- GATS 2. tur müzakerelerinde
gelişmekte olan ülkeler bloğunda parçalanma sinyalleri! Aralık ayı
başında Cenevre’de yapılan toplantıda, Hindistan, uzun süreden beri devam etmekte
olan Hizmet Ticareti görüşmelerinde en üst düzeyde liberalizasyona ulaşma
çağrısına katıldığını açıkladı. Gelişmekte olan ülkeler bloğunun diğer
önemli üyesi Brezilya ise keskin bir şekilde karşı çıkarak hizmetlerin daha da
piyasalaşmasından gelişmekte olan ülkelerin hiçbir yarar sağlamayacağını
açıkladı. Öte yandan, Hindistan’ın DTÖ’deki yeni büyük elçisi Ujal Singh
Bhatai ise hizmet müzakerelerinin tarım ve NAMA görüşmeleriyle paralel, uyum içinde
sürdürülmemesi halinde Yeni Delhi’nin tüm Doha paketini kabul etmesinin çok zor
olacağını belirtti. Bir hafta süren hizmet görüşmelerinin sonunda DTÖ Hizmet
Müzakereleri Komisyon Başkanı Hamid Mamdouh, hizmet müzakerelerinin, Doha Raundunun
diğer iki başlığı tarım ve tarım dışı piyasalar (NAMA)da sağlanan ilerlemenin
çok gerisinde kaldığını bunun sonuçları ve yansımalarının da iyi olmayacağını
belirtti. Mamdouh’a göre, revize edilmiş taahhütler ve düzenlemelere ilişkin
konulardaki gelişmelerin Mayıs 2005 tarihine kadar
tamamlanması gerekiyor, fakat hızlı bir ilerleme kaydedilemeyecek olursa
GATS’ta bu tarihe de uyulması çok zor görülüyor bu da bir başka krizin
yaklaşmakta olduğunu gösteriyor. “Şimdiye kadar DTÖ’ne taahhütlerini bildiren
üye ülke sayısı sadece 47 ve bu taahhütlerin de çoğu kalitesiz ve yetersiz” diyor
DTÖ Hizmet Ticareti Konseyi Başkanı. Asya orijinli bir ticaret elçisi ise, üç yılı
aşkın bir süreden beri devam eden görüşmeler sürecinde ilk kez gelişmekte olan
ülkeler arasındaki farkın bu denli büyük olduğunu belirtiyor. Oysa,1986 yılında bu
iki ülke: Brezilya ve Hindistan, hizmetlerin Uruguay Raunduna dahil edilmesi girişimine
karşı birlikte savaşmışlardı. Ama aradan geçen süre içinde bilgi
teknolojilerindeki hızlı gelişmeyle birlikte başta Hindistan olmak üzere pek çok
ülkede İngilizce bilen bir hizmet işçisi ordusu oluştu ve bu durum Hindistan’ın
bugün savaştan çekilmesini kolaylaştırdı. Aralık ayı başındaki müzakerelerde 16
ülke GATS müzakerelerinin hızlandırılması konusunda mutabakata varırken Brezilya,
bunun yalnızca gelişmiş ülkelerin lehine olacağı görüşünü tekrarladı.
Görüşmeler sırasında ABD, bütün DTÖ üyelerinin en üst düzeyde liberalizasyon
taahhüdünde bulunmaları konusundaki ısrarlı tavrını sürdürürken, AB ise
GATS’ta istenilen düzeyde bir ilerleme sağlanamaması halinde Brüksel’in de tarım
konusunda esneklik göstermekten vaz geçeceği uyarısında bulundu. (Washington Trade Daily Voluma 13, Number 243 Monday,
December 6, 2004 Trade Reports International Group)
- 12 Latin Amerika ülkesi,
AB’yi model olarak alan bir Blok oluşturma amacıyla Peru’nun Cuzco
kentinde toplandı ve bir anlaşma imzaladı. Peru devlet başkanı Alejandro Toledo,
günün birinde ortak parası, ortak parlamentosu olacak ve tek pasaport kullanacak yeni
bir “ülke”nin doğmakta olduğunu belirtti. Yeni Bloğun üye devletleri ilk iş
olarak aşama aşama gümrük vergilerini indirmeye başlayacaklar. Blok liderleri bu
girişimin Güney Amerika’nın elinin dünya ticaret görüşmelerinde güçlenmesine
yardım edeceğini umduklarını da belirttiler. Üye devletler, oluşan bu yeni Bloğun
küreselleşmeyi daha adil bir sisteme dönüştürme çabalarına da katkı sunacağını
açıkladılar. Bu yeni oluşum, 361 milyon nüfuslu 973 milyar$ düzeyinde milli gelire
sahip, 181 milyar $’lık mal ve hizmet ihracatı olan bir pazarı temsil ediyor. Blok,
MERCOSUR ve ANDEAN Topluluğunun yanı sıra Şili, Surinam ve Guyana’yı da kapsıyor.
