mai ve küreselleşme karşıtı çalışma grubu

Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ)

Hizmet Ticareti Genel Anlaşması (GATS)

Gerekçe!

T.C. Hazine Müsteşarlığı http://www.teasury.gov.tr   web sitesinden alınmıştır.

 

II. Dünya Savaşı sonrası ülkeler uluslararası ticaretin, hem kendi ekonomilerinin hem de dünya ekonomisinin kalkınmasında yadsınamaz önemini farkederek, uluslararası ticareti çok taraflı kurallara bağlama gereksinimi duymuşlardır. Bu gereksinim l947 yılında 23 ülkenin katılımıyla GATT’ın imzalanmasına neden olmuş ve söz konusu anlaşma 1948 de yürürlüğe girmiştir. II. Dünya  Savaşı sonrasında uluslararası ticaret sisteminin kurumsal yapısı olarak oluşturulmaya çalışılan Uluslararası Ticaret Örgütü (International Trade Organization) hayata geçirilememiş, yerini yeni bir örgütten ziyade bir anlaşma olan ve bir sekretaryasından başka kurumsal yapısı bulunmayan GATT’a bırakmıştır. GATT görüşmeleri ve roundları sonucunda uluslararası ticaret kurallarının kapsamı önemli ölçüde genişletilmiş, Uruguay Round müzakereleri ile birlikte hizmet ticaretinin önemi vurgulanmış, uzun yıllar uluslararası kurallar dışında, ülkelerin çok değişik ve karmaşık milli  mevzuatlarına göre yürütülegelen “hizmetler” sektörü uluslararası müzakere sürecine dahil edilmiştir.

Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ), Eylül 1986 da başlayan ve 15 Aralık 1993 tarihinde tamamlanan Uruguay Round müzakereleri sonucunda 15 Nisan 1994 de Marakeş’de imzalanan ve 1 Ocak 1995 de yürürlüğe giren Nihai Senet içerisinde yer alan “Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşması” ile kurulmuştur.

DTÖ Kuruluş Anlaşması, ekleriyle birlikte 29 adet yasal metinden oluşmaktadır. Bunların yanında 25 adet bildirim, karar ve mutabakat metninde DTÖ üyelerinin yükümlülükleri belirtilmektedir.

DTÖ, üye ülkelerin hayat standartlarını ve gelirlerini yükseltmeyi, tam istihdama ulaşmayı, üretim ve ticareti yaygınlaştırmayı ve dünya kaynaklarının optimal kullanımını sağlamayı amaçlamaktadır. Örgüt, sürekli bir kalkınma için dünya kaynaklarının optimal kullanımının zorunlu olduğunu belirtmiş ve farklı ekonomik kalkınma düzeyindeki ülkelerin ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde çevrenin korunması gerektiğini vurgulamıştır. Gelişme Yolundaki Ülkelerin (GYÜ), ve en az gelişmiş olanların, artan dünya ticareti içinde ekonomik kalkınma ihtiyaçları ile orantılı bir pay alabilmeleri için gerekli çalışmaların yapılması da DT֒nün hedefleri arasında bulunmaktadır.

Dünya Ticaret Örgütünü Kuran Anlaşma’nın ekinde yer alan Anlaşmalardan biri de Hizmet Ticareti Genel Anlaşması (GATS) dır. Hizmet Ticareti Genel Anlaşması’nın gereklerini yerine getirmek amacıyla hizmet sunucusu olan kurumların koordinasyonu, hizmetlerle ilgili sektörel bazda taahhüt listesinin hazırlanması, taahhüt listesinde yer verilen sektörlerle ilgili ikili müzakerelerin organizasyon ve koordinasyonu Hazine Müsteşarlığı Banka ve Kambiyo Genel Müdürlüğünce yürütülmektedir.

Dünya ticareti içindeki payı giderek artan hizmet ticaretinin gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler için önemi artmaktadır. Tüm dünyada yaşanan hızlı şehirleşme, kamu sektörünün genişlemesi, tüketici hizmetlerine ve diğer sektörlere girdi olarak kullanılan ara hizmetlere olan talebin artması bu gelişmeyi açıklayan faktörler olarak gösterilebilir. Ülkelerin yeterli hizmet alt yapısına sahip olması ekonominin tüm sektörlerindeki üretkenlik ve rekabet gücü için önemli hale gelmektedir.

Son yirmi yılda yaşanan yabancı doğrudan yatırım artışı, uluslararası işgücünün hareketliliği ve bilgiye dayalı hizmetlerin artan şekilde ticarete konu olması sonucunda hizmet faaliyetlerinin uluslararası boyutu hayli önem kazanmıştır. Uluslararası hizmet ticareti, 1993 yılında yaşanan duraklamaya rağmen 1995 yılında %14’lik bir büyüme göstererek 1.230 trilyon dolara ulaşmıştır. Bu rakam, aynı yıl 4.875 trilyon dolar olarak gerçekleşen uluslararası mal ticareti dikkate alındığında, toplam dünya ticaretinin %20’sine tekabül etmektedir.

15 Nisan 1994 tarihinde Marakeş’de imzalanan Uruguay Round Sonuç Belgesi (Nihai Senet) kapsamında yer alan Hizmet Ticareti Genel Anlaşması (GATS), uluslararası hizmet ticaretine ilişkin temel kavram, kural ve ilkeleri ortaya koyan ilk çok taraflı anlaşmadır. Türkiye’nin de kurucu üye olarak imza koyduğu ve 1 Ocak 1995 tarihinde yürürlüğe giren Nihai Senet 25 Şubat 1995 tarihinde TBMM’nde onanmış ve 26 Mart 1995 itibariyle ülkemizin DT֒ne üyeliği resmi olarak ilan edilmiştir. Uruguay Round’un sonuçları

Uruguay Round görüşmeleri sonucunda, hizmetler ticareti ilk kez global bir ticaret anlaşmasına konu olmuştur. 

Hizmet Ticareti Genel Anlaşması (GATS) ile, GATT’da mal ticareti hakkında belirlenmiş olan  hükümlerle kıyaslanabilecek denli geniş ve çok taraflı bir kurallar çerçevesi çizilmiştir. GATS üyesi devletler, yeni kurulan Dünya Ticaret Örgütü’nün (DTÖ) oluşturduğu güçlendirilmiş (ve bağlayıcı) uyuşmazlıkların halli mekanizmaları ile uygulamaya konan taahhütlerde bulunmuşlardır. Belirli hizmet sektörlerinde bir kez taahhütte bulunan üye devlet, taahhütünü geri çekmek istediğinde, diğer üyelerin zararını tazmin etmek durumunda kalacaktır. Ancak bir ülkenin GATS üyesi olması, onun tüm sektörleri için piyasalarını açma konusunda ve/veya hizmetlerin arzını etkileyen önlemler hakkında çok geniş taahhütlerde bulunması anlamına gelmeyecektir. Taahhütlerin genişliği, DTÖ üyeleri arasında farklılık gösterebilir.

Uruguay Round süresince, görüşmeler temel kurallar ve prensipler üzerine yoğunlaşmıştır. Hizmetler ticaretinin liberalizasyonu geleneksel olarak iki taraflı ve karşılıklı yapıldığından, bu konudaki deneyim eksikliği sonucu karmaşık ve uzun zaman alan görüşmeler yapılmıştır. Bunun neticesinde de DTÖ üyelerinin gerçek liberalizasyon görüşmeleri için kısıtlı zamanı kalmıştır. Bununla birlikte, Uruguay Round görüşmeleri sonucunda, birçok ülke, piyasalarına girişin karşılıklılık ilkesine dayanması koşulunu kaldırmışlardır.

