- İsviçre Hükümeti, üniversite rektörleri ve
Avrupa Üniversiteler Birliğinden yükselen tüm tepkilere rağmen, yüksek
öğretim sistemini yeni GATS anlaşmasına uygun hale getirme amacıyla bir dizi anlaşma
imzalamaya hazırlanıyor. İsviçre’de iktidardaki Radikal Özgür Demokrasi Partisi,
kamu üniversitelerinin özel üniversitelerle daha yüksek düzeyde rekabet edebilmeleri
için piyasa ekonomisine açılmasını öngören yeni GATS hükümlerini desteklediğini
açıklamıştı. Avrupa Üniversiteler Birliği EUA ise, AB’nin daha 1995 yılında
imzaladığı GATS anlaşması çerçevesinde liberalize etmeyi taahhüt ettiği 12
sektörden birinin eğitim sektörü olduğunu bildiği halde, AB Komisyonunun DTÖ ile
yaptığı ön anlaşmalara tepki göstermiş, ciddi eleştirilerde bulunmuştu. İsviçre
ulusal öğrenciler birliği VSS ise, GATS anlaşmalarının bu ikinci tur
görüşmelerinin ülke yasalarına geçirilmesi halinde tüm kamu hizmetlerinin
piyasalaştırılması yolunda ilk önemli adımın atılmış olacağını belirtiyor.
İsviçre hükümetinin olası anlaşmalarla ilgili bilgileri kamu oyuna duyurmaktan
kaçınmasını protesto etme amacıyla Temmuz ayında 1000’i aşkın öğrencinin
katılımıyla Cenevre’de bir gösteri yürüyüşü düzenlendi. Hazırlığı yapılan
yeni anlaşmaların hükümleri uyarınca, Hükümetin bütçeden eğitime aktardığı
–son dönemde zaten yeterince kısıtlanmış olan- fonlar azaltılacak. (Tania
Peitxker, Berne : Swiss: do not leave us in dark over GATS, 23 August 2002)
- DTÖ’nün yeni Genel Başkan adayı S.Panitchpakdi, 16
Ağustos günü, görevi sırasında kendisine yardım edecek 4 başkan yardımcısını belirlediğini açıkladı.
Belirlenen bu başkan yardımcıları, G.Başkanın 1 Eylül 2002’de başlayıp 3 yıl
boyunca devam edecek başkanlığı dönemince görevde kalacak. Başkan yardımcılığı
görevini üstlenecek isimler: Rufus H. Yerxsa: ABD’nin eski Ticaret
Temsilcisi Yardımcısı ve GATT anlaşmasının eski daimi temsilcisi, Yerxsa, 1998
yılından beri dünyanın en büyük tohum tekellerinden Monsanto’da hukuk
danışmanı olarak çalışıyor; 40 yıllık kariyerine İngiltere Ticaret
Kurulu üyeliği ile başlayan Roderick Abbott, kısa süre öncesine
kadar AB Komisyonu Ticaret Genel Başkanlığında Başkan Vekili olarak görev
yapmaktaydı, Abbott, Komisyonun Cenevre(DTÖ)deki temsilciliğinin de eski başkanı, Abott,
Kennedy ve Uruguay Raundları sırasında AB delegasyonunun başında olan
kişiydi; Kipkorir Aly Azad Rana: Kenya’nın DTÖ’deki ve BM’deki en kıdemli
temsilcisi ; ve son olarak Francisko Thompson: halihazırda Brezilya’nın Uruguay
büyük elçiliği görevini yürüten Thompson aynı zamanda Breizlya’nın ticari
ataşesi. (Intl. Trade Reporter, Volume 19 Number 34 August 22, 2002 World News)
- Avrupa Komisyonu
Sözcüsü 22 Ağustos günü yaptığı bir açıklamayla AB
hükümetlerini Enerji sektörlerini daha fazla gecikmeden serbest piyasaya açmaları
için uyardı. Aslında Avrupa enerji piyasası, 90’ların başından
beri başlamış bulunan liberalizasyon dalgası sonucunda zaten oldukça parçalanmış
