mai ve küreselleşme karşıtı çalışma grubu


BÜLTEN-56

Türkiye MAI ve Küreselleşme Karşıtı Çalışma Grubu

20 Ekim 2002

Çalışma Grubumuzun 106'ncı olağan toplantısında tartıştığı konuların notları ile küreselleşmedeki son gelişmelere ait haberler.

 

  • Johannesburg Sürdürülebilir Kalkınma Zirvesinden Notlar: Zirvede alınan kararlar arasında Dünya Bankasının Hint halkına temizlik ve hijyen dersleri vermesiyle ilgili devasa bir proje de yer alıyor. Hindistan’ın Kerala bölgesinde başlatılan proje, bölge halkının şaşkın bakışları ve sorularına karşın devam ediyor. Hint’li bir kalkınma ekonomisi profesörü olan Jayakumar “Neden Hindistan’da okur yazar oranının en yüksek olduğu bölgelerin başında gelen Kerala, neden hijyen konusunda son derece bilinçli olan Kerela halkı? Diye sormaktan kendimi alamıyorum. Çünkü, DB’nın raporundaki iddialardan yola çıktığım ve çocuklardaki ishal hastalığının yalnızca elleri sabunla yıkamak suretiyle yarı yarıya azalacağını doğru ve bilimsel bir savmış gibi kabul etsek bile, Kerala’da çocuk ishali hemen hemen yok denecek kadar azdır.” Evet, araştırmayı biraz daha derinleştirdiğimizde gerçekten olayın arka planında temizlik hedefinin değil, çok uluslu şirketlerin sabun ve temizlik malzemeleri satışlarında patlama yaratmak olduğunu görüyoruz. “Gelin daha çok sabun kullanalım, hayatları kurtaralım” sloganıyla uygulamaya konan bu projenin gerisinde Unilever, Colgate, Palmolive ve Procter&Gamble isimli ulusötesi temizlik malzemesi şirketleri bulunuyor. BM ve Hükümetlerin patronajı altında faaliyetlerini ve daha da önemlisi pazarlarını genişletmeye çalışan bu şirketler adına açıklama yapan bir şirket sözcüsü bu durumu “Herkesin kazanacağı bir durum”(win-win situation) olarak tanımlıyor ve bu yeni pazarın yaklaşık her yıl 20 milyar Dolar ek kazanç anlamına geleceğini ekliyor. Dünya Bankası, daha önce Endonezya’nın Java kentinde de yerli halk üzerinde aynı projeyi uygulamış ve sapindus rarak adı verilen doğal bir temizlik ürününü kullanan yöre halkını şirketlerin markalı kimyasal bileşimli sabunlarını kullanmaya alıştırmaya çalışmıştı. Proje, bölgede bir süreden beri devam eden UNICEF’in hijyen eğitimi programlarında toplumda yaratılmış olan eksikliği doldurmayı amaçlıyor. (Dr. Sudhirendar Sharma, Ecological Foundation, New Delhi 110063)

 

  • MAI Anlaşması aynen DT֒ye taşındı: 1999 yılı başından beri muhalif örgütlere DTÖ içinde tartışılan yatırımlar başlıklı konunun MAI ile hiçbir alakası olmadığını söyleyen A.Komisyonunun gerçekleri gizlediği artık tamamen netlik kazandı. DTÖ-Ticaret ve Yatırımlar arasındaki ilişkilerden sorumlu çalışma grubu 16-18 Eylül tarihlerinde 2002 yılının ikinci toplantısını yaptı. Yapılan bu son toplantıda, 2003 Eylül ayında Cancun’da DTÖ üye devletlerinin onayı ile müzakerelerine başlanacak konu başlıkları netleştirildi ve meselenin hiç te A.Komisyonunun 3 yıldır her yerde tekrarladığı gibi çık dar konulardan oluşmadığı, aksine MAI anlaşmasının bütün içeriğinin aynen tartışıldığı ortaya çıktı. Çalışma Grubu bu konudaki son toplantısını 2-3 Aralık tarihlerinde yapacak ve hazırlanan nihai raporda 2003 yılı için bir yol haritası da yer alacak. Raporda konular dört ana başlıkta ele alınıyor: Yatırımlar, Rekabet, Hükümet Satın Almaları ve Ticaretin Kolaylaştırılması. Bilindiği gibi Avrupa Birliği kurumları uzun zamandan beri Singapur konuları adı verilen ve yukarıda sayılan dört konu başlığının kesinlikle MAI anlaşmasına benzemeyeceğini tekrarlayıp duruyordu. Fakat geçen hafta ABD ve Çin Taipei Pandora’nın kutusunu açmaya karar verdi ve bu iki ülkenin DT֒ye sunduğu önergede, kısa vadeli portföy yatırımlarının, yabancı yatırımlardan ayrı tutulamayacağını çünkü kısa vadeli finans yatırımlarının dünya finans piyasalarının geliştirilmesinde kilit bir öneme sahip olduğunu belirtti. ABD’nin geçmişten beri savunduğu bu argümana karşılık ileri sürülen Asya Krizi savları eskimiş olacak ki, ABD bu sefer de çarenin portföy yatırımlarını kısıtlamak olamayacağı tam tersine bu sektörün geliştirilmesiyle krizin aşılabileceği tezini savundu. Öte yandan, gelişmekte olan ülkelerin çoğunun, daha “yatırım öncesi” kavramının anlamından bile haberdar olmadığı biliniyor. Çin Taipei ise, sunduğu önergede yabancı yatırımcılara özel bir koruma sağlanması gereğinden yani yapılacak çok taraflı bir anlaşmada mutlaka uluslar arası tahkim hükmünün de yer almasını istiyordu. ABD’nin önergesine karşı çıkan birkaç tane ülke arasında Brezilya, Hindistan ve Malezya bulunuyor. ABD’nin portföy yatırımlarının da dahil edilmesine ilişkin önerisi, TRIPS anlaşması kapsamındaki sözleşme ve telif haklarını da kapsıyor. Shefali Sharma, Institute for Agriculture and Trade Policy Geneva)

