mai ve küreselleşme karşıtı çalışma grubu


Ülkeler Nasıl Pazarlanıyor?

www.sendikanet.org   Çeviren A.S.- 4 Kasım 2001

 

The Guardian gazetesi 29 Nisan 2001 tarihinde Joseph Stiglitz ile bir söyleşi yaptı. Stiglitz Dünya Bankası'nın eski baş ekonomisti ve Başkan Yardımcısı. Muhalif görüşleri nedeniyle iki yıl önce görevinden istifa ettirilen Stiglitz Dünya Bankası ve IMF'nin ülkeleri dört adımda nasıl iflasa sürüklediklerini anlatıyor. Stiglitz, sermayesinin yüzde 51'i Amerika Birleşik Devletlerine ait olan Dünya Bankası ile IMF'nin üzerinde çok gizli (confidential) yazılı dökümanlarında yazılanları deşifre ediyor.

"Her ülkeye bir ülke destek stratejisi hazırlanır" diyor Stiglitz. Destek stratejisi detaylı
soruşturmaların ardından hazırlanıyor gözükse de Stiglitz'e göre yapılan iş beş yıldızlı otel
odalarında ya da yalvaran maliye bakanlarının makamlarındaki toplantılardan ibarettir. Ekonomik analiz raporlarının ardından değişmeyen dört aşamalı bir plan yoksul ülkeye dayatılır

Adım 1: Özelleştirme başlatılır. Stiglitz yapılanları "sülük uygulama" olarak nitelendiriyor. Kamu işletmeleri gerçek değerlerinin altında satılır. Siyasetçiler rant sağlar. Siyasi çetelerinde
katkılarıyla Rusya'da olduğu gibi – özelleştirmeler sayesinde - ulusal üretim yarı yarıya düşer. Amerikan Hazinesinin yorumu ise açıktır: "Yeltsin bizim istediğimiz gibi yeniden seçildi. Yolsuzlukları dikkate almayın."

Adım 2: Sermaye piyasaları serbestleştirilir. Teoriye göre sermaye bu ülkelere serbest dolaşım imkanı bulacaktır. Ancak Stiglitz Endonezya ve Brezilya örneklerine işaret ederek paranın üreten sektörlere değil gayrimenkul ve borsa spekülasyonlarına yöneldiğin anlatıyor. Stiglitz'e göre yoksul ülkeler kaçınılmaz olarak sıcak para döngüsüne kapılıyor. En ufak bir dengesizlikte sıcak para dışarıya çıkıyor. Söz konusu ülkenin Merkez Bankası birkaç içinde eriyor. Bundan sonra yaşanan ise faiz artırımı. "Sonuç öngörülebiliyor" diyor Stiglitz, yüksek faiz oranları üretimi düşürüyor, halkı yoksullaştırıyor ve hazine boşalıyor.

Adım 3: Nefesi tıkanan ülkeye IMF yeni bir politika öneriyor. Politikanın adı "Pazar Koşullarında Gerçekçi Fiyat Uygulaması". Stiglitz'in sözleriyle bu "Ekmek, sebze, tüp gaz vb. fiyatlarını artırmanın başka bir ifadesi Temel ihtilaç maddelerinin fiyatları artınca IMF isyanları aşamasına geçiliyor. "IMF isyanı" denilen şey (Endonezya, Bolivya,, Ekvator örneklerine göre) şöyle kurgulanıyor: Barışçı protesto gösterileri tank ve kurşunla bastırılıyor. Yara dağlanıyor. Bu karışık ve belirsiz ortamda sıcak para kaçıyor. Hazine zayıflıyor, fırsattan istifa eden yabancılar "batan geminin mallarını" yok pahasına ele geçiriyor.

Adım 4: Ticaretin tamamen serbestleşmesi sağlanıyor. Suçlular ise belli: bürokratik engeller ve korumacılık. Avrupa ve Amerika diğer ülkelerin ürünlerine karşı kendi tarımsal sektörlerini korurken yoksul ülkelerden pazarlarının tamamen açmaları isteniyor.

Stiglitz bu aşamayı 19'uncu yüzyıl emperyalist 'Pazar açma" politikalarına benzetiyor.