mai ve küreselleşme karşıtı çalışma grubu

 

Çalışma Grubu Bültenlerinde GATS

1 (Bülten 19 - 29)

 

Bülten19 / 26.10.2000 - Dünya Ticaret Örgütünde GATS(Hizmet Ticareti Genel Anlaşması) görüşmeleri yapılıyor.

Bülten20 / 14.11.2001 - GATS ve kuralsız elekronik ticareti tehdidi

Bülten21 / 11.01.2001 - Alışageldiğimiz Kamu Eğitimi sona erdiriliyor.

Bülten22 / 11.01.2001 - GATS Müzakereleri Mart ayında başlıyor.

Bülten27 / 15.04.2001 - GATS Müzakereleri Taslak Metnin bir bölümü ele geçirildi.

Bülten27 / 15.04.2001 - Arjantin’in GATS Delegasyonunun Araştırması.

Bülten27 / 15.04.2001 - Kanada’nın GATS Müzakerelerindeki Pozisyonu.

Bülten27 / 15.04.2001 - Avustralya’nın GATS Müzakerelerindeki tavrı.

Bülten29 / 08.05.2001 - GATS anlaşmasının büyük bir özenle halklardan gizlenen VI.4 maddesi

Bülten30 / 18.05.2001 - Hizmet ticaretinde dünyanın önde gelen en büyük 3 örgütü

Bülten30 / 18.05.2001 - İngiltere-Flintshire İlçe Konseyi GATS karşıtı bir soru önergesinin verilmesini oy birliği ile kabul etti:

 

Bülten-19 / 26 Ekim 2000

Dünya Ticaret Örgütünde GATS(Hizmet Ticareti Genel Anlaşması) görüşmeleri yapılıyor. Dünya Ticaret Örgütünün Hizmet Ticareti Konseyi 5 Ekim günü Cenevre’de toplanarak hizmet sektörünün serbest piyasa ekonomisine açılmasını hedefleyen müzakerelerin bundan sonraki sürecini –her zaman olduğu gibi yine kapalı kapılar ardında- belirledi. Bir DTÖ delegesi toplantıyla ilgili olarak “Çeşitli alt başlıklar görüşülüp karara bağlandığı halde hala üzerinde netlik sağlanamayan bazı konular var ve bunları da Aralık ayında yapılacak bir sonraki Konsey toplantısında karar altına alacağız”. ABD tarafından getirilen öneri ise GATS kapsamına giren hizmetlerin daha da çeşitlendirilmesi ve müzakereler için nihai tarihin Mart 2001, ılımlı liberalizasyon anlaşması için 2001 yılının ortaları ve tüm görüşme ve anlaşmaların bitirilmesi için de Aralık 2002 tarihinin onaylanması oldu.Ancak bu öneriler üzerinde tam mutabakata varılamadı çünkü bazı delegeler bu tarihlerin çok yakın olduğunu, diğer bazıları ise GATS müzakerelerinin Tarım sektörünün serbest piyasa ekonomisine açılmasını hedefleyen müzakerelerle paralel yürütülmesini talep ettiler. Diğer yandan GATS’ın alt sektörlerinden olan Turizm konusunun 2001 yılı baharında toplanacak Turizm toplantısı gündeminde ele alınarak, detaylandırılması kararlaştırıldı. Denizcilik sektörünün açılması konusunda ise AB, Hong-Kong ve Çin, Japonya, Kore Cumhuriyeti, Norveç ve Singapur ortak bir bildiri yayınladı ve ABD daha önce bu sektörün S.Piyasa ekonomisine açılması konusuna muhalefet etmiş olduğu halde bu bildiri tüm üyeler tarafından memnuniyetle karşılandı. Önerge niteliğindeki bu bildiri de Aralık ayında tartışılacak.

