mai ve küreselleşme karşıtı çalışma grubu

BÜLTEN - 85

Türkiye MAI ve Küreselleşme Karşıtı Çalışma Grubu

24 Mart 2005

Çalışma Grubumuzun  tartıştığı konular ile küreselleşmedeki son gelişmelere ilişkin haberler.

 
  • DT֒nün 33 üye devletini bir araya getiren mini-Bakanlar konferansı 2-4 Mart tarihlerinde Kenya’nın Mombassa kentinde yapıldı. Toplantı sonunda yapılan resmi açıklamada her ne kadar sonucun tatmin edici olduğu ifade edildiyse de Hong Kong’da yapılacak esas Bakanlar Konferansına kadar sorunlu alanlarda (hizmetler, ticaretin kolaylaştırılması, NAMA ve hala tarım) DT֒nün beklenen ilerlemeyi sağlayıp sağlayamayacağı konusundaki endişelerin devam ettiği özel açıklamalardan anlaşılıyor. Toplantıya katılan üye devletlerin arkalarında bıraktığı manzaraya gelince, toplantıyı protesto etme amacıyla Kenya’lı örgütler tarafından düzenlenen yürüyüşe Kenya polisinin müdahale etmesinin ardından göz altına alınanların hala serbest bırakılmadığı bildiriliyor. Toplantı sırasında en hararetli tartışma NAMA konusunda yaşandı. Bakanlar, Haziran ayına kadar NAMA’da hangi formülün uygulanacağına karar verilmesi gerektiği konusunda anlaştılar.Üyeler, doğrusal olmayan (non-linear formula), gerekli enseliklerin eklenebileceği formülün benimsenmesini istediklerini açıkça ortaya koydular. AB’nin ABD önerisine yanıt olarak getirdiği öneri ise NAMA’da her ülkeye göre özelleştirilmiş, farklı kalkınma düzeylerini dikkate alan bir yaklaşımın benimsenmesi. GATS konusunda en geç Mayıs ayına kadar geliştirilmiş tekliflerin DT֒ne sunulması ve bu nihai teklif listesinin gerek sayıca gerekse sektörel kapsam olarak öncekilere oranla tatmin edici düzeyde agresif olması gerektiği konularında anlaşma sağlandı. Hizmetlerle ilgili müzakere devam ederken Brezilya müzakerecisinin son derece sert sözlerle AB’yi hedef alması ve bir yandan gelişmekte olan ülkelere NAMA ve GATS’ı dayatırken bir yandan tarım konusunda hiçbir şey vermeye niyeti olmamakla suçladı. Salondaki tansiyon bir anda öylesine yükseldi ki toplantıyı yöneten Kenya Ticaret Bakanı, ani bir kararla kahve molası vermek zorunda kaldı ve molanın ardından da bir tekne kiralanarak, akşam yemeği organizasyonu da her bir Bakan ve yanı sıra birer delegesinin katılımıyla yine bu teknede ayarlandı. Toplantıya katılan ülkeler ise şunlardı: AB, ABD, Avustralya, Kanada, Japonya, Norveç, İsviçre, Hong Kong, Güney Kore, Brezilya, Arjantin, Meksika, Kosta Rika, Hindistan, Çin, Endonezya, Güney Afrika, Mısır, Fas, Tanzanya, Zambia, Ruanda, Senegal, Benin, Malezya, Tayland, Singapur, Pakistan, Bangladeş, Guyana, Jamaica, Ürdün, Umman. (African Trade Agenda, Third World Network- Africa Volume 2 Number 2 )

 

