ICFTU DTÖ Raporu yayınladı:
DTÖ’nün 30 Haziranda Cenevre’de düzenlendiği
mini bakanlar konferansı için lobi faaliyetleri bütün hızıyla sürerken ICFTU,
DTÖ’nün devam eden sürecinin işçiler ve
işsizler üzerindeki etkileriyle ilgili bir rapor yayınladı. Yaklaşık 100 farklı STK
ile birlikte toplantıların seyrini izlemek amacıyla Cenevre’ye gelen ICFTU heyeti
uluslar arası ticaret politikalarında milyarlarca yoksulun görmezden gelindiğini
belirtti. Raporda, bir dizi örnekleme çalışması
yapılarak NAMA’da AB ve ABD tarafından
önerilen katsayıların kabul edilmesi halinde özellikle emek yoğun sektörlerde
yaşanacak hızlı işsizleşmeye dikkat çekiliyor. Hatırlanacağı gibi Aralık ayında
Hong Kong’da yapılan DTÖ Zirvesinde, belirlenecek NAMA katsayılarıyla yüksek
gümrük vergilerinin düşük olanlara oranla çok
daha fazla düşürüleceği karar altına alınmıştı. Bu da, yüksek gümrük
vergileriyle bile korunamayan gelişmekte olan ülkelerin imalat sanayilerinde muazzam
ölçekte bir işsizleşmenin yaşanacağı anlamına geliyordu. Mini Bakanlar
Konferansının dünkü hazırlık toplantısında Pascal Lamy’nin 20 katsayısının
bütün ülkeler tarafından kabul edilebilecek bir oran olduğunu belirtmesi dünya
sendikaları tarafından çok önemli bir alarm olarak algılandı. Buna karşın AB ve
ABD’nin orijinal teklifi olan, katsayının
15 ya da daha az bir sayı olarak belirlenmesi, emek yoğun sektörlerde vergi
indirimlerinin %75’leri bile aşacağı anlamına geliyor. ICFTU Genel Sekreteri Guy
Ryder, yoksullaşmanın zaten son derece hızla arttığı bir dünyada bir de
böylesi bir teklif getirmenin ne kalkınma raunduna
verilen isme ne de raundun başlangıcında verilen
sözlere yakışmadığını belirtti. “DTÖ,önce
işsizliği ne kadar arttıracağını umursamadan tekstil ve giyim sektörlerinde
uygulanan vergileri radikal oranda geriletti, şimdide aynısını tüm imalat
sektörlerinde yapmayı amaçlıyor” diyen Ryder, “tekstil, hazır giyim anlaşması
ATC’nin sonuna gelindiğinde bir de görüldü ki sektördeki tüm kotalar 2005 Ocak
ayında sıfır’a indirildi”dedi. Ryder, ATC uygulanmaya başlamadan DTÖ’nün
olacaklar konusunda uyarıldığını ve sonunda haklı olduklarının da
kanıtlandığını; bugün de kalkınma raundunun sonuna gelinmeden bir kez daha DTÖ’yü
uyardıklarını, bir kez durup yüzmilyonlarca
işsiz ve yoksulu düşünmelerini istediklerini belirtti. NAMA’nın uygulamaya
başlanmasıyla birlikte tekstil sektörünün bir kez daha büyük bir darbe alacağını, ama bu kez lastik, kauçuk, petro kimya,
otomobil, mobilya ve daha pek çok sektörün de tekstile eşlik edeceğini sözlerine
ekleyen Ryder, sayılan tüm bu sektörlerin gelişmekte olan ülkelerdeki kayıt içi
ekonomiye önemli girdi sağladığının ve istihdamın en önemli bölümünün bu
sektörler tarafından emildiğini de belirtti. Raporda katsayının 15 olarak kabul
edilmesi halinde Arjantin için yapılan bir örnekleme çalışmasında bu ülkeden tekstil ve oto yedek
parça ürünlerine uygulanan gümrük vergilerini sırasıyla
%50 ve %62 oranında düşürmesinin, Endonezya’dan da motorlu araç ithalinde
uyguladığı gümrük vergisini %61 düşürmesinin istenmiş olacağı tablolar ve
hesaplamalarla aktarılıyor (Focus on
Trade N.121, June 2006, ICFTU Press Department http://www.icftu.org/www/PDF/ICFTUNAMAtariffsimulations.pdf).
