mai ve küreselleşme karşıtı çalışma grubu


2001 DÜNYA YATIRIM RAPORUNDAN NOTLAR

Derleyen: Gaye Yılmaz

 

FDI(Doğrudan Yabancı Yatırımlar) akımları 2000’de rekor düzeylere ulaştı...

FDI 2000 yılında dünya üretimi, sermaye formasyonu  ve ticaret gibi diğer toplam ekonomik verilerden hızlı olarak  % 18 oranında büyüdü ve 1.3 milyar USD gibi bir  rekora ulaştı.Halbuki 2001 yılında FDI akımlarının düşmesi beklenmekteydi.

 

Küresel yayılmanın yatırım akımları 60,000 den fazla ulusötesi şirketler ile 800,000 i aşkın üyesi  tarafından yürütülmektedir.Gelişmiş ülkeler, FDI’ların % 75 inden fazlasının hedef ülkesi olma konumlarını sürdürmüşlerdir.Sınır ötesi şirket evlilikleri  ve devirler  FDI’ın ardında kalan ana uyarıcılardır ve bunlar hala gelişmiş ülkelerde yoğunlaşmış durumdadır.Sonuç olarak gelişmiş ülkelere olan FDI akımı % 21 oranında artmış ve 1 trilyon USD’ ın üstüne çıkmıştır.Hatta gelişmiş ülkelere olan FDI akımları da artarak  240 milyar USD’a ulaşmştır.Halbuki dünya FDI akımları içindeki payları % 19 a (geçen yıllın ardından ikinci kez) düşmüş fakat aynı oranın 1994 yılında % 41ile en yüksek düzeyinde olduğu unutulmamalı.Orta ve Doğu Avrupa ülkelerindeki 27 milyar USD’ lık FDI akışları toplam içindeki % 2 lik paylarını devam ettirdiler.En az gelişmiş 49 ülkenin yabancı yatırımlar açısından cazibesi %0 , 3 ile 2000 yılı dünya FDI akışları içinde marjinal kalmaya devam etti.Gelişmiş dünya (TRİAD) içerisinde AB, ABD ve Japonya dünyaya ihrac ettikleri FDI da % 82, dünyadan kendi ülkelerine akan FDI da ise % 71 oranlarına ulaştılar.TRİAD içinde AB hem önemli FDI alıcısı ve hemde önemli FDI vericisi konumuna geldi.Bölgesel entegrasyondaki gelişme AB ye olan FDI akışlarını 617 milyar UDS lık rekor düzeye taşıdı, ABD ve diğer Batı Avrupa ülkeleri bölge dışındaki ana partner ülkeler olmaya devam etti. MANNESMAN’ ın VodafoneAir Touch şirketi tarafından satın alınmasıyla gerçekleşen en büyük sınır ötesi şirket evliliği anlaşması sonucunda Almanya ilk kez Avrupadaki en büyük FDI alıcısı konumuna geldi.İngiltere bu yıl ikinci kez dünyadaki kaynak ülkelerin en başındaki konumunu korudu.ABD 281 milyar $’lık FDI girişyle dünyadaki FDI’lardan en büyük payı alan ülke olarak kalmaya devam etti.ABD’ nin FDI ihtiyacı % 2 düşerek 139 milyar $ düzeyinde gerçekleşti.Japonya kısmen ülke ekonomisindeki yavaşlamadan dolayı 2000 yılında FDI girişinde % 36’lık bir gerileme yaşadı ve toplam FDI girişi 8 milyar $’ da kaldı.Fakat tersine Japonya’da FDI  çıkışları son on yılın en yüksek düzeyine ulaşarak 33 milyar $ olarak gerçekleşti.Latin Amerika ve Karayiplere yapılan FDI’lar 90’lı yılların ikinci yarısında 3’e katladıktan sonra 2000 yılında % 22 düşerek 86 milyar $’a indi.Bu düşüşün asıl sebebi 99 yılında başlayan bir düzeltme hareketi idi.(Latin Amerika firmaları arasında çok önemli ölçekteki 3 büyük şirket evliliği bölgeye gelen FDI akışlarını büyük ölçüde etkilemişti, özelleştirme 2000 yılında yavaşladı fakat FDI girişi için önemli bir faktör olarak kalmaya devam ediyor.Güney Amerikaya FDI girişleri sektörler açısından ele alındığında hizmetler sektörü ile doğal kaynakların öncelikli alanlar olduğu görülüyor, diğer yandan Meksika’da ise FDI girişlerinin en önemli bölümü imalat sanayi ve bankacılık sektörlerine gidiyor.)

