| mai ve küreselleşme karşıtı çalışma grubu |
BÜLTEN-42Türkiye MAI ve Küreselleşme Karşıtı Çalışma Grubu18 Ocak 2002 Çalışma Grubumuzun 91’inci Olağan toplantısında tartıştığı konulara ait notlar ile Küreselleşmedeki son gelişmelere ait haberler. |
(S) GATS konusundaki eleştiriler
hakkında ne düşünüyorsunuz? (C) Mevcut eleştiriler tamamen
yanlış anlaşılmadan kaynaklanıyor. GATS anlaşmasının gerçek amacı; hizmet
piyasalarını serbest rekabete açarak yenilikçilik ve buluşçuluğu geliştirmek, yeni
müteşebbisleri teşvik etmek ve yabancı sermayeye istediği ülkede hizmet yatırımı
yapması için izin vererek piyasadaki ürün yelpazesinin genişlemesine yardım
etmektir. Böylesi bir liberalizasyon hem tek tek ülkeler ve hem de küresel ekonomi
için iyi sonuçlar doğuracaktır. (S) Yani, gelişmiş ülkelerdeki
hizmet sektörü şirketlerinin hedeflerinin yanlış yorumlandığını mı
söylüyorsunuz? (C) Evet. Kuşkusuz sebepsiz değil.
Hizmet tacirlerimizin yatırım yaptığı ve faaliyet gösterdiği ülkelerde ayrımcı
kural ve düzenlemelerle karşı karşıya kalmamaları gerektiğini düşünüyoruz. Her
ne kadar tüm sektörlerin piyasa ekonoımisine açılması halinde ülkelerin bundan
muazzam yarar sağlayacağına inanıyor olsak ta belli hizmet alanlarını
liberalizasyona açmama yönünde karar alan ülkelere de saygımız var elbette. (S) Fakat, gelişmiş ülkelerin
hizmet tacirleri gelişmekte olan ülkelerdeki düzenlemelerin kaldırılmasını ve
hükümetlerin gelecekte de bu alanlara ilişkin düzenleme yapma yetkilerinin
sınırlandırılmasını istemiyor mu? (C) Neredeyse tam tersi.
İngiltere’deki finans sektörü benzeri özel sektör, gelişmekte olan ülkelerin
piyasalarını olabildiğince dünyaya açmaları gerektiğini, ancak bu şekilde
değişimi absorbe edebileceklerini düşünüyor. Bunun da ötesinde yalnızca GATS’ın
içindeki, Hükümetlerin yasal düzenleme yapma hakkının tanınmasına ilişkin
hükümle de yetinmiyor ve liberalizasyonun daha iyi yönetilebilmesi açısından
GATS’a verimlilik ve şeffaflıkla ilgili ek hükümler konması gerektiğini
düşünüyoruz. Bildiğiniz gibi liberalizasyon, yabancı yatırımcının yerli
yatırımcıyla eşit haklara sahip olarak faaliyet gösterebilmesidir, mutlak bir
kuralsızlaştırmayı gerektirmesi şart değildir. (S) AB ve ABD Hükümetlerinin
GATS’ın mimarisini değiştirerek , ülkelere tek tek sektörlerde belli taahhütlerde
bulunma şansı tanımak yerine müzakerelerin geniş bir sektörel yelpazede sürmesini
zorlayan tavırları sermaye çevrelerince de takdir ediliyor mu? (C) Biz, AB ve ABD’nin GATS’ın
mimarisini değiştirmeye çalıştığını filan düşünmüyoruz. (S) STK’lar, GATS’ın yeni
müzakereleri sonunda sağlık, eğitim ve sosyal hizmetler gibi temel bazı kamu
hizmetlerinin çok uluslu hizmet şirketlerinin emrine tahsis edileceğini söylemekte
haklılar mı? (C) Hiç kimse bir ülkeyi kendisine
zarar verecek bir şeyi yapmaya zorlayamaz. GATS’a göre, Hükümet makamlarınca
verilen ve ne ticari bir özelliğe sahip ve ne de bir veya birden fazla hizmet
şirketinin faaliyet konusu ile rekabet halinde olmayan hizmetler anlaşma kapsamına
dahil edilmeyecektir. GATS’taki bu kuralı
değiştirmeye çalışan herhangi bir DTÖ üyesi varsa bile bizim bundan haberimiz yok.
Ancak, görünüşe bakılırsa belli hizmet alanları zorunlulukla da olsa GATS kapsamı
dışında tutulduğu için hoşnutsuz bazı gruplar var. Hizmet endüstrisi GATS’ın
Hükümetlerarası bir anlaşma olduğunu kabul etmekte ve böylesi bir yapının
Hükümetlere tek tek hangi alanları liberalizasyona açıp, hangilerini açmayacakları
konusunda düzenleme yetkisi tanıdığının bilincindedir. (S) Özellikle bazı gelişmekte
olan ülkelerin yoksul halkları yabancı çok uluslu şirketlerin gerek fiyat
düzeylerini yukarı çekme ve gerekse ürün ve hizmet kalitesini geriletme gibi kar
hedefine yönelik fakat toplumun canını yakan uygulamalarına tanık olduklarını
belirtiyor, buna ne diyeceksiniz? (C) Yabancı sermayenin gittiği
ülkeye medeniyet, teknoloji, kalkınma, refah ve modernlik getirdiğini gösteren
sayısız örnek vardır. Örneğin İspanyol Telekom Şirketinin Brezilya ve
Arjantin’de yaptığı yatırımlar hem tüketicinin daha geniş bir yelpazede seçim
yapabilmesini sağlamış hem de fiyat düzeylerini aşağıya çekmiştir. Meksika’daki
yabancı bankaların yatırımları özellikle son mali kriz sırasında ülke ekonomisine
istikrar getirmiştir. Hindistan’da enerji sektörüne yapılan yabancı yatırımlar
ülkedeki kronik enerji açığı sorununun aşılmasına yardımcı olmuştur.
TESCO’nun Macaristan’daki yatırımları fiyatları aşağıya çekmiş, kalitenin
artmasını sağlamıştır. (S) Zengin-yoksul arasındaki
uçurum günden güne artıyor. Bu bile ticari liberalizasyonun gelişmekte olan ülkeler
açısından zararlı olduğunu göstermiyor mu? (C) Zararlı olmakmı, kesinlikle
hayır. Ticari liberalizasyon tüm dünya gelilmesi ve toplam büyümeyi hızlandırmış
bir süreçtir. Belki başka bir tespit yapılabilir ve örneğin bazı ülkelerdeki
gelişme diğer bazılarına oranla çok daha hızlı ya da tam tersi yavaş oldu
denilebilir ki bu ve bunun yol açtığı
milli gelir farklılıkları doğrudur. (Chris Keene) |