Kaynak: TMMOB web Sitesinden alınmıştır.

TÜRK-İŞ

HAK-İŞ

DİSK

KESK

TÜRKİYE
KAMU-SEN

MEMUR-SEN

TÜRKİYE
İŞÇİ EMEKLİLERİ
CEMİYETİ

TÜM
İŞÇİ EMEKLİLERİ
DERNEĞİ

TÜM BAĞ-KUR
EMEKLİLERİ
DERNEĞİ

TMMOB

TÜRK
DİŞ HEKİMLERİ
BİRLİĞİ

TÜRK
ECZACILARI BİRLİĞİ

TÜRK
TABİPLERİ BİRLİĞİ

TÜRK VETERİNER
HEKİMLERİ BİRLİĞİ

TÜRMOB


Dönem Sözcüsü
TMMOB

Adres:
Atatürk Bulvarı No:131
Kat:9 Bakanlıklar 06640
ANKARA
Tel:
0 312 418 12 75
Faks:
0 312 417 48 24
E-Posta:
tmmobyon@tmmob.org.tr

EMEK PLATFORMU PROGRAMI

Ülkemizinbugün yaşadığı kriz, uzun yıllardır uluslararası finans kuruluşlarının güdümündeuygulanan ekonomik ve sosyal politikanın sonucudur. Türkiye'ye bu politikalarıdayatan IMF ve Dünya Bankası ile ülkeyi yönetemeyen hükümetler ardı ardınayaşadığımız krizlerin baş sorumlusudurlar.

Türkiyebütçesi, sosyal devlet ilkelerinin gereklerini yerine getirme anlayışındantümüyle uzaklaştırılarak, tamamıyla bir iç ve dış borç faizi ödeme idaresineindirgenmiştir. Türkiye'deki mali sistem, sadece belirli bir süre içerisindeyeterli gelirin toplanıp toplanamayacağı aritmetik hesabına dayanan birpolitikanın sarmalına girmiştir. Gelir dağılımı son derece bozulmuş ve ülkeiçinde yoksullaşma artmıştır.

Planlamafikrinin tümden gözardı edildiği ve gerçek anlamda "vahşi kapitalizm"inuygulandığı bir süreç yaşanmaktadır.

Busürece karşı oluşan tepkileri bastırabilmek amacıyla antidemokratik uygulamalarartmış; ülkenin emek ve demokrasi güçlerinin görüş ve önerilerini kamuoyunaaktarma ve kamuoyu yaratma olanakları da kısıtlanmıştır. Düşünce ve ifadeözgürlüğü konusunda yasal ve fiili kısıtlamalarla insan hakları ihlallerigündemde kalmaya devam etmiştir.

Hukukunüstünlüğü yerine, her kademede mafyalaşmanın yaşandığı bir çürümüşlükle karşıkarşıya kalınmıştır.

Özelleştirmeile KİT'lerin tasfiye edilme sürecine ek olarak, tarımda liberalleştirme adıaltında tarımın uluslararası tekellere açılması gerçekleştirilmektedir. Tarımkesiminin verim artışı azalmakta ve özellikle tarımdaki küçük üreticileryoksulluk sınırının altında yaşamaktadır. Hayvancılık neredeyse gözdençıkarılmış durumdadır.

Herkriz döneminin faturası ücretlilere,emeklilere,kentyoksullarına,çiftçilere,esnaf ve sanatkarlara çıkartılmıştır. Vergi politikalarıücretliler aleyhine şekillendirilmektedir. Sosyal güvenlik, sağlık, eğitim baştaolmak üzere; tüm temel haklar sadece parası olanların yeterince yararlandığı biranlayışa terkedilmiştir.

Küçükve orta ölçekli işletmeler batma ve esnaf kepenk kapatma noktasınagelmiştir.

Dahaönceki hükümetler dönemlerinde olduğu gibi 57. hükümetin kurulduğu günden beride uygulamaya devam ettiği ve krizler karşısında değiştirerek sürdürmeyeçalıştığı bu politikalar, ülkemizin çalışanlarının, işsizlerin ve emeklilerin,küçük çiftçilerin çıkarlarıyla temelden çelişmektedir. Ulusötesi sermayenin veülkemizdeki, bir avuç azınlığın çıkarlarının korunmasını ve alacaklarınıntahsilini hedefleyen bu programlar bir kez daha krizlesonuçlanmıştır.

Krizsonrasında hükümetçe sunulan "acil önlemler paketi" yukarıdaki acı tabloyuyaratan uygulamaların devamı niteliğindedir. Bugüne kadar IMF ve Dünya Bankasıpolitikalarını savunarak ve uygulayarak ülkemizi derin açmazların içinesürükleyen hükümetler artık yüzünü halkına dönmek zorundadır.

