mai ve küreselleşme karşıtı çalışma grubu
 

Sosyal Sigortalar Kanunu

 

Kanun No:506
Kabul Tarihi:17.7.1964
Resmi Gazete'nin Yayın Tarihi: 29-31.7.1964 ve 1.8.1964
Sayı:11766-11779

 

 

BÖLÜM I
GENEL HÜKÜMLER
Madde 1 - İş kazalarıyla meslek hastalıkları, hastalık, analık, malullük, yaşlılık ve ölüm hallerinde bu kanunda yazılı şartlarla sosyal sigorta yardımları sağlanır. Bu kanunda geçen (Kurum) deyimi (Sosyal Sigortalar Kurumu) anlamına gelir.
Madde 2 - Bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanlar bu kanuna göre sigortalı sayılırlar. 10/7/1941 tarihli ve 4081 sayılı Çiftçi Mallarının Korunması hakkındaki Kanuna göre çalıştırılan Koruma Bekçileri bu kanuna tabidir. Bu kanunda belirtilen Sosyal Sigorta yardımlarından sigortalılar ile bunların eş ve çocukları ve sigortalıların ölümlerinde bu kanuna göre hak sahibi olan kimseleri yararlanırlar.
Madde 3 - I - Aşağıda yazılı kimseler bu kanunun uygulanmasında sigortalı sayılmazlar . A. a) Kamu sektörüne ait tarım ve orman işlerinde ücretle, b) Özel sektöre ait tarım ve orman işlerinde ücretle ve sürekli olarak, c) Tarım sanatlarına ait işlerde, d) Tarım işyerlerinde yapılan ve tarım işlerinden sayılmayan işlerde. e) Tarım işyeri sayılmayan işyerlerinin park, bahçe, fidanlık ve benzeri işlerinde, çalışanlar hariç olmak üzere tarım işlerinde çalışanlar. B) İşverenin ücretsiz çalışan eşi, C) Aynı konutta birlikte yaşıyan ve üçüncü dereceye kadar (üçüncü derece dahil) olan hısımlar arasında ve aralarına dışardan başka kimse katılmıyarak bu konut içinde yapılan işlerde çalışanlar, D) Ev hizmetlerinde çalışanlar (ücretle ve sürekli olarak çalışanlar hariç) E) Askerlik hizmetlerini yapmakta olan yükümlüler (27.2.1962 tarihli 33 sayılı kanun hükümlerine göre çalışanlar hariç). F) Kanunla kurulu emekli sandıklarına aidat ödemekte olanlar, G) Yabancı bir memlekette kurulan her hangi bir müessese tarafından ve o müessese nam ve hesabına Türkiye'ye bir iş için gönderilen ve yabancı memlekette sigortalı olduğunu bildiren yabancı kimseler, H) Resmi meslek ve sanat okullariyle, yetkili resmi makamların müsaadesiyle kurulan meslek veya sanat okullarında tatbiki mahiyetteki yapım ve üretim işlerinde çalışan öğrenciler I) Yalnız ceza ve ıslah evleri içindeki atelyelerde çalıştırılan mahkumlar, J) Sağlık müesseselerinde işe alıştırılmakta olan hasta veya maluller, K) Her hangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmaksızın kendi nam ve hesabına çalışanlar, I) Köy sınırları içinde, anahtar teslimi veya ihale suretiyle başkasına verilmeksizin, turistik, ticari veya dinlenme gayesi dışında, kısmen inşaat sahibi ve aile fertlerinin çalışması, kısmen de hariçten işçi çalıştırılması suretiyle kendi ihtiyaçları için yapılan inşaat, tamirat, tadilat, tesisat ve benzeri işlerde çalışanlar, II - Aşağıda belirtilenler hakkında bazı sigorta kolları uygulanmaz . A) Malullük yaşlılık ve ölüm sigortaları, bir işveren emrinde çalışan ve Türk uyruklu olmayan kimselerden Kurumdan yazılı istekte bulunanlar hakkında ve istek tarihinden sonraki ay başından başlanarak uygulanır. B) Özel kanunda tarifi ve nitelikleri belirtilen çıraklar hakkında, çıraklık devresi sayılan süre içinde analık, malüllük yaşlılık ve ölüm sigortaları ile bu kanunun 35 inci maddesi hükümleri uygulanmaz.
C) Kanunla kurulu sosyal güvenlik kurumlarından malüllük veya emekli aylığı almakta iken bu Kanuna tabi sigortalı bir işte çalışanların 78 inci maddeye göre tespit edilen prime esas kazançlar üzerinden 63 üncü madde hükmüne göre Sosyal Güvenlik Destek Primi kesilir.
Sosyal Güvenlik Destek Primi ödenmiş süreler, bu Kanuna göre sigortalılık süresinden sayılmaz ve 24.5.1983 tarih ve 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına tabi olarak geçen hizmetlerin birleştirilmesi hakkında Kanun hükümleri uygulanmaz, 64 üncü madde hükmüne göre toptan ödeme yapılmaz. Ancak iş kazası veya meslek hastalığı halinde 12 nci madde hükümleri uygulanır.
Bunlardan kendi kanunlarına göre görev malullüğü aylığı bağlanmış olanlar Kurumdan yazılı talepte bulunurlarsa, bunlar hakkında talep tarihini takip eden aybaşından itibaren malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları da uygulanır.
D) El halıcılığı dokuma işlerinde çalışanlar hakkında yalnız iş kazaları ile meslek hastalıkları, analık ve hastalık sigorta kolları uygulanır. Ancak bunlar istekleri halinde malullük, yaşlılık ve ölüm sigorta kolları bakımından 85 inci madde hükmüne göre isteğe bağlı sigortalı olabilirler.
Madde 4 - Bu kanunun uygulanmasında 2 nci maddede belirtilen sigortalıları çalıştıran gerçek veya tüzel kişiler "İşveren" dir. İşveren nam ve hesabına işin yönetimi görevini yapan kimseler "İşveren vekili" dir. Bu kanunda geçen işveren deyimi işveren vekilini de kapsar. İşveren vekili bu Kanunda belirtilen yükümlülüklerinden dolayı aynen işveren gibi sorumludur. Çiftçi mallarını koruma bekçileri hakkında, işverenlerin bu kanunda belirtilen yükümleri bunları tayine yetkili makam tarafındanyerine getirilir.
Madde 5 - Bu kanunun uygulanmasında, 2 nci maddede belirtilen sigortalıların işlerini yaptıkları yerler, "işyeri" dir. İşin niteliği ve yürütümü bakımından işyerine bağlı bulunan yerlerle dinlenme, çocuk emzirme, yemek, uyku, yıkanma, muayene ve bakım, beden veya meslek eğitimi yerleri, avlu ve büro gibi diğer eklentiler ve araçlar da "işyeri" nden sayılır.
Madde 6 - çalıştırılanlar, işe alınmalariyle kendiliğinden "sigortalı" olurlar. Sigortalılar ile bunların işverenleri hakkında sigorta hak ve yükümleri sigortalının işe alındığı tarihten başlar. Bu suretle sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez. Sözleşmelere, sosyal sigorta yardım ve yükümlerini azaltmak veya başkasına devretmek yolunda hükümler konulamaz.
Madde 7 - İşveren tarafından geçici görevle yabancı ülkelere gönderilen sigortalıların bu kanunda yazılı hak ve yükümleri bu görevi yaptıkları sürece de devam eder.
Madde 8 - İşveren, örneği Kurumca hazırlanacak bildirgeyi, sigortalı çalıştırmaya başladığı tarihten itibaren en geç bir ay içinde, Kurumun ilgili teşkilatına vermekle veya taahhütlü olarak göndermekle yükümlüdür. İşverene, Kurumca, bildirgenin alındığını bildirir bir belge verilir veya taahhütlü olarak gönderilir. Bildirgenin verilmemesi veya geç verilmesi bu kanunda belirtilen hak ve yükümleri kaldırmaz. Sigortalı çalıştırılan bir işin veya işyerinin başka bir işverene devrolunması veya intikal etmesi halinde de, yeni işveren bildirge vermekle yükümlüdür. Bu işlerde çalışan sigortalıların sigorta hak ve yükümleri devam eder.
Madde 9 - İşveren, çalıştırdığı sigortalıları, örneği Kurumca hazırlanacak bildirgelerle en geç bir ay içinde Kuruma bildirmeye mecburdur.
Madde 10 - Sigortalı çalıştırılmaya başlandığının süresi içinde Kuruma bildirilmemesi halinde bildirgenin sonradan verildiği veya sigortalı çalıştırıldığının Kurumca tesbit edildiği tarihten önce meydana gelen iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık hallerinde ilgililerin sigorta yardımları Kurumca sağlanır. Sigortalı çalıştırılmaya başlandığı Kuruma bildirilmiş veya bu husus Kurumca tesbit edilmiş olmakla beraber, yeniden işe alınan sigortalılardan, süresi içinde Kuruma bildirilmeyenler için de, iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık hallerinde gerekli sigorta yardımları Kurumca sağlanır. Ancak, yukarıki fıkralarda belirtilen sigorta olayları için Kurumca yapılan ve ilerde yapılması gerekli bulunan her türlü masrafların tutarı ile, gelir bağlanırsa bu gelirlerin 22 nci maddede sözü geçen tarifeye göre hesabedilecek sermaye değerleri tutarı, 26 ncı maddede yazılı sorumluluk halleri aranmaksızın, işverene ayrıca ödettirilir.

BÖLÜM II
İŞ KAZALARIYLA MESLEK HASTALIKLARI SİGORTASI
Madde 11 - A) İşkazası, aşağıdaki hal ve durumlardan birinde meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedence veya ruhca arızaya uğratan olaydır .
a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,
b) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş dolayısiyle,
c) Sigortalının, İşveren tarafından görev ile başka bir yere gönderilmesi yüzünden asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,
d) Emzikli kadın sigortalının çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,
e) Sigortalıların, işverence sağlanan-.bir.taşıtla işin.yapıldığı yere toplu olarak götürülüp getirilmelerisırasında.
B) Meslek hastalığı, sigortalının çalıştırıldığı işin niteliğine göre tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, sakatlık veya ruhi arıza halleridir. Bu kanuna göre tesbit edilmiş olan hastalıklar listesi dışında her hangi bir hastalığın meslek hastalığı sayılıp sayılmaması üzerinde çıkabilecek uyuşmazlıklar, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır.
Madde 12 - İş kazaları ile meslek hastalıkları halinde sağlanan yardımlar:
A) Sağlık yardımı yapılması,
B) Geçici iş göremezlik süresince günlük ödenek verilmesi,
C) Sürekli iş göremezlik hallerinde gelir verilmesi,
D) Protez araç ve gereçlerinin sağlanması, takılması, onarılması ve yenilenmesi,
E) (A) ve (D) fıkralarında yazılı yardımlar için sigortalının başka yere gönderilmesi,
F) İş kazası veya meslek hastalığı dolayısiyle bedeni veya ruhi bir arızaya uğrayanlardan, yurt içinde tedavisi kabil olmayıp, ancak yabancı bir ülkede kısmen veya tamamen tedavisi mümkün görülen ve meslekinde uğradığı iş göremezlik derecesinin azalabileceği Kurum sağlık tesisleri sağlık kurulu raporu ile tesbit edilen sigortalının ve bu raporda belirtilmişse, beraber gidecek kimselerin yabancı ülkelere gidip gelme yol paraları ile o yerdeki kalış ve tedavi masraflarının ödenmesi (sağlık kurulunca verilen rapora Kurum veya sigortalı itiraz ederse, bu husus Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır.)
G) Cenaze masrafı karşılığı verilmesi,
H) Sigortalının ölümünde hak sahiplerine gelir bağlanması.
Madde 13 - İş kazalariyle meslek hastalıkları halinde sigortalıya yapılacak sağlık yardımları, sigortalının: A) Hekime muayene ettirilmesi, hekimin göstereceği lüzum üzerine teşhis için gereken klinik ve laboratuvar muayenelerinin sağlanması, gerekirse sağlık müessesesine yatırılması ve her türlü tedavisinin yapılması,
B) Tedavi süresince gerekli ilaç ve iyileştirme araçlarının sağlanması, şeklinde olur. Yukarıki fıkralara göre yapılacak sağlık yardımları, sigortalının sağlığını koruma, çalışma gücünü yeniden kazandırma ve kendi ihtiyaçlarını görme yeteneğini artırma amacını güder.
Madde 14 - Sağlık yardımı, iş kazasına uğrıyan veya meslek hastalığına tutulan sigortalıların sağlık durumunun gerektirdiği sürece devam eder. Sigortalı, tedavi gördüğü müessese sağlık kurulunca veya Kurum sağlık kurullarınca gerekli görülürse, Kurumun dinlenme evlerine yatırılabilir. Bu yardımlar, iş kazasının olduğu veya meslek hastalığına tutulan sigortalının Kurumca tedaviye alındığı tarihten başlar. Ancak, meslek hastalığına tutulan sigortalı, Kurumca tedaviye alınmadan önce her hangi bir suretle işverene ait yahut resmi veya Kurumca uygun görülen ücret tarifesini kabul eden özel sağlık müesseselerinden birinde tedaviye alınmış ise, yardımlar bu tedavinin başladığı tarihten başlamış sayılır ve belgelere dayanan masraflar Kurumca ödenir. İş kazası veya meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik geliri almakta olan veya bu geliri sermayeye çevrilerek kendilerine ödenmiş bulunanlardan, aynı iş kazası veya meslek hastalığı dolayısiyle yeniden tedavi edilmeleri Kurum sağlık tesisleri sağlık kurulu raporu ile gerekli gösterilenler de sağlık yardımlarından yararlanırlar.
Madde 15 - işveren, iş kazasına uğrıyan sigortalıya, Kurumca işe elkonuncaya kadar, sağlık durumunun gerektirdiği sağlık yardımlarını yapmakla yükümlüdür. Bu amaçla yapılan ve belgelere dayanan masraflarla yol paraları Kurum tarafından işverene ödenir. Birinci fıkrada belirtilen yükümlerin yerine getirilmesindeki savsama ve gecikmeden dolayı, sigortalının tedavi süresinin uzamasına, malul kalmasına veya malullük derecesinin artmasına sebebolan işveren, Kurumun bu yüzden uğrıyacağı her türlü zararı ödemekle yükümlüdür
Madde 16 - İş kazası veya meslek hastalığı dolayısiyle geçici iş göremezliğe uğrayan sigortalıya her gün için geçiçi iş göremezlik ödeneği verilir.
Madde 17 - İş kazası en geç kazadan sonraki gün içinde işverene veya Kuruma bildirilir. İş kazası veya meslek hastalığı dolayısiyle hekimin bildirdiği tedbir ve tavsiyelere uyulmaması yüzünden tedavi süresinin uzamasına, malul kalmasına veya malullük derecesinin artmasına sabebolan sigortalının geçici iş göremezlik ödeneğinin veya sürekli iş göremezlik gelirinin kendisine yüklenebilecek kusurun raporda belirtilen oranındaki kısmı, Kurum tarafından düşürülebilir. şu kadar ki, bu düşürme % 50 yi geçemez. Kurumun yazılı bildirisine rağmen, teklif edilen tedaviyi kabul etmiyen sigortalıya, tedavi için Kuruma başvuracağı tarihe kadar sağlık yardımı yapılmayacağı gibi geçici iş göremezlik ödeneği veya sürekli iş göremezlik geliri de verilmez.
Madde 18 - Meslek hastalığı halinde, bu kanunda yazılı yardımlardan yararlanmak için, sigortalının çalıştığı işte meslek hastalığına tutulduğunun hekim raporu ile tesbit edilmesi gereklidir. Meslek hastalığı, sigortalı olarak çalıştığı ve böyle bir hastalığa sebep olacak işten ayrıldıktan sonra meydana çıkmış ise, sigortalının, bu kanunla sağlanan yardımlardan yararlanabilmesi için, eski işinden fiilen ayrılmasiyle hastalığın meydana çıkması arasında bu hastalık için Tüzükte belirtilen süreden daha uzun bir zamanın geçmemiş olması şarttır.
Madde 19 - Geçici iş göremezlik hali sonunda Kuruma ait veya kurumun sevk edeceği sağlık tesisleri sağlık kurulları tarafından verilecek raporlarda belirtilen arızalarına göre, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün an az % 10 azalmış bulunduğu Kurumca tesbit edilen sigortalı, sürekli iş göremezlik gelirine hak kazanır. Sürekli iş göremezlik geliri almakta olan veya bu geliri sermayeye çevrilerek ödenmiş bulunan sigortalının yeniden tedavi ettirilmesi halinde meslekte kazanma gücünü ne oranda yitirdiği, yukardaki fıkrada belirtilen sağlık kurullarından alınacak raporlara göre yeniden tesbit olunur.
Madde 20 - Sürekli iş göremezlik geliri, sigortalının meslekinde kazanma gücünün tamamını veya bir kısmını yitirmiş bulunmasına göre hesaplanır. Sürekli ve tam iş göremezlikte sigortalıya yıllık kazancının %70 ine eşit yıllık bir gelir bağlanır. Sürekli kısmi iş göremezlikte sigortalıya bağlanacak gelir, tam iş göremezlik geliri gibi hesaplanarak bunun iş göremezlik derecesi oranındaki tutarı kendisine verilir. Sürekli kısmi veya sürekli tam iş göremez durumundaki sigortalı, başka birinin sürekli bakımına muhtaç ise bu gelir %50 artırılır.
Madde 21 - Sigortalının yeniden bir iş kazasına uğraması veya yeni bir meslek hastalığına tutulması halinde meydana gelen arızaların bütünü göz önüne alınarak kendisine sürekli iş göremezliğini doğuran ilk iş kazası veya meslek hastalığı sırasındaki kazancı üzerinden gelir bağlanır. Ancak sigortalının uğradığı son iş kazası veya meslek hastalığı sırasındaki günlük kazancı önceki kazancından yüksek ise sürekli iş göremezlik geliri bu kazanç üzerinden hesaplanır.
Madde 22 - Sürekli işgöremezlik gelirinin sigortalıya ömrü boyunca verilmesi esastır. Ancak, iş kazası neticesinde tesbit edilen sürekli iş göremezlik derecesinin %25 ten az olması ve bunun üç yıl içinde değişmesinin Kurumca mümkün görülmemesi hallerinde sigortalının isteği üzerine bu gelirler sermayeye çevrilerek ödenir. Bu madde gereğince verilecek sermaye, Çalışma ve Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlıklarınca birlikte tesbit olunacak tarifeye göre hesaplanır.
Madde 23 - İş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölümlerde aşağıdaki hükümler uygulanır:
I) Ölen sigortalının 88 inci madde gereğince tespit edilecek yıllık kazancının %70'inin, A) Dul eşine % 50'si, gelir alan çocuğu bulunmayan dul eşine %75'i. B). Bu fıkra 27.3.1985 R.G. tarihli 3168 s. Kanun ile yürürlükten kaldırılmıştır. C) Çocuklardan: a) 18 yaşını, orta öğrenim yapması halinde 20 yaşını, yüksek öğrenim yapması halinde 25 yaşını doldurmamış olan veya çalışamıyacak durumda malul bulunan ve Sosyal Sigortaya, Emekli Sandıklarına tabi çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almayan erkek çocuklarla yaşları ne olursa olsun evli olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan veya dul kalan ve Sosyal Sigortaya, Emekli Sandıklarına tabi bir işte çalışmayan, buralardan gelir veya aylık almayan kız çocukların her birine %25'i, b) (a) fıkrasında belirtilen ve sigortalının ölümü ile anasız ve babasız kalan veya sonradan bu duruma düşenlerle ana ve babaları arasında evlilik bağlantısı bulunmayan yahut sigortalı babanın ölümü tarihinde evlilik bağlantısı bulunmakla beraber anaları sonradan evlenenlerin her birine % 50'si. Oranında yıllık gelir bağlanır. Sigortalının ölüm tarihinde 18 veya 20 yaşını doldurmuş olup, gelire hak kazanmamış durumda olan erkek çocuklar, sonradan öğrenim yaparlarsa (a) fıkrasındaki haklardan yararlanırlar.
II) Sürekli iş göremezlik geliri sermaye olarak ödenmiş bulunan sigortalının ölümü halinde hak.sahiplerine, sigortalıya verilen sermaye nazara alınmaksızın bu kanun hükümlerine göre gelir bağlanır.
III - Sigortalı tarafindan evlat edinilmiş, tanınmış veya nesebi düzeltilmiş yahut babalığı hükme bağlanmış çocukları ile sigortalının ölümünden sonra doğan çocukları, bağlanacak gelirden yukarıda belirtilen esaslara göre yararlanırlar.
IV - Hak sahibi eş ve çocuklara bağlanacak gelirlerin toplamı sigortalının yıllık kazancının %70 ini geçemez. Bu sınırın aşılmaması için gerekirse hak sahibi kimselerin gelirlerinden orantılı olarak indirimler yapılır.
V - Sigortalının erkek çocuklarına bağlanan gelirler çocuğun 18 yaşını, ortaöğrenim yapması halinde 20 yaşını, yüksek öğrenim yapması halinde 25 yaşını dolduracağı tarihe kadar devam eder. Çalışamayacak durumda malul olan erkek çocukların gelirleri bu yaşlara vardıktan sonra da kesilmez. Ancak geliri kesilen erkek çocuklardan sonradan çalışamayacak durumda malul olanlara, Sosyal Sigortaya yahut Emekli Sandıklarına tabi çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almamaları şartı ile, malullük durumlarının tespitine esas teşkil eden rapor tarihini takibeden aybaşından itibaren yeniden gelir bağlanır. 101 inci madde hükmü saklıdır.
VI - Sigortalının dul eşi evlenirse geliri kesilir. Gelirin kesilmesine yol açan evlenme son bulunca gelir yeniden bağlanır. Sonraki eşinden de gelir almaya hak kazanan dul eşe, bu gelirlerden fazla olanı ödenir.
VII - Sigortalının kız çocuklarına bağlanan gelirler, Sosyal Sigortaya, Emekli Sandıklarına tabi işlerde çalışmaya başladıkları veya evlendikleri tarihi takibeden devre başından itibaren kesilir. Gelirin kesilmesine yol açan sebebin ortadan kalkması halinde 1 inci bölümün (C) fıkrası hükmü saklı kalmak şartiyle, bu tarihten başlanarak yeniden gelir bağlanır. Ancak evliliğin son bulması ile kocasından da gelir almaya hak kazanan kimseye bu gelirlerden fazla olanı ödenir.
VIII - İş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün % 50 veya daha fazlasını kaybederek sürekli iş göremezlik geliri almakta iken ölenlerin de ölümün maluliyete esas olan iş kazası veya meslek hastalığına bağlı olup olmadığına bakılmaksızın hak sahiplerine gelir bağlanır.
Madde 24 - Sigortalının ölümü tarihinde eşine ve çocuklarına bağlanması gereken gelirlerin toplamı, sigortalının yıllık kazancının %70 inden aşağı ise, artanı, eşit hisseler halinde geçimi sigortalı tarafından sağlandığı belgelenen ana ve babasına gelir olarak verilir.
Ancak, bunların her birinin hissesi sigortalının yıllık kazancının % 70 inin dörtte birini geçemez.
Sigortalının ölümü ile eşine ve çocuklarına bağlanabilecek gelirlerin toplamı, sigortalının yıllık kazancının % 70 inden aşağı değilse ana ve babanın gelir bağlanma hakları düşer.
Madde 25 - Sürekli iş göremezlik geliri bağlandıktan sonra sigortalı, her zaman, iş göremezlik derecesinde bir artma olduğunu veya başka birinin sürekli bakımına muhtaç duruma girdiğini ileri sürerek gelirde değişiklik yapılmasını istiyebileceği gibi, Kurum da, sigortalıyı her zaman kontrol muayenesine tabi tutabilir.
Gerek sigortalının başvurması üzerine gerek Kurumca yaptırılan kontrol muayenesi sonunda Kurum sağlık tesisleri sağlık kurulu raporuna göre sürekli iş göremezlik durumunda değişiklik olduğu tesbit edilirse, sigortalının sürekli iş göremezlik geliri, rapor tarihinden sonraki ay başından başlanarak artırılır, eksiltilir veya kesilir.
Geliri sermayeye çevrilmiş sigortalılardan sürekli iş göremezliği azalanlar için bu değişme istenemez. Ancak, sürekli iş göremezliği artanlar değişmeden yararlanırlar.
Kabul edilir bir özrü olmadığı halde kontrol muayenesini kurumun yazılı bildirisinde belirtilen tarihten sonraki ay başına kadar yaptırmıyan sigortalının sürekli iş göremezlik geliri, kontrol muayenesi için belirtilen tarihten sonraki ay başından başlıyarak kesilir.
Şu kadar ki, kontrol muayenesini Kurumun yazılı bildirisinde belirtilen tarihten başlıyarak üç ay içinde yaptıran ve sürekli iş göremezlik halinin devam ettiği tesbit edilen sigortalının yeni sürekli iş göremezlik derecesine göre hesaplanacak geliri, ödemenin kesildiği tarihten başlanarak verilir.
Kontrol muayenesini Kurumun yazılı bildirisinde belirtilen tarihten üç ay geçtikten sonra yaptıran ve sürekli iş göremezlik halinin devam ettiği tesbit edilen sigortalının yeni sürekli iş göremezlik derecesine göre hesaplanacak geliri, rapor tarihinden sonraki ay başından başlanarak ödenir'.
Madde 26 - İş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya işçilerin sağlığını koruma ve işgüvenliği ile ilgili mevzuat hükümlerine aykırı hareketi veyahut suç sayılabilir bir hareketi sonucu olmuşsa, Kurumca sigortalıya veya haksahibi kimselerine yapılan veya ileride yapılması gerekli bulunan her türlü giderlerin tutarları ile gelir bağlanırsa bu gelirlerinin 22 nci maddede belirtilen tarifeye göre hesaplanacak sermaye değerleri toplamı sigortalı veya haksahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarlarla sınırlı olmak üzere Kurumca işverene ödettirilir.
İş kazası veya meslek hastalığı, 3 ncü bir kişinin kasıt veya kusuru yüzünden olmuşsa, Kurumca bütün sigorta yardımları yapılmakla beraber zarara sebebolan 3 ncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara Borçlar Kanunu hükümlerine göre rücu edilir.
Ancak; iş kazası veya meslek hastalıkları sonucu ölümlerde bu Kanun uyarınca hak sahiplerine yapılacak her türlü yardım ve ödemeler için iş kazası veya meslek hastalığının meydana gelmesinde kasdı veya kusuru bulunup da aynı iş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine Kurumca rücu edilemez.
Madde 27 - İşveren, iş kazasını, o yer yetkili zabıtasına derhal ve Kuruma da en geç kazadan sonraki iki gün içinde yazı ile bildirmekle yükümlüdür. Bu bildirme örneği Kurumca hazırlanan haber verme kağıtları doldurulup verı ere yapılır.
İşverenin kasden veya ağır ihmali neticesi iş kazasının bu madde gereğince Kuruma zamanında bildirilmemesinden veya haber verme kağıdında yazılı bilginin eksik veya yanlış olmasından doğan ve ileride doğacak olan Kurum zararlarından işveren sorumludur.
Birinci fıkrada yazılı süre içinde Kuruma bildirilmeyen iş kazası dolayısiyle, bildirme tarihine kadar işveren tarafından yapılmış olan harcamalar Kurumca ödenmez:
Madde 28 - İşveren, bir sigortalının meslek hastalığına tutulduğunu öğrenirse veya durum kendisine bildirilirse bunu, örneği Kurumca hazırlanan haber verme kağıdı ile ve öğrendiği günden başlıyarak iki gün içinde Kuruma bildirmekle yükümlüdür.
Bu yükümü yerine getirmiyen veya haber verme kağıdında belirtilen bilgiyi kasten eksik veya kasten yanlış bildiren işveren hakkında 27 nci maddenin ikinci fıkrası hükmü uygulanır.
Durumu 18 inci maddenin ikinci fıkrasına uyan kimse alacağı hekim raporu ve gerekli belgelerle doğrudan doğruya Kuruma müracaat eder.
Madde 29 - Haber verme kağıdında bildirilen olayın iş kazası sayılıp sayılmayacağı hakkında bir karara varılabilmesi için, gerekirse kurumca soruşturma yapılabilir. Bu soruşturma sonunda, haber verme kağıdında yazılı hususların gerçeğe uymadığı ve vakanın iş kazası olmadığı anlaşılırsa kurumca bu olay için yersiz olarak yapılmış bulunan masraflar işverenden alınır.
İlgililer hakkında genel hükümlere göre ayrıca kovuşturma yapılır.
Madde 30 - Meslek hastalığı ile ilgili bildirmeler üzerine gerekli incelemeler doğrudan doğruya Kurumca yapılır.
Madde 31 - Kurum, sigortalıya veya hak sahibi kimselerine bağlanacak gelirleri, yapılan inceleme ve soruşturmalar sonunda ve gerekli belgelerin tamamlandığı tarihten itibaren en geç üç ay içinde tesbit ederek ilgililere yazı ile bildirir.
İlgililer, bağlanan geliri bildiren yazıyı aldıkları günden başlamak üzere bir yıl içinde yetkili mahkemeye başvurarak Kurum kararına itirazda bulunabilirler.
Bu itiraz, kararın uygulanmasını geciktirmez.
İlgililer tarafından itiraz edilmemesi veya itirazın reddi hakkındaki mahkeme kararının kesinleşmesiyle, Kurumun kararı kesinleşmiş olur.
Bu kesinleşme 25 inci madde gereğince gelirde değişiklik yapılmasına engel olmaz.

