mai ve küreselleşme karşıtı çalışma grubu

Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurul Tutanağı

21. Dönem 2. Yasama Yılı  29. Birleşim

TBMM - 07/Aralık /1999 Salı

Tutanak toplam 58 sayfadır.

30. Sayfa

BAŞKAN - Çevre Komisyonunda boşalan ve Fazilet Partisi Grubuna düşen 1 üyelik için, Siirt Milletvekili Ahmet Nurettin Aydın aday gösterilmiştir.

Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabiî Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonunda boşalan ve Fazilet Partisi Grubuna düşen 1 üyelik için, Konya Milletvekili Teoman Rıza Güneri aday gösterilmiştir.

Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Sayın milletvekilleri, alınan karar gereğince, gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmına geçiyor ve bu kısmın 1 inci sırasına alınan, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Amerika Birleşik Devletleri Hükümeti Arasında Ticaret ve Yatırım İlişkilerinin Geliştirilmesine İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporunun müzakerelerine başlıyoruz.

VI. - KANUN TASARI VE TEKLİFLERİYLE KOMİSYONLARDAN

GELEN DİĞER İŞLER

1. - Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Amerika Birleşik Devletleri Hükümeti Arasında Ticaret ve Yatırım İlişkilerinin Geliştirilmesine İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/576) (S. Sayısı : 218) (1)

BAŞKAN - Komisyon?.. Burada.

Hükümet?.. Burada.

Komisyon raporunun okunup okunmaması hususunu oylarınıza sunacağım: Raporun okunmasını kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmemiştir efendim.

Tasarının tümü üzerinde söz isteyen?

ABDÜLLATİF ŞENER (Sıvas) - Fazilet Partisi Grubu adına, İstanbul Milletvekili Sayın Ali Coşkun efendim.

BAŞKAN - Fazilet Partisi Grubu adına, İstanbul Milletvekili Sayın Ali Coşkun; buyurun efendim.

FP GRUBU ADINA ALİ COŞKUN (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Amerika Birleşik Devletleri Hükümeti Arasında Ticaret ve Yatırım İlişkilerinin Geliştirilmesine İlişkin çerçeve Anlaşma hakkında, Fazilet Partisi Grubu adına görüşlerimizi bildirmek üzere söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Yaşamış olduğumuz asırda çok hızlı değişimleri hep beraber görüyoruz. Dünyada yeniden yapılanma dönemine girilmiş vaziyette ve Amerika Birleşik Devletleri, lider bir ülke olarak, bu yeniden yapılanmanın öncülüğünü yapmaktadır. Bu kürsüden konuşan Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Clinton'ın, Sayın Başbakanla Amerika Birleşik Devletlerine yapmış olduğumuz seyahat sırasında ve bu Mecliste belirttiği gibi, dünyadaki bu yeni yapılanma hareketi içerisinde Türkiye'nin önemli bir ülke olduğu ortaya çıkmıştır. Çünkü, Türkiye, uzun yıllar Batı ittifakları içerisinde yer almış, en zor günlerinde vecibelerini yerine getirmiş; ama, kazanılmış haklarını almaya geldiğinde, Batılı dostları tarafından -özellikle Avrupa Birliği ilişkilerinde gördüğümüz gibi- kazanılmış hakları bile reddedilmiştir.

(1) 218 S. Sayılı Basmayazı tutanağa eklidir.

Türkiye, dün olduğu gibi bugün belki daha da artarak Batı'yı Asya'ya, Afrika'ya, İslam âlemine bağlayan, iktisadî, sosyal, kültürel bir köprü durumundadır. Özellikle, Avrupa'nın bir sermaye ve teknoloji merkezi, Kafkasların ve Ortadoğu'nun -dünyanın petrol rezervinin yüzde 70'inin bu bölgede olduğuna dikkat çekilirse- enerji merkezi olması, uyanan dev Afrika'nın, Asya'nın, Ortadoğu'nun, Balkanların ve Kafkasların özellikle tüketim merkezi olması açısından, bütün bu özelliklerin ortasında yer alan Türkiye, bölgesinde güçlü bir ülke olarak, hem ekonomik, sosyal, kültürel bakımdan hem de demokrasi içinde İslamla bağdaşarak yaşayan bir toplum olması, diğer gelişmekte olan İslam ülkelerine de örnek laboratuvar olması özelliği dolayısıyla, fevkalade önem taşımaktadır. Özellikle, İstanbul'da yapılan AGİT toplantısı ve önümüzdeki günlerde yapılacak olan Helsinki Zirvesi, bu bakımdan, fevkalade önem taşımaktadır.

