- Bank of America, yeni gelişen
piyasalarda (emerging markets) taşeronlaşmak amacıyla bir daha adım atarak,
önümüzdeki yıl Hindistan’da bir tedarikçi firma kurmaya ve işçilik maliyetlerini
düşürmek için bu firma üzerinden ülkedeki ucuz işgücünü kendi faaliyetlerinde
istihdam etmeye karar verdi. Banka’nın resmi sözcüsü Elizabeth Wood tarafından 13
Ekim günü yapılan açıklamada “Bu karar
sayesinde, müşterilerimize daha hızlı, daha kaliteli ve çok daha ucuz hizmet sunma
olanağını yakalayacağız” dendi. Sanayii çevrelerinden güvenilir kaynaklar Bank of
Amerika’nın (BoA) halen Bangalore’deki hizmet elemanlarını başka ülkelerde
çalıştırılmak üzere yetiştirdiğini belirtiyor. Öte yandan BoA’nın,
Hindistan’daki en önemli bilgi-iletişim şirketlerinin en büyük müşterisi olduğu belirtiliyor. Bu girişim,
BoA’nın küresel ölçekteki faaliyetlerinde ciddi bir işgücü kısıntısına
gidileceği anlamına geliyor. Fakat şirket, hangi faaliyetlerini Hindistan’a
taşıyacağını henüz net olarak açıklamadığı için BoA personeli için korkulu ve
gergin bekleyiş süreci halen devam ediyor. Analistler, ABD’deki BoA
çalışanlarının protestoları devam ederken ABD bankalarının halen üçte ikisinin
Hindistan, Çin ve Rusya gibi gelişmekte olan ülkelere taşınma kararı aldığını ve
kararı uygulamaya koyduğunu belirtiyor. Benzer bir süreç te Avrupa’da yaşanıyor.
Avrupa’da HSBC, ABN, AMRO ve Deutsche Bank da hizmet üretimlerini yurt dışına
kaydırma kararı alan bankalar arasında . Batılı bankalar, bilgi-iletişim, insan
kaynakları, menkul kıymetler operasyon işlemleri ve araştırma bölümlerini Avrupa
dışına taşımaktalar. BoA, kendi işini taşeron firmalara yaptırmak yerine bir
tedarikçi firma kurmayı tercih ediyor ve bu tercihi sayesinde şirketin sahip olduğu
fikri mülkiyet haklarını daha fazla güvenceye aldıklarını belirtiyor. Şirket, yer
olarak neden Hindistan’ı seçtiği konusuna da şöyle bir açıklık getiriyor: “
Hindistan, bilgi ve süreç teknolojilerinde lider konumda olan bir ülke, ayrıca ülke
nüfusunun büyük bir bölümü iyi derecede ingilizce biliyor ve ülkenin alt yapısı
da iyi durumda.”...(Alistair Macdonald and Anshuman Daga Reuters, October 13, 2003,
London)
- İngiltere demir yolları şirketleri,
ülkenin bütün ulusal tren yolu araştırma sistemini yurt dışına kaydırma planını tamamladığında Hindistan
Inc. İsimli şirket on milyonlarca sterlin değerinde uzun vadeli bir anlaşma yapmış
olacak. Bu proje sonunda İngiltere’deki 7000 km uzunluğundaki tren yollarının
tarife, rota, ertleme, duraklar, iskontolu seferler ve engelliler için yapılan özel
vagonların ücretlemesi gibi pek çok operasyon Hindistan’dan yürütülecek.
