İLİŞKİN KANUN
Kanun No. 4672 |
MADDE 1.- 18.6.1999 tarihli ve 4389 sayılı
Bankalar Kanununun 2 nci maddesinde yer alan "Ödenmiş sermaye" tanımından
"üç aylık hesap özetlerindeki", "Yedek akçeler" tanımından da "ve üç aylık hesap özetlerinde
görülen" ibareleri çıkarılmış, “Özkaynak” tanımı aşağıdaki şekilde
değiştirilmiş ve maddeye bu tanımdan sonra gelmek üzere aşağıdaki "Konsolide
özkaynak" tanımı eklenmiştir. Özkaynak; Esas, unsur ve oranları, uluslararası standartlar da dikkate alınmak suretiyle Kurulca belirlenmek üzere, anasermaye ve katkı sermaye toplamı ile bu toplamdan sermayeden indirilecek değerlerin düşülmesi sonucu bulunacak tutarı, Konsolide özkaynak; Konsolide esasa göre uygulanacak
kredi sınırları ile standart oranların hesaplanmasında dikkate alınmak üzere,
Kurulca belirlenen kaynaklar toplamını, MADDE 2.- 4389 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin
(1) numaralı fıkrasının (a) bendinin sonuna aşağıdaki paragraf eklenmiştir. Kamu kurum ve kuruluşlarının personeli iken Kurumda
görev alanlar istekleri halinde geldikleri kurumlarda durumlarına uygun bir göreve
atanırlar. Bu takdirde, Kurumda
geçirdikleri süreler tâbi oldukları kanun hükümlerine göre hizmetlerinde
değerlendirilir. Bu hükümler, akademik unvanların kazanılması için gerekli şartlar
saklı kalmak üzere üniversitelerden gelen personel hakkında da uygulanır. MADDE 3.- 4389 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin
(2) numaralı fıkrasının (b) bendinin (bd) alt bendine "beş yıldan fazla
hapis" ibaresinden sonra gelmek üzere "cezasıyla cezalandırılmamış olması
veya bu Kanunun 22 nci maddesi hükümlerine muhalefet" ibaresi eklenmiştir. MADDE 4.- 4389 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin
(2) numaralı fıkrasının (b) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, fıkraya (b)
bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki (c) bendi eklenmiş, (c) bendi mülga (d)
bendinin yerine (d) bendi olarak teselsül ettirilmiş ve fıkranın sonuna aşağıdaki
(e) bendi eklenmiştir. b) Sermayenin doğrudan veya dolaylı olarak yüzde on
ve daha fazlasına veya bu oranın altında olsa dahi yönetim veya denetim kurullarına
üye belirleme imtiyazı veren hisse senetlerine sahip olan ortakların kurucularda aranan
nitelikleri taşıması şarttır. c) Kurucularda aranan nitelikleri kaybeden ortaklar ile
Kurulun iznini almadan pay edinen ortaklar temettü dışındaki ortaklık haklarından
yararlanamaz. Bu halde diğer ortaklık hakları Fon
tarafından kullanılır. Bu hüküm, münhasıran,
hakkında 14 üncü maddenin (1) ve (2) numaralı fıkrası hükümleri uygulanan
bir bankada pay sahibi olmaları nedeniyle kurucularda aranan nitelikleri kaybeden
ortaklar hakkında uygulanmaz. e) Bankaların yönetim ve denetiminin doğrudan ya da
dolaylı olarak başka bir sermaye grubuna geçmesine yol açan hisse devir ve edinim
izinlerinde, banka ödenmiş sermayesinin, izin tarihinden itibaren bir yıl içinde 7 nci
maddenin (2) numaralı fıkrasının (d) bendinde belirtilen tutara yükseltilmesi
şarttır. MADDE 5.- 4389 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin
(1) numaralı fıkrasının (b) bendinin ilk cümlesi ile (5) numaralı fıkrası
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. Bankaların yönetim kurulu üyeleri ile yurtdışında kurulu bankaların Türkiye'deki şubelerinin müdürler kurulu başkan ve üyeleri, seçilmeleri veya atanmalarından sonra yerel ticaret mahkemesi huzurunda yemin etmekle yükümlüdürler. 5. a) Bu Kanun hükümlerine aykırı hareketlerinden
dolayı hapis veya bir defadan fazla ağır para cezası ile cezalandırılan
kimseler, durumları bu Kanunun 7 nci maddesinin (2) numaralı fıkrasının, (be) alt
bendi hükmü hariç olmak üzere (b) bendine uymayanlar hiç bir bankada yönetim kurulu
başkanı, üyesi, denetçi, genel müdür, genel müdür yardımcısı veya birinci
derecede imza yetkisini haiz görevli olarak çalıştırılamazlar. Bankalar bu gibi
kimselerin imza yetkilerini derhal kaldırmak zorundadırlar. Bu bent
hükmü, haklarında 14 üncü maddenin (1) ve (2) numaralı fıkrası hükümleri
uygulanan bir bankada pay sahibi olmaları nedeniyle durumları 7 nci maddenin (2)
numaralı fıkrasının (b) bendine uymayan kişiler hakkında uygulanmaz. b) Yapılan denetlemeler sonucunda, bu Kanun veya ilgili
diğer mevzuat hükümlerini ihlal ettikleri ve bankanın emin bir şekilde
çalışmasını tehlikeye düşürdükleri tespit edilen banka mensuplarının,
haklarında kanunî kovuşturma istenmesini müteakip Kurulun talebi üzerine geçici
olarak imza yetkilerinin kaldırılması zorunludur. Bu kimseler Kurulun izni olmadıkça