Sayfa Başına dön

Bülten-20 / 14 Kasım 2000

GATS ve kuralsız elektronik ticareti tehdidi: Dünya kapitalizm karşıtlarının gündeminde pek yer almayan, fakat anlaşma haline geldiğinde sermayenin küresel gücünü pekiştirip, dünya halklarını daha da savunmasız hale getirecek projelerden biri de hatırlayacağınız gibi elektronik ticaretin kuralsızlaştırılması. Bu konu, halihazırdaki GATS müzakereleri içinde en önemli konu başlığını oluşturuyor ve Kanada’nın eski Dış Ticaret Bakanı, halihazırda WTO’nun Hizmet Ticareti Konseyi başkanı olan Sergio Marchi bu süreçte çok önemli bir rol üstleniyor. Bu konseyde yapılan görüşmeler, tıpkı diğerlerinde de olduğu gibi, dünya hizmet sektörünün en büyük şirketlerinin katılımıyla gerçekleştiriliyor. Konseyde temsil edilen ülkelerin neler talep ettiğine gelince : ABD Hükümeti, WTO’nun elektronik ticaretine ilişkin çalışma programının serbest rekabete açık, liberal kapitalizme uygun bir şekilde reform edilmesini istiyor. Daha açık bir ifade ile hizmet ticareti kapsamının, sınır ötesi elektronik ticareti kullanacak kadar genişletilmesini istiyor ABD. Çünkü Amerikan elektronik endüstrisinin sağlıklı bir gelişme potansiyelini yakalayabilmesi için sınır ötesi hizmet ticaretinin tam olarak serbestleştirilmesi olmazsa olmaz bir ön koşul olarak görülüyor. Çünkü Hizmet Ticareti serbestleşmedikçe, bu hizmetlerin internet ortamında ulaştırılması da mümkün olamıyor ve iç pazar da yerel şirketlere terk edilmiş oluyor. GATS’ın ve elektronik ticaretin serbestleştirilmesinin sosyal boyutları ise çok daha vahim. Şirketlerin elektronik ticaretindeki konumları GATS ile bütünleştirildiğinde, söz konusu şirketlerin daha önce kendi ülkelerinde on-line olarak gerçekleştirdikleri hizmetlerin tümünü, iş gücünün ucuz ya da vergi ve çevresel düzenlemelerin (kuralsızlıklar) istediklerinden de daha ala olduğu bölgelere taşıyabilecekler. Şu anda devam etmekte olan WTO-GATS görüşmelerinde ulus ötesi şirketler, Kanada’nın henüz Kamunun kontrolünde olan Eğitim, Sağlık ve Sosyal Hizmetlerini tümden ele geçirmeye çalışıyorlar. Bu çabalar özelleştirmeler şeklinde “başarıya” dönüştüğü taktirde, GATS içinde tartışılan elektronik ticareti önerileriyle bu şirketlere özelleştirilen kamu hizmetlerinin on-line olarak dünyanın herhangi bir bölgesine satılması için olanak verilmiş olacak. Böylece bir yandan özelleştirme sonrası binlerce kişi işsiz bırakılırken, diğer yandan daha önce bir bedel ödemeksizin yararlanılabilen kamu hizmetleri tekelci piyasa koşullarında fiyatlandırılarak , belirsiz ücretler karşılığı satılır hale getirilecek. Verilere bakıldığında bu alandaki teknolojik gelişmelerin bu tip faaliyetleri şirketler açısından son derece fizibıl bir hale getirdiği belirtiliyor. Yukarıda aktardığımız gelişmelerin ülkemizdeki boyutuna gelince: DMO(Devlet Malzeme Ofisi) ve Metaksan Sistemin işbirliğinde gerçekleştirilen “Elektronik satış ve satın alma sistemi” 8 Kasım günü Bilkent Hotel de yapılacak basın toplantısı ile tanıtılacakmış. Yeni sistemin kamunun satın alma alışkanlıklarını değiştireceği ve büyük bir verimlilik artışı sağlayacağı bekleniyor.