Sözkonusu devletler daha fazla liberalizasyon ve piyasaya giriş olanağı sağlayan “en çok kayrılan ülke” (MFN) ilkesine sadık kalmak durumundadırlar. Üye devletler liberalizasyon seviyelerinde negatif yönde bir değişiklik yapmamak konusunda taahhütte bulunmuşlardır.

Marakeş’de 15 Nisan 1994’de Uruguay Round’un Son Senet’i imzalandığı sırada 95 Üye hizmetler alanındaki taahhüt listelerini, 61 üye de MFN prensibinde muafiyet listelerini sunmuşlardır. 61 üyenin 95 sayısının içinde yer aldığı ve 1999 yılının ilk yarısı itibariyle üye sayısının 136 ya ulaştığı göz önüne alındığında, beş yılda küçümsenemeyecek bir gelişme sağlandığı ortaya çıkmaktadır.

Bu gelişmeler olumlu olmakla beraber, GATS’ın adım adım liberalizasyon prensibi üzerine kurulduğu düşünülürse, üyelerin taahhütlerini arttırmak ve böylece daha yüksek bir liberalizasyon seviyesine ulaşmak için periyodik görüşme turları düzenlemeleri öngörülmektedir. Gelişmiş GATS üyesi ülkelerin taahhüt listelerinde pek çok sektöre yer verdiği görülmekle beraber, birçok ülke de az sayıda sektörde taahhütte bulunarak GATS üyesi olmuşlardır. Etkin bir ekonomide hizmetler sektörünün ayrılmaz parçaları olan dağıtım ve telekomünikasyon gibi sektörlerde, Uruguay Round sırasında az sayıda ülke taahhütte bulunmuşlardır.  

Sektörlerin küçük bir bölümünde, Üyeler çok taraflı taahhütlerde bulunmak konusunda isteksiz davranmışlardır: görsel-işitsel hizmetlerde, sadece 12 DTÖ üyesi taahhütte bulunurken, deniz taşımacılığında ise 30 üye ülke taahhütte bulunmuştur.

HİZMET TİCARETİ GENEL ANLAŞMASI’NIN HUKUKİ YAPISI

GATS, birincisi tüm taraflara uygulanacak temel kurallar, ikincisi bazı hizmet sektörlerinin özel durumlarına ilişkin ekler ve kararlar, üçüncüsü de ülkelerin üstlendikleri özel yükümlülükleri gösteren taahhüt listeleri olmak üzere üç bölümden oluşmaktadır.

A. Temel Kurallar:

Hizmet Ticareti Genel Anlaşması’nın (GATS) tüm taraflara uygulanacak temel kuralları altı bölümden oluşmaktadır.

I. bölümde hizmet ticaretinin kapsam ve tanımına yer verilmekte ve bu meyanda GATS’ın, Anlaşma’ya taraf ülkelerin hizmet ticaretini etkileyebilecek önlemlerine uygulanacağı belirtilmektedir.

GATS’a göre "hizmetler”, hükümetlerin ticari amaç dışında ve herhangi bir başka hizmet
sunucusuyla rekabet etmeksizin sundukları hizmetler haricindeki bütün sektörlerdeki tüm hizmetleri kapsamaktadır.

II. bölümde genel yükümlülükler ve düzenlemelere yer verilmiştir. “En Çok Kayrılan Ülke” prensibi (Madde II) ve GATS’ın işleyişiyle ilgili alınacak önlemlerin hükümetlerce en kısa zamanda ve en geç yürürlüğe giriş tarihlerinde bildirilmesini öngören “Şeffaflık” prensibi (Madde III) gibi genel kuralların yanısıra, özellikle GYܒlerin isteklerini karşılamak üzere Anlaşma’ya dahil edilen ve taraflara kendi aralarında belli şartlarla hizmet ticaretini liberalize etmeyi öngören bir anlaşma yapmak veya mevcut böyle bir anlaşmaya taraf olmak hakkını veren “Ekonomik Bütünleşme” (Madde V); ödemeler dengesi güçlükleri karşısında, ayrımcı olmamak kaydıyla üye ülkelerin belirli önlemleri alabilmesine imkan tanıyan “Ödemeler Dengesini Korumaya Yönelik Kısıtlamalar” (Madde XII); GYܒlerin hizmet ticaretine artan bir şekilde katılmalarını sağlamak amacına yönelik “GYܒlerin Artan Katılımı” (Madde IV) ve hükümetlerin taahhüt listelerinde yer alan önlemlerin mantıklı, objektif ve tarafsız bir şekilde uygulanması için alınması gereken önlemleri içeren “Yurtiçi Düzenlemeler” (Madde VI) başlıklı maddeler bu bölümde yer almaktadır. Kamu düzeni ve güvenliği, sağlık v.b. gibi nedenlerle taraf ülkelere bu Anlaşma’dan doğan yükümlülüklerini askıya alma hakkı tanıyan “Genel İstisnalar” başlıklı XIV. Madde (XIV. Maddenin d bendi, ABD’nin girişimleri sonucu “etkin ve adil vergilendirmenin sağlanması” gerekçesiyle bütün doğrudan vergilerde “milli muamele”den sapmaya cevaz verir şekilde kaleme alınmıştır) ile Sübvansiyonlara ilişkin XV. madde de bu bölümdedir.

Bu bölümde yer alan maddeler içinde önem sıralaması yapmak gerekirse II nci, III üncü, V inci ve VI ıncı maddeler sayılabilir.

“En Çok Kayrılan Ülke” prensibi ile ilgili II nci madde ile ilgili detaylı açıklamalara “Madde 2’nin Muafiyetleri Hakkında Ek” ve “Derogasyon Listeleri” bölümlerinde yer verilmiştir.

“Şeffaflık” (madde III) çok taraflı liberalizasyona ulaşmada başka bir temel prensiptir. Üyelerin ve iş kollarının, kısıtlamaları ve korumacılığı belirleyebilmesini kolaylaştırmaktadır. Temel yükümlülükler vaktinde yayın, bilgilendirme, araştırma noktalarınn belirlenmesi ve adil yargı sürecinden ibarettir.

GATS’ın “Anlaşmayla ilgili olan ve Anlaşmanın işleyişini etkileyen bütün önlemleri” süratle ve “en geç yürürlüğe girmeleriyle birlikte” yayımlanacaktır. Hükümetin taraf olduğu “hizmet ticareti ile ilgili veya hizmet ticaretini etkileyen uluslararası anlaşmalar” da bu kapsam içine alınmıştır. Yayım herhangi bir yerde, herhangi bir şekilde bölgesel veya yerel otoritelerin aldığı önlemlere ilişkin olarak da yapılabilmektedir.

Tüm ilgili önlemlerin yayımlanmasının yanısıra, üyeler süratle ya da en azından yılda bir kez taahhütlerinin olduğu sektörlerde veya alt sektörlerde kabul edilen yeni yasaları, düzenlemeleri veya idari talimatları Hizmetler Ticareti Konseyine bildirmek durumundadırlar. Ayrıca her hükümet, diğer bir üye tarafından gelen talep üzerine bu önlemler hakkında “spesifik bilgileri süratle temin
edecektir."

