mai ve küreselleşme karşıtı çalışma grubu


Toprak yağmaya açılıyor

EVRENSEL - Sultan Özer - 26 Kasım 2001

 

Bir yandan “kaynak olmadığı” gerekçesiyle halkın sırtına yeni yükler yıkan, “kaynak” yaratmaya çalışan hükümet, diğer taraftan ise çıkarttığı ve çıkartmaya çalıştığı yasalarla sermayeye vergisiz, harçsız bir ortam, adeta “dikensiz gül bahçesi” yaratıyor. Meclis gündeminde olan endüstri bölgeleri yasa tasarısı da uluslararası tekellere “dikensiz gül bahçesi” hazırlamanın yollarından biri.

Endüstri bölgeleri yasa tasarısı daha önce Meclis gündemine getirilmiş, ancak tepkiler üzerine geri çekilmişti. Uluslararası tekellerin bir dediğini iki etmeyen hükümet, bu kez Hazine arazilerinin satışı ve teknoloji bölgeleri ile ilgili yasaları çıkartarak, hizmette sınır tanımadığını göstermişti. Teknoloji bölgeleri yasa tasarısının veto edilmesi ise hükümeti yeniden endüstri bölgeleri yasa tasarısını hazırlamaya itti. İkinci kez Meclis gündemine gelen tasarının, alt komisyona sevk edilmiş olsa da kısa sürede hazırlıkların tamamlanarak yasalaşması bekleniyor.

Biri geçici 8 maddeden oluşan tasarı, ülke topraklarını nasıl bir geleceğin beklediğini göstermesi bakımından dikkate değer.

Hükümetin asıl niyeti, tasarının gerekçesinde yer alan, “Yabancı sermaye, fark gözetmeksizin kendisi için uygun ortam bulunan bütün ülkelere girmekte” sözüyle anlaşılıyor. “Uygun ortam” da ucuz emek, ucuz hammadde, denetimsiz, serbest, vergisiz bir ortam.

Tasarıda, Başbakanlık Müsteşarı’nın başkanlığında, çeşitli bakanlık ve kamu kurumlarının temsilcisinden oluşan Endüstri Bölgeleri Koordinasyon Kurulu öngörülüyor.

Kurulun endüstri bölgeleri kurulacak alanları belirleyerek Bakanlar Kurulu’na önermesiyle endüstri bölgelerinin kurulabileceğinin ifade edildiği tasarıda, “Endüstri bölgesi olarak belirlenen araziler hiçbir şekilde başka amaçlarla kullanılamaz” denilerek, toprakların uluslararası tekellere satışının yolu açılıyor. Tasarı ile endüstri bölgeleri kurulması için gerekli arazilerin temini ve altyapı ile ilgili giderlerin Sanayi ve Ticaret Bakanlığı bütçesine konulacak özel ödenekten sağlanması öngörülüyor.

Vergi de vermeyecekler

Endüstri bölgelerinde iş yapacak olanlar beş yıl süreyle kurumlar ve gelir vergisinden muaf tutulacaklar. Tek yapmaları gereken ise fiilen ve sürekli 200 veya daha fazla işçi çalıştırmak. Getirilen kolaylıklar bununlar da bitmiyor, tasarının 4’üncü maddesinde “teşvik tedbirleri” başlıklı kolaylıkların içinde kurumların ödediği geçici vergi ile gelir vergisi mükelleflerinin ödediği stopajı da vermeyecek olmaları. Maddede; “Bu kazançlar hakkında, 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 25’inci maddesinin ikinci fıkrası ile 193 sayılı Gelir vergisi Kanunu’nun 94’üncü maddesinin (6) numaralı bendinin (b) alt bendi hükümleri uygulanmaz” ifadesiyle vergi alınmayacağı açıkça belirtiliyor.

İşçi vergileri sermayeye

Aynı maddenin ikinci fıkrasında, 31.12.2005 tarihine kadar uygulanmak üzere; endüstri bölgelerinde işe başlayan gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin, bölgedeki işyerlerinde çalıştırdıkları işçilerin ücretlerinden kesilen ve beyan edilerek tahakkuk ettirilen gelir ve damga vergilerini, bir yıl sonra ödemeleri kolaylığı sağlanıyor ki, işçilerden aylık olarak peşin kesilen vergiler bir yıl süreyle işverenler tarafından kullanılabilecek, ancak bir yıl sonra devlete ödeme yapacak.

Endüstri bölgeleri için arsa ve arazilerde acele kamulaştırma yapılıp, bölgedeki taşınmazlar da 99 yıllığına tekellerin kullanımına sunulacak olup, aranacak tek şart da asgari 15 trilyon liralık yatırım yapılması.

Tasarıya eklenen geçici madde ile organize sanayi bölgelerinden, uygun görülenler de endüstri bölgesine dönüştürülebilecek. Endüstri bölgesi kurulması talep edilen yerlerde, organize sanayi bölgesi bulunması durumunda, öncelikle mevcut organize sanayi bölgelerinin endüstri bölgesine dönüştürülmesi hükmü de getiriliyor.

Ecevit geziye hazırlanıyor

Tasarıyı Meclis gündemine getiren hükümet, Başbakan Bülent Ecevit aracılığıyla da uluslararası tekellere “Size istediğiniz ortamı hazırladık. Buyrun sofraya” diyecek. Tasarının Sanayi Komisyonu’nda görüşülmesi sırasında, Sanayi Bakanı Ahmet Kenan Tanrıkulu’nun “yabancı sermayenin Türkiye’ye sağlıklı bir şekilde girmesi, üretime ve ekonomik yatırımlara yönelmesi için gerekli ortamın sağlanması”nın öneminden bahsetmesi de hükümetin tasarıyı kısa sürede yasalaştıracağını gösteriyor.