imza yetkisini haiz personel olarak hiç bir bankada çalıştırılamazlar. MADDE 6.- 4389 sayılı Kanunun 11 inci
maddesinin (1) ve (3) numaralı fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, mülga
(4) numaralı fıkrası ile (6) numaralı fıkrasının mülga (g) bendi aşağıdaki
şekilde yeniden düzenlenmiş ve (12) numaralı fıkrasının son cümlesi aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir. 1. Bir bankanın vereceği nakdi krediler ile teminat mektupları, kefaletler, aval, ciro ve kabuller gibi gayrinakdî krediler, satın alacağı tahvil ve benzeri sermaye piyasası araçları, tevdiatta bulunmak suretiyle ya da herhangi bir şekil ve surette vereceği ödünçler, varlıkların vadeli satışından doğan alacaklar, vadesi geçmiş nakdi krediler, gayrinakdî kredilerin nakde tahvil olan bedelleri, vadeli işlem ve opsiyon sözleşmeleri ile benzeri diğer sözleşmeler ve ortaklık payları izlendikleri hesaba bakılmaksızın bu Kanun uygulamasında kredi sayılır. 3. Bu Kanun uygulamasında dolaylı pay sahipliği,
dolaylı kredi ve dolaylı iştirak tanımları ile kredi sınırlarının hesabında
gayrinakdî kredilerin dikkate alınma oranları, ortaklık payları ile vadeli işlem ve
opsiyon sözleşmeleri ile benzeri diğer sözleşmelerin kredi sınırlarının
hesabında dikkate alınma oran, esas ve usulleri Kurulca
belirlenir. 4. Bu maddedeki sınırlar, Kurulca belirlenecek usul ve
esaslar çerçevesinde konsolide esasa göre de hesaplanır ve uygulanır. g) Özkaynak hesabında indirilecek değer olarak
dikkate alınan işlemler. Bankaların, bu fıkra uyarınca ayırdıkları özel
karşılıkların tamamı, ayrıldıkları yılda kurumlar vergisi matrahının tespitinde
gider olarak kabul edilir. MADDE 7.- 4389 sayılı Kanunun 12 nci maddesinin
(1) numaralı fıkrasına aşağıdaki bent (a) bendi olarak eklenmiş ve mevcut (a), (b),
(c) ve (d) bentleri (b), (c), (d) ve (e) bentleri olarak teselsül ettirilmiştir. a) 11 inci madde hükümleri saklı kalmak kaydıyla, bankalar, ana faaliyet konuları para ve sermaye piyasaları ile sigortacılık olan ve bu konulardaki özel kanunlara göre izin ve ruhsat ile faaliyet gösteren malî kurumlar dışındaki bir ortaklığa, kendi özkaynaklarının en fazla yüzde onbeşi oranında iştirak edebilirler. Bu iştiraklerin toplam tutarı banka özkaynaklarının yüzde altmışını aşamaz. İştirak olunan ortaklığın sermayesinin yüzde onundan az olan iştirak tutarları ve bedelsiz edinilen iştirak payları ile iştirak paylarının herhangi bir fon çıkışı gerektirmeyen değer artışları bu sınırların hesabında dikkate alınmaz. MADDE 8.- 4389 sayılı Kanunun 14
üncü maddesinin; (5) numaralı fıkrasının (c) bendi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiş, bu bentten sonra gelmek üzere aşağıdaki (d) bendi eklenmiş, (6) numaralı fıkrasının (b) bendinde yer alan
"vadeleri uzatılmak kaydıyla borçlarını garanti etmeye" ibaresi,
"banka kayıtlarına göre gerçek bir muameleye dayandığı tespit edilen doğmuş
veya doğacak borçlarını garanti etmeye" şeklinde değiştirilmiş ve (7)
numaralı fıkrasına ikinci bendinden sonra gelmek
üzere aşağıdaki bent eklenmiştir. c) Bu Kanun hükümlerine göre temettü hariç
ortaklık hakları ile yönetim ve denetimleri veya hisseleri Fona intikal eden
bankaların, tasfiyeleri Fon eliyle yürütülen bankaların iflas idarelerinin ve Fonun,
alacaklarını dava veya takip yoluyla tahsil
etme cihetine gitmeleri halinde, 492 sayılı Harçlar Kanununun 2 nci, 23 üncü, 29 uncu maddeleri ve 2548 sayılı
Cezaevleri ile Mahkeme Binaları İnşası Karşılığı Olarak Alınacak Harçlar ve
Mahkûmlara Ödettirilecek Yiyecek Bedelleri Hakkında Kanunun 1 inci maddesi hükümleri
uygulanmaz. Bu bankalar ile tasfiyeleri Fon eliyle yürütülen bankaların iflas
idarelerinin ve Fonun, mahkeme ilâmını alması ve tebliğe çıkartması işlemlerinde
karşı tarafa yükletilmiş olan harcın ödenmiş olması ve her türlü ihtiyati tedbir
ve ihtiyati haciz taleplerinde teminat şartı aranmaz. Bu alacaklara ilişkin davalarda
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun seri muhakeme usulü hükümleri
uygulanır. d) Bankalar ile Fon
ve bankaların iflas idareleri tarafından açılacak
hukuk davalarına asliye ticaret mahkemesi tarafından bakılır. O yerde, birden fazla asliye ticaret mahkemesi bulunması
halinde, bu davalar ( 1) numaralı asliye ticaret mahkemesinde görülür. Bankalar ile Fon ve bankaların iflas idareleri
tarafından muamele merkezi veya ikâmetgahı İstanbul İli sınırları içinde olan
kişiler aleyhine açılacak hukuk davaları ile borçlular hakkında açılacak iflas
davalarına İstanbul ( 1) numaralı Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından bakılır.
