mai ve küreselleşme karşıtı çalışma grubu

Çalışma Grubu Bültenlerinde GATS

5 (Bülten 51 - 59)

 

Bülten51 / 03.08.2002 - GATS sonrası Dünyada On-line Eğitim

Bülten51 / 03.08.2002 - Avrupa Komisyonun, ABD’den “hassas bazı GATS sektörleri” konusunda

Bülten51 / 03.08.2002 - Avrupa Hizmetler Forumu ESF, (Garip bir rastlantı sonucu Avrupa Sosyal Forumu ile

Bülten52 / 16.08.2002 - Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyoneri Mrs. Mary Robinshon

Bülten52 / 16.08.2002 - GATS-karşıtı kampanyalarda örnek olarak gösterilen İngiltere’deki sivil toplu

Bülten58 / 27.11.2002 - Bolivya Halkı Uluslar arası TAHKİM ile tanışıyor

Bülten58 / 27.11.2002 - İngiltere’de Üniversitelerin TİCARİLEŞMESİ sürecine hız veriliyor:

Bülten58 / 27.11.2002 - Bireysel Emeklilikte yeni bir fiyasko

Bülten59 / 27.12.2002 - Fransa’daki bir Araştırma Enstitüsü tarafından yeni yayınlanan “Yeni Küresel Eğitim Düzeni”

Bülten59 / 27.12.2002 - Avrupa’daki Hizmet Sektörü Şirketleri’nin kurduğu ESF

Bülten59 / 27.12.2002 - Yeni GATS Anlaşmasında, gönüllülük temelinde ve sosyal anlamda

Bülten59 / 27.12.2002 - Bazı iddiaların tersine yeni GATS müzakerelerinde “Yoksullara verilecek kamu hizmetleri”

Bülten59 / 27.12.2002 - Dünya Ticaret Örgütü, hizmet sektörü uzmanları için özel bir GATS Vizesi uygulanmasını planlıyor.

Bülten59 / 27.12.2002 -İngiltere’nin en örgütlü 8 sendikası 23 Aralık günü The Guardian gazetesine verdikleri duyuruda GATS

 

Bülten-51 / 03 Ağustos 2002

GATS sonrası Dünyada On-line Eğitim: Ulusötesi Eğitim İçin Küresel İttifak GATE 18-20 Eylül tarihlerinde Paris Hilton’da bir uluslar arası konferans düzenliyor. Konferans kapsamında düzenlenecek seminerlerin ana başlıklarından bir tanesi “GATS sonrası Dünyada On-line Eğitim Olanakları”  . Diğer yandan Merrill Lynch Finans şirketince yaptırılan bir araştırmanın sonuçlarına göre on-line eğitim sistemine geçilmesi halinde dünya eğitim piyasasının 2.2 milyar Dolar’a ulaşacağı tahmin ediliyor. Aynı çalışmada Yeni GATS anlaşmasının ülkelere sınır ötesi eğitim pazarlama imkanı vereceği bunun da on-line yani internet üzerinden eğitimle sağlanacağı belirtiliyor. (GATScrit, 12th July)

Sayfa Başına dön

Bülten-51 / 03 Ağustos 2002

Avrupa Komisyonun, ABD’den “hassas bazı GATS sektörleri” konusunda ikili görüşmeler yapma talebini -şans eseri- öğrenen Avrupa’lı Üniversite Rektörleri, Komisyondan GATS müzakerelerinde daha açık davranılmasını istediler. AB Komisyonu geçtiğimiz hafta ABD’den yüksek eğitim piyasasını GATS kapsamında Avrupa’lı eğitim şirketlerine açmasını resmi olarak talep etti. Bu talep, 1994 yılında AB ile ABD arasında yapılan ve ABD’li eğitim şirketlerinin AB pazarına serbestçe girişine izin veren anlaşmaya karşılık olarak yapıldı. Diğer yandan, halihazırdaki görüşmeler sonucunda şimdilik 2005 yılında tamamlanacak yeni GATS anlaşması eğer sermayenin beklentilerini yeterince karşılamayacak olursa, yüksek eğitim sektörünün yeni bir DTÖ raundunda ele alınması gündeme gelebilecek. Yeni görüşmelerde 144 DTÖ üyesinden yalnızca 44 tanesi eğitim sektörğnğ piyasa ekonomisine açmayı taahhüt ederken, bu ülkelerden de sadece 21’i özel olarak yüksek öğretimi serbest piyasa ekonomisine açma taahhüdünde bulundu. (Times Higher Education Supplement, issue: July 12)

