mai ve küreselleşme karşıtı çalışma grubu

BÜLTEN - 83

Türkiye MAI ve Küreselleşme Karşıtı Çalışma Grubu

29 Aralık 2004

Çalışma Grubumuzun 139. olağan toplantısında tartıştığı konular ile küreselleşmedeki son gelişmelere ilişkin haberler.

 
  • GATS 2. tur müzakerelerinde gelişmekte olan ülkeler bloğunda parçalanma sinyalleri! Aralık ayı başında Cenevre’de yapılan toplantıda, Hindistan, uzun süreden beri devam etmekte olan Hizmet Ticareti görüşmelerinde en üst düzeyde liberalizasyona ulaşma çağrısına katıldığını açıkladı. Gelişmekte olan ülkeler bloğunun diğer önemli üyesi Brezilya ise keskin bir şekilde karşı çıkarak hizmetlerin daha da piyasalaşmasından gelişmekte olan ülkelerin hiçbir yarar sağlamayacağını açıkladı. Öte yandan, Hindistan’ın DT֒deki yeni büyük elçisi Ujal Singh Bhatai ise hizmet müzakerelerinin tarım ve NAMA görüşmeleriyle paralel, uyum içinde sürdürülmemesi halinde Yeni Delhi’nin tüm Doha paketini kabul etmesinin çok zor olacağını belirtti. Bir hafta süren hizmet görüşmelerinin sonunda DTÖ Hizmet Müzakereleri Komisyon Başkanı Hamid Mamdouh, hizmet müzakerelerinin, Doha Raundunun diğer iki başlığı tarım ve tarım dışı piyasalar (NAMA)da sağlanan ilerlemenin çok gerisinde kaldığını bunun sonuçları ve yansımalarının da iyi olmayacağını belirtti. Mamdouh’a göre, revize edilmiş taahhütler ve düzenlemelere ilişkin konulardaki gelişmelerin Mayıs 2005 tarihine kadar  tamamlanması gerekiyor, fakat hızlı bir ilerleme kaydedilemeyecek olursa GATS’ta bu tarihe de uyulması çok zor görülüyor bu da bir başka krizin yaklaşmakta olduğunu gösteriyor. “Şimdiye kadar DT֒ne taahhütlerini bildiren üye ülke sayısı sadece 47 ve bu taahhütlerin de çoğu kalitesiz ve yetersiz” diyor DTÖ Hizmet Ticareti Konseyi Başkanı. Asya orijinli bir ticaret elçisi ise, üç yılı aşkın bir süreden beri devam eden görüşmeler sürecinde ilk kez gelişmekte olan ülkeler arasındaki farkın bu denli büyük olduğunu belirtiyor. Oysa,1986 yılında bu iki ülke: Brezilya ve Hindistan, hizmetlerin Uruguay Raunduna dahil edilmesi girişimine karşı birlikte savaşmışlardı. Ama aradan geçen süre içinde bilgi teknolojilerindeki hızlı gelişmeyle birlikte başta Hindistan olmak üzere pek çok ülkede İngilizce bilen bir hizmet işçisi ordusu oluştu ve bu durum Hindistan’ın bugün savaştan çekilmesini kolaylaştırdı. Aralık ayı başındaki müzakerelerde 16 ülke GATS müzakerelerinin hızlandırılması konusunda mutabakata varırken Brezilya, bunun yalnızca gelişmiş ülkelerin lehine olacağı görüşünü tekrarladı. Görüşmeler sırasında ABD, bütün DTÖ üyelerinin en üst düzeyde liberalizasyon taahhüdünde bulunmaları konusundaki ısrarlı tavrını sürdürürken, AB ise GATS’ta istenilen düzeyde bir ilerleme sağlanamaması halinde Brüksel’in de tarım konusunda esneklik göstermekten vaz geçeceği uyarısında bulundu. (Washington Trade Daily Voluma 13, Number 243 Monday, December 6, 2004 Trade Reports International Group)

 