Değerli arkadaşlarım, özellikle, geçen hafta, Amerika'da toplanıp sonuç almadan dağılan Dünya Ticaret Örgütü (World Trade Organization) kararları doğrultusunda, zaten, bütün dünyada, bu küreselleşme hareketi içinde ekonomik sınırların tamamen kalkacağı, hatta, zamanla siyasî sınırların kalkıp sadece coğrafî sınırların kalacağı bir yapılanmaya doğru gidilmektedir. Bu bakımdan, zaten, sadece biz Avrupa Birliğine girdiğimiz için, Avrupa Birliğinin gümrük birliği içerisinde yer aldığımız için, gümrük duvarlarının kalkması dışında, bütün dünya ülkeleri arasında Dünya Ticaret Örgütü kararları doğrultusunda -ki, Türkiye, bunun kurucusudur ve anlaşmalara imzasını koymuştur- ülkeler arasındaki ticarî ve iktisadî ilişkilerin gelişmesi 2000'li yılların yapılanmasında fevkalade önem taşımaktadır.

Amerika Birleşik Devletleri ile hükümetimiz arasında yapılan bu çerçeve anlaşması, aslında, 20-21 Ekim 1998 tarihinde Ortak Ekonomik Komisyon bildirisinde yer almıştır ve Ocak 1998'de, Ankara'da, ticarî istişarî mekanizmaların tesisine ait mutabakat zaptına dayanmaktadır. Bu anlaşma, benim de 5 değerli milletvekili arkadaşımla beraber bulunduğum Amerika Birleşik Devletleri

30

 

ziyaretinde yapılmıştır. Anlaşma, isminden de anlaşıldığı gibi, bir çerçeve anlaşmasıdır. Bu bakımdan, aslında, bize göre, Amerika Birleşik Devletleriyle yapılması gereken gecikmiş bir anlaşmadır. Zaten, 1985 yılında, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği başkanıyken, merhum Cumhurbaşkanımız Turgut Özal'ın başbakanlığı döneminde, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulunu kurduk ve ilk anlaşmayı, Türk-Amerikan İş Konseyi olarak Amerika'yla imzaladık; ilk dönem başkanlığını da ben yaptım. Bu anlaşma çerçevesinde, Amerika ile Türkiye arasında, özel sektörler arasındaki ilişkiler fevkalade gelişmektedir. Ancak, ülkelerimiz arasında köklü anlaşmalar yapılmadığı için, özellikle Amerika mevzuatı açısından kotalar vardır ve Türk konfeksiyon ve tekstil ürünleri bu kotalara takılmaktadır; zira, daha önceden çok düşük düzeyde ihracat yaptığımız için, ihracattaki gelişmeler nispî olarak, yüzde olarak belirli limitleri aştığı için, Amerika kota koymaktadır. Şimdi temenni ederiz ki, bu anlaşmayla, bu zorluklar kaldırılabilsin; çünkü, Amerika ziyaretinde, günlerce yapılan pazarlıklar, uğraşmalar sırasında, ancak 115 milyon dolarlık bir artış sağlanabilmiştir.