Halkınrefah düzeyini yükseltmeyi, gelir dağılımındaki dengesizlikleri gidermeyi verant yerine üretimi arttırmayı amaçlamayan hiçbir politika çözüm üretmeyecektir.Türkiye ekonomisinin sanayileşme ve yatırım artışlarına dayalı dengeli birbüyüme yapısına kavuşturulması ancak kapsamlı ve eş zamanlı bir kamu kesimi,mali kesim ve ödemeler dengesi reformu ile sağlanabilecektir.

Ekonomikkrizleri önlemenin ve toplumsal güveni sağlamanın yolu; (a) yolsuzluklarlaetkili bir biçimde mücadele, (b) demokratik sosyal hukuk devleti olgusununhayata geçirilmesi ve (c) çalışma mevzuatının onaylanmış uluslararasısözleşmeler ve ILO Sözleşmeleri ile uyumlu hale getirilmesi de dahil olmaküzere, Anayasa değişikliklerini de kapsayacak bir demokratikleşme paketitemelinde oluşturulacak ve halkımızın desteğine sahip bir programınuygulanmasından geçmektedir.

EmekPlatformu Programının temel ilkeleri şunlardır;

1.Türkiye'de devletin küçültülmesi yönündeki politikalar, kamu kesimipotansiyelinin kalkınma amaçlı olarak harekete geçirilmesi önünde engeloluşturmaktadır. Sosyal devletin gelişmesi ve kalkınmanın önünün açılması içindevletin küçültülmesi saplantısından vazgeçilmeli; üretim ve istihdamın önünüaçacak, büyümeyi ve kalkınmayı hedefleyen politikalara dönülmelidir.

2.Devletin ekonomik ve sosyal fonksiyonlarını yeniden kazanması ve geliştirmesi,Türkiye'nin geleceğini planlama yetilerini yeniden kazanmasıyla mümkündür. Özelsektör için yönlendirici, kamu sektörü için bağlayıcı plânlama, bölgesel vesektörel bağlantıları etkin bir şekilde oluşturularak başlatılmalıdır.Planlamanın hiyerarşik her aşamasında, toplumun tüm kesimlerinin örgütseltemsilcileri aracılığıyla demokratik katılımı sağlanmalıdır.

3.Kriz koşullarının toplumun geniş kesimlerinde yarattığı yoksullaşmanınaşılabilmesi için sosyal devlet uygulamaları tartışmasız bir biçimde hayatageçirilmelidir.

4.Ekonomik krizin hızla aşılabilmesi için iç ve kısa vadeli dış borç ödemeleriyeniden takvimlendirilmelidir..

5.Kısa vadeli yabancı sermaye girişleri ve çıkışları kontrol altınaalınmalıdır.

6.Banka sistemi plânlı bir rasyonelleştirmeye tâbi tutulmalı; bankaların mevduatve kredi faizlerini ölçüsüz arttırmaları engellenmeli; mevduat garantisi küçüktasarruf sahiplerini korumak kaydıyla daraltılmalıdır. Ziraat Bankası, HalkBankası, Emlak Bankası gibi kamu ihtisas bankaları asli görevlerini yapacakşekilde yeniden yapılandırılmalı , bu bankaların özelleştirilme sürecidurdurulmalıdır.

7.Vergi tabanı yaygınlaştırılmalı, vergi gelirleri arttırılmalıdır. Sermayegelirlerinin vergi gelirleri içindeki payını yükseltecek önlemler alınmalıdır.Vergi adaletini ve herkesten mali gücüne, servetine ve gelirine göre vergialınması ilkesini sağlayacak bir vergi reformu gerçekleştirilmelidir.

8.Bütçelerin faiz ödeme öncelikli bir aktarma organına dönüşmesine son verilmeli;kamu mali sistemindeki parçalı yapıyı sona erdirecek, kamu hizmetlerindeetkinliği ve saydamlığı arttırıcı düzenlemeler içerecek kapsamlı bir bütçe veharcama reformu gerçekleştirilmelidir. Bütçeden, eğitime,sağlığa,yatırımaayrılan pay arttırılmalı,bunlar dışındaki gereksiz harcamalar kısılmalıdır.Bütçe dışı harcama ve fonlar bütçe kapsamına alınmalıdır. Devletin herkademesinde üretken olmayan ve kamu yararı taşımayan harcamalarda tasarrufagidilmelidir. Kamu ihalelerinin şeffaflığını sağlayacak yasal düzenlemeleryapılmalıdır.

9.Yolsuzlukların üzerine kararlılıkla gidilmeli; siyasal sorumluları da açığaçıkarılmalıdır.

10.Kayıt dışı ve yasadışı iktisadî faaliyetler önlenmelidir.

11.Tarımın başta sanayi olmak üzere diğer sektörlerle organik bütünlüğünü gözetenuzun vadeli bir planlama yapılmalıdır.

