- NAFTA, TAFTA, FTAA nın
ardından şimdi de CAFTA-Orta Amerika Serbest Ticaret Anlaşması müzakere
süreci başlatılıyor. Nikaragua, Honduras, Panama, El Salvador ve Kostarika arasında
ilk kez 2002 yılında karar altına alınan CAFTA raundunun bu yıl, Eylül ayındaki
DTÖ-Cancun konferansı öncesinde başlatılması planlanıyor. Gerek Cancun gerekse
CAFTA sürecine karşı bir muhalefet örgütlenmesini öngören Nikaragua Bağımsız
Ulusal Üniversitesi Ruben Dario kampusu 3-4 Haziran tarihlerinde başkent Managua’da
konuyla ilgili bilimsel bir konferans düzenliyor. Bu konferansın ardından 21-23 Temmuz
tarihlerinde de Honduras’ın başkenti Tegusigalpa’da bir başka forum düzenlenecek.
Bu toplantıları örgütleyecek gruplar kendilerine “Orta Amerika Bloğu” adını
vermişler ve içlerinde CAFTA karşıtı platform, Honduras Halk Muhalefeti,
Honduras-Özelleştirme karşıtı sosyal koordinasyon, Guatemala-Başka bir dünya
mümkün isimli örgütlenmeler bulunuyor. (Konferans Çağrısı : Nikaragua Özerk
Ulusal Üniversitesi, Dostlar Toplumu, Jubilee South, Centre for International Studies,
Friends Society 26 May 2003)
- ABD ve Botswana, Leshoto, Namibia,
G.Afrika, Swaziland arasındaki SACU-Güney Afrika Gümrük Birliği
Anlaşmasının ilk müzakere raundu Haziran ayı başında başlıyor. Raundun
2004 yılı sonunda tamamlanması için üye devletlerin her 6 ya da 10 haftada bir kez
bir araya gelecekleri ve tarım, zorunlu lisans uygulamaları, ilaçta TRIPS, hükümet
satın almalarında şeffaflık, finansal hizmetlere ABD’li şirketlerin de giriş
yapabilmesi ve bölge ülkelerinin telekom hizmetlerinin piyasa ekonomisine açılması
gibi konu başlıklarının ele alınacağı bildiriliyor. Öte yandan gerek ABD gerekse
bölgedeki STK’lar daha şimdiden alarma geçmiş durumda ve SACU anlaşmasının ABD
ile Singapur arasında imzalanan serbest ticaret anlaşmasına benzememesi yani çalışma
ve çevre standartları konularına da anlaşmada yer verilmesi için bir dizi çalışma
yürütmekteler. (Bridges-Regional Integration News Year 7 No.3 April 2003 P. 14)
- Jakarta Barış Konsensusu
18-21 Mayıs tarihlerinde Jakarta’da toplandı. New York Times’ın
“Dünyanın diğer süper gücü” ismini verdiği ittifakın temel hedefi dünya
çapında bir örgütlenme üzerinden Irak’taki savaş, yeniden yapılanma, BM
politikaları ve işgalci güçlere karşı toplumsal bir muhalefet oluşturmak, işgalci
ülkelerin yöneticilerinin bağımsız mahkemelerde yargılanmasını talep etmek ve Irak
halkının kendi kaderini tayin hakkını kullanması yönünde çaba sarf etmek.
Jakarta’daki konferansa katılan örgütler: Asya Barış İttifakı, İngiltere Savaşa
Hayır Koalisyonu ve Barış ve Adalet için Birlik isimli örgüt, İtalyan Sosyal
Forumu, İstanbul Savaşa Hayır Koordinasyonu ve Bombalar Değil, Kitaplar isimli grup,
Avustralya Yüksek Okul Öğrencileri Hareketi ve ev sahibi konumdaki diğer savaş
karşıtı örgütler. (Focus On the Global South, Jakarta 21, May 2003)
- Birleşmiş Milletler’in
Cenevre’deki Ofisi UNOG’da çalışan personele gizli uyarı yazısı gönderildi.