Bu anlaşmanın 3 üncü maddesinde, Dünya Ticaret Örgütü şartlarına uyulacağı söyleniyor; oysaki, bu kota uygulaması, bu anlaşmalara terstir. Bu anlaşma Meclisimizden geçtikten sonra, 30 gün içinde yeni bir eylem planı hazırlanacaktır. Bu eylem planı fevkalade önemlidir; çünkü, öngörülen iki husus var; bir tanesi, serbest sanayi bölgelerinin kurulması. Bilindiği gibi, Ürdün ile İsrail arasında kurulmuş olan bir serbest sanayi bölgesi dolayısıyla, yüzde 35 veya daha fazla katmadeğer doğurulduğu zaman, burada üretilen ürünler, Amerika'daki kotalar sınırına tabi tutulmamaktadır. Şimdi, Antep, Urfa ya da o civarda, Güneydoğu Anadolu'da, böyle bir serbest sanayi bölgesi kurulmak istenilmektedir. Bunun için de, Sayın Başbakanın ziyaretinden sonra, anlaşmalar çerçevesinde, 150 civarında büyük Amerikan işadamı güneydoğuya gelmişlerdir. Benim başkanlığını yaptığım Amerikan İş Konseyinin üyeleriyle görüştüğümüzde, iki konuya fevkalade önemle ilgi göstermektedirler; bir tanesi Türkiye'deki enerji yatırımları, öbürü de Güneydoğu Anadolu'daki yatırımlar.

Ancak, burada bir hususu dikkatlerinize arz etmek istiyorum; çünkü, bu anlaşmada, aynı zamanda, Uluslararası Çalışma Örgütünün temel sözleşmesindeki ilkelere de uyulacağı yazılmaktadır. Bizim istihbaratımıza göre, Güneydoğu Anadolu'da kurulacak olan işyerlerine, kendi ülkelerinin pasaportlarıyla yabancı işçiler getirilmek istenmektedir. Oysaki, Türkiye'de şu anda en büyük sorun, işsizlik sorunudur. Bu konuya sayın hükümetimizin dikkatini çekmek istiyorum; çünkü, bu Uluslararası Çalışma Örgütü anlaşmaları çerçevesinde böyle bir zorlama olabilir; ancak, bu eylem planında bunun dikkate alınması gerekir.

İkincisi, Türkiye, büyük fedakârlıklarla, enflasyonun böyle sürekli bir halde ülkeyi sıkıntıya sokacağını da göze alarak, GAP Projesini büyük ölçüde tamamlamıştır. Şimdi, 20 küsur milyar dolarlık bir yatırımdan sonra, hazırlanan altyapıda, yabancı teşebbüsleri davet ederken, Türkiye'nin ne aldığını, karşılığında ne verdiğini, fevkalade iyi değerlendirmenin önemini arz etmek istiyorum; çünkü, teslimiyetçi politikalarla, Türkiye şimdiye kadar sağladığı altyapılar dolayısıyla, fevkalade büyük kayıplara uğrayabilir.

Değerli milletvekilleri, bu çerçevede özellikle tarım ve tarıma dayalı sanayi yatırımları öne çıkmaktadır, hayvancılığa ilgi gösterilmektedir. Oysaki, bu bölgede, insanımızı geçindirecek, refaha kavuşturacak konular, tarımdır, tarıma dayalı sanayidir, hayvancılıktır. Bu konularda da hükümetin hassasiyetini beklemekteyiz.

Bu duygularla, Fazilet Partisi olarak bu anlaşmaya olumlu oy kullanacağımızı arz eder, hepinize saygılar sunarım. (Alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Çoşkun.

Şimdi söz sırası, Doğru Yol Partisi Grubu adına, Balıkesir Milletvekili Sayın İlyas Yılmazyıldız'da.

Buyurun efendim. (DYP sıralarından alkışlar)

DYP GRUBU ADINA İLYAS YILMAZYILDIZ (Balıkesir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz 218 sıra sayılı Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Amerika Birleşik Devletleri Hükümeti Arasında Ticaret ve Yatırım Hizmetlerinin Geliştirilmesine İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı üzerinde söz almış bulunmaktayım; sözlerime başlamadan önce, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Sayın Başbakanın son Amerika Birleşik Devletleri ziyaretinde yapılan görüşmeler sonucunda, iki ülke arasındaki karşılıklı yatırımların, ticaretin daha da artırılması amacıyla, Amerika Birleşik Devletleri ile Türkiye arasında bir konsey mekanizmasının kurulması gündeme gelmiştir.

