mai ve küreselleşme karşıtı çalışma grubu

Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ)

Hizmet Ticareti Genel Anlaşması (GATS)

GATS'ın   UYGULAMA  ALANI

T.C. Hazine Müsteşarlığı http://www.teasury.gov.tr   web sitesinden alınmıştır.

 

GATS prensipleri tüm hizmetlere uygulanmakla beraber, ülkelerin önerdiği açıklık seviyesi otomatik olarak belirlenmeyip müzakerelere tabi tutulmuştur. Bazı GATS kuralları -MFN ve şeffaflık ilkeleri- tüm hizmet sektörlerine uygulanırken, piyasaya giriş ve milli muameleyi ilgilendiren hükümler ancak ülkeler belirli bir sektörde taahhütte bulunmuşlarsa uygulanabilmektedir. Üyelerin sektörel kapsam seviyesi çok farklıdır ve hiçbir üye tüm hizmet sektörlerinde taahhütte bulunmamıştır.

GATS prensipleri, üye devlet hükümetlerinin hangi düzeyde olursa olsun aldıkları hizmetler ticaretini etkileyen önlemlere uygulanabilir. “Önlem” geniş bir terim olup, “bir üye tarafından kanun, nizamname, kural, usul, karar, idari işlem veya başka bir biçimde alınan önlem”i kapsamaktadır.

Önlemler, "merkezi, bölgesel veya yerel hükümetler ve otoriteler" ve "merkezi, bölgesel veya yerel hükümet otoritesi tarafından devredilen yetkileri kullanan hükümet dışı kurumlar”ın aldığı önlemleri içerir.

GATS ile henüz kapsanmayanlar nelerdir?

GATS’ın faaliyet sahası çok geniş olmasına ve hizmetler ticaretini etkileyen tüm önlemleri etkilemesine karşın, hizmet sunucuları için önemli olan bazı konular GATS prensipleri dışında kalmaktadır. Ancak bir Üye’nin bu konularda alacağı önlemler GATS’dan kaynaklanan yükümlülüklerini engellememelidir:

    • göç kuralları;
    • Hükümet Otoritesi tarafından sunulan, ticari olmayan hizmetler;
    • Para politikaları ve vergi ile ilgili önlemler (vergilendirmenin MFN prensibi temelinde uygulanmasını içeren prensipler mevcuttur);
    • gümrük sistemi (bir hizmetin sunumu için gerekli malzemenin ithal edilmesi);
    • sermayenin hareketliliğini ilgilendiren, yatırımcının korunmasının çeşitli yönleri
    • döviz kuru yönetimi;
    • Özelleştirme (devletin sahip olduğu ticari birimler ve tekeller için bazı prensipler bulunmaktadır).

Diğer meseleler GATS’ın gelecek iş programına konmuş bulunmaktadır:

    • Korunma önlemleri
    • Kamu alımları için kurallar
    • Sübvansiyonlar üzerine prensipler
    • Ulusal düzenlemelerle ile ilgili düzenlemeler

Ancak, Aralık 1996’da Singapur’da yapılan DTÖ Bakanlar Konferansında yeni tartışma başlıkları tesbit edilmiştir. Bunlar;

    • Ticaret ve çevre,
    • Ticaret ve yatırım,
    • Ticaret ve rekabet politikası
    • Ticarete ilişkin çalışma standartları.

İstişare ve Anlaşmazlıkların Çözümü

Bir firma; bir üye ülkenin GATS uyarınca üstlendiği yükümlülüklerine aykırı ayrımcı veya adil olmayan bir muameleye maruz kaldığında hakkını nasıl arayabilir?

GATS, üye hükümetler arasında kontrata dayalı yükümlülükler getiren bir anlaşmadır. Eğer Türkiye’de kurulu bir firma, yabancı bir düzenleme, idari karar veya başka bir engelin GATS metnini veya liberalizasyon hedefini zedelediğini düşünürse, bu durumu hükümetine (Hazine Müsteşarlığı’na) bildirecektir. Özel sektörde faaliyet gösteren firmaların, DTÖ anlaşmazlıkların halli sistemine doğrudan başvuru yapmaları mümkün bulunmamaktadır.