İflas davası açılması halinde, bu mahkeme, hakkında
iflası istenen borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesine
borçlu aleyhine iflas davası açıldığını bildirir. Hisseleri kısmen veya tamamen Fona ait olan bir bankanın hisselerinin
üçüncü kişilere devir veya intikali halinde banka tarafından, bankanın eski
ortakları, yöneticileri ve denetçileri hakkında açılmış olan dava ve takiplere Fon
tarafından kanunî halef sıfatıyla kaldığı yerden devam olunur. Bu dava ve takipler
sonucunda hükmolunacak tutarlar Fona ait olur. MADDE 9.- 4389 sayılı Kanunun 15 inci
maddesinin (2) numaralı fıkrasının son paragrafında yer alan "uzun vadeli"
ibaresi çıkarılmış, fıkranın sonuna "Hazine Müsteşarlığınca Fona ikrazen
ihraç edilmiş bulunan Devlet iç borçlanma senetlerinden doğan borçlar Bakanlar Kurulu kararı ile tasfiye edilebilir." cümlesi eklenmiş,
maddenin (3) ve (4) numaralı fıkraları aşağıdaki
şekilde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki
(7), (8) ve (9) numaralı fıkralar
eklenmiştir. 3. Fon her türlü vergi, resim ve harçtan muaftır. 14
üncü maddenin (6) numaralı fıkrasının (b) bendi ile verilen yetkiler saklı kalmak
kaydıyla, Fon kaynakları ile her türlü alacaklarının ve hisseleri kısmen veya
tamamen Fona intikal eden bankaların; yönetim ve denetimini doğrudan ya da dolaylı
olarak tek başına veya birlikte elinde bulunduran ortaklarından, bu ortakların
yönetim ve denetimini doğrudan ya da dolaylı olarak tek başına veya başkalarıyla
birlikte elinde bulundurdukları şirketlerden ve iştiraklerinden, yönetim ve denetim
kurulu üyeleri, genel müdür ve yardımcıları, kredi komitesi başkan ve üyeleri ile
imzaları bankayı ilzam eden memurları ve bunların eş ve çocuklarından olan
alacakları ile hisseleri Fona intikal eden diğer bankaların bunlardan olan alacaklarından Fon tarafından devralınanlar ile (7) numaralı fıkranın (b) bendinde
belirtilen kişilere ait olup Fon tarafından devralınan alacakların takip ve tahsilinde
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uygulanır.
Fon, devraldığı alacağın takibine, alacağın devralındığı gün itibariyle banka
defter, kayıt ve belgelerine göre anapara,
her türlü faiz, komisyon ve sair giderlerin toplamından oluşan birikmiş alacak
tutarı üzerinden başlar. Bu alacaklar, Fon tarafından devralındığı tarihten itibaren amme alacağı niteliğini
kazanır ve birikmiş alacak tutarına, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü
Hakkında Kanunun 51 inci maddesinde belirtilen oranda gecikme zammı uygulanır. Ancak
Fon, her türlü alacakları ve devraldığı alacaklarla ilgili olarak borçlu aleyhine
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre başlatılmış bulunan takipler
ile alacağın tahsiline yönelik davalara kaldığı yerden devam edebileceği gibi,
takibi devam ettirmekten ve/veya davanın takibinden sarfınazar ederek devraldığı alacağın kaldığı yerden 6183
sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre takip ve
tahsiline de karar verebilir. Yukarıda
sözü edilen sarfınazar, haktan feragati
tazammun etmez. Fon, 6183
sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun uyarınca takibine karar
verdiği alacaklarına ilişkin her türlü teminatın paraya çevrilmesinde de anılan Kanun hükümlerini
uygulayabilir. Fon, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında
Kanun uygulamasında anılan Kanunun Maliye Bakanlığı, tahsil dairesi ve diğer makam,
merci ve komisyonlara verdiği yetkileri kullanır. Bu yetkilerin kullanılmasına ilişkin esas ve usuller Fon
Yönetmeliğinde gösterilir. Fona borçlu olanların iflası halinde 2004 sayılı İcra
ve İflas Kanununun 221 inci maddesindeki iflas bürosu
Fon temsilcisinin katılımıyla
teşekkül eder. 2004 sayılı İcra
ve İflas Kanununun 223 üncü maddesindeki iflas idaresinin, Fonun talep etmesi halinde
üyelerinden biri veya ikisi, Fonun göstereceği iki kat aday arasından icra tetkik
mercii tarafından seçilir. Fon, bir üye seçtirmişse icra tetkik mercii diğer bir
üyeyi alacak tutarı itibariyle çoğunlukta olanların göstereceği iki aday
arasından, bir üyeyi de alacaklı sayısı itibariyle çoğunlukta olanların
göstereceği adaylar arasından seçer. Fon iki üye seçtirmişse, diğer bir üye icra
tetkik mercii tarafından alacaklı sayısı itibariyle çoğunlukta olanların
göstereceği iki aday arasından seçilir. Fon, devraldığı alacakla ilgili olarak
iskonto da dahil olmak üzere her türlü tasarrufta bulunmaya, sulh olmaya, alacağına
mahsuben menkul ve gayrimenkul mallar ile her türlü hak ve alacakları hiçbir
sınırlamaya tabi olmaksızın devralmaya yetkilidir. 5682 sayılı Pasaport Kanununun 22
nci maddesi hükümleri, Fonun talebi üzerine Fona borçlu olanlar ile tüzel kişi
borçluların kanunî temsilcileri hakkında da uygulanır. Fon, 1050 sayılı Muhasebei
Umumiye Kanunu, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu ve 832 sayılı Sayıştay Kanunu ile
bunların ek ve değişikliklerine tâbi değildir. 4. Fon, Kurulca hazırlanacak Fon Yönetmeliği
dahilinde Kurum tarafından idare ve temsil olunur. Fonun karar organı, Kurul Başkanı,
İkinci Başkan ve Kurulun kendi üyeleri arasından seçeceği üç üye ile Kurulca
belirlenecek Fon Başkan Yardımcısı ve Kurum Başkan Yardımcısından oluşan Fon
