mai ve küreselleşme karşıtı çalışma grubu

 

BÜLTEN - 66

Türkiye MAI ve Küreselleşme Karşıtı Çalışma Grubu

30 Nisan 2003

Çalışma Grubumuzun 119. olağan toplantısında tartıştığı konular ile küreselleşmedeki son gelişmelere ilişkin haberler.

 

  • Tarım müzakerelerinde Doha incesi AB-ABD yakınlaşması. Cenevre’de devam eden AoA-Tarım’da liberalizasyon müzakerelerinde uzun süreden beri devam eden AB-ABD çatışması yerini uzlaşmaya bırakmış gibi görünüyor. 28 Nisan günü yapılan toplantıda ABD tarım ataşesi, tarım ürünlerine uygulanmakta olan gümrük vergilerinin kaldırılmasının piyasalara serbest giriş açısından tarımda devlet desteklemelerinin kaldırılmasından daha önemli olduğunu belirterek Avrupa Birliği’ne bir zeytin dalı uzattı. Kuşkusuz uzatılan bu zeytin dalı karşılığında ABD’nin de kendi adına bir çıkarı olacak. Fakat gelinen noktada iki ekonomik blok arasında tarım konusunda geriye kalan tek sorun, gümrük vergi indirimlerinin hangi düzeyde olacağı konusu. Bu konunun ve diğer yani AB-ABD uzlaşmasına ilişkin tartışmanın Cancun’a ertelenebileceği belirtiliyor fakat tarım ülkelerinden Cancun’da da ciddi bir tepki gelmesi beklenmiyor, zira onların tek beklentisi piyasalara girişin önündeki engellerin kaldırılması ki bu da ABD’nin uzlaşma paketinin ana eksenini oluşturuyor. Öte yandan tarım üreticisi ülkeler (Cairns Group) normalde her üç ayda bir toplanması gerektiği halde geçtiğimiz eylül ayından beri bir araya gelmiyor. Bunun nedeni ise konuların giderek daha teknik hale gelmiş olması ve devletler arası çıkar çatışmalarının daha belirgin hale gelmiş olması. Bu ülkeler arasındaki en ciddi tartışma stratejik ürünlerle ilgili ve henüz piyasalara serbest giriş konusunda bir mutabakat sağlanabilmiş değil. Buna karşın, ihracat desteklemeleri ve ulusal ölçekteki desteklemeler konusunda belli bir anlaşma sağlanabilmiş durumda.  Bu ülkelerin Cancun’dan önce Cenevre’de bir bakanlar kurulu toplantısı yapmaları bekleniyor. (Quick Update on AoA negotiations 28 April, Aileen Kwa, Focus)

 

  • Hindistan’ın GATS talep ve taahhütlerine ilişkin nihai listesini Mayıs ayı ortalarında teslim etmesi bekleniyor. Hindistan Ticaret Bakanlığı Sekreteri SN Mennon, ülkesinin halihazırda mimarlık, sağlık, bilgisayar, turizm, denizcilik, ticaret ve finans alanlarındaki taleplerini ilettiğini; geri kalan muhasebe ve mali müşavirlik, inşaat ve müteahhitlik hizmetleri ve mühendislik ve bağlantılı hizmetlerle ilgili taleplerini de en kısa sürede ileteceğini bildirdi. Mennon, sayılan bu sektörlerde Hindistan’ın dünya piyasalarına açılmasının ülke açısından son derece önemli olduğunu vurgularken; GATS anlaşmasıyla birlikte ülkenin ciddi bir rekabet baskısıyla karşı karşıya kalacağını da bildiklerini belirtti. Hint’li bigi teknolojisi şirketlerinin son döenmde özellikle Hollanda ve Malezya’da karşı karşıya kaldıkları taciz ve yıldırma girişimleriyle ilgili olarak, Hindistan’ın bu alandaki gücünün, şiddet yoluyla zayıflatılmaya çalışıldığını ileri sürdü ve GATS müzakerelerinin ülkesi için büyük bir öneme sahip olduğunu, 1995’te 6.7 milyar$ olan hizmet ticareti cirosunun 2001 yılı itibarıyla 20.4 milyar $’a yükselmiş olmasının bu önemin en büyük göstergesi olduğunu belirtti. Hindistan’ın GATS çerçevesindeki en büyük avantajının gerçek kişilerin dolaşımı’nda olduğunu belirten Mennon, bilgi teknolojileri ile uzak mesafeden verilen eğitim hizmetleri gibi alanların Hindistan’ın diğer ülkelere oranla daha avantajlı olacağı sektörler olduğunu belirtti. (Stand at WTO on Services by May Business Standard, New Delhi, Published: April 18, 2003)