Aslında ANDEAN 35 yıl önce kuruldu fakat bugüne kadar üyeler arasında bir ortak
gümrük vergi sistemi kurulamadı. Bloğa yönelik eleştiriler esas olarak her ülkenin
kendi ulusal çıkarına odaklanacağı bunun da Bloğun bir Birlik haline gelmesi
önünde engel teşkil edeceği görüşünde birleşiyor. Zirveye, Brezilya, Venezuela,
Peru, Colombia, Bolivia, Şili, Surinam ve Guyana’nın devlet başkanları katıldı.
Arjantin, Ecuador, Uruguay ve Paraguay devlet başkanları ise Zirveye katılma zahmeti
göstermeyip, elçilerini gönderdiler. Ticari konularda da yeni Bloğa yönelik ciddi
soru işaretleri olduğu belirtiliyor. Latin Amerika ülkelerinin çoğu genelde aynı
ürünleri ihraç ediyor ve aralarında bir Pazar savaşı zaten var. En büyük iki üye
Brezilya ve Arjantin arasındaki ilişkiler ticari uyuşmazlıklar yüzünden iyiden iyiye
gerilmiş durumda, Bolivya ve Şili’nin diplomatik ilişkileri ise (0) düzeyinde.
Arjantin’in eski Başkanı Eduardo Duhalde bu eleştirilere cevaben, yeni oluşumun
yalnızca eski entegrasyon çabalarına yanıt vermeyeceğini, yanı sıra modern
ihtiyaçlara da cevap vereceğini hatırlattı ve “Ülkelerimiz yeni ekonomik ve politik
dünya düzeninin getirdiği sorunlarla tek başına başa çıkamaz.” dedi. Yeni
girişimin daha üst düzeyde bir entegrasyona doğru ilerleyeceği mesajını
güçlendirmek için Peru ve Brezilya arasında iki ülkeyi birbirine bağlayacak 2006
sonunda bitirilecek yeni bir kara yolu inşası için
700 milyon$’lık bir anlaşma imzalandı.(BBC News, 9 December 2004)
- Kasım ayında Bulgaristan
sendikalarınca düzenlenen protesto gösterilerine 400.000’i aşkın işçi,
memur ve işsiz katıldı. Eylemlerin hedefi ise Çalışma Yasası Reformu adı altında
işçi ücretlerinin daha da geriletilmek ve
işten çıkarmalarda uygulanmakta olan sosyal korumaların kaldırılmak istenmesi.
Bulgaristan emekçilerinin ücret düzeyleri, 2007 yılında ülkenin tam üye olarak
kabul edileceği AB üyeleri ve adayları arasında yapılan sıralamanın en sonunda yer
alıyor. Fakat IMF ile stand by anlaşması yapan Hükümetten, bütçe fazlası vermesi
isteniyor , Bulgaristan özel sektörünün çıkarlarını temsil eden Hükümet te
çareyi işçi kazanımlarını budamakta buluyor. IMF’nin Bulgaristan’daki yeniden
yapılanma konusunda yazdığı son raporda bu konu şu cümlelerle anlatılıyor:
“Özelleştirme yasalarının, iş yasalarında daha ileri düzeyde yapılacak
reformlarla özellikle de işe giriş ve işten çıkışı kolaylaştıracak
değişikliklerle desteklenmesi gerekiyor.” Dünya Bankasının Sofya’daki Ofisi ise,
yerel bir gazeteye ilan vererek, Emek Piyasasında Esneklik ve Modernizasyon konularında
araştırma yapacak, iş piyasalarının reformunda Bulgaristan hükümetine yardım
edecek danışmanlar arandığını duyuruyor. ETUC ve ICFTU tarafından oluşturulan bir
heyetin, IMF ve DB Sofya ofislerine düzenlediği resmi ziyarette sorduğu sorulara “Biz
Bulgaristan Hükümetinden iş yasalarının daha ileri düzeyde esnekleşmesini talep
etmedik. Şu andaki esneklik düzeyi ülkenin AB’ye girebilmesi için yeterli” diye
yanıt veren yetkililer, yayınladıkları raporlar ve gazetelere verdikleri ilanlarda
neden farklı ifadeler kullandıkları sorulduğunda hiçbir yanıt veremiyorlar. (Reuters, Sofia November 18, 2004)
- ABD, Asya ülkelerini tarım
desteklemelerini kaldırmaya ve kamu hizmetlerini yabancı yatırımcılara açmaya