Sayfa Başına dön

Bülten-21 / 29 Aralık 2000

Alışageldiğimiz Kamu Eğitimi sona erdiriliyor: WTO altında devam eden GATS müzakerelerinde sıra kamu üniversitelerinin özelleştirilmesine geldi. Avrupa Komisyonu ise hizmet sektörünün serbest piyasaya açılmasını sermaye için muazzam ve vaz geçilemez bir fırsat olarak değerlendiriyor. Aslında hizmet sektörü günümüz ekonomisinde zaten büyük oranda özel şirketlerin elinde. Bu nedenle WTO üzerinde lobi faaliyeti yaparak bu alanı daha da serbestleştirmeye çalışan hizmet ticaretini anlamak gerçekten zor. Ancak hizmetler alanının kapsamına göz atıldığında bu “sıcak” hatta “yakıcı” ilginin nedeni hemen anlaşılıyor. Enerji, telekomünikasyon, ulaşım, sağlık derken eğitimin de oldukça büyük bir pasta olduğu ve sermaye gruplarının iştahını kabarttığı görülüyor. Avrupa’lı eğitim tacirleri ise konu hakkında bakın ne diyor : “ Özelleştirmeler sonrasında okullar, kendilerine para ödeyen müşterilerine eskisinden çok daha iyi hizmet verecek, tıpkı diğer ticaret alanlarında olduğu gibi.” Diğer yandan müzakereler halen devam ediyor ve 2002 yılı sonuna kadar bitirileceğe benziyor. Görünüşe bakılırsa, değil tümüyle kamu eğitimi, eğitime kamunun desteği bile söz konusu olamayacak önümüzdeki dönemde.

Sayfa Başına dön

Bülten-22 / 11 Ocak 2001

GATS Müzakereleri Mart ayında başlıyor. 1 Ocak 1995’te WTO altında imzalanan GATS anlaşması, WTO’nun diğer raund ve anlaşmalarındab bazı farklılıklar gösteriyor. Örneğin GATS hükümlerinin, anlaşmada tanınmış olan “En Çok Kayırılan Ülke” ve “Ulusal Muamele” hükümleri sayesinde, ülkelerin gelişmişlik ve ekonomik düzeylerine bağlı olarak ülke yasalarına geçirilip; geçirilmemesi konusu tercihe bağlanmış, GATS’ın imzalanmasının üzerinden geçen 5 yılın ardından başta İsviçre olmak üzere tüm gelişmiş ülkeler ileri liberalizasyon mekanizmasını sorgulama noktasına geldiler. Yeni GATS müzakereleri 2000 yılı başında başladığında, ilk bölüm  prosedürel konular ile “En Çok Kayırılan Ülke” ilkesinin revize edilmesinde ısrar edildi. Gelişmiş Ülkeler, Hükümetlere tanınan muafiyet ve ayrıcalıkların kaldırılması için (daha çokta “Ulusal Muamele” fıkrasının uygulanması için) ciddi destek verdiler. GATS’ın tüm üyelerinden, kabul etmeye hazır oldukları ayrıcalıkları 2000 yılı sonuna kadar bildirmesi istendi ve müzakerelerin 2001 Mart’ında yeniden başlamasına karar verildi. Diğer yandan anlaşmanın ilk imzalandığı dönemde özellikle az ve enaz gelişmiş ülkelerin ekonomik ve sosyal koşullarının dikkate alınması gereğini belirten bölüm, geçen süre içinde sadece sözde kaldı. Ayrıca hizmet sektöründeki desteklemeler ve Hükümet satınalmaları önümüzdeki dönem de GATS yardımıyla genişletilmek isteniyor. Böylece özellikle turizm, ulaşım-yol, kamu taşımacılığı, sağlık ve eğitim sektörlerinde ulusal muamele ilkesinin uygulanması sonucunda İsviçre de dahil olmak üzere tüm Avrupa ülkelerinde kamu hizmetleri düzeyinde düşüş yaşanacak. Gelişmiş ülke halklarını bile olumsuz etkileyecek bu durum, en az ve az gelişmişler ile gelişmekte olan ülke halklarını derinden etkileyecek. (İsviçre-Adil Ticaret  için Koordinasyon) 

Dünya Sermayesi Sözcülerinin yeni korkusu GATS Protestoları. Kanada Ticaret sözcüsü Sergio MARCHI ve WTO Hizmet Müzakereleri Bölümü Başkanı Davit HARTRİDGE, 2001 yılının Mart ayından itibaren, Dünya Küreselleşme Karşıtlarının yeni hedefinin GATS (Hizmet Ticareti Genel Anlaşması) olacağını ve yaşanacakların MAI’ye karşı gösterilen tepkilerden çok daha yoğun olabileceği endişesi taşıdıklarını açıkladılar. Yapılan açıklamalarda Örnek olarak gösterilen İngiliz NGO-Dünya Kalkınma Hareketinin daha şimdiden “Stop GATS a strophe” isimli bir on-line kampanya başlattığı belirtiliyor ve  bu NGO’nun GATS ile dünya kamu hizmetlerinin zengin şirketlere peşkeş çekileceğini, yoksul halkların ise en temel kamu hizmeti için bile bedel ödemek zorunda bırakılacağını iddia ettiği ileri sürülüyor.  NGO Grubun, GATS’tan tıpkı MAI gibi geri dönüşün mümkün olmadığını da kampanyada kullandığı anlatılan haberde, Kanada’da da benzer faaliyetlerin giderek yayıldığı belirtiliyor. Bu suçlamalara cevap anlamında da hizmet alanının açılmak istendiği özel sektörün devlet kurumlarıyla rekabet değil işbirliği içinde olacağı ve devlet kurumlarının da aynı alanlarda faaliyet göstermeye devam edeceği belirtiliyor.