Yönetim Kuruludur. Fon mevcudunun kullanılış usul ve esasları ile bu
Kanunla Fona verilen yetkilerin kullanılmasına ilişkin usul ve esaslar Fon Yönetmeliğinde gösterilir. 7. a) Fon, alacağının tahsili bakımından yarar
görmesi halinde, hisseleri kısmen veya tamamen kendisine intikal eden bir bankanın yönetim ve denetimine sahip olduğu
iştiraklerinin, bu bankanın yönetim ve denetimini doğrudan veya dolaylı olarak tek
başına veya birlikte elinde bulunduran tüzel kişi ortaklarının, gerçek ve tüzel kişi ortaklarının yönetim ve
denetimini doğrudan ya da dolaylı olarak tek başına veya birlikte elinde
bulundurdukları şirketlerin, temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve
denetimini devralmaya veya yönetim, müdürler ve denetim kurulu üyelerinin tamamını
veya bir kısmını, hisselerinin imtiyazlı olup olmadığına bakılmaksızın,
görevden alarak veya üye sayısını artırarak bu kurullara üye atamaya yetkilidir. Bu
hüküm, bankanın yönetim ve denetimini doğrudan ya da dolaylı olarak, tek başına
veya birlikte elinde bulunduran ortakların, banka kaynaklarını bankanın emin şekilde
çalışmasını tehlikeye düşürecek biçimde doğrudan veya dolaylı olarak kendi
lehlerine kullandıkları veya bankayı bu suretle zarara uğrattıklarının tespiti halinde uygulanır. b) Hisseleri kısmen veya tamamen Fona intikal eden bir bankanın yönetim ve denetimini
doğrudan veya dolaylı olarak tek başına veya birlikte elinde bulunduran ortaklarının
veya yöneticilerinin, yönetim kurulu, kredi komiteleri, şubeler, diğer yetkili ve görevliler aracılığıyla veya sair
suretlerle banka kaynaklarını ve varlıklarını doğrudan veya üçüncü kişilere
rehnetmek, teminat göstermek, ekonomik
gücü olmayan kişilere kredi vermek, karşılığında kredi temin etmek amacıyla kredi
kullandırmak, yurt içi veya yurt dışı banka ve malî kuruluşlar nezdinde depo veya
sair adlarla hesap açtırmak veya bu hesapları teminat göstermek ve sair şekillerde
kullanmak suretiyle veya başkaca dolanlı işlemlerle edindikleri veya bu suretle
üçüncü kişilere edindirdikleri para,
mal, her türlü hak ve alacakların temininde kullanılan banka kaynakları ve
varlıkları nedeniyle doğan alacak Fon alacağı sayılır. Bu alacaklar hakkında 6183
sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uygulanır. Fon,
bu para, mal, her türlü hak ve alacaklara
ihtiyati haciz koymaya, muhafaza altına almaya ve bunlardan değeri Fon tarafından
belirlenemeyenleri 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 72 nci maddesine göre kurulan takdir
komisyonlarının Fon tarafından belirlenecek kurum ve kuruluşlarca hazırlanacak
raporları da dikkate alarak tespit edeceği değeri üzerinden, alacağına ve/veya bu
bankaların Fon tarafından devralınan zararlarına mahsuben devralmaya yetkilidir. Bu
alacaklara zararın ve/veya alacağın doğmasına sebebiyet veren haksız işlemin
yapıldığı tarihten itibaren 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında
Kanunun 51 inci maddesinde belirtilen oranda gecikme zammı uygulanır. (a) ve (b) bentlerindeki yetki, banka hisselerinin
kısmen veya tamamen üçüncü kişilere satış, devir veya intikalinden sonra da
kullanılabilir. Fon tarafından bu fıkra hükümlerine istinaden tesis
edilen işlemlere karşı idari yargı
mercilerinde açılan davalarda mahkemelerce yürütmenin durdurulması kararı
verilebilmesi için teminat aranmaz. Fon tarafından bu madde hükümlerine istinaden yapılacak işlemlerde 6762 sayılı
Türk Ticaret Kanunu hükümleri uygulanmaz. Bu işlemler her türlü vergi, resim ve
harçtan istisna tutulur. Bu fıkra ile Fona tanınan yetkiler Fon tarafından başkaca
bir işleme gerek olmaksızın Fonun karar alması ile tekemmül eder. Yapılan
işlemlerden tescile tabi olanlar Fonun talebi üzerine tescil ve gerektiğinde ilân
olunur. 8. Kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve tüzel
kişiler, bu madde kapsamına giren işlemlerle sınırlı olmak üzere, Devletin
güvenliği ve temel dış yararlarına karşı ağır sonuçlar doğuracak haller ile
meslek sırrı, aile hayatının gizliliği ve savunma hakkına ilişkin hükümler saklı
kalmak kaydıyla, özel kanunlardaki yasaklayıcı ve sınırlayıcı hükümler dikkate
alınmaksızın gizli dahi olsa Fon tarafından istenecek
her türlü bilgiyi uygun süre ve ortamda, sürekli veya münferit olarak vermeye,
istenecek defter ve belgeleri ibraz etmeye mecburdurlar. 9. a) Hisseleri kısmen veya tamamen Fona intikal eden
bir bankanın alacaklarının Fon tarafından devralınması halinde, bu alacaklarla
ilgili olarak, 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin
Korunması Hakkında Kanun ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunundan doğanlar dahil,
açılmış veya açılacak her türlü ceza davalarında, alacağın devralındığı
tarihten itibaren, suçtan zarar gören olarak, Fon
müdahil sıfatını kazanır. Bu davalara bağlı şahsî haklar dahi Fona ait olur. b) Hisseleri kısmen veya tamamen Fona intikal eden bir
bankanın alacaklarının Fon tarafından
devralınması halinde, bu alacaklarla ilgili olarak, Fonun taraf olduğu icra takipleri
ile icra takiplerinden kaynaklanan her türlü hukuk davalarının kısmen veya tamamen
Fon aleyhine neticelenmesi halinde, 2004