GATS’daki uyuşmazlıklar hükümetler arasında olmakta ve bir Üye diğer bir Üyenin DTÖ ve GATS altındaki esasa veya şekle ilişkin yükümlülüklerine uymadığını düşünürse ortaya çıkmaktadır. “DTÖ Anlaşmazlıkların Hallini Kontrol Eden Kural ve Prosedürlere İlişkin Açıklama (DSU)” GATS ile ilgili tüm uyuşmazlıklara uygulanacaktır. DSU, anlaşmazlıkların halli sürecinde, prosedür ve zamanlama ile ilgili kati kurallar içermektedir.

Söz konusu sürecin temel amacı, anlaşmazlığın iki tarafını da tatmin edecek bir çözüme ulaşmak için istişarelerde bulunmaktır. DT֒deki haklar ve yükümlülükler, üyeler arasında müzakere edildiği üzere pazara girişi tanımlamaktadır. Bir taahhüte uyulmaması bu dengeyi bozmaktadır. Bunun için ilk amaç müzakere edilmiş dengeyi yeniden kuran bir çözüm bulmaktır.

Eğer hiçbir çözümde anlaşılamaz ise, şikayetçi olan üye üç kalifiye hükümet ve hükümet dışı temsilciden oluşan bir panel düzenlenmesini talep edebilir. Sekreterya, Üyeler tarafından önerilen bir panelist listesi hazırlamaktadır. Bir anlaşmazlık için seçilmiş panelistler, “spesifik hizmet sektörleri ile ilgili gerekli uzmanlığa” sahip olmalıdırlar.

Panelde, konu GATS’dan kaynaklanan haklar ve yükümlülükler ışığında irdelenir. Aşağıda belirtilen iki çeşit durum gözlemlenmiştir:

  • bir üyenin yükümlülüklerini veya spesifik taahhütlerini yerine getirmemesi,
  • bir önlemin GATS hükümleri ile çelişmemesine rağmen, bir üye’nin belirli bir taahhüt altında gerçekleşmesini umduğu bir faydanın boşa çıktığını veya zedelendiğini düşünmesi.

Panel normal şartlar altında 6 ay içinde bir rapor hazırlamakta ve bu raporda taraflara önerilerde bulunabilmektedir. Bu amaçla, panel uyuşmazlığın tarafları ile yakın bir işbirliği içinde çalışmalı ve uzmanlardan bilgi ve tavsiye isteyebilmelidir. Tarafsızlığı ve objektifliği sağlayabilmek için, panel müzakereleri gizli tutulmaktadır.

Panel raporlarının bağlayıcı olabilmesi için Anlaşmazlıkların Halline İlişkin Organ (DSB) tarafından benimsenmesi gerekmektedir. DSB’nin öneri ve kuralları meselenin tatmin edici bir çözüme ulaşmasını amaçlamalıdır. Üyelere, GATS yükümlülükleriyle uyumsuz olan önlem ve düzenlemelerini değiştirmeleri önerilmektedir. Eğer bir üye, bunu makul bir sürede yapamazsa, anlaşmazlığın halli sürecini başlatan taraf, telafi yoluyla tatmin edici bir ayarlamaya ulaşılması (örneğin başka bir alanda yeni bir taahhütün önerilmesi) görüşüyle müzakere talep edebilmektedir. Eğer tatmin edici bir telafi belli bir sürede kabul edilemiyorsa, şikayetçi taraf DSB’de kusurlu tarafa önceden verilmiş olan ödünlerin askıya alınmasını isteyebilmektedir.

DSB’nin verdiği bu askıya alma yetkisi, yolaçılan zarar seviyesine eşit olmalıdır. DSB’nin rolü, tavizlerin keyfi alınmadığını ve tek taraflı bir hareket yapılmadığını garanti etmek için kontroller yapmaktır. Askıya almanın amacı, üyeler arasındaki kar dengesini ayarlamaktır, ticari bir ambargo olarak değerlendirilmemelidir.

