mai ve küreselleşme karşıtı çalışma grubu


İş Güvencesi ve Kıdem Tazminatı Fonu Yasa Taslakları Hakkında Rapor

(DİSK Uzmanları Tarafından Hazırlanmıştır.)

 

Bilim Kurulu tarafından hazırlanarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na sunulan “İş Güvencesi ve Kıdem Tazminatı Fonu” yasa taslaklarına ilişkin olarak yapılan çalışma sonucunda; ciddi hak kayıpları ile karşı karşıya kalınmasının söz konusu olduğu kanaatine varılmıştır.

Bu çalışma sürdürülürken sadece var olan taslaklarla sınırlı kalınmamış, işsizlik sigortası sistemi de dikkate alınmıştır. Böylece akdin feshi halinde karşılaşılacak olan uygulamaların bütünlüklü bir değerlendirmesi gündeme gelmiştir.

Bu çerçevede varmış olduğumuz sonuçlar şöyledir:

1.  Kıdem Tazminatı Fonu uygulaması genel olarak sermayenin yeni dönemdeki ihtiyaçlarına uygun bir adım olarak şekillenmektedir. Bu fon tek tek işverenleri yükümlülükten kurtarmakta, böylece teorik olarak tazminat için ayırması gereken fonları sermaye birikim sürecine aktif olarak katmaktadır. Böylece tek tek sermayedarların birikimine katkı yapılmaktadır.

2.  Tazminat ödemelerinin emeklilik vb. koşullara bağlanması ile genel sermaye birikim süreci bakımından maliyeti son derece düşük bir kaynak yaratılmış olmaktadır. Fonun birikimleri borsa, mevduat vb. yöntemlerle sermayeye geri dönecektir.

3.  Bu iki husus sosyal devlet anlayışından vazgeçilmesi ve her türlü hakkın sermaye birikim sürecinin ihtiyaçlarına tabi kılınması anlayışının; yani neo-liberal politikaların sonucudur.

4.  Kıdem tazminatı primlerinin Fona yatırılmaması veya düşük ücret üzerinden yatırılması halinde kara delik tartışmaları gündeme gelecektir. SSK’da yaşananlar buna somut bir örnektir.

5.  Kıdem tazminatı kayıt dışı ekonomide dahi uygulanmaktadır. Bu konuda getirilecek her kısıtlama İşsizlik Sigortası ve İş Güvencesi hakkı olmayan bu kesim çalışanlarını son derece olumsuz etkileyecektir.

6.   İş güvencesinin sağlanması Konfederasyonumuz tarafından yıllardır dile getirilen bir talep olmakla birlikte, mevcut taslak bu güvencenin sınırlı bir işçi kesimi için geçerli olması sonucunu doğuracak özellikler taşımaktadır. Yasanın en olumlu yanı iş güvencesi kavramının hukuk sistemine girmiş olmasıdır.

7.   İş güvencesinin 10 kişiden fazla işçi çalıştıran yerler için geçerli olması uygulamada çok fazla kullanılacak olan bir kaçış yolu olacaktır. İşletmeler 10 işçi altında istihdama yönelmek için sahte şirketler kuracaklar; taşeronlaşmaya yöneleceklerdir.

8.  Ocak 2000 istatistiklerine göre 10 kişi altında istihdam gerçekleştiren işyerlerinde çalışan toplam işçi sayısı 1.249.937 kişidir. Bu işçiler doğrudan kapsam dışı kalmakta, ayrıca işten atıldıkları taktirde tazminat alma hakkını da kaybetmektedir.

9. 100 işçiye kadar istihdam gerçekleştiren işyerlerinin kolaylıkla on kişinin altına düşecek yapay bölünmelere gidebileceği ortadadır. Bu kapsamdaki işyerlerinde çalışan işçi sayısı Ocak 2000 istatistiklerine göre takriben 1.500.000 kişidir. Böylece yararlanamayacak işçi sayısının 2.750.000 civarında olacağını öngörmek yanlış olmayacaktır.