sayılı İcra ve İflas Kanununda yazılı tazminat ve cezalar Fon hakkında uygulanmaz. c) Hisseleri kısmen veya tamamen Fona intikal eden bir
bankanın alacaklarının Fon tarafından devralınması halinde, bu alacaklarla ilgili
olarak açılmış veya açılacak dava ve icra takiplerinde kanunlarda yazılı
zamanaşımı ve hak düşürücü süreler dahil her türlü süre alacağın temlik
edildiği tarihten itibaren Fon bakımından dokuz ay süre ile durur. d) Bu Kanunun uygulanmasına veya alacağın tahsiline
ilişkin olarak Fonun 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre yapılan
ihalelere iştiraklerinde teminat şartı aranmaz. MADDE 10.- 4389 sayılı Kanunun 18 inci
maddesinin (1) numaralı fıkrasının dördüncü cümlesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. Bankaların bu Kanun hükümlerine göre birleşme ve
devirlerinde 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile devir veya birleşmeye konu
bankaların toplam aktiflerinin sektör içindeki paylarının yüzde yirmiyi geçmemesi
kaydıyla 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun 7, 10 ve 11 inci maddeleri
hükümleri uygulanmaz. MADDE 11.- 4389 sayılı Kanunun 20 nci
maddesinin (5) ve (6) numaralı fıkraları
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. 5. Kurul kararlarına karşı açılacak idari davalar
ilk derece mahkemesi olarak Danıştay’da görülür. 6. a) Bu Kanunun 10 uncu maddesinin (2) ve (3) numaralı fıkraları, 14 üncü maddesinin (5), (6) ve (7) numaralı fıkraları, 15, 16, 17 ve 19 uncu maddeleri ile 20 nci maddesinin (2) numaralı fıkrası hükümleri dışındaki diğer maddeleri, mevduat toplama yetkisi bulunmayan ancak, özel cari hesaplar ve kâr ve zarara katılma hakkı veren hesaplar yoluyla fon toplayan, ekonomik faaliyetleri ekipman veya emtia temini veya kiralanması veya ortak yatırımlar yoluyla finanse eden özel finans kurumları bakımından da uygulanır. Bu Kanunun 12 nci maddesinin (2) numaralı fıkrasındaki yasak ve sınırlamalar, özel finans kurumlarının üçüncü kişilere finansman sağlamaya yönelik faaliyetleri bakımından uygulanmaz. Kurum bu Kanun hükümleri çerçevesinde bu kurumlara ilişkin kâr ve zarara katılma hakkı veren hesapların özelliklerini de dikkate alarak her türlü düzenleme yapmaya yetkilidir. Ancak, Kurum bu Kanunun 14 üncü maddesinin (3) ve (4) numaralı fıkralarında belirtilen durumları tespit ettiği takdirde, özel finans kurumunun faaliyet izni Kurulun en az beş üyesinin aynı yöndeki oyuyla alınmış kararıyla kaldırılır. Özel finans kurumları açısından emtia veya
gayrimenkullerin finansal kiralanması ya da kâr ve zarara katılma ve benzeri
yöntemlerle yapılan her türlü finansman faaliyetleri de bu Kanuna göre kredi olarak
addolunur. Bu Kanunun 21, 22 ve 23 üncü maddelerinde yer alan
ceza hükümleri, özel finans kurumları ve görevlileri ile 22 nci maddenin (3), (6),
(7), (8) ve (9) numaralı fıkralarında yazılı suçları özel finans kurumlarına
karşı işleyen kişiler için de uygulanır. 22 nci maddenin (1) numaralı fıkrası, bu
Kanuna göre alınması gereken izinleri almaksızın özel finans kurumlarına münhasır
işlemler ile uğraşan veya özel cari hesaplar ve kâr ve zarara katılma hakkı veren
hesaplar yoluyla fon toplayan veya ticaret unvanları, her türlü belgeleri, ilan ve
reklamları veya kamuoyuna yaptıkları açıklamalarda özel finans kurumu adını
kullanan, özel cari hesaplar ve kâr ve zarara katılma hakkı veren hesaplar yoluyla fon
topladıkları, özel finans kurumlarına münhasır işlemler ile uğraştıkları
izlenimini yaratacak söz ve deyimleri kullanan gerçek kişiler ile tüzel kişilerin
görevlilerini de kapsar. 22 nci maddenin (2) numaralı fıkrasının ilk cümlesi, özel
cari hesap sahiplerinin tasarruflarını ve açılan hesaba göre kâr ve zarara katılma
hesap sahiplerine ödenmesi icap eden tutarları geri almalarını kasıtlı olarak
engelleyen özel finans kurumlarının görevli veya ilgili mensupları hakkında da
uygulanır. b) Kanun ve ilgili diğer mevzuat çerçevesinde özel
finans kurumlarının faaliyetlerine uygun şekilde çalışmalarını ve mesleğin
gelişmesini temin etmek, malî kurum olmanın gerektirdiği vakar, disiplin ve birlik
içinde ekonominin ihtiyaçlarına uygun olarak çalışmalarını sağlamak, özel finans
kurumları arasındaki haksız rekabeti önlemek amacıyla gerekli her türlü tedbiri
almak ve uygulamak, ilan ve reklamlarında özel finans kurumlarının uyacakları esas ve
şartları tür, şekil, nitelik ve miktarları itibariyle Kurumun uygun görüşünü
alarak tespit etmek ve bu Kanun ile kendisine verilen diğer işleri yapmak üzere tüzel
kişiliği haiz ve kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşu olan Özel Finans Kurumları
Birliği kurulmuştur. Özel finans kurumları, faaliyet izni aldıkları tarihten
itibaren bir ay içinde Birliğe üye olmak zorundadır. Birlik, özel finans kurumları ile ilgili mevzuatı ve
aldığı karar ve önlemlerin uygulanmasını takip eder ve Kurumca alınması istenen
tedbirleri alır. Birliğin organları, çalışma esasları ve
faaliyetlerinin kapsamı Kurulun, Birliğin görüşünü alarak yapacağı öneri
üzerine Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe konulacak Birlik Statüsünde
gösterilir. Özel finans kurumları, Birlik Statüsüne ve Birlik tarafından alınacak