12.Dengeli bir kalkınmayı sağlamak, gelir dağılımını iyileştirmek hedef olarakalınmalıdır. Bu amaçla çalışanların uygulanan politikalar ve kriz nedeniyleoluşan ücret kayıpları derhal telafi edilmelidir.

13.Toplumsal güven ve barışın hayata geçirilebilmesi için Anayasa , siyasi partilerve seçim yasaları derhal değiştirilmeli, yasalar çağdaş ,demokratik düzeneuydurulmalıdır. Hukuk devleti olmanın temel koşulu olan hukukun üstünlüğü ilkesihayata geçirilmelidir. Çalışanların haklarının tanınması doğrultusunda ILOnormlarına uygun düzenlemeler yapılmalıdır.

EmekPlatformu tarafından uzun bir dönemdir yapılmakta olan tüm uyarılar haklıçıkmıştır. Hükümet bu sese kulak vermeli, Emek Platformu ile bir araya gelerekönerilerini dikkate almalıdır. Hükümet,içinde bulunduğumuz krizden çıkış içinIMF ve Dünya Bankası'nı, ulusötesi sermayeyi ikna etmek için uğraşmaktanvazgeçmeli; yüzünü kendi toplumsal dinamiklerine çevirmelidir.

Buülkenin içinde bulunduğu krizi aşabilecek ve krizsiz bir kalkınmagerçekleştirilebilecek potansiyeli vardır. Bu ülkenin insanları toplumsal yarariçeren; çalışanların, emeklilerin, işsizlerin , küçük çiftçinin, esnafın vesanatkarların ve bu politikalardan mağdur olan tüm toplumsal kesimlerinçıkarlarını koruyacak bir programı hayata geçirmek için çaba harcamayahazırdırlar. Unutmayalım ki, gerçek bir ulusal program, ancak bu hedeflerdoğrultusunda bu kesimlerle birlikte hazırlanan programdır.

A-MALİ SİSTEME VE SERMAYE HAREKETLERİNE YÖNELİK KISA VADEDE UYGULANMASI GEREKENPOLİTİKALAR

1.Yaşanılan krizin ana nedenlerinden biri olan kısa vadeli yabancı sermayegirişleri ve çıkışları, vergi ve para politikası araçlarıyla kontrol altınaalınmalı ve bu doğrultuda 32 sayılı kararname yenidendüzenlenmelidir.

2.Türkiye'nin kısa vadeli dış borçları uzun vadeye yayılmalıdır.

3.Merkez Bankası'nın döviz kuru ve faiz hadlerini birbirinden bağımsız iktisatpolitikası araçları olarak kullanma olanağı yeniden oluşturulmalıdır.

4.Döviz tevdiat hesaplarına uluslararası faiz hadlerinin üzerinde faizverilmeyerek TL'nin dövizle ikamesi caydırılmalıdır.

5.İç borç stokunun, bütçenin faiz dışı fazla vermeye zorlanması yoluyla tedricenazaltılamayacağı belli olmuştur. Yurtiçi borç stokunun mali sisteme ve giderektüm reel ekonomiye olan yükünü azaltmak için Hazine, Merkez Bankası vebankacılık kesimi arasında borcun vadesini uzun döneme yayan ve bu borcun reelfaiz yükünü düşüren bir düzenleme yapılmalıdır.

6.Batık bankalar tasfiye edilmeli ve sorumlularından hesapsorulmalıdır.

7.Banka sistemi plânlı bir rasyonelleştirmeye tâbi tutulmalı; bankaların mevduatve kredi faizlerini ölçüsüz arttırmaları engellenmeli; mevduat garantisi küçüktasarruf sahiplerini koruyacak şekilde tedricen daraltılmalıdır.

8.Bankaların mevduat ve TCMB kredileri dışında kaynak kullanmaları ve yurtdışındanborçlanmaları etkin bir denetim altına alınmalıdır. Türkiye'deki özel bankalarakredi açan yabancı bankaların alacaklarını Hazine garantisi kapsamına alanuygulamaya son verilmelidir. Özel finans kurumları devlet denetimi altınaalınmalıdır.

9.Tarım üreticilerine hizmet vermesi gereken Ziraat Bankası, esnaf ve sanatkarahizmet vermesi gereken Halk Bankası, sosyal konut talebine ve finansmanına cevapvermesi gereken Emlak Bankası gibi kamu ihtisas bankaları asli görevleriniyapacak şekilde yeniden yapılandırılmalı , bu bankaların özelleştirilme sürecidurdurulmalı, siyasî baskılardan uzaklaştırılarak sektör temsilcilerini vesosyal tarafları da içerecek özerk ve katılımcı bir yönetime kavuşturulmalıdır.Sorumlular, kamuoyunu aldatıcı sahte görev zararı beyanlarındankaçınmalıdır.