ETUC(Avrupa İşçi Sendikaları Konfederasyonu) yeni hazırlanan Kamu Emeklilik Programlarına karşı çıkıyor.  ETUC’un Aralık ayı sonunda yapılan Yönetim Kurulu toplantısının Sonuç Deklerasyonunda, Avrupa Birliğindeki Mesleki Emeklilik Programları adı verilen ve ülkemizdeki Özel Emeklilik sistemi ile aynı olan yeni bir uygulamaya gönderme yapılarak “Bu yeni program olsa, olsa opsiyonel bir tercih olabilir ve asla kamu emeklilik sistemine alternatif şeklinde kabul edilemez” denilerek GATS gelişmelerinin ne kadar süratli ve vahim ilerlediğine ışık tutuluyor. GATS konusunda Kanadalı yetkililerin yaptıkları savunmaları da dayanaksız bırakıyor.

Sayfa Başına dön

Bülten-27 / 15 Nisan 2001

GATS Müzakereleri Taslak Metnin bir bölümü ele geçirildi. GATS Müzakereleri taslak metninin kamuoyuna sızan bölümü, Fransız Küreselleşme Karşıtlarının önde gelen teorisyenlerinden Susan GEORGE tarafından yorumlandı.

1.       Müzakereler, GATS’ın XIX. Maddesi uyarınca en ileri serbestleştirme temelinde yürütülecek. Müzakereler mevcut GATS mimarisi içinde yer alacak ve bu durum, hem özel taahhütlerin takvimlerinin belirlenmesi konusundaki yaklaşımlarda ve hem de 4 yeni talep modeli için yeterli olacak. Bu arada, Model 3- “Ticari Varlık” başlıklı hüküm olduğunu ve açık deyişle MAI’nin pek çok maddesini içermekte olduğunu, Model 4-Gerçek Kişilerin dolaşımı ile ilgilidir ve amaç, güneydeki yetişmiş insan gücünü kuzeye toplayarak, bir taşla birkaç kuş vurmak; yani kuzeydeki ücret ve standartları geriletmektir. Hedeflenen ise güneyden göçmen statüsünde kuzey ülkelerine gidecek yetişmiş elemanların oturma ve çalışma izni için belirlenen süreleri olabildiğince geniş tutarak, bu insanları sendikasız, pazarlık gücünden mahrum yedek işgücü ordusu haline getirmektir.

2.       Madde -14 Müzakereler şeffaf olacak, bütün üyelere, aday ülkelere ve WTO-Genel Konsey tarafından alınan kararlara uygun olarak ayrı gümrük ülkelerine karşı açık olunacaktır. WTO bu madde ile; üyelerin diğer üyelerden ne gibi kısıtlamalar istediklerini söylemek zorunda olduğunu belirtiyor. GATS görüşmeleri özelinde bu cümleden asla “topluma karşı açık olunacak” sonucu çıkmamaktadır.

3.       Madde –15 ve 16 ise tam anlamıyla TUZAK’tır. Başlangıçta ABD, yatay (horizontal) yaklaşımla başlamak istemişti. Bu, daha muhafazakar olan gruplar açısından bir çeşit “koruma” anlamına gelmektedir. Fakat daha sonra, hem yatay hem de sektörel anlayışların bir arada benimseneceği anlaşıldı. Bu da, yabancı şirketlerin gittikleri ülkelerdeki şirketlerin hisselerinin tamamına ya da çoğunluğuna sahip olmalarına izin verilmesi anlamına geliyor. Örneğin; Muhasebe ve Denetim Şirketleri, aynı zamanda Hastane ve Sağlık, Kültürel Hizmetler, Sinema Zincirleri, Lojistik hizmet gruplarına da ilgi duyabilir, hatta bu işleri de yapabilir olacaklardır.

