mai ve küreselleşme karşıtı çalışma grubu

 

Çalışma Grubu Bültenlerinde GATS

3   (Bülten 33 - 46)

 

Bülten33 / 09.08.2001 - Kanada’da GATS karşıtı önergeler bir bir Belediye Meclislerinden geçiriliyor

Bülten34 / 23.08.2001 - DT֒nden Hükümetlere Siyaset Dersleri

Bülten37 / 15.10.2001 - AB Komisyonunun Ekim ayında DTÖ Hizmet Ticareti Konseyi ile yapacağı

Bülten38 / 31.10.2001 - Londra orijinli LOTIS - Finansal Hizmetler Komitesi ile İngiliz Hükümeti arasındaki gizli ittifak

Bülten40 / 04.12.2001 - Avrupa çapında öğrenci protestoları

Bülten41 / 29.12.2001 - GATS eylemleri Avrupa’yı sarsıyor

Bülten41 / 29.12.2001 - “Eğer Uruguay Raundu zamanında bitmiş olsaydı, bugün GATS gibi bir anlaşmaya sahip olamayacaktık”

Bülten43 / 02.02.2002 - GATS görüşmelerinde sıra SU’ya geldi.

Bülten45 / 04.04.2002 - Uruguay Raundu sırasında “Hassas ürünler” sınıfına dahil edilmiş

Bülten46 / 17.04.2002 - İngiltere’deki Finans Şirketleri Komitesinin (LOTIS) başkanı, Avrupa  Hizmetler Froumu Başkanlığına getirildi

Bülten46 / 17.04.2002 - Avrupa Adalet Mahkemesince alınan bir karara göre, bir piyasada alınıp, satılabilecek her türlü mal ve HİZMET, birer ekonomik metadır

Bülten46 / 17.04.2002 - Amerikan emek hareketinin örnek alınabilecek girişimi

Bülten46 / 17.04.2002 - Avrupa Komisyonu, AB üyesi 15 devlet adına Birliğin

 

Bülten-33 / 09 Ağustos 2001

Kanada’da GATS karşıtı önergeler bir bir Belediye Meclislerinden geçiriliyor:  GATS Anlaşmasına karşı “GATS’ı Veto ediyoruz ya da GATS Belediye sınırlarımızdan içeri giremez” yönünde meclis kararları alınan Kanadalı Belediyeler: Alberta: Red Deer, St. Albert and Sylvan Lake, British Columbia: Vancouver, North Vancouver, Victoria, Kelowna, Richmond, Kamloops, Bowen Island, Coquitlam, Port Coquitlam, Port Moody, Powell River, Tumbler Ridge, Williams Lake, Burnaby, New Denver, Delta, Abbotsford, Campbell River, Quesnel, Wells, Comox, Courtenay, Cowichan Valley Regional District, and the Union of British Columbia Municipalities(UBCM), New Brunswick: Sackville, Port Elgin Pending Vote: Saint John, Newfoundland Vote: St. John’s, North West Territories: Yellowknife, Nova Scotia: Municipality of the County of Colchester (includes 11 districts, towns and communities including Tatamagouche and Stewiake), Truro, Sydney, Mahone Bay, Pictou County, Chester Municipal Council, Town of Lunenburg, Ontario: Tecumseh, Guelph, Kingston, London, Windsor, Region of Niagara (includes mayors and representatives from St. Catharines, Welland, Niagara Falls, Port Colborne, Thorold and seven other towns in the region), Northumberland County (seven municipalities represented), Township of Alnwick-Haldiman, Brighton County, Cambridge, City of Ottawa (newly-amalgamated including former cities of Kanata, Nepean, Gloucester, Orleans, Rockcliffe) Pending Vote: Collingwood, Quebec: Passed: Ste-Anne de Bellevue, Fleurymont, Saskatchewan: Prince Albert, Regina Voted down in Moose Jaw but council will ask FCM to monitor GATS Pending: Swift Current, Saskatoon (Anna Dashtgard, Organizer for the Common Front on the WTO (CFWTO) http://www.wtoaction.org/cfwto)

Sayfa Başına dön

Bülten-34 /23 Ağustos 2001

DT֒nden Hükümetlere Siyaset Dersleri :

-          DTÖ bir karar alırken, katılan tüm delegasyonlar fikir birliği içersinde olmak zorunda. Ve her üye devlet, mutabık olmadığı kararlarda potansiyel bir veto hakkına sahip. (Dosya 14, sayfa 17