Bilindiği gibi, iki ülke arasındaki ticaret hacmi, özellikle son yıllarda Türkiye'nin aleyhine gelişmeler göstermektedir. Türkiye, örneğin, tekstil sektöründe atılımlar yaparken, yine, belli alanlarda, gıda sektöründe atılımlar yaparken, Amerika Birleşik Devletleri tarafında kota engelleriyle karşılaşmaktadır. Bu konseyin, bu tür kotaların kaldırılmasında, karşılıklı istişare mekanizmasının yaratılması için faydalı olacağı kanaatindeyim. Zaten, ticaret ve yatırım ilişkilerinin geliştirilmesine ilişkin böyle bir anlaşma, bir ülkeyle yapılacak serbest ticaretten önce atılacak son aşama olarak da değerlendirilmektedir. Türkiye'nin aleyhine olan bu gelişmelerin asgarîye indirilebilmesi için, güçlü ekonomi ve ikili ilişkiler büyük önem taşımaktadır.

Görüşmekte olduğumuz tasarıyla, iki ülke arasındaki ticaretin artırılması ve yatırımların teşvik edilmesi amaçlanmaktadır.

Böylece, karşılıklı yarar sağlayacak mal ve hizmetlerin değişimi kolaylaştırılacaktır ve her iki ülke vatandaşları ve şirketleri arasındaki ticaretin çeşitliliğini güvence altına almak yönünde uygun tedbirlerin alınması öngörülmektedir.

Değerli milletvekilleri, 21 inci Yüzyıla gireceğimiz bugünlerde, artık, soğuk savaşın yerini ekonomik savaş almıştır. Özellikle, bilgi teknolojisinin gelişmesi, elektronik ticaretin gelişmesi, ülkeler arasındaki finansal sınırları kaldırdığı gibi, ekonomik sınırların da kaldırılmasını zorlamakta, dünyayı, âdeta -yaygın deyimiyle- küresel köy haline getirmektedir.

Dünyada her alanda söz sahibi olabilmek için, önce, güçlü ve sağlıklı bir ekonomiye sahip olmak gerekir. Ülkeler arasındaki fizikî uzaklık, ticaret ve işbirliği yoluyla ortadan kalkmış, uluslararası ticaret ve karşılıklı ekonomik ilişkiler önplana çıkmıştır. İşte bu

31

nedenle, Türkiye, dışa açılmalı, büyümesini artırmalı, ihracatını artırmalı, yeni istihdam imkânları yaratmalı, ekonomisini ve kalkınmasını güçlendirmelidir. Türkiye, bu hedeflerini gerçekleştirdiği takdirde, uluslararası arenada rekabet etme imkânına kavuşacaktır. Özellikle, serbest sanayi bölgelerinin kurulması yoluyla, Türkiye, bugüne kadar uluslararası sermayeden alamadığı yabancı yatırımı alabilme imkânına kavuşabilecektir. Serbest sanayi bölgelerinin kurulmasının da, bu anlaşma çerçevesinde gündeme gelmesi mümkündür. Tabiî ki, burada önemli olan, bu serbest sanayi bölgelerinden, ülkemizde malın üretilip ihracatın artırılmasına, özellikle Amerika Birleşik Devletlerinin kota engellemeleri aşılarak ihracatın artırılmasına bir imkân sağlanırken, burada, bu bölgelerde, kendi vatandaşlarımızın, işsiz vatandaşlarımızın çalıştırılabilmesi imkânlarının da mutlaka garanti altına alınması lazımdır. Benden önce konuşan hatibin belirttiği gibi, zaten işsizliğin büyük problem olduğu ülkemizde, bu serbest sanayi bölgelerinde eğer yabancılar çalıştırılacaksa, sermaye de kârı olduğu gibi alıp götürüyorsa, o zaman, Türkiye'nin istifadesine pek bir durum da kalmamaktadır.