“Ekonomik Bütünleşme” (madde V) maddesi, GATS üyelerinin kendi aralarında belli şartlarla hizmet ticaretini liberalize etmeyi öngören bir anlaşma yapmalarına veya mevcut böyle bir anlaşmaya taraf olmalarına imkan vermektedir. Böyle bir anlaşma; kapsanan sektör sayısı, etkilenen ticaret hacmi ve hizmet sunum şekilleri açısından kapsamlı olmalı, özellikle hizmet sunum şekillerinden her hangi birini dışarıda bırakmamalıdır. Ayrıca, taraf ülkeler listelerindeki milli muamele kısıtlamalarını ortadan
kaldırmaları ve/veya yeni ve daha fazla ayrımcı niteliği olan önlem getirmemelidirler. "Yurtiçi düzenleme" (madde VI) maddesi; yurtiçi önlemlerin mantıklı, objektif ve tarafsız bir şekilde uygulanması ilkesini yerleştirmiştir. Yabancı hizmet sunucuları idari kararlara itiraz etme ve yetkilendirme başvuruları reddedildiğinde bilgilendirilme hakkına sahiptirler. Belirli taahhütlerin yapıldığı bir hizmetin arzında yetkilendirme gerekli olduğunda ve yurtiçi hukuk ve düzenlemelere göre tam bir başvuru yapıldığı takdirde, sonuca ilişkin kararların makul bir süre içinde alınması gerekmektedir.

İstek üzerine yetkili merci başvuru ile ilgili bilgi vermek durumundadır.“Nitelik koşulları ve prosedürleri, teknik standartlar ve lisans koşulları”nın “hizmet ticareti için gereksiz engeller oluşturmaması” zorunludur. GATS, bu koşulların; rekabet ve hizmet sunumu kabiliyeti  gibi objektif ve şeffaf kriterler üzerine kurulmuş olması, hizmetin kalitesini temin etmek için gerektiğinden daha külfetli olmaması ve lisans prosedürünün kendi içinde hizmet arzına kısıtlama getirmemesi için ilkeler geliştirmeye çalışmaktadır.

III. bölümde “Pazara Giriş” (madde XVI) ve “Milli Muamele” (madde XVII) ye ilişkin düzenlemelere ve “Özel Taahhütlere” ilişkin hükümlere yer verilmiştir.

Pazara giriş hükmü tüm hizmet sunum biçimlerini kapsarken, bir Üyenin “herhangi bir diğer üyenin hizmetlerine ve hizmet sunucularına listesinde belirlenen koşul ve sınırlamalar altında sağlanandan daha kötü şartları haiz bir uygulamada bulunmayacağı”nı belirtmiştir. Sözkonusu hüküm GATS tarafından belirlenmemiş pazara giriş engellerini yasaklamakta, tüm hizmetlere ve hizmet sunucularına aynı şartların uygulanmasını gerektirmektedir.

Hizmet sektörlerini düzenleyen rejimler genellikle karmaşıktır. GATS’da dört arz biçimine göre pazara giriş hakkı verme yönünde genel bir zorunluluk bulunmaktadır. Pazara girişin herhangi bir türünün işlerliği, bir ülke tarafından taahhüt listesinin “Pazara Giriş” sütununda kaydedilmiş bulunan spesifik taahhütlere bağlıdır. Bu durumda, bir Üye’nin pazara giriş konusunda bazı kısıtlamalar koyma yetkisi mevcuttur. Pazara giriş hükmünün kısa ancak ayrıntılı bir liste içermesi, üyelerin kısıtlamalarını tanımlanan sınırlar içinde yapması zorunludur. Sözkonusu niceliksel ve yasal sınırlar aşağıdaki konularla ilgilidir:

-hizmetle ilgili işlemlerin toplam sayısı,
-hizmetle ilgili işlemlerin veya varlıkların toplam değeri,
-hizmet sunan kişilerin sayısı
-yabancı sermayenin payı
-tüzel kişiliklerin varlığının bir şube veya ortaklıkla (joint venture) sınırlanması,

Pazara giriş hükmüne ters düşmemesi için bu önlemlerin ayrımcı olmaması gereklidir.Yurtiçi hizmet sunucularına uygulansa bile, bu önlemler yine de yabancı hizmet sunucularının varlığını kontrol etme yönünde işlemektedir. Yukarıda sıralanan ilk dört niceliksel tedbir zaman zaman ekonomik gereksinim testi şeklini de alabilmektedir. GATS’da “ekonomik gereksinim testi” tanımı yeralmadığı veya dikkate alınacak kriterler belirtilmediği için, uygulamalar kısıtlı ve keyfi olabilecek, pazara girişi tahmin edilemez kılacaktır.

Eğer bir ülke sayılan önlemleri listelememiş ise, tam bir pazara giriş vermiş sayılmaktadır. O durumda, pazara giriş sütununda “None (kısıtlama yok)” yazarak söz konusu sektörde kısıtlama olmadığını göstermektedir. Eğer üye ülke tarafından taahhüt listesinde belirli bir hizmet sunum biçimi için önlem kaydedilmiş ise, MFN temeli üzerinde olmalıdır.O aşamadan sonra söz konusu üye pazara girişi zorlaştıracak başka bir düzenleme yapma hakkından yoksun kalmaktadır. Taahhüt listesinde izin verilmiş bulunan bir hizmet sunumuyla ilgili herhangi bir sermaye hareketine de müsaade edilmektedir. Sınır ötesi hizmet arzı söz konusu olduğunda; sunulan hizmetin köklü/esaslı  bir parçası olmak kaydıyla, üye ülkenin sınırları içinde ve dışında sermaye hareketlerine izin verilmektedir.

Milli Muamele ilkesi, bir pazarda yerliler ile yabancılar arasında ayrımcı olmama prensibini içermektedir. İlgili maddede, “her Üye herhangi bir diğer Üyenin hizmetlerine ve hizmet sunucularına, hizmet arzını etkileyen bütün önlemlerle ilgili olarak, kendi hizmetlerine ve hizmet sunucularına uyguladığından daha az kayırıcı bir muamele uygulamayacaktır.” denilmektedir. GATS’daki milli muamele ilkesi hem ithal edilen hizmetlere, hem de pazardaki hizmet sunucularına hitap etmektedir.

Milli muamelenin mallardan ziyade hizmetler konusunda önemli bir rol oynadığı bir gerçektir. Mal ticaretinde genellikle sınırda kısıtlanma eğilimi söz konusu iken, hizmetler daha çok pazar arzını etkileyen yurtiçi düzenlemelerden etkilenmektedirler.

Yabancı hizmetlere veya hizmet sunucularına karşı ayrımcılık yapmama yönündeki GATSyükümlülüğü, bir Üyenin “ilgili hizmetin veya hizmet sunucusunun yabancı olmasından kaynaklanan dezavantajları” telafi etmesi gerektiği şeklinde yorumlanamaz. Sözkonusu ifade, Üye devlet vatandaşlarının yabancı hizmetleri kişisel, psikolojik, kültürel, siyasi, dini ya da başka sebeplerden ötürü satın almamayı tercih ettiği durumlarda geçerlidir. Bu istisna, DTÖ tarafından oldukça dar biçimde yorumlanmaktadır.

Üyeler, listelerinde milli muamele ile ilgili koşullarını ve aradığı nitelikleri Taahhüt listesindeki milli muamele kolonuna yazmak durumundadırlar. Hem pazara girişi, hem de milli muameleyi etkileyen tedbirler pazara giriş kolonunda yeralmalıdır.