B-İKTİSADİ İSTİKRAR VE SOSYAL ADALETİ SAĞLAMAK İÇİN UYGULANMASI GEREKENPOLİTİKALAR

1.Öncelikle 21 Şubat 2001 tarihli krizin ülke ekonomisi ve çalışanlar üzerindekitahribatı ve etkileri tespit edilmeli, sorumlularından hesapsorulmalıdır.

2.Kamu çalışanlarının krizden doğan kayıpları başta olmak üzere geçmiş yılkayıpları giderilmeli, süresi uzatılan yetki yasası ile eşit işe eşit ücretilkesinden hareketle, ücretler insan onuruna yaraşır bir hayat sürecek düzeyegetirilmelidir.

3.Her ne sebeple olursa olsun işçilerin ve kamu çalışanlarının resen veya zorunluemekliliği düşünülmemelidir

4.Bütçelerin faiz ödeme öncelikli bir aktarma organına dönüşmesine son verilmeli;yıllardır kısıtlanan eğitim, sağlık, adalet ve sosyal güvenlik, altyapıyatırımları gibi sosyal ve ekonomik harcamalar ile personel ödeneklerine ağırlıkverilmelidir. Kamu tarafından sağlanan, her kademedeki eğitim ve sağlıkhizmetleri parasız olmalıdır. Bütün dengeleri alt üst olmuş, temel ilkeleritamamen çökmüş olan 2001 yılı bütçesi bu anlayışla yenidendüzenlenmelidir.

5.Kamu mali sistemindeki parçalı yapıyı sona erdirecek, kamu hizmetlerindeetkinliği ve saydamlığı arttırıcı düzenlemeler içerecek kapsamlı bir bütçe veharcama reformu gerçekleştirilmelidir. Bütçe dışı harcama ve fonlar bütçekapsamına dahil edilmeli ve bütçe harcamalarında kamu yararı esasalınmalıdır.

6.Bütçe görüşmelerini sadece bir tahmin olan Bütçe Kanunu ile sınırlı olaraksürdüren parlamentonun, bütçe gerçekleşmelerini içeren Kesin Hesap KanunTasarılarını daha ciddi incelemesi sağlanmalıdır. Meclisin bu ilgisizliği,yurttaşlar adına kullanılan bütçe hakkını zaafa uğratmaktadır.

7.Kayıt dışı ve yasadışı iktisadî faaliyetler ve yolsuzluklar önlenmeli; medya,bürokrat ve siyasetçinin de katıldığı her kademedeki mafyalaşma ve çeteleşmeengellenmeli ve saptandığında ağır yaptırımlar uygulanmalıdır. Bunun temel aracıolarak, kamudaki denetim birimlerinde denetim faaliyetleri etkin hâlegetirilmeli, aralarında eşgüdüm sağlanmalıdır. Kamu ve özel kuruluşlarındenetimine, çalışanları temsil eden sendikal ve meslekî kuruluşların katılması,ilke olmalıdır. Sendikal örgütlenme, kayıt dışılığın panzehiri olarakdesteklenmelidir.

8.Kamu kaynaklarının adaletsiz, dengesiz, kamu yararı gözetilmeden kullanılmasınaneden olan ve bir toplumsal hastalığa dönüşen yolsuzluk olaylarına karşıyönetsel, yargısal ve toplumsal denetim aracılığıyla mücadeleedilmelidir.

9.Özelleştirmeler ve işten çıkartmalar derhal durdurulmalıdır."Kaynak yaratma" adıaltında ülkemizin bağımsızlığı, gelişmesi ve geleceği için stratejik önemi haizolan savunma, ulaştırma, iletişim, enerji dağıtımı , madencilik, kentselhizmetler, tarım vb. sektörlerdeki KİT'leri bile satmayı öngören politikalarterk edilmelidir.

10.Örgütsüz ve ucuz emeğe dayalı ekonomi politikalarından vazgeçilmelidir. Tümçalışanlara ve emeklilere insan onuruna yaraşır bir gelirsağlanmalıdır.

11.Türkiye' de sağlık sektörü için gerçekçi ve toplum yararına bir planlamayagereksinim vardır. Sağlık sektörüne en az %10 bütçe payı ayrılmalıdır. Sektörünetkin çalışabilmesi için kaynakların ve hizmet üretimlerinin tek eldenyönetilmesi gerekmektedir. Sağlıkta finansman modeli genel vergilerle oluşangenel bütçe sistemi olmalıdır.Bir sağlık sisteminin kalbi toplumun en uçnoktalarına kadar ulaşabilecek birinci basamak sağlık hizmetleridir. Türkiye'desağlık ocağı, sağlık evleri ve dispanserlerin sayısal ve donanım yetersizliğigiderilmelidir. Birinci basamak ile hastaneler arasında sevk sistemi işletilmelive bu uygulama tam süre politikası ile pekiştirilmelidir. Toplumsal sağlıkdüzeyinin gelişmesi için sağlık hizmetlerine toplum katılımı sağlanmalı,bölgelerarası sağlık alanındaki dengesizlikler giderilmelidir.

