mai ve küreselleşme karşıtı çalışma grubu


Çevre Felaketi
ÇERNOBIL FACİASINDAN SONRA DÜNYADAKI EN BÜYÜK ÇEVRE FELAKETİ OLAN SİYANÜR KAZASININ FAİLLERİNİN, BERGAMA'YA GÖZ DİKEN EUROGOLD'UN ORTAĞI OLAN NORMANDY GRUBU


Evrensel 20 Şubat 2000

Siyanürcüler hazır yetkililer sessiz
Romanya’da yaşanan siyanür felaketi, siyanürün Tuna Nehri üzerinden Karadeniz’e ulaşması dışında da, tüm Türkiye’yi tehdit eden büyük bir tehlikeyi gündeme getirdi. Türkiye’de siyanürlü altın aranması için 50 ön işletme, 40’tan fazla da işletme ruhsatı verildiği açıklandı. Bergama köylüleri, siyanüre karşı verdikleri mücadeleyi sürdürürken, Türkiye’nin dört bir yanında siyanürlü altın üretimine geçilmesi gündemde. Artvin ve Çanakkale’de bir araya gelen kitle örgütleri ve siyasi partiler, “Romanya’da yaşanan olaylar ileriki günlerde eğer engel olunmaz ise Artvin, Bergama, Kütahya ve Gümüşhane’de de yaşanacak” uyarısı yaptılar ve “Ülke cehenneme dönmeden Çan’a, Bergama’ya, Akkuyu’ya göz diken tüm emperyalist kuruluşların çekip gitmesini” istediler. Kimyasal Madenciliğe Karşı Sivil İnisiyatif (KİMDAKSİ)’in verdiği bilgilere göre; Türkiye Maden İşleri Genel Müdürlüğü, siyanürlü altın üretimi için 50’nin üzerinde ön işletme ve 40’tan fazla işletme ruhsatı verdi. Enerji Bakanlığı’na bağlı Maden İşleri Genel Müdürlüğü’nün ruhsat verdiği şirketler arasında, Romanya’daki felakete neden olan şirketin ülkemizdeki yakın akrabaları Eurogold, Tüprag, Cominco, AMDC gibi şirketler de bulunuyor.
Toplu ölümlere zemin hazırlar
KİMDAKSİ tarafından yapılan açıklamada, Romanya’nın Baima Mare Altın madenindeki siyanür ile kurşun ve arsenik gibi ağır metallerle dolu Atık Barajı’nın taşması sonucu meydana gelen çevre felaketinin boyutlarının her geçen dakika arttığı ve yıllarca da artmaya devam edeceği vurgulandı. Açıklamada, Tisa ve Tuna nehirleri ile çevresindeki canlı yaşamı yok eden ve besin zinciri ile insanlara geçecek olan ağır metallerin, önümüzdeki yıllarda başta kanser olmak üzere çeşitli hastalıklara ve toplu ölümlere zemin hazırlayacağı dile getirildi.
‘Engel olmazsak, burada da olacak’
Artvin’deki kitle örgütleri ile siyasi partiler Yeşil Artvin Derneği öncülüğünde, Romanya’daki heyelanın ardından meydana gelen Tuna Nehri’ne siyanür sızıntısını, protesto ettiler. Yeşil Artvin Derneği Başkanı Necati Altun, Artvin Belediye Başkanı Emin Özgün ile ANAP, DYP, CHP, DSP, FP, MHP, ÖDP il başkanları ve bazı kitle örgütlerinin temsilcilerinin desteği ile basın toplantısı düzenledi. Altun, Romanya’da meydana gelen siyanür sızıntısıyla Karadeniz’in de tehlike altında kaldığını belirterek, “Romanya’da yaşanan olaylar ileriki günlerde eğer engel olunmazsa Artvin, Bergama, Kütahya ve Gümüşhane’de de yaşanacak. Bunun için Artvin halkı olarak bizler, ‘Bir musibet, bin nasihattan iyidir’ diyerek yetkilileri tekrar uyarmak istiyoruz” dedi. Belediye Başkanı Özgün de, belediye olarak derneğin çalışmalarına destek verdiklerini belirterek, Artvin’in üstündeki altının altındakinden daha değerli olduğu görüşüne katıldığını kaydetti.
‘Bergamalılar yüz bin kere haklı’
Öte yandan, Çanakkale’de Demokrasi Okulu’nda önceki gün bir araya gelen, Çevre Gönüllüleri Derneği, 18 Mart Üniversitesi Coğrafya ve Çevre Topluluğu temsilcileri ile, çevreseverler Romanya’da altın madeninden sızarak Tisa Nehri’ne karışan ölümcül siyanür dolayısıyla, siyanürle altın aranmasını lanetledi.
Eylemciler adına Halil Dalmış tarafından yapılan açıklamada, “Şimdi nehir yatağından ölüm akıyor. Siyanürlü felaket süratle Karadeniz’in katline koşuyor. Bu vurdumduymazlık devam ederse, pek yakında siyanürle, radyasyonla, ağır metallerle, asit yağmurlarıyla denizlerimizi ve karalarımızı kaybedeceğiz” dedi. Bergamalıların 100 bin kere haklı çıktığını vurgulayan Dalmış, ülke cehenneme dönmeden Çan’a, Bergama’ya, Akkuyu’ya göz diken tüm emperyalist kuruluşların çekip gitmesini istedi.