 

  • DTÖ Dünya sermayesinin Body Guardı mı? Ortaya çıkan resmi dokümanlar, DT֒nün body guardlığını üstlendiği dünya sermayesinin İngiltere’nin kamu hizmetlerine göz diktiğini belgeliyor. Geçtiğimiz hafta kamu oyuna yansıyan resmi belgelerde, İngiltere hükümetinin başta eğitim ve sağlık olmak üzere tüm sosyal hizmetler ve hatta yaşlı bakım evlerinde bile yatırım ve ticaret engellerini kaldırması isteniyor. Talepler arasında, posta ve kurye hizmetleri de bulunuyor ve hükümetten radyo ve yayın sektörüne yapmakta olduğu desteklemelere son vermesi de isteniyor. Bu taleplerin resmi makamlarca değerlendirmeye alınması halinde geleneksel BBC’nin bile geleceğinin riskte olduğu bildiriliyor. Bu detaylar, hükümetin geçen hafta yayınladığı “DT֒deki yeni GATS anlaşmasında son gelişmeler” başlıklı raporda yer alıyor. İngiltere’deki hizmet sektörünün Yurt İçi hasılaya katkısı %70 civarında ve bu sektörde çalışanların sayısı 23 milyon. (Nick Mathiason Sunday October 13, 2002 The Observer)

 

  • Avrupa Birliği ile Şili arasında imzalanacak olan ikili ticaret anlaşmasına son şekli verildi. Taslak metnin özellikle hizmet liberalizasyonu ile ilgili bölümleri tamamen GATS Anlaşmasının yeni şeklinden alınmış hatta cümleler bile değiştirilmemiş : “Ulusal yasal düzenlemeler, politik hedeflerin gerektirdiğinden daha fazla kısıtlayıcı olmayacak...”. (go to http://europa.eu.int/comm/trade/bilateral/euchlagr)

 

  • TABD-Atlantik Ötesi Sermaye Diyaloğu 7-8 Kasım tarihlerinde Şikago’da toplanıyor. İş aleminin en üst düzey yetkililerinin yanı sıra ABD ve AB’nin liderlerinin de katılacağı toplantının gündeminde gerek AB ve gerekse ABD’de ticaret önündeki engellerin kaldırılmasına hız kazandırılması; DT֒deki MAI müzakerelerinin aksatılmadan sürdürülmesinin sağlanması; gelişmekte olan ülkelerde kapasite inşaası faaliyetlerine devam edilmesi ve özel sektörün güçlendirilmesi; bilgilerin mahremiyeti konusuna birincil öncelik verilerek elektronik ticaret sektörünün işler hale getirilmesi; tüm dünyada sermaye piyasalarının geliştirilmesi gibi konular bulunuyor. TABD toplantısına AB tarafından getirilecek önerinin ise AB-ABD sermaye piyasalarının daha faal hale getirilmesi için iki blok arasındaki finansal işbirliğinin geliştirilmesi olduğu bildiriliyor. (International Trade Reporter Volume 19 Number 39, October 3, 2002)