12.Emlak Bankası'nca Emlak Konut Şirketi'ne Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı paylarıbiçiminde aktarılan Konut Edindirme Yardımı birikimleri başvuru sahiplerinederhal ve nakden ödenmelidir.

13.Zorunlu tasarruf hesabındaki birikimlerin toplamı, yani ana para ve nemalar01/06/2000 tarihli döviz kuruna bağlanarak ve piyasa rayiçleri üzerindennemalandırılarak hak sahiplerine derhal ve nakden ödenmelidir.

C-KALKINMA POLİTİKALARI

1.Türkiye'de devletin küçültülmesi yönündeki politikalar, kamu kesimipotansiyelinin kalkınma amaçlı olarak harekete geçirilmesi önünde engeloluşturmaktadır. Türkiye'de faiz dışı bütçenin milli gelire oranı yüzde 21oranında iken, AB ülkeleri ortalaması bunun iki katından fazladır. Sosyaldevletin gelişmesi ve kalkınmanın önünün açılması için devletin küçültülmesisaplantısından vazgeçilmelidir.

2.Devletin ekonomik ve sosyal fonksiyonlarını yeniden kazanması ve geliştirmesi,Türkiye'nin geleceğini planlama yetilerini yeniden kazanmasıyla mümkündür.Devletin ekonomiye müdahale araçları güçlenmeli , ulusal egemenliğin araçlarıulusötesi sermayenin denetimine sokulmamalı, yatırımcı ve üretimci sosyal devletgüçlendirilmelidir. Özel sektör için yönlendirici, kamu sektörü için bağlayıcıplânlama, bölgesel ve sektörel bağlantıları etkin bir şekilde oluşturularakbaşlatılmalıdır. Planlamanın hiyeraraşik her aşamasında, toplumun tümkesimlerinin örgütsel temsilcileri aracılığıyla demokratik katılımısağlanmalıdır.

3.Ülkemizin bilim ve teknoloji politikaları temelinde, ulusal stratejik kalkınmaprogramlarını uygulayabilmesi için eğitim sisteminde, tüm çalışanlarınçalıştıkları alanda her türlü üretim bilgisine sahip, araştırıcı özelliklerigelişmiş, nitelikli insan gücünü yaratmayı hedefleyen, yapısal bir reformgerçekleştirilmelidir. YÖK kaldırılmalı ; üniversitelerde bilimsel ve yönetselözerklik sağlanmalıdır.

4.Türkiye stratejik öngörüyle insan kaynakları planlamasını da göz önüne alarakulusal politikalarını belirlemelidir. Bilim ve teknolojide yetkinleşme ve bunuülkemiz ölçeğinde toplumsal ve ekonomik faydaya dönüştürme isteğiyle; sistemikbütünlülük, siyasi kararlılık, süreklilik içerisinde ulusal bir stratejisaptamalıdır. İnsandan, yaşamdan ve emekten yana bir sanayileşme politikasını,toplumsal bir proje çerçevesinde tüm ilişkileri yeniden düzenleyerek elealmalıdır.

5.Madencilikte planlı ulusal bir politika belirlenmeli, madencilik üretiminesadece ihracat kalemi olarak bakılmamalıdır. Yaşanan krizi atlatabilmek içinmadenlerimiz, üretimden pazarlanmasına kadar "boraks" örneğinde olduğu gibi kamumülkiyetini esas alan bir anlayışla ele alınmalı, ulusal ve uluslararasısermayeye teslim edilmemeli, yeni yatırımlarla çağdaş teknolojiyekavuşturulmalıdır.

6.Ülkemizde "Stratejik Ulusal Enerji Planı" acilen hazırlanmalı ve kısa, orta veuzun vadeli alt planlar hızla devreye sokulmalıdır. Sektördeki tümözelleştirmeler geri alınmalı ve tüm imtiyazlar iptal edilmelidir. Enerjiyiucuza üretebildiğimiz ölçüde sanayi ürünlerimizin rekabet şansı olabileceğiunutulmamalıdır. Ucuza üretmenin birinci koşulu, ulusal kaynaklarımızın ulusalpolitikalar çerçevesinde hızla değerlendirilmesinden geçmektedir. Alternatiftemiz enerji kaynaklarına yönelinmelidir.

7.Gündemde olan Endüstri Bölgeleri Yasa Tasarısı, yabancı sermayenin kuralsız mal,hizmet, teknoloji ve finansıyla işleyecek; kamusal denetim mekanizmalarını yokedecek; bu anlamda ulusal sanayi'yi çökertecek, çevre ve doğal kaynakları tahripedecek bir yaklaşım getirmektedir. Bu Yasa Tasarısı' ndanvazgeçilmelidir.