Sabah 14 Şubat 2000

Ölüm nehri
Avrupa, Çernobil'den sonraki en büyük çevre felaketini yaşıyor Tisa nehrine sızan siyanür, suda yaşayan tüm canlıları öldürüyor
AVRUPA büyük bir çevre felaketiyle karşı karşıya. Romanya'dan Tisa nehrine sızan siyanür, Yugoslavya'ya kadar ulaştı. Zehir, geçtiği yerlerdeki tüm canlıları yok ediyor. Şu ana kadar Tisa nehrindeki canlıların yüzde 80'i öldü. Gerekli önlemleri almak için acil bir toplantı yapan yerel yöneticiler ve gönüllü çevreciler, "Hemen önlem alınmazsa siyanür, Tisa'dan Tuna'ya da karışacak. Bu durum, yakında büyük bir çevre katliamı yaşanacağı anlamına geliyor" diyerek herkesi uyarıyor.

HIZLA YAYILIYOR
TISA'NIN suları saatte 4 kilometre hızla güneye doğru ilerliyor. Siyanür akıntısı, 30 Ocak günü Romanya'nın Oradea kentindeki bir altın madeninin barajının yıkılmasıyla başladı. Baraj yıkılınca altın aramakta kullanılan siyanür Tisa'nın sularına sızdı. Siyanürün içme suyuna karışması ihtimali yetkilileri korkutuyor. Nehirde siyanürden zehirlenen balıklar, görevliler tarafından toplanıp imha ediliyor. Siyanürden balıkla beslenen kuşlar da etkileniyor.


Hürriyet 15 Şubat 2000

Siyanür Karadeniz'e akıyor

Avrupa'da Çernobil'den sonraki en büyük çevre felaketi

Avrupa'yı alarma geçiren ve Balkan ülkelerinin tüm ekolojik yapısını mahveden siyanür faciası, Tuna Nehri aracılığıyla Karadeniz'e kayıyor. Dolayısıyla siyanür, Karadeniz’deki balıkçılık sektörünü de tehdit ediyor.
Romanya'nın kuzeyindeki bir altın madeni barajının çökmesi sonucu Tizsa Nehri'ne, onun aracılığıyla da Tuna Nehri'ne sızan 100 bin metreküp siyanür, Yugoslavya kıyılarına ulaştı. Macaristan'dan da geçen Tizsa Nehri'nde toplu katliam yaşandığını belirten Sırp Çevre Bakanı Bratislav Blazic, bölgede incelemelerde bulunduktan sonra,‘‘Tizsa öldü. Artık bakteri bile yaşamıyor. Tazminat davası açacağız ve suçluların cezalandırılmasını isteyeceğiz’’ dedi. Sırbistan'ın kuzeyi, ülkenin ‘‘buğday deposu’’ olarak biliniyor ve bu bölgenin sulanmasında Tizsa nehrinden yararlanılıyor.
Macaristan Parlamentosu Çevre Komitesi Başkanı Zoltan Illes ise ülkenin en büyük nehirlerinden Tizsa'yı yok eden facianın tüm besin zincirini yıllarca zehirleyeceğine dikkat çekti. Illes, Çernobil'den sonra Avrupa'nın en büyük çevre faciasıylakarşı karşıya bulunulduğunu, kirlenen nehirlerin ağır metallerden çok zor arınabildiğini vurguladı.
Facia geçen 30 Ocakta meydana geldi. Romanya'nın kuzeyinde Baia Mare'da bulunan bir altın madenindeki barajın yıkılması sonucu, altın aramada kullanılan siyanür nehirlere sızıp önce Macaristan'a, ardından da Yugoslavya'ya ulaştı ve nehirlendeki tüm canlı yaşamı yok etti. Nehirlerdeki balık ve kurbağa gibi canlılarla beslenen kuşlar ve memeliler de zehirlendi. Tarım alanlarının sulanması sonucu, tüm tarım ürünleri de zehirlendi.
Öte yandan Romanya Çevre Bakanı Anton Vlad ise siyanürün etkisinin engin Tuna Nehri'nde kaybolacağını öne sürdü. Sırbistan Tarım Bakanı Jovan Babovic de zehirli atıkların Tuna'ya girmesinden sonra litrede 0.2 miligrama düştüğünü ve bunun ölümcül oranda olmadığını belirtti.
Belgrad Üniversitesi'nden bir uzman, daha önce siyanür seviyesinin kabul edilebilirin 20 katı olduğunu, bunun balıklarla beslenen kuşları ve diğer canlıları da etkilediğini, toprağı, çimeni, hayvanları etkilediği uyarısında bulunmuştu. Görgü tanıkları ise Tuna Nehri'nde de yüzlerce ölü balığın cesedinin kıyıya vurduğuna dikkat çektiler.