Yapılan uyarı 29 Mayıs – 3 Haziran tarihlerinde gerçekleşmesi beklenen
G8-karşıtı protesto gösterileriyle ilgili. İsviçre Güvenlik yetkilileri 26
Mayıs’tan itibaren çok sayıda karşıt eylemcinin ülke sınırından giriş
yaptığını duyurdu ve toplam gösterici sayısının 100.000’i bulabileceğini
belirtti.Bu uyarılar çerçevesinde 22 Mayıs’tan 4 Haziran tarihine kadar Fransa ve
İsviçre sınırlarında özel geçiş prosedürünün uygulanacağı bildiriliyor. Söz
konusu bu prosedürün sınırlarda 20 dakikadan daha uzun sürecek beklemelere ve
yığılmalara yol açacağı tahmin ediliyor. 31 Mayıs-2 Haziran tarihleri arasında
Cenevre Uluslar arası Hava Alanı ulaşıma kapatılacak. Her ne kadar ticari hava yolu
şirketlerinin geçişlerine sınırlı da olsa izin verilse de bu şirketler de uçuş
sayılarını saatte 38 uçuştan 20 uçuşa indirmak zorunda kalacaklar. Cenevre’de
bulunan uluslar arası örgütlerin binaları G8 zirve toplantıları sırasında çok
sayıda polis ve görevli ile koruma altına alınacak. Ayrıca İsviçre makamları gerek
duyulması halinde köprü ve geçişlerin geçici olarak trafiğe kapatılabileceğini de
bildirdi. Bu arada BM-Sahil Kulübünün, DTÖ’nün ve diğer BM örgütlerinin de 30
Mayıs- 2 Haziran tarihlerinde kapalı olacağı duyuruldu.(26 May 2003, Public Citizen
USA)
- Avrupa Hizmetler Forumu ESF,
DTÖ’ye gönderdiği bir mektupla, nasıl bir “yeni MAI” anlaşması beklediklerini
ve DTÖ’nün Cancun’da yapılacak 5. bakanlar konferansını tam olarak
desteklediklerini belirtti. Rekabet önündeki tüm engellerin çok taraflı bir
anlaşmayla ortadan kaldırılmasından, Çok Taraflı bir uluslarüstü rekabet kurulunun
kurulmasını istemediklerini belirten ESF şirketleri, GATT sürecinin çok uluslu
şirketler arasındaki rekabeti şiddetlendirdiğini, eğer GATT sürecinde şirketlerin
dünya pazarlarını paylaşması hedeflenmiş olsaydı yani piyasa oyuncuları
birbirleriyle yarışa girmemiş olsaydı başka bir deyişle karteller oluşturma, piyasa
gücünün kötüye kullanılmasını teşvik eden politikaları onaylama gibi eğilimler
göstermiş olsalardı GATT’ın ve liberalizasyonun gerçek hedefine ulaşmasının da
mümkün olamayacağını bildirdi. ESF’nin dizayn edilecek olası bir Rekabet
anlaşmasında dikkate alınmasını talep ettiği kriterler şunlar: Rekabetle ilgili
meselelerde tam, tatmin edici ve belirsizlikleri ortadan kaldırıcı tanımlamalar;
ulusal düzenlemelerin şeffaf olmasının sağlanması; ticari mahremiyetin korunmasına
yönelik kuralları da içermesi; en güçlü kartellere uygulanan kısıtlamaların
asgariye çekilmesi; Özerk Rekabet Kurullarının siyasi otoriteler ile Bakanlıkların
ulaşabileceği yakınlıkta faaliyet göstermelerinin sağlanması. ESF, ayrıca Cancun
konferansında Rekabet anlaşmasının imzalanacağını da umduklarını belirtiyor. (Global
Service Network 23 05 2003)
- AB ve ABD Hizmet Ticareti
uzmanları, gelişmekte olan ülkelerden gelen “yabancı hizmet elemanlarının
gelişmiş ülkelerde geçici de olsa işe alınmaları ve oturma izni alabilmeleri”
taleplerini nasıl geçiştirebileceklerini, yeni manevra alanları bulup
bulamayacaklarını kara kara düşünmeye
başladı. Başta Hindistan olmak üzere özellikle Doğu ve G.Doğu Asya ülkelerinden
gelen bu tip taleplerin GATS müzakereleri sürecini daha da keskinleştireceği
belirtiliyor. Gelişmiş ülkelerin sıkça başvurabileceği mazeret ise artan göç