İngiltere demir yollarının bu projeyi yaparken dikkate aldığı birincil unsur
maliyetlerdi ve bu plan sayesinde 25 İngiliz demir yolu şirketinin yaklaşık 10 milyon
sterlin kazanacağı bildiriliyor. Bu projenin Hindistan’a verileceği gizlenirken,
British Telecom tarafınan sızdırıldı. Yukarıda sayılan müşteri hizmetleri halen
British Telecom tarafından verilmekte ama BT’nin bu hizmetlerin Hindistan’a transfer
edilmesinden son derece memnun olduğu bildiriliyor.(Rashmee Z. Ahmed Times News
Network October 15, 2003)
- HSBC, İngiltere’deki 4000 arama
merkezi ile büro işlemlerini önümüzdeki 2.5 yıl içinde Hindistan, Malezya ve
Çin’e taşıyacağını duyurdu. Piyasadaki rekabet gücünü korumak için bu
kararın alındığını belirten HSBC yönetimi, insanların kendi istekleriyle
ayrılmaları için elden gelen her şeyin yapılacağını ama buna rağmen işsiz
kalacak olan herkes için bunun mümkün olmayacağını bildiklerini belirtti.
Faaliyetlerini ucuz ve nitelikli işgücü olması dolayısıyla bu 3 ülkeye
kaydıracağını aktaran HSBC yönetimi, şirketin bu süreçte bir sigorta şirketi olan
Aviva, telekom şirketi olan BT Group ve TESCO şirketler zincirine katılacağını da
belirtti.İngiltere’de örgütlü sendika UNIFI ise, bu transferin İngiltere
tarihindeki en kapsamlı finansal taşınma olduğunu, şirketi caydırmak için gerekirse
üretimden gelen güçlerini kullanacaklarını belirtti. UNIFI’den Rob O’Neil isimli
yönetici, “Dünyanın en büyük yerel bankası, dünyanın her hangi bir yerinde işi
daha ucuza yapacak birilerini bulduğunda işi derhal oraya taşıyacağını ortaya
koydu. Bizler de dişimizi tırnağımıza takıp, yönetimin aklını başına getirmek
için her yolu deneyeceğiz.” dedi. HSBC yaptığı plan çerçevesinde Sheffield,
Birmingham, Brentwood, Swansea’deki 5 operasyon birimini kapatacak. (Reuters, October
17, 2003, London)
- Hormonlu Et davasına son nokta
kondu ve Avrupa Birliği, sağlık tüzüklerini değiştirdi. Geçtiğimiz 5 yıla
damgasını vuran en büyük ticari uyuşmazlık AB’nin, DTÖ Tahkim kurulunun 1999
yılında aldığı karara, ilgili sağlık tüzüğünü yeniden yazarak uyacağını
deklare etmesiyle son buldu. AB Ticaret Komisyoneri Pascal Lamy, “Bu girişimimizle
DTÖ’müzde yaptığımız taahhütlere sahip çıktığımızı ortaya koyduk ve bu
yeni tüzüğü çıkarabilmek için gerçekten çok sıkı çalışyık. Şimdi, ABD ve
Kanada’yı AB’ye karşı uygulamakta oldukları ekonomik ambargoyu kaldırmaya davet
ediyoruz.” dedi. ABD kaynakları ise, söz konusu ambargolar kaldırılmadan önce
AB’nin yeni değiştirilen tüzüğünün dikkatle incelenmesi gerektiğini , yeni
tüzük değişikliğinin dayandırıldığı risk değerlendirmesi konusunda pek çok
soru işaretlerinin bulunduğunu belirtti. (Financial Times By Tobias Buck in Brussels,
October 15, 2003)
- Cancun’da oluşan G21 bloğuna
ABD’den açık saldırı. Gruba önce “Felçliler
Grubu” adını veren ABD, ardından da, Colombia’ya yaptığı ziyaret sırasında ,
Colombiya’nın G21 içinde yer almaya devam etmesi halinde bu ülke ile ABD arasındaki
ikili ilişkilerin kötüleşeceğini söyleyerek tehdit etti. Ziyareti gerçekleştiren
ABD’li Senatör Norm Coleman, Colombia hükümetinden G21’den ayrılma sözü
aldıklarını basına açıklamaktan da çekinmedi. Ve Colombia ve komşusu Peru’ya
yapılan baskılar meyvesini verdi ve her iki ülkede G21’den çekildiklerini
açıkladı. Orta Amerika Serbest Ticaret Anlaşması CAFTA’nın tarafı ülkelere de
benzeri yapıldı. Cancun’dan hemen sonra bölgeyi ziyaret eden ABD Ticaret Sözcüsü
R.Zoellick’in Guatemala ve Costa Rica’ya
yaptığı sert uyarıların yanısıra, Brezilya’nın peşine takılmamaları
gerektiği zira Brezilya’nın büyük ülke olarak kendi çıkarlarına
yoğunlaştığı, küçük ülkelerin de kendi çıkarlarını korumak zorunda oldukları
yönündeki uyarılar bu iki ülkeyi de G21’den ayrıldıklarını açıklamak zorunda
bıraktı.(Public Citizen USA/October 16, 2003)
- GE’nin Yönetim Kurulu Başkanı,
ABD’nin uygulamakta olduğu ticari engellerin ABD ekonomisini sıkıntıya sokacağını
belirtti.