Sayfa Başına dön

Bülten-51 / 03 Ağustos 2002

Avrupa Hizmetler Forumu ESF, (Garip bir rastlantı sonucu Avrupa Sosyal Forumu ile Avrupa Hizmetler Forumu’nun İngilizce baş harfleri aynı) AB’nin yeni GATS görüşmeleri kapsamında yaptığı taleplerden son derece hoşnut olduğunu açıkladı. ESF tarafından yapılan basın açıklamasında AB Komisyonu ve üye devletler tarafından başlatılan “açık diyalog” sürecine ESF’nin aktif bir şekilde katıldığını ve bundan sonra da müzakerelerin yakın planda izleneceğini bildirdi. ESF başkanının bu açık diyalog sürecinden hoşnut olmak için yeterince sebebi var, fakat “açık” olmanın “şeffaf” olmak anlamına gelmediği de unutulmamalı. Şeffaflık konusunda sınıfta kaldığı açık olan A.Komisyonunun, CEO isimli demokratik kitle örgütünün doküman taleplerine verdiği yanıt ise bunun en temel kanıtı. Bu bağlamda Avrupa’lı STK’ların Lamy’e gönderdiği bir mektupta özellikle GATS ile ilgili bilgilerin sermaye örgütlerine gecikmeden aktarılması fakat sivil toplumdan geniş oranda gizlenmesi eleştiriliyor. (ESG Press Release on EU Requests Brussels, 4 July 2002, European Commission Competitiveness Report 2002)

Sayfa Başına dön

Bülten-52 / 16 Ağustos 2002

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyoneri Mrs. Mary Robinshon tarafından hazırlanan bir raporda, GATS’ın , halihazırdaki insan hakları ile çatışabileceği belirtiliyor. Raporda, DTÖ-GATS anlaşmasının bir yandan belli fırsatlar sunarken bir yandan da yoksul kesimlerin gıda, su gibi yaşamsal kaynaklarla eğitim, sağlık gibi temel ve insan hakları kapsamına giren hizmetlere ulaşması üzerinde yıkıcı sonuçlara yol açabileceği belirtiliyor. Hükümetlerin, uygulanmakta olan neo-liberal politikaların insan haklarına etkilerini değerlendirmeye çağrıldığı çalışmada katılımcı demokrasi vurgusu dikkat çekiyor ve bu tip politikalar karar altına alınırken söz konusu gelişmelerden etkilenen birey ve gruplara da danışılmasının gerekliliğine dikkat çekiliyor. Yapılacak değerlendirmelerden olumsuz sonuçlar elde edilmesi halinde de DT֒nün bu ülkelere daha esnek davranmaları için “izin vermesi” isteniyor. Komisyoner’in vurgu yaptığı bir diğer boyut ise, yeni GATS görüşmelerinde sektör sayısının, dışında hiçbir hizmet alanını bırakmayacak biçimde genişletilmiş olması. Raporun bize göre en ilginç olan bölümünde ise “Bir insan hakları perspektifi, hem ileri düzeyde insan haklarının yaşanmasını hem de ileri düzeyde ekonomik liberalizasyonu aynı anda mümkün kılabilir” Bu bağlamda, eğitim, sağlık gibi temel bazı alanların hükümetlerin sorumluluğuna bırakılabileceğini, bunun ekonomik ve ticari liberalizasyona engel olmayacağını savlayan rapor, GATS anlaşmasının sınır ötesine uzanan politikaların uygulanmaması ve hükümet müdahalelerine izin verilmesi halinde bazı en dezavantajlı grupların yaşam kalitesini yükseltme potansiyelini de barındırdığını belirtiyor. (WDM- Mark Ellis Jones/ UN Sub-Commission on Promotion and Protection of Human Rights, August, 2001)

Sayfa Başına dön

Bülten-52 / 16 Ağustos 2002

GATS-karşıtı kampanyalarda örnek olarak gösterilen İngiltere’deki sivil toplum örgütlerinin anlaşmadan haberleri bile yok: Dünya Kalkınma Hareketi tarafından yapılan bir araştırmanın sonucunda İngiltere’de GATS’a ilişkin doğru dürüst bilgi sahibi olan örgüt bulunmadığı ortaya çıktı:

Essex Wildlife Trust      Grubun farklı bölgelerde çalışan üyeleri arasında GATS’ı hayatında ilk defa duyanlar bulunuyor. Genel olarak çok az fikir sahibi.