Türkiye, gerek Avrupa'da gerekse Amerika Birleşik Devletlerinde çok küçük pazar payına sahiptir. Bu payı artırmak için önümüzdeki engeller mutlaka kaldırılmalıdır. ABD'yle ikili ticareti daha da geliştirmek, mal ve hizmet ticaretinde istikrarlı bir artış sağlamak üzere, ticaret, vergilendirme, fikrî mülkiyet, yatırım, çalışma ve çevre konularında, hiç vakit kaybedilmeden ortak bir fikir birliğine, görüş birliğine varılmalıdır.

Değerli arkadaşlarım, özellikle dış ilişkilerde, çok boyutlu ilişkiler, her zaman avantaj sağlamaktadır. Uzun süredir Avrupa Birliğinin kapısındayız; yakında, Helsinki Konferansında da üyeliğe kabul edileceğiz veya edilmeyeceğiz; adaylık için "şartlı kabuller" gibi konular gündeme gelmektedir. Eğer elinizde başka imkânlar yoksa, sadece onlara mahkûm olduğunuz düşünülürse, bu tür dayatmalarla her zaman karşılaşma ihtimali vardır. Bunu önlemenin yolu, dış ilişkilerde, yalnızca siyasî değil, ekonomik ilişkilerde de çok yönlü ilişkileri geliştirmek, değişik boyutlarda ilişkileri geliştirmek -birbiriyle rekabet eden değil, ama, birbirini destekleyen; yani, birbirinin alternatifi değil, ama, farklı dış ilişkilerden elde edilen güçle birbirini destekleyen-ekonomik ve siyasî alanda dış ilişkileri geliştirmek önemlidir. Bu açıdan bakıldığında da, bu anlaşmanın, Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki ticareti artıracağını, karşılıklı yatırımları artıracağını, özellikle, Türkiye'de, Amerikan kaynaklı yabancı sermaye yatırımlarının artacağını düşünmekteyiz.

Bilindiği üzere, Ortaasya petrollerinin, doğalgazının Türkiye üzerinden geçirilmesi, Türkiye'nin bir enerji koridoru olması

dolayısıyla, bölgede -yine, bu kürsüden Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Sayın Clinton'ın hitabıyla- Türkiye'nin kritik ve önemli bir ülke olması, ekonomik alandaki gücüyle de doğru orantılıdır.

İşte, açıkladığımız bu nedenlerden dolayı, tasarıya olumlu oy vereceğimizi ifade eder, bu duygu ve düşüncelerle hepinize saygılar sunarım. (DYP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim efendim.

Şimdi söz sırası, Demokratik Sol Parti Grubu adına, Denizli Milletvekili Sayın Hasan Erçelebi'de.

Buyurun Sayın Erçelebi. (DSP sıralarından alkışlar)

DSP GRUBU ADINA HASAN ERÇELEBİ (Denizli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Amerika Birleşik Devletleri Hükümeti Arasında Ticaret ve Yatırım İlişkilerinin Geliştirilmesine İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısının görüşülmesinde, Demokratik Sol Parti Grubu adına söz almış bulunuyorum; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Amerika Birleşik Devletleri Hükümeti arasında, ticaret ve yatırım ilişkilerimizin geliştirilmesine ilişkin bir çerçeve anlaşmanın, Sayın Başbakanımız Bülent Ecevit'in 26 Eylül-1 Ekim 1999 tarihleri arasındaki Amerika Birleşik Devletleri ziyareti sırasında imzalanması mutabakatına varılmıştır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Amerika Birleşik Devletleri ile ülkemiz arasındaki ticarî ilişkilerin son on yıldaki seyrine baktığımızda, denge hep eksi olmuştur; yani, ihracatımız, hep ithalatımızdan az olmuştur. Bu anlaşmayla, iki ülke arasındaki ticaretin artırılması olanaklarının araştırılması ve yatırımların teşvik edilmesi yöntemlerinin bulunması olanak dahiline girecek ve böylece, ticarî ilişkilerimize yeni bir boyut kazandırılmış olacaktır; bizim, Amerika Birleşik Devletlerine ihracatımızın daha da artması gerçekleşecektir. Nitekim, Sayın Başbakanımızın Amerika Birleşik Devletlerini ziyareti sırasında, tekstil kotalarının genişletilmesiyle, tekstil sektörümüz, az da olsa bir nefes almıştır.

