mai ve küreselleşme karşıtı çalışma grubu

BÜLTEN-43

Türkiye MAI ve Küreselleşme Karşıtı Çalışma Grubu

7  Şubat 2002

Çalışma Grubumuzun 92’inci Olağan toplantısında tartıştığı konulara ait notlar ile Küreselleşmedeki son gelişmelere ait haberler.

 

·      Porto Allegre’de açış konuşması yapan küresel kapitalizmin amansız eleştirmeni John Cavanagh, enerjilerin artık IMF, DB ve DT֒den bu kurumların gerisindeki şirketlere kaydırılması gerektiğini, Enron isimli şirketin iflas etmesinin de serbest piyasa sisteminin sonuna gelindiğini gösteren kanıtlardan biri olduğunu, belirtti. Porto Allegre katılımcıları arasında Exxon Mobil, IBM ve Monsanto gibi şirketlere yönelik protestolar yapılması için hazırlık yapılması konusunda anlaşma sağlandı. Bazı katılımcılar da Enron skandalı ışığında şirketlerin kökten reform edilmelerine yönelik talepler üzerinde görüşme yapmak üzere toplandı. (Financial Times, 4 February 2002By, James Harding and Raymond Colitt in Porto Allegre)

 

·       5 Şubat tarihli Financial Times’da yayınlanan Raymond Colitt’in makalesinde, Porto Allegre’deki küreselleşme karşıtları aslında küreselleşmeye karşı olmadıkları ve asıl istedikleri DT֒nün TRIPS ve benzeri bazı anlaşmaları ile örgütün yapısının reform edilmesi, küresel karar mekanizmalarına daha geniş çaplı , daha adil bir katılıma izin verilmesi, demokrasinin küreselleşmesi olduğu belirtiliyor. Aynı makalede, çeşitli bölgesel forumların toplanması ve 2004 yılındaki sosyal forum zirvesinin Hindistan’da yapılması konularında ortaklaşıldığı belirtiliyor. (Financial Times: Feb 5, 2002)

 

·       WEF’in 1 Şubat günü yayınladığı  934 kelimeden oluşan araştırma sonuçlarına göre, dünya nüfusunun %67’si ekonominin küreselleşmesi sürecini destekliyor, yani her 10 kişiden 6’sı küreselleşmenin kendi yararlarına olduğunu ve küreselleşme hızlandıkça daha fazla nemalanacaklarını düşünürken, her 5 kişiden yalnızca 1’i küreselleşmeyi olumsuz bir süreç olarak tanımlıyormuş. Araştırmaya göre küreselleşme yanlılarının sayısında geçen yıla oranla artış varmış ve bu artış özellikle de ABD ve Avrupa’da dikkat .ekici düzeydeymiş. Bir diğer “ilginç” sonuç ta yoksul ülke halklarının küreselleşmeden daha fazla umutlu olmalarıymış. Diğer yandan aynı anket cevaplayıcılarının çoğunluğu küreselleşmenin çevresel sorunları ve yoksulluğu daha da arttıracağı, işsizliği de körükleyeceği endişesini taşıyorlarmış(!!!) Özellikle G7 halkları, küreselleşmeden yoksul ülkelerin de zenginler kadar pay aldığına inanmıyorlarmış. Araştırma, çoğunluğu G20 ülkelerinden olmak üzere toplam 25000 kişiyle telefon görüşmesi üzerinden Ekim-Aralık 2001 tarihlerinde yapılmış. Her ne kadar her 10 kişiden 6’sı küreselleşme konusunda pozitif görüşe sahip olduğunu söylediyse de, iş kesin bir kanı belirtmeye geldiğinde küreselleşmeye tam olarak güzendiğini belirtenlerin sayısı 7’de 1. Küreselleşme konusunda olumsuz düşüncelere sahip olanların çoğunluğu ise 2001’de ekonomik kriz yaşayan Arjantin ve Türkiye’den olmuş. Başta Almanya ve G.Kore olmak üzere pozitif görüşlerin geçen yıla oranla dikkate değer ölçüde arttığı 9 ülkeye karşın, birincisi Türkiye olmak üzere 5 ülkede olumsuz görüşler güçlenmiş. (WTO-Info- WEF Survey on Globalisation)

 