Bu bölümde yer alan “Ek Taahhütler” başlıklı XVIII. maddede ise, taraf ülkelerin, “pazara giriş” ve “milli muamele”ye ilişkin maddeler uyarınca listelerinde yer vermedikleri “aranılan nitelikler, normlar ve lisanslara” ilişkin taahhütler konusunda görüşmeler yapabilecekleri ve bu görüşmelerin sonuçlarının taahhüt listelerine işleneceği de kayıtlıdır.

IV. bölümde, özel taahhütlerin müzakeresi, taahhüt listelerinin düzenlenmesi ve değiştirilmesi gibi konulara “Artan Liberalizasyon” başlığı altında yer verilmiştir.

Özel Taahhütlerin Müzakeresi başlıklı XIX. maddede, taraf ülkelerin Dünya Ticaret   Örgütü’nü kuran anlaşmanın yürürlüğe girmesinden en geç 5 yıl sonra, liberalizasyon seviyesini yükseltmek için müzakerelere başlayacakları kaydedilmektedir.

Bu bölümde yer alan “Listelerde Değişiklik Yapılması” başlıklı XXI. maddede ise, taraf ülkelerin, taahhütlerinin yürürlüğe girdiği tarih üzerinden 3 yıl geçtikten sonraki herhangi bir zamanda taahhütlerini değiştirme veya kısmen veya tamamen geri çekme hakkına sahip olduğu; ancak, bu hakkını kullanabilmek için söz konusu değişiklik veya geri çekme nedeniyle diğer taraflarca uğranılacak zararı tazmin amacıyla ilgili ülkelerle müzakerelere başlayacağı; bu müzakereler sonunda üzerinde mutabık kalınacak zararı tazmin edici önlemlerin MFN temelinde uygulanacağı; anılan müzakerelerde anlaşmaya varılamaması halinde hakemliğe başvurulacağı ve taahhütlerini değiştirmek veya geri çekmek isteyen taraf ülkenin hakemlik sonucu kararlaştırılan tazmin edici önlemleri yürürlüğe koymadan taahhütlerini değiştirmeyeceği veya geri çekmeyeceği belirtilmektedir.

V. bölümde, kurumsal düzenlemelere yer verilmiştir.

Bu bölümde yer alan “Konsültasyon” başlıklı XXII. maddede, “Hizmet Ticareti Konseyi” ve “Anlaşmazlıkların Halli Organı”nın, taraf ülkelerden birinin isteği üzerine, taraflar arasında yapılan müzakerelerde tatmin edici bir sonuca ulaştırılmayan herhangi bir konuda bir veya b irden çok taraf ile görüşmeler yapabileceği kayıtlıdır.

Aynı maddede, çifte vergilendirmenin önlenmesine ilişkin uluslararası bir anlaşmaya taraf herhangi bir ülkenin, anılan anlaşmaya taraf diğer bir ülkenin söz konusu anlaşma kapsamında aldığı bir önlem için bu madde (XXII) veya anlaşmazlıkların halli ve yükümlülüklerin yerine getirilmesine ilişkin XXIII. madde çerçevesinde milli muameleye ilişkin XVII. maddeye başvuramayacağı belirtilmektedir.

Anlaşmazlıkların Halli ve Yükümlülüklerin Yerine Getirilmesi başlıklı XXIII. maddede ise, diğer taraf ülke/ülkelerin yükümlülük veya özel taahhütlerini yerine getirmediğini düşünen bir taraf ülkenin “Anlaşmazlıkların Halline İlişkin Açıklama”ya (Understanding on Rules and Procedures Governing the Settlement of Disputes) başvurma hakkı bulunduğu; ancak, “Anlaşmazlıkların Halli Organı”nın, önlemlere yol açan şartları bu önlemlerin alınmasını haklı gösterecek ciddiyette bulması halinde, bir veya birçok ülkeye yükümlülüklerini veya özel taahhütlerini anlaşmazlıkların halline uygulanacak kural ve prosedürlere ilişkin Açıklama’nın 22. Bölümüne (Ayrıcalıkların Tazmini ve Askıya Alınması) uygun olarak ilgili ülkeye karşı askıya alma izni verebileceği de belirtilmektedir.

VI. bölümde nihai düzenlemeler/hükümler yer almıştır.

Bu bölümde, Anlaşma’ya taraf bir ülkenin, Anlaşma’ya taraf olmayan bir ülkeden veya Anlaşma’ya taraf olan bir ülkenin bu anlaşmanın uygulanmadığı bir bölgesinden sağlanan hizmetlere karşı bu anlaşmadan kaynaklanan avantajları uygulamayı reddedebileceği belirtilmektedir (Madde XXVII).

Bu bölümde ayrıca, “önlem”, “hizmet arzı” v.b. terimlerin tanımlarına da yer verilmektedir (Madde XXVIII).

B. Ekler ve Kararlar:

- Madde 2’nin Muafiyetleri Hakkında Ek’de, ülkelerin, Dünya Ticaret Örgütü’nü (DTÖ) kuran anlaşmanın yürürlüğe girmesinden sonra talep edecekleri MFN istisnalarının, DTÖ Anlaşması’nın IX. maddesinin 3’ncü paragrafına uygun olması gerektiği belirtilmektedir.

Bu Ek’de ayrıca, Hizmetler Ticareti Konseyi’nin, uygulama süreleri beş yılı aşan istisnaları inceleyeceği de kayıtlıdır.

GATT’ın da temelini oluşturan önemli bir uluslararası ticaret ilkesi, En Çok Kayrılan Ülke kavramı ile ifade edilmektedir. Bu prensip gereğince, üye ülkenin üye olsun olmasın diğer ülkelere uyguladığı kayırıcı muamele diğer DTÖ üyesi ülkelere de hemen ve koşulsuz olarak uygulanmak durumundadır. Üçüncü ülkeler arasında ayrım böylece yasaklanmıştır. Kırk yıldan uzun bir süredir söz konusu prensip mal ticaretinde dünya çapında eşi görülmemiş bir liberalizasyonu sağlamıştır.

GATS aynı ilkeyi şu şekilde ifade etmiştir:

Her Üye, bu Anlaşmada kapsanan bir önlemle ilgili olarak; herhangi bir diğer Üyenin hizmetlerine ve hizmet sunucularına, diğer bir ülkenin benzer hizmetleri ve hizmet sunucularına uygulanandan daha az kayırıcı olmayan bir muameleyi, derhal ve şartsız olarak uygulayacaktır. Bu zorunluluk, belirli bir taahhüt yapılmış olsun ya da olmasın, tüm sektörlerde, hizmet ticaretini etkileyen tüm önlemler için geçerlidir. En kayırıcı muamele DTÖ üyesi olup olmadığına bakılmaksızın bir üçüncü ülkeye uygulanan en iyi muamele olarak tanımlanmaktadır.

GATS’daki MFN uygulaması, mal ticaretindeki başarılı liberalizasyonu mümkün olduğunca çok ülkeye ve tüm hizmet sektörlerine uygulayarak taklit etme çabasıdır. Üyeler birbirlerine verdikleri ticari imtiyazları dar sektörel bazda değil, tüm sektörler ve ülkelerden kendilerine geri dönecek olan geniş bir ticari karlılık üzerine temellendirirler. Bazıları, bu ilkeyi imtiyaz kabul edip karşılığında hiçbirşey vermek istemeyen ülkelerce kendi yararlarına kullanılabileceğini düşünmüşlerdir, ancak MFN pratikte liberalizasyonun gelişmesinde çok etkin olmuştur. Bu nedenle MFN’in ruhu olan ayrımcılık karşıtı bir yaklaşımın herhangi bir uluslararası liberalizasyon çabasında temel oluşturması önemlidir.

