mai ve küreselleşme karşıtı çalışma grubu

BÜLTEN - 74

Türkiye MAI ve Küreselleşme Karşıtı Çalışma Grubu

07 Kasım 2003

Çalışma Grubumuzun 129. olağan toplantısında tartıştığı konular ile küreselleşmedeki son gelişmelere ilişkin haberler.

 
  • Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı UNCTAD’a göre, dünyadaki yabancı doğrudan yatırımların önemli bir çoğunluğu hizmet sektörlerinde yoğunlaşıyor. Toplam 5 trilyon 163 milyar $ değerindeki dünya yabancı doğrudan yatırımlar portföyünün %60’ını hizmet yatırımları oluşturuyor. UNCTAD raporu, özellikle telekom, güç santralleri, iş hizmetleri ve dağıtım gibi sanayi dallarının küreselleşmesinin hizmetlerdeki büyümeye katkıda bulunduğunu belirtiyor. Sayılan bu 4 sanayi kolunun dünya yabancı yatırımlar portföyü içindeki payı 1990’da %14 iken 2001’de %44’e yükseldi. UNCTAD ayrıca bu gelişmenin, gelişmiş ülkelerdeki geleneksel sanayilerin yerini hızla hizmet sektörlerine terketmesine yol açtığını da belirtiyor ve gelişmiş ülkelerin milli gelirlerinin üçte ikisinin hizmet iş kollarından sağladığını belirtiyor. (Financial Times, October 29, p.8)

 

  • Avrupa Komisyonunun, Cancun yenilgisi ardından yaptığı “DT֒nün reform edilmesi” önerisinin iç yüzü anlaşıldı: DTÖ Genel Başkanının yetkilerinin genişletilmesi, Başkana tek başına müzakerelere teklif sunma erginin tanınması, DT֒ne aktarılan fonların arttırılması ve Örgütün kararlarının daha fazla yaptırıma bağlanarak güçlendirilmesi ve bakanlar konferansı hazırlıklarının daha iyi yapılması için olanakların arttırılması. Komisyon, bu önerilerini 7 Kasım Cuma günü AB üye devletlerine sunacak. Oysa, Cancun’daki hüsranın hemen arkasından özellikle Tarım Bakanı Franz Fischler tarafından yapılan açıklamada DT֒nün yapı ve prosedürlerinde ciddi değişiklik yapılmadığı taktirde müzakerelere yeniden başlamanın imkansızlığı vurgulanmıştı. (Tobias Buck, Brussels October 30 2003)

 

  • DTÖ Hizmetler Komisyonunun son raporunda GATS ve ülke içi düzenlemeler konusu ele alınıyor. Sekreteryadan bu başlıkla ilgili bir rapor hazırlanması istenmişti ve raporda, ülke içi düzenlemelere GATS kapsamında getirilecek sınırlamaların tüm hizmet sektörlerine uygulanması öngörülüyor.(GATSCrit By Ellen Gould November 01, 2003)

 