English Nature                Bölge Ofisi çalışanlarının anlaşmadan haberi yok.

Mammal Society                Anlaşmayı duymuşlar fakat, memeli hayvanların yaşamını oluşturan çok sayıda faktör bulunması dolayısıyla üzerine eğilmeme kararı almışlar.

WWF                                      Bu konuda bir duruşları olması gerektiğini kabul ediyorlar. fakat henüz böyle bir noktada olmadıklarını belirtiyorlar.

RSPB                                    DTÖ-Tarım anlaşmasına yoğunlaştıkları için GATS’la ilgilenememişler.

Council for National Parks                Kendi alanlarına girmediğini düşündükleri için GATS konusuyla hiç ilgilenmemişler.

Woodland Trust                GATS’ı duymuş fakat anlaşmayla ilgili hiçbir şey yapmamışlar, gerekçeleri ise bir bağış derneği olmaları dolayısıyla uluslar arası konularla ilgilenmelerine izin verilmemesi.

Council For Protection Of Rural England                Coğrafi bakımdan çok küçük bir alanda faaliyet gösterdikleri için GATS’la hiç ilgilenmediklerini ve uluslar arası konuları AB’nin Çevre Bürosu üzerinden yürüttüklerini belirtiyorlar.

Butterfly Conservation                GATS’ı hiç duymamışlar.

Council for British Archaeology                GATS’ı hiç bilmiyorlar.

Campaign for Planning Sanity                GATS’ı , konu hakkında konferans sunuşu yapacak kadar iyi biliyorlar fakat anti-GATS kampanyasına katılmamışlar.

National Trust                Örgütün GATS hakkındaki bilgisi (0) düzeyinde ve anlaşmanın kendi faaliyetleri üzerinde bir etkisi olduğuna dair bir bilgi edinmedikleri sürece karşıt bir kampanyaya dahil olma niyetleri yok.

Royal Town Planning Institute                GATS hakkında bilgi yok.

Friends of the Earth      GATS konusunda biraz çalışma yapmışlar.

Plantlife GATS’ı hiç bilmiyorlar.

Earth Action                GATS’ı duymuşlar ama hakkında bir şey bilmiyorlar.

The Wildlife Trusts    GATS’ı duymamışlar ve ticaret politikaları ilgi alanlarına girmiyormuş Yerel idari makamları da kapsayan ve oldukça uzun bir liste olarak gönderilen araştırma  sonuçlarının tamamına ulaşmak isteyenlerin bu taleplerini grubumuza iletmeleri yeterli olacaktır. (GATSCrit, Report on GATS Awareness and anti-GATS campaign, 8th July 2002)