  • 12 Latin Amerika ülkesi, AB’yi model olarak alan bir Blok oluşturma amacıyla Peru’nun Cuzco kentinde toplandı ve bir anlaşma imzaladı. Peru devlet başkanı Alejandro Toledo, günün birinde ortak parası, ortak parlamentosu olacak ve tek pasaport kullanacak yeni bir “ülke”nin doğmakta olduğunu belirtti. Yeni Bloğun üye devletleri ilk iş olarak aşama aşama gümrük vergilerini indirmeye başlayacaklar. Blok liderleri bu girişimin Güney Amerika’nın elinin dünya ticaret görüşmelerinde güçlenmesine yardım edeceğini umduklarını da belirttiler. Üye devletler, oluşan bu yeni Bloğun küreselleşmeyi daha adil bir sisteme dönüştürme çabalarına da katkı sunacağını açıkladılar. Bu yeni oluşum, 361 milyon nüfuslu 973 milyar$ düzeyinde milli gelire sahip, 181 milyar $’lık mal ve hizmet ihracatı olan bir pazarı temsil ediyor. Blok, MERCOSUR ve ANDEAN Topluluğunun yanı sıra Şili, Surinam ve Guyana’yı da kapsıyor. Aslında ANDEAN 35 yıl önce kuruldu fakat bugüne kadar üyeler arasında bir ortak gümrük vergi sistemi kurulamadı. Bloğa yönelik eleştiriler esas olarak her ülkenin kendi ulusal çıkarına odaklanacağı bunun da Bloğun bir Birlik haline gelmesi önünde engel teşkil edeceği görüşünde birleşiyor. Zirveye, Brezilya, Venezuela, Peru, Colombia, Bolivia, Şili, Surinam ve Guyana’nın devlet başkanları katıldı. Arjantin, Ecuador, Uruguay ve Paraguay devlet başkanları ise Zirveye katılma zahmeti göstermeyip, elçilerini gönderdiler. Ticari konularda da yeni Bloğa yönelik ciddi soru işaretleri olduğu belirtiliyor. Latin Amerika ülkelerinin çoğu genelde aynı ürünleri ihraç ediyor ve aralarında bir Pazar savaşı zaten var. En büyük iki üye Brezilya ve Arjantin arasındaki ilişkiler ticari uyuşmazlıklar yüzünden iyiden iyiye gerilmiş durumda, Bolivya ve Şili’nin diplomatik ilişkileri ise (0) düzeyinde. Arjantin’in eski Başkanı Eduardo Duhalde bu eleştirilere cevaben, yeni oluşumun yalnızca eski entegrasyon çabalarına yanıt vermeyeceğini, yanı sıra modern ihtiyaçlara da cevap vereceğini hatırlattı ve “Ülkelerimiz yeni ekonomik ve politik dünya düzeninin getirdiği sorunlarla tek başına başa çıkamaz.” dedi. Yeni girişimin daha üst düzeyde bir entegrasyona doğru ilerleyeceği mesajını güçlendirmek için Peru ve Brezilya arasında iki ülkeyi birbirine bağlayacak 2006 sonunda bitirilecek yeni bir kara yolu inşası için  700 milyon$’lık bir anlaşma imzalandı.(BBC News, 9 December 2004)

 

  • Kasım ayında Bulgaristan sendikalarınca düzenlenen protesto gösterilerine 400.000’i aşkın işçi, memur ve işsiz katıldı. Eylemlerin hedefi ise Çalışma Yasası Reformu adı altında işçi ücretlerinin daha da geriletilmek  ve işten çıkarmalarda uygulanmakta olan sosyal korumaların kaldırılmak istenmesi. Bulgaristan emekçilerinin ücret düzeyleri, 2007 yılında ülkenin tam üye olarak kabul edileceği AB üyeleri ve adayları arasında yapılan sıralamanın en sonunda yer alıyor. Fakat IMF ile stand by anlaşması yapan Hükümetten, bütçe fazlası vermesi isteniyor , Bulgaristan özel sektörünün çıkarlarını temsil eden Hükümet te çareyi işçi kazanımlarını budamakta buluyor. IMF’nin Bulgaristan’daki yeniden yapılanma konusunda yazdığı son raporda bu konu şu cümlelerle anlatılıyor: “Özelleştirme yasalarının, iş yasalarında daha ileri düzeyde yapılacak reformlarla özellikle de işe giriş ve işten çıkışı kolaylaştıracak değişikliklerle desteklenmesi gerekiyor.” Dünya Bankasının Sofya’daki Ofisi ise, yerel bir gazeteye ilan vererek, Emek Piyasasında Esneklik ve Modernizasyon konularında araştırma yapacak, iş piyasalarının reformunda Bulgaristan hükümetine yardım edecek danışmanlar arandığını duyuruyor. ETUC ve ICFTU tarafından oluşturulan bir heyetin, IMF ve DB Sofya ofislerine düzenlediği resmi ziyarette sorduğu sorulara “Biz Bulgaristan Hükümetinden iş yasalarının daha ileri düzeyde esnekleşmesini talep etmedik. Şu andaki esneklik düzeyi ülkenin AB’ye girebilmesi için yeterli” diye yanıt veren yetkililer, yayınladıkları raporlar ve gazetelere verdikleri ilanlarda neden farklı ifadeler kullandıkları sorulduğunda hiçbir yanıt veremiyorlar. (Reuters, Sofia November 18, 2004)