olgusu ve bu olguya karşı alınması gereken meşru önlemler. Avrupa Birliği, hizmet
elemanlarına sözleşmeli işçi olmaları halinde 3 ay, mimar, mühendis ve yönetici
olmaları halinde 6 ay süreli geçici giriş izni vermeyi planlıyor. AB’nin teklifler
listesini 31 Mart 2003’e yetiştirememesinin nedeninin de üye devletlerin gerçek
kişilerin dolaşımı konusundaki farklı yaklaşımda olmalarının olduğu
belirtiliyor. Öte yandan gelişmekte olan ülkelerin tarım müzakerelerinde istedikleri
avantajları elde edememiş olmaları yüzünden GATS anlaşmasında da kendilerinden
bekleneni yapmaya yanaşmadıkları ve buna ikna edilmelerinin son derece zor olacağı
bildiriliyor. (Inside US Trade May 16, 2003)
- DTÖ, Cancun’da yapılacak
Bakanlar Konferansına resmi başvuru yaparak katılmak isteyen örgütlere birer
yazı göndererek, katılım formunu 30 Haziran akşamına kadar ileten demokratik kitle
örgütlerinin her birinden maximum 3’er temsilciye katılım konfirmasyonu
vereceklerini bildirdi. Bu 3 kişilik delegasyonun her birine yaka kartı verilecek olsa
da aralarından yalnızca birine resmi düzeydeki toplantılara katılma hakkı
tanınacağı ve bunun için ayrı bir kart düzenlenerek hangi temsilci toplantıya
gidecekse yalnızca onun kullanabilmesi yani diğer ikisinin toplantı alanına
alınmamasının sağlanacağı belirtiliyor. STK’lar daha önce 4’er kişiye izin
verilmesini talep etmişlerdi fakat DTÖ, delege sayısının 5000’in üzerine
çıkması halinde yangın riskinin yükseleceği gerekçesiyle bunu reddetmişti. Halen
toplantılara 3000 kadar resmi devlet delegesi, 3000 kadar basın ve medya mensubu ile 900
kadar da akredite olmuş STK temsilcisinin katılması bekleniyor. Bu arada DTÖ’nün
154 tane STK’yi kar amaçlı çalıştıkları, bir şeyler sattıkları için
reddettiği ancak sanayi federasyonları, işveren örgütleri ve DTÖ’ye kayıtlı
sermaye yanlısı vakıflara akreditasyon verildiği bildiriliyor. Bu konudaki yorumlar,
DTÖ’nün kendisini temiz ve sivil toplumdan yana bir yapı olarak tanıtma yani imaj
edinme çabaları şeklinde. (James Love Institute for Agriculture and Trade
Policy-Geneva, Director Consumer Project on Technology 28 May)
- Fransa’da Yeni Emeklilik
Projesine karşı olağanüstü hareketlenme yaşanıyor. Yeni emeklilik
projesine karşı eylemler sendikaların beklentilerini aşarak 2 milyona yakın bir
katılıma ulaştı. Tüm Fransız Sendika Konfederasyonlarının (CGT, CFDT, FO, CFTC,
CFE-CGC, Unsa, FSU, Sud, CNT) çağrısı ile 100’den fazla şehirde eylemler
gerçekleştirildi. En büyük eylemler Paris 250 bin, Marsilya ve Toulouse’da 60 bin
kişi eylemlere katıldı. Bu konudaki eylemler yeni başlamasına rağmen katılım
yönünden 1995 hareketlenmesinin doruğunu aşıyor. Eylemlerde birçok sektörde
katılım rekorları kırıldı. Başta hava yolları olmak üzere ulaşım sektörünün
büyük çoğunluğu, Kamu emekçilerinde katılım %57, Eğitimcilerin katılım
oranları %78, Sağlık emekçilerinde %90, Posta Hizmetlerinde %47 ve Fransız
Telekom’da %58’i buldu. Eylemlere Özel Sektör işçilerinin de katılımı Fransız
emek hareket için önemli bir gelişme
olarak kabul edilmektedir. Kamu emekçilerinin yürüyüşüne Renault, Thales, Danone,
Air France, Alstom, Bouygues gibi özel sektör şirketlerinin işçileri kitlesel
katılım gösterdi. Demiryolları, metro ve eğitim sendikaları yeni eylemlilik
çağrıları yaparak, grev ve yürüyüşlerini sürdüreceklerini açıkladılar.
|