Sayfa Başına dön

Bülten-58 /   27 Kasım 2002

Bolivya Halkı Uluslar arası TAHKİM ile tanışıyor. Önümüzdeki birkaç hafta içinde Washington’daki DB genel merkezinin kapalı kapıları ardında gizli bir ticaret panelinin panelistleri G.Amerika’nın en yoksul ülkesi Bolivya’nın dünyanın en varlıklı şirketlerine 25 milyon $ tutarındaki ticaret ihlali cezasını ödeyip, ödemeyeceği hakkında karar verecek. Bolivya davasında, devlet en temel yaşam maddesi olan su için bir Hollanda’lı şirket olan Bechtel’e karşı mücadele ediyor. Bechtel iki yıl önce Bolivya’nın Cochomamba kentinde ve kamunun elinde olan su hizmetlerini satın aldı. Satış işlemini izleyen birkaç hafta içinde su satış fiyatları bir anda %200 arttı ve aileler su alamaz hale geldiler. Şirketin su satış fiyatlarını indirmeyi reddetmesi üzerine halk isyan etti ve geniş çaplı protesto eylemleri Bechtel’i Bolivya’dan ayrılmaya mecbur etti. Kasım 2001’de Şirket, Bolivya devletine karşı 25 milyon $ tutarında bir tazminat davası açtı ve bu tutarın, yatırım miktarının yanı sıra, şirketin kar beklentisini de içerdiğini de açıkladı. Ancak gerçekler, bu söylenenlerden oldukça farklı. Şirket, Bolivya’da sadece birkaç ay faaliyet gösterebildi ve bu sürede asla 25 milyon $ gibi muazzam bir yatırım da yapmadı. Bunun da ötesinde söz konusu meblağ Bechtel’in yarım günlük kazancına eşit. Yöre halkına göre şirketin toplam maliyeti, 3000 doktor, 12.000 devlet memuru statüsündeki öğretmen ve 125.000 kişi de kamu su sistemine ulaşma şansı olmayan yoksul aileyi yanına almak için ödediği bedeli aşmıyor. Bu anlamda Bechtel için asıl önemli olan, su sektöründe küresel çapta başlattığı kavganın geleceğini garanti altına almak. Öte yandan 2006 yılında sonlanması planlanan FTAA anlaşmasının en temel hedeflerinden biri de bu tip gizli tahkim panelleri üzerinden şirketlerin devletleri yargılamasının yolunu açmak. Bu tahkim panellerinin en ünlülerinden bir tanesi Dünya Bankasının ICSID isimli Yatırım Uyuşmazlıklarının Uluslar arası Çözüm Merkezi. Bu durum, Dünya Bankasını da şüphe odaklarından biri haline getiriyor. Her ne kadar Banka kendisini tarafsız bir yargı merkezi gibi tanımlasa da DB yöneticilerinin doğrudan panellerin başkanlığına atanıyor olması ve özellikle de Covhamamba davasında kamusal su hizmetlerinin Bechtel’e devredilmesinde Bankanın zorlayıcı rolünün önemi dikkate alındığında bu şüphelerin hiç te yersiz olmadığı anlaşılıyor. Jim Shultz, Pacific News Service November 11, 2002)

Sayfa Başına dön

Bülten-58 /   27 Kasım 2002

İngiltere’de Üniversitelerin TİCARİLEŞMESİ sürecine hız veriliyor: İngiltere Hükümetinde Yüksek Öğretimden sorumlu Bakan Margaret Hodge tarafından 15 Kasım günü yapılan açıklamaya göre orta sınıfa mensup aileler, çocuklarının üç yıllık tipik üniversite diplomasına sahip olabilmesi için 15.000 Sterling ödemek zorunda kalacak. Bakan basına yaptığı açıklama sırasında, halen üniversite eğitimi alan gençlere yapılan devlet yardımının 4000 Sterling olduğunu, gençlerin ailelerinin ise yalnızca 1100 Sterling katkı payı ödemekte olduklarını hatırlatarak; bir çöp toplayıcısından bir doktorun eğitimini fonlamak için para istemenin doğru olup, olmadığını sordu. Toplantı sırasında, işçilerin çocuklarının bu denli yüksek eğitim maliyetleri yüzünden giderek eğitimden uzaklaştıklarını belirten öğrenci liderlerine de karşı çıkan bakan, işçi çocuklarının maliyetler yüzünden değil, okuma isteği duymamaları yüzünden üniversiteye gitmediklerini savundu. Eğitim Çalışanları Sendikası Genel Sekreteri Sally Hunt eğitimin neredeyse tamamen paralı hale gelmesini öngören bu tasarıya karşı öğrencileriyle birlikte omuz omuza mücadele edeceklerini, ülkedeki orta sınıf ailelerinin çocuklarının şu anda bile çok ağır eğitim finansmanı borcu altında olduklarını belirtti. (The Guardian November 16, 2002 By Rebecca Smithers)