karar ve tedbirlere uymak zorundadır. Birliğin giderleri, Birlik Statüsü gereğince
tespit olunan oy sayısına göre özel finans kurumlarına dağıtılır. Özel finans
kurumları, kendilerine düşen masraf paylarını statüde belirtilen süre içinde
yatırmak zorundadırlar. Masraf iştirak payları belirlenen süre içinde ödenmediği
takdirde Birlik tarafından icra yoluyla tahsil olunur. Masraf iştirak paylarının
ödenmesine dair kararlar 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 68 inci maddesinde
yazılı resmî belge niteliğindedir. Birliğin organ seçimleri bu Kanunda öngörülen
esaslar çerçevesinde gizli oyla ve yargı gözetimi altında gerçekleştirilir. Seçim
yapılacak genel kurul toplantısından en az onbeş gün önce seçimlere katılacak üye
kuruluşları ve temsilcilerini belirleyen
liste, toplantının gündemini, yerini, gününü, saatini ve çoğunluk olmadığı
takdirde yapılacak ikinci toplantıya ilişkin hususları belirten bir yazı ile birlikte
üç nüsha olarak Yüksek Seçim Kurulunca belirlenecek seçim kurulu başkanı hâkime
tevdi edilir. Hâkim gerekli incelemeyi yaparak listeyi ve diğer hususları onaylar, bir
sandık kurulu başkanı ve iki sandık kurulu üyesi ile bunlar için birer yedek üye
atar. Oy verme işlemi gizli oy, açık sayım ilkelerine göre yapılır. Seçim
süresinin sonunda seçim sonuçları tutanakla tespit edilip seçim sandık kurulu
başkanı ve üyeleri tarafından imzalanır. Tutanağın düzenlenmesinden itibaren iki
gün içinde seçimlere yapılacak her türlü itirazlar hâkim tarafından aynı gün
incelenir ve kesin olarak karara bağlanır. Birliğin aldığı genel ya da özel nitelikteki karar
ve tedbirlere zamanında ve tam olarak
uymayan üyeler hakkında Birlik Yönetim Kurulunca bir milyar liraya kadar para cezası
uygulanabilir. Birlik, cezaları ilgiliye tebliğ eder ve tahsil olunan cezalar Güvence
Fonuna gelir kaydedilir. Bu fıkrada yer alan maktu para cezası, her yılın Ocak
ayından geçerli olmak üzere 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci
maddesi uyarınca tespit edilecek yeniden değerleme oranı kadar artırılmak suretiyle
bulunacak tutar üzerinden uygulanır. Birlik, özel cari hesaplar ve kâr ve zarara katılma
hesabı sahibi gerçek kişilerin özel finans kurumlarındaki tasarruflarını güvence
altına almak amacıyla, "Güvence Fonu" kurmakla
görevli ve yetkilidir. c) Özel finans kurumlarında gerçek kişiler adına
açılan özel cari hesaplarda ve kâr ve zarara katılma hesaplarında toplanan
tasarrufların güvence altına alınması amacıyla Birlik bünyesinde oluşturulan
Güvence Fonu, Birlik tarafından hazırlanarak yürürlüğe konulacak Güvence Fonu
Yönetmeliği dahilinde, Birlik tarafından idare olunur. Güvence Fonu mevcudunun
kullanılış şekil ve esasları ile özel finans kurumları nezdindeki, güvenceye tabi
olacak özel cari hesaplar ve kâr ve zarara katılma hesaplarına ait tasarrufların
kapsamı, tutarı, güvence priminin tarifesi ile tahsil zamanı, şekli ve diğer
hususlar Güvence Fonu Yönetmeliğinde gösterilir. Özel finans kurumları,
nezdlerindeki özel cari hesaplar ve kâr ve zarara katılma hesaplarına ait tutarları
bu kapsam ve şartlar dahilinde sigorta ettirmek zorundadır. Kurum, Güvence Fonu
üzerinde her türlü denetimi yapmaya yetkilidir. Güvence Fonunun kaynakları; güvence primlerinden, 10
uncu maddeye göre zamanaşımına uğrayan, özel finans kurumları nezdindeki hesap,
emanet ve alacaklardan, kuruluş izni verilen özel finans kurumlarının kurucularının,
7 nci maddenin (2) numaralı fıkrasının (d) bendinde belirtilen asgari sermayenin yüzde onu
tutarında Güvence Fonuna yatıracakları sisteme giriş payından, 8 inci
maddesinin (2) numaralı fıkrası hükümleri çerçevesinde, devralan bakımından
verilen hisse devir izinlerinde, özel finans kurumunun sermayesini temsil eden hisseleri
devralan ortaklar tarafından, devralınan hisselerin nominal bedelinin veya borsa değeri
daha yüksek olduğu takdirde borsa değerinin yüzde biri oranında Güvence Fonuna
yatırılacak tutarlardan, bu Kanun hükümlerine aykırılık dolayısıyla özel finans
kurumlarının görevli ve ilgili mensupları ile özel finans kurumlarına karşı
işlenen suçlardan dolayı üçüncü kişilere hükmolunacak adli para cezaları ile
özel finans kurumlarına uygulanacak idari para cezalarının yüzde ellisinden ve
Güvence Fonu mevcudunun gelirleri ile sair gelirlerden oluşur. Bir özel finans kurumunun sermayesinin yüzde on ve
daha fazlasına sahip ortakları ile yönetim kurulu başkan ve üyelerinin, genel müdür
ve yardımcılarının, kredi açmaya yetkili memurlarının, denetçilerinin ve bunların
ana, baba, eş ve çocuklarının o özel finans kurumundaki özel cari hesaplar ve kâr
ve zarara katılma hesaplarında bulunan tasarrufları güvenceye tâbi değildir. Özel finans kurumlarınca Güvence Fonuna ödenen
primler kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider kabul edilir. d) Bu
Kanunun 14 üncü maddesinin (3) numaralı fıkrasına göre faaliyet izni kaldırılan
özel finans kurumunun yönetim ve denetimi, Birlik tarafından atanan ve beş kişiden
oluşan Tasfiye Kuruluna intikal eder. Faaliyet izninin kaldırılmasına ilişkin Kurul
kararının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihten itibaren özel finans kurumu
hakkındaki ihtiyati tedbir dahil her türlü icra ve iflas takibatı durur. Faaliyet