  • Evian Grubundan Pierre Lehmann, geçen hafta Financial Times’a gönderdiği mektupta, AB Komisyoneri Pascal Lamy’nin Cancun sonrasındaki taktiklerini sorgulamanın yanı sıra Avrupa Birliği’nin daha hızlandırılmış bir liberalizasyona duyduğu ihtiyacın gerekçelerini de açıklıyor. Lamy’nin kendi görev yetkilerinin sınırlı olmasıyla gerekçelendirdiği bazı başarısızlıklar konusunda Lehmann “Bir Ticaret Komisyoneri, Konsey ya da Parlamentodan talimat bekleyen pasif bir ajan mıdır yoksa işin liderliğini üstlenmiş kişi midir? Sonucunun başarısızlık olduğunu bildiği bir talimatı kabul etmek bir Komisyonere yakışır mı? Parlamento ve Konsey, oy verenlere karşı sorumlu olduklarını söylüyorlar, peki onlara oy verdiği halde yatırımlar ve rekabet anlaşmalarını sürüncemede bırakmalarını isteyenler kimlerdir ? İlk anda akıllara UNICE geliyor ama araştırdığım kadarıyla UNICE daha başlangıcından beri Singapur konularının birer anlaşma haline getirilmesini desteklemektedir” sorularını soruyor ve şöyle devam ediyor “AB’nin Cancun stratejisi başından beri yanlıştı. Gelişmekte olan ülkelerin dünya ticaretine entegre olmasıyla birlikte ticaret müzakereleri paradigması muhalif STK’ların da eylemleriyle çok daha karmaşık bir hal aldı. Ticaret müzakereleri ve politikaları küresel ekonomi üzerinde bu denli etkili olurken gelecekteki olası senaryolar ve dış dinamikler ciddi biçimde göz ardı edilmektedir. Bir diğer çok önemli husus ise AB’nin giderek güç kaybeden bir ekonomik Blok olduğu gerçekliğidir. Bir Ticaret Komisyoneri ve Fransız Araştırma Enstitüsü IFRI tarafından son dönemde yapılan bir araştırma, dünya toplam geliri içinde halen %22 olan AB payının, mevcut trendler baz alındığında 2020’de %18’e, 2050’de %12’ye ; ihracatın dünya toplam ihracatı içindeki payının ise bugünkü %23 düzeyinden 2050 yılında %17’ye gerileyeceğini göstermektedir. Dünya ekonomisinin geleceği dinamik gelişmekte olan ülkelerde olacak, AB ise bu ülkelere bağımlılığı giderek artan bir coğrafya konumuna gerileyecektir. Bu bağımlılık sürecinde AB toplumunun açık, yakın ve karşılıklı ilişkilere mi yoksa AB’nin sık sık yaptığı ve Cancun’da da sergilediği gibi kibirli tavırlara mı ihtiyacı var?”(Professor of International Political Economy Founding Director, The Evian Group IMD, Box 915, 1001- Lousanne, Switzerland Evian Group, 01 November, 2003)

 

  • ABD Ticaret Sekreteri Don Evans, Pekin’i ziyareti sırasında yaptığı konuşmada “Çin, ABD’nin tamamen liberal ve açık piyasalarından sonuna kadar yararlanırken karşılığında kendi pazarını açmama konusunda hala direniyor. Çin’in halihazırdaki ticari pratiği bizim piyasalarımızın sömürülmesine ve Amerikan işçilerinin yoksullaşmasına neden oluyor. Çin’in derhal daha saydam ve sermaye giriş çıkışlarına özgürlük tanıyan ekonomik bir rejime geçmesi gerek. Şimdiye kadar sabırla bekledik ama artık sabrımız tükeniyor. Çin, kendi para birimi Yuan’ı ABD Doları’na karşı bilinçli olarak düşük tutuyor, bu da ülkenin ihracatta öne geçmesine yol açıyor. Bu durum, ABD’nin Çin’le olan dış ticaretindeki açığı (geçen yıl 103 milyar $ dı) giderek daha da büyütüyor ve ABD imalat sanayiinde binlerce işçinin işsiz kalmasına neden oluyor.”dedi. Öte yandan Çin Hükümeti, Yuan’ın değerinde bir değişiklik yapmaya hiç te niyetli olmadığının sinyallerini vermekte. Çin Merkez Bankası Guvernörü Zhou Xiaouchuan Çin’in ABD’nin tüm baskılarına karşın Yuan’ı revalüe etmemekte kararlı olduğunu açıkladı. ABD Ticaret Sözcüsü Zoellick, Çin’in piyasalarını açmaması ve Yuan’ı dalgalanmaya bırakmaması halinde ABD pazarını Çin’li ihracatçılara kapatacaklarını belirtti. (Tahir Hasnain Project Coordinator-International Trade Islamabad/Pakistan 28 October, 2003)

 

  • DTÖ, bütün üye devletlerle görüşerek Cancun’da başarısızlığa yol açan nedenleri saptamaya ve birer birer ortadan kaldırmaya kararlı görünüyor. Pamuk Girişimi, Doha Kalkınma Gündeminden geçici olarak çıkarıldı. Başta Benin olmak üzere üç küçük Afrika ülkesinin talebi üzerine geçici olarak Doha Raundu dışına alınan Pamuk Girişimi, pamuk üreticisi içinci dünya ülkelerinin ekonomik koşullarını daha da ağırlaştıracaktı. “Size göre Cancun’un başarısızlıkla sonuçlanmasının nedeni nedir ?” diye sorulunca da bu ülkeler Pamuk Girişiminden vaz geçilmesini talep ettiler. Bu ülkelerin en büyük şikayeti ise ABD’nin kendi üreticilerine çok büyük miktarlarda destekleme sağlaması   (National Journal’s Congerss Daily PM-October21, 2003)