-          Bilhassa kuru gürültü kopararak değişime direnenlerin bağırtıları, liberalizasyonu destekleyenlerden daha kuvvetli ve dokunaklı. Fakat değişim kaçınılmaz ve ekonomik büyümenin anahtarı. (Dosya 8, sayfa 11)

-          Tüm DTÖ Hükümetleri eşit haklara sahiptir. Ülkelerin ekonomik ölçeklerinin büyüklüğü ya da küçüklüğünün hiç önemi yoktur. (Dosya 11, sayfa 14)

-          DT֒ne üye olan Devletlerin üyeliğin ön koşulu olarak ülke yasalarını DTÖ düzenlemelerine uyumlu hale getirmesi, Hükümetlerin ülkeleri için yasa çıkarma yetkisinin azaltılması ya da ortadan kaldırılması anlamına gelmez. (Dosya 11, sayfa14)

-          “Egemenlik” kavramı ile, karşılıklı bağımlılık kavramı birbirinden ayırd edilmek zorundadır. Bazen bir kurallar rejimine ilişkin uluslararası işbirliği Hükümetlerin, kendi davranışlarına herkesin yararı için kısıtlar getirmesini gerektirir. (Dosya 12, sayfa 15)

-          “Ben küçük bir ülkeden geldim. Karşılıklı bağımlılığı, uluslararası anlaşmaları ve egemenlik ile güvenliğimizin garantörü konumunda olan büyük uluslararası kurumları gördüm. Daha küresel bir dünyanın gerçeklikleri Hükümetlerin birbirlerine karşı bağımsız hareket etmelerini zorlaştırıyor. (Mike Moore, DTÖ Genel Başkanı Nisan 2001)

-          Hükümetler, Yurttaşları ve DTÖ: Bazıları Hükümetlerin yalnızca liderlerin çıkarlarını temsil ettiğini, yurttaşların haklarını gerçek anlamda temsil etmediğini söylüyorlar. Fakat bu sav, Hükümetlerle yurttaşlar arasındaki ilişkiyle ilgilidir, DTÖ ile ülkelerin yurttaşları arasındaki ilişkilerle bir ilgisi yoktur. Eğer böyle bir sorun var ise, bu, yurttaşların kendi ülkeleri içinde çözmeleri gereken bir meseledir, DTÖ gibi hükümetlerarası bir yapının görevi bu tip meselelerle uğraşmak değildir. (Dosya 13, sayfa 16)

-          Küreselleşme karşıtı faaliyet gösteren STK’ların çoğunluğu, finansal kaynakları DT֒nünkinden daha fazla olan küresel oyunculardır. DT֒nün 2001 yılı bütçesi 134 milyon İsviçre Frankı – 91 milyon ABD Doları idi. Bu bütçeyle DTÖ, 2001 yılı bütçesi 305 milyon ABD Doları olan WWF’den, 123 milyon ABD Doları olan Greenpeace’den çok daha zayıf bir yapıdır. 

Sayfa Başına dön

Bülten-37 / 15 Ekim 2001

AB Komisyonunun Ekim ayında DTÖ Hizmet Ticareti Konseyi ile yapacağı toplantıda görüşülecek gündem maddeleri ve AB’nin GATS kapsamında piyasa ekonomisine açmayı taahhüt edeceğini bildirdiği sektörler çeşitli sendika, STK ve özellikle de UNICE, ESF gibi sermaye örgütlerinin katıldığı bir toplantıda anlatıldı. Verilen bilgilere göre, DTÖ-GATS ekibi ve AB arasındaki Ekim toplantısının menüsünde enerji, ulaşım, turizm, çevre hizmetleri, eğitim ve eğlence sektörlerinden oluşuyor. AB’nin GATS müzakerelerinde kendi içine dönük olarak yapmayı taahhüt ettiği işler arasında uzmanlık dalları, işletme branşları, dağıtım, finans hizmetleri, turizm, enerji, posta ve kurye hizmetleri, çevresel hizmetler ve su bulunuyor. Ekim toplantısına ABD tarafından getirilecek ve ABD’nin GATS kapsamında piyasa ekonomisine açmayı taahhüt ettiği sektörler ise şunlar : Muhasebe ve mali müşavirlik, görsel-işitsel hizmetler, yetişkin eğitimi ve mesleki eğitim alanları, enerji, çevre hizmetleri, expres kurye taşımacılığı, finans hizmetleri, hukuk hizmetleri, doğal kaynakların nakli ve turizm ve otelcilik. Bundan önce yapılmış olan ve en çok kayrılan ülke istisnalarıyla ilişkili 2 toplantıda ele alınan sektörler de dağıtım, inşaat, enerji, çevre, denizcilik v.b. olmuştu. Ekim toplantısının gündeminde ise 1- hizmetler ve ticaret ilişkisi ile özerk liberalizasyon muamelesinin yatay bir anlayışla tartışılması 2- Subvansiyon raporlarının sunulması 3- Enerji, ulaşım, turizm, çevre hizmetleri, eğitim ve eğlence hizmetleri. Toplantı sırasında ortaya çıkan genel kanıya göre, tüm GATS sektörlerinde 2002 yılı sonuna kadar bir anlaşmaya varılması pek mümkün görünmüyor.