Bu anlaşmayla, her iki ülke arasında, özellikle serbest ticareti engellemekte olan hususların kaldırılması yönünde faaliyet gösterilecek ve öneriler üretilecek bir ortama kavuşturulmuş olunacaktır.

Ayrıca, üzerinde önemle durduğumuz konu, ülkemizde serbest sanayi bölgesi kurulması yoluyla, Amerika Birleşik Devletlerine bu bölgelerden gümrüksüz ihracat olanakları sağlanabilecektir.

Tekstil üretimi ve ihracatıyla kendisini geliştiren Anadolu kaplanlarından Denizli İlinin bir milletvekili olarak, bu anlaşmanın Yüce Meclisimiz tarafından onaylanmasından son derece mutlu olacağım.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu anlaşmayla Türkiye-Amerika Birleşik Devletleri Ticaret ve Yatırım Konseyi kurulacaktır. Söz konusu konseyin Türk tarafı eşbaşkanlığını Dış Ticaret Müsteşarlığımız, Amerika Birleşik Devletleri tarafı eşbaşkanlığını ise Amerika Birleşik Devletleri Ticaret Temsilciliği yapacaktır. Konseyde, ticaret ve yatırımla ilgili gerekli görülecek yeni anlaşmalar belirlenecek, ticaret ve yatırımı engelleyici unsurların tespitiyle ortadan kaldırılmasına gayret sarf edilecektir.

Adı geçen anlaşmanın yürürlüğe girmesini takip eden 30 gün içinde, konseyin ele alacağı eylem planı hazırlanmış olacaktır.

32

Türkiye, Amerika Birleşik Devletlerinin toplam ithalatında 45 inci, toplam ihracatında da 33 üncü sıradadır. Amerika Birleşik Devletleri, Türkiye'nin ihracatında Almanya'dan sonra 2 nci, İthalatında da Almanya ve İtalya'nın ardından 3 üncü sırada yer almaktadır.

Bu anlaşmanın onaylanmasıyla, Amerika Birleşik Devletlerine olan ihracatımızın daha da artmasını, özellikle, tekstil ürünlerimizekonan kotanın kaldırılmasını diler, Yüce Heyetinize saygılar sunarım. (Alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Erçelebi.

Diğer gruplar adına başka söz isteyen var mı efendim?

Sayın Köse?..

İSMAİL KÖSE (Erzurum) - Teşekkür ederim efendim; konuşmayacağız; Sayın Başbakanımız konuşacak.

BAŞKAN - Konuşmayacaksınız.

Gruplar adına söz talebi yok.

Şahısları adına söz isteyen?.. Yok.

Tasarının tümü üzerindeki görüşmeler tamamlanmıştır.

Tasarının maddelerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

1 inci maddeyi okutuyorum:

TÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ İLE AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ HÜKÜMETİ ARASINDA TİCARET VE YATIRIM İLİŞKİLERİNİN GELİŞTİRİLMESİNE İLİŞKİN ANLAŞMANIN ONAYLANMASININ UYGUN BULUNDUĞUNA DAİR KANUN TASARISI

MADDE 1. - 29 Eylül 1999 tarihinde Vaşington'da imzalanan "Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Amerika Birleşik Devletleri Hükümeti Arasında Ticaret ve Yatırım İlişkilerinin Geliştirilmesine İlişkin Anlaşma"nın onaylanması uygun bulunmuştur.

