mai ve küreselleşme karşıtı çalışma grubu
 

Ulus devlete çalım

Tüm hizmet alanlarını serbestleştiren anlaşma, 2002 yılı sonuna hazırlanıyor

MUTLU DEMİRKAN - Cumhuriyet - 9 Haziran 2001

 
* Anlaşma hakkında örgütün eski başkanlarından Renato Roggerio'nun ''Korkarım şu anda ne hükümetler, neyin altına imza attıklarının ne de şirketler neler kazandığının farkındalar'' sözleri, anlaşmanın içerdiği tehlikenin boyutunu ortaya koyuyor.
Eğitimden sağlığa, kültürden ulaşıma tüm hizmet alanlarının serbest piyasaya açılması için yasal düzenlemeler getiren ilk çok taraflı yatırım ve ticaret anlaşması olan GATS, içeriği kamuoyundan ve hatta devlet yetkililerinden bile gizlenerek kabul ettirilmeye çalışılıyor. Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) içerisinde çalışmaları sürdürülen GATS konusundaki bir rapor anlaşmanın içerdiği tehlikelere dikkat çekiyor.

Hizmet Ticareti Genel Anlaşması olan GATS'ın, uluslararası anlaşmalarda daha önce ticaret politikası içinde tanımlanan alanları bile piyasa ekonomisine açarak, hizmetler alanına yatırım yapacak yabancı şirketlere, yerlilere tanınan hakların aynısını uygulanmasını şart koşuyor.

Türkiye MAI ve Küreselleşme Karşıtı Çalışma Grubu Sözcüsü Gaye Yılmaz'a göre, anlam ve içeriğinin tanımlanmaması için DTÖ'nün ciddi çaba sarf ettiği GATS görüşmeleri, 11 ana başlık altında yürütüyor. Yürütülen gizlilik sayesinde, anlaşma hayata geçirildiğinde yazılması unutulmuş boyutları bile kapsayabilecek kadar esnek bir metin elde edilmesi planlanıyor. Piyasanın 'acımasız' ellerine teslim edilmesi konusunda anlaşılan temel kategoriler şunlar:

1- Telefon, posta ve diğer iletişim hizmetleri.

2- İnşaat ve bağlantılı mühendislik hizmetleri.

3- Eğitim.

4-Su iletim sistemleri, enerji ve atık su işleme.

5- Tüm çevresel hizmetler.

6- Finansal, mali ve bankacılık hizmetleri.

7- Sosyal hizmetleri de kapsayan sağlık hizmetleri.

8- Turizm, seyahat ve bu iki sektörle bağlantılı tüm hizmet ve ürünlerin üretimi.

9- Kültürel ve sportif hizmetler.

10- Kara, hava, deniz ve tüm diğer ulaşım hizmetleri.

11- Diğer hizmet alanları.

Hizmete konu olan ürünün üretiminin de piyasa koşullarına uygun olarak gerçekleştirilmesi gerekiyor. Hizmetlerin arzı ve tüketimi GATS içinde 4 ana başlık altında ele alınıyor:

1- Sınır ötesi hizmet arzı: Bir üye ülkede üretilen bir hizmetin, bir başka üye ülkede satılması. Örnek: Uluslararası posta ve iletişim hizmetleri.

2- Hizmetin üye ülke dışındaki kişilerce tüketilmesi: Üye ülkede üretilen bir hizmetin, aynı ülkede geçici olarak bulunan başka bir üye ülke yurttaşına sunulması. Örnek: Turizm.

3- Ticari bir varlık oluşturmak: Bir ülkenin, diğer üye ülkenin topraklarında oluşturulan ticari varlık. Örnek: Yabancı bankaların başka ülkelerde şube açması.

4- Gerçek kişilerin varlığı: Bir üye ülkenin bir servis sağlayıcısı tarafından sağlanan hizmetlerin, başka bir üye ülkenin farklı bir üye ülkedeki yurttaşları üzerinden ticarete konu edilmesi. Bu madde ile dünya çapında faaliyet gösteren lojistik (UPS ve DHL benzeri) şirketlerin ülkelerdeki sığınmacı ya da göçmenleri tüm hakları ihlal ederek istihdam etmesi meşrulaştırılıyor.