Sayfa Başına dön

Bülten-58 /  27 Kasım 2002

Bireysel Emeklilikte yeni bir fiyasko: İngiltere’deki Eqitable Life isimli bireysel emeklilik şirketi, mali sıkıntılarını aşamadığı gerekçesiyle emekli üyelerinin yıllık 6000 Sterling olan gelirlerinin 1200 Sterling kadar düşürülmesine karar verildiğini açıkladı. Şirketin bir yandan borsada işlem gören tüm portföyü nakde dönüştürüp, bir yandan da idari harcamalarını kısacağını belirten Yönetim Kurulu Başkanı, tüm bu önlemlerin de yeterli olamayacağı kadar ciddi bir krize girildiğini, daha önce geçici olarak düşünülen bu durumun şu anda kalıcı bir krize dönüştüğünü ve mutlaka emeklilerin gelirlerinde de kısıntıya gidilmesi gerektiğini belirtti. 15 Kasım günü yapılan bu açıklamalara göre, Şirketten halen 6000 Sterling yıllık emeklilik geliri almakta olan emekliler, önümüzdeki yıldan itibaren yılda 4800 Sterling alabilecekler. (The Guardian November 16, 2002 By Phillip Inman)

Sayfa Başına dön

Bülten-59 / 27 Aralık 2002

Fransa’daki bir Araştırma Enstitüsü tarafından yeni yayınlanan “Yeni Küresel Eğitim Düzeni” isimli bir kitapta DTÖ, DB, OECD ve Avrupa Komisyonu gibi kapitalist kurumların tek tek ülkelerde yerleşik eğitim politikaları üzerindeki etki ve nüfuzları; eğitimin ticarileştirilmesinin ideolojik arka planı; yeni küresel eğitim sisteminin karakteristik özellikleri ve daha da önemlisi eğitimdeki yeni jargon (yatırım, istihdam edilebilirlik, verimlilik, insan sermayesi, yönetişim, etkinlik, kullanıcı v.b); yeni düzenin ne kadar zorunlu ve gerekli olduğu tezini meşrulaştırmada ve eğitim reformlarını açıklamada kullanılan argümanlar; DT֒nün eğitimin uluslar arası piyasalarda alınıp satılabilir meta olduğu , okulların birer hizmet sağlayıcıya, öğrenci ve velilerin birer müşteriye dönüştürülmesi gerektiği gibi bazı açıklamaları; yazar tarafından düşünce ve eylem üzerine yapılan çeşitli analizler; eğitimin gelirin yeniden dağılımında kullanılan bir argüman olması özelliğinin yerine “yardım ve sadaka” politikalarıyla eğitim anlayışının nasıl adapte edilmeye çalışıldığı gibi daha pek çok detaylı bilgi ve değerlendirme yer alıyor. Ne yazık ki kitap yalnızca Fransızca olarak yayınlanmış durumda. (Institut de Recherches Historiques, Economiques, Sociales et Culturelles, Paris 13 December 2002)

Sayfa Başına dön

Bülten-59 / 27 Aralık 2002

Avrupa’daki Hizmet Sektörü Şirketleri’nin kurduğu ESF, “kamu hizmetlerinde hükümet satın almalarının önemi” başlıklı bir rapor yayınladı. Raporda, dünyadaki tüm hükümet satın almalarının %60’ını hizmet sektörlerinin oluşturduğu; dünyada mal ve hizmetler alanlarındaki hükümet satın almalarının dünya üretiminin %7.1’ine eşit olduğu; hizmet şirketlerinin serbestçe piyasalara girişi için tek başına yeni GATS anlaşmasının yeterli olamayacağı; çünkü GATS avantajı ile piyasalara giren şirketlere hükümet satın almaları alanında yerli şirketlerle rekabet etme şansı verilmeyecek olursa bunun uluslar arası ticaretin gelişmesine bir katkısının olmayacağı; hükümet satın almalarına konu olan tüm hizmetlerin de GATS hükümlerine tabi tutulması gerektiği; ESF’nin şeffaflık konusunu önemsediği fakat Cancun’da şeffaflık ve hükümetler tarafından yapılan hizmet satın almaları arasında kurulacak bir bağlantıya karşı olduğu; Hükümet Satın Almaları Anlaşmasının ekseriyetli bir DTÖ anlaşması olduğu ve bu yüzden bütün DTÖ üyelerinin bu anlaşma kapsamında olmadığı bu nedenle yeni GATS müzakerelerinde kamu tarafından yapılacak hizmet satın almalarının yabancı şirketlere de açılacak olmasının önemli bir ilk adım olduğu; Hükümet Satın Almaları alanındaki en önemli sektörün %50 ile İnşaat sektörü olduğu diğer önemli hizmet sektörlerinin ise mimarlık, mühendislik, çevre, bilgi-iletişim, maliye, gıda ve tekstil olduğu; ESF’nin AB-GATS Çalışma Grubu tarafından 12 Temmuz 2002’de yayınlanan raporu büyük bir memnuniyetle karşıladığı ve raporda yer alan bütün önerileri kuvvetle desteklediği belirtiliyor. (ESF Second Position Paper on Public Procurement in Services, 25 November 2002)