BAŞKAN - Madde üzerinde söz isteyen?.. Yok.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

2 nci maddeyi okutuyorum:

MADDE 2. - Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

BAŞKAN - Madde üzerinde söz isteyen?.. Yok.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

3 üncü maddeyi okutuyorum:

MADDE 3. - Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

BAŞKAN - Madde üzerinde söz isteyen?.. Yok.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Sayın milletvekilleri, tasarının tümü açık oylamaya tabidir.

Açık oylamanın şekli hakkında Genel Kurulun kararını alacağım. Açık oylamanın elektronik oylama cihazıyla yapılmasını oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Sayın milletvekilleri, oylama için 3 dakikalık süre vereceğim. Bu süre zarfında elektronik cihazı çalışmayan sayın üyelerin, oy pusulalarını Başkanlığa ulaştırmalarını rica ediyorum.

Ayrıca, vekâleten oy kullanacak sayın bakanlar var ise, hangi bakana vekâleten oy kullandığını, oyunun rengini ve kendisinin ad ve soyadı ile imzasını taşıyan oy pusulasını Başkanlığa ulaştırmalarını rica ediyorum.

Oylama işlemini başlatıyorum.

(Elektronik cihazla oylama yapıldı)

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Amerika Birleşik Devletleri Hükümeti Arasında Ticaret ve Yatırım İlişkilerinin Geliştirilmesine İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısının açık oylamasına 195 üye katılmış, 190 kabul, 1 ret, 2 çekimser, 2 mükerrer oy kullanılmıştır; böylece, tasarı kanunlaşmıştır.

Sayın Bakan teşekkür konuşması yapmak üzere söz istemişlerdir.

Buyurun Sayın Bakanım. (MHP, DSP ve ANAP sıralarından alkışlar)

DEVLET BAKANI TUNCA TOSKAY (Antalya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Amerika Birleşik Devletleri Hükümeti Arasında Ticaret ve Yatırım İlişkilerinin Geliştirilmesine İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısını yüce oylarınızla onaylamış bulunuyorsunuz; bu vesileyle, sizlere şükranlarımı arz ediyorum.

İzin verirseniz, bunu vesile ittihaz ederek, Amerika Birleşik Devletleri ile Türkiye arasındaki ekonomik ilişkilere ve bu anlaşmayla bu ilişkilerin hangi istikamette geliştirilebileceğine dair bazı bilgileri sizlere arz etmek istiyorum.

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Sayın Bakan izahat veriyor, bilgileri size veriyorlar; lütfen, yerlerinize oturur musunuz.

33

Buyurun Sayın Bakan.

DEVLET BAKANI TUNCA TOSKAY (Devamla) - Değerli milletvekilleri, malumları olduğu üzere, Türkiye açısından taşıdığı siyasî ve stratejik önemin yanı sıra, Amerika Birleşik Devletleri, ülkemizin en büyük ikinci ticarî ortağıdır. İki ülke arasındaki ticaret hacmi, 1991 yılına göre 1998 yılında yüzde 97 oranında bir artış göstererek, 3,2 milyar dolardan 6,3 milyar dolara yükselmiştir. 1999 yılı ocak-eylül dönemi itibariyle ikili ticaret hacmimiz, 4,1 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir.

Öte yandan, ikili ekonomik ilişkilerimiz açısından büyük bir önem taşıyan yatırım ilişkilerine göz atıldığında; 1999 yılı temmuz ayı sonu itibariyle Türkiye'de faaliyette bulunan Amerika Birleşik Devletlerine ait firma sayısının 304 olduğu ve söz konusu firmaların getirdiği sermayenin, Türkiye'de toplam yabancı sermayenin yüzde 12'sini oluşturduğu görülmektedir. 1999 yılının ilk yedi aylık döneminde izin verilen Amerika Birleşik Devletleri sermaye miktarı toplam 285 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir. Ancak, sizlerin de takdir edeceği üzere, Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki ticarî ve ekonomik ilişkilerin mevcut düzeyi, her iki ülkenin gerçek potansiyelini yansıtmaktan oldukça uzak bulunmaktadır. Bu çerçevede ikili ilişkilere ivme kazandırılması amacıyla, her iki ülke yetkili makamları tarafından en üst düzeyde çaba gösterilmektedir. Bu çabaların somut bir göstergesi olarak, Başbakanımız Sayın Bülent Ecevit'in 26 Eylül-2 Ekim tarihleri arasında Amerika Birleşik Devletlerine gerçekleştirdiği ziyaret esnasında 29 Eylül 1999 tarihinde Washington'da imzalanan bu anlaşma, iki ülke arasındaki iktisadî ilişkilere, öyle tahmin ediyoruz ki, yeni ufuklar açacaktır.