Sayfa Başına dön

Bülten-38 / 31Ekim 2001

Londra orijinli LOTIS-Finansal Hizmetler Komitesi ile İngiliz Hükümeti arasındaki gizli ittifakı açığa çıkaran bir rapor, Devlet-sermaye işbirliğine de ışık tutuyor. Ele geçen kamu raporunun başlığı “Hizmet ticaretinin liberalizasyonu : İşyerlerinde şirketlerin gücü”. Rapora bakılacak olursa, İngiliz hizmet sektörü sermayesi, İngiltere’nin ticaret politikası gündeminin önemli bölümünü daha şimdiden denetim altına almış gibi görünüyor. Raporun tartışıldığı LOTIS ve Hükümet arasında yapılan toplantıdan bazı alıntılar : “Dış Ticaret Bakanlığınca GATS karşıtı kampanyalara (karşı) cevaben hazırlanan argümanlar özel sektöre bu alanda büyük katkılar sunuyor. Ayrıca, Hükümetin bu tip konulardaki çabalarının mutlaka biz şirketlerin politika ve çabalarıyla ortaklaştırılmasında ve koordine edilmesinde büyük yarar görüyoruz. Böylece STK’ların iddialarını daha hızlı çürütebiliriz.” Aynı toplantıda, Goldman Sachs şirketinden Matthew Goodman ise karşı kampanyalarda mutlaka DTÖ ile ortaklaşılması gerektiğini ve benzer argümanların kullanılmasının daha doğru olacağını belirtiyor. (GATSwatch project, by Erik Wesselius 18th October 2001)

Sayfa Başına dön

Bülten-40 / 04Aralık 2001

Avrupa çapında öğrenci protestoları: AB dönem başkanlığı Belçika’nın öncülüğünde Leaken’de yapılacak zirve dolayısıyla tüm Avrupa’da çok hareketli eylemlerin yaşanacağı tahmin ediliyor. Bu protestoların GATS ve eğitimin özelleştirilmesine karşı örgütlenen öürenci hareketlerinin de katılımıyla beklenenenin çok üzerinde genişleyeceği ve 14 Aralık günü zirve toplantısının yapıldığı binanın önünde bir “eğitim bloğu” oluşturulacağı bildiriliyor. Öğrenci hareketlerinin sözcüleri ise kamu hizmetlerinin eğitim, sağlık ve su başta olmak üzere pek çok alanında özelleştirmelerin zaten başlatıldığını fakat bu neo*liberal politikaları derhal durdurulmak zorunda olduğunu, G.Kore, Arjantin, Brezilya ve Nikaragua’da öğrencilerin eğitimin özelleştirilmesine karşı boykot yaptıklarını öğrendiklerinde umutlarının arttığını ve yalnız olmadıklarını hissettiklerini, Uruguay’dan bir öğrenci derneği ile ilişkiye geçtiklerini ve Uruguay’daki arkadaşlarının bu mücadeleyi Avrupa’daki öğrencilerle el ele yürütme arzusunda olduklarını bildirdiklerini ayrıca Latin Amerika çapında neo-liberal politikalara karşı bir öğrenci networkü oluşturulduğunu bildirdiklerini belirtiyor ve Avrupa’daki öğrenci birliklerinin yeni yeni de olsa Kanada, ABD ve Avustralya’dan öğrenci dernekleriyle bağlantılar kurmaya başladıklarını belirtiyor.