Jeffrey Immelt ABD halkı ve siyasi liderlerinin ticaretin iyi ve ekonomiler için
yapıcı bir faaliyet olduğuna dair sağduyuya sahip olduğuna inandığını ve
korumacılığın ABD’ye hiçbir kazanç sağlamayacağını belirtti. Geçen Cuma
günü Almanya’daki ABD Marshall Fonu’nu ziyaretinden sonra Ticaret Komisyoneri Pascal
Lamy ile de görüşen Immelt, aynı gün Avrupa Rekabet Komisyoneri Mario Monti’yi de
ziyaret etti. Görüşmeler sırasında Fransız Vivendi ile GE’nin varacağı
mutabakattan (şirket evliliği) emin olduğunu belirten Immelt, bu şirket evliliği
konusunda anlaşma sağlanacak olursa, konunun AB rekabet yönetmeliklerine uygun olup
olmadığına karar verilmek üzere Rekabet Komisyoneri Mario Monti’ye gideceğini de
ekledi. (Reuters, Brussels October 03, 2003)
- Hindistan GATS taleplerini hazırlamaya
devam ediyor: WTO
Cancun bozgunundan sonra tüm görüşmeler askıya alındığı halde Hizmet Ticareti Komitesi toplantılarına devam
edilmekte. Kaynaklara göre Hindistan muhasebe, yasal servisler, posta ve kurye
hizmetleri, perakende ve toptan satış ticareti ve franchising hizmetleri dışında
haberleşme, çevre, sağlık, eğitim, eğlence, kültür, spor, iş ve profesyonellik ve
turizm alanlarındaki talepler üzerinde son şeklini vermeye çalışmakta. (Amiti
Sen, İndianexpress.New Delhi, Oct.12)
- APEC toplantısı gündemi WTO : 21
üyeli APEC toplantısı 18.Ekimde Bankok’da başladı. Gündemde ise WTO Cancun
değerlendirmeleri ağırlıktaydı. Ticaret ve dışişleri bakanları Cancun’da
tarafların uzlaştırılmasında fırsatların kaçırılmış
olduğunu, ancak 146 üyeli WTO içerisinde güçlü bir lobi oluşturan APEC ekonomisinin
WTO daki son gelişmeleri bir hezimet değil aksilik olarak değerlendirerek
görüşmelerin tekrar başlaması yönünde niyetlerini
bildirdiler. Pazar günkü oturumda bir konuşma yapan WTO Genel Başkanı Supachai
Panitchpakdi Cancundan çıkartılması gereken dersin esneklik olduğunu söyledi. APEC
toplantısında işadamlarına daha esnek olunması için görüş bildirerek “Bu Round
başarı ile sonlanmalı” diyen Supachai “şimdiden Singapur konularının
tartışmalı başlıklarından ticarette kolaylık, rekabet ve hükümet satın almaları
konularında esnekliği gözlemlediğini, tarım ve imatta da ilerleme sağlanabilmesi
için bunu zorladığını” söyledi. Supachai ayrılıkların bölgesel ve ikili
anlaşmalarla çözümlenemeyeceğine de vurgu yaptı. Ancak ikili anlaşmaların hız
kazanacağı eğilimi ABD ve Tayland’ın serbest ticaret anlaşması için görüşmeye
başlayacakları anonsundan da belli oluyor. APEC zirvesine katılan bakanlar da Mexica
dışişleri bakanı, Luis Derbez ‘in hazırladığı Cancun taslak metinin çoktaraflı