·       ABD’ndeki Rekabetçi Telekomünikasyon Birliği (Comp Tel) , ABD Ticaret Bakanlığına uyarıda bulunarak, Brezilya, Çin, Kolobiya, Fransa, Almanya, Hindistan, Irlanda, Japonya, Meksika, G.Afrika ve İsviçre’den oluşan 11 önemli ticari partnerin DTÖ nezdinde düzenlenmekte olan GATS ve Temel Telekomünikasyon anlaşmaları ile bunlara bağlı sözleşmelerden hoşnut olmadıkları, bu anlaşmalara imza koymalarından dolayı gurur duymadıklarına dikkat çekti. Comp Tel tarafından 2001 yılında yapılan araştırmaya göre bu yılki araştırma, küresel anlaşmalardan şikayetçi olmayan ülkelerin sayısının iki katına çıktığını gösteriyor. Comp Tel’in ABD Ticaret Bakanlığınca izlemeye alınmasını talep ettiği ülkeler ise potansiyel sorun olma noktasına gelen Belçika, Luxemburg ve İspanya. Comp Tel’in bu araştırmaları yaptırmasının nedeni ise, liberalize edilen ticaret rejiminin gelişmesiyle birlikte çok sayıda Comp Tel üyesinin (ABD’li telekom şirketleri) çok sayıda ülkede muazzam yatırımlar yapmış olması ve bu şirketlerden bazılarının, ev sahibi Hükümetlerce çıkarılan yasalarla ve örneğin yüksek hat ücretleri talep edilerek mağdur ediliyor olması. Comp Tel üyelerini rahatsız eden bir başka mesele ise yatırım yaptıkları pek çok ülkede Telekom kurumlarının bağımsız (Kimden ? ve Neden bağımsız?) otoriteler olmayışı. (Financial Times archive, Feb 1, )

 

·       GATS görüşmelerinde sıra SU’ya geldi. GATS Hizmetler Komitesinin son toplantısının resmi tutanaklarına geçen tartışmalar SU meselesinin hayli çekişmeli geçeceğine de ışık tutuyor. AB delegasyonu toptan su kaynaklarının liberalizasyonunun da su dağıtım konusuyla aynı anda ele alınması gerektiğinde direnirken, Kanada müzakerecileri su kaynaklarının GATS içine dahil edilemeyeceğinde ısrar ediyor. Hizmet Komitesi Başkanının görüşü ise daha ilginç : “Tüm müzakere tarafları hangi hizmet sektörünün liberalize edilip, hangilerinin liberalize edilmeyeceğine “özgürce” karar verebilecekleri için, konular üzerinde kapsam içi ya da kapsam dışı gibi bir tartışmanın anlamlı olmadığını, bu konunun ülke istisnaları bölümünde her ülkenin keyfiyetine göre belirlenmesinin daha uygun olduğu” biçiminde özetlenen Başkanlık görüşü , SU meselesinde sorunun ülkeler arasındaki pazarlıklara bırakılmasını savunuyor. Başkanın görüşü kabul görecek olursa, SU kaynaklarını liberalize etmeyi taahhüt eden bir ülke, tüm DTÖ üyelerinin benzer talebini de karşılamak zorunda olacak. (FOE-Europe)

 

·       DTÖ Hizmet Komitesinin resmi toplantısına ilk kez 44 kişilik bir delegasyonla katılan Rusya, gerekli reformların tümünü yapma konusunda çeşitli sıkıntılarla karşılaştıklarını fakat mal ticareti konusunda gümrük vergilerini indirmeyi başardıklarını belirtti. Rusya’nın ve Ukrayna’nın yanısıra DT֒ne tam üyeliğe hazırlanan 27 ülkenin öncelikle 25 tanesinin giriş prosedürlerinin en kısa zamanda tamamlanacağını belirten DTÖ Başkanı Mike Moore, Rusya’nın örgüte dahil olmasının küreselleşme sürecini ileriye itecek bir dinamik olacağını da dile getirdi. Ocak ayının son haftasını Cenevre’deki DTÖ Genel Merkezinde çalışmalara katılarak geçiren 44 kişilik Rusya delegasyonunun görüşme yaptığı konular arasında telekomünikasyon piyasası, Rus piyasasına girişteki engellerin kaldırılması, gümrük düzenlemelerinin revize edilmesi, tarım, bankacılık, sigortacılık sektörlerinin yeniden yapılandırılması ve yabancı yatırımcıların koruma altına alınması bulunuyor. (Conress Daily, January 25 2002)

 

·       Brezilya CNM-CUT Sendikası, ülkedeki şiddet olaylarının giderek arttığını bildiriyor. Esas olarak CUT üyeleri, sendika yöneticileri ve Brezilya Emekçileri Partisinin üyelerine yönelen bu saldırılarda, kurbanların önce faili meçhul kişilerce kaçırıldığı, ardından da hunharca katledildiği belirtiliyor. CUT üyeleri ve Emekçiler Partisinin militanlarının hergün sayısız tehdit telefonları aldığı, son olarak ta Sao Paolo ilçe belediye başkanlarından biri olan fakat aynı zamanda Brezilya Emekçileri Partisinin aktif üyelerinden biri olan Celso Daniel’in geçtiğimiz haftalarda kaçırılarak katledildiği belirtiliyor. Ayrıca, Brezilya’da her yıl 40.000 kişinin öldürüldüğü, 53 milyon Brezilya’lının ise yoksulluk sınırının altında, toplumdan tamamen dışlanmış bir şekilde yaşamaya mahkum edildiği de gelen haberler arasında (International Metalworkers’ Federation Bulletins 04/2002)