Sayfa Başına dön

Bülten-41 / 29 Aralık 2001

GATS eylemleri Avrupa’yı sarsıyor. Almanya-Berlin Üniversitesi öğrencileri GATS müzakerelerini ve bu çerçevede eğitimin özelleştirilmesi yönündeki girişimleri protesto etmek amacıyla 11 Aralık günü boykot yaptılar ve üniversite binasını işgal ettiler. Üniversite Rektörü, gece saat 10’da Güvenlik güçlerini arayarak, işgalci öğrencilerin zor kullanarak ta olsa binayı boşaltmalarının sağlanmasını istedi. Benzer bir başka eylem de Almanya-Halle kenti Üniversitesinde yaşandı. Boykot ilan eden öğrenciler, üniversite binalarını da işgal ettiler. Halle’deki işgalin, e-mailin gönderildiği tarih olan 12 Aralık günü devam ettiği bildiriliyor. Bochum kentinde de 300-400 kişilik bir öğrenci grubu özelleştirmenin durdurulması talebiyle bir yürüyüi düzenledi ve ardından da okul binaları işgal edildi. Avrupa’nın başkenti Brüksel’de de üniversite öürencileri boykotta. Öğrenciler boykot sırasında küreselleşme, Avrupa Birliği ve kapitalizm ile ilgili bir dizi eğitim çalışmasını da yürütüyorlar. Fransa, Montpellier’de üniversite öğrencileri okullarının adını değiştirdiler ve “Bill Gates Üniversitesi”, “Nike Üniversitesi” gibi isimler verdiler. Hollanda-Utrecht Üniversitesinde, öğrenciler GATS ve eğitimin özelleştirilmesi, küreselleşme konularında broşürler hazırlayıp bilgi panoları aracılığı ile tüm öğrencileri bilgilendirmeye çalışıyorlar. Aralık ayının ilerleyen günlerinde de Almanya’nın 18 ayrı kentindeki üniversitelerde bir dizi eylem için hazırlıklar sürüyor. Ayrıca İspanya, Belçika, İsveç, İtalya, Danimarka,  İşviçre, Avusturya, Fransa ve Hollanda’da eylemlerin devam edeceği bildiriliyor. Yunanistan da Atina, Selanik ve Patras universiteleriyle protestolar kervanına katıldı. Patras Universitesinde 12-17 Aralık tarihleri arasında boykot ilan edilirken, en az 4 universite binası öğrenciler tarafından işgal edildi. Selanik’te de universite işgalleri yaşandı ve Tiyatro ve sinama Fakültesi de işgallerden nasibini aldı. Yunanistan öğrenci networklerinden aktarılan bilgilere göre ülkede 15 universite halen  boykotta. İspanya’da 12 Aralık günü 140.000 universite öğrencisi boykottaydı. Ayrıca pek çok kentte binlerce öğrencinin katıldığı büyük protesto yürüyüşleri düzenlendiği bildiriliyor. Universite öğrencileri Mart-2002’de AB-İspanya dönem başkanlığı sırasında Salamaca’da yapılacak AB Zirevsini protesto etmek için şimdiden hazırlıklara başladılar. İtalya’da Milano, Trieste ve Brescia kentlerinde eylemler düzenlendi. 20 Aralık günü, 100.000 öğrenci ve muhalif halk katmanları Roma’da eğitimin özelleştirilmesine karşı gösteriler yaptılar. Belçika’da 13-14 Aralık günleri pek çok üniversitenin yanı sıra lise dengi okullar da boykottaydı. Aynı günlerde GATS, Bologna Süreci ve küreselleşme konularında çeşitli eğitim toplantıları ve alternatif ders programları düzenlendi. 13 Aralık günü binlerce öğrenci, işçi sendikalarınca düzenlenmiş olan yürüyüşe katıldı ve bir öğrenci blokajı oluşturdu. Danimarka’da Aarhus, Kopenhag ve Odenske’de gösteriler yapıldı. Danimarka’lı öğrenciler 2002 Aralık ayında Kopenhag’da yapılacak AB-zirvesi için de hazırlıklara başladılar. Fransa’da  Montpellier Üniversitesi öğrencilerinin okullarının adını Nike, Bill Gates şeklinde değiştirmelerinin yanısıra Caen gibi pek çok kentte de protestolar sürüyor. Avusturya Incsburg Universitesinde bir eylem yapıldı. Hollanda’da Utrecht Üniversitesi öğrencileri okul binalarındaki tüm reklam panolarını indirerek yerine kendilerinin hazırladığı ve eğitimin metalaştırılmasıyla ilgili bilgi panolarını astılar. İsviçre Zürih Üniversitesi öğrencileri okul binasının girişini bloke ederek oturma eylemi yaptılar. (eu-students network, Dortmund)