BÖLÜM III
HASTALIK SİGORTASI
Madde 32 - Sigortalıya iş kazalariyle meslek hastalıkları sigortası kapsamı dışında kalan hastalıklarda, aşağıda yazılı yardımlar sağlanır .
A) Sağlık yardımı yapılması,
B) Protez, araç ve gereçlerinin standartlara uygun olarak sağlanması, takılması, onarılması ve yenilenmesi, (Ağız protezlerine ilişkin yardımlar, Kurumca hazırlanacak yönetmelik esasları dahilinde sağlanır.)
C) Geçici iş göremezlik süresince günlük ödenek verilmesi,
D) Gerekli hallerde muayene ve tedavi için yurt içinde başka bir yere gönderilmesi.
E) Hastalığın anlaşıldığı tarihten önceki bir yıl içinde en az 300 gün hastalık sigortası primi ödenmiş olması şartıyla, yurt içinde tedavisi mümkün olmayıp ancak yabancı bir ülkede kısmen veya tamamen tedavisi mümkün görülen ve malullük halinin önlenebileceği veya önemli oranda azaltılabileceği Kurum sağlık tesisleri sağlık kurulu raporu ile tespit edilen sigortalının ve bu raporda belirtilmiş ise beraber gideceği kimsenin yurt dışına gönderilmeleri, yabancı ülkelere gidip gelme yol paraları ile bu ülkede kalış ve tedavi masraflarının ödenmesi, (Kurum sağlık tesisleri sağlık kurulunca verilen rapora karşı, Kurum veya ilgili sigortalıca yapılacak itiraz, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır. Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca verilen karar kesindir.)
Madde 33 - Hastalık halinde sigortalıya yapılacak sağlık yardımları, sigortalının :
A) Hekime muayene ettirilmesi hekimin göstereceği lüzum üzerine teşhis için gereken klinik ve lşboratuvar muayenelerinin yaptırılması ve tedavisinin sağlanması,
B) Teşhis ve tedavi için gerekirse sağlık müessesesine yatırılması,
C) Tedavisi süresince gerekli ilaç ve iyileştirme vasıtalarının sağlanması, (Ancak ayakta yapılan tedavilerde verilen ilaç bedellerinin 20'sini sigortalı öder.)
Hallerini kapsar.
Çocuk düşürme, bu kanunun uygulanmasında, hastalık hali sayılır. Bu madde gereğince yapılacak sağlık yardımları, sigortalının sağlığını koruma, çalışma gücünü yeniden kazandırma ve kendi ihtiyaçlarını görme kabiliyetini artırma amacını güder.
Madde 34 - Hastalık hallerinde yapılacak sağlık yardımları sigortalının iyileşmesine kadar sürer.
Ancak, bu yardımlar sigortalının Kurumca tedavi altına alındığı tarihten başlıyarak altı ayı geçemez.
Şu kadar ki, tedaviye devam edilirse malullük halinin önlenebileceği veya önemli oranda azaltılabileceği, Kurum sağlık tesisleri sağlık kurulu raporları ile anlaşılırsa, bu süre .......... ..... uzatılır.
Kurum, sigortalının iyileşmesine yarıyacak, yahut işgöremezliğini az çok gidermesi için gerekli görülecek protez araç ve gereçlerini, yukarıda yazılı sağlık yardımları süreleri ile bağlı olmaksızın sağlamak, onarmak ve tesbit edilen süre ve şartlarla yenilemekle yükümlüdür.
Madde 35 - Sigortalının eşi ve geçindirmekle yükümlü olduğu çocukları, hastalıkları halinde, bu kanunun 33 üncü maddesinde belirtilen sağlık yardımlarından, 34 üncü maddede yazılı süreleri aşmamak üzere, yararlanırlar. Ancak, ayakta yapılan tedavilerde verilen ilşç bedellerinin % 20 sini sigortalı öder.
Sigortalının eşi ile geçindirmekle yükümlü olduğu çocuklarının yukarda belirtilen sağlık yardımlarından yararlanabilmeleri için sigortalının, hastalığın anlaştığı tarihten önceki bir yıl içinde en az 120 gün hastalık sigortası primi ödemiş olması şarttır.
Madde 36 - Hastalık sigortası hükümlerinin uygulanmasında .
A) a) Bu Kanuna göre sürekli iş göremezlik geliri, malullük veya yaşlılık aylığı almakta olanlar, bu Kanunun 32 nci maddesinin (A) ve (B) fıkralarında belirtilen yardımlardan,
b) Yukarıda sözü edilen kimselerin geçindirmekle yükümlü oldukları eş, çocuk, ana ve babaları ile gelir veya aylık almakta olan eş, çocuk, ana ve babalar, bu Kanunun 33 ncü maddesinde belirtilen yardımlardan,
Yararlanırlar.
B) Yukarıda sözü edilen kimselerin ayakta yapılan tedavilerinde verilen ilaç bedellerinin %10 u kendilerince ödenir.
C) Sağlık yardımları, her hastalık olayı için, 34 ncü maddede yazılı sürelerle sınırlıdır.
D) 991 ve 2167 sayılı kanunlarla Kuruma devredilen sandıklar mevzuatına göre .
a) Malullük, vazife malullüğü veya emekli aylığı almakta olanlar ile bunların geçindirmekle yükümlü bulundukları eş, çocuk, ana ve babaları,
b) Aylık almakta olan eş, ana ve babalar,
Hakkında da yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanır.
Geçici iş göremezlik ödeneği
Madde 37 - Hastalık sebebiyle geçici iş göremezliğe uğrayan sigortalılardan geçici iş göremezliğin başladığı tarihten önceki bir yıl içinde en az 120 gün hastalık sigortası primi ödemiş bulunanlara, geçici iş göremezliğin üçüncü gününden başlamak ve 18 ayı geçmemek üzere, her gün için geçici iş göremezlik ödeneği verilir.
Ancak, hastalık halinde geçici iş göremezlik ödeneği verilebilmesi için, Kurumca tşyin ve tesbit olunan hekim veya sağlık kurullarından dinlenme raporu alınmış olması şarttır.
Madde 38 - Hekimce alınması istenen tedbirlere uymayan sigortalılara, bu tedbirleri yerine getirmedikleri süre için ödenek verilmez.
Tedavinin sona erdiğine ve çalışabilir durumda olduğuna dair Kurum hekimlerinden belge almaksızın eski işverenin işinde çalıştırılan sigortalının aynı hastalığı sebebiyle yapılması gerekecek tedavi masrafları işverenden, başka işte çalışan sigortalının aynı hastalığı sebebiyle yapılan tedavi masrafları ise kendinden alınır. Bu süreler için geçici iş göremezlik ödeneği verilmez, verilmiş olanlar da sigortalıdan geri alınır.
Madde 39 - Kasdı veya suç sayılır hareketi ile sigortalının, eşinin veya çocuğunun hastalanmasına sebebolan kimseye, bu Kanun gereğince hastalık sigortasından yapılan her türlü giderler tazmin ettirilir.
Madde 40 - 2 nci maddede belirtilen sigortalılık niteliğini yitirenlerden, bu tarihten önceki bir yıl içinde en az 120 gün hastalık sigortası primi ödemiş olan sigortalı ile karısı ve geçindirmekle yükümlü olduğu kocası, çocukları, ana ve babalarının, bu niteliğin yitirilişinden başlamak üzere altı ay içinde meydana gelecek hastalıkları halinde, 32 nci maddenin (A) ve (D) fıkralarında yazılı yardımlardan yararlanırlar.
Yukarıdaki fıkrada sözü edilen kimselerin ayakta yapılan tedavilerinde verilen ilaç bedellerinin % 20'si kendilerince ödenir.
Madde 41 - çalışma mevzuatına göre sağlık raporu alınması gerektiği halde böyle bir rapora dayanılmaksızın veya eldeki rapora aykırı olarak bünyece elverişli bulunmadığı işte çalıştırılan sigortalının, bu işe girişinden önce var olduğu tesbit edilen veya bünyece elverişli bulunmadığı işte çalıştırılması sonucu meydana gelen hastalığı için Kurumca yapılan Hastalık Sigortası masraflarının tümü işverene ödettirilir.
Madde 42 - Sigortalının geçindirmekle yükümlü bulunduğu ana ve babası, hastalıkları halinde, bu kanunun 33 ncü maddesinde belirtilen sağlık yardımlarından her hastalık olayı için 34 ncü maddede yazılı süreleri aşmamak üzere yararlanırlar.
Ancak; bunların ayakta yapılan tedavilerinde verilen ilaç bedellerinin %20'si ilgililerce ödenir.
Sigortalının geçindirmekle yükümlü olduğu ana ve babasının yukarıda belirtilen sağlık yardımlarından yararlanabilmeleri için sigortalının, hastalığın anlaşıldığı tarihten önceki bir yıl içinde en az 120 gün hastalık sigortası primi ödemiş olması şarttır.

BÖLÜM IV
ANALIK SİGORTASI
Madde 43 - Sigortalı kadının veya sigortalı erkeğin sigortalı olmıyan karısının analığı halinde, aşağıda yazılı yardımlar sağlanır
A) Gebelik muayenesinin yaptırılması ve gerekli sağlık yardımlarının sağlanması,
B) Doğumda gerekli sağlık yardımlarının sağlanması,
C) Emzirme yardım parası verilmesi,
D) Sigortalı kadının doğumdan önce ve sonra işinden kaldığı günler için ödenek verilmesi.
E) Analık hali sebebiyle gerekirse yurt içinde başka bir yere gönderilmesi.
Madde 44 - Gebelik muayenesi ve gerekli görülecek tedavi Kurumca önceden belli edilen hekim veya ebeler tarafından yapılır. Sigortalı, gebeliğin altıncı ayı sonuna kadar gebelik muayenesi yaptırmaz yahut hekim veya ebenin lüzum gösterdiği muayeneye ve tedavilere devam etmezse bu yüzden ileri gelecek işgöremezlik hallerinde verilecek ödeneklerin %50 yi geçmemek üzere bir kısmı Kurumca düşürülebilir.
Sigortalı, Kurumca gösterilen hekim ve ebelerden dilediğini seçebilir. şu kadar ki, seçtikten sonra doğum oluncaya kadar hekim veya ebesini değiştiremez.
Madde 45 - Doğum yardımı, sigortalı kadının veya sigortalı erkeğin sigortalı olmıyan karısının doğurması halinde, doğum sırasında ve doğumdan sonra gerekli sağlık yardımlariyle ilşçların ve sağlık malzemesinin sağlanmasıdır.
Bu yardım gebenin evvelce seçtiği ebe, o yoksa Kurumca tayin ve tesbit edilen ebelerden biri tarafından evde veya sağlık tesislerinde yapılır. Gerekirse doğum sırasında yetkili bir uzman hekim bulundurulabileceği gibi, hekim veya ebenin lüzum göstereceği hallerde, doğum sigortalı kadın veya sigortalı erkeğin sigortalı olmıyan karısı bir sağlık müessesesine yatırılmak suretiyle yaptırılır.
Kuruma ait sağlık tesisleriyle 123 üncü madde gereğince sözleşme yapılmış olan tesislerde doğum yapan sigortalı kadınla sigortalı erkeğin sigortalı olmıyan karısının, doğan çocukları için sağlık tesisinde kaldıkları müddetçe yapılmasına lüzum görülen sağlık yardımlarına ait masraflar ilgililerden istenmez.
Madde 46 - 44 ve 45 nci maddelerde gösterilen sağlık yardımlarının Kurumca doğrudan doğruya yapılmasına imkşn görülmiyen yer veya hallerde, gebelik ve doğum sağlık yardımı yerine; Çalışma Bakanlığınca onanacak ve önceden bildirilecek tarifeye göre maktu para yardımı yapılır. Birden fazla çocuk doğarsa, maktu doğum yardımı her çocuk sayısına göre bir kat daha artırılır.
Ancak :
A) Gebelik yardım parası alabilmek için, gebelik halinin hekim veya diplomalı ebeden alınacak bir belge ile ve doğumdan önce Kuruma bildirilmesi,
B) Doğum yardım parası alabilmek için, doğumun üç ay içinde Kuruma bildirilmesi ve hekim veya diplomalı ebeden alınacak doğum kağıdı yahut onanmış nüfus kayıt örneği ile belgelenmesi,
şarttır.
Madde 47 - Sigortalı kadına veya sigortalı olmıyan karısının doğum yapması dolayısiyle sigortalı erkeğe, çocuğun ölü doğmaması şartiyle, çalışma Bakanlığınca onanacak tarifeye göre her çocuk için bir emzirme yardımı yapılır.
Madde 48 - Analık sağlık yardımları ile emzirme yardımlarından veyahut maktu gebelik ve doğum para yardımlarından yararlanabilmek için:
A) Sigortalı kadın için, doğumdan önceki bir yıl içinde en az 90 gün Analık Sigortası primi ödenmiş olması,
B) Sigortalı erkek için, doğumdan önceki bir yıl içinde en az 120 gün Analık Sigortası primi ödenmiş olması ve sigortalının doğum yapan kadınla doğumdan önce evlenmiş bulunması,
şarttır.
Madde 49 - Kendisi için doğumdan önceki bir yıl içinde en az 120 gün analık sigortası primi ödenmiş bulunan sigortalı kadının analığı halinde, doğumdan önceki ve sonraki 6 şar haftalık sürede, çalışmadığı her gün için geçici iş göremezlik ödeneği verilir.
Bu ödenek hiçbir şekilde kesilmez.
Madde 50 - Kurumca sağlanacak olan doğum yardımlarından haklı ve makul sebep olmaksızın yararlanmayı reddeden yahut hekim veya ebenin lüzum gösterdiği tedbirleri almaması yüzünden hastalandığı veya hastalığının arttığı mütahassıs hekim raporu ile tesbit edilen sigortalı kadınlara geçici iş göremezlik ödeneğinin ö 50 si verilmez.
Madde 51 - 2 nci maddede belirtilen sigortalılık niteliğini yitirenler, bu niteliğin yitirilişinden başlamak üzere 300 gün içinde çocukları doğarsa, sigortalı kadın, veya karısı analık sigortası yardımından yararlanacak sigortalı erkek için, doğum tarihinden önceki 15 ay içinde en az 120 gün Analık Sigortası primi ödenmiş olması şartiyle, bu kanunda yazılı analık sağlık ve emzirme yardımlarından veya 46 ncı maddede yazılı maktu para yardımından yararlanırlar.