Siyanürle tilki katliamı sürüyor
İki gün önce Konya-Cihanbeyli arasında kontrol yapan jandarma ekipleri, Kemal Kaya ve Haydar Yıldız adlı şahıslara ait 34 FFJ 72 plakalı minibüste siyanürle zehirlenerek öldürülmüş 25 tilki, 1 ruhsatsız av tüfeği, 500 gram siyanür ele geçirdiler. Daha sonra yakalanan kişilerin yer göstermesi ve arazide yapılan arama sonucunda, yine sinayürle öldürülmüş halde 18 tilki ölüsü daha bulundu. Konya İl Jandarma Alay Komutanı Pilot Kıdemli Albay Mustafa Tunç, yakalanan kişiler hakkında 2572 sayılı Çevre Kanunu uyarınca 298'er milyon 870'er bin lira ara cezası verildiğini söyledi. Kaya ve Yıldız'ın araç, tüfek ve siyanürüne el kondu. Katliamcı avcılar, yapılan sorgulamalarından sonra tutuklandılar.


Sabah 15 02 2000

Zehir, Karadeniz'e akıyor
Çernobil faciasından sonra Avrupa'da yaşanan en büyük çevre felaketinde siyanürlü sular Karadeniz'e akıyor. Felaketin etkisi onlarca yıl sürecek
Romanya'daki facianın boyutları tahmin edilenin çok daha üzerine çıkacak. Ölüm nehri zehir saçıyor. Ve suları önce Tuna'ya ardından da Karadeniz'e akıyor. Batı Karadeniz sahil şeridi tehdit altında.

Siyanür sızıntısı 30 Ocak'ta Romanya'nın kuzeybatısındaki Baie Mare altın madenindeki barajın yoğun yağışlar yüzünden taşmasıyla başladı. Tisa nehrine akan siyanürlü sular Romanya ve Macaristan'da büyük bir çevre felaketine neden oldu. Akıntının son kurbanı Yugosvavya oldu. Tisa'nın Avrupa'nın en büyük nehri Tuna'yla birleşmesiyle zehir şimdi de Karadeniz'e akıyor. Nehirdeki siyanür oranı, normalden 20 kat fazla. Kirliliğin en az on yıl sürmesi bekleniyor. Uzmanlar Karadeniz'i tehdit eden siyanürün Boğazlar'da da etkili olacağını ifade ediyorlar. Romanya, Macaristan ve Yugoslayva'da felaketin boyutları şimdiden büyük. Nehir binlerce balık ölüsüyle kaynıyor.

Felakete yol açan madenin yüzde 50'si Avustralyalı Esmeralda şirketine, yüzde 45'i Romanya hükümetine, yüzde 5'i de Romanyalı özel sektöre ait. Avustralyalı şirket ve Romanya, zararın abartıldığını savunarak, sudaki siyanür oranının giderek düştüğünü ve tehlikenin ortadan kalktığını söylüyor.

"Biz yapsaydık bombalarlardı"
ULUSLARARASI ambargo altındaki Yugoslavya, felaketin sorumlularından tazminat istemeye hazırlanıyor. Geçen yılki NATO bombardımanında yaşanan çevre felaketinin yaralarını saramadan bu felaketle yüz yüze gelen Sırbistan'ın Çevre Bakanı Branislav Blaziç "Yugoslavya böyle bir şey yapmış olsaydı NATO bizi bombalardı" dedi.

SİYANÜR NEDİR?
Siyanürün zehirleyerek öldürücü etkisi vardır. Teneffüs edilme yoluyla dahi öldürücü etki gösterir. Isıya maruz kaldığında ayrışmaya başlayarak zehirli duman çıkarır. Fazla miktarda siyanüre maruz kalındığında beyin, kalp ve akciğerler kısa sürede şiddetli etkilenme gösterip koma veya ölüme neden olur. Yenilip içilmesi veya dokunulması durumunda zehirlenme etkisini hızla gösterir. Maruz kalan kişi derin nefes almaların ardından çarpınma, kasılma, silkinme, havale ve şiddette sarsılmanın ardından ölür. Özellikle keskin türlü siyanürlerin maruzunda ölüm çok hızla gerçekleşir.

The Times - Independent SUPERONLINE NET HABER 16.02.2000

Romanya'daki bir altın madeni işletmesinden sızan siyanür,
tonlarca balığın ölmesine neden oldu.