Sayfa Başına dön

Bülten-41 / 29 Aralık 2001

 “Eğer Uruguay Raundu zamanında bitmiş olsaydı, bugün GATS gibi bir anlaşmaya sahip olamayacaktık” Bu sözler, American Express’in eski Başkan vekili Harry Freeman’a ait. Freeman şöyle devam ediyor : “Başladığımızda başarı ihtimalizmiz (0)’a yakındı fakat adeta imkansızı başararak GATS’ı Uruguay Raunduna dahil ettik. 1980,1982,1984 ve 1986 yıllarında tam 4 tane GATT-Bakanlar Konferansı yaptık. Ve sonunda 1986 yılında Uruguay Raundunu başlatabildik. Eğer Uruguay Raundu planlandığı tarihte bitirilmiş olsaydı, hizmet ticareti anlaşması yapılmamış olacaktı. 1993 yılına kadar Raundu uzatmayı ve Hizmetleri raunda dahil etmeyi başardık.” 1970’lerin sonlarında başta AIG- Uluslararası Amerikan Grubu, American Express ve Citicorp olmak üzere ABD Hizmet şirketlerinden oluşan küçük bir grup özellikle Asya’daki Pazar paylarını genişletme isteği ile yola çıktılar. Amaçları hizmetler anlaşmasını GATT kapsamına aldırarak Uzak Doğu piyasalarında uzun süreli piyasa girişi avantajı elde etmekti. 1981 yılında amacına ulaşabilmek için daha geniş bir yapı kurmaları gerektiğini anlayan bu küçük grup Harry Freeman’dan tüm Amerika’daki hizmet şirketlerini bünyesine alacak geniş bir Hizmet Şirketleri Koalisyonu kurmasını istediler. Böylece 1982 yılında kısa adı USCSI olan koalisyon resmi düzeyde kurulmuş oldu. Koalisyonun ilk işi, “hizmet sanayii” konseptini yavaş yavaş kamu oyunun beynine işlemek olarak belirlendi ve bu amaçla bir halkla ilişkiler kampanyası başlatıldı. Kampanyanın mesajları son derece basit ve anlaşılırdı : 1- Hizmetler ekonomi için çok önemlidir 2- Hizmet şirketleri “kaliteli istihdam yaratır” 3- Hizmet sanayii ekonominin bütün alanlarında buluşçuluğu ve verimliliği arttırır ve 4- Hizmet alınıp, satılabilen bir metadır ve bu nedenle uluslararası ticaretin kurallarına tabi kılınmalıdır. USCSI kampanyanın geliştirilmesi ve bu mesajlara akademik anlamda sahip çıkılması amacıyla bir grup ekonomist ve istatistik uzmanı istihdam etmeyi de ihmal etmedi. Bu grup, örneğin hizmet ticaretinin ABD ihracatının %21’ine denk düştüğü; ABD Yurt içi gelirinin %70’inin hizmet sanayiinden geldiği; ABD toplam istihdamının %80’ini hizmet sanayicilerinin yarattığı v.b bilgileri kamu oyuna yaymakla görevlendirildi. USCSI ABD Hükümetleriyle ilişkilerini kısa sürede ilerletti ve 1982-1985 yılları arasında ABD Hazine Bakanlığı ile adeta birlikte çalıştı. Entellektüel birikimini USCSI’dan alan Amerikan Hazine Bakanlığı OECD içinde de bir Hizmet Ticareti çalışması başlatmayı başardı. Bu bağlamda 1985 yılında OECD tarafından hazırlanan bir raporda, 1985-Uruguay Punta Del Este’de başlayacak yeni raunda hizmet ticaretinin eklenmesinin ne kadar hayati bir öneme sahip olduğu belirtiliyordu. (The GATS Godfathers, The U.S National Defense University- a course paper-)