ticaret görüşmeleri için en iyi baz olacağını ve WTO üyelerinin görüşmelere buradan başlamaları gerektiğini
söylediler. Doha Round’unun tamamlanma tarihi olan 2004 sonu için hem ABD hem AB
takvimin ertelenebileceği yönünde görüş bildirdi. WTO nun sonraki toplantısı
Cenevre’de 15 Aralık 2003 de. (Pakistan Daily Times, 19.oct,2003, Amy Kazmin,
Bangkok,19.Oct,2003)
- Hindistan WTO tarım konusunun
yeniden ele alınmasında çağrı yapmayı planlıyor: Hindistan Cancun Bakanlar
Toplantısında Çin, Güney Afrika ve Brezilya’nın
başını çektiği G20+ kamplaşmasını da içeren ülkelere tarım konusunun
yeniden ele alınmasında çağrı yapmayı planlıyor. Cenevrede önümüzdeki hafta
Cancun’dan sonra ilk kez toplanacak olan WTO Genel Konseyine görüşmelerin başlaması
için resmi başvuru yapılması gerekiyor. WTO Ticaret Departmanı kaynakları tarım
süspansiyonları konusunda çatışan grupların çekirdek üyelerinin uzlaşma yolunda
olduklarını bildirdi. Toplantıda WTO üyelerinin bir çoğu tarım ve Singapur konularının yumuşatılmasını deneyecek. WTO
Hindistan büyükelçisi , K M.Chandrashekhar Cenevrede Ticaret Departmanında bu merkezde
görüşmelerini sürdürüyor. WTO Genel Başkanı Supachai Panitchpakdi gelişmiş ve
gelişmekte olan ülkeler arasındaki açmazları gözeterek, çok taraflı ticaret
anlaşmalarının içeriğini daraltarak tek tek ülkeler ile
görüşüyor.Hindistan’dan da özel olarak Doha ajandası için destek istedi. (TIMES
NEWS NETWORK, NEW DELHI ,OCTOBER 17, 2003 )
- Zimbabwe’de insan ve sendika hakları
ihlalleri: Zimbabwe Sendikalar
Birliği [Zimbabwe Congress of Trade Unions (ZCTU)] Zimbabwe hükümetinin hak
ihlallerine devam ettiği bildirdi. Polis teşkilatı 2002 Yüksek mahkeme kararlarını
hiçe sayarak ZCTU aktivitelerine engel olmayı sürdürüyor. Son günlerde işçileri
yoksullaştıran, yaşamı pahalılaştıran, bankalarda nakit ve likit sıkıntısına yolaçan (shortage of transport
and Cash from the banks) yüksek vergilere karşı ZCTU
bir protesto düzenledi. Bu protesto polis tarafından acımasızca dağıtıldı. Birçok
sendikacı tutuklandı veya saldırıya uğradı. Harrare’ de aralarında Sendika
başkanının da bulunduğu 41 sendikacı,
Mutare’de 105, Bulawayo’da 5, Gwanda’da 2 eylemci tutuklandılar. Polis teşkilatı daha önce yine demiryolları
sendikacılarına ve ZCTU nun petrol zamları protestosundaki tavırlarıyla da (12
sendikacı tutuklanmıştı) yasallığını ve tarafsızlığını yitirmiş ve hükümet
adına insanları gütme ile görevli bir aygıta dönüşmüştür. Ancak ZCTU
sosyo-ekonomik krizlere karşı işçi hakları için mücadelesine devam edecektir. (Wellington Chibeb,
SECRETARY GENERAL,
ZCTU letter to ILO, ICFTU Website)
|