- Anlaşma Çerçevesinde Hizmet Üretimi Yapan Gerçek Kişilerin Hareketliliği Hakkında Ek’de, bu Ek’in sadece üzerinde anlaşmaya varılmış özel taahhütlerde yer alan hizmetlerin GATS’a taraf ülkelere mensup hizmet sunucularının ülkeye giriş ve geçici ikametiyle bağlantılı şekilde sunulması konusunda uygulanacağı belirtilmektedir. Aynı Ek’de, GATS’ın, bir ülkenin işgücü pazarına girmeye çalışan kişilere ve vatandaşlık ile daimi çalışma veya ikametgahı kapsayan önlemlere uygulanmayacağı da kayıtlıdır.

- Mali Hizmetler Hakkında Ek’de, mali hizmetlerin tanımı yapılmakta; mali hizmetler
kapsamına giren alt sektörler sayılmakta; GATS’ın I. maddesinin 3.b paragrafında yer alan “hükümetlerin yetkisine giren konularda sunulan hizmetler” istisnasına ilişkin tanımlamanın mali hizmetler açısından ifade ettiği anlam (Merkez Bankaları veya benzeri bir mercinin uyguladığı para politikası, kanunla kurulmuş sosyal güvenlik sistemine dahil faaliyetler ve devlet adına veya devlet garantisiyle devletin mali kaynakları kullanılarak yürütülen faaliyetler) belirtilmektedir. Bu Ek’de ayrıca, GATS’ın diğer herhangi bir hükmünden bağımsız olarak, bir ülkenin, mali sisteminin istikrarı ve bütünlüğünü korumak üzere “ihtiyati” (prudential) nedenlerle önlemler almasının engellenmeyeceği de kayıtlıdır. Bu önlemlerin GATS’a aykırı olmasının, onların Anlaşma’ya taraf bir ülke tarafından Anlaşma’dan kaynaklanan taahhüt ve yükümlülüklerini ortadan kaldırmak için kullanılmayacağı da keza belirtilmektedir.

Mali Hizmetlere İlişkin II. Ek’de ise, Anlaşma’ya taraf bir ülkenin, Dünya Ticaret Örgütü’nü kuran anlaşmanın yürürlüğe giriş tarihinden dört ay sonra başlayacak altmış gün içinde mali hizmetlere ilişkin taahhütlerini değiştirme ve bir kısmını veya tümünü geri çekme hakkına sahip olduğu belirtilmektedir. (Bu Ek’de belirtilen süreç tamamlanmıştır).

- Haberleşme Hakkında Ek’de, bu Ek’in, Anlaşma’ya taraf bir ülkenin kablolu dağıtım, radyo ve televizyon programlarının yayınına ilişkin olanlar hariç, kamuya ait haberleşme ağına giriş ve hizmetlerden yararlanmayı etkileyen bütün önlemlerine uygulanacağı; bununla beraber bu Ek’de yer alan hükümlerin hiçbir ülkeyi taahhüt listesinde kayıtlı olanlar dışında bir yükümlülük altına sokmayacağı ve genelde halka açılmamış haberleşme hizmetlerini diğer ülkeler için sağlamaya mecbur kılmayacağı kayıtlıdır.

Bu Ek’de ayrıca, gerek ülkeler arasında, gerek başta ITU, UNDP ve IBRO olmak üzere ilgili uluslararası kuruluşlarla teknik işbirliği içinde bulunulmasının gerekliliği de vurgulanmaktadır.

Ek’de haberleşme hizmetlerine ilişkin kavramların tanımları da yapılmaktadır.

- Hava Taşımacılığı Hizmetlerine İlişkin Ek’de, bu Ek’in, düzenli veya düzensiz hava taşımacılığı hizmetleri ticareti ile yardımcı hizmetlere uygulanacağı; ancak bu Anlaşma çerçevesinde üstlenilen yükümlülük veya özel taahhütlerin, bir ülkenin, Dünya Ticaret Örgütü’nün yürürlüğe girdiği tarihte mevcut bulunan ikili veya çok taraflı anlaşmalardan kaynaklanan yükümlülüklerini kısıtlamayacağı veya etkilemeyeceği kayıtlıdır.

Ek’de GATS’ın ve anlaşmazlıkların halli prosedürlerinin hava taşıtlarının tamir ve bakımı, hava taşımacılığı hizmetlerinin satışı ve ticari hale getirilmesi ile bilgisayar rezervasyon sistemlerini (CRS) etkileyen önlemlere uygulanacağı; buna karşılık, trafik hakkına veya trafik hakkının kullanımına doğrudan bağlı hizmetlere her ne şekilde olursa olsun uygulanmayacağı belirtilmektedir.

Ek’de, hava taşımacılığı hizmetlerine ilişkin kavramların tanımlarına da yer verilmektedir.

- Temel Haberleşme ile İlgili Müzakereler Hakkında Ek’de, GATS’ın ve MFN istisnaları Eki’nin ilgili maddeleri ve paragrafları dikkate alınmaksızın, taraf bir ülkenin temel haberleşmeyle ilgili MFN istisnalarının, temel telekomünikasyon konusunda yapılacak müzakerelerin sonuçlarının yürürlüğe girdiği tarihte veya bu müzakerelerin sonuçsuz kalması halinde uygulamaya konulacağı kayıtlıdır.

Ek’de yukarıda kayıtlı hususun, ülkelerin listelerinde kayıtlı temel telekomünikasyona ilişkin özel taahhütler için geçerli olmadığı da belirtilmektedir.

Hizmet Ticareti Genel Anlaşması (GATS) nın Ekinde yer alan ve özelliği olan bazı sektörlerde ayrıntılı Karar’lar bulunmaktadır. Bu Karar’ların düzenlenmesinin ana nedeni, sektörün özelliği gereği karmaşık olan yapının, Anlaşmanın genel performansına olabilecek olumsuz etkilerinin azaltılması, özelliği olan sektörlerde kapsamlı bir düzenlemenin yapılabilmesine olanak sağlanması olarak özetlenebilir.

- GATS İçin Kurumsal Düzenlemeler Hakkında Karar’da, Hizmetler Ticareti Konseyi’nin kuracağı bütün alt organların Konsey’e yılda en az bir kere rapor vermesi; Sektörel Komitelerin kendisine Konsey tarafından verilecek bu kararda ana hatları çizilen görevleri apacakları belirtilmekte ve bir “Mali Hizmetler Ticareti Komitesi” kurulduğu kaydolunmaktadır.

- GATS’daki Bazı Anlaşmazlıkların Halli Metodları Hakkında Karar’da; anlaşmazlıkların halli çin kurulacak GATS’ın XXII ve XXIII. maddelerinde öngörülen panellerde görev almak üzere o ülkelerce önerilecek kişilerin listesinin yapılacağı ve bu kişilerin konularının uzmanı olmasına özen gösterileceği belirtilmektedir.