 

·       Volkswagen tarafından başlatılan “Çocuklarımız için küçük bir değişim” başlıklı kampanya tüm AB ülkelerine yayıldı. Bu yıl başında tek para birimi (Euro) uygulamasına geçen 12 AB ülkesinde, bundan önceki dönemde kullanılmakta olan ulusal paralar zaman içinde tedavülden kalkacak. İşte, bu ulusal paraların madeni olanlarını toplayarak sokak çocuklarına destek sunmayı amaçlayan kampanya fikri de buradan çıkmış. VW’nin, sadece 12 AB ülkesindeki istihdamı 200.000 kişi dolayında. 12 EMU ülkesinde toplam 22 VW  üretim birimine konan dev kumbaralarla, VW çalışanlarının eski madeni paralarının toplanması ve sokak çocuklarına destek sağlanması amaçlanıyor. Kampanya, VW’nin ticaret yaptığı veya kısmen ortak olduğu  Audi, Bentley, Rolls Royce, Seat, Skoda işletmeleriyle , VW’nin taşeronlarında da uygulanıyor. VW Euro ekibi tarafından önerilen kampanyaya “Geleceğimiz için 1 saat” adı da veriliyor. (IMF Bulletins 04/2002) YORUM: Bu kampanyada, VW şirketinin katkıda bulunup bulunmayacağından hiç bahsedilmemesinden kampanyanın sadece VW çalışanları üzerinden yürütülmekte olduğu anlaşılıyor. Ve yine işçilerin sırtından kazanılan bu sevap, “şirketlerin sosyal sorumluluğu” hanesine bir (+) olarak  kaydediliyor.)

 

·       İngiltere’deki Airbus çalışanları, önümüzdeki 2 yıl boyunca işten atılmama garantisini elde etmek pahasına maliyetlerin, yani işçi ücretlerinin kısılmasına razı oldu. Airbus’ın siparişlerinde 2001 yılı içinde %30 civarında bir gerileme gerçekleşti ve 2002 yılının ilk yarısı için de benzer eğilimin devam edeceği öngörüsünde bulunuluyor. Filiton’daki uçak kanadı, iniş takımları, benzin deposu ve kanat için yedek parça üretimi yapan Airbus fabrikasındaki 1200 işçi , çalışma haftasının 35 saate indirilmesi, ücretlerin düşürülmesi, bu yıl ücret zammı yapılmaması ve fazla mesainin kaldırılması gibi hükümlerden oluşan anlaşmayı kabul etmek zorunda kaldılar. Airbus’ın Broughton’daki kanat imalatı fabrikasında ise 35 saatlik çalışma haftası, haftada 4 işgünü çalışma , fazla measinin kaldırılması koşulları çalışanlar tarafından kabul edildi. Tüm bunlara ilaveten, Airbus’ın askeri uçak üreten bölümüyle ilgili lark ta kötü haberler ulaşmaya başladı. 18 Aralık 2001’de 8 AB devletinin üzerinde mutabakat sağladığı 196 adet yeni airbus 400M askeri uçak filosundanm oluşan muazzam savunma projesinin, filodaki uçakların 73 tanesine talip olan Almanya’nın , parlamento düzeyinde yaşadığı bazı problemler dolayısıyla tehlikeye girdiği belirtiliyor.  (IMF Bulletins 04/2002)

 

·       BM, 8-12 Nisan 2002 tarihlerinde Madrid’de “Nüfusun Yaşlanması” konulu II. Asemblesini düzenliyor. Dünya Sendikalarına bir duyuru yaparak, asembleye gereken ilginin gösterilmesi uyarısında bulunan ICFTU’nun çağrı metninin sonuna eklediği not oldukça dikkat çekici : “Hatırlatmak istediğimiz önemli bir eğilim vardır. Özellikle gelişmiş ülkelerde yaşlanan nüfus bahane edilerek sendikaların uğrunda onyıllarca mücadele ederek kazandıkları en temel haklardan biri olan sosyal güvenlik sistemleri sorgulatılmaya çalışılmaktadır. Diğer yandan ciddi ekonomik sorunlarla boğuşan geçiş ekonomilerinde de özel emeklilik sistemleri ile özel sağlık sigortası sistemleri ekonomik sıkıntılar bahane edilerek yürürlüğe konmaya çalışılmakta, sosyal sistemini oluşturma yönünde girişimde bulunan diğer bazı ülkelerdeki yönetimler ise geri adım atmaya zorlanmaktadır. ICFTU üyelerinin bu uyarıları dikkate alarak BM asemblesine aktif katılım göstermeleri önemle rica olunur. ICFTU Sekreteryası”    

 

Türkiye MAI ve Küreselleşme Karşıtı Çalışma Grubu