Sayfa Başına dön

Bülten-59 / 27 Aralık 2002

Yeni GATS Anlaşmasında, gönüllülük temelinde ve sosyal anlamda dışlanmış gruplara hizmet veren sosyal yapılar da serbest ticaret önünde engel ve ayrımcı muamele olarak tanımlanıyor ve faaliyetten men ediliyorlar. Bu sosyal yapılar genellikle yerel belediyeler ya da merkezi hükümetler tarafından finanse edilmekte ve sosyal hizmet vermeyi vaadeden şirketler bu alana da talip : şirketler “bu parayı bize verin, hizmeti biz verelim, ama kar da edelim” diyorlar. Şirketler Hükümetler ya da yerel idarelerce Çocuk Esirgeme Kurumu, Darül Aceze gibi sosyal ve gönüllü dernek ve vakıflara tahsis edilen kamu yardımlarının tümüyle yabancı hizmet şirketlerine açılmasını talep ediyorlar. (New Statesman, UK 2 December 200 By Gideon Burrows)

Sayfa Başına dön

Bülten-59 / 27 Aralık 2002

Bazı iddiaların tersine yeni GATS müzakerelerinde “Yoksullara verilecek kamu hizmetleri” diye bir tanımlama yok ve diğer insanlar için hizmet nasıl sağlanacaksa, GATS’ta yoksullar için de aynı koşullarda hizmet sağlanacak. Hatta, yoksullar ve belli sosyal gruplar için halen verilmekte olan sosyal hizmetler bile GATS kapsamında şirketlere devredilecek. Aslında bütün olay anlaşmadaki “kamu hizmeti” tanımlamasıyla başlıyor ve GATS’a göre kamu hizmeti olan hiçbir şey yok. Çünkü mantık şöyle işliyor : Anlaşmada örneğin Su hizmetleri ele alınıyor ve şu soru soruluyor : Alınıp, satılabilir bir meta mı? Piyasada rekabetin mümkün olduğu bir hizmet mi? Su için yanıt “Evet” oluyor, çünkü piyasada özel şirketler tarafından satışa sunulmuş olan şişe suyu olgusu diye bir gerçeklik var ve kamunun bu hizmeti vererek bu şirketlerin ticaretine engel olması serbest rekabete aykırı.  Eğitim hizmetleri veya Posta-kurye hizmetleri için de, enerji, ulaşım ve tüm kamu hizmetleri için de aynı işlem yapılıyor ve bu alanların birer kamusal hizmet olmadığı, ticari birer meta olduğuna hükmediliyor. Böylece en temel kamu hizmetlerinden başlayıp, listenin en sonuna kadar uzandığınızda yalnızca doğum ve ölüm kayıtları, polis ve ordu dışında hiçbir hizmetin kamusal sayılamayacağı gibi bir sonuçla karşı karşıya kaldığınızı fark ediyorsunuz. (ATTAC’dan Susan George’un 4 Aralık tarihli e-mail notundan alınmıştır)

Sayfa Başına dön

Bülten-59 / 27 Aralık 2002

Dünya Ticaret Örgütü, hizmet sektörü uzmanları için özel bir GATS Vizesi uygulanmasını planlıyor. WTO-Genel Başkan Yardımcısı Roderick Abbott, 26 Kasım günü Hindistan’ın başkenti Yeni Delhi’de basına yaptığı bir açıklamada hizmet uygulayıcısı konumunda olan uzmanların ülkeler arasında seyahatini kolaylaştırmak amacıyla bir GATS Vizesi planlandığını belirtti. Bu vize, sadece belli hizmet dalları için ve belli görev süreleri için dizayn edilecek ve vize hazırlanırken söz konusu uzmanların gidecekleri ülkeye yalnızca çalışmak için gitmeleri, kalıcı bir çalışma izni almamaları sağlanacak. Abbott, Cancun’da karar altına alınacak yatırım anlaşması ile ilgili bir soruya da bu konuda ciddi bir ilerleme sağlandığını ama kesin olan bir şey varsa bunun da emek boyutunun Dünya Ticaret Örgütü anlaşmalarına taşınamayacağı olduğunu , aksi taktirde DT֒nün de küreselleşmenin de son bulacağını belirtti.(Express India web site, 2 December 2002)

