mai ve küreselleşme karşıtı çalışma grubu

BÜLTEN-36

Türkiye MAI ve Küreselleşme Karşıtı Çalışma Grubu

25 Eylül 2001

Çalışma Grubumuzun 84’üncü Olağan toplantısında tartıştığı konular ait notlar ile Küreselleşmedeki son gelişmelere ait haberler.

 

  • İkiz Kulelere ve Pentagon’a yapılan saldırılar, DTÖ 4. Bakanlar Konferansının toplanma yeri olarak belirlenen Katar/Doha konusunda ciddi soru işaretleri yarattı. Özellikle Cenevre’de yaşayan ve Dünya Ticaret Örgütü ile sıkı ilişki içersinde olan Ticari diplomatlar, New York ve Washington DC’de yaşananların , Doha’da yapılması planlanan DTÖ zirvesine ne gibi bir etkisinin olacağının henüz belli olmadığını fakat bir Orta Doğu ülkesi olan Katar’ın böylesi bir toplantı için uygun yer olup; olmadığı konusunun kesinlikle gündeme geleceğini belirtiyorlar. Bazı diplomatlar, özellikle saldırıların orta doğu ile bir ilişkisinin olduğunun belirlenmesi halinde DTÖ Bakanlarının, konferansın yeri işe ilgili kararlarını güvenlik nedeniyle yeniden gözden geçirebileceklerini, halk arasında bu tip söylentilerin daha şimdiden yayılmaya başladığını ; fakat şu ana kadar hiç bir diplomatın toplantının mutlaka Katar’da yapılması ya da yapılmaması yönünde bir beyanatının bulunmadığını; kararın değişmemesi halinde başta Amerika’lı diplomatlar olmak üzere tüm diplomatların ciddi bir riskle karşı karşıya olacağını, Amerikanın kendi diplomatlarını Konferansa göndermeme yolunda bir karar alması durumunda toplantının büyük ihtimalle ileri bir tarihe ertelenip; farklı bir ülkeye kaydırılacağını belirtiyorlar. Diğer yandan aralarında Lübnan çıkışlı Hizbullah’ın da bulunduğu Orta Doğu menşeyli çeşitli Örgütlerin, Katar Hükümetini, İsrail’in de katılacağı böylesi bir toplantıyı kabul etmesinden dolayı şiddetle eleştirdikleri belirtiliyor. Fakat DT֒nün bu konudaki cevabı çok net: Ev sahipliği yapmayı kabul eden hiç bir DTÖ üyesi Hükümet, hangi nedenle olursa olsun hiç bir DTÖ üyesini ülkesine kabul etmeme hakkına sahip değil. (BNA- By Daniel Pruzin 13.September)

 

  • Trotsky, II. Dünya Savaşı öncesinde, Amerika’nın zafere ulaşacağını ve bu ülkenin tüm dünyayı kendi hegemonyası altına alacağını; fakat ardından da kendi kurumlarını dinametleyeceğini söylemişti. Bu kehanet gibi sözler, bugün gerçek oldu. Egemen dünya sermayesinin yeryüzünü alabildiğine sömürmesi için planlanan yeni dünya düzeni, döndü ve kendi mucidini, dünya emperyalizmini  vurdu. Asıl terör, açlığın tüm dünyada yaygın bir olgu haline gelmesi, aids, kanser v.b. hastalıkların hızla yayılması, sömürü  ve baskının pençesindeki yüz milyonlarca insana yapılanlardır. Terör, dünyanın hiç bir yerinde ve hiç bir zaman Filistin’de on yıllardır ve her gün yaşanan kan gölleri kadar görünür hale gelmemiştir. Filistin’in dünkü çocukları bugünkü gençliğinin umutsuzluğunu merak eden, buna üzülen bir batılı gördünüz mü hiç? Israile destek veren Amerikan emperyalizminin uyguladığı sistematik vahşet ve tüm dünyanın bu oyuna yıllardır seyirci kalması çok mu şaşırtıcı ? Filistin Kurtuluş Örgütü Lideri kısa süre önce bir Israil füze saldırında şehit olduğunda, Başkan Bush’tan herhangi bir kınama duydunuz mu? Yüzlerce, binlerce Filistinli masum öldürülürken, bu saldırıların tüm uygarlığa yapıldığını söyleyen kimse oldu mu? Dünya egemeni ABD, bugün terör argümanını kullanarak tüm dünyayı avcuna aldı ve adım adım hedefine doğru ilerliyor. Tıpkı daha önce Afrika’da yaşanan terörist saldırılar sonrasında –olaylarla hiç bir ilgilerinin olmadığı kesin olduğu halde – Libya ve Sudan’ı bombaladı. Çünkü o dönemdeki çıkarları bunu gerektiriyordu. Şimdi sırada Afganistan ve başta Filistin olmak üzere bazı Orta Doğu ülkeleri var. Lenin’in de söylediği gibi “kapitalizm bitmek bilmeyen bir dehşettir”. Son dönemde Amerika ve Avrupa’lı emperyalistler Asya, Orta Doğu ve Latin Amerika’daki kitlesel hareketlere karşı etkili müdahale düşüncesinden hareketle silahlanma yarışını hızlandırdılar. Planın adı “Colombia”. ABD’nde yaşanan son olaylar; silahlanma yarışını çok daha hızlandıracağa ve tetiğin ucundaki ülke halklarını da atış menziline yaklaştırıcağa benziyor. Gelecek günler, dünya işçilerinin kararan dünyasını daha da karartacak karartacak  ve her şey Roma’lı tarihçi Tacitus’un deyişindeki gibi yaşanacak “ Vahşeti yarattıklarında, barış’ı keşfettiklerini söyleyecekler” (11 Eylül 2001, Londra,Yeni Dünya Düzensizliği)