8.Türkiye'de kuralsız yabancı sermayenin uygulamalarına örnek oluşturan onsekizadet Serbest Bölge küreselleşme ideolojisinin bir uzantısı olup kamusal denetimeait bütün mevzuatı dışlamakta ve sendikal örgütlenmeyi engellemektedir. SerbestBölgeler kaldırılmalıdır.

9.Kamu arazileri bütçe açıklarını kapatmak için, "kaynak paketi" adı altındakelepir fiyatlarla satılmamalı; "yurttaşlarımızın eşit yararlandırılacağıdüzenlemeler" için, kamu elinde tutulmalıdır. Kentsel toprak rantının kamuyageri döndürülmesi sağlanmalıdır.

10.Parçacı ve yasak savıcı imar uygulamaları kaldırılmalı, imar , gecekondu veorman afları yasaklanmalı, su havzaları korunmalı, "kente karşı suç" tanımıyasal ve toplumsal yaptırımlarla güvence altına alınmalı, çevreye duyarlı imarplanları hazırlanmalıdır.

11.Deprem sonrası süreçte oldu-bittiyle önümüze dayatılan yaşanabilir, güvenli,dayanıklı yapı üretim ve denetimi sürecini, sermayeye ticari bir alan olarakteslim eden 595 sayılı KHK ve bu kanuna dayanılarak TMMOB Kanununa müdahale eden601 sayılı KHK ve ilgili tüm yönetmelikler iptal edilmeli, kamusal denetimetkinleştirilmelidir.

12.Tarımın tasfiyesini amaçlayan süreç,kentlere çok hızlı bir göç dalgası yaratacak; yıkım boyutunda ekonomik - toplumsal bir fatura oluşturacaktır. Bu nedenledengeli kalkınma politikaları ve bölgesel planlama ile tarımın yenidencanlandırılması ve atıl kaynakların yeniden faaliyete geçirilmesi sağlanmalıdır.Bu amaçla ,köye dönüş bir araç olarak değerlendirilmeli ve göçe neden olan vegöçün yaratacağı olumsuzluklar tüm yönleri ile giderilmelidir.

13.Uzun bir süredir gündemde tutulan ve "reform" olarak getirildiği öne sürülenYerel Yönetimler Yasa Tasarısı ile, işletmeci belediyecilik ve Gayri MenkulYatırım Ortaklığı anlayışı çerçevesinde; kent ve imar rantlarının,özelleştirmelerin ve kamu arazilerinin satışlarının önü açılacaktır. YasaTasarısı, toplum yararına olarak yeniden düzenlenmelidir. Yerel yönetimlercetoplumsal hizmetlere "şirket", kentli yurttaşa "müşteri" gözüyle bakanyaklaşımlara son verilmeli, demokratik katılım ve kamusal denetim yaşamageçirmelidir.

14.Sanayileşmeye hem doğrudan hem dolaylı hizmet veren ulaştırma sektörümüzde;ülkemizin jeoloji, jeopolitik ve kültürel yapısı gözönüne alınarak, kent içi anaulaşımları da kapsayacak şekilde, ilke ve hedefleri ortaya koyacak uzun vadeliulusal ulaştırma ana planı hazırlanmalı ve buna bağlı olarak ulusal ulaştırmapolitikaları belirlenmeli, demiryolu ve denizyolu taşımacılığı özendirilmeli,kaynak israfına yol açan otoyol projelerinden vazgeçilmelidir.

15.Toprak, özenle korunması gereken bir doğal kaynaktır ve her ülkedeki varlığısınırlıdır. Bu varlık kamu yararına korunmalı, kapsamlı bir toprak reformugerçekleştirilmelidir.

16.Emeğin serbest dolaşımına izin vermeyen , sadece mal ve hizmetlerin serbestdolaşımı anlamına gelen Gümrük Birliği' ne ilişkin Ortaklık Konseyi Kararıgözden geçirilmelidir. Dünya Ticaret Örgütü ve OECD bünyesinde yürütülen hizmetticaretinin serbestleştirilmesi çalışmaları askıya alınmalıdır. GATS 1994Anlaşmaları içinde kalkınma politikalarına aykırı düzenlemelerin yenidenmüzakere edilmesi için uluslararası girişimlerde bulunulmalıdır.

17.İthal edilen malları ülkemizde üretmeye, ihracatı arttırmaya yönelik yatırımprojeleri teşvik edilmelidir.

18.İthalatı denetleyebilmek ve lüks tüketim malları ithalatını caydırabilmek içintarife dışı engeller kullanılmalıdır. Özellikle demir çelik ve tekstilhammaddesi ithalatında ihtisas gümrüklerine işlerlikkazandırılmalıdır.

19.Rekabet Kurulu imalat ve hizmet sektörlerindeki işletmelerin minimum etkinölçekle çalışmalarını sağlayacak, firma birleşme, yatırım koordinasyonu, yenifirmaların sektöre girişini sağlayacak teşvik veya zorlaştırma gibi uygulamalaryapmalıdır.