Romanya'daki bir altın madeni işletmesinde meydana gelen toprak kayması
sonucu Tuna Nehri'ne karışan yüksek orandaki siyanürün, Balkanlar'daki
binlerce kilometrekarelik verimli araziyi olumsuz yönde etkileyeceği
öngörülüyor.
Tizsa ve Tuna'ya karışan siyanür, şu ana kadar, Romanya, Macaristan ve
Sırbistan'da, tonlarca balığın ölmesine neden oldu.
Siyanürlü suların, bu aynı sonuna doğru Ukrayna'ya ulaşması bekleniyor.
Romanya'daki altın madeni işletmesinden sızan siyanür, önümüzdeki yıllarda
bütün besin zincirlerini etkileyecek ve doğanın dengesini önemli ölçüde
zedeleyecek.
Avrupa'daki çevre otoriteleri, bu olayı, 1986'da meydana gelen Çernobil
patlamasından sonra en önemli olay olarak niteliyor.
Tizsa Nehri'ne 100 bin metreküp siyanür karıştığı sanılıyor. Bu kimyasal,
altını diğer maddelerden ayırmak için kullanılıyor. Canlı organizmalar için
zehir niteliği taşıyan siyanür, oksijenin hücre duvarlarından geçmesini
engelleyerek, ölüme neden oluyor.
Macar yetkililer, sızıntının yarattığı tahribatı azaltamayı deniyor ancak
dün seyrelmiş siyanür, Yugoslavya'nın başkenti Belgrad'a ulaştı.
Macaristan'dan Sırbistan'a uzanan ve Belgrad'ın 40 mil kadar kuzeyinde Tuna
Nehri ile birleşen Tisza Nehri'nin kıyılarına, dün tonlarca ölü balık
vurdu.
Siyanür, nehrin içinde öldürücü dozun altına inecek şekilde seyrelse de,
Macaristan ve Sırp hükümetleri, sorumluyu uluslararası mahkemeye
vereceklerini açıkladı.
Sırbistan Çevre Bakanı Bratislav Blazic, "Eğer Yugoslavya'da etkileri böyle
öldürücü olabiliyorsa, Romanya'da nehre sızan siyanür miktarını düşünmek
bile ürkütücü" dedi.
Romanya ise, kendisinin de çok zarar gördüğünü ve tazminat alması
gerektiğini söyleyerek, Macaristan ve Sırbistan'ı zararlarını abartmakla
suçluyor.
Tisza Nehri'nde balıkçılar ve gönüllülerden oluşan kauçuk eldivenli
ekipler, ölü balıkları toplayıp, plastik torbalara yerleştiriyor. Ama henüz
hiçkimse, bu poşetlerin daha sonra ne yapılacağını bilmiyor.
Bu arada, 1992 yılında, Colorado'nun güneyindeki bir altın madeni de
siyanür sızıntısına neden olmuştu.
Sızıntı sonucu kirlenen Alamosa Nehri'nde, bu olaydan sonra tüm yaşam sona
ermişti. ABD'de meydana gelen bu olayın, salt maddi karşılığının 150 milyon
dolar civarında olduğu sanılıyor.
Tüm bunlara ek olarak, bu çevre faciasına yol açan Avustralya-Romanya
ortaklığının Avustralya ayağı Esmeralda şirketinin, Türkiye'de de faaliyet
gösterdiği açıklandı.
Radikal Gazetesi'nin haberine göre, sorumlu şirketin asıl sahibi ise,
Bergama'da siyanürlü yöntemle altın aramak isteyen Eurogold'un büyük ortağı
Avustralyalı Normady Grubu.

Zehirin rotasi 'mide'
Romanya'daki altin madeninden sizarak Tuna Nehri araciligiyla tum
Karadeniz'i tehdit eden siyanur ve diger metallerin besin zincirini
zehirlemesinden korkuluyor
BRUKSEL - Avustralyali Esmeralda Exploration ve Romen sirketlerin ortak
oldugu Aurul'un, Romanya'daki altin madenlerinden sizan siyanur,
yolculugunu surduruyor. Tuna Nehri'ne yayilan siyanur tum Karadeniz'i
tehdit ediyor.
Yugoslav yetkililer, Tisa'nin Tuna'ya karistigi bolge olan Belgrad'in 50
kilometre kuzeyinde de olu baliklara rastlandigini belirtti. Macar
yetkilililere gore ise siyanur sizintisi Cernobil'den bu yana yasanmis en
buyuk cevre felaketi. Macaristan'daki nehirlerden 300 ton
olu balik toplandigini belirten yetkililer, sularin simdi temiz oldugunu,
tum besin zincirinin temizlenmesinin de yillar alacagini acikladi. Tuna
Nehri'ni Romanya'nin iclerine dogru izleyen uzmanlar simdilik siyanur
kalintisi ya da baska metallere rastlanmadigini belirtti.

