| mai ve küreselleşme karşıtı çalışma grubu |
GATS Müzakerelerinde Son Durum Bilgi Notu - Çalışma Grubu
|
Temmuz ayının
ikinci haftasında Cenevre’deki DTÖ binası bir dizi yoğun müzakereye tanıklık
etti. Müzakereler, Hizmet Ticareti Genel Anlaşması GATS ile ilgiliydi. 31 Mart’ta
DTÖ’ne iletilmesi gereken teklifler konusunda ciddi bir gecikme yaşanıyor çünkü
bugüne kadar tekliflerini örgüte ileten ülke sayısı yalnızca 30. Bunlardan 15’i
gelişmekte olan ülkeler. Tekliflerini zamanında yani 31 Mart itibarıyla DTÖ’ne
ileten ülkeler: Japonya, Yeni Zelenda, Avustralya, Kore, Uruguay, Çin Taipei, Kanada,
Paraguay, Norveç, ABD ve Bahreyn. 31 Mart’tan sonraki bir tarihte sunanlar: İzlanda,
Lihtenştayn, Arjantin, İsviçre, Senegal, İsrail, Hong Kong, Çin, Polonya, AB, Saint
Kitts and Nevis, Çek Cumhuriyeti, Macao Çin, Meksika, Fiji, Slovenya, Slovakya, Singapur
ve Şili. Bu ülkelerden son iki tanesi GATS tekliflerini 10 Temmuz’da sundular. Gerek
resmi gerekse gayrı resmi görüşmeler sırasında çeşitli gelişmekte olan ülkeler
GATS tekliflerinin hizmetler dışında kalan diğer alanlarda elde edebilecekleri
avantajlara göre netleşeceğini belirttiler. Cairns Gruba (Tarım ürünü ihraç eden
gelişmekte olan ülkeler) mensup Brezilya gibi ülkelerse, başta AB olmak üzere
gelişmiş ülkeler tarımda liberalizasyon konusunda verdikleri taahhütleri yerine
getirmedikleri için kendilerinin GATS’da neden ileri düzeyde taahhütte bulunmaları
gerektiğini anlamadıklarını belirttiler. Diğer yandan başta Endonezya, Malezya,
Tayland ve Filipinler olmak üzere ASEAN ülkeleri gelişmiş ülkelerin hizmetler için
olağanüstü hal mekanizması kurulması yönündeki önerilerine karşın kendilerine
verdiği olumsuz yanıttan ötürü büyük bir hayal kırıklığı yaşadılar. Bunun
üzerine bazı ASEAN ülkeleri, ulusal Hizmet şirketlerini tehdit edecek düzeyde
yabancı hizmet yatırımcılarının akın etmesi halinde devreye sokulabilecek bir
mekanizma kabul edilmediği taktirde kendilerinden de bundan sonra yeni taahhüt
beklenmemesini söylediler. Bu arada bazı gelişmekte olan ülkeler de pazarlama ya da
arz açısından kendi hizmetlerini yurt dışına satma olanaklarının sınırlı
olduğunu göz önüne alarak teklifte bulunmamayı tercih ediyorlar. Gelişmekte olan
ülkelerin bu ikinci tur GATS görüşmelerinde gösterdiği isteksizlik gelişmiş
ülkeleri ikili yatırım ve ticaret anlaşmalarına daha da yoğunlaştırıyor.
Özellikle ABD’nin son birkaç aydan beri bir dizi gelişmekte olan ülkeden enerji ve
madenlerini liberalize etmelerini talep etmesi, GATS’ın yavaş ilerlemesine
bağlanıyor. Özel oturumlarda çeşitli gelişmekte olan ülkeler, gelişmiş ülkelerin
Mode 4. yani hizmet çalışanlarının serbest dolaşımı konusunda nitelikli hiçbir
teklif getirmemelerinden şikayet ettiler. Bu bağlamda, Arjantin, Bolivya, Şili, Çin,
Kolombiya, Dominik Cumhuriyeti, Mısır, Guatemala, Hindistan, Meksika, Pakistan, Peru,
Filipinler ve Tayland’ın bir araya gelerek oluşturdukları grup, 3 Temmuz günü ortak
bir rapor yayınlayarak GATS’ın Mode 4, yani hizmet çalışanlarının serbest
dolaşımı konusunun da liberalize edilmesini talep ettiler. Mode 4 meselesi Uruguay
Raund görüşmelerinde gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeleri bölen bir tartışma
konusu olmamıştı. Gelişmekte olan ülkelerdeki işgücünün toplam %3’ünü oluşturan hizmet çalışanları
nüfusunun bu ülkelere sağlayacağı potansiyel gelirin yılda 150 milyar $ ın
üzerinde olacağı tahmin ediliyor. Gelişmekte olan ülkeler gerçek kişilerin serbest
dolaşımı konusunda ortaklaşmış kategorilerin kullanılmasını talep ediyor.
