mai ve küreselleşme karşıtı çalışma grubu

BÜLTEN - 84

Türkiye MAI ve Küreselleşme Karşıtı Çalışma Grubu

26 Ocak 2004

Çalışma Grubumuzun 140. olağan toplantısında tartıştığı konular ile küreselleşmedeki son gelişmelere ilişkin haberler.

 
  • İş çevrelerinin toplantısında ABD uluslararası ticaret politikasının 2005 yılında dinamik bir düzeye çekilmesi gerekliliğini ortaya koydu. Amerikan sermayesi, ABD'nin rekabet yeteneğinin önemli miktarda artması gerektiğini söylemekteler. Bugün yeni bir sayfa açıldı, 2005 yılında ABD için uluslararası ticaret politikası, bir dönüm noktasında. 2005 yılı gündeminde iş çevrelerinin yaptıkları görüşmelerde, uluslararası ticarette, ısrarla ticaret ve yatırım politikalarının serbestleştirilmesi ekonomik gelişmenin devam etmesi için Kongre ve Bush yönetimine çağrıda bulundular. The McGraw-Hill Şirketleri Başkanı ve CEO'su ve uluslararası ticaret ve yatırım işbirliği grubu başkanı, Harold McGraw III "ABD bir yol ayrımındadır. Bizim sürekli ekonomik liderliğimiz, küresel ekonomideki rekabetin artmasından dolayı, daha fazla devam edemeyecektir. Serbest ticaret ve yatırım politikalarının, Amerikan işveren ve işçilerinin büyüme ve refahının devamının en emin yolu olduğu ve bizim ticaret ortaklarımıza büyük yararlar sağladığı ispatlanmıştır." diye ifade etti. McGraw, ABD ticaret gündeminin, ticaretin serbestleşmesinin devamına vurgu yaparak bunun önümüzdeki(2005) yılda kamu politikasının önceliği olması gerektiğini toplantılardan birinde ifade etimiştir. "Ekonomik ve jeopolitik çıkarlarımızın beraberce korunabilmesi için uluslar arasında ticaret ve açık pazarın gelişmesinin tarihsel bir yükümlülük olduğu Kongreye karar alması konusunda ısrar edilmelidir." diye ekledi. McGraw, 2005 yılında mutlaka yapması gereken, ticaret politikasında dört kritik sorunun ısrarla üzerine gidilmesini toplantıda ifade etti:
  1. ABD hükümeti WTO'da ABD katılımının devamını kesinlikle onaylamalıdır. Başkan ve Kongre beraberce, WTO'da etkin yaptırımın devamını garantilemeye çalışmalıdırlar. Uluslararası ticaret ve yatırımla, Amerikan işvereni, işçisi ve tüketicisinin ekonomik çıkarları büyük oranda sağlanmaktadır. Açıkça tanımlanmış kurallar temel alınarak uluslararası ticaret sisteminde ABD'nin çıkarı yaşamsaldır ve uluslararası ekonomik gelişme ve yatırım teşvik edilmelidir.
  2. ABD TPA (Trade Promotion Authority - Ticareti Geliştirme Yetkisi yenilenmelidir. TPA, ulusal iktidarımızın güçlenmesi için yaşamsal bir araçtır. Amerikan işçi ve işverenleri, mal ve hizmetlerin denizaşırı piyasalara TPA kanalıyla açılmasında Başkanın yeterliliğine güvenmektedir.(Başkana verilen yetki ile kast edilen “Fast Track” yetkisidir ki bu da dış ticaret konusunda Başkan’a tam yetki verilerek Kongre ve komiteler sisteminin by-pass edilmesi anlamına gelmektedir) 2005 yılında TPA'nın yanlış uygulamalara gitmesine izin verirsek, ticari anlaşmalar yoluyla ortaya çıkan rekabetin artması nedeniyle ticari ortaklarımız yeni kazançlar elde etmenin fırsatını kollayacak ve bizi yeniden zorlayacaktır.
  3. ABD, DR-CAFTA ve Bahreyn Serbest Ticaret Anlaşmasını mutlaka onaylamalıdır. 2005 yılında DR-CAFTA ve Bahreyn Serbest Ticaret Anlaşmasını Kongrenin onayına sunmalıdır. DR-CAFTA, ABD için ciddi bir ekonomik yarar sağlayacak, Orta Amerika'da ekonomik ve politik gelişmeyi artıracak ve özendirecektir. ABD ve Bahreyn Ticaret Anlaşması Ortadoğu'daki müttefiklerimizle ticari ilişkilerimizi önemli oranda güçlendirecektir.
  4. ABD 2005 yılı içinde WTO'nun Doha Roundu görüşmelerinin mutlaka yol göstericisi olmalıdır. Başarılı Doha Round görüşmeleri dünyanın her yerindeki uluslararası pazarlara ABD'nin erişiminin artması ve yabancı ticarete uygulanan engelleri azaltılması konusunda eşsiz fırsatlar sunacaktır. Eğer ABD yapmazsa diğerleri bunu istenmeyen sonuçlarla gerçekleştirecektir.