AB yardim edecek
AB Komisyonu, siyanur felaketinin izlerini silmek icin Dogu Avrupa
ulkelerine yardim sozu verdi. Ancak tam 22 milyon galon siyanurlu su coktan
Avrupa nehir sistemine karisti. Yaklasik iki hafta once meydana gelen
siyanur sizintisi, Tisa Nehri'nde canli birakmadi. Yugoslav makamlari,
pazartesi gunu taze balik satislarini yasakladi. Belgrad'a bagli Vinca
kasabasinda icme suyu kamyonlarla dagitildi. Siyanurun Tuna'nin Ukrayna
kiyilarina ise 25 Subat'ta ulasmasi bekleniyor. Ukraynali yetkililer,
Tuna'dan su kullanilmamasini istedi.
Fakat Avustralyali Esmeralda Exploration'in baskani Brett Montgomery gibi
Romanya makamlari da, Yugoslavya ve Macaristan'i durumu abartmakla
sucluyor. Macaristan ve Belgrad, Romanya'nin tazminat odemesini istedi.
Sirplar, talepleri karsilanmazsa Bukres aleyhine dava acacaklarini
acikladi. Romanya makamlari ise kendilerinin de magdur oldugunu, tazminat
istenecek biri varsa onun da Esmeralda Exploration oldugunu acikladi.
Sirket yetkilileri ise, Baia Mare madenindeki bir barajdaki tasmanin,
nehrin millerce asagisindaki baliklari oldurup olduremeyecegini tartisiyor.
Amerikali dusunce kurulusu Strtfor ise, sizintinin sadece suda cozulen
siyanur degil, kursun ve arsenik gibi agir metaller icerdigine de dikkat
cekiyor. Bu metaller, tarimda Tuna'dan yararlanan ulkelerin korkulu ruyasi.
Sulama sisteminin agir metallerle zehirlenmesi demek, tum besin zincirinin
zehirlenmesi anlamina geliyor. Bu da ekonomileri buyuk olcude tarima dayali
Dogu Avrupa ulkeleri, basta da Kosova savasinda buyuk zarara ugrayan
Yugoslavya icin, Avrupa'nin gida yardimini dahi gerektirebilecek buyuk bir
kayip.

3-4 ay sonra Turk kiyilarinda
Uzmanlar, Romanya'dan gelen siyanurun birkac ay icinde Karadeniz
kiyilarina, etkilerini yitirerek ulasacagina, ancak uzun vadede besin
zinciri yoluyla canli yasami tehdit edecegine dikkat cekti. iTU Cevre
Muhendisligi Bolum Baskani Prof. Dr. ilhan Talinli sizintinin siyanurden
ibaret olmadigini, agir metal ve diger kirleticilerle birlikte zehir etkisi
gorulebilecegini belirtti. Zehirin Karadeniz'e ulastiginda toplu balik
olumlerinin olmayacagini, ancak felaketin kronik etkilerinin uzun vadede
gorulecegini soyleyen Talinli, "Bu besin zinciri icinde balikta, toprakta,
suda etki yapacak" dedi.
iU Deniz Bilimleri Fakultesi Ogretim Uyesi Prof. Dr. Bayram Ozturk de
siyanurun Karadeniz'e ulasana kadar etkisini buyuk olcude yitirecegini
belirterek, "Uc dort ayda Karadeniz'e ulasacak ve milyonda beslik
seviyesine dusecek" dedi. Ozturk, siyanur ve agir metallerin Tuna boyunca
sazan ve mersin baligi stoklari ile sulak alanlari yok edecegini
belirterek, "Ancak besin zinciri yoluyla yasama etki edecek. insanlarda
uzun vadede, kemik kiriklarina neden olan cam hastaligi cikmasi
beklenebilir" diye konustu. (Radikal)

REUTERS NEWS SERVICE

Hungary to sue Australian company over spill

HUNGARY: February 16, 2000

BUDAPEST - Prime Minister Viktor Orban said yesterday that Hungary would
sue
the Australian company which ran a Romanian gold smelter blamed for a
devastating cyanide spill in the Tisza River.


Orban said the spill, which wiped out fish and plantlife along almost the
entire length of Hungary's second river, had caused damage whose full
extent
was still impossible to estimate.
"We are facing a very serious natural disaster but fortunately there were
no  human injuries," Orban told a news conference where he named fisheries
expert Janos Gonczi to coordinate efforts to deal with the aftermath of
what
has been called Hungary's worst ecological disaster in decades.

Hungarian towns and cities, which depend on the Tisza for drinking water,
shut intake valves as a wave of water laced with cyanide measured at more
than 10 times the maximum safe level washed downstream, flowing into the
Danube in Serbia at the weekend.

Serbia's environment minister Branislav Blazic said on Tuesday the
concentration of cyanide in the Danube had soared to 130 times the
permitted
amount at one point.

Orban said Hungarian legal experts were preparing to seek compensation on
three legal fronts, two of which involved going directly after the company
which ran the gold smelter in Baia Mare, northwest Romania, where the spill

occurred two weeks ago.

The smelter which uses cyanide and huge quantities of water to separate
gold
from low grade tailings is half owned by Australia's Esmeralda Exploration
Ltd .

Esmeralda has acknowledged a spill took place but says the extent of damage

as reported in Hungary, where some officials say 90 percent of life in the
Tisza has been wiped out, is greatly exaggerated.