4.       Klasifikasyon-Sınıflandırma ve ihtisaslaşmaya ilişkin çalışmaların tamamlanmak üzere olduğu belirtilen 17.madde ise başka bir TUZAK. Örneğin Hastane Yönetimlerinin sağlık ile hiçbir ilgisi olması gerekmeyecek. Hastanelerin Yönetim bölümleri, hotel-restaurant, muhasebe hizmeti veren bölümler haline getirilecek ve böylece hassas sektörler birer ticarethaneye döndürülecek.

5.       18. Maddede Devlet Destekleri ele alınıyor. Kısaca devlet desteklerine ve hatta kamu hizmetlerine izin verilmeyeceği belirtiliyor. Bu, son maddeyle ilegili olarak Susan George “Bana paranoyak diyebilirsiniz, fakat mevcut cümlelerden ben kamu eğitim ve sağlık hizmetlerinin tamamen bitirileceğini anlıyorum. Ne yazık ki detaylı metin elimde olmadığı için bunlar “yorum”dan öteye gidemiyor” diyor.

Sayfa Başına dön

Bülten-27 / 15 Nisan 2001

Arjantin’in GATS Delegasyonunun Araştırması. Mart ayı sonunda WTO-GATS Müzakerelerinde bir sunuş yapan Arjantin GATS Delegasyonu;  GATS Anlaşmasının imzalandığı 1994 yılından bu yana gelişmekte olan ülkelerin Dünya Hizmet Ticaretinden aldıkları payın daha da gerilediği, bu payın 1994 yılında %17,75 iken 1999’da %17,37’ye gerilediği belirtildi. Arjantin ayrıca, bu ülkelerin çoğunda hizmet ticaretinin ticaret açığı verme koşuluyla sürdürüldüğünü, önde gelen 16 gelişmekte olan ülkeden sadece Mısır, Hong-Kong, Singapur, Türkiye(ağırlıklı olarak müteahhitlik hizmetleri) ve Tayland’ın 1999 yılı hizmet ticaretini “fazla” ile kapadığını, diğer 11 ülkenin ise bu alanda ticaret açığı verdiğini belirterek; Kuzey Amerika son 15 yıllık hizmet ihracatında dünya ortalamasının üzerinde bir artış izlenirken Batı Avrupa, Asya ve Latin Amerika’nın hizmet ihracatı açığının azalarak da olsa devam ettiğinin altını çizdi. Gelişmekte olan ülkelerin hizmet ticaretinin daha çok seyahat ve ulaşım sektörlerinde yoğunlaştığı; bu sektörlerin ise küresel hizmet ticaretinin yarıdan fazlasına tekabül ettiği ve bu nedenle söz konusu alanların bilgi teknolojilerinin serbest dolaşımından ziyade mal ve bireylerin serbest dolaşımı ile bağlantılı olduğu, halbuki özellikle bireylerin serbest dolaşımının WTO’da en fazla karşıtlığın olduğu konulardan olduklarının altı çizildi. Yorum: WTO-GATS müzakereleri, hükümetler düzeyinde tek tek maddeler ve sektörler özelinde yapılan pazarlıklar üzerinden yürütülmekte. G7’lere tepki duyan ülkelerin delegasyonları bile GATS’ı ve WTO’yu meşrulaştıran bir anlayışla , anlaşma maddeleri üzerinde pazarlık yaparak hala küreselleşmeden pay alacaklarına inanıyor ya da kendi halklarını böylesine bir mücadele verdiklerine inandırmaya çalışıyor.Dünyadaki GATS karşıtları arasında da olaya sadece kendi ülkesi özelinde bakan ya da sadece eğitim ya da sağlık alanlarını GATS saldırısından kurtarmaya çalışan tehlikeli eğilimler zaman zaman görülebiliyor. Tam da bu noktada asıl olarak gözden kaçırılmaması gereken boyut ise GATS, MAI, FTAA ya da WTO’nun kapitalizmin kurumları ve yasaları olduğu ve bu kurum ve yasalar üzerinde yapılacak her pazarlığın , kapitalist sistemi onaylamak anlamına geleceğidir. Bu perspektif, kuşkusuz bizleri sistemi teşhir etmekten vaz geçirmemelidir.Hatta bu bağlamda GATS’dan etkilenecek birey ve gruplar, sektörel örneklemeler yapılarak uyarılmalı ve Türkiye’de bu doğrultuda atılan adımlar yakından izlenerek gerekli bağlantılar kurulmalıdır. Örneğin halihazırda TBMM’ye tasarı olarak sunulmuş olan ve Avukatlık Belgesi için merkezi bir sınav sistemini öngören yasa taslağı GATS’a uyum amacıyla hazırlanmıştır. Meslekte kalitenin arttırılması söylemleriyle bezenen ve benzeri 17 Ağustos depremi bahane edilerek mühendislik alanında da “sertifikasyon uygulaması” şeklinde hazırlanmış olan mesleki ihtisaslaşmanın zorlaştırılmasına dönük girişimlerle, aynı yüksek eğitimi almış kişi ve gruplar arasında rekabet yaratmak ve tek bir meslek grubu içersinde farklı sömürü düzeyleri yaratarak kollektivizmi tüketmek ve bireyselleşmeyi kolaylaştırmak amaçlanmaktadır.