20.İhracatın bileşimi yüksek katma değerli ürünler lehine değiştirilmeli, bu yöndesanayi, finansman ve teknoloji planlaması yapılmalıdır.

21.Banka kredilerinin dengeli kalkınmanın gerektirdiği şekilde kullanılmasısağlanmalıdır.

22.Türkiye Kalkınma Bankası ve İller Bankası gibi kamu kalkınma ve yatırımbankacılığı, gerçek işlevleri ve kuruluş amaçları doğrultusunda çalışır durumagetirilmelidir.

23.Bölgesel kalkınma politikaları yeniden canlandırılmalı, bölgelerarasıdengesizliklerin giderilmesi sağlanmalıdır.

D-VERGİ POLİTİKALARI

1.Otokontrol aracı olarak servet beyanı ve benzeri inceleme tekniklerigetirilmeli, vergi yönetimi, denetimi, ücret, araç ve gereç yönünden daha dagüçlendirilmelidir.

2.Sermaye gelirlerinin vergi gelirlerine katkısı arttırılmalıdır. Vergi adaletinive herkesten mali gücüne, servetine ve gelirine göre vergi alınması ilkesinisağlayacak bir vergi reformu gerçekleştirilmelidir.

3.Verginin tabana yayılması, vergi ve sigorta incelemelerinin yaygınlaştırılması,ücretlilere vergi iadesinin aylık hale getirilerek kapsamının genişletilmesi,faiz gibi menkul sermaye gelirlerinin ve özellikle kamu borç senetlerigelirlerinin üniter tarife kapsamına alınması sağlanmalıdır.

4.Bu amaçla gerçekleştirilecek vergi reformunun; Gelir idaresinin sorunlarınaçözüm getirecek,vergi denetim örgütlerinin ve 3568 sayılı Yasaya tabi meslekmensuplarının sorunlarına ,vergi kanunlarındaki eksiklik ve yanlışlıklardandoğan sorunlara, vergi yargısının, vergicilik ve ekonomiyle ilgili diğerkurumsal ve yasal düzenlemelerdeki (bankacılık sistemi, sermaye piyasası ve TürkTicaret Kanunu, kara paranın önlenmesi gibi) eksiklik ve yanlışlıklarındoğurduğu sorunlara çözüm getirecek, düzenlemeleri aynı anda yapmayı amaçlayankapsamda olması gerekir.

5.Vergi sisteminde bulunan teşvik, muaflık ve istisnalar ile indirimler ekonomininiçinde bulunduğu durum dikkate alınarak, yeniden gözden geçirilmeli, üretimi,ihracatı ve istihdamı özendirici hale getirilmelidir.

6.Lüks tüketimden daha yüksek oranda vergi alınması sağlanmalıdır.

7.Dar ve sabit gelirlilerin aleyhine olan dolaylı vergilerin (tüketimvergilerinin) vergi sistemi içindeki ağırlığı azaltılmalıdır.

8.Ücretliler için uygulanan özel indirimin makul bir süre içinde asgari ücretdüzeyine çıkarılması sağlanmalıdır.

9.Gelir vergisi tarife dilimlerinin en az yeniden değerleme oranında artışısağlanmalıdır.

10.Kayıt dışı ekonomi ile etkin bir şekilde mücadele edilmeli, bu amaçla hamilineyazılan belgelerden nama yazılı belgelere geçilmelidir.

E-TARIM POLİTİKALARI

1.Tarıma ilişkin destekleme kurumlarının özelleştirilmesi, işlevsizleştirilmesiveya tasfiyesine yönelik IMF / Dünya Bankası programı derhaldurdurulmalıdır.

2.Türkiye'nin net ithalatçı olduğu başta buğday, pamuk olmak üzere tarımürünlerinde gümrük vergileri korunmalı, böylece hem tarımsal üreticiliğinyaşaması sağlanmalı, hem ülkenin besin güvenliği korunmalı, hem de gümrükvergilerinin tarıma dönük Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu kaynaklarınıbeslemesi sağlanmalıdır.

3.Tarım Satış Kooperatifleri Birlikleri'ni her türlü mali desteğin dışında bırakan4572 sayılı düzenleme değiştirilmeli; Yeniden Yapılandırma Kurulu, Dünya Bankasıgüdümünden çıkarılmalıdır.

4.Tarımda kooperatif türü örgütlenme desteklenmeli, bu kuruluşların alımfiyatlarına kredi yoluyla desteklenmeleri sağlanmalıdır.

5.Mevcut desteklerin yerine geçirilmek istenen ve üretimle ilişkilendirilmeyendoğrudan gelir desteği uygulaması terk edilmeli, bu araç yeni bir ürün desenioluşturulmasına dönük tamamlayıcı bir destekleme unsuru olarakkullanılmalıdır.

