olmadığı , GATS'ın İngiltere'deki planlama ile sürdürlebilir kalkınma hedefleriyle bağdaşıp; bağdaşmadığı, Devlet sübvansiyonlarının GATS’dan nasıl etkileneceği, İngiltere Hükümetinin kamu hizmet sağlayıcılarını GATS sürecine dahil etme amacıyla herhangi bir adım atmadığı gibi sorular bulunuyor. ·
DİKKAT! Belçika Hükümeti, önümüzdeki 6 aylık dönemde
üstleneceği AB Dönem Başkanlığı sürecini, AB’nde genetik değişikliğe
uğratılmış gıdaların yaygınlaştırılması için kullanmayı tasarlıyor. Belçika’nın Liberal Parti üyesi olan Tarım Bakanı, GMO’nun gıda güvenliği açısından iyi olduğunu ve Belçika’nın AB-Dönem Başkanlığı sürecinde biyoteknolojilerin tarım üzerine etkileri başlıklı tartışmayı yeniden başlatmaya hazır olduklarını belirtti. Le Soir ve La Libre Belgique isimli gazetelerde yer alan haberlere göre, 15-17 Eylül tarihlerinde Alden-Biesen’de yapılacak Avrupa Konseyi-Tarım Bakanları gayrı resmi toplantısınde GMO tartışması yeniden başlatılarak, bu konudaki AB sağlık direktiflerini yumuşatan yeni adımlar atılması hedefleniyor. Belçika Hükümetinin, Avrupa’daki 600 kadar Bio-Tech şirketinin oluşturduğu, Europabio isimli bir lobi grubunun etkisi altında olduğu da gelen haberler arasında. ·
IMF-DB Bahar toplantılarında Bretton Woods
ikizlerinin aldığı ortak karara göre, DB’nın bundan sonrasında ve tarihinde ilk
kez, gelişmekte olan ülkelerin ticaret politikaları ile de yoğun olarak ilgileneceği
ve ticareti, kalkınma için kaldıraç olarak kullanmaya niyetlendiği bildiriliyor. Gelen haber ve beraberindeki yoruma göre, asıl amaçlanan, DB üzerinden DB’nin kredi aktardığı ülkelerin ticaret politikalarının Bankanın liberalizasyon hedeflerinden sapmasının önlenmesi. 26 sayfalık özel raporda, Bankanın bir diğer önceliğinin de bu ülkelerde yapılan ekonomik reformların yoksullar üzerindeki etkilerinin belirlenmesi olduğu belirtiliyor. ·
Bridges,
adlı dergide yer alan bir habere göre, Fransız çiftçilerinin militan lideri Jose
Bowe’nin de desteğiyle geçen hafta Lyon’da bir STK kurulmuş. STK’nın adı “Küresel Yurttaş Girişimi” (GCI) ve hedefi de DTÖ’nü reform etmekmiş. GCI, kendisini tanımlarken, özellikle DTÖ’ne yeni üye alınacak Çin, Vietnam, ve Fransızca konuşulan bazı Afrika ülkelerine DTÖ tüzük ve kuralları konusunda danışmanlık yapmayı hedeflediklerini belirtiyor. Jose Bowe, bu yeni girişimle ilgili olarak yeni üye olacak ülkelere DTÖ anlaşmalarına imza atmanın ne gibi sonuçları olacağını anlatmak ve sivil toplum, hükümetler ve küresel kurumlar arasındaki görüşmeler için bir forum işlevi görmeyi arzuladıklarının altını çiziyor. ·
MOLDOVYA
Sağlık Sektörü Dünya Bankası Reformlarının Etkileri Karşısında Mücadele
Veriyor. Dünya Bankası, birkaç yıl önce Moldovya
Cumhuriyetinde sağlık sektöründe reform ve küçülmeyi amaçlayan bir projeyi
uygulamaya koymuştu. Ancak bu, gerek kamu gerekse çalışanlar açısından tam bir
felaket oldu. Reformlar yasalara uygun olmayan, bilimsel temellere dayanmayan bir şekilde
ve kamu sağlığını korumayı amaçlayan somut bir devlet politikası olmaksızın
başlatılmıştı. Bunun neticesinde, hastalar tıbbi tedavileri için ücret ödemeye
mecbur bırakıldılar. Birçok hasta insanın sağlık koruması elde etme olanakları
ortadan kaldırılarak yoksullaştırıldılar.1995 yılında hastaneye yatırılan hasta
sayısı her 100 bin kişide 20.6 iken, 2000 yılında bu oran 12.3’e inmiştir.