Bunlara ek olarak dört öncelikli alan daha bulunmaktadır. Güney Afrika gümrük birliği, Latin Amerika(Anden Nations), Tayland ve Panama ile ABD'nin ticaret görüşmelerinin daha ileri gidebilmesi için iş çevreleri Amerika'nın serbest ticaret anlaşması önerisini desteklemektedirler. (WASHINGTON, Jan. 12 2005 /PRNewswire/)

 

  • AB, Hindistan’ı ilişkileri geliştirmek adına hizmet sektörü pazarını açmaya zorluyor. AB Ticaret Komisyoneri Peter Mandelson, “Yaklaşmakta olan WTO toplantısının gelişmiş ve gelişmekte olan ekonomiler için yaşamsal öneme sahip olduğunu; Hindistan’a iyi bir teklif sunmayı düşündüklerini; katı uygulamalarını bir kenara bırakırsa ciddi ortaklık imkanları olduğunu ve son derece katı sınırlamalarla korunmakta olan sınırlandırılmış profesyonel hizmetler, muhasebe ve perakende ticaret hizmetlerini de kapsayacak bir açılım yapılabilir” şeklinde konuştu. Mandelson “Hindistan’ın DTÖ görüşmeleri için gelişmiş kapitalist devletlerin tarımsal desteklerini azaltmaları yönündeki talebine dikkati çekerek: “eğer bu konuyu sadece tarım piyasalarına giriş konusuna bağlayacak olursak DTÖ müzakere sürecinin başarılı olacağını sanmıyorum.” dedi.  “Hindistan’ın artan ekonomik ağırlığını, bu çok önemli çok taraflı müzakerelerde sorumluluk almak ve öncülük etmekle birleştirmesi gerek” AB nin resmi açıklamalarına göre, Hindistan hükümeti önümüzdeki on yılda kişi başına düşen geliri iki katına çıkarmayı planlıyor, ancak hizmet piyasasının yabancı sermayeye açılmaması durumunda bunu gerçekleştirmesi imkansız. Mandelson, Asya’da büyük bir ekonomi olarak ortaya çıkabilmek için Hindistan’ın taşımacılık, enerji ve telekom alanında altyapısını kanıtlaması gerekliliği üzerinde durdu. Yabancı sermaye için belirsizliğin birincil caydırıcı nitelik olduğunu söyleyen Mandelson, öngörülebilen bir ortam ve yasal belirlilik olumlu bir yatırım ortamı yaratmanın anahtar koşulları. Yeni ve kararlı bir ikili anlaşma, benim görüşüme göre,mükemmel bir düşünce. İlk olarak buradan başlamalıyız bana kalırsa” dedi. . (İndo-Asya haber servisi)                Yorum: Dünya Ticaret görüşmeleri, her zaman olduğu gibi sadece pazarlayacak bir şeyleri olan ülkeler arasında cereyan ediyor. Bu haberi ilginç kılan ise, son birkaç yıldan beri “satacak bir şeyi olmayanlar” arasında olan Hindistan’ın da artık bir üst kategoriye sıçramış olması ve bu sıçramayı takiben de elindeki kartları oyunun kurallarına göre oynamaya başlaması. Öte yandan, Mandelson’un, Hindistan’ın önünüzdeki 10 yıl içinde ulaşmayı planladığı ekonomik hedefi (hizmet ticaretini daha da geliştirmek) kullanarak şantaj yapması da aynı oyunun vaz geçilmez kurallarının başında geliyor. Bu oyunda öne sürülen “koz” ise, her zaman olduğu gibi yine işçi sınıfı, bu kez de Hindistan’daki ucuz hizmet emeği.