BÖLÜM V
MALÜLLÜK SİGORTASI
Madde 52 - Malullük Sigortasından sağlanan yardım, malullük aylığı bağlanmasıdır.
Madde 53 -
a) Çalışma gücünün en az üçte ikisini yitirdiği tesbit edilen,
b) çalışma gücünün en az üçte ikisini yitirmiş durumda sayılmayanlardan 34 üncü madde gereğince yapılan tedavi sonunda, Kurum sağlık tesisleri sağlık kurullarınca düzenlenecek raporlarda çalışabilir durumda olmadığı belirtilen,
c) İş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az %60'ını.kaybeden.
Sigortalı malullük sigortası bakımından malul sayılır.
Şu kadar ki, sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihte
malul sayılmayı gerektirecek derecede hastalık veya arızası bulunduğu, önceden veya sonradan, yeterli belgelerle tespit edilen sigortalı bu hastalık veya arızası sebebiyle Malullük Sigcrtası yardımlarından yararlanamaz.
Ancak, bu gibi sigortalılara Malullük Sigortasından evvelce ödenmiş bulunan aylıklar geri alınmaz.
Madde 54 - Sigortalının malullük aylığından yararlanabilmesi için:
a) 53 ncü maddeye göre malul sayılması,
b) Toplam olarak 1 800 gün veya en az 5 yıldan beri sigortalı bulunup, sigortalılık süresinin her yılı için ortalama olarak 180 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olması,
şarttır.
Malullük Aylığının Hesaplanması:
Madde 55 - Malullük aylığı, aşağıdaki esaslara göre hesaplanır:
a) Malullük aylığı bağlanmasına hak kazanan sigortalıya, bu Kanuna göre tespit edilen göstergesinin katsayı ile çarpımının %70'i oranında malullük aylığı bağlanır. Sigortalı, başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda ise, bu oran % 80'e çıkarılır.
b) Malullük aylığının hesabına esas alınacak gösterge, sigortalının işten ayrıldığı tarihten önceki malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödenmiş son 5 takvim yılının prim hesabına esas tutulan kazanç tutarlarına göre bulunacak ortalama yıllık kazanç esas alınarak tespit edilir.
5 takvim yılından daha az takvim yılında prim ödemiş olan sigortalı için ortalama yıllık kazanç, prim ödediği takvim yılları esas alınmak suretiyle hesaplanır.
c) Ereğli Kömür İşletmesi Müessesesinde çalışan münavebeli (Gruplu) sigortalılar için, yıllık kazançlarının iki katı alındıktan sonra yukarıdaki (b) fıkrasına göre ortalama yıllık kazanç hesabedilir.
Ancak, ortalama yıllık kazancın hesabında esas alınan son 5 takvim yılının her birinde 180 günden fazla olan münavebeli çalışmalara ait kazanç tutarları nazara alınmaz.
Madde 56 - Sigortalı olarak çalıştığı işten ayrıldıktan sonra yazılı istekte bulunan ve malullük aylığına hak kazanan sigortalının aylığının ödenmesine, kendisinin yazılı isteğinden, malul sayılmasına esas tutulan raporun tarihi yazılı isteğini takibeden takvim ayından sonraki bir tarih ise bu raporun tarihinden sonraki ay başından başlanır.
Çalışma gücünün en az üçte ikisini yitirmiş sayılan sigortalı birinci fıkraya göre aylıkların ödenmesine başlanacağı tespit edilen tarihte Hastalık Sigortasından geçici iş göremezlik ödeneği almakta ise malullük aylığı geçici iş göremezlik ödeneği verilme süresinin sona erdiği tarihten sonraki ay başından başlar. şu kadar ki, bağlanacak malullük aylığı, sigortalının Hastalık Sigortasından almakta olduğu geçici iş göremezlik ödeneğinin aylık tutarından fazla ise, aradaki fark, birinci fıkraya göre tespit edilecek tarihten başlanarak verilir.
Madde 57 - Malullük aylığı bağlandıktan sonra, sigortalı, her zaman, başka birinin sürekli bakımına muhtaç duruma girdiğini ileri sürerek malullük aylığının artırılmasını isteyebilir.
Malullük aylığı bağlanan sigortalıları Kurum da her zaman kontrol muayenesine tabi tutabilir.
Gerek Kurumca yaptırılan kontrol muayenesinde, gerekse sigortalının isteği üzerine veya işe alıştırma sonunda yapılan muayenesinde yeniden tespit edilecek malullük durumuna göre, malullük aylığı:
I - Sigortalının istekte bulunması halinde:
a) Yazılı isteğini,
b) Yeni malullük durumuna esas tutulan rapor yazılı isteğini takibeden takvim ayından sonraki bir tarihi taşımakta ise bu raporun tarihini,
II - Kurumca kontrol muayenesine veya işe alıştırmaya tabi tutulma halinde de yeni malullük durumuna esas tutulan raporun tarihini,
Takibeden ay başından başlanarak gerekirse artırılır, azaltılır veya kesilir.
Kabul edilir bir özrü olmadığı halde kontrol muayenesini Kurumun yazılı bildirisinde belirtilen tarihten sonraki ay başına kadar yaptırmıyan sigortalının malullük aylığı, kontrol muayenesi için belirtilen tarihten sonraki ay başından başlanarak kesilir. Şu kadar ki kontrol muayenesini Kurumun yazılı bildirisinde belirtilen tarihten başlıyarak üç ay içinde yaptıran ve malullük halinin devam ettiği tesbit edilen sigortalının malullük aylığı ödemenin kesildiği tarihten başlanarak verilir.
Kontrol muayenesini Kurumun yazılı bildirisinde belirtilen tarihten üç ay geçtikten sonra yaptıran ve malullük halinin devam ettiği tespit edilen sigortalının malullük aylığı, rapor tarihinden sonraki ay başından başlanarak ödenir.
Madde 58 - Malullük aylığı almakta iken sigortalı olarak çalışmaya başlıyanların malullük aylıkları, çalışmaya başladıkları tarihten başlıyarak kesilir.
Yukarıki fıkraya göre malullük aylıkları kesilenlerden işten ayrılarak malullük aylığı verilmesi için yazılı istekte bulunan sigortalıya, kontrol muayenesine tabi tutulmak ve malullüğünün devam ettiği anlaşılmak şartıyla, eski malullük aylığı, yazılı istekte bulunduğu tarihten sonraki aybaşından başlanarak ödenmeye başlanır. Şu kadar ki, bu gibi sigortalılar için yazilı istek tarihlerine göre yeniden malullük aylığı hesaplanır ve bu aylık önce bağlanan malullük aylığından fazla ise hesaplanan yeni aylık üzerinden ödeme yapılır.

BÖLÜM VI
YAŞLILIK SİGORTASI
Madde 59 - Yaşlılık sigortasından sağlanan yardımlar şunlardır:
Sigortalıya:
a) Yaşlılık aylığı bağlanması,
b) Toptan ödeme yapılması.
Yaşlılık Aylığından Yararlanma şartları:
Madde 60 - Yaşlılık aylığından yararlanma esas ve şartları aşağıda gösterilmiştir.
A) Sigortalının:
a) Kadın ise 50, erkek ise 55 yaşını doldurmuş olması ve en az 5 000 gün veya,
b) Kadın ise 50, erkek ise 55 yaşını doldurmuş olması, 15 yıldan beri sigortalı bulunması ve en az 3 600 gün yahut,
c) Kadın ise 50, erkek ise 55 yaşını doldurmamış olmakla beraber, kadın ise 20 erkek ise 25 yıldan beri sigortalı bulunması ve en az 5 000 gün,
Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olması şarttır.
B) a) - 50 yaşını doldurmamış olmakla beraber en az 20 yıldan beri sigortalı olarak Sosyal Güvenlik ve Çalışma bakanlıklarınca tespit edilen maden işyerlerinin yeraltı işyerlerinde sürekli çalışan ve bu işlerde en az 5 000 gün malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödeyen sigortalılara yazılı talepleri üzerine yaşlılık aylığı bağlanır.
b - 50 yaşını doldurmamış olmakla beraber en az 25 yıldan beri sigortalı olarak (B/a) fıkrasında söz edilen işyerlerinin yeraltı münavebeli işlerinde çalışan ve bu işlerde en az 4 000 gün malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödeyen sigortalılar da 25 yılı oldurmuş ve 5 000 gün prim ödemiş sigortalılar gibi yaşlılık aylığından yararlanırlar.
C) a) Sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten önce bu Kanunun 53 üncü maddesine göre malul sayılmayı gerektirecek derecede hastalık veya arızası bulunan ve bu nedenle malullük aylığından yararlanamayan veya,
b) Sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanmış durumda olan,
Sigortalılar, yaşları ne olursa olsun, en az 15 yıldan beri sigortalı bulunmak ve en az 3 600 gün Malullük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortaları primi ödemiş olmak şartıyla yaşlılık aylığından yararlanırlar.
D) a - 50 yaşını dolduran ve erken yaşlanmış olduğu tespit edilen,
b - 50 yaşını dolduran ve malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi çalışmalarının en az 1800 gününü Sosyal Güvenlik ve Çalışma bakanlıklarınca tespit edilen maden işyerlerinin yeraltı işlerinde geçirmiş bulunan,
Sigortalılar da (A) bendinin (a) veya (b) fıkralarında belirtilen diğer şartlarla yaşlılık aylığından yararlanırlar.
E) Sosyal Güvenlik ve çalışma Bakanlıklarınca tespit edilen maden işyerlerinin yeraltı veya yeraltı münavebeli işlerinde en az 1 800 gün çalışmış bulunan sigortalıların bu işlerdeki prim ödeme gün sayıları toplamına dörtte biri eklenir ve toplamı, bunların Malullük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortaları primi ödeme gün sayısı olarak kabul edilir.
1/4/1954 tarihinden beri yeraltı veya yeraltı münavebeli işlerde çalışmış olan sigortalılar hakkında da yukarıdaki fıkra hükmü uygulanır.
F) Bu Kanuna göre sigortalı olarak tescil edilmiş bulunanların, er olarak silah altında veya Yedek Subay Okulunda geçen sürelerinin tamamı, kendilerinin veya hak sahiplerinin yazılı talepte bulunmaları halinde ve bu Kanunun 78 inci maddesi ile belirlenen prime esas kazancın alt sınırının talep tarihindeki tutarı üzerinden hesaplanacak malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerini 2 yıl içinde ödemeleri şartı ile borçlandırılır. 2 yıl içerisinde ödenmeyen borçlanma süreleri hizmetten sayılmaz.
Ancak kanunla kurulmuş bulunan diğer sosyal güvenlik kuruluşları mevzuatına göre sigortalı veya iştirakçi olanlar hakkında yukarıdaki fıkra hükmü uygulanmaz.
Borçlandırılan sürenin karşılığı olan gün sayısı sigortalının prim ödeme süresine katılır. Bu Kanuna göre tespit edilen sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki süreler için borçlandırılma halinde, sigortalılığın başlangıç tarihi, borçlandırılan gün sayısı kadar geriye götürülür.
Askerlik borçlanmalarında; aylık bağlanmaya hak kazanılması durumunda kendilerine, borcun ödendiği tarihi takip eden aybaşından itibaren aylık bağlanır.
G) Bu maddenin uygulanmasındaş 18 yaşindan önce Malullük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortalarına tabi olanların sigortalılık süresi 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edilir. Ancak bu tarihten önceki süreler için ödenen Malullük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortaları primleri, prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edilir.
H) Bu maddede belirtilen yaşlılık aylıklarından yararlanabilmek için, sigortalının çalıştığı işten ayrılması ve yazılı istekte bulunması şarttır.
Madde 61 - Yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanan sigortalıya, bu Kanuna göre tespit edilen göstergesinin katsayı ile çarpımının %60'I oranında ve aşağıdaki hükümler nazara alınarak yaşlılık aylığı bağlanır.
A) Yaşlılık Aylığı:
a) Sigortalının kadın ise 50, erkek ise 55 yaşından sonra doldurduğu her tam yaş için ve 5 000 günden fazla ödediği her 240 günlük malullük Yaşlılık ve Ölüm Sigortaları primi için %60 oranı (1)'er artırılarak,
b) Sigortalının, 5 000 günden noksan ödediği her 240 günlük malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi için % 60 oranı 1 eksiltilerek , Hesaplanır
c) Yukarıdaki (b) fıkrası hükmü, 60 ncı maddenin (B-C-D) bentlerine göre aylığa hak kazananlar için uygulanmaz.
Bu maddeye göre bağlanacak aylıkların oranı, her halde % 85'I geçemez.
B) Yaşlılık aylığının hesabına esas alınacak gösterge, sigortalının işten ayrıldığı tarihten önceki Malullük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortaları primi ödenmiş son 5 takvim yılının prim hesabına esas tutulan kazanç tutarlarına göre bulunacak ortalama yıllık kazanç esas alınarak tespit edilir.
5 takvim yılından daha az takvim yılında prim ödemiş olan sigortalı için ortalama yıllık kazanç prim ödediği takvim yılları esas alınmak suretiyle hesaplanır.
C) Ereğli Kömür İşletmesi Müessesesinde çalışan münavebeli (Gruplu) sigortalılar için yıllık kazançlarının iki katı alındıktan sonra yukarıdaki (B) fıkrasına göre ortalama yıllık kazanç hesabedilir.
Ancak, ortalama yıllık kazancın hesabında esas alınan son 5 takvim yılının herbirinde 180 günden fazla olan münavebeli çalışmalara ait kazanç tutarları nazara alınmaz.
Madde 62 - Sigortalı olarak çalıştığı işten ayrıldıktan sonra yazılı istekte bulunan ve yaşlılık aylığına hak kazanan sigortalıya buisteğinden sonraki ay başından başlanarak yaşlılık aylığı bağlanır.
Erken yaşlanmış olması dolayısiyle yaşlılık aylığına hak kazanan sigortalının bu husustaki raporunun tarihi, yazılı isteğini takibeden takvim ayından sonraki bir tarih ise, yaşlılık aylığı, raporun tarihinden sonraki aybaşından başlanarak verilir.
Yukarıdaki fıkralara göre aylığının ödenmesine başlanacağı tespit edilen tarihte Hastalık Sigortasından geçici iş göremezlik ödeneği almakta olan sigortalının yaşlılık aylığı geçici iş göremezlik ödeneği verilme süresinin sona erdiği tarihten sonraki aybaşından başlar. Şu kadar ki, bağlanacak yaşlılık aylığı sigortalının Hastalık Sigortasından almakta olduğu geçici iş göremezlik ödeneğinin aylık tutarından fazla ise, aradaki fark, yukarıdaki fıkralara göre tespit edilecek tarihten başlanarak verilir.
Madde 63 - A) Bu Kanuna göre yaşlılık aylığı almakta iken, sigortalı olarak çalışmaya başlayanların yaşlılık aylıkları çalışmaya başladıkları tarihte kesilir.
Yukarıdaki fıkraya göre yaşlılık aylıkları kesilenlerden yeniden çalıştıkları süre zarfında 78 inci maddeye göre prime esas kazançları üzerinden 73 üncü madde gereğince prim alınır. Yaşlılık aylıkları kesilenlerden işten ayrılarak yaşlılık aylığı verilmesi için yazılı talepte bulunan sigortalıya aşağıdaki fıkra hükmüne göre yeniden hesaplanarak, yaşlılık aylığı talep tarihini takip eden aybaşından başlanarak ödenir.
Bu sigortalılar için yazılı talep tarihlerine göre yeniden yaşlılık aylığı hesaplanır ve bu aylık, önceden bağlanan yaşlılık aylığından fazla ise, hesaplanan yeni aylık üzerinden ödeme yapılır.
Hesaplanan yeni aylığın eski aylıktan düşük olması halinde, eski aylık esas alınır. Ancak, aylığı kesildikten sonra geçen prim ödeme gün sayıları bu Kanunun 61 inci maddesinin (A) fıkrasının (a) bendine göre aylık bağlama oranının tespitinde değerlendirilir.
B) Bu Kanuna göre yaşlılık aylığı almakta iken sigortalı olarak bir işte çalışmaya başlayanların yazılı talepte bulunmaları halinde yaşlılık aylıklarının ödenmesine devam olunur. Ancak bunlardan 78 inci maddeye göre tespit edilen prime esas kazançları üzerinden %24 oranında Sosyal Güvenlik Destek Primi kesilir. Bu primin 1/4'ü sigortalı hissesi, 3/4'ü işveren hissesidir.
Yaşlılık aylığı almakta iken sigortalı bir işte çalışanlar, bu Kanuna göre yaşlılık aylığı almakta olanlara ve bunların geçindirmekle yükümlü oldukları eş ve çocuklarına, ana ve babalarına tanınan sosyal sigorta haklarından aynen yararlanırlar.
Sosyal Güvenlik Destek Primi ödenmiş süreler, bu Kanuna göre sigortalılık süresinden sayılmaz ve 24.5.1983 tarih ve 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun hükümleri uygulanmaz, 64 üncü madde hükmüne göre toptan ödeme yapılmaz. Ancak iş kazası veya meslek hastalığı halinde 12 nci madde hükümleri uygulanır.
Bu Kanuna göre yaşlılık aylığı almakta iken sigortalı bir işte çalışmaları dolayısıyla bu maddenin (A) fıkrasına göre yaşlılık aylığı kesilenler, çalıştıkları süre içinde (B) fıkrasında yazılı hükümlerin uygulanmasını; (B) fıkrasına göre yaşlılık aylığı kesilmeden çalışanlar ise çalıştıkları süre içinde haklarında (A) fıkrasında yazılı hükümlerin uygulanmasını isteyebilirler.
Madde 64 - Sigortalı olarak çalıştığı işten ayrılan ve malullük ve yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanamıyan,
a) Kadın ise 50, erkek ise 55 yaşını doldurmuş bulunan sigortalıya,
b) 50 yaşını doldurmuş bulunan ve erken yaşlanmış olduğu tespit edilen sigortalıya,
Kendisinin ve işverenlerinin ödediği, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinin toplamı, yazılı ist eği üzerine toptan ödeme şeklinde verilir

