| mai ve küreselleşme karşıtı çalışma grubu |
Enformel Ekonomi: Sendikalar
Kaybedilmiş (Bu) Alanı Yeniden Zaptetmelidir· |
Derleyen:
|
Az sayıdaki istisna dışında bütün dünyada sendikalar üye kaybı ile
karşı karşıya kalmaktadırlar. Bu erozyonun temelinde sendikaların geleneksel olarak
örgütlendikleri bazı sektörlerin gerilemesi ve yeni –ama daha iyi olmayan- istihdam
biçimlerinin ortaya çıkması yatmaktadır. Ekonomik
krizler ve yapısal uyum politikaları gittikçe daha fazla sayıda insanı enformel
ekonomi alanına itmektedir. Düzensiz işler, gündelik-mevsimlik çalışma, sokak
satıcılığı vb. şeklindeki işlerin hepsinin özellikleri ortaktır: iş
güvencesinin olmaması, düşük ücret, sosyal güvenliğin olmaması, esnek çalışma
saatleri, aşırı çalışma vb. Bu tip çalışma dünya çapında yaygınlık
kazanmaktadır. Sendikalar acil bir sorunla karşı karşıyadır: Bu işçiler nasıl
örgütlenecektir? Hedefi Tanımak
Sendikacıların büyük bir bölümü enformel ekonomide çalışanlara yönelik taktiklerin etkin olmadığı kanısındadır. Perulu Guillermo Perez sendikaların işleyişinin ve yapısının bu yeni tip işçilere ulaşmada yetersiz olduğunu düşünmektedir: “Sendikalar bürokrasi hastalığına tutulmuştur. Sadece aşina oldukları sorunlara yönelmektedirler ve çalışma yöntemlerini yeni koşullara uyarlama konusunda ağır davranmaktadırlar. Sendikal mesajlar daha anlaşılır olmalıdır.” Perez kendi ülkesini (Peru) örnek vererek, sendikaların Fujimori’yi çekilmeye zorlayan ve demokrasiyi geliştirmeyi amaçlayan mücadelesinin olumlu sonuç verdiğini belirtmektedir. Niçin? Bunun yanıtı basittir; sendikalar yoksulluk ve yolsuzluk gibi geniş kitlelerin kendilerini özdeşleştirdikleri temaları gündeme getirmişlerdir. Aynı şekilde enformel sektörde çalışanlara yönelik söylemler de farklı olmamalıdır çünkü onlar da aynı sorunları yaşamaktadır. İlk bakışta enformel sektör çalışanları aynı koşullara sahiptir, yani iş güvencesi yoktur, ekonomik sömürü aşırı yoğundur, ama aslında bütün enformel çalışanlar aynı değildir: Farklı mesleklere sahiptirler, farklı kültürel özellikler taşımaktadırlar, hatta karşıt sosyal çevrelere aittirler. Hindistanlı sendikacı Ramesh Vats şöyle söylemektedir: “İnşaat sektöründeki işçilere yöneldik, yaşadıkları koşulların farkında olmaları için çaba gösterdik ve kooperatif biçiminde örgütlemeye çalıştık. İş saatlerine uygun biçimde sabah saat 6 ile gece 9 arasında eğitim programları uyguladık. Onlarla son derece spesifik, örneğin yaşam kalitesi gibi konular hakkında da konuştuk. Evlerine giderek kadınların sosyal durumu ve eşitlik gibi konuları tartıştık. Asgari ücret ve sahip oldukları diğer haklar konusunda bilgile verdik. Bugün bu çabalarımızın meyve verdiğini görüyoruz. Sendikalara yöneliş hızla artıyor.” Vats, böyle bir yaklaşımın son derece sıkı kurallar altında yaşayan göçmenler gibi kategorilere uygulanmasının zor olacağını belirtmektedir. Her bölgenin her ülkenin kendi öncelikleri
bulunmaktadır. Guillermo Perez bazı spesifik faktörlerin dikkate alınması
gerektiğini söylemektedir: “Her birimiz kendi önceliklerimize göre
davranmalıyız. Örneğin, Peru’da ve Venezüella’da evde çalışanları
örgütlemek önem taşımaktadır. Ama Orta Amerika’da serbest bölgelerde
çalışanlar ağırlıktadır. Burada çalışanlar formel işgücüne dahil olsalar da
sendikal taktiklerimizi değiştirmek zorundayız çünkü bu bölgelere giremiyoruz.” Sivil Toplum Örgütleriyle İlişkiler Sendikaların enformel ekonomide örgütlenmesi
sivil toplum örgütleriyle (NGO) ilişki sorununu gündeme getirmektedir. Aslında sivil
toplum örgütleri enformel sektör çalışmalarına ilişkin önemli fonlar elde
etmektedirler. Enformel çalışanlar ile daha rahat ilişki kurabilmektedirler çünkü
bu işçilerin acil-yaşamsal talepleriyle ilgilenmektedirler. Hintli Sendikacı Christine
Nathan Hindistan’da daha önce hiçbir
örgüte üye olmayan ormanlık bölgelerde yaşayan işçilere yaklaşmada kullanılan
taktiği şöyle anlatmaktadır: “Kauçuk (lastik) üreten bu nedenle zararlı
kimyasallarla karşı karşıya kalan işçilere ilk olarak sağlık yardımı
götürdük. Onlar muz ve fındık getirdik; böylece midelerine ne girmesi gerektiğini