Sayfa Başına dön

Bülten-27 / 15 Nisan 2001

Kanada’nın GATS Müzakerelerindeki Pozisyonu. Kanada Hükümeti kamu sağlık hizmetlerini GATS kapsamına almayı düşünmediği halde, Kanada’lı sağlık şirketlerinin diğer ülkelerde ticaret yapabilmelerini sağlamak amacıyla bu konuyu pazarlığa açık bırakmayı planlıyor. Ayrıca Kanada öncelikli konuları arasına özellikle Kanada’lı şirketlerin ve bireylerin uzmanlaştığı mimarlık ve mühendislik hizmetlerinin geçici olarak tüm dünya ülkelerinde yapılmasını kolaylaştırıcı hükümleri de dahil etmiş. Stratejistler ise Kanada’nın serbest piyasaya açmayacağını duyurduğu Eğitim, Sağlık ve Kültürel hizmet alanlarında diğer GATS üyelerinin –karşılıklılık esasından hareketle- Kanada’ya büyük baskı uygulayacağını ve Kanada’lı Eğitim ve Sağlık tacirlerinin de kendi çıkarlarını garanti altına alabilmek için ülke toplumunun anayasal haklarının ipotek altına alınması için ayrıca baskı uygulayacaklarını belirtiyorlar.

Sayfa Başına dön

Bülten-27 / 15 Nisan 2001

Avustralya’nın GATS Müzakerelerindeki tavrı. Avustralya Hükümetinin GATS Müzakereleri çerçevesinde Serbest Piyasaya açılmasını ve karşılığında açmayı önerdiği sektörler şunlar. Mühendislik Hizmetleri, Mimarlık Hizmetleri, İnşaat Hizmetleri,(Yol, köprü, baraj ve tüm inşaat işlerinde çalışan teknisyen kadrolar) Hukuk Hizmetleri,Telekominikasyon, Muhasebe ve Müşavirlik Hizmetleri.