BÖLÜM VII
ÖLÜM SİGORTASI
Madde 65 - Ölüm Sigortasından sağlanan yardımlar şunlardır:
a) Ölen sigortalının eşine, çocuklarına, ana ve babasına aylık bağlanması,
b) Ölen sigortalının eşine, çocuklarına, ana ve babasına toptan ödeme yapılması,
c) Ölen sigortalı için cenaze masrafı karşılığı verilmesi
Madde 66 - a) Malullük veya yaşlılık aylığı almakta iken, yahut malullük veya yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanmış olup henüz işlemi tamamlanmamış durumda veya,
b) Bağlanmış bulunan malullük veya yaşlılık aylığı, sigortalı olarak çalışmaya başlamaları sebebiyle kesilmiş durumda yahut,
c) Toplam olarak 1800 gün veya en az 5 yıldan beri sigortalı bulunup, sigortalılık süresinin her yılı için ortalama olarak 180 gün Malullük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortaları primi ödemiş durumda, ölen sigortalının hak sahibi kimselerine aylık bağlanır.
Madde 67 - Sigortalının ölümü halinde, hak sahibi kimselerine bağlanacak aylığın tespitinde aşağıdaki hükümler uygulanır:
A) a) Sigortalının almakta olduğu veya bağlanmasına hak kazandığı malullük veya yaşlılık aylığı,
b) Malullük veya yaşlılık aylığı bağlandıktan sonra sigortalı olarak çalışmaya başlaması sebebiyle aylığı kesilen sigortalının ölüm tarihine ve 58 veya 63 ncü maddelere göre tespit edilecek aylığı,
c) Toplam olarak 1 800 gün veya en az 5 yıldan beri sigortalı bulunup, sigortalılık süresinin her yılı için ortalama olarak 180 gün Malullük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortaları primi ödemiş olan sigortalının, bu kanuna göre tesbit edilecek göstergesinin katsayı ile çarpımının % 60'ı üzerinden hesaplanacak aylığı,
Hak sahiplerine bağlanacak aylığın hesabında esas tutulur.
d) Yukarıdaki (c) fıkrasında sözkonusu aylık bağlama oranı; sigortalının, kadın ise 50, erkek ise 55 yaşından sonra doldurduğu her tam yaş için ve 5 000 günden fazla ödediği her 240 günlük malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi için (1)'er artırılır.
B) Yukarıdaki (A/c-d) fıkralarına göre bulunacak aylık bağlama oranı %70'den az, % 85'ten fazla olamaz.
C) Sigortalı, başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda malul sayılarak aylık bağlanmasına hak kazanmış ise (A/a-b) fıkralarının uygulanmasında, bu durum nazara alınmadan bağlanabilecek aylık esas tutulur.
D) Yukarıdaki (A/c) fıkrasına göre hak sahiplerinin aylığının hesabına esas alınacak aylığın göstergesi, sigortalının öldüğü tarihten önceki malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödenmiş son 5 takvim yılının prim hesabına esas tutulan kazanç tutarlarına göre bulunacak ortalama yıllık kazanç esas alınarak tespit edilir.
5 takvim yılından daha az takvim yılında prim ödemiş olan sigortalı için, ortalama yıllık kazanç prim ödediği takvim yılları esas alınmak suretiyle hesaplanır.
E) Ereğli Kömür İşletmesi Müessesesinde çalışan münavebeli (gruplu) sigortalılar için, yıllık kazançlarının iki katı alındıktan sonra yukarıdaki (D) fıkrasına göre ortalama yıllık kazanç hesabedilir.
Ancak, ortalama yıllık kazancın hesabında esas alınan son 5 takvim yılının her birinde 180 günden fazla olan münavebeli çalışmalara ait kazanç tutarları nazara alınmaz.
Madde 68 - Ölen sigortalının aylık bağlanmasına hak kazanan kimselerine aşağıdaki hükümlere göre aylık bağlanır.
I - Ölen sigortalının 67 nci madde gereğince tespit edilecek aylığının;
A) Dul eşine %50'si, aylık alan çocuğu bulunmayan dul eşine % 75'i,
B) Bu fıkra 27.3.1985 R.G. tarihli 3168 s. Kanun ile yürürlükten kaldırılmıştır.
C) Çocuklardan:
a) 18 yaşını, ortaöğrenim yapması halinde 20 yaşını, yükseköğrenim yapması halinde 25 yaşını doldurmamış olan veya çalışamıyacak durumda malul bulunan ve Sosyal Sigortaya, Emekli Sandıklarına tabi çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almayan erkek çocuklarla yaşları ne olursa olsun evli olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan veya dul kalan ve Sosyal Sigortaya, Emekli Sandıklarına tabi bir işte çalışmayan, buralardan gelir veya aylık almayan kız çocukların her birine % 25'i ,
b) (a) fıkrasında belirtilen ve sigortalının ölümü ile anasız ve babasız kalan veya sonradan bu duruma düşenlerle ana ve babaları arasında evlilik bağlantısı bulunmayan yahut sigortalı babanın ölümü tarihinde evlilik bağlantısı bulunmakla beraber anaları sonradan evlenenlerin her birine % 50'si ,
Oranında aylık bağlanır.
Sigortalının ölüm tarihinde 18 veya 20 yaşını doldurmuş olup, aylığa hak kazanmamış durumda olan erkek çocuklar, sonradan öğrenim yaparlarsa (a) fıkrasındaki haklardan yararlanırlar.
II - Sigortalı tarafından evlat edinilmiş, tanınmış veya nesebi düzeltilmiş yahut babalığı hükme bağlanmış çocukları ile, sigortalının ölümünden sonra doğan çocukları, bağlanacak aylıktan yukarıda belirtilen esaslara göre yararlanır.
III - Hak sahibi eş ve çocuklara bağlanacak aylıkların toplamı sigortalıya ait aylığın tutarını geçemez. Bu sınırın aşılmaması için gerekirse hak sahibi kimselerin aylıklarından orantılı olarak indirmeler yapılır.
IV - Sigortalının erkek çocuklarına bağlanan aylıklar, çocuğun 18 yaşını, ortaöğrenim yapması halinde 20 yaşını, yükseköğrenim yapması halinde 25 yaşını dolduracağı tarihe kadar devam eder. Çalışamayacak durumda malul olan erkek çocukların aylikları bu yaşlara vardıktan sonra da kesilmez. Ancak aylığı kesilen erkek çocuklardan sonradan çalışamıyacak durumda malul olanlara, Sosyal Sigortaya yahut Emekli Sandıklarına tabi çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almamaları şartiyle malullük durumlarının tespitine esas teşkil eden rapor tarihini takibeden aybaşından itibaren yeniden aylık bağlanır. 101 inci madde hükmü saklıdır.
V) Sigortalının dul eşi evlenirse aylığı kesilir. Aylığın kesilmesine yol açan evlenme son bulunca aylık yeniden bağlanır. Sonraki eşinden de aylık almaya hak kazanan dul eşe bu aylıklardan fazla olanı ödenir.
VI - Sigortalının kız çocuklarına bağlanan aylıklar, Sosyal Sigortaya, Emekli Sandıklarına tabi işlerde çalışmaya başladıkları veya evlendikleri tarihi takibeden devre başından itibaren kesilir. Aylığın kesilmesine yol açan sebebin ortadan kalkması halinde I inci bölümün (C) fıkrası hükmü saklı kalmak şartiyle, bu tarihten başlanarak yeniden aylık bağlanır. Ancak evliliğin son bulması ile kocasından da aylık almağa hak kazanan kimseye bu aylıklardan fazla olanı ödenir
Madde 69 - Sigortalının ölümü tarihinde eşine ve çocuklarına bağlanması gereken aylıkların toplamı, sigortalıya ait aylıktan aşağı olursa, artanı, eşit hisseler halinde, geçiminin sigortalı tarafından sağlandığı belgelenen ana ve babasına aylık olarak verilir. Ancak, bunların her birinin hissesi sigortalıya ait aylığın % 25 ini geçemez.
Sigortalının ölümü ile eşine ve çocuklarına bağlanabilecek aylıkların toplamı, sigortalıya ait aylıktan aşağı değilse ana ve babanın aylık bağlanma hakları düşer.
Madde 70 - Sigortalının blümünde ölüm sigortasından hak sahibi kimselerine bağlanacak aylıklar, ölümle aylığa hak kazandıkları tarihten sonraki aybaşından başlar.
Malullük veya yaşlılık aylığı almakta iken ölen sigortalının hak sahibi kimselerinin aylıkları, sigortalının hak kazandığı son aylık devresinin sona erdiği tarihten başlar.
Madde 71 - Ölen sigortalının hak sahibi kimselerinden hiçbiri bu kanuna göre Ölüm Sigortasından aylık bağlanmasına hak kazanamadıkları takdirde aşağıdaki hükümler uygulanır .
I - Ölen sigortalının kendisinin ve iş verenlerinin ödedikleri Malullük, Yaşlılık ve Ölüm sigortaları primleri toplamının:
A) Dul eşine %50'si, toptan ödeme alacak durumda çocuğu bulunmayan dul eşine %75'i,
B) Bu fıkra 27.3.1985 R.G. tarihli 3186 s. Kanun ile yürürlükten kaldırılmıştır.
C) 18 yaşını veya ortaöğrenim yapması halinde 20 yaşını, yüksek öğrenim yapması halinde 25 yaşını doldurmamış yahut yaşları ne olursa olsun çalışamıyacak durumda malul bulunan erkek çocuklarla evli olmayan kız çocukların her birine % 25'i,
Yukarıki fıkrada belirtilen ve sigortalının ölümü ile anasız ve babasız kalan veya ana ve babaları arasında evlilik bağlantısı bulunmayanların her birine %50'si ,
Toptan ödeme şeklinde verilir.
II - Sigortalı tarafından evlat edinilmiş, tanınmış veya nesebi düzeltilmiş yahut babalığı hükme bağlanmış çocukları, yapılacak toptan ödemeden yukarda belirtilen esaslara göre yararlanırlar.
III - Hak sahibi eş ve çocuklara yapılacak toptan ödemelerin toplamı, toptan ödenecek miktarı geçemez. Bu sınırın aşılmaması için, gerekirse, hak sahibi kimselerin hisselerinden orantılı olarak indirmeler yapılır.
IV - Sigortalının ölümü tarihinde eşine ve çocuklarına yapılacak toptan ödemelerin toplamı, toptan ödenecek miktardan aşağı olursa, artanı, eşit hisseler halinde, geçimi sigortalı tarafından sağlandığı belgelenen ana ve babasına verilir. Ancak, bunların herbirinin hissesi %25 i geçemez.
V - Yukarıki esaslara göre toptan ödeme yapıldıktan sonra kalıntı olursa, sigortalının ölümünden sonra doğacak çocukları ile nesebi düzeltilecek veya babalığı hükme bağlanacak çocuklarına da bu madde hükümlerine göre toptan ödeme yapılır.
BÖLÜM VIII
PRİMLER
Madde 72 - Malullük, yaşlılık kazaları ile meslek hastalıkları, hastalık, analık, ve ödemelerle her ve ölüm sigortalarının gerektirdiği her türlü yardım çeşit yönetim giderlerini karşılamak üzere, Kurumca bu kanun hükümlerine göre prim alınır.
Sağlık yönetim giderleri hariç genel yönetim giderleri Kurumun yıllık genel gelirlerinin %10'unu aşamaz.
Madde 73 - A) Tarifesine göre tespit edilecek iş kazaları ile meslek hastalıkları sigortası priminin tamamı işverenler tarafından verilir. Bu primin nispeti %1,5'ten az, % 7'den fazla olamaz.
B) a) Hastalık sigortası primi, sigortalının kazancının % 11'idir. Bunun %5 i sigortalı hissesi, %6'sı da işveren hissesidir.
3 ncü maddenin (II/B) fıkrasında belirtilen çıraklar için ise kazancının %4'üdür. Bunun %2'si sigortalı hissesi, %2'si de işveren hissesidir.
b) Bu bent 1.1.1983 tarihinden geçerli olmak üzere 29.1.1983 R.G. tarihli 2795 s. Kanun ile yürürlükten kaldırılmıştır.
C) Analık Sigortası primi, sigortalının kazancının %1'idir.
Bu primin tamamı işverenler tarafından verilir.
D) Malullük Yaşlılık ve Ölüm Sigortaları primi, sigortalının kazancının %20 sidir. Bunun %9 u sigortalı hissesi,%11'i de işveren hissesidir.
Ancak, maden işyerlerinin yeraltı işlerinde çalışanlar için Malullük, Yaşlılşk ve Ölüm Sigortaları primi, sigortalının kazancının %22'sidir. Bunun %9 u sigortalı hissesi, % 13'ü de işveren hissesidir
Madde 74 - İş kazalariyle meslek hastalıkları sigortası primi, yapılan işin iş kazası ve meslek hastalığı bakımından gösterdiği tehlikenin ağırlığına göre tesbit edilir.
İş kolları, tehlikenin ağırlığına göre sınıflara, bu sınıflar da özel iş şartlarına ve tehlikeyi önlemek için alınmış olan tedbirlere göre derecelere ayrılır.
Hangi iş kollarının hangi tehlike sınıfına girdiği tehlike sınıf ve derecelerine ait prim oranlarının ve tehlike derecelerinin belli edilmesinde uygulanacak esaslar, ilgili bakanlıkların düşünceleri sorulduktan sonra çalışma Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulu karariyle yürürlüğe konacak bir tarife ile tesbit olunur.
Prim tarifesi gerekli görülürse aynı usulle değiştirilebilir. Prim oranları, iş kazaları ve meslek hastalıklarından dolayı yapılması gerekecek her türlü sigorta yardımları ve idare masrafları ile bağlanacak gelirlerin tesis sermayeleri toplamı göz önünde tutularak hesaplanır.
Madde 75 - Yapılan işin 74 ncü maddede belirtilen tarifeye göre hangi tehlike sınıf ve derecesine girdiği ve ödenecek iş kazalariyle meslek hastalıkları sigortası primi oranı Kurumca belli edilerek işverene yazı ile bildirilir.
İş kazalarını ve meslek hastalıklarını önliyecek tedbirler hakkındaki mevzuat hükümlerine uygun bulunmadığı tesbit edilen işler, Kurumca daha yüksek primli derecelere konulabilir.
Kurum, tesbit edilmiş bulunan tehlike sınıf ve derecesini, yaptıracağı incelemelere dayanarak kendiliğinden veya işverenin isteği üzerine değiştirilebilir.
Kurumca yapılacak değişikliklere ilişkin kararın takvim yılından en az bir ay önce işverene ve işveren tarafından değişiklik isteğinin de takvim yılından en az iki ay önce Kuruma bildirilmesi şarttır.
Böylece, karara bağlanacak değişiklikler, yukarıdaki fıkrada yazılı karar veya istekten sonraki takvim yılı başında yürürlüğe girer.
İşveren, tehlike sınıf ve derecesiyle prim oranı hakkında Kurumca yapılacak yazılı bildiriyi aldıktan sonra bir ay içinde çalışma Bakanlığına itirazda bulunabilir. Bakanlık bu itirazı inceliyerek 3 ay içinde vereceği kararı ilgiliye bildirir.
İtiraz primlerin ödenmesini geciktirmez.
İş veren bu madde gereğince tehlike sınıf ve derecesine karşı Çalışma Bakanlığına yahut bu Bakanlığın vereceği karar üzerine Danıştaya başvurursa, bu kanunun 81 nci maddesinin uygulanmasında, İcra ve İflşs Kanununun ilgili maddesinde yazılı bir yıllık süre, birinci halde Ba'kanlık kararının iptal süresi sonunda, ikinci halde ise Danıştay kararının kesinleştiği tarihten başlar.
Madde 76 - İşveren, tehlike sınıf ve derecesine dokunabilecek her türlü değişiklikleri bir ay içinde kuruma yazı ile bildirmekle yükümlüdür.
Bu bildirme üzerine Kurum, yaptıracağı incelemeler sonunda tehlike sınıf ve derecesini değiştirebilir.
Tehlike sınıf ve derecesine dokunabilecek değişiklik bir ay içinde bildirilirse bu konuda Kurumca verilecek karar, değişikliğin meydana geldiği tarihten sonraki ay başından uygulanır.
Tehlike sınıf ve derecesine dokunabilecek değişiklik bir ay içinde bildirilmezse .
a) Tehlike sınıfı yükseliyorsa, değişikliğin meydana geldiği,
b) Tehlike sınıfı alçalıyorsa, değişikliğin Kurumca öğrenildiği,
Tarihler esas alınmak ve bu tarihlerden sonraki ay başından uygulanmak üzere, Kurumca karar alınır.
Madde 77 - Sigortalılarla işverenlerin bir ay için ödiyecekleri primlerin hesabında
a) Sigortalıların o ay için hakettikleri ücretlerin,
b) Prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaktan sigortalılara o ay içinde ödenenlerin,
c) İdare veya kaza mercilerince verilen karar gereğince (a) ve (b) fıkralarında yazılı kazançlar niteliğinde olmak üzere sigortalılara o ay içinde yapılan ödemelerin,
Brüt toplamı esas alınır. Şu kadar ki, yolluklar, çocuk ve aile zamları, ölüm, doğum ve evlenme yardımları ile ayni yardımlar sigorta primlerinin hesabına esas tutulacak ücretlerin aylık tutarının tesbitinde nazara alınmaz.
Her sigortalının prim hesabına esas tutulacak aylık kazanç toplamının 50 kuruşa kadar olan lira kesri nazara alınmaz, 50 kuruş ve daha fazla olan kesirler liraya çıkarılır.
Günlük, haftalık veya aylık olarak belirli bir ücrete dayanmış olmayıp da komüsyon ücreti ve kşra katılma gibi belirsiz zaman ve miktar üzerinden ücret alan sigortalıların prim ve ödeneklerinin hesabında esas tutulacak günlük kazançları, 78 nci madde hükmü saklı kalmak şartiyle, Bakanlar Kurulu karariyle belli edilir. Şu kadar ki, sigortalının ayrıca belirli bir kazancı varsa, bu takdirde prim ve ödeneklerin hesabında esas tutulacak günlük kazancı, yukarıki fıkraya göre hesabedilecek günlük kazancına belirli kazancı üzerinden hesaplanacak günlük kazancın ilşvesi suretiyle bulunur.
Bu kanun gereğince primlerin hesabına esas tutulacak günlük kazanç, sigortalının, bir ay için prime esas tutulan kazancının otuzda biridir.
Günlük kazancın hesabına esas tutulan ay içindeki bşzı günlerde çalışmamış ve çalışmadığı günler için ücret almamış sigortalının günlük kazancı, o ay için prime esas tutulan kazancı ücret aldığı gün sayısına bölünerek hesaplanır.
Sigortalıların günlük kazançlarının hesabında esas tutulan gün sayıları, aynı zamanda, bunların prim ödeme gün sayılarını gösterir.
Bir ay içinde çeşitli işverenlerin işinde çalışan sigortalının bu kanun gereğince alınacak primlerine esas tutulacak aylık ve günlük kazancının tesbitinde her işverenden elde ettiği aylık ve günlük kazanç tutarı ayrı ayrı nazara alınır ve primler buna göre hesaplanır.
Madde 78 - Bu Kanun gereğince alınacak prim ve verilecek ödeneklerin hesabına esas tutulan günlük kazancın alt sınırı, bu Kanuna ekli gösterge tablosundaki en düşük göstergenin katsayı ile çarpımının otuzda biridir. Üst sınırı ise, üst gösterge tablosundaki en yüksek göstergenin katsayı ile çarpımının otuzda biridir. Bu suretle bulunacak günlük kazançların lira kesirleri tama çıkartılır.
Günlük kazançları alt sınırın altında olan sigortalılar ile ücretsiz çalışan sigortalıların günlük kazançları alt sınır üzerinden, günlük kazançları üst sınırdan fazla olan sigortalıların günlük kazançları da üst sınır üzerinden hesaplanır.
Sigortalının kazancı alt sınırın altında ise, bu kazanç ile alt sınır arasındaki farka ait sigorta primlerinin tümünü işveren öder.
Aynı zamanda birden fazla işverenin işinde çalışan sigortalıların ücretlerinden kesilen primler, bu madde uyarınca tespit edilen üst sınır üzerinden hesaplanacak miktarı aşarsa, fark, sigortalının müracaatı üzerine hissesi oranında kendisine geri verilir.
Madde 79 - İşveren, bir ay içinde çalıştırdığı sigortalının sigorta primleri hesabına esas tutulan kazançlar toplamı ve prim ödeme gün sayıları ile sigorta primlerini gösteren ve örneği yönetmelikte belirlenen prim belgelerini ait olduğu ayı takip eden ayın sonuna kadar Kuruma vermekle ve bu belgelerin muhteviyatını doğrulayacak muteber işyeri kayıtlarını Kurumca istenilmesi halinde ibraz etmekle veya sigortalı çalıştırmadığı takdirde, bu hususu yazılı olarak önceden Kuruma bildirmekle yükümlüdür.
İşveren, sigortalıların adını, soyadını, sigorta sicil numarasını ve çalıştığı süreyi gösteren ve örneği yönetmelikle belirlenen bir belgeyi işyerinde, birden ziyade işyeri olması halinde her işyerinde ayrı ayrı olmak üzere, işçiler tarafından da görülebilecek bir yere asmaya mecburdur.
Bu yükümlülükleri yerine getirmeyen işverenler hakkında 140 ıncı madde hükümleri uygulanır.
140 ıncı maddenin uygulanması prim belgelerinin Kuruma verilmesine mani teşkil etmez.
Fiilen veya kayden çalıştığı tespit edilen sigortalılara ait olup bu Kanun uyarınca Kuruma verilmesi gereken belgelerin yapılan tebligata rağmen bir ay içinde verilmemesi veya noksan verilmesi halinde, bu belgeler Kurumca resen düzenlenir ve muhteviyatı sigorta primleri Kurumca tespit edilerek işverene tebliğ edilir.
İşveren, tebliğ edilen prim borcuna karşı tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde ilgili Kurum ünitesine itiraz edebilir. İtiraz tahsilatı durdurur. İtirazın reddi halinde, işveren kararın tebliğ tarihinden itibaren bir ay içerisinde yetkili mahkemeye başvurabilir.
Yetkili mahkemeye başvurulması prim borcunun tahsil ve takibini durdurmaz.
Mahkemenin Kurum lehine karar vermesi halinde 80 inci maddenin prim borcuna ilişkin hükmü uygulanır.
Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.
Sigortalının çalıştığı bir veya birkaç işte, bu Kanunda yazılı prim ödeme şartını yerine getirmiş olmasına rağmen kendisi için verilmesi gereken kayıt ve belgeler işveren tarafından verilmediği veya verilen kayıt ve belgelerde kazançların veya prim ödeme gün sayılarının eksik gösterildiği Kurumca tespit edilirse, hastalık ve analık sigortalarından gerekli yardım yapılır.
Madde 80 - İşveren, bir ay içinde çalıştırdığı sigortalıların primlerine esas tutulacak kazançlar toplamı üzerinden bu Kanun gereğince hesaplanacak prim tutarlarını ücretlerinden kesmeye ve kendisine ait prim tutarlarını da bu miktara ekleyerek en geç ertesi ayın sonuna kadar Kuruma ödemeye mecburdur.
77 nci maddenin (a) fıkrası gereğince hak edilen ve fakat ödenmemiş olan ücretler üzerinden hesaplanacak primler hakkında da yukarıdaki hüküm uygulanır.
Kuruma fiilen ödenmeyen prim tutarları Gelir ve Kurumlar Vergisi uygulamasında gider yazılamaz.
Kurumun, süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 21.7.1953 tarih ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uygulanır. Kurum, söz konusu Kanunun uygulanmasında Maliye Bakanlığı, diğer kamu kurum ve kuruluşları ve mercilere verilen yetkileri kullanır.
Yetkilerin kullanılmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle tespit edilir.
Kurum alacaklarının tahsilinde 21.7.1953 tarih ve 6183 sayılı Kanunun uygulanmasından doğacak uyuşmazlıkların çözümlenmesinde, alacaklı Sigorta Müdürlüğünün bulunduğu yer İş Mahkemesi yetkilidir.
Yetkili iş mahkemesine başvurulması alacakların takip ve tahsilini durdurmaz. Dava ve icra takibi açılmış olsa bile, prim ve diğer alacakların ödenmemiş kısmı için gecikme zammı tahsil olunur.
Yangın, su baskını ve deprem gibi tabii bir afete uğrayan ve bunu belgeleyen işverenlerin üç ay içinde talepte bulunmaları halinde, mevcut prim borçları ile afetin meydana geldiği tarihten itibaren tahakkuk edecek üç aylık prim borçları hadisenin vukubulduğu tarihten itibaren bir yıla kadar ertelenebilir.
Prim borcunun ertelendiği süre zamanaşımı işlemez ve ertelenen kısmına gecikme zammı uygulanmaz.
Sigorta primlerini haklı sebepleri olmaksızın, birinci fıkrada belirtilen süre içersinde tahakku.k ve tediye etmeyen kamıi kurum ve kuruluşların tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri mesul muhasip, sayman ile tüzelkişiliği haiz diğer işverenlerin üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri Kuruma karşı, işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Bu Kanunun ek 24 üncü maddesinde belirtilen Kurum ve Kuruluşlar tarafından süresi içinde kuruma ödenmeyen sosyal yardım zamları için bu madde hükümleri uygulanır.
Madde 81 - Bu Kanuna göre alınacak sigorta primleri ve para cezalarının ödenmesi için Kurumca işverene yapılacak bildiri üzerine prim borçları ve para cezaları ödenmezse Kurumca düzenlenen prim borcunu ve para cezasını gösteren belgeler resmi dairelerin usulüne göre verdikleri belgeler hükmünde olup, icra ve iflas dairelerince bunların tabi oldukları hükümlere göre işlem yapılır.
Madde 82 - Sigortalıların çalıştırıldığı işyeri devredilir veya intikal ederse, eski işverenin kuruma olan sigorta primi ile gecikme zammı ve faiz borçlarından, aynı zamanda yeni işveren de müteselsilen sorumludur.
Bu hükme aykırı sözleşmeler muteber değildir.
Madde 83 - Genel ve katma bütçeli kuruluşlar, il ve belediyeler veya sermayesinin en az yarısı genel ve katma bütçeli kuruluşlar ile il ve belediyelere ait olan teşekkül ve müesseseler, kamu iktisadi kuruluşları ve bunların müessese, bağlı ortaklık ve iştirakleri, kanunla ve kanunların verdiği yetkiye dayanarak kurulan kurum ve kuruluşlar, döner sermayeli kuruluşların ihale yolu ile yaptırılan her türlü işleri üzerine alanları ve bunların adreslerini Kuruma bildirmekle yükümlüdürler.
Sigorta primlerinin hakedişlerden mahsubu yapılmak şartıyla alıkonularak ödenmesi esastır. Ödemenin ve teminatın geri verilmesine ait işlemlerin usul ve esasları Bakanlar Kurulunca çıkarılacak yönetmelikle tespit edilir.
Madde 84 - Yanlış ve yersiz olarak alınmış olduğu anlaşılan primler, alındıkları tarihler den on yıl geçmemiş ise, hisseleri oranında işverenlere ve sigortalılara geriverilir.
İşverenlere geriverilecek primler için Kurumca kanuni faiz de ödenir. Bu faiz, primin Kuruma yatırıldığı tarihi takibeden aybaşından iadenin yapıldığı ayın başına kadar geçen süre için hesaplanır.
Primleri geriverilenlere, primleri iptal edilen çalışmaları dolayısiyle, Kurumca iş kazalariyle meslek hastalıkları sigortasından yapılmakta olan yardım ve ödemeler durdurulur. Hastalık, Analık, Malullük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortalarından yapılmakta olan yardımlar ile verilmekte olan ödenek ve aylıklar ise, ilgililer bu sebeple gerekli yardım, tahsis ve ödeme şartlarını yitirmiş olurlarsa durdurulur. Şu kadar ki, daha önce sağlanan yardımlara ait giderler ilgililerden geri alınmaz.

