mai ve küreselleşme karşıtı çalışma grubu


Avrupa Birliği ve GATS - BİLGİ NOTU

Türkiye MAI ve Küreselleşme Karşıtı Çalışma Grubu

4 Nisan 2002

 

1994 yılında imzalanarak 1.01.1995 tarihinde yürürlüğe konan GATS-Hizmet Ticareti Genel Anlaşmasının 2000 Ocak ayından bu yana sürdürülen genişletilmesi müzakerelerinde Avrupa Birliği’nin aldığı pozisyon netleşti. AB’nin yürütme organı olan Avrupa Komisyonu, yeni GATS müzakereleri çerçevesinde gelişmekte olan(1.Grup) ve az gelişmiş(2.Grup) ülkelerden hangi sektörlerini piyasa ekonomisine açmalarının isteneceği konusundaki taleplerini gruplandırdığı ülkelere iletilmeye başladı. Birinci grupta, tüm OECD ülkeleri (30 Gelişmiş ve Gelişmekte olan ülkeden oluşuyor Zenginler Klubü olarak biliniyor) ile OECD dışında kalan ekonomik olarak büyük ölçekli ve gelişmekte olan ülke kapsamına girebilecek Hindistan, Pakistan, Malezya gibi ülkeler de bulunuyor. AB’nin bu ülkelerden talep edeceği 112 ayrı isteği bulunuyor. Bunların 29 tanesi 15 AB üye devletinin uzmanlarından oluşan AB-DG 133 Komitesinde görüşmeye sunuldu.

 

Türkiye’nin de, OECD üyesi olması dolayısı ile  içinde bulunduğu birinci grup ülkelerden piyasa ekonomisine açılması talep edilecek sektör ve alt sektörler arasında şunlar bulunmaktadır:

-         Hukuk hizmetleri,

-         Muhasebe, denetim ve danışmanlık hizmetleri,

-         Vergi hizmetleri,

-         Mimarlık, mühendislik, entegre mühendislik, şehir plancılığı.

 

Profesyonel hizmetlerin dışında kalan ve açılması istenen sektörler;

-         Bilgisayar ve ilişkili tüm diğer alt sektörler,

-         Araştırma ve geliştirme hizmetleri,

-         Yönetim danışmanlığı,

-         Teknik düzeydeki testler ve analizler, teknik danışmanlık hizmetleri (surveyanlık dahil),

-         Toplantı düzenleme ve yabancı dil çeviri hizmetleri,

 

Salkımlandırma (clustering) yaklaşımının geçerli olacağı Dağıtım, Çevre, Turizm, Enerji ve Lojistik hizmetleri ile bağlantılı tüm alt-hizmet gruplarının da piyasa ekonomisine açılması,

-         Tüm iletişim ve telekomünikasyon hizmetleri,

-         Posta hizmetleri ve bu hizmet dalında AB’nin talebi doğrultusunda yapılacak sınıflandırma (classification)nın desteklenmesi,

-         İnşaat sektöründe genel inşaat yapımı, sivil mühendislik, montaj işleri, yapım ve sonlandırma çalışmaları da dahil olmak üzere tüm alt sektörleri içine alacak son derece kapsamlı taahhütlerde bulunulması,

 

Enerji Sektörü;

1994 GATS metni içinde yer almayan ve ilk kez 2000 yılı Ocak ayında başlayıp, halen devam eden GATS’ın genişletilmesi müzakerelerine konu edilen enerji alanında ise:

-         Enerji keşif,

-         Enerjiyle bağlantılı inşaat yapımı ve bakım, onarım hizmetleri,

-         Enerji depolama ve enerji arzı (Toptan, perakende ya da aracı broker’lar üzerinden) hizmetleri.

 

Ulaşım Sektörü;

-         AB şirketlerinin dünya ölçeğinde güçlü oldukları başta deniz ulaşımı olmak üzere ulaşım sektörlerinde liberalizasyona gidilmesi,

-         Hava ulaşımı ticareti önündeki engellerin kaldırılması,

-         Kara ulaşımında ulaşım araçlarının tamir ve bakım hizmetleri de dahil olmak üzere ilgili tüm alt-branşların taahhütler kapsamına dahil edilmesi,

-         Tren ulaşımı alanında da tamir ve bakım hizmetleri de dahil olmak üzere liberalizasyona gidilmesi.

 

Çevre Hizmetleri alanında;

-         İçme suyu ve atık su yönetimi,

-         Tehlikeli atıkların yönetimi,

-         Hava kirliliğine karşı geliştirilen çevresel hizmetler,

-         Su ve toprak temizleme, arındırma hizmetleri,

-         Gürültü ve Titreşim düzenleme teknikleri, diğer çevre hizmetlerinin yanısıra doğrudan çevresel olmasa da dolaylı bir şekilde çevre ile bağlantılı (Örn: Çevresel araştırma-geliştirme hizmetleri ve çevre mühendisliği ticareti) hizmetlerin ticareti.