- Hizmet Ticareti Genel Anlaşması’nın XIV. Maddesinin (b) Paragrafıyla İlgili Kararda; çevreyi koruma önlemlerinin GATS’ın hükümleriyle çatışabileceği, ayrıca, çevre koruması için gerekli önlemlerin genel amacının insan ve hayvan sağlığı ve hayatı ile bitkilerin korunması olması nedeniyle XIV. maddenin (b) fıkrasında öngörülenin dışında hükümlere ihtiyaç olmayabileceği kaydolunduktan sonra, XIV. maddenin değiştirilmesine gerek olup olmadığına karar vermek ve sürdürülebilir kalkınma sorunu da dahil hizmetler ticareti ile çevre arasındaki ilişkiyi incelemek üzere bir çalışma grubu kurulmasının kararlaştırıldığı belirtilmektedir. Kararda bu Çalışma Grubu’nun, Dünya Ticaret rgütü’nün yürürlüğe girmesinden itibaren 3 yıl içinde çalışmaları hakkında bir rapor sunması da öngörülmektedir.

- Temel Haberleşme ile İlgili Müzakereler Hakkında Karar’da, GATS çerçevesinde temel telekomünikasyon hizmetlerinin aşamalı liberalizasyonunu sağlamak amacıyla isteyen bütün ülkelerin katılımına açık bir “Temel Haberleşme Hizmetleri Müzakere Grubu” kurulmasına karar verildiği; bu grubun ilk toplantısını bu kararın alınmasını müteakip bir ay içinde yapacağı ve alışmaları hakkında en geç 30 Nisan 1996 tarihine kadar bir rapor vereceği; bu raporda müzakere sonuçlarının yürürlüğe konulacağı tarihin de belirtileceği kaydolunmaktadır. Karar’da, bu kararın alınmasından bahsekonu çalışma grubunun çalışmalarını tamamlamasına kadar geçecek süre içinde hiçbir ülkenin temel haberleşme hizmetleriyle ilgili olarak müzakere pozisyonunu etkileyecek önlemler alamayacağı da kayıtlıdır.

Türkiye, Uruguay Round Müzakereleri sırasında kurulması öngörülen Temel Haberleşme Hizmetleri üzakere Grubu’na katılacağını açıklamış ve ülkemizin ismi ilk listede yer almıştır.

- Mali Hizmetler Hakkında Kararda, tarafların mali hizmetlere ilişkin taahhütlerinin MFN temelinde uygulanacağı kaydolunduktan sonra, ükelerin Dünya Ticaret Örgütü’nü kuran anlaşmanın yürürlüğe girmesinden itibaren 6 ay içinde, mali hizmetlere ilişkin taahhütlerini, azminatsız ve GATS’ın XXI. maddesini dikkate almaksızın değiştirme veya tamamen veya kısmen geri çekme hakkına sahip bulunduğu belirtilmektedir. Kararda taraf ülkelerin MFN istisnalarına ilişkin nihai tutumlarını GATS’ın II. Maddesinin 2’nci paragrafında kayıtlı yükümlülük istisnalarına ilişkin Ek’in hükümlerini dikkate almadan, belirlemeleri de istenmektedir. Kararda ayrıca, yukarıda bahsekonu 6 aylık süre içinde MFN istisnalarının uygulanamayacağı da ifade olunmaktadır.

- Mesleki Hizmetlerle İlgili Kararda, mesleki nitelikler, teknik normlar ve lisanslara ilişkin düzenleyici kuralların mesleki hizmetlerin yaygınlaşmasındaki etkisini dikkate alan ve bu düzenleyici uralların, özel taahhütlerin mesleki hizmetlerin sağlanmasında gereksiz engel yaratmaması için çok taraflı kurallar oluşturmayı amaçlayan Ticaret Konseyi’nin, GATS’ın VI. maddesinin 4. paragrafında öngörülen iç düzenlemelere ilişkin çalışma programının derhal yürürlüğe konulması amacıyla gerekli hususları incelemek üzere bir çalışma grubu kurulmasına karar verdiği belirtilmektedir.

Kararda, çalışma grubunun özellikle muhasebecilik alanında uluslararası kurallar oluşturulması macıyla tavsiyelerde bulunacağı ve ilgili uluslararası kuruluşlarla işbirliğini teşvik edeceği kayıtlıdır.

Mesleki Hizmetler Çalışma Grubu, muhasebecilik alanındaki genel disiplinleri oluşturmuş ve görevini tamamlamıştır. GATS’ın VI ncı maddesi, 4. Paragrafı uyarınca Hizmetler Ticareti ünyesinde faaliyet gösterecek, ulusal düzenlemelere ilişkin bir çalışma grubu olan Yurtiçi Düzenlemelerle İlgili Çalışma Grubu kurulması Nisan 1999 da kararlaştırılmıştır.

- Kişilerin Dolaşımına İlişkin Kararda, hizmet sunmak üzere kişilerin dolaşımının ileri düzeyde serbestleştirilmesine yönelik müzakerelerin U.R.’un sonuçlanmasından sonra da devam edeceği; bu müzakereleri yapmak üzere bir çalışma grubu kurulduğu; söz onusu alışma grubunun ilk toplantısını bu kararın yürürlük tarihinden itibaren bir ay içinde yapacağı ve Dünya Ticaret Örgütü’nü kuran anlaşmanın yürürlüğe girmesini takip eden 6 ay içinde müzakerelerini tamamlayarak, raporunu sunacağı belirtilmektedir.

Kararda, bahsekonu görüşmeler sonucunda ortaya çıkacak taahhütlerin, ülkelerin taahhüt listelerine işleneceği de kayıtllıdır.

- Deniz Taşımacılığı Hizmetleri ile İlgili Müzakereler Hakkında Karar’da, deniz taşımacılığı hizmetleri ile ilgili taahhütlerin MFN temelinde yürürlüğe gireceği kaydedildikten sonra, uluslararası deniz taşımacılığı, yardımcı hizmetler ve limanlara giriş ve yararlanma konularında taahhütler üstlenilmesi ve kısıtlamaların belirlenecek süre içinde kaldırılması amacıyla müzakereler başlatılacağı belirtilmektedir.

Kararda, yukarıdaki amaçları gerçekleştirmek üzere, isteyen ülkelere açık bir Deniz Taşımacılığı izmetleri Müzakere Grubu kurulması, söz konusu müzakere grubunun ilk toplantısını bu kararın yürürlüğe girmesini müteakip bir ay içinde yapması ve nihai raporunu en geç 1996  Haziran ayında sunması da yer almaktadır.

Kararda ayrıca, sözkonusu müzakereler sonuçlanıncaya kadar MFN ilkesine ilişkin GATS’ın II. addesinin 1. paragrafı ve MFN istisnalarına ilişkin Ek’in 2. paragrafının bu sektöre uygulanmayacağı ve dolayısıyla ülkelerin MFN istisnaları listelerinde bu konuya yer vermelerinin gereksiz olduğu da kaydolunmaktadır.

Uruguay Round Müzakereleri sırasında Türkiye, kurulması öngörülen Deniz Taşımacılığı Hizmetleri Müzakere Grubu’na katılacağını açıklamış ve ülkemizin ismi ilk listede yer almıştır.