BÖLÜM IX
İSTEĞE BAĞLI SİGORTA
Madde 85 - Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına isteğe bağlı olarak devam edilebilmesi için:
Ay - a) İsteğe bağlı olarak devam edeceğini belirten bir yazı ile Kuruma müracaatta bulunmak,
b) Müracaat tarihinden önce 506 sayılı Kanuna göre tescil edilmiş olmak,
c) Herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi olarak çalışmamak ve buralardan kendi çalışmalarından dolayı aylık bağlanmış olmak,
d) İsteğe bağlı olarak sigortaya devam edeceğini belirten müracaatının Kurumca alındığı tarihi takip eden aybaşından başlayarak, her yıl için 360 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemek,
şarttır.
B) a) İsteğe bağlı sigortaya devam etmek isteyenler gösterge tablolarındaki derece ve kademelerden hangisi üzerinden prim ödeyeceklerini tespit ederek Kuruma bildirirler.
b) Bulunduğu derece ve kademe üzerinden en az 360 günlük prim ödeyenler yazılı talepte bulunmak şartıyla, talep tarihini takip eden yılbaşından itibaren prim hesabına esas derece ve kademesini en çok bir derece yükseltebilir.
c) İsteğe bağlı sigorta primlerinin ait olduğu ayı takip eden ayın sonuna kadar Kuruma ödenmesi gerekir.
Ait olduğu ayı takip eden ayın sonuna kadar ödenmeyen primler için bu tarihten başlanarak 80 inci madde hükmüne göre gecikme zammı uygulanır.
Madde 86 - Kurum, 2 nci ve 3 ncü maddelere göre sigortalı durumunda bulunmıyanların Çalışma Bakanlığınca onanacak genel şartlarla (iş kazalariyle meslek hastalıkları), (hastalık), (analık), (Malullük, yaşlılık ve ölüm) sigortalarından birine, birkaçına veya hepsine toplu olarak tabi tutulmaları için, işverenlerle veya dernek, birlik, sendika ve başka teşekküllerle sözleşmeler yapabilir.

BÖLÜM X
ORTAK HÜKÜMLER
Madde 87 - Sigortalılar üçüncü bir kişinin aracılığı ile işe girmiş ve bununla sözleşme yapmış olsalar bile bu kanunun iş verene yüklediği ödevlerden dolayı, aracı olan üçüncü kişi ile birlikte asıl iş veren de sorumludur.
Bir işte veya bir işin bölüm veya eklentilerinde iş verenden iş alan ve kendi adına sigortalz çalıştıran üçüncü kişiye aracı denir.
Madde 88 - İş kazalariyle meslek hastalıkları, hastalık ve analık hallerinde verilecek ödenek ve gelirlerin hesabına esas tutulacak günlük kazanç, iş kazasının veya doğumun olduğu, yahut meslek hastalığı veya hastalık dolayısiyle iş göremezliğin başladığı tarihten önceki üç takvim ayı içinde bu kanunun uygulandığı bir veya birkaç işte 77 nci maddenin (a) ve (b) fıkralarına göre elde edilen ve sigorta primi hesabına esas tutulan kazançlar toplamının 90 da biridir.
Günlük kazancın hesabına esas tutulan üç takvim ayı içinde bazı iş günlerinde çalışmamış ve çalışmadığı günler için ücret almamış olan sigortalının ödenek ve gelire esas olan kazancı, o üç aylık devre içinde 77 nci maddenin (a) ve (b) fıkralarına göre elde ettiği kazanç toplamının 77 nci maddenin (a) fıkrasına göre ücret aldığı gün sayısına bölünmesi suretiyle hesaplanır.
77 nci maddenin (c) fıkrasına göre yapılan ödemelerden, ödenek ve gelirin hesabına esas tutulan üç aylık dönemden önceki aylara ilişkin olanlar, günlük kazancın hesabında nazara alınmaz.
Günlük kazancın hesabında 77 nci maddenin (b) fıkrasında belirtilen ödemeler de nazara alınmışsa, ödenek ve gelire esas alınan günlük kazancın tutarı, 77 nci maddenin (a) fıkrasında yazılı ücret toplamının 90 a veya ücret alınan gün sayısına bölünmesiyle hesaplanacak günlük kazanca bunun % 50 si oranında bir ekleme yapılarak bulunan miktardan çok olamaz.
Günlük kazancın hesabına esas tutulan üç aylık dönem içinde çalışmamış ve ücret almamış olan sigortalının günlük kazancının tesbitinde, iş kazasının veya doğumun olduğu yahut meslek hastalığı veya hastalık dolayısıyle iş göremezliğin başladığı tarihten önceki oniki takvim ayı içinde çalıştığı son üç aylık dönemde elde ettiği kazanç esas tutulur ve günlük kazanç yukarıki fıkralara göre hesaplanır.
12 aylık dönemde çalışmamış ve ücret almamış olan sigortalı işe girdiği takvim ayı içinde iş kazası veya meslek hastalığı dolayısıyle iş göremezliğe uğrarsa, günlük kazancı, iş göremezliğinin başladığı tarih ile işe girdiği tarih arasındaki sürede elde ettiği kazanç toplamı ücret aldığı gün sayısına bölünerek hesaplanır. İşe girdiği gün iş kazasına uğrıyan sigortalının da taraflarca kararlaştırılmış olan günlük ücreti günlük kazanç sayılır. Sigortalı olarak çalışmaya ilk defa başlıyanlar hakkında da bu fıkra hükmü uygulanır.
Sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı gün iş kazasına uğrayan ve parça başına veya yapılan iş miktarına göre ücret alan sigortalının günlük kazancının hesabında aynı veya benzeri bir işte çalışan benzeri bir sigortalının günlük kazancı esas tutulur.
Günlük kazancının hesabına esas tutulan dönem içinde aynı zamanda birden çok işte çalışan sigortalının ödenek ve gelire esas tutulacak günlük kazancının tesbitinde, bu işler dolayısiyle elde edilen ve sigorta primi hesabına esas tutulan kazançlar ayrı ayrı nazara alınır ve günlük kazanç yukarıki esaslar dairesinde hesaplanır.
Meslek hastalığı sigortalının sigortalı olarak çalıştığı son işinden ayrıldığı tarihten bir yıl geçtikten sonra meydana çıkmış ise, günlük kazancı, bu son işinden ayrıldığı tarih esas alınarak yukarıki fıkralara göre hesaplanır.
İş kazalariyle meslek hastalıkları sigortasından bağlanacak gelirlere esas tutulacak yıllık kazanç, yukarıki hükümlere göre hesaplanacak günlük kazancın 360 katıdır.
Madde 89 - İş kazası, meslek hastalığı veya hastalık halinde verilecek geçici iş göremezlik ödeneği, sigortalının sağlık tesislerine yatırılmak yahut bakımı Kurumca sağlanarak kaplıca veya içmelere gönderilmek yoluyla tedavi ettirildiği takdirde, 78 ve 88 inci maddeler gereğince hesaplanacak günlük kazancının yarısı, ayakta tadavi ettirildiğinde ise üçte ikisidir.
Sürekli iş göremezlik geliri almakta olan sigortalı aynı arıza veya meslek hastalığı dolayısiyle yeniden tedavi edilir ve yazılı istekde bulunursa, sürekli iç göremezlik gelirine esas tutulan kazanca göre heseplanacak bir günlük geçici iş göremezlik ödeneği ile üç aylık sürekli iş göremezlik gelirinin doksanda biri arasındaki fark, kendisine her gün için geçici iş göremezlik ödeneği olarak verilir.
Geçici iş göremezlik ödenekleri haftalık olarak ve işledikten sonra Kurumca verilir.
Kurumdan doğrudan doğruya alınmasında güçlük bulunursa, bu ödenek, Kurumun talimatı uyarınca, işveren tarafından Kurum hesabına sigortalıya verilir. Kurum, bu kanuna uygun olarak verilen ödenekleri belgelerine dayanarak işverene öder.
Sigortalı kadının analığında verilecek günlük ödenek, kazancın üçte ikisidir.
Madde 90 - İşveren, işkazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık hallerinde, sigortalının kazancını ve prim ödeme gün sayılarını göstermek üzere, örneği Kurumca hazırlanacak belgeyi düzenliyerek sigortalıya vermekle yükümlüdür.
İşveren, 35 ve 40 ıncı maddelerde öngörülen 120 günlük prim şartını yerine getirmiş olan sigortalının karısı ve geçindirmekle yükümlü olduğu çocukları ile sigortalı kadının geçindirmekle yükümlü olduğu kocası ve çocuklarının, hastalıkları halinde, sağlık yardımlarından yararlandırılmalarını sağlamak ve altı ay için geçerli olmak üzere prim ödeme gün sayılarını gösterir örneği Kurumca hazırlanacak belgeyi, talebi halinde, düzenleyerek sigortalıya vermekle yükümlüdür.
Yukarıdaki fıkralarda yazılı belgelerdeki bilginin eksik veya yanlış olması sebebiyle, sözü edilen fıkralarda belirtilen kimseler için Kurumca yersiz olarak yapılan her türlü masraflar işverene ödetilir.
Madde 91 - Bir sigortalıda, iş kasası, meslek hastalığı, hastalık ve analık hallerinden bir kaçı birleşirse, sigortalıya, iş kazaylariyle meslek hastalıkları, hastalık ve analık sigortalarından hak kazandığı geçici iş göremezlik ödeneklerinden en yükseği verilir.
Madde 92 - Hem malullük hem de yaşlılık sigortasından aylık bağlanmasına hak kazanan sigortalıya, bu aylıklardan yüksek olanı aylıklar eşitse yalnız yaşlılık aylığı bağlanır.
Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile iş kazalariyle meslek hastalıkları sigortasından hak kazanılan aylık ve gelirler birleşirse, sigortalıya veya hak sahibine bu aylık ve gelirlerden yüksek olanın tümü, eksik olanının da yarısı bağlanır. Bu aylık ve gelirler eşitse, iş kazalariyle meslek hastalıkları sigortasından bağlanan gelirin tümü, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarından bağlanan aylığın da yarısı verilir. Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarından aylık bağlanmadan önce iş kazalariyle meslek hastalıkları sigortasından bağlanan ve sermayeye çevrilen gelirler ile yaşlılık sigortasından yapılacak toptan ödemelerde bu fıkra hükmü uygulanmaz.
Malullük sigortasından aylık bağlanmasına ve yaşlılık sigortasından toptan ödeme yapılmasına hak kazanan sigotalıya yalnız aylık verilir.
Madde 93 - Sigortalı olan ana ve babalarının ölümlerinde her ikisinden de gelir veya aylık bağlanmasına hak kazanan çocuklara, bunlardan intikal eden gelir ve aylıklardan yüksek olanının tümü eksik olanın da yarısı bağlanır.
Ancak, 71 inci madde gereğince yapılacak toptan ödemelerde yukarıki fıkra hükmü uygulanmaz.
Madde 94 - Bu Kanuna göre sigortalıya veya hak sahibi kimselerin her birine bağlanacak gelir veya aylığın aylık tutarındaki lira kesirleri liraya çıkarılır.
Madde 95 - Bu kanuna göre gelir veya aylık bağlanan sigortalı ile hak sahibi kimselerinin durumlarında kendilerine veya başka hak sahiplerine bağlanmış bulunan gelir veya aylık miktarının değiştirilmesini gerektiren bir durum meydana gelirse, gelir veya aylık miktarları, değişikliğin meydana geldiği tarihten sonraki ay başından başlanarak yeni duruma göre değiştirilir. 25, 57 ve 101 inci maddeler hükümleri
Madde 96 - Bu Kanuna göre Malullük ve Yaşlılık Sigortalarından bağlanacak aylıklar ile Ölüm Sigortasından hak sahibi kimselere bağlanacak aylıkların hesabına esas tutulan aylığın alt sınırı, gösterge tablosundaki en düşük göstergenin katsayı ile çarpımının 70'inden az olamaz.
Sosyal Sigortalar Kurumuna devrolunan sandıklardan 991 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesine göre bağlanmış emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylıkları ile mezkur Kanunun geçici 1 nci maddesinin 1 nci fıkrasına göre kurumca bağlanacak aylıklarla dul ve yetim aylıkları (aylık alan tek kişi de olsa) toplamı, yukarıdaki fıkraya göre bulunacak alt sınırdan aşağı olamaz.
Hak sahibi kimselerin gelir ve aylıkları; hak sahibi bir kişi ise bu maddenin 1 nci fıkrasına göre hesaplanan alt sınır aylığının % 80'inden, hak sahibi iki kişi ise % 90'ından az olamaz.
İşgöremezlik derecesi % 25 ve daha yukarı olanlara bu Kanunun 20 nci maddesinin 3 ncü fıkrası uyarınca bağlanacak sürekli kısmi işgöremezlik gelirinin aylık tutarı bu Kanunun 78 nci maddesi uyarınca tespit olunacak günlük kazanç alt sınırının 30 katının % 70'inden az olamaz.
Bu madde hükmü sosyal güvenlik sözleşmeleri gereğince bağlanan kısmi aylıklar için nazara alınmaz
Madde 97 - Sigorta prim ve ödeneklerinin hesabına esas tutulacak ve 78 nci madde gereğince saptanacak günlük kazançların alt sınırında meydana gelecek yükselmelerde; iş kazaları ve meslek hastalıkları ile hastalık ve analık sigortalarından, yeniden tespit edilen alt sınırların altında bir günlük kazanç üzerinden ödenek veya gelir almakta bulunanların veya almaya hak kazanmış yahut kazanacak olanların bu ödenek ve gelirleri, günlük kazançların alt sınırlarındaki değişikliklerin yürürlüğe girdiği tarihten başlayarak yükseltilmiş günlük kazançların alt sınırına göre artırılır.
Madde 98 -Sigortalıya veya hak sahibi olan kimselere bağlanan gelir veya aylıkların her ay veya üç ayda bir peşin olarak verilmesi ile gelir ve aylıkların ödeme tarihlerini belirlemeye Bakanlar Kurulu yetkilidir.
Peşin verilen gelir ve aylıklar durum değişikliği veya ölüm halinde gelir alınmaz.
Madde 99 - Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, iş kazalarıyla meslek hastalıkları ve ölüm sigortalarından hak kazanılan gelir ve aylıklar, hakkı doğuran olay tarihinden itibaren beş yıl içinde istenmezse zamanaşımına uğrar. Bu durumda olanların gelir ve aylıkları, yazılı istek tarihini takipeden aybaşından itibaren başlar.
İş kazalarıyla meslek hastalıkları sigortasından kazanılan diğer haklar ile hastalık ve analık sigortalarından doğan haklar ise, hakkı doğuran olay tarihinden itibaren beş yıl içinde istenmezse düşer.
Geçici iş göremezlik ödeneğini veya herhangi bir döneme ilişkin gelir veya aylığını beş yıl içinde almayanların, söz konusu ödenek, gelir veya aylıkları ödenmez.
Madde 100 - Kurumca, gelir aylık veya toptan ödeme işlemlerine başlanmış bulunan ve gelir veya aylık bağlanmasına veya toptan ödeme yapılmasına hak kazandığı anlaşılan sigortalı veya hak sahiplerine; işlemlerin gecikmesi halinde gecikmenin her ayı için asgari aylık veya gelirden az olmamak veya yapılacak toptan ödemenin % 75'ini geçmemek üzere ilerideki alacaklarından kesilmek üzere avans ödenir.
Madde 101 - Bu Kanuna göre gelir veya aylık bağlanan çalışamıyacak durumda malül çocuklar ile malullük veya yaşlılık aylığı bağlanan sigortalının çalışamayacak durumda malül çocukları, Kurumca kontrol muayenesine tabi tutulabilir.
Bağlanmış bulunan gelir ve aylıklar, kontrol muayenesi sonunda tespit edilecek malullük durumuna göre gerekirse rapor tarihinden sonraki aybaşından başlanarak eksiltilir veya kesilir.
Kabul edilir bir özürü olmadığı halde kontrol muayenesi, Kurumunun yazılı bildirisinde belirtilen tarihten sonraki aybaşına kadar yaptırılmazsa, çocukların çalışamıyacak durumda malul sayılmaları sebebiyle bağlanmış veya artırılmış bulunan gelir ve aylıklar kontrol muayenesi için belirtilen tarihten sonraki ay başından başlanarak eksiltilir veya kesilir.
Şu kadar ki, kontrol muayenesi Kurumun yazılı bildirisinde belirtilen tarihten başlanarak üç ay içinde yaptırılır ve malullük durumunun devam ettiği tespit olunursa, eksiltilen veya kesilen gelir veya aylıklar eksiltildiği veya kesildiği tarihten başlanarak verilir.
Kontrol muayenesi Kurumun yazılı bildirisinde belirtilen tarihten üç ay geçtikten sonra yaptırılır ve malullük durumunun devam ettiği tespit olunursa, eksiltilen veya kesilen gelir veya aylıklar rapor tarihinden sonraki aybaşından başlanarak ödenir.
Madde 102 - Bu Kanun gereğince sigortalılar ile bunların hak sahibi kimseleri ve 35, 36, 40 ve 42 nci maddelerde sözü edilenler.
a) Muayene ve tedavi,
b) Protez araç ve gereçleri ile ortopedik cihazların sağlanması, takılması, onarılması ve yenilenmesi,
c) Analık,
d) Sürekli iş göremezlik veya malullük durumlarının tespiti,
e) Erken yaşlanma halinin tespiti,
f) Sağlık durumlarının tespiti,
g) Raporların kurumca yeterli görülmemesi yeniden muayene,
h) Kontrol muayenesi,
Dolayısıyla kurumca bir yerden başka bir yere gönderilirlerse, bunların ve sağlık durumları sebebiyle başkaları ile birlikte gitmelerinin gerektiği hekim raporu ile belgelenenler ile 15 yaşına kadar (15 yaş dahil) çocuklar ile birlikte gidecek kimselerin gidip gelme yol paraları ile zaruri masrafları, kurumca hazırlanacak bir yönetmeliğe göre ödenir.
İlgililerin istekleri veya itirazları üzerine kurumca muayeneye gönderilenlerden, sadece isteklerinin doğru olduğu anlaşılanların gerektiğinde bunlarla beraber gidenlerin gidip gelme yol paraları ile zaruri masrafları verilir.
Yukarıda belirtilen durumlarda gerek bulundukları gerek gönderildikleri yerlerde yapılan muayene ve müşahadeler için ilgililerden kurumca masraf alınmaz.
Madde 103 - İş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölen sigortalı ile sigortalı olarak çalışmakta veya malullük yahut yaşlılık aylığı almakta iken veyahut sigortalı olarak çalıştığı işten ayrıldığı tarihten bir yıl geçmeden ölen sigortalının ailesine, Bakanlar Kurulunca tesbit edilecek tarife üzerinden, cenaze masrafı karşılığı ödenir.
Cenaze gerçek veya tüzel kişiler tarafından kaldırılırsa, masrafların belgelere dayanan ve Bakanlar Kurulunca tesbit edilen tarifedeki miktarı geçmiyen kısmı bunlara ödenir. şu kadar ki, yapılan masraflar bu miktardan az olursa artanı sigortalının ailesine verilir.
Cenaze masrafı, ölüm, iş kazasından veya meslek hastalığından ileri gelmişse bu sigorta kolu hesabından, başka sebepten ileri gelmişse Ölüm Sigortası hesabından karşılanır.
Madde 104- A) Herhangi bir sebeple silah altına alınan sigortalının askerlikte geçen hizmet süresi,
B) Hükümlülükle sonuçlanmıyan tutuklukta geçen süre,
C) İş kazalariyle meslek hastalıkları, hastalık veya analık sigortalarından geçici iş göremezlik ödeneği alan sigortalının iş göremediği süre,
Bu kanun un 35, 37, 48, 49 ve 51 inci maddelerinde belirtilen çalışma sürelerine girmediği gibi, iş göremezliğin başladığı veya hastalığın anlaşıldığı yahut doğumun olduğu tarihten önceki bir yılın ve 15 ayın hesabında da nazara alınmaz.
Madde 105 - Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının uygulanmasında, malullük veya yaşlılık aylıkları kesilmiş bulunan sigortalıların kendilerine veya ölümlerinde hak sahibi kimselerine aylık bağlanması gerekirse, malullük ve yaşlılık aylığı ödenen süreler, ortalama yıllık kazanç ve prim ödeme gün sayısının hesabında nazara alınmaz.
Madde 106 - Bu kanunun uygulanmasında, sigortalının geçindirmekle yükümlü olduğu kimseler:
a) Karısı çalışamıyacak durumda malul veya 55 yaşını doldurmuş kocası,
b) 18 yaşını veya ortaöğrenim yapıyorsa 20 yaşını, yükseköğrenim yapıyorsa 25 yaşını doldurmamış veya 18 yaşını doldurmuş olup da çalışamıyacak durumda malul erkek çocukları ile yaşları ne olursa olsun evli bulunmayan ve sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olarak çalışmayan veya bunlardan aylık yahut gelir almayan kız çocukları.
c) Geçiminin sigortalı tarafından sağlandığı belgelenen ana ve babasıdır.
Geçici iş göremezlik ödeneği verilmesine hak kazanılan tarihtenönce, sigortalı tarafından evlat edinilmiş, tanınmış veya nesebi düzeltilmiş, yahut babalığı hükme bağlanmış çocuklar da (b) fıkrası kapsamına girerler.
Madde 107 - 2 nci maddede belirtilen sigortalılardan hastalık ve analık sigortalarının uygulanmasında ödenen primin ilişkin olduğu günü takip eden onuncu günden başlanarak yitirilmiş sayılır.
Ancak, sigortalının ücretsiz izinli olması, greve iştirak etmesi veya işverenin lokavt yapması hallerinde sigortalılık niteliği bu sürelerin sona ermesini takip eden onuncu günden başlanarak yitirilmiş sayılır.
Madde 108 - Malullük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortalarının uygulanmasında nazara alınacak sigortalılık süresinin başlangıcı, sigortalının, yürürlükten kaldırılmış 5417 ve 6900 sayılı kanunlara veya bu kanuna tabi olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihtir.
Tahsis işlerinde nazara alınan sigortalılık süreleri, bu süreninbaşlangıç tarihi ile, sigortalının tahsis yapılması için yazılı istekte bulunduğu tarih, tahsis için istekte bulunmuş almıyan sigortalılar için de ölüm tarihi arasında geçen süredir.
Madde 109 - Bu Kanun'un uygulanmasında:
A) Sigortalıların sürekli iş göremezlik, malullük ve erken yaşlanma hallerinin,
B) Hak sahibi kimselerin malullük durumlarının,
Tesbitinde, Kurum sağlık tesisleri sağlık kurullarınca verilecekraporlarda belirtilen hastalık ve arızalar esas tutulur.
Raporları yeter görülmiyen ilgililer Kurumca yeniden muayene ettirilebilirler. İlgilinin durumlarının tespitinde son muayene raporu esas tutulur.
Yukarıda belirtilen raporlar üzerine, Kurumca verilen karara ilgililer tarafından itiraz edilirse, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır.
Sigortalının kasdı ve suç sayılır hareketi
(Bu maddedeki "... suç sayılır bir hareketi yüzünden iş kazasına uğrayan sigortalıya sürekli işgöremezlik geliri verilmemesi ..." kuralı, 13.9.1992 R.G. tarihli K.1991/47 s. Anayasa Mahkemesi Kararı ile 13.3.1993 tarihinde yürürlüğe girmek üzere iptal edilmiştir.
Bu madde, "... suç sayılan taksirli bir hareketi yüzünden iş kazasına uğrayan sigortalıya geçici iş göremezlik ödeneği verilmemesi ..." yönünden 13.11.1995 R.G. tarihli K.1994/75 s. Anayasa Mahkemesi Kararı ile iptal edilmiştir.
Bu madde "... suç sayılan taksirli bir hareketi yüzünden hastalanan sigortalıya geçici işgöremezlik ödeneği verilmemesi ..." yönünden 23.3.1996 R.G. tarihli K.1995/31 s. Anayasa Mahkemesi Kararı ile iptal edilmiştir.)
Madde 110 - Kasdı veya suç sayılır bir hareketi yüzünden iş kazasına uğrıyan, meslek hastalığına tutulan veya hastalanan sigortalıya geçici iş göremezlik ödeneği ve sürekli iş göremezlik geliri verilmez.
Sigortalıya yalnız gerekli sağlık yardımları yapılır.
Madde 111 - Bağışlanmaz kusuru yüzünden iş kazasına uğrayan, meslek hastalığına tutulan veya hastalanan sigortalıya verilecek geçici iş göremezlik ödeneği veya sürekli iş göremezlik geliri, bu kusurun derecesine göre, Kurumca, yarısına kadar eksiltilebilir.
Tehlikeli olduğu veya hastalığa sebepolacağı bilinen yahut yetkili kimseler tarafından verilen emirlere aykırı olan veyahut açıkça izne dayanmadığı gibi hiçbir gereği veya yararı bulunmıyan bir işi elinde olarak sigortalının yapması veya yapılması gerekli bir hareketi savsaması kusurun bağışlanmazlığına esas tutulur.