Önerilen kategoriler ise şirket içi transferler, iş ziyaretleri, sözleşmeli hizmet
sağlayıcıları ve bağımsız çalışan profesyoneller. Ancak, gelişmekte olan
ülkelerin bir bölümü de olağanüstü ekonomik gelişmeler karşısında alınabilecek
koruyucu önlemlerin Mode 4, yani işgücünün serbest dolaşımına da uygulanabileceği
ve bunun kendilerine zarar verebileceği kaygısını taşıdığı için bu koruyucu
önleme mekanizması konusuna karşı çıkıyor. Aynı rapora göre şu ana kadar verilen
tekliflerde özellikle sektöre özel taahhütlere ilişkin taahhütte bulunulmamış ve
onun yerine yatay taahhütlere gönderme yapılmış. Rapor, hizmet çalışanlarının
geçici dolaşımı için ayrı bir vize tipi ya da bir çeşit alt prosedürler seti
düzenlenmesini talep ediyor ve mevcut vize, çalışma ya da ikamet izni gibi
düzenlemelerin Mode 4’e engel teşkil edeceğini ve yapılan pek çok taahhüdü
anlamsız hale getireceğini savunuyor. Yine rapora göre, ekonomik gereklilik testi ya da benzeri testler
hizmet işçilerinin serbest dolaşımını engelleme riski barındıran yapay bariyerler
ve bu engellerin dayandırıldığı kriterlerin açıkça belirlenmemiş olması
dolayısıyla keyfi kullanılabilecekleri belirtiliyor . Rapor ayrıca, diploma, lisans ve
niteliklerin tanınmaması halinde gelişmiş ülkelere hizmet arzının olumsuz
etkileneceğini belirtiyor ve bu konuya yanıt olarak 3 öneri getiriyor: -
GATS Madde VI:4 ‘de belirtilen nitelik
gerekleri ve prosedürleri, lisans ve teknik standartlarla ilgili olarak prosedürlerin
geliştirilmesi; -
GATS Madde XVIII altında yabancı hizmet sağlayıcılarının söz
konusu hizmeti yerine getirebilmek için aldıkları yetkilere onay getirilmesi; - GATS Madde VII ye bağlı olarak varılan anlaşmaların tanınmasını sağlayacak çerçevenin güçlendirilmesi. [1]
Özellikle gelişmekte olan
ülkelerin kendi çıkarları doğrultusunda yaşanan parçalanmışlığı bir yana,
Türkiye, GATS müzakerelerinde en ileri düzeyde taahhütte bulunmuş az sayıda ülkeden
biri olduğu halde hiç sesi ve sedasının çıkmaması bizi pek şaşırtmıyor.
Gelişmekte olan ülkeler arasındaki farklılaşma kapitalizmin eşitsiz gelişim
yasasının çok tipik yansımalarından biri. Türkiye’ye gelince, Ankara’daki
bürokratlarımız ya uyum yasaları çıkarmanın heyecanıyla GATS’ı pek ciddiye
almıyor ya da kendilerini gelişmiş ülke
delegasyonu zannederek müzakereler sırasında G7 ülkeleri hangi pozisyonu alıyorsa,
onlarda o tarafta yer alıyor ki biz çeşitli gruplaşma ve ittifaklarda pek
Türkiye’nin adını duyamıyoruz. [1] TWN Info Service on WTO Issues July 28, 2003 By Martin Khor |