C. Taahhüt Listeleri - Derogasyon Listeleri:

GATS’a taraf ülkelerin Uruguay Round çerçevesinde yaptıkları ikili ve çok taraflı müzakereler  sonunda sunmuş bulundukları hizmetler ticareti taahhüt listeleri ile derogasyon listeleri Anlaşmanın ayrılmaz parçasını oluşturmaktadır. Üye ülkeler, taahhüt listeleri ile hizmet sektörlerinde yabancı hizmet üreticilerine uyguladıkları kısıtlamaları ve hizmet sektörlerindeki son durumlarını belirtmektedirler. Ayrıca üye ülkeler derogasyon listelerini hazırlayarak hizmet ticareti alanında belirli ülkelere verdikleri ayrıcalıkları Anlaşma’nın yürürlüğe girdiği tarihten (1995) itibaren maksimum on yıl boyunca diğer DTÖ üyesi ülkelere yaygınlaştırmaktan kurtulmaktadırlar.

a- Taahhüt listeleri,

Taahhüt Listeleri, Hizmet Ticareti Genel Anlaşması’nın (GATS) Pazara Giriş ve Milli Muamele başlıkları altında yapılan düzenlemeler esas alınarak düzenlenmektedir. Ülkemizin taahhüt ve derogasyon listelerinin incelenmesinden de görüleceği üzere; listeler asıl olarak iki kolon (Pazara Giriş ve Milli Muamele) halinde, ek taahhütlerde bulunulmasının gerektiği hallerde üçüncü kolon (Ek Taahhütler) da açılarak yapılmakta, her bir kolonda da dört hizmet sunuş biçimi (mode) esas alınarak ilgili hizmet sektörüne ilişkin açıklamalar yer almaktadır. 1. Mode - Sınır Ötesi Ticaret, (Cross border trade), 2. Mode - Yurtdışında Tüketim (Consumption abroad), 3. Mode - Ticari Varlık (Commercial Presence), 4. Mode - Gerçek Kişilerin Hareketliliği (Movement of natural persons) biçimlerini ifade etmektedir.

4’lü mode gereğince listelenmesi gereken önlemler (ilgili her türlü mevzuat gereği izlenmesi gereken aşamalar, izin mekanizmaları ve uygulanan idari yöntemler) Taahhüt Listesinde yer alan sektör ve alt sektörlerin ilgili Mode’larında tekrar tekrar yazılması gereken türden ise bu tür tedbirler Taahhüt Listesinin başında genel kısıtlamalar (Horizontal Measures) olarak verilmektedir. Örneğin, Türkiye’de yabancıların şirket kurmaları için asgari 50.000 $ sermaye getirmelerine ilişkin düzenleme "genel" ve "her sektöre uygulanabilir" bir önlem olduğundan “Horizontal Measures” bölümünde 3. Mode’un (ticari varlık) karşısında yazılmıştır. Böylece, ilgili sektöre ilişkin 3. Mode’da tekrar yazılmadan, bunun dışında ne gibi ekstra düzenleme var ise onun yazılması yeterli olabilmiştir. Örneğin, yabancıların Türkiye’de hastahane yatırımı yapabilmelerine ilişkin olarak, ilgili bölümde “Sağlık Bakanlığından izin alınması gerekmektedir” denilmektedir. Burada yazılmamış olmasına rağmen, yabancı yatırımcının şirket kurması ve/veya kurulu bir şirkete ortak olması için asgari 50.000 $ sermaye getirmesine ilişkin "genel" düzenleme geçerliliğini korumaktadır.

Başka bir prensip, Pazara Giriş kolonu; yabancı gerçek veya tüzel kişinin, listeyi düzenleyen ülkenin iç pazarına girip giremeyeceğine, girecekse hangi koşullarda girebileceğine ilişkin düzenlemeleri içermektedir. Milli Muamele kolonu; pazara girişine izin verilen yabancı gerçek veya tüzel kişinin, söz konusu pazarda yerli hizmet sunucusunun haklarından yararlanıp yararlanamadığını gösterir. Eğer pazara girişine izin verdiğiniz yabancıya farklı muamele yapılmasını gerektiren bir mevzuat hükmü var ise bu kolonda listelenmelidir. Örneğin, yabancı hukukçular Türkiye’de % 100 yabancı sermayeli şirket kurabilirler, (yani genel şartların dışında pazara girişlerine bir engel
bulunmamaktadır), ancak bu şirket ortağı veya istihdam ettiği yabancı hukukçu, müvekkilini Türk mahkemelerinde temsil edemez, savunmasını yapamaz. (bu husus bir milli muamele kısıtlamasıdır ve ülkemizin taahhüt listesinde de bu şekilde yer almıştır)

Bu prensibin doğal sonucu olarak, yabancının pazara girişine tam kısıtlama konulmuş ise milli muamele kolonunda da her hangi bir mevzuat dercetmeye gerek bulunmamakta olup, tam kısıtlama hali aynen bu kolona da yansıtılmış sayılmaktadır. Bir hizmet sektörü için “kısıtlama yok” denilmiş ise, o pazarda söz konusu hizmetin yerli ve yabancı ayrımı olmaksızın eşit bir şekilde sunulabilmesi halinde Milli Muamele kolonunda, ilgili Mode’un karşısında da “kısıtlama yok” ifadesinin yer alması gerekmektedir.

Üçüncü kolon “ek taahhütler” olarak açılabilmektedir. Bu kolon da daha ziyade pazara giriş ve milli muamele kolonlarında yansıtılan hususların berraklaştırılması hedeflenmektedir. Bu kolonun listeleme sırasında kullanılması isteğe bağlı bulunmaktadır.

Hizmetler için Arz Şekilleri

Mal ticareti için yapılmış bulunan GATT Anlaşması, tek arz biçimi olarak sınır aşırı geçen ürünleri tanımıştır. GATS’da ise farklı hizmet türlerinin sunumunun çeşitli biçimleri olabileceği gerçeğini de dikkate alan yeni bir anlayış geliştirilmiştir.

Mode 1 / Sınır ötesi ticaret’de ülkeler listelerini düzenlerken, hizmet sunucusunun kendi ülkesine gelmeden hizmeti göndermesi halinde, bu tür bir hizmet sağlama yönteminin o ülkedeki mevzuat uyarınca kısıtlamaya tabi olup olmadığı bildirmektedir. Bu mode ile ifade edilen hizmet arzı, telekomünikasyon ve disket gibi yöntemlerle sunulabilecek hizmetler olabilir. Bir örnek ile açıklamak gerekirse, müteahhitlik hizmetlerinin listelenmesi sırasında Pazara Giriş kolonunun, 1. mode’unda “kısıtlama yok” deniyorsa, bu sektörde plan, proje gibi birtakım hizmetlerin disket yolu ile sağlanmasında, o ülke açısından herhangi bir kısıtlama olmadığı ifade edilmektedir. 

Mode 2 / Yurtdışında tüketim, bu mode ile listeyi düzenleyen ülke vatandaşının, listede ifade edilen hizmeti bizzat yurt dışına giderek sağlayabilip, sağlayamayacağı ifade edilmektedir. Bir ülke vatandaşının yurt dışına çıkışını genel anlamda kısıtlıyorsa, bu kısıtlama hizmete özel bir kısıtlama olmasa dahi “Kısıtlama” olarak addedilmektedir. Örneğin, Türk vatandaşının turizm hizmetini yurt dışında almasına yönelik bir kısıtlama mevzuatımızda yer almamasına rağmen, geçmiş yıllarda yurt dışına çıkışlarda ödenmek zorunda olan 100 $. lık Toplu Konut Fonu ödemesi, ülkemizin ilk taahhüt listesinde yer almıştır. Ancak, müzakere süreçlerinde bu uygulama kendileri ile müzakere masasına oturulan diğer ülkeler tarafından yurt dışına çıkışı caydırıcı bir uygulama olarak eleştirilmiş, kendi hizmetlerini pazarlamaya engel bir tedbir olarak nitelendirilmiş ve kaldırılması talep edilmiştir.