zorluyor. ABD Ticaret
Temsilcisi Vekili Peter Allgeier, Japonya, G.Kore ve Tayvan’ın DTÖ’ye verdikleri
taahhütler dahilinde tarım desteklemelerinde ciddi kesinti yapmak zorunda olduklarını
belirtti. Allgeier aralarında Filipinler,
Malezya ve Endonezya’nın da bulunduğu bir dizi Asya ülkesinin verilen nihai tarihin
üzerinden 6 ay gibi uzun bir zaman geçmiş olmasına karşın servis sektörlerini
liberalize etmek için taahhütte bile bulunmadıklarını, tarım korumalarının
azaltılması konusunda ABD’de olandan çok daha fazla çatışmanın Asya-Pasifik
ülkelerinde yaşandığını belirtti. “Eğer tüm meta ve hizmetleri kapsayacak tam ve
kapsamlı bir liberalizasyon yapılacaksa
tüm bu alanlarda desteklemelerin kaldırılması da kaçınılmaz hale gelecektir. Bu
anlamda özellikle Japonya, Kore ve Tayvan’ın ticarete zarar veren düzenlemelerini
değiştirmeleri gerekiyor. (Washington, AFP,
Now.11 04,)
- DTÖ Genel Başkanı
Panitchpakdi Ocak 2005 sonunda Davos’ta yapılacak Dünya ekonomik formu
sırasında 20-25 ülkenin Bakanlarının katılımı ile gayri resmi bir DTÖ Bakanlar
kurulu toplantısının da eş anlı olarak yapılmasının planlandığını bildirdi.
Panitchpakdi ayrıca 2005 yılının Aralık ayında (13-18 Aralık) yapılacak DTÖ
Bakanlar konferansının hazırlıkları için 2005 yılı boyunca bir dizi seri
toplantıların da yapılacağını belirtti. (Agence
Europe, 2 November 2004)
- Uruguay’da SU
Referandumunu bilinç kazandı. Uruguay’da suyun bir kamu
malı olarak kalıp kalmayacağını belirlemek amacıyla yapılan referandumdan toplumsal
bilinç ve dayanışma çıktı, oy kullananların %60’ı Suyun Özelleştirmesine HAYIR
dedi. 2002 yılında IMF’nin dayatması sonucunda gündeme gelen bu özelleştirme
girişimi ilk etapta Fransız Suez Lyonnaise Des Aux şirketi tarafından Maldonado
Bölgesinde başlatıldı. Fransız şirketini Aguas Bilbao isimli bir İspanyol çok
uluslu şirketi izledi ve pek çok bölgede suyun özelleştirme suyu geçen yıl
gerçekleştirildi. Ancak çok geçmeden özelleştirmelerin olumsuz sonuçları
görünür hale gelmeye başladı, geniş halk yığınlarının suya erişimi engellendi
ve verilen hizmetin kalitesinde ciddi bir gerileme yaşandı. Suyun kalitesi o denli
düşmüştü ki kontrolden sorumlu otoriteler bile suyun kullanılmaması için anonslar
yapmaya başladılar. Ekonomik açıdan da ele alındığında Uruguay hükümetinin bu
şirketlerle yaptığı anlaşmalar tam anlamı ile birer fiyaskoydu. Çünkü şirketler
ne taahhüt ettikleri kaliteyi sağlamak ne de borç yükümlülüklerini yerine getirmek
için hiçbir şey yapmadılar. (La Via
Campesina, 03 November 2004)
- AB, Arjantin’in,
AB şirketlerine ait varlıklara uygulanmakta olan gümrük vergilerine ilişkin devam
eden müzakerelerde arzu edilen sonuca ulaşılmasını sağlayamamasının bu ülkeyle
olan politik ilişkileri tehdit edeceğini açıkladı. AB Komisyonu Dış İlişkiler
Başkanı Eneko Landaburu 14 Aralık Salı günü yaptığı açıklamada üç yıl önce
kamu hizmetlerinin fiyatlarını dondurmuş olan Arjantin’le son birkaç aydan beri
ülkede faaliyet gösteren elektrik ve telefon operatörleri için fiyatların
yükseltilmesi amaçlı müzakereler yürütüldüğünü belirtti. Arjantin Hükümetinin
fiyatları dondurma biçiminde hizmet piyasalarına müdahale etme girişimini
sürdürmesi Avrupa Komisyonu’nun müdahalesine yol açtı.(European Voice, Vol. 10 No. 44 : 16 December 2004
|