Sayfa Başına dön

Bülten-59 / 27 Aralık 2002

İngiltere’nin en örgütlü 8 sendikası 23 Aralık günü The Guardian gazetesine verdikleri duyuruda GATS anlaşmasına kesinlikle muhalefet edeceklerini duyurdular. UNISON: 1.300.000 üyesi olan Kamu Çalışanları Sendikası, NUJ: İngiltere Gazeteciler Sendikası, CWU: 300.000 üyesi olan  İletişim İşçileri Sendikası, AUT: Üniversite Öğretim Üyeleri Sendikası, NATFHE: İngiltere, Galler ve Kuzey İrlanda’da örgütlü - Lise ve Yüksek öğretim kurumlarında ders veren öğretmenlerin sendikası, T&G: 900.000 üyesi olan  Ulaşım ve Genel İşlerde Çalışanların Sendikası, NASUWT: 200.000 üyeli öğretmenler sendikası, UNIFI: Banka, sigorta ve finans sektörü çalışanları sendikası tarafından hazırlanan duyurunun özeti aşağıdadır: “Biz, aşağıda imzası bulunan işçi ve memur sendikaları, Dünya Ticaret Örgütünde devam eden Hizmet Ticareti Genel Anlaşması GATS’ın almakta olduğu yeni şekilden büyük bir endişe duyduğumuzun bilinmesini isteriz. GATS Anlaşmasının Hükümetlerin sağlık, eğitim, ulaşım, yayıncılık ve posta hizmetleri alanlarında yapacağı sosyal düzenlemeler üzerinde şu anda öngörülemeyecek, son derece olumsuz etkileri olacaktır. Başta ABD olmak üzere pek çok ülke, İngiltere’deki kamu hizmetlerini yabancı şirketlere teslim etme amacıyla GATS çerçevesinde İngiltere’den sayısız talepte bulunmaktadırlar. Bu süreç, kar amacının toplumsal çıkarlardan üstün tutulacağını ortaya koymaktadır. GATS’ın temel hedefleri, İngiltere’deki kamu hizmetlerinin kalitesini de tehdit eder boyuttadır. Ayrıca, Avrupa Birliği’nin GATS kapsamında gelişmekte olan ülkelerden talep ettiği agresif düzeydeki liberalizasyon, bu ülkelerdeki işçi ve emekçi kesimler için en hayati kamu hizmetlerini bile ulaşılamaz hale getirecektir. Bizler, GATS anlaşmasının Parlamentoda görüşmeye açılmamasını ve hükümetin en hayati müzakere metinlerinin kamu oyuna açık hale getirilmesi yönündeki öneriyi reddetmesini esefle karşılıyoruz. GATS Anlaşması, WTO Sekreteryası tarafından “Geri dönüşü mümkün olmayan” bir anlaşma olarak tarif edilmektedir. Bu, hükümetler tarafından  önümüzdeki birkaç ay içinde alınacak kararların hayati bir öneme sahip olacağı anlamına gelmektedir. Özellikle, geçmişte yaşanan özelleştirmelerin son derece olumsuz sonuçları dikkate alarak yaşanan bu süreci anti-demokratik bir süreç olarak tanımlıyor ve İngiltere Hükümetini derhal müzakerelerden çekilmeye, mevcut GATS anlaşmasıyla ilgili ciddi ve yeterli düzeyde bir inceleme, araştırma ve değerlendirme yapılmadan, konu Parlamento görüşmesine açılmadan müzakerelere başlamamaya çağırıyoruz.(Polly Curtis, Higher Education Leaders in GATS Attack, Monday December 23, 2002 The Guardian)

Sayfa Başına dön