 

  • Hollanda Polisi, küreselleşme karşıtı eylemlerle mücadele etme amaçlı bir Dünya Konferansı planladı. Neo-Liberal Zirvelerde karşılaşılan protesto eylemleriyle başa çıkmada kullanılacak yöntemlerin tartışılacağı Konferans, 3-5 Ekim 2001 tarihlerinde Hollanda’nın Hague kentinde yapılacak. Konferans düzenleme komitesi, amaçlarının her iki tarafın da canının yanmamasının sağlanacağı yöntemler bulmak olduğunu söylüyor fakat resmi sözcü, konferansın topluma ve basına kapalı yapılacağını , Seattle, Melbourne, Prag ve Hague’den tecrübeli Polis şeflerinin konferansa konuşmacı olarak katılacağını belirtiyor. (World Development Movement- Chris Keene)

 

  • Fransa, Katar’da düzenlenmesi planlanan yeni DTÖ raundundan son derece huzursuz görünüyor. Gelişmekte olan ülkelerin endişeleri giderilmediği sürece, bu yeni raundun başarıya ulaşma ihtimali olmadığını, sonucu Seattle gibi olacak ikinci bir raund girişiminin ise küresel serbest ticarete ciddi zarar verme potansiyeline sahip olduğunu belirten Fransa Ticaret Bakanı Huwaert,  en doğru işin bu raundu bir yıl erteleyerek, gelişmekte olan ülkelerin ikna edilmesi için daha ciddi bir çaba sarfedilmesi olabileceğini belirtti. Fransa Devlet Başkanı Jacques Chirac ise, Mayıs ayında yapılacak seçimlere kadar tarımda liberalizasyon üzerine konuşma yapmaktan kaçınılmak zorunda olduğunu, aksi taktirde Fransız kamu oyunda önemli bir yeri olan çiftçilerden oy almanın mümkün olamayacağını belirtti. (Financial Times, September 8, 2001)

 

  • Küresel Direnişin bağlantıları inşa ediliyor: 29 Mart – 1 Nisan 2002 tarihleri arasında Avustralya-Sydney’de biraraya gelecek olan Asya-Pasifik bölgesi sosyalistleri kapitalist saldırılara karşı direnişin nasıl örgütleneceğini tartışacaklar. İlk konferansını Nisan 1998’de yine Sydney’de yapan Asya-Pasifik Dayanışma Komitesi, 2000 yılında da “Marxizm 2000” başlıklı bir konferansın ve Kasım 2000’de Katmandu’da Sosyalizm 21 konferansının düzenleyicisi olmuştu. SSCB’nin dağılışı sonrasında tüm dünya solunun yeni arayışlar içine girdiğini, bu bağlamda Avrupa’da da Portekiz, Danimarka, Fransa, İtalya ve Türkiye’de yeni sosyalist ittfakların oluşmaya başladığının altını çiziyor. Önümüzdeki yıl yapılacak konferansın konuşmacıları arasında Alain Krivine, Alex Callinicos, Boris Kagarlitsky, Farooq Tariq, Sony Melencio, Ram Seegobin, Dale McKinley, Satya Sivaraman, Malik Miah ve Asya-Pasifik ülkelerinin sosyalist ve komünist partilerinden kişilerin bulunduğu belirtiliyor. (Asya-Pasifik Kalkınma ve Demokratikleşme Enstitüsü, Avustralya)

 

  • İngiliz Hükümetinin Eğitim Sekreteri Estelle Morris, İngiltere’de kamu okullarının başarısızlığa uğradığını ve bugün gelinen noktada özel sektörün yardımına muhtaç konumda olduklarını belirtti. Başbakan Tony Blair’in en büyük destelçilerinden ve Başbakanın sağ kolu olarak tanımlanan Eğitim Sekreteri, Kamu Çalışanları Sendikalarının zamanında İşçi Partisine gerekli desteği vermediklerini, kamu okullarının özelleştirilmesi sürecinde işçi sendikalarının hepsinin görüşlerinin alınacağını fakat İşçi Partisinin, işini sendikalardan öğrenmeyeceğini belirtiyor ve ekliyor “Hükümet sendikaların tehditleri yüzünden eğitimde radikal adımlar atma kararlılığından vaz geçmeyecektir. Bazı çocuklar devlet okullarına gidiyor ve sırf bu yüzden diğerleri kadar kaliteli eğitim alamıyor. Bu öğretmenlerin suçu değil. Onlar ellerinden gelenin en iyisini yapıyorlar, ama imkanları son derece sınırlı ve ancak özel sektörün kendilerine sunabileceği desteğe ihtiyaçları var. TUC Genel Sekreteri Bay Monks ise, Hükümetin en temel kamu hizmetlerini tümden özelleştirmesine seyirci kalamayacaklarını, demiryollarının özelleştirilmesi ve Londra Metrosunun şirketlerin eline geçtiği dönemdeki kabusları hatırlıyoruz ve İngiliz hakkı aynı kötü rüyaları hem de eğitim ve sağlık gibi alanlarda görmeyi asla kabul etmiyecektir diyor. (The Independent, 03 September 2001 By Paul Waugh)

 

  • Bu ay sonunda Washington D.C. de yapılacal olan Dünya Bankası-IMF Güz toplantısı, ABD’ndeki terör eylemleri yüzünden ileri bir tarihe ertelendi. Toplantının, özellikle Washington’da halen bazı bomba ihbarlarının devam ediyor olması, Polis güçlerinin ise son olaylardan beri yoğun ve 24 saat süreyle tam kadro faaliyet içersinde olmaları dolayısıyla toplantı sırasında “gerektiği gibi” hizmet veremeyecek olmaları dolayısıyla ertelendiği belirtiliyor.