 

  • ABD’nin en güçlü şirketlerinden oluşan bir sermaye grubu, DT֒nün 2001 yılı Kasım ayında Katar/Doha’da başlattığı yeni raundun 2004 yılı sonunda tamamlanmasına güçlü kamu oyu desteği sağlamak amacıyla milyonlarca dolar değerindeki bir bütçeyle devasa bir kampanya başlatıyor. Bu muazzam kampanyanın ilk bilgileri, ABD-Sermaye Yuvarlak Masası Başkanı John Castellani tarafından, Cogress Daily gazetesine verilen bir ropörtajda ortaya çıktı. Castellani, kampanyanın Haziran ayı başında BRT medya grubunun Meksika, Kanada, Avrupa ve Japonya’daki şirketleri üzerinden başlatılacağını; reklam, TV ropörtajları gibi bir dizi iletişim aracı kullanılarak kamu oyunun yeni raundun tamamlanmasının kendilerinin menfaatine olacağına ikna edilmesinin amaçlandığını; gümrük vergilerinin ve diğer tarife dışı engellerin 2015 yılına kadar sıfırlanması halinde 3 trilyon dolarlık yeni bir varlığın yaratılmış olacağını ve kampanyanın raundun sonuna kadar devam ettirileceğini; bu kampanyaya Avrupa Sanayicileri Yuvarlak Masası, Kanada Yönetim Kurulu Başkanları Konseyi ile ICC-Uluslar arası Ticaret Odasının da katılacaklarını ; sayılan bu sermaye yapılarıyla bir arada koordine edilmiş etkinlikler düzenleneceğini, ortak bildiriler yayınlanacağını ve her bir grubun kendi ülke/bölgesinde konuyu popularize etme çabası göstereceğini belirtti. Castellani ayrıca, ABD Kongresine baskı uygulayarak Şili ve Singapur ile ABD arasında bu yıl imzalanması beklenen serbest ticaret anlaşmalarının kongreden geçmesini sağlayacaklarını, Şili’nin Irak savaşı konusunda BM Güvenlik Konseyinde ABD’ye destek vermemiş olmasının ciddi bir sorun yaratmayacağını sandığını, dünya çapında diğer pek çok sermaye grubunun serbest ticerat anlaşmalarının kapsamının genişletilmesi ve sayılarının daha da arttırılması yönündeki çabaları bildiğini fakat kendi örgütünün ABD Ticaret Bakanı Zoellick’e güvendiğini ve Zoellick’in başta Avustralya, G.Afrika, Fas ve Orta Amerika ülkeleri olmak üzere dünya ölçeğinde gösterdiği çabayı takdirle izlediklerini belirtti. (National Journal’s Congress Daily Trade – BRT Readies PR Campaign to back Global Trade Talks- By,Keith Koffler)

 