Sayfa Başına dön

Bülten-29 / 08 Mayıs 2001

GATS anlaşmasının büyük bir özenle halklardan gizlenen VI.4 maddesi ileride bir gün demokrasi sonrası Magna Carta olarak görülebilir. Söz konusu madde,”iki potansiyel uyuşmazlık önceliği arasındaki dengeyi ihlal eden devletlerin nasıl cezalandırılacağı konusunun zorluğu göz önüne alınarak” cümlesiyle başlayan yasa maddesi ile bir yandan ulusal parlamentolar (bizdeki karşılığı TBMM) ve düzenleyici yasal yapılar birer danışma kuruluna dönüştürülmek isteniyor bir yandan da nihai kararların GATS’ın (DTÖ içindeki) Tahkim kuruluna bırakılması planlanıyor. Ele geçen 19 Mart tarihli gizli iç-yazışmada konuyla ilgili, kaldırılacak düzenlemelere ilişkin ibare ise aynen şöyle : “Gereğinden fazla olan yapı ve düzenlemeler”. Ve tabii ki neyin gereği kadar, neyin gereğinden fazla olduğuna karar verecek organ Parlamento değil, GATS olacak. Peki bu madde pratikte nasıl uygulanacak :  soluyacağımız havanın temizliği, yolculuk edeceğimiz trenlerin kalitesi ve yiyeceğimiz gıdaların denetimi Devletlerin sorumluluğunda olacak, fakat yatırımcılar için en maliyetsiz (ucuz) tercihlerin yapılması bir önkoşul olarak devletlerin karşısına çıkarılacak. Yalnızca sözünü ettiğimiz bu anlaşma maddesi ile değil, DTÖ Ticaret Bakanları da, GATS Tahkim kurulunun kamu yararı gözetilmesine dönük savunmaları kabul etmeyeceği konusunda anlaşmaya varmışlar. Bu tip bir durum gündeme geldiğinde, GATS Sekreteryasının Makyevelist bir “etkinlik” ilkesini önerdiği belirtiliyor. Bu da açıkça ekonomik çıkarlara öncelik verileceği anlamına geliyor. Bir diğer risk konusu ise akıl almayacak ürün ve sektörlerin bile anlaşılmaz bir mantık silsilesi kullanılarak GATS kapsamına dahil edilmesi. İstediğiniz kadar Karayipler ve AB arasındaki “bananas” konusunu mal üretimi diye değerlendirin. Bu konu çoktan GATS’a dahil edildi bile. Çünkü Muzların Karayipler ile Avrupa arasındaki yolculuğu -nakliye- dolayısıyla hizmet alanına giriyormuş.

Sayfa Başına dön

Bülten-30 / 18 Mayıs 2001

Hizmet ticaretinde dünyanın önde gelen en büyük 3 örgütü; ABD’nde Hizmet Tacirleri Koalisyonu (CSI), AB’nde Avrupa Hizmetler Forumu (ESF) ve Japonya Hizmetler Networkü, Hükümetlerine bir çağrıda bulunarak, Kasım 2001’de Katar’da yapılacak DTÖ 4. Bakanlar Konferansı hazırlıklarını gecikmeden yapmalarını talep ettiler. Dünya hizmet ticareti hacminin 1999 yılındaki büyüklüğünün 1.35 trilyon $ olduğunu belirten üçlü, hizmet ticaretinde küresel çapta gerçekleştirilecek liberalizasyonun doğrudan yatırımları daha cazip bir duruma getireceğini (vergi, sosyal güvenlik, iş güvencesi v.b. ???) , hizmetler sektörünün tüm ülkelerin temel alt yapı yatırımlarında kilit bir öneme sahip olduğunu (enerji, yol-köprü- baraj yapımı, ulaşım, su, atık su v.b. ???) , imalat sanayiinin de hizmetlerin serbest piyasa ekonomisine açılmasından önemli faydalar sağlayacağını, mal ve hizmet ticareti önündeki tüm engellerin (toplumsal ???) kaldırılması halinde toplam dünya gelirinin 1.9 trilyon $ daha artacağını belirtti. (10 Mayıs günü açıklana ortak deklarasyondan alınmıştır)

Sayfa Başına dön

Bülten-30 / 18 Mayıs 2001

İngiltere-Flintshire İlçe Konseyi GATS karşıtı bir soru önergesinin verilmesini oy birliği ile kabul etti: GATS’ın kamu hizmetleri üzerindeki potansiyel etkileri konusunda ciddi endişeler duyulduğunu belirten önergede, mevcut GATS rejiminin kapsamı genişletilmeden önce İngiltere Hükümeti tarafından kapsamlı bir değerlendirme yapılması talep ediliyor ve bu taleplerin ve çeşitli soruların yer aldığı önergenin Ticaretten sorumlu Devlet Bakanı ile Çevre ve Ulaşımdan sorumlu Bakanlıklar ile Bölge Konseylerine gönderilmesine karar veriliyor. Önergede yer alan sorular arasında kent ve ilçe konseylerinin GATS anlaşmalarından nasıl etkileneceği, Hükümet ve AB kurumlarının bu konuda başlattığı bir çalışmanın olup; olmadığı , GATS’ın İngiltere’deki planlama ile sürdürlebilir kalkınma hedefleriyle bağdaşıp; bağdaşmadığı, Devlet sübvansiyonlarının GATS’dan nasıl etkileneceği, İngiltere Hükümetinin kamu hizmet sağlayıcılarını GATS sürecine dahil etme amacıyla herhangi bir adım atmadığı gibi sorular bulunuyor.

Sayfa Başına dön