mai ve küreselleşme karşıtı çalışma grubu


ULUSLARARASI ÇEVRE KORUMA HUKUKU AÇISINDAN AKKUYU
NÜKLEER SANTRAL İHALESİ

Av.Noyan Özkan, 7 Şubat 2000,İzmir


İAkkuyu Nükleer Santral ihalesi bugüne kadar TAEK tarafından TEK'e 1976 yılında verilen ''yer lisansı iznine'' dayalı olarak yürütülmüştür. Oysa 1970'lerden sonra, çevre koruma ve toplum sağlığı konularında önemli uluslararası toplantılar yapılmış ve sözleşmeler yürürlüğe girmiştir. 13/1/1994'de açılan Akkuyu NS Müşavirlik  Hizmetleri İhalesi ile 19/12/1996'da açılan Akkuyu NS İnşaat ihalesi sanki Türkiye uzaydan gelmiş ve bu sözleşmelere imza atmamış gibi sürdürülmektedir.

Hükümet ve ihaleye katılan şirketlere uluslararası hukuki yükümlülüklerini hatırlatmak ve hukuka aykırı ihale sürecine bir an önce son vermeleri için mevcut uluslararası çevre koruma norm ve kriterleri aşağıya çıkarılmıştır;

1992 - Çevre ve Kalkınma Üzerine Rio Zirvesi Sonuç Deklarasyonu;

* İnsanlar, doğa ile uyum içinde sağlıklı ve verimli bir hayata layıktır.

* Çevre konuları en iyi şekilde, ancak ilgili bütün vatandaşların katılımı ile yönetilir. Devletler, geniş çapta çevre bilgilendirmesi yaparak kamuoyu aydınlatılmasını ve katılımı gerçekleştirecek ve teşvik edecektir.

1992 - Rio-Gündem 21 Sözleşmesi
( 7.ci Beş Yıllık Kalkınma Planı ile hükümeti bağlayıcı olduğu kabul edildi)
(R.G; 25/7/1995-22534 mük. sh.157)

* Hükümetler, iş çevreleri ve kalkınma kuruluşları, kalkınma projelerinin biyolojik  çeşitlilik üzerine etkisinin nasıl değerlendirileceğini ve bu çeşitliliği kaybetmenin maliyetinin nasıl hesaplanacağını öğrenmelidirler. Önemli etkileri olabilecek projelerde, halkın geniş ölçüde katılmasıyla çevresel etki değerlendirmesi yapılmalıdır.

* Hükümetler, zararlı atık riski yüksek üretim sistemlerinin yavaş yavaş kaldırılmasını teşvik etmelidir.

* Kişiler, gruplar ve kuruluşlar, özellikle kendi toplumlarını etkiliyebilecek çevre ve kalkınma kararlarını bilmeli ve bunlara katılmalıdır. İnsanlara kararlar hakkında bilgi vermek için, ulusal hükümetler, kişilerin çevre ve kalkınma konularıyla ilgili bütün bilgilere ulaşmasını sağlamalıdır. Bu bilgi, çevre üzerine önemli etkisi olan veya  olabilecek olan üretim veya faaliyetleri ve çevre koruma önlemlerini içermelidir.

* Hükümetler, yerli insanlara ait toprakların; çevreye uyum sağlamayan ve kişilerin sosyal ve kültürel açıdan uygun bulmadığı faaliyetlerden korunması gerektiğini anlamalıdır.

1992-Rio-Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi
(BKK;96/8857, R.G.30/6/1996-22860; 4177 no lu kanunla onay;27/12/96-22860))

* Madde 14./1 (a); Sözleşen devletler; biyolojik çeşitlilik için önemli olumsuz etkiler doğurabilecek mevcut proje önerilerinin, bu olumsuz etkileri engellemeye veya en aza
indirmeye yönelik bir çevresel etki değerlendirmesine tabi tutulmasını öngören uygun işleyişleri yürürlüğe koyacak ve elverdiğince halkın da bu işleyişlere katılmasını sağlayacaktır.

1979-Avrupa Konseyi-Avrupa'nın Yaban Hayatı ve Yaşama Ortamlarını Koruma  Sözleşmesi ( 20/2/1984-18318)

* Madde 3; Her akid taraf, yabani flora ve fauna ile doğal yaşama ortamlarının, bilhassa nesli tehlikeye düşmüş ve düşebilecek türlerin, özellikle endemik olanlarının ve tehlikeye düşmüş yaşama ortamlarının, bu sözleşme hükümlerine uygun olarak muhafazası amacıyla ulusal politikalarını geliştireceklerdir. Her akit taraf, planlama ve kalkınma politikalarını saptarken ve kirlenme ile ilgili mücadele önlemlerini alırken, yabani flora ve faunanın  muhafazasına özen göstermeyi taahhüt eder.

* 1990-AGİT-Paris Şartı

* Çevrenin geliştirilmesinde fertlere ve kamuya teşebbüs imkanı sağlayacak iyi bilgilen- dirilmiş bir toplumun rolünün önemine dikkat çekeriz. Bu amaçla uygulanan politika, proje ve programların yanı sıra, çevre ile ilgili toplum bilincini ve eğitimi geliştireceğimizi taahhüt ederiz.

Ayrıca, Helsinki Avrupa Birliği Konseyi'nin 11 Aralık 1999 günlü Başkanlık Sonuç Bildirgesinin 12.maddesi uyarınca, Türkiye, diğer aday devletlere uygulananlar ile aynı
kriterler temelinde Birliğe katılmaya yönelmiş bir aday devlettir.

* Avrupa Birliği, 85/337/EEC Direktifi;

''AB ülkelerinde gerçekleştirilecek her türlü projenin, teknik planlama ve karar alma
sürecinin başlangıcında projenin çevresel etkileri dikkate alınmalıdır.''

Öte yandan, Birleşmiş Milletler Avrupa Ekonomik Komisyonu çerçevesinde hazırlanan
1998-Aarhus-Çevre Konularında Bilgiye Erişim, Karar vermeye Halkın Katılımı ve Yargıya Başvuru Sözleşmesi'' imzaya açılmış olup yakın bir zamanda yürürlüğe girecektir. Türkye'nin de bu sözleşmeyi bir an önce imzalaması beklenmektedir. Madde 3/9'a göre; Sözleşmeye taraf olan bir devletin ülkesinde herkes çevreyle ilgili bilgiye ulaşabilecek, bu alanlarda alınacak kararlarda söz sahibi olabilecek ve çevreyle ilgili konularda dava açabilecektir.

[sayfanın başına dön]  
[www.antimai.org] [bültenler] [haberler] [dağarcık] [yayınlar] [iletişim]