Asyadaki gelişmekte olan ülkelerdeki FDI girişleri 2000 yılında 143 milyar $ gibi rekor bir düzeye ulaştı.Bu rekorda en büyük pay Doğu Asya ve HongKong (Çin) oldu.Doğu Asya ve Çin, 64 milyar $’la Asyadaki en fazla FDI kabul eden bölge konumuna geldi.Bu hızlı çıkışı besleyen çeşitli nedenler var.İlk olarak ülkenin, yakın dönemdeki ekonomik çöküşten çıkarak toparlanma dönemine girmesi, ikinci olarak ulusötesi şirketlerin ülkenin DT֒ye tam üyeliğinin kabul edilmesinin hemen sonrasında Çin’e yatırım yapma planlarının HonKong’u bir dinlenen fonlar cennetine çevirmesi, üçüncü olarak ülkenin toplam FDI girişinin nerdeyse 1/3’ne yakın olan telekominikasyon sektöründeki büyük bir sınır ötesi şirket evliliğinin etkileridir.Çin’e FDI akışları 41 milayr $ la istikrarlı çıkışını sürdürdü.Çin, DT֒ye tam üyelik yolundaki müzakereler dolayısıyla FDI politikalarını önemli ölçüde değiştirdi.Bugün çok uluslu şirketler Çin ekonomisinde çok önemil bir yere sahip.(ülkenin 2000 yılı toplam kurumlar vergisi gelirlerinde ÇUŞ’ların payı % 18).2000 ve 1985 yıllarındaki dünya FDI giriş ve çıkış haritalarının mukayyesesi FDI’ların pek çok ülkede geçmişe oranla büyük artış gösterdiğini ortaya koyuyor.24’ ü gelişmekte olan ülke olmak üzere 50’ yi aşkın ülke 10 milyar $’ın üstünde FDI stoğuna sahip.Bu rakam 7’si gelişmekte olan ülke olmak üzere yalnızca 17 ülke ile sınırlıydı.FDI çıkışarının tablosu da buna yakın.10 milyar $ dan fazla FDI çıkışı bulunan ülke sayısı 15 yıl önce yalnızca 10 iken bugün, 12 tanesi gelişmekte olan ülkelerden olmak üzere  33’e yükselmiş durumda.

Ancak ulaştığı düzeye rağmen FDI’ların dağılımı son derece dengesiz.Dünyanın en büyük FDI alıcısı  konumundaki 30 ülkenin dünya FDI girişlerinden aldığı pay % 95.Aynı 30 ülke FDI çıkışlarının da % 99’una sahip ve bunlar temelde sanayileşmiş ekonomiler.Finansal sektörler dışında  dünyanın en büyük 100 ulusötesi şirketlerin genel merkezleri TRİAD ülkelerinde.Bu şirketlerin yarıdan fazlası elektrik-elektronik ekipman, motorlu araç, petrol üretimi ve dağıtım endüstrilerinde faaliyet gösteriyor.Bu ÇUŞ’lar uluslararası üretimde de önemli role sahip.Mesela 1999’da dünyanın 60 binden fazla ÇUŞ’unun yabancı varlıklar, satışlar ve istihdam artışı  toplamlarının sırasıyla % 12, %16 ve % 15’ini bu şirketler oluşturuyorlardı.General Elektrik 1999’daki gibi dünyanın en büyük ulus ötesi şirketi olma konumunu sürdürdü.Ve ilk kez olarak dünyanın en büyük 100 ulus ötesi şirketi içine gelişmekte olan ülkelerden de 3 şirket katıldı.Şirketlerin ulusötesileşmesinde giderek hızlanan süreç yalnızca gelişmiş ülkelerde yaşanan bir olgu olmaktan çıktı ve bu kervana artık gelişmekte olan ülkelerde katıldı.Gelişmekte olan ülkelerdeki en büyük 50 ulusötesi şirket orjinleri Asya, Latin Amerika ve Güney Afrika’daki yeni yeni endüstrileşmeye başlayan 13 ülkeye aittir. Bu şirketler inşaat, yiyecek, içecek sektörlerinde faaliyet göstermektedir.Orta ve Doğu Avrupadaki en büyük ulusötesi şirket yaklaşık 9 ev sahibi ülkenin şirketleridir.Bu ulusötesi şirketler ulaşım, madencilik, akaryakıt, kimya ve ilaç sanayilerinde faaliyet göstermektedir.Ulusötesi şirketlerin bu 3 grubu için oluşturulan uluslararasılaşma farklı modeller gösterir.Ulusötesileşme düzeyi hem en büyük 50 hem de en büyük 25 şirket için sırasıyla 98’de % 37’den  99’da % 39’a  ve % 26’dan  %32’ye artış göstermiştir.