izninin kaldırıldığı tarihten itibaren özel finans kurumunun alacaklıları,
alacaklarını temlik edemez veya bu sonucu doğuracak işlemleri yapamazlar. Tasfiye
Kurulu özel finans kurumunu genel hükümlere göre tasfiye eder. Özel finans
kurumlarının tasfiye işlemlerinde 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu hükümleri
uygulanmaz. Bir özel finans kurumunun yönetim kurulu ve kredi
komitesi başkan ve üyeleri ile genel müdür, genel müdür yardımcıları ve imzaları
özel finans kurumunu ilzam eden memurlarının kanuna aykırı karar ve işlemleriyle
özel finans kurumu hakkında bu Kanunun 14 üncü maddesinin (3) ve (4) numaralı fıkra
hükümlerinin uygulanmasına neden olduklarının tespiti halinde, özel finans kurumuna
verdikleri zararlarla sınırlı olarak bunların şahsî sorumlulukları yoluna
gidilerek, Tasfiye Kurulunun talebi üzerine şahsen iflaslarına mahkemece karar
verilebilir. Bu karar ve işlemler özel finans kurumunun yönetim ve denetimini doğrudan
veya dolaylı olarak tek başına veya birlikte elinde bulunduran ortaklara menfaat temini
amacıyla yapıldığı takdirde, menfaat temin eden ortaklar hakkında da temin ettikleri
menfaat üzerinden aynı hüküm uygulanır. Bu halde, bu Kanunun 14 üncü
maddesinin (5) numaralı fıkrasının (b) bendindeki mal beyannamesine ve muhafaza
tedbirlerine ilişkin hükümler kıyasen uygulanır. Mahkemece iflasına karar verilenler
hakkındaki takibi, Tasfiye Kurulu yürütür. Bu paragraf hükmüne göre iflası
istenenler hakkında mahkemece 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 257 nci ve izleyen
maddeleri hükümleri uygulanır. Bir özel finans kurumunun faaliyet izninin
kaldırılması halinde Birlik, özel finans kurumundaki özel cari hesaplar ve kâr ve
zarara katılma hesaplarındaki tutarların güvenceye tâbi kısmını bu maddenin
birinci fıkrasında tanımlandığı şekilde oluşturulan Tasfiye Kurulunun onayıyla
doğrudan veya Tasfiye Kurulunca ilan edilecek bir özel finans kurumu aracılığıyla
Güvence Fonu mevcudundan öder ve Güvence Fonu hesabına tasfiye işlemlerine öncelikli
alacaklı sıfatı ile iştirak eder. Bu şekilde meydana gelen alacak nedeniyle Güvence
Fonu hesabına yapılacak ödemeler için tasfiye sonucu beklenmez. Güvence Fonu mevcudunun ihtiyacı karşılayamaması
durumunda, özel finans kurumlarından, ileride doğacak prim yükümlülüklerine
mahsuben bir önceki yılda ödedikleri güvence
primi toplamına kadar, bunun yetersiz kalması halinde ise her bir özel finans kurumunun
sahip olduğu özel cari hesaplar ve kâr ve zarara katılma hesapları toplamına
karşılık gelen oranda ve kalan tutarı karşılayacak kadar avans alınabilir. Bu
avans, özel finans kurumlarının kâr ve zarara katılma hesaplarında topladıkları
fonlara özel cari hesap ve kâr ve zarara katılma hesapları toplamları en yüksek beş
özel finans kurumunca bir önceki dönemde verilen ortalama kâr payı oranı dikkate
alınarak Birlikçe belirlenecek oran üzerinden hesaplanacak tutar ile birlikte, doğacak
prim borçlarına mahsup edilir. e) Özel finans kurumları, 2886 sayılı Devlet İhale
Kanunu, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri
Kanunu, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil
Usulü Hakkında Kanun ve 3167 sayılı
Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun ile
diğer mevzuatın çeke ve teminat mektuplarına ilişkin hükümleri ile 213 sayılı
Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümlerinin uygulanması bakımından
banka addolunur. MADDE 12.- 4389 sayılı Kanunun
21 inci
maddesinin (1) numaralı
fıkrasının (a) bendinde yer alan "8 inci maddesinin (2) numaralı
fıkrasındaki izin alınmaksızın yapılan pay devirlerinin pay defterine
kaydedilmesi" ibaresi "8 inci maddesinin (2) numaralı fıkrası hükümlerine
aykırılık" şeklinde değiştirilmiş ve (1) numaralı fıkrasında yer alan
" idari para cezası uygulanır." ibaresi, " idari para cezası
uygulanabilir." şeklinde
değiştirilmiştir. MADDE 13.- 4389 sayılı Kanunun 24 üncü maddesinin (6) numaralı
fıkrasının sonuna aşağıdaki paragraf ve maddeye
aşağıdaki (7) numaralı fıkra eklenmiştir. Bu fıkra hükmü Kurul, Kurum, Fon Yönetim Kurulu ve Fonun bu Kanunda yazılı görevlere ilişkin karar, eylem ve işlemleri nedeniyle, kişilerin, uğradıkları zararlardan dolayı Kurul ve Fon Yönetim Kurulu üyeleri ile Kurum ve Fon personeli aleyhine açtıkları ve açacakları davalar hakkında da uygulanır. 7. a) Bu Kanun uygulaması ile ilgili olarak, bu Kanunda
ve diğer kanunlarda belirtilen cezalara
ilişkin suçlardan dolayı açılan ceza davalarında,
gerekli görülen hallerde yaptırılacak bilirkişi incelemelerinde, bilirkişi raporunu, dosyanın kendisine verildiği tarihten
başlayarak üç ay içinde mahkemeye verir. Bu
süre hâkim tarafından iki aya kadar uzatılabilir. Bu süre içerisinde de rapor mahkemeye verilmediği
takdirde görev, ücret ödenmeksizin
bilirkişiden alınır ve yeni bilirkişi atanır. Bilirkişilik görevi bu şekilde
kendisinden alınan kişiler, bir yıl süreyle bu Kanun kapsamında hiçbir davada
bilirkişi olarak atanamazlar. Bu kişiler, raporların
süresinde verilmemesinin sebep olduğu masrafları ödemeye ve ayrıca beşyüzmilyon
liradan birmilyarbeşyüzmilyon liraya kadar hafif para cezasına mahkûm edilirler.