Hastanelerin sayılarında da bir azalma olmuş ve 1998’de 217 olan hastane sayısı
2001’de 40’a düşürülmüştür.Diğer yandan tıp personelinin itibarının
azaltılması, bu insanların ülkelerinden diğer ülkelere kitlesel göç etmelerine yol
açmıştır. 1995 yılında 3779 çalışan ülkesinden ayrılırken 2000 yılında bu
sayı 8908’e çıkmıştır.Tüm sektörler açısından ulusal ortalama ücret 31
Amerikan doları iken sağlık sektöründeki personel ücretleri ortalama 17.3 dolardır.
Düşük ücretlerin yanında, maaş ödemelerinde yaşanan uzun gecikmelerde ayrı bir
olumsuzluk yaratmaktadır.Yeniden yapılanmaya karşın, bu ülkede durum gittikçe
kötüye gitmektedir. Devlet tarafından sağlık sektörüne aktarılan pay birdenbire
kesilmiştir. Zaten bütçenin büyük bir bölümü, birikmiş borçların geri
ödenmesinde kullanılmaktadır. Bu borcu geri ödeyebilmek amacıyla, sağlık koruma
harcamaları dahi kesilmek zorunda bırakılacaktır.
Sağlık sendikası Sanattatea, kötü gidişi düzeltebilmek amacıyla birikmiş
borçları dondurmak, kamu kuruluşları, gıda maddeleri ve ilaç reçetelerinde
yapılacak KDV muhafiyetleri dahil bir takım somut önerilerde bulunmuş; ancak bu
yapıcı ve zorunlu reformlar henüz uygulamaya konulamamıştır. (KAYNAK: PSI
Euroflash 08-01 --- 14 Mayıs 2001) ·
Dünya Bankası Başkanı Wolfhenson, 30 Nisan günü
Washington’da yaptığı bir basın açıklamasında, Fidel Castro’yu Küba halkının
sosyal refahını sağlama konusunda ulaştığı başarı dolayısıyla takdir ettiğini
belirtti. Washington Concensus olarak bilinen neo-liberal ortodox tezinin tam tersini uygulamasına, 10 yılı aşkın süredir Sovyetler yardımının kesilmiş olmasına ve ABD’nin aralıksız ekonomik ambargo uygulamalarına rağmen Küba’nın sosyal istatistiklerinin çok güçlü bir konumda olduğunu belirten Wolfhenson, bunu söylemekten utanç duymadığının da altını çiziyor. ·
“Tarım
Bir Kültürdür TEKELLEŞTİRİLEMEZ” Kitapçığımız
çıktı ve dağıtımına başlandı. Çalışma Grubumuzun hazırladığı “Tarım Bir Kültürdür TEKELLEŞTİRİLEMEZ” kitapçığımızın basımı TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Genel Merkezi tarafından gerçekleştirildi. Tarım Kitapçığı TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Genel Merkezi-ANKARA, TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi, Enerji Yapı Yol Sendikası İstanbul Şubesinden ve TMMOB Ziraat Mühendisleri Odasının diğer illerdeki şubelerinden ücretsiz olarak edinilebilir. Tarım Kitapçığının hazırlanmasında büyük emek harcayan arkadaşımız Ziraat Mühendisi Ahmet Atalık’a ve kitapçığın basımını gerçekleştiren TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Genel Merkez Yönetim Kuruluna Çalışma Grubu olarak teşekkür ederiz. ·
GATS
(General Agreement on Trade in Services) Hizmet Ticareti Genel Anlaşması konusunda 1
Haziran 2001 tarihinde İstanbul’da bir Panel Düzenleniyor. MMMB(Mali Müşavirler Muhasebeciler Birliği) Derneği Şişli Şubesi tarafından 1 Haziran 2001 tarihinde Mecidiyeköy Kültür Merkezinde saat-13’te “Hizmet Sektörü ve Serbest Meslek Faaliyetlerine Etkisi” konulu bir panel düzenlenecektir. Panel Programı: Konuk Konuşmacılar: H.Hüseyin KIRMIZITOPRAK - MMMB Derneği Genel Başkanı Süleyman ÇELEBİ – DİSK Genel Başkanı Konuşmacılar: Prof.Dr. Türkel MİNİBAŞ - İ.Ü. İktisat Fakültesi Öğretim Üyesi A.Figen ŞENGÜNLÜ – Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı Banka Kambiyo G.M. Şube Müdürü Gaye YILMAZ – T.MAI ve Küreselleşme Karşıtı Çalışma Grubu-DİSK Birleşik Metal-İş Sendikası Kemal AYTAÇ – İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi İbrahim AKTAN – İstanbul Yeminli Mali Müşavirler Odası Başkan Yardımcısı Muammer KESKİN – İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası Başkan Yardımcısı Panel Yöneticisi: Jak KAMHİ – MMMB Genel Merkez Eğitim Kurulu Üyesi – S.M.Mali Müşavir İletişim: (212) 211 55 15 – 213 91 41 e-mail: mmmb@mmmb.org.tr
Türkiye MAI ve Küreselleşme Karşıtı Çalışma Grubu
|
·