 

MAI ile benzerlik şaşırtıcı

Anlaşmanın sermaye yanlısı ve geri dönülmez yapısı, 1994 yılından beri görüşmeleri gizlice sürdürülen ve 1997 yılında kamuoyu gündemine gelen Çoktaraflı Yatırım Anlaşması'nı (MAI) anımsatıyor.

MAI'de yatırımcı lehine ve ulus devletler aleyhine varolan pek çok madde GATS'ta da yer alıyor. Örneğin anlaşma imzalandıktan sonra eğer herhangi bir ülke yüklenimlerinden kaçacak ya da hizmet tacirlerinin beğenmediği uygulamalara girişecek olursa, hizmet yatırımcılarına DTÖ'nün Tahkim Kurulu'na gitme hakkı tanınıyor.

Anlaşmada, yatırımcının potansiyel kâr kayıplarının bile ev sahibi ülke tarafından karşılanması karar altına alınmış durumda.

Ulusal muamele hükmü, GATS'de de aynen var: Yabancı yatırımcılara yerliler ile aynı, eşit haklar uygulanacak. Örneğin Eximbank üzerinden KOBİ'lere sağlanan ucuz krediler ya tüm yatırımcılara da verilmek ya da kaldırılmak zorunda.

MAI Anlaşma Taslağındaki Uluslararası Tahkim Hükümlerinin tümü GATS Anlaşmasında da aynı şekli ile geçerli.

Sosyal hizmetler rekabetin pençesinde

GATS, ticari olmayan alanlarda bile yabancı devlerin de yer alacağı bir piyasa ortamı yaratacak

DTÖ Sekretaryası, anlaşmanın hiçbir bölümünde ülkelerin 'kamu hizmetlerini özelleştirmek zorunda oldukları gibi bir cümlenin olmadığı' şeklinde bir savunma geliştirmiş olmasına karşın anlaşmanın kaleme alınması sırasında kullanılan belirsiz dilin, hükümlerin özelleştirmeden çok daha öteye gidebileceğini ortaya koyduğu ifade ediliyor.

MAI Karşıtları Çalışma Grubu, anlaşmanın etki alanına giren bazı hizmet alanlarında oluşabilecek etkileri şöyle belirlemiş:

Eğitim hizmetleri:

Eğitimin piyasa ekonomisine açılması cümlesinden, iki sonuç çıkarılması gerekiyor:

1- Kamu eğitim kurumları serbest piyasa ve serbest rekabete uygun hareket etmek zorundalar.

2- Kamu, eğitim vermekten vazgeçerek piyasa işleyişine engel oluşturmamış olacak.

Eğer, kamu piyasa ekonomisine uygun bir tarzda eğitim verme kararı alırsa okullar piyasa ölçütünde fiyatlandırılacak, eğitim personeli sosyal açıdan korunmayacak ve kamu, özel okullardan daha kaliteli bir eğitim veriyorsa bu hizmeti mutlaka özel okullardan daha pahalı bir bedelle verecek ki özel eğitim şirketleri kamu okullarıyla özgürce rekabet edebilsin.

Sağlık hizmetleri:

GATS müzakerecileri toplum sağlığı ve doğrudan sağlık hizmetlerinin anlaşma kapsamına dahil edilmeyeceğini belirtiyorlar ve gelinen noktadaki boyutu da şöyle açıklıyorlar:

Hastanelerin otel ve lokanta hizmetleri ile idari (muhasebe, yönetim vb.) hizmetleri ayrılarak piyasa ekonomisine açılacak. Kamu sağlık hizmetleri tam anlamıyla piyasa ekonomisi koşullarında verilmezse bu birimlerin de ya özelleştirilmesi ya da kamu tarafından piyasa fiyatlarında satılması gerekiyor. Şimdilik ve sadece en yoksul gruplar için kamunun belli sağlık hizmetlerini vermeye devam etmesine göz yumuluyor.