  • OECD üyeleri 28-29 Nisan tarihlerinde sarsıntı geçiren küresel ekonomiye güvenin yeniden tesis edilmesi ve savaş nedeniyle durağan bir sürece giren liberalizasyon müzakerelerinin kalındığı yerden ve hızla başlatılması için bir araya geldi. İki günlük toplantıda OECD’ye üye 30 devletin Maliye, Dış Ticaret ve Ticaret bakanları rüşvet ve yolsuzlukların önlenmesi, terörle mücadelenin finansmanı, şirketlerde yönetişimin geliştirilmesi ve başta Afrika olmak üzere gelişmekte olan ülkelerle daha iyi bir işbirliğinin sağlanması konularında görüşmeler yaptılar. Ayrıca, iletişim sanayiinin ekonomik büyümeye nasıl katkıda bulunabileceği ve OECD üyelik yapısının genişletilmesi ve özellikle de AB’nin yeni 10-12 üyesinin önümüzdeki 5 yıl içinde OECD’ye dahil edilmesi için gerekli koşulların hazırlanması gibi konular da görüşüldü. (International Trade Daily, April 28, 2003 )

 

  • Sermaye bakış açısından, Cancun’da başarıya ulaşmanın yolları ... Evet, bu 27-30 Mayıs tarihlerinde düzenlenecek bir konferansın program başlığı. Programın detaylarında ise az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin çıkar ve kaygılarının dikkate alınması; sorunlu konulara en iyi yanıtların geliştirilmesi; Singapur konuları olarak bilinen Yatırımlar ve Rekabet anlaşmaları (kısaca MAI) konusuna farklı yaklaşımların önceden bilinmesi ve anlaşmaların müzakere biçimlerinin belirlenmesi, Çin’in DT֒ne üyeliğinin Çin ve DTÖ üzerindeki sonuçlarının değerlendirilmesi; Bölgesel ve ikili anlaşmalar çok taraflılığa zarar veriyor mu?; ABD Ticaret politikası ve Doha Raundu;  netleşmeye başlayan Cancun gündeminde neler var? ; Tarımda liberalizasyonun önündeki sorunlar? ; DTÖ Uluslar arası Tahkim sisteminin geleceği; TRIPS’de yeni ilerlemeler kaydetmek mümkün olabilecek mi? GATS müzakerelerinde gelinen nokta? ; Küresel ölçekteki ekonomik yavaşlamanın Doha süreci üzerindeki etkileri ? oldukça geniş bir konular bütünü bulunuyor. (WTO-INTL, From Erik Wesselius)

 

  • Cancun’da başarıya gidecek en kestirme yol: tarımda verilecek tavizlere karşın, Singapur konuları Yatırımlar ve Rekabet anlaşmaları. Gelişmekte olan ülkeler, Cancun toplantılarında kendi tarım ürünlerinin zengin ülkelere ihracatını sağlayacak düzenlemeler karşılığında, yeni MAI anlaşmasını imzalamaya zorlanacaklarından endişe ediyorlar. Cenevre’de kısa süre önce Singapur konuları üzerine yapılan bir toplantıda bu korkunun oldukça haklı gerekçelerinin olduğu anlaşıldı. Başta AB olmak üzere Yatırımlar ve Rekabet anlaşmalarının önde gelen taraftarlarının niyeti, tarım üreticisi yoksul ülkelerin önüne ya tarım reformu gibi bir havuç uzatmak ya da tarımda reform beklentilerini boşa çıkaracak bir sopa göstermek ve böylece Singapur konularına gösterilen direnci kırmak. Aslında bu şantajın ilk sinyalleri geçen yıl Pascal Lamy tarafından yapılan açıklamadan anlaşılıyordu :“Biz AB olarak tüm piyasalarımızı gelişmekte olan ülkelerin ürünlerine açmaya hazırız, fakat elbette bunun bir karşılığı olmalı ve bu ülkeler de bizim bazı taleplerimizi yerine getirmeli...(Lamy, P. (2002). The EU Trade and Development Agenda – From Doha via Johannesburg to Cancun. Speech by P.Lamy to All Party Groups on 27th June 2002)”   (Peter Hardstaff Head of Campaigns Policy WDM, London)