  • Çin, oyunun kurallarını çabuk öğrendi? Çin Ticaret Bakanı, ABD ve AB ile 1 Ocak’tan bu yana kotaların kaldırılmasıyla birlikte tekstil alanında başlayan ihracat patlaması konusunda görüşmelerde bulunacak. Çin Bakanlık yetkilisi 15 Mart günü China Daily Gazetesine yaptığı açıklamada, Ticaret Bakanlığının Washington ve Brüksel’e delegasyonlar göndererek bu iki bloğun Çin ile ilişkileri geliştirmek yerine, ülkedeki ihracat patlamasını bloke edecek adımlar atmasının önüne geçmeyi amaçladıklarını belirtti. ABD Ticaret Bakanlığı adına açıklama yapan Neena Moorjani ise “Anladığımız kadarıyla Çin bizimle görüşmek istiyor. Henüz belirlenmiş bir şey yok. Bu ülkeyle tekstil de dahil olmak üzere eskiden beri ticari ilişkilerimiz var bugün de devam ediyor. Öte yandan gerek Avrupa Birliği gerekse ABD’deki tekstil lobileri Ocak ayı başından beri kendi Hükümetleri nezdinde, Çin’deki ihracat artışına karşı önlem alınması amacıyla  başlattıkları baskıları halen arttırarak sürdürmekteler. Çin’in ABD’ye yaptığı hazır giyim ihracatı bir yıl önceki düzeyin %80 üzerine çıkarken, tüm tekstil sektöründeki ihracat artışı ise %43’e ulaşmış durumda. Çin’in Avrupa Birliği’ne yaptığı tekstil ve hazır giyim ihracatındaki artış ta %47’ye ulaşmış durumda. Çin Ticaret Bakanlığı, kısa süredeki istatistikler baz alınarak atılacak adımların yanlış olacağı, Çin’deki bu ihracat patlamasının şiddetinin süreç içinde azalacağı uyarılarında bulunarak devleri, kendi Pazar payından fedakarlık etmeden sakinleştirmenin yollarını arıyor. Çin yetkililer ayrıca bu ihracat patlamasını yavaşlatmak için kendilerinin de belli önlemler almaya çalıştıklarını belirtiyor. Bu anlamda örneğin Tekstil Sanayicileri Birliği, kendi aralarında bir Konsorsiyum kurarak, hassas ürünlerin ihracatında asgari bir fiyatlandırma mekanizmasını devreye sokmayı ve bu yolla Çin ihracatçılarının dünyada yol açtığı haksız rekabeti belli oranda azaltmayı planlıyor. Diğer yandan AB Ticaret Komisyoneri Mandelson ise daha önce kısıtlayıcı önlemler alınması gerektiği yönündeki söyleminden geri adım atarak, ticaretin ancak ve ancak gerçekten serbest ticarete aykırı bir gelişme gösterdiği açık seçik hale gelmesi halinde kısıtlayıcı önlemlerin alınması gerektiğini ama Çin konusunda böyle bir manzaranın bulunmadığını belirtiyor. (China Seks Talks With United States, EU On Textiles, Urges Patience With Surges, International Trade Daily March, 17, 2005)

 

  • Dünyanın önde gelen finans şirketleri, Şubat ayının üçüncü haftasında DT֒de ve GATS anlaşması çerçevesinde düzenlenen finansal hizmetlerle ilgili resmi toplantıdan sadece 1 hafta önce yine DT֒de bir araya geldiler, acaba neden? Aralarında Citigroup, Morgan Stanley ve Goldman Sachs’ın da bulunduğu FLG –Finans Liderleri Grubu (Financial Leaders Group) 10 Şubat günü DT֒de konuk edildiler. Toplantının politik amacı konusundaki çeşitli yorumlara göre amaç, gelişmekte olan ülkelerin finans piyasalarını GATS’a bağlı olarak liberalize etmeleri ve yerli finans şirketlerine sağladıkları avantajların aynısını yabancı finans şirketlerine de sağlamalarının garanti altına alınması için izlenmesi gereken yollar üzerinde karşılıklı görüş alışverişinde bulunmaktı. DT֒nün Hizmet Ticareti Konseyinin resmi toplantısı ise bu “özel” toplantıdan sadece 11 gün sonra yani 21 Şubat’ta yapılacaktı. Bu “özel” seminerin sponsorları, kendilerine “Finans Hizmetlerinin Dostları” adını veren, aralarında ABD, Japonya, AB ve İsviçre’nin de bulunduğu bir grup gelişmiş kapitalist ülke ve bloktu. Toplantıya, DTÖ eski başkanlarından Renato Ruggerio başkanlık etti. Ancak, bu arada Ruggerio’nun yeni sıfatının bilinmesinde yarar var: Citigroup Avrupa Yatırım Bankası Başkan Vekili… Toplantı sonunda yapılan ve delegelere de dağıtılan yazılı açıklamada FLG, henüz bu alanda bir taahhütte bulunmayan üye devletleri daha fazla zaman kaybetmeden finans hizmetleri alanında taahhütte bulunmaya, taahhüt listelerini DT֒ye iletmiş olanları ise en geç Mayıs 2005’e kadar listesini revize ederek kapsamını genişletmeye zorladı. FLG’nin finansal hizmetler alanına dahil ettiği sektörler ise şöyle: Bankacılık, sigortacılık, re-asürans hizmetleri, varlık yönetimi, emeklilik ve özel emeklilik hizmetleri, kredi kartları da dahil olmak üzere tüm ödeme sistemleri, brokerlik ve menkul kıymetler. (Financial services firms lobby developing countries at WTO, by Goh Chien Yen, TWN, Genewa 14 February 05)