10.  Aynı istatistiklerde toplam işçi sayısının 4.508.529 olduğu dikkate alınırsa toplam işçi sayısının %61’i kapsam dışında kalmaktadır.

11.  Bu durumda, kıdem tazminatı hakkının sendikalaşmadan bağımsız olarak tüm çalışanlar için geçerli olması ve bu alanda doğacak hak kayıpları dikkate alındığında; sendikaların kendilerini korumak amacıyla büyük bir işçi kesiminin kazanılmış haklarından vazgeçtiği iddiası ileri sürülebilecektir.

12.  Kıdem Tazminatının emeklilik, ölüm vb. hallerde alınması nedeniyle işten çıkarılanlar için önemli mali kayıplar doğması söz konusu olmaktadır. Yasa tasarısına göre bu işçiler kıdem tazminatı hakkından yararlanamamaktadır. İşsizlik ödeneği bu kaybı karşılamaktan uzaktır. İşsizlik ödeneğinin süresi ve tutarı son derece sınırlıdır. Bu nedenle özellikle toplu sözleşmeli olan ve asgari ücretin üzerinde gelir elde eden işçiler bakımından kıdem tazminatı alamıyor olmak ciddi kayıplar doğuracaktır.

13.  Emeklilik yaşının 65 olması nedeniyle bir başka önemli sorun daha çıkacaktır. Genç dönemlerinde daha yüksek ücret alacak olan işçinin tazminat hesabı, muhtemelen daha düşük bir ücret alacağı ileriki yaş döneminde, bu düşük ücret üzerinden hesaplanacaktır.

14.  Fon primlerinin gerçek ücret üzerinden değil, daha düşük bir tutar üzerinden yatırılması halinde (SSK primlerinde olduğu gibi) çalışanların son derece yüksek kayıpları olacaktır.

15. Yasa çıkıncaya kadar geçen süreye ilişkin işveren yükümlülüklerinin korunması ancak büyük, düzenli ve istihdamda süreklilik olan işyerleri için kısmi bir anlam ifade edecektir. Ülkemizdeki işgücü sirkülasyonu özellikle vasıfsız işçiler düşünüldüğünde son derece yüksektir. Bu nedenle çok büyük bir işçi kesimi 3 ila 5 yıllık bir zaman dilimi içinde tümüyle fona bağlı hale gelecektir.

16. 1999 yılı içinde işten ayrılmak zorunda kalanlara bakıldığında bu tablo açıkça görülmektedir. Toplam işten çıkarılan işçi sayısı 1.417.235’dir. Bu durumda 4.500.000 civarında olan çalışan nüfusun önemli bir bölümü 1 yıl işinde iş değiştirmek zorunda kalmakta; dolayısıyla kıdem tazminatları bakımından fona bağlı hale gelmektedir.

17.  Kayıpların daha iyi anlatılabilmesi bakımından somut bir örneğin ele alınması faydalı olacaktır. Fonun işlemeye başlaması ile birlikte üç yıldır DİSK’te çalışmakta olduğunu varsaydığımız birisi asgari ücretli diğeri müdür ücreti alan iki kişi için tablo şöyle şekillenmektedir:

Asgari Ücretli:                         Müdür                       :

Kıdem tazminatı:    808.122.000              Kıdem tazminatı: 1.977.066.000

İşsizlik Sigortası:    639.812.700              İşsizlik Sigortası: 1.023.700.000

                   Fark:    168.309.300                                Fark:    953.366.000

 

18. Yasa tasarılarının maddelerine ilişkin eleştirilerimiz ilişiktedir.

 

Tonguç Çoban            Necdet Okcan             Ergün İşeri            Ahmet Asena

                           Eğitim Dairesi              Hukuk Dairesi                 Basın Dairesi          Eşgüdüm Dairesi

                            Müdürü                        Müdürü                            Müdürü                        Müdürü