Sayfa Başına dön

Bülten-43 / 07 Şubat 2002

GATS görüşmelerinde sıra SU’ya geldi. GATS Hizmetler Komitesinin son toplantısının resmi tutanaklarına geçen tartışmalar SU meselesinin hayli çekişmeli geçeceğine de ışık tutuyor. AB delegasyonu toptan su kaynaklarının liberalizasyonunun da su dağıtım konusuyla aynı anda ele alınması gerektiğinde direnirken, Kanada müzakerecileri su kaynaklarının GATS içine dahil edilemeyeceğinde ısrar ediyor. Hizmet Komitesi Başkanının görüşü ise daha ilginç : “Tüm müzakere tarafları hangi hizmet sektörünün liberalize edilip, hangilerinin liberalize edilmeyeceğine “özgürce” karar verebilecekleri için, konular üzerinde kapsam içi ya da kapsam dışı gibi bir tartışmanın anlamlı olmadığını, bu konunun ülke istisnaları bölümünde her ülkenin keyfiyetine göre belirlenmesinin daha uygun olduğu” biçiminde özetlenen Başkanlık görüşü , SU meselesinde sorunun ülkeler arasındaki pazarlıklara bırakılmasını savunuyor. Başkanın görüşü kabul görecek olursa, SU kaynaklarını liberalize etmeyi taahhüt eden bir ülke, tüm DTÖ üyelerinin benzer talebini de karşılamak zorunda olacak. (FOE-Europe)

Sayfa Başına dön

Bülten-45 / 04 Nisan 2002

Uruguay Raundu sırasında “Hassas ürünler” sınıfına dahil edilmiş olan alkol ve tütün ticareti, yeni GATS müzakerelerinde, AB Komisyonunun baskılarıyla, serbest ticaret kapsamına alınmaya çalışılıyor. Bu ürünlerle ilgili olarak ileri sürülen sağlık gerekçelerinin kaldırılmasını isteyen AB, kısıtlamaların bunun yerine yalnızca güvenlik gerekçeleri ile sınırlandırılmasını istiyor. Aslında GATS, adından da anlaşılacağı gibi Hizmet Ticareti ile ilgili bir anlaşma. Fakat tüm metaların dolaşımı, ulaşımı ve dağıtımı gibi kısaca lojistik sektörler olarak kabul edilen bu alanlar hizmet sektörüne dahil olduğu için, GATS dolaylı bir şekilde de olsa meta ticaretini de kapsamış oluyor. AB-Komisyonundan son dönemde sızan bir rapora göre, GATS müzakerelerinde gelinen bu aşamada, pek çok az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkenin gıda ve beslenmeyle ilgili sektörlerini daha önce GATS’a açık hale getirmeyi planladıkları halde şimdilerde bu alanları taahhütlerinin dışına aldıkları; AB’nin çıkarlarının ise yalnızca “en tehlikeli gıda ürünleri”ni GATS dışında bırakarak geri kalan tüm beslenme alanlarını piyasa ekonomisine açmakta olduğu belirtiliyor. Bu raporda, Komisyonun ilk olarak AB içi devletleri ikna etmeye çalışacağı, ardından da diğer ülkelere ikna turları düzenleyeceği belirtiliyor. (SAIS Journal, Winter-Spring 2002, John Hopkins University-Trade Liberalization and It’s Impacts on Alcohol Policy – Ellen Gould and Noel Schacter)