Dosyanın bilirkişiye tevdii tarihinde dava zamanaşımı süresi durur. Bilirkişinin raporunu mahkemeye verdiği tarihten itibaren bu
süre kaldığı yerden işlemeye devam eder. b) Kurum, Fon ve
temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi veya hisseleri Fona ait olan
bankalar ile tasfiyeleri Fon eliyle yürütülen bankaların iflas idareleri tarafından
açılan hukuk davalarında gerekli görülen
hallerde, yaptırılacak bilirkişi
incelemelerinde, bilirkişi raporunu
dosyanın kendisine verildiği tarihten başlayarak üç ay içinde mahkemeye verir. Bu
süre hakim tarafından iki aya kadar uzatılabilir. Bu süre içerisinde de rapor mahkemeye verilmediği takdirde görev,
ücret ödenmeksizin bilirkişiden alınır ve yeni bilirkişi atanır. Bilirkişilik
görevi bu şekilde kendisinden alınan kişiler, bir yıl süreyle bu Kanun kapsamında
hiçbir davada bilirkişi olarak atanamazlar. Bu kişiler,
raporların süresinde verilmemesinin sebep olduğu masrafları ödemeye ve ayrıca
beşyüzmilyon liradan birmilyarbeşyüzmilyon liraya kadar hafif para cezasına mahkûm
edilirler. MADDE 14.- 4389 sayılı Kanunun geçici 1 inci
maddesinin (d) bendinde yer alan "ilk iki yıl" ibaresi "ilk dört
yıl" olarak değiştirilmiştir. MADDE 15.- 4389 sayılı Kanunun geçici 2 nci
maddesinin (h) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, (j) bendinde yer alan
"teminat" ibaresinden sonra gelmek üzere "ve iflas idarelerinin mahkeme
ilâmını alması ve tebliğe çıkartması işlemlerinde karşı tarafa yükletilmiş
olan harcın ödenmiş olması" ibaresi eklenmiş ve (c) bendi yürürlükten
kaldırılmıştır. h) Bankalar ve özel finans kurumları iştirak
tutarlarını 31.12.2009 tarihine kadar, Kurulca
belirlenecek dönem ve oranlar dahilinde bu Kanun hükümlerine uygun hale getirmek
zorundadırlar. GEÇİCİ MADDE 1.- Bu
Kanunla, 4389 sayılı
Kanunun 14 üncü
maddesinin (5) numaralı fıkrasına eklenen (d) bendi hükmü hariç olmak üzere,
4389 sayılı Bankalar Kanununun bu Kanunun 8 ve 9 uncu maddeleriyle eklenen ve
değiştirilen hükümleri, bu değişikliklerin yürürlüğe girdiği tarihten önce
temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimleri veya hisseleri kısmen veya
tamamen Fona intikal eden bankalar, bunların yönetim ve denetimine sahip oldukları
iştirakler, bankanın yönetim ve denetimini doğrudan ya da dolaylı olarak tek başına
veya birlikte elinde bulunduran ortakları ve ortakların
yönetim ve denetimini doğrudan ya da dolaylı olarak tek başına veya başkalarıyla
birlikte elinde bulundurdukları şirketler, yönetim
ve denetim kurulu üyeleri, genel müdür ve yardımcıları, kredi komitesi
başkan ve üyeleri ile imzaları bankayı ilzam eden memurları ve bunların eş ve
çocuklarından olan alacakları ile hisseleri Fona intikal eden diğer bankaların
bunlardan olan alacakları, bu Kanunun 9 uncu
maddesi ile 4389 sayılı Kanunun 15 inci maddesine eklenen (7) numaralı fıkranın (b) bendinde belirtilen kişilere ait olup Fon tarafından devralınan alacakları ile söz konusu bankaların kaynaklarını
doğrudan veya dolaylı olarak kullanmak suretiyle sahip olunan para, mal, her türlü hak
ve alacaklar hakkında da uygulanır. Şu kadar ki, 4389 sayılı Bankalar Kanununun 15
inci maddesinin (7) numaralı fıkrasının (a) bendi hükmü bankanın yönetim ve
denetimini doğrudan ya da dolaylı olarak, tek başına veya birlikte elinde bulunduran
ortakların banka kaynaklarını bankanın emin şekilde çalışmasını tehlikeye
düşürecek biçimde doğrudan veya dolaylı olarak kendi lehlerine kullandıklarının
veya bankayı bu suretle zarara uğrattıklarının tespiti
halinde uygulanır. GEÇİCİ MADDE
2.- a) Bu Kanunun yayımı
tarihinden önce faaliyet izni kaldırılan özel finans kurumları hakkında bu Kanunla
özel finans kurumlarının tasfiyesine ilişkin olarak getirilen hükümler uygulanmaz. b) 4389 sayılı Bankalar Kanununa tabi olarak faaliyette bulunan özel finans kurumları, Özel Finans Kurumları Birliğinin faaliyete geçtiği tarihi izleyen otuz gün içinde Birliğe üye olmak zorundadır. GEÇİCİ MADDE 3.- Başkan dışındaki Kurul
üyelerinin görevleri, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte sona erer. Yeni üyeler,
yürürlük tarihinden itibaren onbeş gün içinde Bakanlar Kurulunca atanır ve bu süre
içinde, mevcut üyelerin görevleri devam eder. Bu suretle atanan üyelerden, ikinci
yılın sonunda kur’a sonucunda belirlenecek iki üye ve dördüncü yılın sonunda
kalan üyelerden, kur’a sonucu belirlenecek iki üyenin yerine, bu Kanunda belirtilen
hükümlere uygun olarak yeni üye ataması yapılır. MADDE 16.- Bu Kanun yayımı tarihinde
yürürlüğe girer. MADDE 17.- Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu
yürütür. |