"No doubt it's a serious incident, but it's been blown out of proportion by

the media in all countries," said Philip Evers, operations manager at the
smelter.

"I don't feel that there's been a major ecological disaster," he added.

An independent team of experts was expected to fly in from Australia later
this week to investigate the incident.

Orban said Hungary was developing cases to sue the smelter in Romania, the
parent company in Australia and the Romanian government.

"There are three main directions and two of them belong to the private
company while one of them belongs to the case between Romania and Hungary,"

Orban said. He added that while the Australian firm effectively controlled
the Romanian company which had caused the pollution, Romania also has "a
very clear responsibility as a state". Hungary and Romania have agreed to
cooperate in seeking compensation, but both countries have been clearly
overwhelmed by the scale of the disaster and are hoping a visit by European

Union Environment Commissioner Margot Wallstrom this week might result in a

European-backed effort to bail them out.

Hungarian officials said a full survey of the damage to water life in the
Tisza, which is beloved by Hungarians for its clear waters and meandering
vistas, would be completed by late this month.

Tibor Muller, an Environment Ministry official in charge of rehabilitation,

told Hungarian news agency MTI in Debrecen, eastern Hungary, that
scientific
and technical experts familiar with the Tisza would be involved in the
survey.

He added that full rehabilitation of the Tisza might take 10 to 15 years,
but about 95 percent of the river life could return in three to four years.

In Strasbourg, European Commission President Romano Prodi said Europe
needed
better civil protection plans to cope with such disasters.

"The time has come to set up emergency procedures for civil protection in
Europe," Prodi told the European Parliament. "We need structures in place
before disasters happen so we can react quickly."


Problems not new at Romania gold operation - REPORT

AUSTRALIA: February 14, 2000

PERTH - Romania's troubled Aurul gold mine experienced problems with water
long before an overflow from a cyanide-rich tailings dam is alleged to have
killed fish and poisoned drinking water in the neighbouring country of
Hungary.


Australian gold miner Esmeralda Exploration Ltd , which has a half share in
Aurul, documented the problems in its last annual report. The firm has
denied causing an environmental disaster.
The problems documented in the annual report included difficulties in
breaking down the material being mined with high-pressure water monitors or
water cannon, and an earlier small leak from pumping equipment.

At some stages, Esmeralda said, the main treatment plant received slurry
flow rates at double design capacity.

The Aurul project is based on large stockpiles previously treated for base
metals. It is heaped in dam-like structures around the treatment works at
Baia Mare in northwest Romania.

Esmeralda formed a joint venture with the Romanian government to mine the
old tailings, using water cannon to turn the material into slurry and send
it to a conventional gold treatment plant.

The biggest problem reported by the company was difficulty in reducing the
tailings into slurry form.

The firm's 1999 annual report, dated June 30 and signed off on September
30, said tailings reclamation was adversely affected by extensive reed
growth in the central section of the Sasar dam, one of the containment
areas, and the first dam to be recovered.

"Mining rates with the high pressure water monitors were low due to the
matted root system which extended three to four metres below surface,"
Esmeralda said in the report.

"The reeds would break off in clumps and form 'beaver' dams trapping slurry
behind them which would surge through the pump station when the artificial
dam wall breached.

"This surge would be transferred to the main plant sometimes at flow rates
in excess of twice design flow rates."

Esmeralda said it had tackled the problem by installing control gates.

But other problems included higher-than-expected moisture content in the
centre of the dam and higher viscosity of the fine tailings. The tailings
storage and water-management facilities at the end of the process also had
some commissioning problems.

The company said a fissure developed in a water pipeline in May 1999
because of a hydraulic shock generated by the sudden closure of an
automatic valve.

"A minor amount of water was released, most of which was contained within
the lease boundaries with a small run-off into a neighbouring field,"
Esmeralda said.

"The Baia Mare EPA (environmental protection authority) was notified of the
incident and a Romanian expert analysis of the slurry disposal and water
return pumping and piping systems was conducted.

"The recommendations of the report have been implemented."

Esmeralda could not be contacted for comment.

Cyanide pollutes Yugoslav waters - MEDIA

YUGOSLAVIA: February 14, 2000

BELGRADE - Cyanide that leaked from a Romanian gold smelter has fouled a
northern Yugoslav river, prompting a ban on use of water, fishing and sales
of fish and causing panic in some towns, local media said.

"What we have here is no longer pollution but poisoning," the mayor of the
northern Yugoslav town of Senta, Attila Juhasz, told Belgrade's independent
B2-92 radio.
His counterpart from the nearby town of Kanjiza, Istvan Baskonyi, said:
"Some estimates say this cyanide will disappear in about a month from the
Tisza river system."

But, speaking to the same radio, he warned that "heavy metals will remain
in the mud of the riverbed. Some say that it will take up to 10 years for
the habitat to recover.