 

Finans Hizmetleri;

-         İstisnasız tüm alt branşlar için piyasalara serbestçe giriş ve çıkış olanaklarının sağlanması,

-         Yabancı hisse senedi sahiplerine uygulanan lisans kısıtlamalarının kaldırılması,

 

Turizm Sektörü;

-         Turizm ile ilgili olarak tüm alt ve bağlantılı branşların da kapsama dahil edilmesi.

 

Bu ülkelerden kaldırmaları istenen ulusal kısıtlamalar arasında;

-         Oturma izni v.b ulusal gereklerle ilgili düzenlemelerin basitleştirilmesi ve bir engel olmaktan çıkarılması,

-         Yabancı yatırımcı ve personelin söz konusu ülkelerde yaşam ya da çalışma ile ilgili herhangi bir sorun yaşamayacağının garanti altına alınmasını sağlayacak yeni düzenlemelere gidilmesi,

-          Tüzel kişilik oluşturulması önündeki engellerin kaldırılması, (Örn: Yabancı ortaklık veya hisse sahipliği ile ilgili kısıtlama ya da yabancılara yapılan farklı muameleler, hukuki varlık tipine getirilen engellemeler). Kaynak:(EU Commission, AD HOC 133 Committee, Services – 13.03.2002)

 

YORUM: Yeni GATS müzakerelerinin henüz sonlandırılmamış olduğu ve yeni düzenlemelerin -normal şartlarda- her ay iki kez biraraya gelen WTO-Hizmet Ticareti Konseyinde taraf ülkelerin karşılıklı görüş alışverişinde bulunarak belirlenmesi gerektiği göz önüne alındığında, AB’nin hazırlamış olduğu, yukarıda özeti verilen listenin tek bir amacı olabilir: WTO ülkeleriyle, imza aşaması öncesinde sıkı bir pazarlığı başlatmak. AB ve sayılan gelişmekte olan ülkeler grubu arasındaki güç dengelerine (dengesizliklerine?) göre ise, AB’nin bu pazarlıkta birer şantaj aracı olarak kullanabileceği çok sayıda kozunun bulunduğu görülüyor. Örneğin bu pazarlığın Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile yapıldığı varsayıldığında, bu listenin, ülkenin AB üyeliğinin ön koşullarından biri olarak kullanılacağından hiç şüphe etmemek gerek. Afrika ülkeleri bu pazarlığın birinci etabını zaten Doha sürecinde aşmış ve yeni GATS müzakerelerini de kapsayan Doha Raundu gündemini kabul etmeleri için AB tarafından 50’şer milyon Euro rüşver teklif edildiği söylentilerini yolsuzluğun her iki tarafı da yanıtsız bırakmıştı. Latin Amerika ülkelerinin eli kolu ise, Mercosur ile bağlanmış durumda. Kıtanın toplam dış ticaretinin %70’ini AB ile yaptığı hatırlanacak olursa, Latin Amerika’nın da direnç noktalarının son derece zayıf olduğu görmezden gelinemez. Geriye Asya ülkeleri kalıyor ki kıtanın başını da Çin ve Hindistan çekmekte. Her iki ülke de AB ile son derece sıcak ilişkiler içinde ve bu pazarlıkta yalnızca kendi burjuvazilerinin çıkarlarını koruma yaklaşımı içinde oldukları çok açık görülüyor. AB Komisyonun kendi iç yazışması olarak hazırlanan(gizli) yukarıdaki metinde dikkat edilmesi gereken bir cümle de “AB’nin dünya çapında güçlü olduğu hizmet sektörlerinde.......” diye başlayan cümledir. Tıpkı diğer çok taraflı ticaret ve yatırım anlaşmalarında da olduğu gibi, yeni GATS müzakerelerinin kazançlı çıkacak tarafı, her hizmet sektörünün dünya çapında en güçlü konuma gelmiş olan şirketleridir. Başka bir deyişle, mühendislik, sağlık ve diğer alanlarda “Biz de diğer ülkelere gidip, iş yapma şansına sahip olacağız” beklentisinde olan teknik kadroları uğrayacakları hayal kırıklığı için şimdiden uyarmak ve GATS gibi bir anlaşmanın ana hedefinin hizmet emekçilerinin hak, standart ve kazanımlarını arttırmak değil; tam tersi, bu alanda da bir yedek işgücü ordusu yaratarak emeği ucuzlatmak, korumasız bırakmak yattığını unutmamak gerekiyor.