Söz konusu anlaşmayla, her iki ülkenin uluslararası ticaretinin ve karşılıklı ekonomik ilişkilerinin daha da geliştirilmesi, uluslararası ticaret ve yatırım için açık ve tahmin edilebilir bir ortamın yaratılması ve her iki ülke pazarlarına daha fazla girişi kolaylaştırılmak için engellerin ortadan kaldırılması amacıyla uygun tedbirlerin alınması kararlaştırılmıştır.

Taraflar, ayrıca, anılan anlaşmayla, ikili ticareti daha da geliştirmek ve mal ve hizmet ticaretinde istikrarlı bir artış sağlanması amacıyla, ticaret, vergilendirme, fikrî mülkiyet, yatırım, çalışma ve çevre konularında anlaşma yapma imkânlarını değerlendireceklerdir.

Anılan anlaşma doğrultusunda, kısa dönemde, ülkemizde, Ürdün İrbit benzeri, özel statüyü haiz sanayi bölgesi oluşturulması, orta dönemde ise, Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki ticaretin geliştirilmesinde büyük bir adım oluşturacak olan bir serbest ticaret alanı anlaşması imzalanması hedeflenmektedir. Zira, Amerika Birleşik Devletlerinin daha önce Meksika'yla imzalamış olduğu ticaret ve yatırım ilişkilerinin geliştirilmesine ilişkin anlaşma, Amerika Birleşik Devletlerinin anılan ülkeyle gerçekleştirmiş olduğu serbest ticaret alanının temelini ve öncülüğünü yapmıştır.

Yine, bu anlaşma çerçevesinde, iki ülke arasında ticaret ve yatırım konularında istişare toplantıları düzenlenmesi, müzakere için uygun anlaşmaların belirlenmesi, ticaret ve yatırımlara engel teşkil eden konuların tespit edilmesi ve ortadan kaldırılması amacıyla çalışmalarda bulunmak üzere, Türk tarafında Dış Ticaret Müsteşarlığının, Amerika Birleşik Devletleri tarafında ise Amerika Birleşik Devletleri Ticaret Temsilciliğinin eşbaşkanlığında ilgili kuruluş temsilcilerinin katılımıyla bir Ticaret ve Yatırım Konseyi oluşturulması ve söz konusu Konseyin, yılda en az bir defa toplanması öngörülmüştür.

Taraflar, söz konusu anlaşmanın Yüce Meclisimizin onayını müteakip yürürlüğe girmesinden sonra, 30 gün içerisinde, biraz önce belirttiğim Ticaret ve Yatırım Konseyi için bir eylem planı gündemi hazırlayacaklardır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sözlerime, söz konusu anlaşmanın iki ülke arasındaki ticarî ilişkilere ivme kazandıracağına ve Amerika Birleşik Devletlerinden ülkemize yönelik yabancı sermaye yatırımlarında bir artış sağlayacağına olan inancımı ifade ederek, Yüce Heyetinize şükranlarımı arz ediyorum. (MHP, DSP, ANAP ve DYP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Bakan.

Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Bulgaristan Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Türkiye-İstanbul'daki Taşınmaz Mallara İlişkinProtokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu raporunun müzakeresine başlıyoruz.

…

34


sayfanın başına dön
[www.antimai.org] [bültenler] [haberler] [dağarcık] [yayınlar] [iletişim]