bir yapıda. Fakat Komisyon, geçen yıldan beri tekrarlamakta olduğu çağrılarla AB
ülkelerini bu yolda daha büyük adımlar atmaya zorluyor. Komisyon sözcüsü
tarafından yapılan açıklamada, özellikle petrol ve elektrik piyasalarının 2005
yılına kadar tamamen liberalize edilmesi yönündeki kararın uygulanmasında beklenen
ilerlemenin sağlanmamış olmasından kaygı duyulduğunu belirterek “Barselona
zirvesinde varılan politik mutabakattan fazlasıyla memnunuz ve umuyoruz ki bu mutabakat
gecikmeksizin hayata geçirilecektir” dedi. Sektör sanayicileri, Barselona zirvesinde,
Fransız hükümeti tarafından yapılan “sektörün tümden liberalize edilmesi
halinde, sonunda California’da yaşanan krizin benzeri bir durumla karşılaşma
riski” uyarılarına yanıt anlamında görece soft bir mutabakat çıkmasından
rahatsızlık duyduklarını belirtirken AB liderleri, nereji tüketim piyasasının
%60’ını oluşturan sanayi şirketlerinin elektrik veya petrolü kimden satın
alacakları konusunda özgür karar verebilmeleri gerektiğine ve AB’nin de bu kararı
destekleyici nitelikteki adımları 2003 Mart’ından önce atması gerektiğine karar
verdiler. Ancak AB hükümetlerinin bakanları bu konudaki uyum yasalarının
çıkarılması için henüz herhangi bir adım atmış değiller. (Financial Times:
August 23 2002, By Daniel Dombey in Brussels)
- Japonya ve ASEAN ülkeleri arasında yeni bir serbest bölge
anlaşmasının hazırlıkları yapılıyor. Japonya ile ASEAN ülkeleri
arasındaki ekonomik bağların güçlendirilmesi amacıyla önümüzdeki yıl müzakere
edilmeye başlanacak olan serbest bölge anlaşması kapsamına giren konular arasında
ticaretin yanı sıra bilgi teknolojileri, çevre ve enerji sektörleri, rekabet
politikaları, fikri mülkiyet hakları da bulunuyor. Japonya ve ASEAN’ın toplam
nüfusu 590 milyon kişiden oluşan bir pazarı temsil ediyor ve bu büyüklük, toplam
dünya nüfusunun %11 ine, dünya toplam gelirinin %18’ine denk düşüyor. Asya
basınında yer alan yorumlara göre, bu girişimin başını çeken Japonya’nın esas
hedefi Çin ile rekabet edebilecek güce ulaşmak. Zira Çin, Kasım ayında ASEAN
ülkeleriyle 10 yıl süreli bir serbest ticaret anlaşması imzalayacak. Bu anlaşmaya
dayalı olarak ilgili ülkelerin dev çok uluslu şirketleri de muazzam işbirliği
planları yapmaktalar. Bunlardan bir tanesi uzay-havacılık sanayinin devleri arasında
görüşülmekte ve Doğu Asya’da da bir Airbus yaratılmaya çalışılmakta. Ayrıca
bir Asya TV networkü kurulmaya çalışılıyor ve CNN’nin de adı geçiyor.
ASEAN’ın üye ülkeleri: Brunei, Kamboçya, Endonezya, Laos, Malezya, Myanmar,
Filipinler, Singapur, Tayland ve Vietnam. (The Japan Times, September 8, 2002 By Bandar
Seri Begawan (Kyodo))
- Johannesburg Zirvesi sırasında ele geçen gizli bir rapor,
Kanada hükümetinin 2003 yılında
Meksika-Cancun’da yapılacak 5. Bakanlar Konferansında, bakanlar kurulundan extra yetki
alarak MAI anlaşmasının yeniden ele
alınmasını sağlama kararlılığında olduğunu ortaya çıkardı.
|