"I can safely say that more than 80 percent of the animal life in the Tisza
is going to become extinct. The Tisza will practically become a dead river
in 10-15 hours' time in the municipality of Kanjiza," Baskonyi said.

Juhasz said a meeting between Serbian government officials and
representatives of towns threatened by the cyanide spill was to be held in
Senta later on Saturday.

The cyanide spilled from a Romanian gold smelter, flowed downriver through
Hungary and reached Yugoslavia on Thursday, the country's water authorities
said.

On Friday night, according to Yugoslavia's official news agency Tanjug, the
cyanide level dropped to 1.1 milligrams per litre - still 11 times the
maximum tolerable amount - at the Hungarian town of Szeged bordering
Yugoslavia.


CYANIDE LEVEL GOING DOWN

Politika said that tributary waters at Szeged had thinned the cyanide
before it reached Yugoslav territory.

By later on Saturday, the cyanide count had fallen to 0.07 milligrams per
litre in the Tisza and the chemical was expected to drift into the much
larger Danube river by early on Sunday, Serbian Agriculture Minister Jovan
Babovic said.

He told state Radio Belgrade that there was no danger to local communities
as long as water and fish from the Tisza were not consumed.

On Friday, many dead fish were spotted floating along the Yugoslav side of
the river and emergency teams were formed to deal with the situation, the
Belgrade newspapers Politika and Blic said.

Politika quoted Predrag Polic, a Belgrade Chemistry School lecturer, as
saying emergency measures would have to be taken if the pollution level
reached 1.5 mg per litre.

He said the inhabitants of towns and villages along the Tisza river had
already been warned to avoid using the polluted water and fish for any
purposes. Polic said the pollution level would gradually drop to a
tolerable amount.

Blic quoted officials of the health protection centre in northern town of
Subotica as warning that the situation could become critical at the Becej
dam, 90 km (55 miles) to the south where a large number of dead fish were
expected to pile up.


Romania says goldmine ignored environment warnings

ROMANIA: February 11, 2000

BUCHAREST - A Romanian minister accused a local gold smelter, half owned by
an Australian gold mining firm, of ignoring warnings that cyanide could
spill into a river flowing from Romania into Hungary.


But Esmeralda Exploration Ltd, which owns 50 percent of the Aurul SA gold
project in Romania, denied the charges.
Officials in both Hungary and Romania say the Tisza river was badly
polluted by cyanide from the plant on January 31.

"We have issued repeated written warnings over the past year to the (Aurul)
plant, asking them to check again all their technological equipment,"
Virgil Diaconu, deputy minister in charge of environmental protection, told
Reuters.

"We asked them to take all the steps needed to ensure maximum environmental
safety, but it seems that they ignored those warnings," Diaconu said.

Speaking from Australia, Esmeralda's media adviser Chris Codrington, told
Reuters in Bucharest on Wednesday that there wad been no "repeated warning"
against the Romanian smelter.

"There has been no repeated warning from the EPA (Environmental Protection
Authority)," Codrington said by phone from Perth.

"There has been only one on-site (EPA) visit last year, which resulted in a
suggestion unrelated to the incident.

"Repairs to the tailing dam wall have been made under the EPA supervision,"
he added, without elaborating.

Hungary on Tuesday blamed Romania for the cyanide spill in the Tisza river.
Hungarian towns have closed water intakes along the river which flows from
Romania into Hungary, with officials saying there had been widespread
deaths among birds and fish.

Romania said the incident was the worst in the past decade, and has ordered
the closure of the Aurul plant, based in the northeast city of Baia Mare,
pending investigations.

Earlier on Wednesday, Esmeralda played down Hungarian reports of the
damage, saying a cyanide overflow had occurred on Sunday, January 30, from
the Aurul SA project dam, caused by heavy rain and snowfalls at the plant.

"It is important to stress that the incident was an overflow and not a
structural failure or a leak," Esmeralda said in a statement issued in
Australia.

The Romanian government is a 45 percent shareholder in Aurul with private
Romanian interests owning the other five percent.

Romania's Deputy Environment Minister Anton Vlad is to meet Hungary's
environment minister in the Romanian city of Oradea on Thursday to discuss
the incident.

Cyanide from Romania spill reaches Serbia downriver

YUGOSLAVIA: February 11, 2000

BELGRADE - Serbia said a cyanide spill from a Romanian gold smelter reached
its territory yesterday after flowing downriver through Hungary for ten
days.

"The tip of the pollution spill has been monitored entering our territory,"
said a statement of the Serbian Agriculture, Forestry and Watermanagement
ministry carried by state media.
"The ministry warns all users of the waters, the population living along
the banks of the river Tisa that water cannot be used for any purposes, nor
can the fish," the statement said.

Romania acknowleded a cyanide spill occured on January 31 when massive
snowfalls damaged a dam at the Aurul gold smelter in Baia Mare but said the
situation was under control.

An official of the Romanian environment ministry said cyanide levels of 700
times the normal had been recorded.