Bir üye, öncelikle anlaşmazlığın olduğu sektörde verdiği tavizleri askıya almalıdır.Bunun mümkün olmadığı durumlarda herhangi başka bir alanda tavizleri askıya almayı tercih edebilmektedir. Buna çapraz misilleme (cross retaliation) denilmektedir. Mümkün olduğu ölçüde, misilleme yerleşik hizmet sunucularının kazanılmış haklarını zedelememelidir.

Anlaşmazlıkların etkili çözümünü sağlamak için, DSB, öneri ve kurallarına tam bir uyum sağlamaya çalışmaktadır. Telafi ve ödünlerin askıya alınması yalnızca, başka çare yoksa uygulanabilecek tedbirlerdir.

Üyeler, Panel kararına karşı, kararı nihai olan daha üst bir makama (Appelate Body) başvurabilmektedirler. Bu özellik GATT 1947’de bulunmayan yeni bir DTÖ özelliğidir.

DTÖ Anlaşmazlıkların Halli Sisteminin İşleyişi

DTÖ Anlaşmazlıkların Halli Sisteminin güçlendirilmesi, Uruguay Round sırasında gelişmiş ülkelerin, özellikle AB’nin temel önceliklerinden biriydi. Bu nedenle, Uruguay Round’da ilgili hükümlerin yer almasıyla ve özellikle DSU’nun kurulması ile böyle bir sisteme geçilmesi, Uruguay Round sonrasında büyük bir başarı olarak değerlendirilmiştir.

Ama sistem pratikte işlemiş midir? Daha etkili bir anlaşmazlıkların çözümü mekanizmasının daha fazla yasal güvenlik sağlayacağına, ticari sorunları engelleyeceğine ve üyeleri anlaşmazlıklarını tek taraflı çözümlere başvurmadan çözmeye yönelteceğine dair beklentiler karşılanabilmiş midir?

Şimdiye kadar sistemin işleyişinin başarılı olduğu söylenebilmektedir. Bunun en iyi göstergesi, DTÖ Üyelerinin sistemi yoğun olarak kullanmalarıdır. Anlaşmazlıkların halli konusunda danışma sayısı eski sistemde yılda ortalalama 6 iken ve yılda 3 panel bile düzenlenemezken, yeni anlaşmazlıkların çözümü prosedüründe 120’den fazla uyuşmazlık gündeme getirilmiştir.

Halihazırda 20’den fazla panel oluşturulmuş ve yayımlanmış raporlar üst başvuru merciine sunulmuş ve birçok olayda bu organdan kararlar çıkmıştır.

Sadece 20 olayın panel konusu olmasının nedeni, konuların büyük bir kısmının süreç işletilmeye başladıktan sonra dostça çözüme ulaşmasıdır. Bir paneli kaybetme riski, ülkeleri problemleri çözme yönünde çaba sarfetmeye teşvik etmiştir.

Ülkelerin bu sistemin ticari problemleri çözeceğine ve sistemin iyi işlemesinin yararlarına olacağına inandıklarının başka bir göstergesi de, şimdiye dek uyuşmazlıkların çözümü aşamasında kaybeden tarafların Üst Başvuru Merciinin kararlarına uyma niyetlerini belirtmeleridir. Anlaşmazlıkların çözülmesi sürecine dahil olan şikayetçi ve savunmacı tarafların genellikle ana ticari ortaklar olduğu dikkate alınırsa, bu konu daha da önem kazanmaktadır.

Yeni sistemin en olumlu taraflarından biri, panel yolu ile yasal yorumlar konusunda başvuru yapılabilen bir üst merciin varlığıdır. Kararların niteliği kabul edilebilir bulunmaktadır. Ancak, sadece GATS’la ilgili spesifik bir konunun üst merciye anlaşmazlıkların halli süreci ile ulaşmamış olması GATS hukukunun yasal etkilerini değerlendirebilmek için biraz erken olduğu anlamına gelmektedir.