Sayfa Başına dön

Bülten-46 / 17 Nisan 2002

İngiltere’deki Finans Şirketleri Komitesinin (LOTIS) başkanı, Avrupa  Hizmetler Froumu Başkanlığına getirildi. Sermaye, kendi açısından yaşamsal olan konuları artık delege etmiyor ve bizzat işin başına geçiyor. AB-Hizmetler Forumu, 1998 yılında tüm AB ülkelerindeki hizmet sektörü sermayesinin çıkarlarını korumak ve geliştirmek gerekçeleriyle kuruldu. Komisyon başkanının en önemli görevi, DTÖ Hizmet müzakerelerine ilişkin gelişmeleri sermaye sınıfı perspektifinden değerlendirerek ESF üyelerine aktarmak ve aleyhte gelişmeler olursa A.Komisyonu içinde lobi faaliyeti yürüterek, bu gelişmelerin önüne geçilmesini sağlamak. İşte bu ve benzer gerekçelerden ötürü, DT֒nün Doha’da yapılan 4. Bakanlar Konferansında ESF de resmi delegasyon içinde yer aldı. ESF içersinde çıkarları temsil edilen 37 AB-İşveren Federasyonu ile, 45 tane federasyonlara üyeliği bulunmayan AB’li ulusötesi Hizmet Şirketi bulunuyor. ESF, bugüne kadar A.Komisyonuna bir dizi durum raporu sundu. Bu raporlar şu başlıklardan oluşmaktaydı : Hükümet Satın Almaları ve Şeffaflık, Ulusal Düzenlemeler, Liberalize edilecek Hizmet alanlarına ilişkin taahhüt listeleri, Elektronik Ticareti, Ticaret ve Yatırımlar, Devlet Desteklemeleri, İşletme personelinin serbest dolaşımı. ESF’nin hizmet ticareti alanında 40 yılı aşkın muazzam bir deneyime sahip olan yeni başkanı Christopher Robert, uzun süre İngiliz Hükümetleri içinde görev yaptı. Halihazırda LOTIS adı verilen ve dünyadaki finansal gelişmeler ile finans kapital önündeki engeller hakkında İngiliz Hükümeti ile AB Komisyonunu an be an bilgilendiren komitenin başkanlığını yürütüyor. C.Robert, Hükümet adına görev yaptığı yıllarda resmi olarak Uruguay Raunduna katılan ve DT֒nün kuruluş anlaşması Marakeş Antlaşmasının dizaynında bizzat çalışmış olan ve 1998 yılında Japonya Başbakanlığından uluslararası ticaretin gelişmesine yaptığı katkılarından ötürü ödüllendirilmiş bir zat. (International Financial Services and LOTIS press release, London)

Sayfa Başına dön

Bülten-46 / 17 Nisan 2002

Avrupa Adalet Mahkemesince alınan bir karara göre, bir piyasada alınıp, satılabilecek her türlü mal ve HİZMET, birer ekonomik metadır ve bu metaların satışa sunulması da bir ekonomik faaliyeti meydana getirir... Başta ATTAC olmak üzere, Avrupa’daki demokratik kitle örgütleri Mahkeme tarafından alınan bu kararı son derece tehlikeli bir gelişme olarak nitelendiriyorlar ve gönüllülük esasına dayalı hizmetlerin bile bu hüküm uyarınca ticarileştirilebilmesinin mümkün olacağını düşünüyorlar. (GATSCrit)

Sayfa Başına dön

Bülten-46 / 17 Nisan 2002

Amerikan emek hareketinin örnek alınabilecek girişimi: Hayatın her alanının özel sektör elinde olduğu, sermayenin en özgür biçimde sömürebildiği bir ülke ABD. Ve , AFL-CIO bu ülkedeki en büyük işçi sendikaları konfederasyonu. Konfederasyon  Yönetim Kurulu, Şubat ayında GATS müzakerelerinin derhal durdurulmasını talep eden bir önergeyi oy birliği ile kabul etti. Ülkedeki kitle örgütlerinin yorumu ise, AFL-CIO’nun bu desteğinin ABD özelindeki GATS karşıtlığının yükseltilmesine çok büyük bir ivme kazandıracak nitelikte. (News Flash, AFL-CIO passes GATS resolution 28 Feb 2002)

Sayfa Başına dön

Bülten-46 / 17 Nisan 2002

Avrupa Komisyonu, AB üyesi 15 devlet adına Birliğin, aralarında ABD, Japonya, Kanada, Meksika, Brezilya, G.Kore ve Hindistan’ın da bulunduğu 29 ülkeden yeni GATS görüşmeleri çerçevesinde hangi sektörlerini serbest piyasaya açmalarını istediğini listeler halinde bildirdi. Dünyanın en güçlü 2 ekonomik bloğundan birinin talep listesi hazırlayarak diğer DTÖ üyesi ülkelere bildirmesi uluslararası karşıtlar tarafından “ciddi bir baskı unsuru” olarak değerlendiriliyor. Doha deklarasyonuna göre, DTÖ üyeleri en geç 30 Haziran 2002 tarihine kadar diğer ülkelerden talep edecekleri hizmet sektörlerinin listelerini tamamlayıp, bildirmeleri gerekiyor. Diğer DTÖ ülkelerinin de AB’den başta eğitim ve sağlık olmak üzere hemen hemen tüm hizmet alanlarını liberalize etmesini isteyeceği tahmin ediliyor. (GATSWATCH website, 16, April 2002)

Sayfa Başına dön