Mandelson'un GATS
ısrarı: AB Ticaret Komisyoneri Mandelson, 1 Temmuz’da
hizmetler konulu bir bakanlar toplantısının
yapılması için bazı DTÖ üyelerine çağrıda bulundu. Toplantıya çağrılan
ülkeler ise şunlar: Brezilya, Arjantin, Çin, Endonezya, Malezya, Filipinler, Güney
Afrika, Tayland, Uruguay, Avustralya, Kanada, Tayvan, Mısır, Hong Kong, Hindistan,
Japonya, Kore, Yeni Zelanda, Pakistan, Singapur, İsviçre ve ABD. Bu toplantının
gündemi sınırlı tutulmaya çalışılmış: yalnızca hizmetler
alanında piyasalara giriş yani üye
devletlerin GATS tekliflerini 31 Temmuz’a kadar DTÖ’ne sunması konusunun görüşülmesi öngörülmüş.
Temmuz’un ikinci haftası yani 10 Temmuz ve
sonrasında ise hizmetler alanının bir başka salkımı görüşülecek: belli GATS sektörleri : enerji, finans, telekom, deniz taşımacılığı, posta hizmetleri, çevre ve diğerleri.
Yine 10 Temmuz’da GATS’a bağlı ulusal düzeydeki düzenlemelerle
(domestic regulations) ilgili ilk taslak metnin hizmetler konseyine sunulması planlanıyor. Bu taslak metin üzerinden başlayacak
görüşmelerin de Temmuz ayı sonuna kadar tamamlanması ihtimali söz konusu. Eğer bu
başarılamazsa, taslak görüşmeleri Eylül’e sarkacak (Five
Danger Signs: The GATS assault on sovereignity and democracy, Trade Observatory IATP, 29
June 2006)
Afrika Metal
İşçileri Sendikası'nın NAMA uyarısı: Afrika Metal İşçileri Sendikası, Doha Kalkınma Raundu’nda karar
altına alınan NAMA anlaşmasının başta gelişmekte olan ülkelerde olmak üzere
işçi ücretleri ve istihdamını muazzam bir baskı altına alacağını, bu durumun ise
gelişmiş kapitalist ülkeler de dahil bütün dünya işçileri üzerinde genel bir
baskıya dönüşeceğini duyurdu. Angola, Malawi, Mauritius, Mozambik, Namibia, Güney
Afrika, Swaziland, Zambia ve Zimbabwe metal sendikalarının imzası ile yayınlanan
bildiride sendikalar özellikle gelişmiş ülkelerin emek örgütlerini devam eden
DTÖ/NAMA müzakerelerine müdahale etmeye, direniş göstermeye çağırdı. Bildiride,
Kuzey, güney ayırımı yapılmaksızın tüm dünya işçilerinin ve örgütlerinin
ortak bir mücadele örgütlemesinin kaçınılmaz olduğunun altı çizildi. Afrika
bildirisi, IMF’nin 27 Haziranda düzenlediği Ticaret, İstihdam ve Kalkınma
seminerinde oy birliği ile kabul edildi (IMF NewsBriefs No.10,
June 29, 2006, pp.3-4).
Avustralya'da yeni İş
Kanunu Tasarısı Protestoları: 300.000
Avustralya’lı işçi, 26 Haziran günü
Melbourne, Sydney, Perth, Brisbane, Launceston, Adelaide ve Darwin kentlerinde eş anlı
olarak düzenledikleri protesto eylemleriyle yeni çalışma yasasını protesto etti.
Ücretlerden, çalışma koşulları ve kıdem tazminatı hakkına kadar pek çok
kazanılmış hakkı yok eden ya da en alt düzeye indiren yeni yasaya göre, ücretli
izin sırasında ödenen ücretler %64 oranında, fazla mesai ücreti %63 oranında,
vardiya ücretleri %52 oranında, resmi tatillerde izin yapma hakkı %40 oranında ve
işçileri koruma amacıyla getirilen tüm çalışma koşullarında ortalama olarak %16
oranında geriletiliyor. Avustralya işçi sınıfının karşı karşıya bulunduğu
saldırı bunlarla da sınırlı değil. Mecliste bekleyen ikinci taslakla, sözleşmeli
işçilerin ücret düzeylerinin düşürülmesi, emeklilik ve kıdem tazminatı hakları
da dahil olmak üzere pek çok kazanılmış hakkın tümüyle ortadan kaldırılmasının
hedeflendiği belirtiliyor (IMF NewsBriefs No.10, June 29, 2006,
pp.3).
|