 

  • Airbus-Boing Görüşmeleri: Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok, kapitalistler arası rekabet bütün şiddetiyle devam ediyor. AB ve ABD nin dünyanın en büyük uçak üreticileri pazarında, yaşanan para yardımları üzerine yapılan tartışmalarla ilgili olarak görüş birliğine varması sonucunda yeni bir ticari savaşının başlaması önlenmiş oldu. AB ve ABD dün geri adım atarak, dünyanın en büyük sivil uçak üreticileri olan Airbus ve Boing arasındaki soruna dair görüşmelere başlanmasında karar kıldı. Bu sayede büyük bir ticari savaşın eşiğinden dönüldü. Dünya Ticaret Örgütünde 3 ay süren açık uçlu müzakereler sonucunda doğmuş olan “karşılıklılık ilkesinin”nin geçici olarak durdurulması sayesinde, Doha raundunda daha büyük kavgaların doğması riski de önlenmiş oldu.Bu durum başkan Bush un gelecek ay yapacağı Avrupa yolculuğunun da daha rahat bir ortamda yapılmasının önünü açı.Bu aynı zamanda, Boing yönetimi başkanı Harry Stonecipher ile yapılması düşünülen sert tartışmadan da geri dönüldüğünün bir işaretiydi.Öte yandan Airbus bugün, bu yılın ABD’deki ölümcül rakibi Boeing’e kıyasla daha fazla uçak siparişi aldığı ikinci yıl olduğu ve önümüzdeki 5 yıl boyunca da siparişlerinde patlama olmasını hedeflediğini kamu oyuna açıklamak suretiyle Boeing’in yaralarına tuz basmış olacak. Airbus, daha dün ABD kargo şirketi UPS’ten 10 adet A380 kargo uçağı siparişi aldı. Ancak dün AB ticaret komisyoneri Peter Mandelson ve ABD dış ticaret temsilcisi tarafından yapılan açıklamalarda, Airbus’ın 4 destekleyici ülkesinden İngiltere,Fransa,Almanya ve İspanya’dan , A350 modeli uçak için yardım talebinde bulunmasına izin verilmeyeceği açıklandı. AB nin ve ABD nin bu iyi niyetli tutumunu iyi karşılayan Mr.Stonecipher Airbus ın  A350 yi,firması Boing’in can alıcı ve ekolojik yeni tasarımı olan 787 Dreamliner a rakip olarak tasarlamayı planladığı üzerinde durdu. Buna karşın Mandelson, Strasburg da yaptığı konuşmada AB nin faizle geri ödenebilen desteklemelerden vazgeçmeyeceğinin sinyallerini verdi.Tahsis edilen bu meblağlar yasal ve şeffaftır!Buna karşılık Boing e sağlananlar dolaylı ve şeffaf değillerdir.Pentagon ve Nasa nın ve daha birçok federal ve yarı federal organın vergilerinin para yardım programları örnek olarak verilebilir.  Fakat bu açıklama, ABD Ticaret Sözcüsü Mr. Zoellick in açıklaması ile taban tabana çelişiyordu: ”Bu uzun soluklu görüşmeler boyunca ilk defa AB ve ABD, amacın para yardımlarının bitirilmesi olması gerektiği konusunda görüş birliğine vardılar.” Tartışma ekim ayında ABD nin, Airbus ın AB ve üye devletlerden aldığı büyük miktardaki yasal olmayan mali desteklemelerden yakınarak tek taraflı olarak 1992 tarihli ikili ticari antlaşmasını feshetmesi ve AB’yi DTÖ Tahkim sistemine şikayet etmekle tehdit etmesiyle başlamıştı. Bu resti sırasında ABD, Boeing’e yapılan 2 milyar$ lık ABD yardımı sırasında kendilerinin de aynı tehditle karşı karşıya bırakıldıklarını hatırlatmayı ihmal etmedi. Bu görüşmeler başlangıçta üç aylık bir süreyle DTÖ kurallarına konu olmayacak ve DT֒deki gidişata da engel teşkil etmeyecek, ayrıca bu süre uzatılabilecek ve Mandelson AB’nin elinin güçlü olduğunu bildirdi. (David Gow –The Guardian , 12 Ocak 2005)