BÖLÜM XI
ÇEŞİTLİ HÜKÜMLER
Madde 112 - Askeri Fabrikalar Tekaüt ve Muavenet Sandığı Kanununa tabi kimseler hakkında bu kanun'un analık sigortası hükümleri sözü geçen sandık tarafından uygulanır.
Askeri Fabrikalar Tekaüt ve Muavenet Sandığı ve Devlet Demiryolları İşletme Genel Müdürlüğü İşçileri Emekli Sandığı ile ilgili bulunanlara iş kazası, meslek hastalığı ve analık hallerinde ilgili teşekküllerce yapılacak yardımlar bu kanunla belirtilen haklardan ve ödemelerden aşağı olamaz.
Madde 113 - Maden işçilerinin iş kazası ve meslek hastalığı hallerinde gerek bakımları, gerekse kendilerine veya bunların hak sahibi kimselerine verilecek ödenekler hakkında 10/9/1337 tarihli ve 151 sayılı Kanun hükümleri yerine bu kanun uygulanır.
Madde 114 - Bu Kanun'un hastalık sigortası ile ilgili hükümlerinin uygulandığı yerlerde çalışan ve hastalanan sigortalıların tedavileri hakkında, 151 sayılı Ereğli Havzai Fahmiyesi Maden Amelesinin Hukukuna Mütaallik Kanun'un 6 ncı ve 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu'nun 180 inci maddeleri hükümleri uygulanmaz.
Ancak, 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu'nun 180 inci maddesinin, hastalanan işçilerin tedavileri ile ilgili hükümleri dışında kalan ve işçilerin sıhhi durumlarının denetlenmesinin sağlan.masına, işyerlerinde hekim çalıştırılmasına, hasta odası ve ilk yardım araçları bulundurulmasına ve diğer hususlara ilişkin hükümleri saklıdır. Bu maksatla çalıştırılan hekim, Kurumun yapmakla yükümlü olduğu muayene, tedavi ve ilk yardım hizmetlerinde Kurumca kullanıldığı takdirde buna ait ücretler ve harcanan ilk yardım malzemesi bedelleri Kurumca ödenir.
Madde 115 - Kurum, bu kanunda belirtilen sigorta olayları dolayısiyle yapılan soruşturmaların sonucu hakkında Cumhuriyet Savcılıklarından bilgi isteyebilir.
Madde 116 - Kurum malullük yaşlılık ve ölüm sigortalarından aylık bağlanması veya toptan ödeme yapılması için gerekli belgeler tamamlanınca, bağlanacak aylıkları ve yapılacak toptan ödemeleri hesap ve tesbit ederek en geç üç ay içinde ilgililere yazı ile bildirir.
Sigortalı ve hak sahibi kimseleri, kararı bildiren yazıyı aldıkları günden başlamak üzere bir yıl içinde yetkili mahkemeye başvurarak Kurumun kararına itiraz edebilirler.
İtiraz kararın uygulanmasını durdurmaz.
Madde 117 - Kurum, sigortalılar ile eş ve çocuklarının muayene ve tedavi için başvuracakları sağlık tesisleri ile hekim ve ebelerin isim ve adreslerini işverenlere bildirir. İşverenler de bunları sigortalılara duyururlar.
Hastalananlar, muayene ve tedavileri için, isim ve adresleri duyurulan hekimlerden birini seçmekte serbesttirler.
Ancak, tedaviye başlıyan hekimin değiştirilmesi, tedavi eden hekimin yanına danışman hekimlerin katılması ve sigortalılar ile eş ve çocuklarının sağlık müesseselerine yatırılmaları, müdavi hekimin teklifi veya görülecek lüzum üzerine Kurumca yapılır.
Sigortalı, sağlık durumu bir sağlık tesisine yatırılmasını veya Umumi Hıfzıssıhha Kanununa göre bir sağlık müessesesinde tecridini gerektirirse, sağlık müessesesine yatırılır.
Madde 118 - Hastalık ve analık yardımlarından yararlanacak olanlar Kurumca tesbit edilecek belgelerle Kuruma bağlı sağlık müesseselerine veya Kurum hekimlerine başvurarak muayene ve tedavi olurlar.
Fıkra 9.7.1978 R.G. tarihli 2162 s. Kanun ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Fıkra 9.7.1978 R.G. tarihli 2162 s. Kanun ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Madde 119 - Sigortalı hesap kartları ve muhteviyatı hakkında Kuruma yapılacak itirazların yazı ile bildirilmesi gerekir.
Bu hesap kartları ve muhteviyatına;
A) Ay İşveren tarafından düzenlenerek verilmesi gereken hallerde, çalışılan takvim yılından,
B) Kurumca düzenlenerek verilmesi halinde, sigortalılarca alındığı tarihten,
Üç yıl geçtikten sonra yapılacak itirazlar dinlenmez.
Madde 120 - İş kazalariyle Meslek Hastalıkları Sigortasının uygulanmasında, hak sahiplerine bağlanacak gelirlerle sigortalılara ödenecek sermayelerin hesabında, iş kazasının olduğu veya meslek hastalığının hekim raporu ile ilk defa tesbit edildiği tarihte nüfus kütüğünde kayıtlı bulunan doğum tarihleri esas tutulur.
Malullük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortalarına ilişkin yaş ile ilgili hükümlerin uygulanmasında sigortalıların ve hak sahibi çocuklarının, sigortalının yürürlükten kaldırılmış 5417 ve 6900 sayılı Kanunlara veya bu kanuna tabi olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihte nüfus kütüğünde kayıtlı bulunan doğum tarihleri, sigortalının sigortaya tabi olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten sonra doğan çocuklarının da nüfus kütüğüne ilk olarak yazılan doğum tarihleri esas tutulur.
Nüfus kayıtlarında doğum ay ve günleri yazılı olmıyanlar 1 Temmuzda, doğum ayı yazılı olup da günü yazılı olmıyanlar o ayın 1 inde doğmuş sayılır.
Madde 121 - Bu kanun gereğince bağlanacak gelir veya aylıklar ve sağlanacak yardımlar nafaka borçları dışında, haciz veya başkasına devir ve temlik edilemez.
Madde 122 - Sürekli iş göremezlik geliri veya malullük aylığı almakta olan sigortalılardan çalışma gücünün artırılabileceği umulanlar, Kurumca, kendi mesleklerinde veya yeni bir meslekte çalışabilmelerini sağlamak üzere işe alıştırılmaya tabi tutulabilirler.
Kurumun bu husustaki yazılı bildirisine rağmen işe alıştırılmaktan kaçınan sigortalıların sürekli iş göremezlik geliri veya malullük aylığının yarısı, bildiride belirtilen tarihden sonraki ay başından başlanarak, alıştırma işine başlayıncaya kadar kesilir.
Madde 123 - Kurum, bu kanunla kendisine verilmiş bulunan görevleri yerine getirebilmek ve sağlık yardımlarını yapabilmek için, hastane, sanatoryum, prevantoryum, yataklı ve yataksız dispanser, sağlık istasyonu, eczane ve benzeri müesseseler işletebileceği gibi gerekli gördüğü yerlerde hastane, eczane, hekim, eczacı ve ebelerle ve diğer gerçek veya tüzel kişilerle sözleşmeler yapmaya da yetkilidir.
Kurum, lizzum gördüğü takdirde her çeşit yataklı ve yataksız sağlık tesislerinde eczane kurup işletebilir.
Kurum, bu kanunla kendisine verilmiş bulunan görevleri yerine getirebilmek ve sağlık yardımlarını yapabilmek için, ecza dolabı açabilir.
Sosyal Sigortalar Kurumu ilaç fabrikaları da kurabilir. Kurum ayrıca lüzum gördüğü hallerde ve yerlerde serbest eczanelerden biri veya birkaçı ile anlaşma yapabilir.
Kurum eczanelerinden, Kurumca yapılacak sağlık yardımlarından faydalanacak olanlarla kurum mensuplarından başkasına ilaç ve tıbbi malzeme verilemez. Ancak, serbest eczane bulunmıyan yerlerde veya serbest eczanelerde bulunmıyan hayat kurtarıcı ilaç ve tıbbi malzeme bedeli karşılığında verilebilir.
Kurum hekimleri tarafından yazılacak ilaç ve tıbbi malzemenin listesi, kurumca hazırlanacak bir yönetmelikle saptanacak esaslara göre, gerekli görüldükçe kurumda görevli hekimler ve eczacılardan oluşturulacak bir komisyon marifetiyle düzenlenir.
Bu liste Kurum Müdürler Kurulunun onayını müteakip kurumca ilan edilir.
Komisyon gerekli gördüğü hallerde dışardan uzman kimselerin görüşlerini de alabilir.
Madde 124 - Kurum, sigortalıları, sağlık durumlarını kontrol amaciyle, istediği zaman sağlık muayenesine tabi tutabileceği gibi, koruyucu hekimlik bakımından gerekli her türlü koruyucu tedbirleri de alabilir.
Madde 125 - Kurum hekimlerince sosyal sigorta işlemleri için düzenlenen raporlar işyeri hekimi tarafından verilen raporlar yerine geçer.
Madde 126 - Kurum tarafından yapılan bütün işlemlerle bu işlemler için ilgililere verilmesi veya bunlardan alınması gereken her türlü evrak ve belgeler ve bunların suretlerinden hiçbir resim, harc ve Damga Vergisi alınmaz.
Madde 127 - İşveren, sosyal sigortalar için kendisine düşen yükümlerden vesair masraflardan dolayı sigortalıların ücretlerinden indirme yapamaz.
Madde 128 - Sigortalı çalıştırılan her türlü işlerde ve iş yerlerinde, her hangi ad altında kurulmuş veya kurulacak olan borç verme, emekli ve yardım sandıkları ve benzerleri, faaliyetlerine ve kuruluş amaçlarına göre ilgililere menfaatler sağlamaya devam edebilir.
Bu sandıklara paraca yardımda bulunmak veya bunların yüklerini paylaşmak halleri, bu Kanun gereğince işverene düşen ödevlerin yerine getirilmesine engel olamaz.
Madde 129 - Bu Kanunda yazılı görevleri yerine getirmek üzere, Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca görevlendirilecek bir ortopedi uzmanı, çalışma Bakanlığı ile Kurum tarafından görevlendirilecek iş hekimliğinde tecrübeli birer uzman, biri göğüs hastalıkları öbürü de hijyen profesörü olmak üzere Ankara Tıp Fakülteleri tarafından seçilecek iki hekimden ve en yüksek kademedeki iş veren kuruluşu tarafından seçilecek bir hariciye uzmanı ile en yüksek kademedeki işçi kuruluşu tarafından seçilecek bir dahiliye uzmanından teşekkül eden bir Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu kurulur. Tıp Fakülteleri tarafından seçilecek hekimlerden biri doçent olabilir. Profesörlükte kıdemli olan hekim kurula başkanlık eder.
Bu kurulda görevlendirilecek hekimlerin hizmet süresi üç yıl olup yeniden görevlendirilebilirler.
Kurula iştirak edeceklere katıldıkları her toplantı için verilecek huzur hakkı tüzükte belli edilir. Bunlara ödenecek huzur hakları hakkında 7244 sayılı Kanun hükümleri uygulanmaz.
Kurulun çalışmaları ile ilgili her türlü giderler Kurumca ödenir. Kurul en az haftada bir defa toplanır. Kurul gerekli gördüğü hallerde dışardan uzman kimselerin görüşlerini alabilir.
Madde 130 - Sigorta müfettişleri, bu Kanunun uygulanması bakımından, İş Kanununda belirtilen teftiş, kontrol ve denetleme yetkisini haizdirler.
Sigorta müfettişleri tarafından tutulan tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar muteberdir.
Madde 131 - 5!1/1961 tarihli 228 sayılı Kanunda sözü geçen Malulliyet, ihtiyarlık ve ölüm Sigortaları Kanunu yerine bu Kanun hükümleri uygulanır.
Madde 132 - Bu Kanun gereğince yapılacak bildiriler hakkında 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uygulanır.
Madde 133 - Özel sigortalara ilişkin kanunlardaki hükümler, sosyal sigortalar hakkında uygulanmaz.
Madde 134 - Bu Kanun'un uygulanmasından doğan uzlaşmazlıklar, yetkili iş mahkemelerinde veya bu davalara bakmakla görevli mahkemelerde görülür.
Madde 135- A) a) İş kazası ve meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik hallerinin meslekte kazanma gücünü ne oranda azaltacağı ;
b) Sigortalıların hangi hallerde çalışma gücünün en az üçte ikisini yitirmiş ve hangi hallerde başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda sayılacakları;
c) İşe alıştırmanın ne yoldan ve hangi esaslara göre yapılacağı ve 122 nci maddenin uygulanma tarzı;
d) Sigortalıların hangi hallerde erken yaşlanmış sayılacakları;
e) 129 uncu madde gereğince kurulan Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun, bu Kanunda belirtilenler dışında kalan ve bu Kanunun uygulanması ile ilgili bulunan görevleri ve çalışma şekil ve esasları;
f) Hangi hastalıkların meslek hastalığı sayılacağı ve bu hastalıkların işten ayrıldıktan en geç ne kadar zaman sonra meydana çıktığı takdirde o işten ileri gelmiş kabul edileceği;
Çalışma ve Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlıklarınca birlikte hazırlanacak bir tüzük ile,
B) a) Sigortalıların kazançları toplamı ile prim ödeme gün sayılarını ve sigorta primlerini gösteren kayıt ve belgelerin ve Sigortalı hesap kartlarının nitelik, usul ve esasları ile verilme süreleri;
b) Primler hesabına esas tutulacak kazançlar toplamının hangi usul ve esaslara göre Kurumca ölçümleneceği ve prim itiraz komisyolarının teşekkül tarzı, çalışma usul ve esasları ile üyelerinin ücretleri;
c) Sigortalıların tescili, işverenler tarafından tutulacak kayıtlar ve işverenlerin uymaya mecbur bulundukları usul ve esaslar; isteğe bağlı sigortaya tabi tutulanların prim ödeme şekilleri;
d) Gelir ve aylıkların ödenme zamanı;
e) Bu Kanun hükümlerinin işin niteliğinin gerektireceği şartlarla ve ne gibi değişik usullerle kara, deniz ve hava ulaştırma işlerinde çalışanlarla 7 nci madde kapsamına girenlere ve bunların işverenlerine uygulanacağı;
f) 8 inci maddenin son fıkrasındaki devirle ilgili hükümlerin ne yolda uygulanacağı;
g) 118 inci madde hükümlerinin uygulanmasiyle ilgili esaslar;
h) Bu Kanun hükümlerinin uygulanma şekil ve esasları;
Kurumca hazırlanacak yönetmelikle, Tesbit olunur.
Madde 136 - 4792 sayılı Kanunla kurulmuş bulunan (İşçi Sigortaları Kurumu) nun adı (Sosyal Sigortalar Kurumu) olarak değiştirilmiştir.

BÖLÜM XII
KARŞILIKLAR VE TEKNİK BİLANÇO
Madde 137 - Her hesap yılı sonunda, o yıl içinde elde olunan iş kazalariyle meslek hastalıkları, hastalık, analık, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinden ve Kurumun diğer gelirlerinden aşağıda yazılı karşılıklar ayrılır.
a) Matematik karşılık,
b) Ödenmiş primler karşılığı,
c) Diğer karşılıklar,
d) Olağanüstü karşılık:
Matematik karşılık; bu Kanun gereğince bağlanan gelir ve aylıkların ödenmesini sağlamak üzere hesaplanacak peşin değerlerin toplamıdır.
Ödenmiş primler karşılığı; sigortalılar veya hak sahibi kimseleri için bu Kanun gereğince ileride malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarından Kurumca yapılacak ödemelerin bilanço tarihindeki değeri ile bu sigortalılar için sonraki yıllarda ödenecek malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinin peşin değerleri arasındaki farktır.
Olağanüstü karşılık; her hangi bir hesap yılına ilişkin gelirlerin, o yıl yapılacak masraflarla yıl sonunda ayrılması gerekli karşılıklara yetmemesi halinde kullanılmak üzere ayrılan karşılıktır.
Her hesap yılı sonunda o yılın gelirlerinden matematik ve ödenmiş primler karşılıkları ile yönetim giderleri, sigorta masrafları ve ayrılan başka karşılıklar çıkarıldıktan sonra kalanı olağanüstü karşılık olarak ayrılır.
Madde 138 - Kurum herhangi bir sigorta kolunun gerektirdiği yardım ve ödemelerle bunların yönetim giderlerini karşılamak üzere, başka bir sigorta kolu fonundan, sonradan mahsubu yapılmak şartiyle, gerekli harcamaları yapabilir.
Madde 139 - Sosyal sigorta kollarının mali bünyeleri ile bağlanan gelir ve aylıkların geçim şartları ve sigortalıların genel ücret seviyelerinde meydana gelen değişiklikler karşısındaki durumu, beş yılda bir ve gerekirse daha önce Kurum tarafından incelenerek varılacak sonuç, gereği sağlanmak üzere bir raporla Çalışma Bakanlığına bildirilir.