Mali hizmetler sektöründe, bu arz biçimi daha geniş biçimde tanımlanmış, bir ülke vatandaşının başka bir ülkede bir mali hizmet tükettiği tüm durumları kapsamaktadır. Böylece, hizmeti dışarıda sunma veya tüketme gibi bir zorunluluk kalmamaktadır.

Mode 3 / Ticari Varlık , bu mode ile ilgili açıklamalarda, taahhüt üstlenilen herhangi bir sektörde ticari bir varlık oluşturmak suretiyle pazara girilmesine ilişkin kısıtlamalar yer  almaktadır. Genel kısıtlamaların dışında sektöre özel kısıtlamalar bu mode karşısında yer almaktadır. Sözkonusu varlık; şirket, şube, temsil ofisi, ortaklık (joint venture) biçiminde bir mesleki ya da işle ilgili varlık olabilmektedir.

Mode 4 / Gerçek kişilerin hareketliliği bu bölümde, 3. mode’da izin verilmiş olan yabancı sermayeli firmanın çalıştıracağı yabancı personele ilişkin olarak listeyi düzenleyen ülkenin mevzuatı yer almaktadır. Çalışacak personele ilişkin olarak da, tüm sektör ve alt sektörler için her ülkenin genel mevzuatı bulunduğundan, bu durum 4. mode’un “Horizontal” kısmında yer almakta, ilave kısıtlamalar veya izin gerekliliği var ise, bu hususlar ilgili sektörlere ilişkin bölümlerde verilmektedir. Ülkemizin taahhüt listesinde , pek çok ülkede yapıldığı gibi, hangi kategorideki personelin Türkiye’ye girebileceği ve geçici olarak kalabileceği sayılarak belirtilmiştir. Bunlar, idari ve teknik personel, yöneticiler ve uzman kişiler olarak sayılmıştır. Bunun dışındaki yabancı gerçek kişilerin ve vasıfsız işçilerin, işletmelerde çalıştırılmaları olanaksızdır. Ülkeye girişine ve çalışmasına izin verilen nitelikli personele ilişkin mevzuat da bu bölümde verilmektedir. Bir firmaya bağlı olmaksızın,  bireysel olarak çalışacak personel (avukat, mali müşavir gibi) ile direkt satış yapmamak kaydıyla, iş bağlantısı, tanıtım ve pazar araştırması amacıyla giriş yapacak gerçek kişilere yönelik uygulama ve mevzuatın durumu da bu mode ile ifade edilmektedir. Türkiye bu mode ile ilgili olarak Milli Muamele kolonunda, Türk vatandaşlarına hasredilmiş meslekleri saymış ve bu mesleklerin yabancılar tarafından yapılmasına izin vermeyeceğini ifade etmiştir. Bu mesleklerin bazıları, eczacılık, hemşirelik, rehberlik, noterlik olarak sayılabilir.

b- Derogasyon Listeleri,

Hizmet Ticareti Genel Anlaşması’nın ayrılmaz parçasını oluşturan Ek’lerden biri de “Madde II’nin Muafiyetleri Hakkında” düzenlenmiştir. GATS ın II. maddesi “En Çok Kayrılan Ülke Prensibi” ni (MFN) düzenlemektedir. Bu maddeye göre, her üye bu Anlaşma’da kapsanan bir önlemle ilgili olarak, herhangi bir diğer üyenin hizmetlerine ve hizmet sunucularına, diğer bir ülkenin benzer hizmet ve hizmet sunucularına uygulanandan daha az kayırıcı olmayan bir muameleyi derhal ve şartsız olarak uygulayacaktır. Bu maddenin ruhuna aykırılık teşkil eden önlemler ise yukarıda ifade edilen Ek’in şartlarını karşılamak ve bir liste halinde belirtilmek kaydıyla korunabilir. Bu listenin adı Derogasyon Listesi’dir.

Madde II nin Muafiyetleri Hakkında Ek’de ise (MFN) uygulamasından muaf tutulmanın şartlarından en önemlisi; Derogasyon Listesine alınacak olan bir önlemin, en geç, Anlaşmanın yürürlüğe girdiği tarihte listelenmiş olmasıdır. DT֒nü oluşturan Anlaşma’nın yürürlüğe girdiği tarihten sonra uygulamaya konulacak yeni muafiyetler için anılan Ek esas alınarak derogasyon almak mümkün bulunmamaktadır. Hizmet Ticareti Konseyi, 5 yıldan fazla süre için kabul edilen bütün muafiyetleri gözden geçirecektir. İlk gözden geçirme, DT֒nü oluşturan Anlaşma’nın yürürlüğe girmesinden
(1995) sonraki 5 yılı geçirmeden yerine getirilecektir. İlke olarak, bu gibi muafiyetler 10 yıllık süreyi geçemezler. Herhalükarda bunlar, birbirini izleyen ticareti serbestleştirme roundlarındaki müzakerelere tabi olacaktır.

GATS’ın Ekonomik Bütünleşme ile ilgili V. maddesi çerçevesinde, ülkelerin, bölgesel bütünleşme amacıyla kuracakları organizasyonlar gereğince birbirlerine sağlayacakları ayrımcı muameleler derogasyon işleminden muaf tutulmaktadır.

Ülkelerin derogasyon listelerinin yoğunluğu, o ülkedeki hizmet ticaretinin o ölçüde tercihli bir sisteme sahip olduğunu, tam rekabete açık olmadığını göstermektedir. Bu nedenle derogasyon listelerini geniş tutmuş ülkeler uluslararası hizmet ticareti yönünden kredibilitesi düşük ülkeler olarak kabul edilmektedirler. İdeal nokta ise, derogasyon listesinin hiç bulunmamasıdır.

MFN’in uygulanmasında GATS’ın öngördüğü istisna olasılığı, Üyelerin ikili ilişkilerinin
geliştirebilmeleri için esneklik sağlarken yabancılar arasındaki ayrımcı olmayan uygulamayı da korumaktadır.

GATS yürürlükte olduğundan beri, Üyeler için MFN istisnası alabilmek güçleşmiştir, çünkü Üyelerin dörtte üçü ya da daha fazlasının onayı gerekmekte ve buna uygun olmayan uygulamalarda yıllık bir gözden geçirme söz konusu olmaktadır. Gelecekte DT֒ye girecek olan Üyeler, Uruguay Round’un katılımcıları gibi MFN istisnası yapma şansına sahip olacaklardır. Uruguay Roundu’daki koşullar geçerli olacak ve ülkeler taahhüt listelerini oluştururken müzakerelerin bir parçası olarak MFN istisnalarını da tartışabileceklerdir.

Ancak, bir MFN istisnası, Üyenin taahhüt listesindeki belirlenen şartlardan daha düşük şartlarda başka ülkelere uygulamasını haklı gösteremez. MFN istisnası ile sadece taahhüt listesindekilerden daha kayırıcı bir uygulama ancak istisnada belirtilen ülkelere uygulanabilmektedir. 

DTÖ tarafından yapılan yorumda MFN ilkesinin sadece hukuki ayrımcılığı (düzenlemelerden kaynaklanan ayrımcılık) değil, fiili ayrımcılığı (resmi olarak ayrımcı olmayan düzenleme ve tedbirlerin uygulanmasından kaynaklanan ayrımcılık) da yasakladığı belirtilmiştir.

Derogaoyon listelerinde; ilgili sektör, muafiyet istenilen hüküm, bu hükmün uygulanmakta olduğu ülke veya ülkeler, neden bu tür muafiyete ihtiyaç duyulduğu ve muafiyetin süresi yer almalıdır.

I