Su dağıtım hizmetleri:

GATS'nin bu maddesiyle hedeflenen sadece suyun yerelde boru hatlarıyla iletimi değil kuşkusuz. Su kaynaklarının da kamudan özel sektöre el değiştirmesi amaçlanıyor. Bu konu özellikle düşük gelir grubundaki ülkeler için yaşamsal sorunlar üretme potansiyeline sahip. Aylık gelirinizin üçte birini su faturası olarak ödediğinizi bir hayal edin. Böyle bir gelişmenin iki türlü sonucu olacaktır: 1- Daha az su kullanılması. 2- Kullanılan su miktarında bir değişiklik yapmadan diğer yaşamsal harcamalarda kısıntıya gidilmesi.

Birinci tercihin kullanılması halinde toplum sağlığı ciddi bir tehdit altında olacak, ikinci tercihte ise psikolojik ve sos yolojik yeni sorunlar doğacak. Suyun piyasa ekonomisine açılmasının bir diğer çok önemli boyutu ise tarımsal üretim. Özellikle ulusal gelirinin önemli bir bölümünü tarım üretiminden sağlayan ülkelerde tarım giderek küçülmek zorunda kalacak.

GATS'deki suyun özelleştirilmesi planlarının mimarı ise Avrupa Birliği Komisyonu. Komisyon, müzakerelerdeki pazarlıkları sanki Avrupa şirketleri adına yürütüyor: Suez Lyonnaise des Eaux ve Generale des Eaux isimli şirketler, faaliyetini dünya çapında sürdüren, özelleştirmelerde önplanda yer alan gruplar.

Turizm Hizmetleri:

Pasaport, vize işlemlerinden, suyun ve tarımsal gıdanın piyasa ekonomisine açılmasına, turizm meslek liselerinin özelleştirilmesinden , turizm personelinin rekabet koşullarında istihdam edilmesine (asgari ücret, sosyal güvenlik v.b. sosyal kazanımların olmadığı bir işgücü piyasası) ve her türlü kamusal ulaşımın özelleştirilmesine kadar her şeyi içine alan bu madde, halkın yaşamını başlı başına etkileyen bir içeriğe sahip.

Hapishaneler:

Hapishanelerin de Hizmet Ticareti Genel Anlaşması kapsamına alınması, ucuz emek cenneti olarak kullanılan ABD'deki örnekleri akla getiriyor. ABD'de halihazırda kâr amacıyla faaliyet gösteren 193 hapishane işletmesi bulunuyor. Bu şirketlerin sadece 1998 yılında elde ettikleri kâr ise 1 milyar Amerikan Doları.

Bu şirketlerin bazıları ulusötesi çalışıyor. Porto Rico, İngiltere, G.Afrika, Avustralya ve Kanada'da da mahkûmlar üzerinden ticaret yapıyorlar. Amerika'da ayrıca toplam 36 eyalette özel hapishaneler içinde özel şirketler için üretim birimleri oluşturulmasına izin verilmiş ve mahkûmlar, bu fabrikalarda zorla çalıştırılıyor.

İşçiler ve sendikalar:

GATS, başta pek çok hizmetin internet üzerinden verilmesini hızlandırmak suretiyle tüm dünyada emeği ucuzlatıp emek hareketini daha da zayıflatacak. Kamu hizmetlerinin serbest piyasaya açılması kamudaki örgütlü işçilerin yerini örgütsüz ve daha ucuz emeğe terk etmesi sonucunu yaratacak.

Emeklilik fonları:

Sosyal güvenlik sistemlerinin özelleştirilmesi hedefi, bu alanı bir amaç haline getirirken özelleştirilen emeklilik fonlarının, yeni özelleştirmelerde şirketlerin sermayesi olarak kullanılmasıyla bu hizmet, para karşılığında satılan bir araç gibi kullanılıyor.