BÖLÜM XIII
CEZA HÜKÜMLERİ
Madde 140 - Kurumca dayanağı belirtilmek suretiyle;
a) Bu Kanunun 8 inci maddesinde belirtilen bildirgeyi yasal süresi içinde Kuruma vermeyenlere aylık asgari ücretin üç katı tutarında,
b) Bu Kanunun 9 uncu maddesinde belirtilen bildirgeyi yasal süresi içinde Kuruma vermeyenlere, her bir sigortalı için aylık asgari ücret tutarında,
c) Bu Kanunun 79 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen prim belgelerini yasal süresi içinde Kuruma vermeyenlere her bir fiil için ayrı ayrı aylık asgari ücretin iki katı tutarında,
d) Bu Kanunun 79 uncu maddesinde belirtilen yükümlülüklerden, işyeri kayıtlarını Kurumca yapılan yazılı ihtara rağmen 15 gün içinde mücbir sebep olmaksızın ibraz etmeyenlere, bu süre içinde ibraz etmekle beraber, yönetmelikte belirtilen usul ve esaslara uygun olarak düzenlenmediği anlaşılanlara, kayıtlardaki geçersizlik halinin birden fazla olup olmadığına bakılmaksızın;
l. Bilanço esasına göre defter tutmakla yükümlü olanlara aylık asgari ücretin oniki katı tutarında,
2. Diğer defterleri tutmakla yükümlü olanlara aylık asgari ücretin altı katı tutarında,
3. Defter tutmakla yükümlü olmayanlara aylık asgari ücretin üç katı tutarında,
e) Bu Kanunun 79 uncu maddesinin ikinci fıkrasinda belirtilen yükümlülüğü yönetmelikle belirlenen sürede yerine getirmeyenlere aylık asgari ücretin iki katı tutarında,
f) Bu Kanunun 90 ıncı Maddesinde belirtilen yükümlülükleri Kurumca yapılan yazılı ihtara rağmen üç gün içinde yerine getirmeyenlere aylık asgari ücret tutarında,
İdari para cezası verilir.
Bu madde hükümlerinin uygulanması 8, 9 ve 79 uncu maddelerde belirtilen belgelerin Kuruma verilmesi yükümlülüğünü kaldırmaz.
Bu maddenin uygulanmasında 25.8.1971 tarih ve 1475 sayılı İş Kanununun 33 üncü maddesine göre, sanayi kesiminde çalışan 16 yaşından büyük işçiler için fiilin oluştuğu tarihte uygulanan asgari ücret esas alınır.
İdari para cezaları tebliğ tarihinden itibaren (7) gün içinde Kuruma ödenir veya aynı süre içinde Kurumun ilgili ünitesine itiraz edilebilir. İtiraz takibi durdurur. Kurumca itirazı reddedilenler, kararın kendilerine tebliğ tarihinden itibaren (7) gün içinde yetkili sulh ceza mahkemesine başvurabilirler. Mahkemeye başvurulması cezanın takip ve tahsilini durdurmaz.
İdari para cezalarının tahakkuk ve tahsilatında 10 yıllık zamanaşımı uygulanır.
Çeşitli Kanunlarla Sosyal Sigortalar Kanununa eklenen ve 1.2. 1989 tarih ve 3520 Sayılı Kanunla yeniden numaralanan

 

EK MADDELER
EK MADDE 1 — (899 Sayılı Kanun madde 3) Evlenme dolayısıyla işlerinden ayrılan kadın sigortalılara kendileri ve işverenleri tarafından 5417, 6900 ve 506 sayılı kanunlara göre ödenen malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinin yarısı yazılı talepleri üzerine, toptan ödeme şeklinde verilir.
İşten ayrıldıkları tarihten itibaren bir sene içinde evlenmiş veya evlendikleri tarihten itibaren bir sene içinde işinden ayrılmış olan kadın sigortalılar, evlenme dolayısıyla işten ayrılmış sayılırlar.
Evlenmeleri dolayısıyla toptan ödemeden faydalanmış bulunan kadın sigortalılardan 506 sayılı Kanuna tabi bir işe girenler, kendilerine verilen primleri aldıkları tarihten itibaren % 5 faizi ile sosyal Sigortalar Kurumuna iade ettikleri takdirde sigortaya tabi eski hizmetleri 506 sayılı Kanun'un tatbikatında nazara alınır. Toptan ödeme şeklinde aldıkları primleri Sosyal Sigortalar kurumuna iade etmiyenlerin sigortalılık süreleri 506 sayılı Kanun'a tabi işlerde yeniden girdikleri tarihten başlar.
1912 Sayılı Kanunla Eklenen Ek Maddeler
EK MADDE 2 — (2167 sayılı yasa'nın 15. maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır.)
MUAYENE ÜCRETİ:
EK MADDE 3 — (1912 Sayılı Kanunla eklenen bu madde 2422 Sayılı Kanunla değiştirilmiştir.) 506 sayılı Kanun'un 35, 36, 40 ve 42'inci maddeleri uyarınca sağlık yardımlarından yararlanacak olanlardan yapılacak her bir poliklinik muayenesi için Sosyal Güvenlik Bakanlığının teklifi ve Bakanlar Kurulunun kararı ile 20 TL'den daha az olmamak üzere muayene ücreti alınır.
Şu kadar ki, hekimin gerekli görmesi üzerine yapılacak diğer poliklinik muayenelerinden ücret alınmaz.
EK MADDE 4 — 1.8.1968 tarihinden önce Demiryolları Emekli Sandığı ile Askeri Fabrikalar Tekaüt ve Muavenet Sandığınca aylık bağlanmış olan emeklilerle, 991 sayılı Kanunun geçici 1'inci maddesinin birinci fıkrası gereğince aylık bağlanan ve mülga 2904 sayılı Kanunun 5'inci, 3575 sayılı Kanunun 17'inci maddelerinde belirtilen hallere müsteniden aylıkları kesilen emeklilerin, aylıklarının ödenmesine 506 sayılı Kanun'daki esaslar dairesinde devam olunur.
1.8.1968 tarihinden önce durumları birinci fıkra kapsamına giren sandık üyelerinden keseneklerini almamış olanların Demiryolu Emekli ve Askeri Fabrikalar Tekaüt Sandıkları Kanunlarına göre geçen fiili hizmetleri Sosyal Sigortalara tabi olarak geçmiş sayılır.
2098 Sayılı Kanunla Eklenen Ek Maddeler
EK MADDE 5 — 506 sayılı Kanuna göre sigortalı sayılanların, aşağıda sayılan görevlerde geçen sigortalılık sürelerine, bu sürelerin her tam yılı için, hizalarında gösterilen süreler, sigortalılık süresi olarak eklenir. Kesirlerin hesaplanmasında tam yıl 360 gün olarak alınır. Fiilen çalışılmış güne eklenecek itibari hizmet günü sayısının bulunmasında (Çalışılan gün sayısı x 0,25) formülü uygulanır.
EK MADDE 6 — Malullük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortalarına tabi çalışmaların en az 3600 gününü ek madde 1'de belirtilen işlerde geçiren sigortalılar, ek madde 1'de yer alan itibari hizmet süresine ilişkin hükümlerden yararlanırlar.
EK MADDE 7 — (2422) Ağır, yıpratıcı ve zehirleyici işyerlerinden sayılan ve bu kanuna tabi işyerlerinde çalışan sigortalılardan alınacak Malullük, yaşlılık ve Ölüm Sigortaları primi % 22'dir. Bunun % 9'u sigortalı hissesi, % 13'ü işveren hissesidir.
2099 Sayılı Kanun'la Eklenen Ek Madde
EK MADDE 8 — 506 sayılı Kanuna göre, sürekli işgöremezlik geliri, malullük veya yaşlılık aylığı almakta olanlar bu Kanunun 32'inci maddesinin (B) fıkrasındaki yardımlardan 34'üncü maddedeki esaslara bağlı kalınmak kaydiyle yararlanırlar.
2100 Sayılı Kanunla Eklenen Ek Madde
EK MADDE 9 — 3'üncü maddenin 1'inci bendinin (A) ve (D) fıkralarında yapılan değişikliklerin tazammum ettiği tatbikat Sosyal Güvenlik Bakanlığınca bir sene içinde hazırlanacak tüzükle düzenlenir.
Bu tüzük yürürlüğe girinceye kadar, Sosyal Güvenlik Bakanlığınca çıkarılacak genelgeye göre işlem yapılır.
2167 Sayılı Kanunla Eklenen Ek Maddeler
EK MADDE 10 — Bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılan film, tiyatro, sahne, gösteri ses ve saz sanatçıları, müzik, resim, heykel, dekoratif ve benzeri diğer uğraşıları içine alan bütün güzel sanat kollarında çalışanlar, düşünür ve yazarlar bu kanun hükümlerine tabidirler.
Yukarıdaki fıkrada sayılan uğraşı alanlarına kimlerin gireceği, diğer ilgili bakanlık, kurum ve kuruluşların görüşleri de alınmak suretiyle Sosyal Güvenlik, Kültür ve Turizm ve Tanıtma Bakanlıkları tarafından birlikte saptanır.
EK MADDE 11 — Kurum, huzur evleri ile son yardım hastaneleri (şifa yurtları) kurar ve işletir.
Huzur evleri ile son yardım hastanelerinin kuruluşu ve işleyişi ile buralarda barındırılacakların bakımı ve alınacak ücretlerin miktarı ve ödeme usulleri Kurumca hazırlanacak bir yönetmelikle düzenlenir.
EK MADDE 12 — Sigortalının ölümünden dolayı aylık ve gelir almakta olan hak sahibi kız çocuklarına evlenmeleri halinde bir defaya mahsus olmak üzere aylık veya gelirlerinin iki yıllık tutarı evlenme yardımı olarak verilir.
İki yıl içerisinde meydana gelen boşanma veya dul kalma halinde bu süre için tekrar aylık veya gelir ödenmez.
EK MADDE 13 — 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanununda belirtilen genel kadınlar da bu Kanun hükümlerine tabidirler.
Bu kimseleri çalıştıranlar bu Kanuna göre işveren sayılırlar.
EK MADDE 14 — (3279 sayılı Kanunun 8'inci maddesiyle değişen şekli) Yürürlükten kaldırılmış olan 2454, 3575, 5417, 6900 sayılı Kanunlar ile 506 sayılı Kanun ve bunların ek ve değişikliklerine göre prim ve aidat iadesi veya toptan ödeme yapılarak hizmetleri tasfiye edilmiş bulunanlardan;
a) Yeniden bu Kanuna tabi işlerde çalışmış yahut bu Kanunun 85 veya 86'ıncı maddesine göre prim ödemiş olanlar ile,
b) Tasfiye edilmiş veya edilecek hizmetlerin, varsa kanunla kurulmuş diğer sosyal güvenlik kuruluşlarında geçmiş hizmetler ile toplanarak ölüm sigortasından aylık bağlanmasına yeterli olması halinde ölenlerin hak sahipleri, Yazılı olarak müracat ederek, hizmetin tasfiyesinde ilgililere iade edilen prim ve aidat veya toptan ödeme tutarının tamamını alındıkları tarihten yatırılacağı tarihe kadar hesaplanacak kanuni faizi ile birlikte bir defada Kuruma ödedikleri tadirde, bu hizmetler ihya edilerek bu Kanunun uygulanmasında nazara alınır.
İhya edilen bu hizmetler 2829 sayılı Kanun'a göre yapılacak birleştirmede de nazara alınır.
EK MADDE 15 — 506 sayılı Kanun ile bu Kanunu tadil eden kanunların ve 4792 sayılı Kanunla verilen görevlerin uygulaması nedeniyle, fazla çalışma gerektiren her türlü Kurum işleri için çalışma saatleri dışında görevlendirilecek personele (1,2 ve 3'üncü derece yönetici kadrolarında bulunan dahil) fazla çalışma yaptırılır. Yapılacak fazla çalışma ücreti ve fazla mesainin yaptırılması ile ilgili diğer hususlar Kurum müdürler kurulu kararı, Sosyal Güvenlik Bakanlığının önerisi üzerine Bakanlar Kurulunca tesbit edilir.
EK MADDE 16 — (2422 sayılı Yasayla yürürlükten kaldırılmıştır.)
EK MADDE 17 — (2422 sayılı Yasayla yürürlükten kaldırılmıştır.)
EK MADDE 18 — 506 sayılı Kanunun 7.2.1972 günlü, 1517 sayılı Kanunla değişik 123'üncü maddesinin yedinci ve müteakip fıkraları kaldırılmış ve yerine aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.
Kurum hekimleri tarafından yazılacak ilaç ve tıbbi malzemenin listesi, Kurumca hazırlanacak bir yönetmelikle saptanacak esaslara göre, gerekli görüldükçe Kurumda görevli hekimler ve eczacılardan oluşturulacak bir komisyon marifetiyle düzenlenir.
Bu liste Kurum Müdürler Kurulunun onayını müteakip Kurumca ilan olunur.
Komisyon gerekli gördüğü hallerde dışardan uzman kimselerin görüşlerini de alabilir.
2422 Sayılı Kanunla Eklenen Ek Maddeler
ÖDENMEKTE OLAN AVANSLAR:
EK MADDE 19 — 27.10.1977 tarih ve 7/13987 sayılı, 7.11.1979 tarih ve 7/18320 sayılı Bakanlar Kurulu Kararlarına istinaden Sosyal Sigortalar Kurumundan İş Kazaları ile Meslek Hastalıkları, Malullük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortalarından gelir ve aylık alanlarla, 991 sayılı Kanunla Kuruma devrolunan Sandıklar mevzuatına göre çeşitli aylık alanlara ödenmekte olan avanslar, 1.3.1981 tarihinden sonrası için ödenmez ve bu tarihe kadar ödenmiş ve ödenecek olan avanslar (yersiz yapılan ödemeler hariç) geri alınmaz.
KATSAYI VE GÖSTERGE TABLOSU:
EK MADDE 20 — (3395 Sayılı Kanun'un 14'üncü maddesiyle değişik şekli) Bu Kanuna göre gelir ve aylıkların hesaplanmasında katsayı esasına dayalı gösterge sistemi uygulanır. Göstergeler, derece ve kademeler halinde, gösterge ve üst gösterge tablolarında belirtilir.
506 sayılı Kanuna göre bağlanan gelir ve aylıkların hesaplanmasında 657 sayılı Kanuna tabi Devlet Memurlarının aylıklarına uygulanan katsayı uygulanır.
Bu Kanun gereğince alınacak prim ve verilecek ödenekler ile bağlanacak gelir ve aylıkların hesaplanmasına esas gösterge ve üst gösterge tabloları Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca tespit edilir.
GÖSTERGE TESPİT TABLOLARI:
EK MADDE 21 — (3395 Sayılı Kanunun 14'üncü maddesiyle değişik şekli) Gelir ve aylıkların hesabına esas alınacak göstergelerin tespitinde kullanılmak üzere, aşağıda belirtilen şekilde "Gösterge Tespit Tabloları" ve "Üst gösterge Tespit Tabloları" düzenlenir.
A) Gösterge tespit tabloları:
a) İş kazaları ile Meslek Hastalıkları Sigortası için düzenlenecek Gösterge Tespit Tablosunda, sigortalının gelire esas kazancının hesabına giren son takvim ayında prim hesabına esas asgari günlük kazancın yıllık tutarı taban rakamını, aynı aydaki gösterge tablosunun en yüksek göstergesi üzerinden hesaplanacak azami günlük kazancın yıllık tutarı tavan rakamını oluşturur.
b) Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları için düzenlenecek gösterge tablosunda, sigortalının aylık talep veya ölüm tarihinden önceki beş takvim yılında prim hesabına esas asgari günlük kazançların beş yıllık tutarının yıllık ortalaması taban rakamını, aynı yıllara ait gösterge tablosunun en yüksek göstergesi üzerinden hesaplanacak azami günlük kazançlarının yıllık ortalaması tavan rakamını oluşturur.
c) 991 sayılı Kanunla Kuruma devredilen sandıklar mevzuatına göre bağlanacak aylıklar için düzenlenecek gösterge tespit tablosunda, sigortalının aylık bağlanmasında nazara alınan kazancının ait olduğu tarihteki prim hesabına esas asgari kazancın yıllık tutarı taban rakamını aynı tarihteki gösterge tablosunun en yüksek göstergesi üzerinden hesaplanacak azami günlük kazancın yıllık tutarı tavan rakamını oluşturur.
d) Yukarıdaki (a), (b) ve (c) fıkralarına göre tespit edilen taban rakamı, gösterge tablosundaki en düşük göstergenin, tavan rakamı en yüksek göstergenin karşılığı olarak alınır. Tavan rakamı ile taban rakamı arasındaki fark, en düşük göstergenin karşılığı olan kademe hariç tutularak geriye kalan kademe sayısına bölünür. Bölüm sonucunun kesir kısmı tama çıkarılarak elde edilen rakam, en düşük göstergeyi takip eden göstergeden itibaren, her dilim bir göstergeyi karşılamak üzere, taban rakamına ardarda ilave edilerek takip eden göstergelerin karşılığı rakamlar tespit edilir.
B) Üst gösterge tesbit tabloları:
a) İş Kazaları ile Meslek hastalıkları Sigortası için düzenlenecek üst gösterge tespit tablosunda, sigortalının gelire esas kazancının hesabına giren son takvim ayında, prim hesabına esas gösterge tablosunun tavanı üzerinden hesaplanacak günlük kazancın yıllık tutarı taban rakamını, üst gösterge tablosundaki en yüksek gösterge esas alınarak hesaplanacak aynı aydaki prime esas azami günlük kazancın yıllık tutarı tavan rakamını oluşturur.
b) Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları için düzenlenecek üst gösterge tespit tablosunda, sigortalının aylık talep veya ölüm tarihinden önceki beş takvim yılında prim hesabına esas gösterge tablosundaki en yüksek gösterge üzerinden hesaplanacak günlük kazançların beş yıllık tutarının yıllık ortalama taban rakamını, aynı yıllara ait üst gösterge tablosunun en yüksek göstergesi esas alınarak hesaplanacak azami günlük kazançların yıllık ortalaması tavan rakamı oluşturur.
c) 991 sayılı Kanun'la Kuruma devredilen sandıklar mevzuatına göre bağlanacak aylıklar için düzenlenecek üst gösterge tespit tablosunda sigortalının aylık bağlanmasında nazara alınan kazancının ait olduğu tarihteki prim hesabına esas gösterge tablosunun tavanı üzerinden hesaplanacak günlük kazancın yıllık tutarı taban rakamını, üst gösterge tablosundaki en yüksek gösterge esas alınarak hesaplanacak aynı tarihteki prime esas azami günlük kazancın yıllık tutarı tavan rakamını oluşturur.
d) Yukarıdaki (a), (b) ve (c) fıkralarına göre tespit edilen tavan rakamı üst gösterge tablosundaki en yüksek göstergenin karşılığı olarak alınır. (a), (b) ve (c) fıkralarına göre tespit edilen tavan rakamı ile taban rakamı arasındaki fark kademe sayısına bölünür. Bölüm sonucunun kesir kısmı tama çıkartılarak elde edilen rakam gösterge tablosunun en yüksek göstergesine karşılık gelen sayıya her dilim bir göstergeyi karşılamak üzere ardarda ilave edilerek takip eden göstergelerin karşılığı sayılar tespit edilir.
GÖSTERGE:
EK MADDE 22 — (3395 Sayılı Kanunun 14'üncü maddesi ile değişen şekli) Bağlanacak gelir ve aylıkların hesabına esas alınacak göstergeler:
a) İşkazaları ile meslek Hastalıkları Sigortasında, sigortalının, 506 sayılı Kanunun 88'inci maddesine göre hesaplanan yıllık kazancına, bu Kanu'nun Ek 2'inci maddesinin (A) ve (B) fıkralarının (a) bentleri,
b) Malullük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortalarında, sigortalının 506 sayılı Kanunun 55, 61 veya 67'inci maddelerine göre hesaplanan ortalama yıllık kazancına, bu Kanunun Ek 2'i
GELİR VE AYLIKLARIN HESAPLANMASI:
EK MADDE 23 — Sigortalının gelir veya aylığı, bu Kanunun ek 3'üncü maddesine göre tespit edilen gösterge sayısının katsayı ile çarpılması sonucu bulunan miktarın, gelir veya aylık bağlamaya esas oranlarla çarpılması suretiyle hesaplanır.
Katsayının değişmesi halinde değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren yeni katsayı esas alınarak gelir ve aylıklar yeniden hesaplanır.
SOSYAL YARDIM ZAMMI:
EK MADDE 24 — (3251 sayılı Kanunla değişen şekli)
a) (3995 sayılı Kanunla değiştirilen şekli.) Genel ve katma bütçeli idareler, mahalli idareler, döner sermayeli kuruluşlar gibi kamu kuruluşları ile kanunla ve kanunların verdiği yetkiye istinaden kurulan diğer kuruluşlar ve 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamına giren teşekkül ve kuruluşlarla bunların müessese, bağlı ortklık ve iştiraklerinden aylık bağlanmasına hak kazandıktan sonra ayrılanlardan; 506 sayılı Kanun hükümlerine göre malullük, yaşlılık ve ölüm aylığı bağlananların ilk sosyal yardım zammı ödemeleri, söz konusu kuruluşlar adına Kurumca yapılır.
Yukarıda belirtilen kuruluşlar adına, kurumca yapılan ilk sosyl yardım zammı ödemeleri ile bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar ilgili kuruluşlarca kuruma ödenmemiş sosyal yardım zammı tutarları bu kuruluşlara yapılacak yazılı bildirim tarihinden itibaren en geç bir ay içinde defaten kuruma ödenir.
Kurumun yazılı bildiriminde isimleri belirtilenlere sonraki aylarda ödenmesi gereken sosyal yardım zammı tutarları, yeni bir bildirim beklenmeksizin ilgili kuruluşlarca, her ay emekli aylığı ödeme tarihlerinden önce Kurumun ilgili hesabına yatırılır.
Kurumlar vergisi mükellefi olan kurum ve kuruluşlarca bu madde gereğince yapılan ödemeler, Kurumlar Vergisi uygulamasında gider yazılabilir.
b) İş kazalar ile meslek hastlıkları sigortasından sürekli iş göremezlik geliri almakta olanlara, gelir bağlanmasına esas olan sürekli iş göremezlik derecesi oranında sosyal yardım zammı ödenir.
c) Yabancı ülkelerle aktedilen sosyal güvenlik sözleşmeleri uyarınca kısmi gelir veya aylık alanlara ödenecek sosyal yardım zammı, Türk mevzuatına tabi olarak geçen prim ödeme süresinin, sosyal güvenlik sözleşmesine göre nazara alınan toplam prim ödeme süresine olan oranına göre hesab edilir.
d) İş kazaları ile meslek hastalıkları sigortasından gelir alanlara ödenen sosyal yardım zammı, 506 sayılı Kanunun 22'inci maddesine göre ödenecek sermayenin hesabında nazara alınmaz. Ancak, söz konusu maddede belirtilen tarife uyarınca hesaplanacak peşin sermaye değeri, 506 sayılı Kanunun 26'ncı maddesi hükümlerine göre tespit edilecek peşin sermaye değerleri toplamına katılır.
e) Söz konusu sosyal yardım zammı, hak sahiplerine her dosya için tamamı tevzi edilecek şekilde ve eşit oranda bölüştürülür.
f) İki ayrı sigorta kolundan veya iki ayrı dosyadan gelir veya aylık alanlara, en fazla ödemeye imkan veren bir dosya üzerinden sosyal yardım zammı ödemesi yapılır.
g) Hak sahibi kız çocuklarının evlenmeleri nedeniyle ödenen evlenme yardımının hesabında sosyal yardım zammı nazara alınmaz.
h) 5.1.1961 tarih ve 228 sayılı Kanun ile ek ve değişikliklerine göre Kurumca aylık bağlananlara ödenen sosyal yardım zammının hizmet süreleriyle orantılı olarak tespit edilen miktarı, aynı nitelikteki zammı ödeyen ilgili sandık veya kurumdan tahsil edilir.
i) Ödeme dönemlerine göre peşin ödenen sosyal yardım zammı, ölüm halinde geri alınmaz.
j) Sosyal yardım zammından icra ve diğer kesintiler yapılamayacağı gibi, her türlü vergi, resim ve harçtan muaftır.
k) Yersiz yapılan sosyal yardım zammı ödemeleri, ilgilinin varsa almakta olduğu gelir veya aylıktan % 25 oranında kesilmek suretiyle, yoksa genel hükümlere göre geri alınır.
l) (3395 sayılı Kanunun 15'inci maddesiyle eklenen bend) Genel ve katma bütçeli idareler, mahalli idareler, döner sermayeli kuruluşlar ile kanunla ve kanunların verdiği yetkiye istinaden kurulan kuruluşlar ve 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamına giren teşekkül ve kuruluşlarla bunların müessese, bağlı ortaklık ve iştiraklerinden, çalıştığı en son kuruluş olarak ayrılmak suretiyle kendisine 506 sayılı Kanun hükümlerine göre malullük, yaşlılık veya ölüm aylığı bağlanan kişilere ödenen sosyal yardım zamları Kurumca yazılı olarak istenmesi üzerine, bu kuruluşlar tarafından en çok iki ay içinde Kuruma ödenir.
Kurumlar Vergisi mükellefi olan kamu kurum ve kuruluşları bu madde gereğince yapılan ödemeleri Kurumlar Vergisi matrahından indirebilirler
2564 Sayılı Kanunla Eklenen Ek Madde
EK MADDE 25 — Sigortalılar ile bu Kanunun 35, 36, 40 ve 42'inci maddeleri uyarınca sağlık yardımlarından yararlanan kimselerin, Kurum sağlık tesisleri sağlık kurulu raporu ile belirlenen ve uzun süre tedaviyi gerektiren; tüberküloz, kanser, kronik böbrek hastalıkları ile organ transplantasyonları gibi durumlarında, ayakta yapılan tedavileri sırasında verilmesine lüzum görülen ilaçlardan hayati önemi haiz olduğu, bu Kanunun 123'üncü maddesinde sözü edilen komisyonca tespit edilecek olanların bedellerinden iştirak payı alınmaz.
3168 Sayılı Kanunla Eklenen Ek Madde
EK MADDE 26 — Bu Kanunda yer alan gelir ve aylıkların ödenmesine dair dönem ve devre tabirleri, bir aylık veya üç aylık dönemi ifade eder.
3246 Sayılı Kanunla Eklenen Ek Maddeler
(Ek Madde 27, 28, 29 ve 30. maddeler 3774 Sayılı Kanunun 6. maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır.
3279 Sayılı Kanunla Eklenen Ek Maddeler
EK MADDE 31 — Sosyal güvenlik sözleşmelerinin uygulanması ile ilgili olarak prim ödeme süreleri üç ayı aşmamak üzere, Yönetim kurulu kararı ile tespit edilebilir.
EK MADDE 32 — Sigortalılar ile Kurumdan sürekli işgöremezlik geliri, malullük veya yaşlılık aylığı almakta olanların geçindirmekle yükümlü oldukları çocuklarının ve Kurumdan hak sahibi olacak gelir veya aylık alan çocukların, iyileşmelerine yarıyacak yahut işgöremezliklerini gidermeleri için gerekli görülen protez araç ve gereçleri, kurumca, 34'üncü maddede belirlenen sağlık yardımları süreleri ile bağlı olmaksızın sağlanır, onarılır ve tespit edilen süre ve şartlarla yenilenir.
(572 sayılı KHK'nin 20'inci maddesiyle değiştirilen şekli. Yürürlük : 6.6.1997 ) Bu madde gereğince verilecek protez, araç ve gereçlerin standartlara uygunluğu dikatte alınarak, türleri. süre ve şartları ile yapılacak ödeme miktarlarına ait esaslar Kurumca hazırlanacak yönetmelikle tespit edilir.
3395 Sayılı Kanunla Eklenen Ek Maddeler
EK MADDE 33 — Sigortalıların 12 yaşına kadar (12 yaş dahil) çocukların hastalıkları sebebiyle, Kurum sağlık tesislerinde veya giderleri kurumca karşılanan diğer sağlık tesislerindeki tedavileri sırasında, tıbben görülecek lüzum üzerine, yanlarında kalacak refakatçiye ait ücret Kurumca ödenir.
EK MADDE 34 - (3869 sayılı Kanunun 1. maddesi ile değişen şekli.) Malullük, yaşlılık ve ölüm aylıklarının hesabına esas alınacak üst gösterge, sigortalının işten ayrıldığı veya öldüğü tarihten önceki malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödenmiş son on takvim yılının prim hesabına esas tutulan kazanç tutarlarına göre bulunacak ortalama yıllık kazanç esas alınarak tespit edilir.
Şu kadar ki, yukarıdaki fıkrada belirtilen on takvim yılı;
? a) 1994 yılında aylık bağlanması için tahsis talebinde bulunanlar ile ölenlerin hak sahiplerine bağlanacak aylıkların hesabında altı,
? b) 1995 yılında aylık bağlanması için tahsis talebinde bulunanlar ile ölenlerin hak sahiplerine bağlanacak aylıkların hesabında yedi,
? c) 1996 yılında aylık bağlanması için tahsis talebinde bulunanlar ile ölenlerin hak sahiplerine bağlanacak aylıkların hesabında sekiz,
? d) 1997 yılında aylık bağlanması için tahsis talebinde bulunanlar ile ölenlerin hak sahiplerine bağlanacak aylıkların hesabında dokuz,
Takvim yılı olarak nazara alınır.
Yukarıda belirtilen takvim yıllarında daha az sürede prim ödemiş sigortalılar için ortalama yıllık kazanç, prim ödediği takvim yılları esas alınmak suretiyle hesaplanır.
Türkiye Taş Kömürü Kurumunda çalışan münavebeli (gruplu) sigortalılar için, yıllık kazancın iki katı alındıktan sonra yukarıdaki fıkralara göre ortalama yıllık kazanç hesap edilir. Anck, ortalama yıllık kazancın hesabında esas alınan yılların her birinde 180 günden fazla münavebeli çalışmalara ait kazanç tutarları nazara alınmaz.
Malullük, yaşlılık ve ölüm aylığı bağlamaya esas ortalama yıllık kazançları bu maddeye göre hesaplananlar için, ek 21'inci maddeye göre düzenlenecek üst gösterge tespit tablolarında, son beş yılı yerine sigortalının tahsis talep veya ölüm yılına göre bu maddede belirtilen takvim yılları esas alınır.
EK MADDE 35 — Üst Gösterge tablolarının tavan göstergesine göre hesaplnacak aylıkların aylık bağlama oranı % 50'dir.
Üst Gösterge Tablosunun tavan göstergesi ile Gösterge Tablosunun tavan göstergesi arasında derece ve kademeler üzerinden bağlanacak aylıkların oranı Bakanlar Kurulunca tespit edilir.
Bu Kanunun 61 ve 67'inci maddelerindeki, aylık bağlama oranının artırılması veya eksiltilmesi hususundaki hükümler saklıdır.
EK MADDE 36 — (3995 Sayılı Kanunla ilave edilmiştir.) 17.7.1964 tarihli ve 506 sayılı Kanunun Geçici 20'inci maddesine göre, bankalar, sigorta ve reasürans şirketleri, ticaret odaları, sanayi odaları, borsalar veya bunların teşkil ettikleri birlikler personeli için kurulmuş bulunan sandıklardan; 25.4.1985 tarihli ve 3182 sayılı Bankalar Kanununa göre birleştirilen, bir başka bankaya devredilen veya bankacılık faaliyetleri sona eren bankaların personeline ait olanlar ile mali durumları üyelerinin sosyal güvenlik yardımlarını sürdürmeye elverişli olmadığı anlaşılanların yetkili organlarının ilgili mevzuat hükümlerine göre fesih ya da devir için alacakları karar üzerine, bütün aktif ve pasifleriyle birlikte Sosyal Sigortalar Kurumuna devredilmesine Bakanlar Kurulu yetkilidir.
Sandıkların devri sırasında yapılacak aktüeryal hesaplamalar sonunda tespit olunacak fiili ve teknik açıklar, bu sandıkların iştirakçilerini istihdam eden kuruluşlardan tahsil edilmek üzere, bakanlar Kurulunun karar tarihinden itibaren 3 ay içinde Hazinece Sosyal Sigortalar Kurumuna nakden ve defaten ödenir.
Devredilen sandıklardan yararlanan personelin hizmet yılları ve primleri ödenmek veya ödenmiş olmak suretiyle, 17.7.1964 tarihli, 506 sayılı Sosyal sigortalar Kanununa göre emsallerine uygun olarak intibaklarının yapılması da dahil olmak üzere, devire ilişkin usul ve esslar Maliye Bakanlığı, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Hazine ve Dış Ticaret müsteşarlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca müştereken belirlenir.
Söz konusu sandıklar ile Sosyal Sigortalar Kurumu Genel Müdürlüğü, sadıkların mal varlıklarının devri ile ilgili tüm işlemler nedeniyle doğacak her türlü vergi, resim ve harçlardan muaftır.
Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra kurulacak sandıklar yukarıdaki hükümlerden yararlanamazlar.
EK MADDE 37 — (572 sayılı KHK'nin 21'inci maddesiyle ilave edilmiştir. Yürürlük : 6.6.1997 ) Sigortalılar ve kurumdan sürekli işgörmezlik geliri, malullük aylığı almakta olanların geçindirmekle yükümlü oldukları zihinsel, bedensel, ruhsal ve duygusal özürü bulunan çocukları ile kurumdan hak sahibi olarak gelir veya aylık alan aynı durumdaki çocuklardan, kurum sağlık tesisleri sağlık kurulu raporu ile resmi veya özel eğitim merkezlerine gönderilenlerin, gelişim ve eğitimlerine ilişkin yardımlar, Bütçe Uygulama Talimatında belirtilen esas ve miktarlarda kurumca sağlanır.