 

  • ABD, Asya ülkelerini tarım desteklemelerini kaldırmaya ve kamu hizmetlerini yabancı yatırımcılara açmaya zorluyor. ABD Ticaret Temsilcisi Vekili Peter Allgeier, Japonya, G.Kore ve Tayvan’ın DT֒ye verdikleri taahhütler dahilinde tarım desteklemelerinde ciddi kesinti yapmak zorunda olduklarını belirtti.  Allgeier aralarında Filipinler, Malezya ve Endonezya’nın da bulunduğu bir dizi Asya ülkesinin verilen nihai tarihin üzerinden 6 ay gibi uzun bir zaman geçmiş olmasına karşın servis sektörlerini liberalize etmek için taahhütte bile bulunmadıklarını, tarım korumalarının azaltılması konusunda ABD’de olandan çok daha fazla çatışmanın Asya-Pasifik ülkelerinde yaşandığını belirtti. “Eğer tüm meta ve hizmetleri kapsayacak tam ve kapsamlı bir liberalizasyon  yapılacaksa tüm bu alanlarda desteklemelerin kaldırılması da kaçınılmaz hale gelecektir. Bu anlamda özellikle Japonya, Kore ve Tayvan’ın ticarete zarar veren düzenlemelerini değiştirmeleri gerekiyor. (Washington, AFP, Now.11 04,)  

 

  • DTÖ Genel Başkanı Panitchpakdi Ocak 2005 sonunda Davos’ta yapılacak Dünya ekonomik formu sırasında 20-25 ülkenin Bakanlarının katılımı ile gayri resmi bir DTÖ Bakanlar kurulu toplantısının da eş anlı olarak yapılmasının planlandığını bildirdi. Panitchpakdi ayrıca 2005 yılının Aralık ayında (13-18 Aralık) yapılacak DTÖ Bakanlar konferansının hazırlıkları için 2005 yılı boyunca bir dizi seri toplantıların da yapılacağını belirtti. (Agence Europe, 2 November 2004)

 

  • Uruguay’da SU Referandumunu bilinç kazandı. Uruguay’da suyun bir kamu malı olarak kalıp kalmayacağını belirlemek amacıyla yapılan referandumdan toplumsal bilinç ve dayanışma çıktı, oy kullananların %60’ı Suyun Özelleştirmesine HAYIR dedi. 2002 yılında IMF’nin dayatması sonucunda gündeme gelen bu özelleştirme girişimi ilk etapta Fransız Suez Lyonnaise Des Aux şirketi tarafından Maldonado Bölgesinde başlatıldı. Fransız şirketini Aguas Bilbao isimli bir İspanyol çok uluslu şirketi izledi ve pek çok bölgede suyun özelleştirme suyu geçen yıl gerçekleştirildi. Ancak çok geçmeden özelleştirmelerin olumsuz sonuçları görünür hale gelmeye başladı, geniş halk yığınlarının suya erişimi engellendi ve verilen hizmetin kalitesinde ciddi bir gerileme yaşandı. Suyun kalitesi o denli düşmüştü ki kontrolden sorumlu otoriteler bile suyun kullanılmaması için anonslar yapmaya başladılar. Ekonomik açıdan da ele alındığında Uruguay hükümetinin bu şirketlerle yaptığı anlaşmalar tam anlamı ile birer fiyaskoydu. Çünkü şirketler ne taahhüt ettikleri kaliteyi sağlamak ne de borç yükümlülüklerini yerine getirmek için hiçbir şey yapmadılar. (La Via Campesina, 03 November 2004)

 

  • AB, Arjantin’in, AB şirketlerine ait varlıklara uygulanmakta olan gümrük vergilerine ilişkin devam eden müzakerelerde arzu edilen sonuca ulaşılmasını sağlayamamasının bu ülkeyle olan politik ilişkileri tehdit edeceğini açıkladı. AB Komisyonu Dış İlişkiler Başkanı Eneko Landaburu 14 Aralık Salı günü yaptığı açıklamada üç yıl önce kamu hizmetlerinin fiyatlarını dondurmuş olan Arjantin’le son birkaç aydan beri ülkede faaliyet gösteren elektrik ve telefon operatörleri için fiyatların yükseltilmesi amaçlı müzakereler yürütüldüğünü belirtti. Arjantin Hükümetinin fiyatları dondurma biçiminde hizmet piyasalarına müdahale etme girişimini sürdürmesi Avrupa Komisyonu’nun müdahalesine yol açtı.(European Voice, Vol. 10 No. 44 : 16 December 2004