mai, sermayenin anayasasıdır!


“Millenium Round” ve 30 Kasım Eylemleri

Armağan ÖZTUKSAVUL    21-Ekim-1999

 

Türkiye’nin de aralarında olduğu, 134 üyesi bulunan WTO’nun (Dünya Ticaret Örgütü) 3. Bakanlar toplantısı 30 Kasım – 3 Aralık 1999 tarihleri arasında ABD’nin Seattle kentinde yapılacaktır. Bu toplantıya “Millenium Round” (Bin yıllık Dönem) adını vermişlerdir. Bu toplantı her biri birer dünya yasası haline getirilmek istenen bir çok gündemden oluşmaktadır. Bunlardan bir tanesi OECD’de görüşülmesi durdurulmuş olan MAI’nin (Çok taraflı Yatırım Anlaşması) danışma kurulu üyeleri tarafından bilindiğini sanıyorum. O yüzden yatırımların korunması bahanesiyle emeğe, çevreye, insan haklarına özetle yaşama nasıl bir saldırı içerdiğinden söz etmeğe gerek yok.

Ancak Millenium Round’un halklara saldırı açısından diğer gündemlerinin de MAI’den aşağı kalır yanı yok. Tarımın liberalizasyonu başlıklı madde, tarımda her türlü desteğin kaldırılmasını ve tarım ve gıda ürünlerinde gümrük vergilerinin sıfırlanmasını öngörmektedir. Bu madde yasalaştığında insan sağlığına zarar vererek verimlilik elde eden ve büyük finansal güçlere sahip ulusötesi şirketler, kendileriyle rekabet edemeyen geri ülkelerin tarımını ya çökertecek ya da ele geçirecektir. Bu gün ülkemizde tarım “reform”u ile daha şimdiden tam da bunlar yapılmak istenmektedir. ABD kökenli şirketlerin ellerini ovuşturarak bugün düzenledikleri GAP gezisinin önemli bir anlamı budur.

Diğer önemli bir gündem maddesi, hizmetlerin liberalizasyonu başlığı altında toplanmıştır. Eğitim, sağlık, ulaşım, iletişim, enerji dağıtımı gibi hizmetler, ulusötesi şirketlere sunularak sosyal devletin son kırıntıları da yok edilmek istenmektedir. Türkiye, birkaç ülkeyle beraber ulaşımın da hizmetlerin liberalizasyonu içine alınmasını istemiştir.

Devlet alımları başlığında tüm kamu kurumu alımlarının WTO’da bir komisyona bildirilmesi ulusötesi şirketlerin bu komisyon üzerinden alımlarda söz sahibi olması istenmektedir. Bu WTO başkanının söylediği “dünya hükümeti” kavramına bir adım olacaktır. Bir başka madde olan “Serbest ağaç kesimi anlaşması” ile orman katliamının önü açılmak istenmektedir.

TC, pek çok ülkede olduğu gibi tahkim, sosyal güvenlik, tarım “reform”u, orman “reform”u gibi uyum yasalarıyla Millenium Round’a hazırlanmaktadır.

Ama hazırlık yapanlar, sadece tekeller değil. Tüm dünyada emek, çevre, yurttaş, tüketici, insan hakları, meslek, çiftçi, öğrenci, kadın, işsiz örgütleri ve yurtseverlerden, milliyetçilere, sosyalistlerden, anarşistlere kadar siyasi gruplar bu işin kolay gerçekleşmeyeceğini açıklıyor ve eylemlere hazırlanıyorlar. 30 Kasım eylemlerin doruk noktası olacak ve eylemler sadece toplantının yapıldığı, Seattle’da değil dünyanın pek çok bölgesinde gerçekleşecek. Eylem biçimleri de son derece değişkenlik içeriyor. Radikal eylemler kadar, sokak tiyatrosu veya karnaval gibi eylemler de gündemde.

Bu eylemlerin bir anlamda provası sayılacak 18 Haziran 1999 eylemlerinin başarısı, eylemcilere moral veriyor. Basında fazlaca yer almamasına rağmen, 18 Haziranda küreselleşmeye karşı kırk civarında ülkede eş zamanlı eylemler gerçekleşmişti. O günün eylemleri arasında örneğin: Bengladeş ve Pakistan' da işçi yürüyüşleri; Uruguay' da eylemcilerin sahte ticaret fuarı; Londra' nın finansal merkezinde binlerce kişilik bir karnaval (ve sonucunda borsanın iki gün kapalı kalması); İspanya, İtalya, ABD ve Kanada' da işgaller ve sokak partileri; Nijerya' da petrol endüstrisi ve emperyalizmi protesto eden onbin kişi; Melburn, Avustralya' da ünlü bir politikacının yüzüne kremalı pasta atılması, çokuluslu bir kereste şirketinin ölü hayvanlarla çevrelenmesi ve G8 zirvesinin yapıldığı Almanya’nın Köln kentinde protesto mitingi sayılabilir.

Eylemlerin ilginç bir tanesi de “kıtalararası karavan” eylemiydi. Çoğunluğu Hindistan ve Pakistan’lı köylülerden oluşan eylemciler, yirmi gün kadar Avrupa’nın girebildikleri ülkelerinde pek çok şehirde ve Cargill gibi ulusötesi şirketlerin önünde gösteri yaptılar ve eylemlerini 18 Haziran’da bitirdiler. Bu gün, bu eylemin bir benzeri ABD’de, yapılmak üzere hazırlanmaktadır. Çeşitli ülkelerden gelecek eylemciler, ABD’yi Doğudan Batıya karavanlarla geçerek, Millenium Round’u ve küreselleşmeyi anlatacaklar ve sonucunda 30 Kasım’da Seattle’daki protesto eylemlerine katılacaklar.

Tüm dünyada olduğu gibi “Millenium Round” dan etkilenecek olan ülkemizin duyarlı kesimleri olarak 30 Kasım ve öncesinde yapılabilecek eylemlerle ilgili Odamızı ve TMMOB’yi harekete geçirmek görevi bizlere düşüyor

 


sayfanın başına dön