 

  • Guatemala Hükümeti, Dünya Bankası tarafından altın madeni faaliyetini önlemek amacıyla yerel halk tarafından sürdürülen eylemlere son vermek için orduyu iş başına çağıracağı tehdidinde bulundu. 10 Ocak günü 40. gününü dolduran ve San Marcos’un batı bölümündeki Marlin madenindeki cevherin Panamerican otobanı üzerinden nakliyesini bloke etmeyi amaçlayan eylemler 3 Aralık günü başladı. Şirket, çıkarılan cevheri, bu tarihten beri Guatemala City’nin 130km kuzey batısındaki metal bir köprüden nakletmeyi başaramadı (sadece yaya geçişine müsait bir köprü). Altın madenciliğinin yapıldığı yer, oldukça yoğun bir yerli nüfusun yaşam alanı aynı zamanda. 3 Aralık günü altın cevheri yüklü taşıyıcı araç köprüye ulaştığında aracın sürücüsü, treylerin geçişi için köprünün bir bölümünü kapatmak isteyince, bu üretimin madene sadece 100km uzaklıkta olan kendi köyleri için ne anlama geldiğini bilen yerliler aracın geçişini engellediler. Protestoların ilk gününe 2000 kadar yerli katıldı. Talepleri, bu madenin kapatılmasıydı fakat istekleri yerine getirilmediği için ilerleyen günlerde bu kez madene ekipman ve yakıt taşıyan 2 aracı ateşe verdiler. Her ne kadar yereldeki belediye başkanı, halkının taleplerini dinleyeceğine dair söz verdiyse de Guatemala İç İşleri Bakanı, 8 Ocak’ta yaptığı açıklamada eyleme son verilmediği taktirde şirketin faaliyetine devam edebilmesi için orduyu alarma geçireceğini duyurdu. Yerliler ise, ordu müdahalesi başlayacak olursa, şirket tarafından park yerine park edilmiş olan araçları uçurumdan iteceklerini bildirdiler. 2003 yılında yerli halkın görüşü alınmadan maden arama ve çıkarma lisansı verilen Dünya Bankası destekli Şirketin, üretiminde siyanür kullanılacağını haber alan yerli halk projeye karşı kapsamlı bir şekilde muhalefet etmeye başladı. Yaşanan gerginliğe rağmen DB’nin IFC isimli finans kuruluşu Şirkete 45 milyon$ daha tahsis ederek sürece destek verdi. (Asociacion Estorena Para el Desarallo Integral, AEPDI- El Estor, Izabal, Guatemala 10 Jan, 2005)

 

  • Dünya Yatırım İyileştirme Ajansları Birliği WAIPA’nın 2005 yılının birinci yarısı için planladığı etkinliklerden bazıları şöyle :

-         WAIPA, Dünya Yatırım Konferansı 2005: “Hizmet sektörüne yatırım”, Cenevre, 9-10 Mart, 2005

-         Avrupa-Akdeniz yatırım Zirvesi (Euro-Med kapsamında), Marsilya, 13-14 Ocak, 2005

-         “Yabancı Doğrudan Yatırımların Kalkınmaya Etkisi” konulu UNCTAD Uzmanlar Toplantısı, Cenevre, 24-26 Ocak, 2005

-         Nijerya yatırım Forumu, Abuja, 2-4 Şubat 2005

-         UNCTAD-ICC Yatırım İlkeleri web sitesi adresi: www.unctad.org/investmentguides (www.iatp.org, 07, Jan, 2005)