6.Sulama, toprak ıslahı, toplulaştırma, tohumluk, damızlık üretimi, eğitim, yayım,AR-GE' ye yönelik yatırımların ve desteklemelerin geliştirilmesisağlanmalıdır.

7.Hayvancılık desteklenmelidir ve et ithali önlenmelidir. Ayrıca yok edilençayır-meralarımızın geri kazandırılması sağlanmalıdır.

F-DEMOKRATİKLEŞME, SENDİKAL VE SOSYAL HAKLARA YÖNELİK POLİTİKALAR

1.Demokratikleşmenin önündeki en büyük engel olan 1982 Anayasası yerine, evrenselhukuk ilkeleri temelinde ulusal bağımsızlığı ve ulusal egemenliği, demokratikhak ve özgürlükleri ve insan haklarını koruyan ve güvence altına alan çağdaş,eşitlikçi ve özgürlükçü bir Anayasa, özgür bir ortamda tartışılarak ve tüm halkkesimlerinin etkin katılımı ile hazırlanmalıdır.

2.Bu bağlamda yasalar, çağdaş, özgürlükçü demokratik düzenin gereklerineuydurulmalıdır. Hukuk devleti olmanın temel koşulu olan hukukun üstünlüğü ilkesihayata geçirilmelidir. Çalışanların haklarının tanınması doğrultusunda ILOnormlarına uygun düzenlemeler yapılmalıdır.

3.Sendikaların, Demokratik Kitle Örgütlerinin ve Meslek Örgütlerinin televizyonradyo vb. kurma ve işletmeleri önündeki yasal engeller kaldırılmalıdır.Sendikalaşmanın özendirilmesi için sendikalı çalışanlar tarafından üretilenürünlere , "bu ürün sendikalı çalışanlar tarafından üretilmiştir" ibaresininbulunduğu sosyal etiketleme yapılmalıdır.

4.Çocuk işçi çalıştırmaya son verilmeli, sayıları 1,6 milyonu bulan çocuk işçilereğitime yönlendirilmelidir.

5.Yabancıların ülkemizde kaçak olarak çalışmaları önlenmelidir.

6.Hükümet ve parlamento, kamu çalışanlarının toplu sözleşme ve grev haklarıönündeki engelleri kaldırmalı; sendikal hakları, onaylanmış uluslararasısözleşmelere, ILO sözleşmelerine ve yetkili organ kararlarına uygun halegetirecek biçimde düzenlemelidir.

7.Kamuda her iktidar değişikliğinde yaşanan siyasal kadrolaşmalara son verilmeli,atama, nakil, terfi, denetim, teftiş ve cezalar objektif kriterleredayandırılmalı, çalışanlarla ilgili bütün kararlarda çalışanların örgütlerimüdahil olarak yer almalıdır. Sendikal çalışmalar dolayısıyla verilen disiplincezaları tüm sonuçlarıyla birlikte ortadan kaldırılmalı, açılan adli, idari,disiplin soruşturmaları ve sürgünler durdurulmalıdır.

8.Hükümet tarafından TBMM' ne sunulan ve Genel Kurul' da görüşülmeyi bekleyen,kamu çalışanlarının iş güvencesini ortadan kaldırmayı ve memuriyete son vermeyihedefleyen yasa tasarısı geri çekilmelidir.

9.İşten çıkartmaların ekonomik kriz nedeni ile daha da yoğunlaştığı koşullardaişsizlik ödeneğine hak kazanma koşulları ile ödenek miktar ve süreleriçalışanlar lehine yeniden düzenlenmelidir. Tüm çalışanlar için iş güvencesisağlanmalıdır.

10.İç ve dış sermayeye yeni kâr alanları açmak isteyen bireysel emeklilik ve özelsağlık sigortası düzenlemelerine dair girişimler durdurulmalıdır. SosyalSigortalar Kurumunda prime esas ücretin taban ve tavanları günün koşullarınagöre yeniden belirlenmelidir.

11.Köşe dönmeciliği teşvik eden anlayışlardan vazgeçilmeli; ülkesinin, halkının vetoplumun çıkarlarını ön planda tutan, emeğe saygıyı temel alan anlayışyerleştirilmelidir.

SON SÖZ

Yolsuzlukve yoksulluk üretmekten başka işlevi kalmamış gözüken siyasal iktidarlar halknezninde güvenlerini ve itibarlarını yitirme noktasına gelmişlerdir. Parlamentove hükümetlerin yapması gereken şey, başarısızlığı kanıtlanmış vetoplumsal/siyasal desteği kalmamış IMF, Dünya Bankası politikalarındanvazgeçmektir.

ÇÖZÜMEMEK PLATFORMU PROGRAMINI HAYATA GEÇİRMEKTİR. TÜRKİYE'NİN BU PROGRAMI UYGULAYACAK VE KRİZLERİ AŞACAK GÜCÜ VARDIR.