The Tisza river flows from Romania into Hungary and then into Serbia, where
it is called the Tisa. In Serbia it joins the Danube through a system of
canals.

In Hungary the spill had forced towns along the Tisza to close their water
intake systems and has killed fish, birds and other wildlife.

Belgrade officials said they did not expect the cyanide levels to be
dangerous by the time the spill reaches Yugoslavia.

Australian miner rejects cyanide disaster reports

AUSTRALIA: February 11, 2000

SYDNEY - Australian gold miner Esmeralda Ltd, involved in a controversy
over cyanide pollution in Romania, yesterday again rejected charges it had
caused an environmental disaster.

Esmeralda said it doubted reports the cyanide spill from its 50-percent
owned Baia Mare gold project in Romania had killed tonnes of fish in
Romania and downstream in Hungary.
"These claims cause me considerable scepticism," Esmeralda chairman Brett
Montgomery said in a statement from the company's Perth office.

"It is most unlikely that given the volume of water and the distance
travelled that the cyanide levels would be such to cause poisoning. In
fact, it is quite possible that a number of unrelated events could be
responsible," said Montgomery.

"Although full details are still some days away of the Romanian testing,
all indications to date supported our belief that the accident did not
cause a major environmental incident."

Hungarian officials have complained of widespread bird kills and fish
deaths in the Tisza River, which flows from Romania into Hungary, as a
result of the cyanide spill.

Hungarian towns have closed water intakes along the river.

Australian newspapers on Thursday ran front page photographs of dead fish
piled along the Tisza.

"We have issued repeated written warnings over the past year to the (Aurul)
plant, asking them to check again all their technological equipment,"
Virgil Diaconu, Romania's deputy minister in charge of environmental
protection, told Reuters on Wednesday.

Romania's environment ministry has told Reuters cyanide levels 700 times
the normal level had been recorded in the river.

Esmeralda has said an overflow from the Aurul SA project dam on January 30
occurred after heavy rain and snow in northwest Romania, where the mine is
located.

It said no tailings were spilled, but an overflow occurred over a 25 metre
(yard) length of the tailings dam which has a total length of 3.8 km (2.4
miles).

It said the incident was an overflow and not a structural failure or leak
in the dam.

"Initial reports from Bucharest...were such that the company had no reason
to believe that a major environmental incident had occurred of the
proportions now reported in the media," said Montgomery.

"Based on the information received overnight from Romania, I can
confidently say that the incident has been grossly exaggerated," he said.

Montgomery said a commission of experts endorsed by the Romanian
environment protection unit had issued a report on the cyanide spill which
would be discussed at a meeting of Romanian and Hungarian environment
ministers on Thursday.

"A joint statement is expected this weekend from the ministers," he said.


Hungary hit by cyanide spill, blames Romania

HUNGARY: February 9, 2000


BUDAPEST - Hungary yesterday called a cyanide spill in the Tisza river
"unprecedentedly serious" and blamed the disaster on Romania.

The spill, which has forced towns along the river in central Hungary to
close their water intake systems, has killed fish, birds and other wildlife
for the past few days, officials said. "It is an unprecedentedly serious
environmental catastrophe which obviously originated in Romania," said
Gabor Horvath, spokesman for the Hungarian Foreign Ministry.
In Bucharest, a senior environment official told Reuters the incident had
indeed happened in Romania and that the situation was now under "total
control".

Environment Ministry General Manager Liliana Mara said the cyanide spill
occurred on January 31 when a protective wall of a dam at the Aurul gold
smelter in Baia Mare, northern Romania, was damaged by massive snowfalls.

Mara said cyanide levels 700 times the normal had been recorded in nearby
river water after the spill, adding that the smelter had been closed
pending investigations.

"I want to make it clear that we took immediate steps to minimize the
effects of the spill," Mara said.

The pollution was expected to reach the Hungarian city of Szolnok, which
takes all its drinking water from the Tisza, on Tuesday. Mayor Ferenc
Szalay warned residents of the city 80 km (50 miles) southeast of Budapest
to fill containers to tide them over for several days.

Hungarian media have been filled with reports of fish kills and destruction
of other wildlife, although so far there have been no reports of any humans
falling ill from the deadly chemical.

Horvath said that the Romanian Ambassador to Hungary, Petru Cordos, was
summoned to the Foreign Ministry on Monday and that Hungary would be asking
for restitution.

"We are confident that Romania will be fully cooperative in dealing with
all and any consequences of this issue," Horvath said, noting that Romania
wants to begin negotiations on joining the European Union and that
environmental issues are a main concern of the EU.

Horvath said Hungarian legal specialists were investigating international
public and private law to determine on what basis Romania could be held
responsible for the restitution.

Zoltan Varga, a Hungarian environmental expert, told the Hungarian news
agency MTI that the damage from the spill might be far more serious than
news reports have suggested.

He said some species of fish and insects may be wiped out.

 


sayfanın başına dön
[www.antimai.org] [bültenler] [haberler] [dağarcık] [yayınlar] [iletişim]