gördüler. Onlara soludukları zehirli gazları öğrettik. Gündelik yaşamlarının
değişik boyutları ile ilgili bilgiler vermeye başladık. Ancak böyle bir ilişkiyi
kurduktan sonra kim olduğumuzu ne ve istediğimizi söyledik.” Yoksulluğa karşı mücadelede sendikalar ve sivil toplum örgütleri sokakta yanyana yürümektedirler. Bu yapıcı bir diyalog zemini yaratmaktadır. Ancak Christina Nathan sendikaların su ve sağlık dışındaki konulara da temas etmeye başladıkları bazı yanlış anmaların ortaya çıktığını belirtmektedir. Ona göre: “Bu konudaki kuşkular hemen giderilmeli, oluşan sorular hemen yanıtlanmalıdır. Sadece dar sendikal faaliyet yürütürsek, uzun vadede bundan sendikalar zararlı çıkar. Sendikalar ve sivil toplum örgütleri bir tür rekabet içerisindedirler ve şimdilik sivil toplum örgütleri kazançlıdır. Sendikalar kaybedilmiş bu bölgeyi yeniden zaptetmelidir. Enformel ekonomide çalışanların sayısının sürekli arttığı düşünülürse bunun ne denli önemli olduğu daha iyi anlaşılacaktır.” Ne Tür Çözümler Uygulanmalıdır? ICFTU enformel ekonomide çalışanların hem mesleki olarak hem de sendikal alanda eğitilmelerinin önemi üzerinde durmaktadır. Böyle bir eğitim hem kendilerini örgütlemelerine hizmet edecek hem de ücretlerini, sosyal ve sendikal haklarını savunmalarına katkı sağlayacaktır. ICFTU ayrıca yerel, ulusal ve uluslararası alanda ILO’nun temel çalışma standartlarının kabul edilmesi için mücadelenin güçlendirilmesini önermektedir. Örnek: Benin Üç yıl önce Benin’deki iki sendikal konfederasyon CSAB ve UNSTB, ICFTU’nun desteğiyle enformel ekonomi ile ilgili bir proje başlattılar. Projenin uygulanması için bölge komiteleri oluşturuldu. Sendikal yaklaşımlarını bu bölgelerde anlatmak için toplantılar düzenlediler. Daha güçlü dayanışma, daha iyi çalışma koşulları, deneylerin paylaşılması, üyelik aidatlarının ödenmesi gibi davranış değişiklikleri sağlandı. Proje koordinatörü Simeon Dossou projenin son durumunu şöyle özetlemektedir: “Enformel sektör işçilerini bilgilendirmek
için çalışma grupları oluşturduk. 2000 yılının sonuda enformel ekonominin tün
aktörlerine yönelik bir broşür hazırladık. Bu broşür enformel ekonominin özgün
koşulları hakkında daha ayrıntılı bilgiler (kooperatifler, hükümetle ilişkiler,
vergi sorunları, sosyal diyalog vb.) içermektedir. Şimdi eğitimcilerin eğitimini
başlatıyoruz. Bu eğitimciler doğrudan enformel sektör çalışanları arasından
seçilecek. Sonderec esnek bir takvim uygulanacak; böylece enformel sektördeki
çalışma düzeniyle bir uyum yakalanacak. “ ILO’nun yardımıyla Cotonou’da enformel
ekonomi çalışanlarına yönelik bir sağlık sigorta kurumu oluşturduk. Bunun amacı
bu bölgedeki 100 bim enformel işçiye sağlık hizmeti götürmektir. Yerel dinamikleri
bu projeye katmak için çaba gösteriyoruz. Yakın gelecekte radyo ve televizyonda bu
konuda tanıtım filmleri yayınlatmayı planlıyoruz. “Hepimiz sendikal geleceğimizin enformel
ekonomide olduğunu biliyoruz. Bunun kanıtlaro ortadadır. Benin’de üniversite
öğrencilerinin önemli bir bölümü iş bulamamaktadır. Bu nedenle gündelik, geçici
işlerde çalışmaktadırlar. Bir gün bazıları merkezimize geldiler, biz de onlara
örgütlenmelerini söyledik. Bir sendika kurdular ve bu sendika şimdi Cotonou limanında
aktiftir ve Benin Taşımacılık Federasyonunun üyesidir. Federasyonun genel sekreter
yardımcısı da bu yeni sendikanın genç genel sekreteridir. “Şimdi işkolu sendikalarında formel ve
enformel sektör işçileri birlikte örgütleniyorlar. Konfederasyonun (CSA-Benin)35
kişilk yönetim kurulunda 3 enformel sektör
temsilcisi bulunuyor. Enformel sektör artık özgün bir alan olarak görülmüyor;
artık bu alandaki çalışmalar normal sendikal faaliyet olarak görülüyor. “Şu anda tarımda, ticarette, ulaştırmada
ve konfeksiyonda faaliyet gösteriyoruz. İlgimizi araba ve motorsiklet sektörüne ve
evde çalışanlara yöneltmeyi planlıyoruz. “Afrika’da sendikal önceliğimiz
açıktır: sendikal örgütlenme. Ancak güçlü bir sendikal örgütlenmeden sonra
üyelere hizmet vb. türünden etkinlikleri gündeme getirebiliriz.”
· Bu yazı ICFTU Aylık Yayın Organı’nın (Trade Union World) Mayıs 2001 tarihli sayısında yer alan Cecilia Locmant imzalı yazılardan derlenmiştir. |