BÖLÜM — XIV
GEÇİCİ HÜKÜMLER
KANUNUN UYGULANMAMA ALANI:
GEÇİCİ MADDE 1 — Bu kanun hükümleri, şehir ve kasabalarda belediye sınırları içinde bulunan yerlerde 4 kişiden, bunlar dışında kalan yerlerde de 8 kişiden az kimse çalıştıran işverenler ile bunların çalıştırdıkları kimseler hakkında, ihtiyacı karşılayacak sağlık tesisleri ve Kurum teşkilatı kurulduktan sonra, Bakanlar Kurulunca tespit edilerek karara bağlanacak tarihlerden başlanarak uygulanır. Bakanlar Kurulunca, bu fıkraya göre alınacak uygulama kararları, sigorta kollarının hepsini veya bir kısmını kapsayabilir.
Yukarıdaki fıkranın uygulanmasında:
? a) yılın bazı dönemlerinde tam veya fazla çalışılan, bazı dönemlerinde de kısmen çalışılan veya hiç çalışılmayan işler için, tam veya fazla çalışılan dönemdeki çalışanlar sayısı.
? b) Aynı işverenin aynı şehir, kasaba veya köyde bulunan işlerinde çalışanlar sayısının toplamı,
Esas tutulur.
Çalıştırılanlar sayısının tespitinde, 3'üncü ve geçici 20'nci maddelerle istisna edilen kimseler nazara alınmaz.
Çalıştırılanlar sayısı, sonradan, yukarıda belirtilen sınırların altına düşmüş olsa bile, bu işlerde çalışanlar hakkında bu Kanun hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.
SİGORTAYA TABİ OLMA HALİNİN DEVAMI:
GEÇİCİ MADDE 2 — Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte 3008 sayılı İş Kanunu, Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkındaki 5953 sayılı Kanunun 637 sayılı Deniz İş Kanunu kapsamına alınmış ve bu sebeple sosyal sigorta kanunlarına tabi tutulmuş durumda olan işlerde çalışanlarla bu işlerde sonradan çalıştırılacak olanlar ve bunların işverenleri hakkında bu Kanun hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.
İTİRAZ:
GEÇİCİ MADDE 3 — İşverenler ile bunların çalıştırdıkları kimseler bu Kanun hükümlerinin uygulnması hakkında Kurumca yapılan tesbite karşı, bu Kanunun geçici 1'inci maddesinde belirtilen sayılardan az kimse çalıştırıldığını ileri sürerek, Kurumca yapılacak bildiri tarihinden sonraki bir ay içinde yetkili mahkemeye başvurabilirler.
İtirazlar bu Kanun hükümlerinin uygulanmasını durdurmaz.
Primleri mahkeme kararı ile geri verilenler hakkında 84'üncü maddenin son fıkrası hükmü uygulanır.
SİGORTALI ÇALIŞTIRILDIĞINI BİLDİRME SÜRESİ:
GEÇİCİ MADDE 4 — 8'inci maddede belirtilen haller bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce meydana gelmişse, 8'inci madde hükümleri bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten başlanarak uygulanır.
8'inci maddede belirtilen bir aylık süre bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten başlar.
SAĞLIK YARDIMLARININ EŞ VE ÇOCUKLARI KAPSAMASI:
GEÇİCİ MADDE 5 — 35'inci madde hükmü ihtiyacı karşılayabilecek sağlık tesisleri kurularak Kurumca her türlü hazırlıkların tamamlandığı yerlerde, Bakanlar Kurulu Kararı ile uygulanır.
Bu madde hükmünün uygulanmadığı yerlerde hastalık sigortası primi sigortalının kazancının % 4'üdür. Bu miktarın yarısı işveren yarısı da sigortalı hissesidir.
DOĞUMDAN İLERİ GELECEK HASTALIKLARIN TEDAVİSİ:
GEÇİCİ MADDE 6 — 35'inci maddenin uygulanmadığı yerlerde çalışan sigortalı erkeğin sigortalı olmayan karısının doğumdan ileri gelecek hastalık veya arızası dolayısiyle gerekli sağlık yardımları yapılır.
Ancak, bu yardımdan yararlanabilmek için doğum tarihinden başlanarak üç ay içinde Kuruma başvurulması gerekir.
Kurum sağlık tesisi veya hakimi bulunmayan yerlerde veya acil vak'alarda, sigortalı erkeğin sigortalı olmayan karısının doğumdan ileri gelen hastalık veya arızası dolayısıyle yapılan sağlık yardımlarının belgelere dayanan masrafları, tedaviye başlandığının bir ay içinde kuruma bildirmesi şartiyle, Kurumca ödenir.
ESKİ HAKLARIN DEVAM EDECEĞİ:
GEÇİCİ MADDE 7 — Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar yürürlükten kaldırılmış 4772, 5417, 5502 ve 6900 sayılı Kanunlar ile eklerine ve değişikliklerine göre hak kazanılmış bulunan her türlü yardım tahsis ve ödemeler, bunların dayandığı kanun hükümleri gereğince Kurum'ca sağlanır ve iş kazalariyle meslek hastalıkları, hastalık, analık, maluliyet, ihtiyarlık ve ölüm sigortalarından hak kazanılmış olan gelir ve aylıkların ödenmesine, yardımların yapılmasına ve ödeneklerin verilmesine bu Kanunda yazılı hüküm ve esaslara göre devam olunur.
Ancak, maluliyet, ihtiyarlık ve ölüm sigortalarından bağlanmış bulunan veya bağlanılmasına hak kazanılmış olan gelir ve aylıkların alt sınırı hakkında bu Kanun hükümleri uygulanır.
İLERİ YAŞTAKİLERE AYLIK BAĞLAMA ŞARTLARI:
GEÇİCİ MADDE 8 — (2167) A) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte 30 yaşını geçmiş bulunan sigortalılardan, kadın ise 50, erkek ise 55 yaşını doldurmakla beraber 60'ıncı maddede yazılı şartları yerine getiremediklerinden Yaşlılık Sigortasından aylık bağlanmasına hak kazanamayan ve:
? a) Sigortalılıkların başladığı tarihten önceki 10 yıl içinde, 3'üncü maddenin 1'inci bendinin (C) fıkrasında belirtilen işlerden gayri işlerde en az 2000 gün çalıştıklarını tevsik eden,
? b) Sigortlılık süresince her yıl için en az ortalama 200 gün sigorta primi ödemiş olan,
? c) En az 5 yıl sigortalı bulunan,
Sigortalılara, sigortalılık süresi 15 yılı doldurmuş olanlar gibi, 61'inci maddedeki esaslara göre yaşlılık aylığı bağlanır.
3'üncü maddenin 1'inci bendinin (B, E, F, G, H, İ, J ve K) fıkraları kapsamına giren çalışmalar yukarıdaki (a) fıkrasında belirtilen en az 2000 günlük çalışma süresine katılmaz.
Bu maddede belirtilen eski çalışma süreleri, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte sigortalı bulunanlar için Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten başlayarak 2 yıl, sigortalılıkları işbu kanun yürürlüğe girdiği tarihten sonra başlayan sigortalılar için de sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren en geç bir yıl içinde Kuruma verilecek belgelerle tevsik edilir.
1.3.1966 tarihinden bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar Kuruma tevdi edilen çalışma belgeleri de kanuni süresi içinde verilmiş çalışma belgesi olarak kabul edilir.
İşverenler bu çalışma belgelerini düzenlemekten kaçınırlarsa, sigortalıların ilgili işverenden zarar ve ziyan isteme hakları saklıdır.
Ancak, bu kanunun ek 1'inci maddesine göre sigortalı sayılanlar işverenlerin bulunmaması halinde bu kanunda öngörülen eski hizmetlerini bağlı oldukları sandika veya meslek kuruluşlarından alacakları ve kanuni süresi içinde Kuruma verecekleri belgelerle tevsik edebilirler.
Çalışma belgelerinin gerçeğe uymadığı bir hükümle tespit edildiği takdirde, gerek bunu düzenleyenler, gerekse ilgil sigortalılar, Kurumun bu yüzden uğrayacağı zararları % 50 fazlasiyle ve kanuni faiz ile birlikte kuruma ödemekle yükümlüdür.
Bu gibiler hakkında, ayrıca genel hükümlere göre ceza kovuşturması da yapılır.
B) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte otuz yaşını geçmiş bulunan sigortalılardan 50 yaşını doldurup erken yaşlanmış oldukları tespit edilen ve 60'ıncı maddede yazılı şartları yerine getiremediklerinden aylık bağlanmasına hak kazanamayan sigortalılara, (A) fıkrasındaki şartlarla, sigortalılık süreleri 15 yılı doldurmuş olanlar gibi 61'inci maddedeki esaslara göre yaşlılık aylığı bağlanır.
5417 VE 6900 SAYILI KANUNLARA GÖRE KAZANILAN HAKLAR:
GEÇİCİ MADDE 9 — Yürürlükten kaldırılmış 5417 ve 6900 sayılı Kanunların geçici 1'inci maddelerine göre, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar Kuruma eski hizmet çalışma belgesi vermiş bulunanların sözü edilen maddelerde belirtilen hakları saklıdır.
AĞIR VE YIPRATICI İŞLERDE GEÇEN HİZMETLER:
GEÇİCİ MADDE 10 — 1 Nisan 1950 tarihinden bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar, yürürlükten kaldırılmış 5417 ve 6900 sayılı Kanunlara göre ağır ve yıpratıcı sayılan işlerde çalışmış olan sigortalıların bu işlerde geçen hizmet süreleri üzerinden hesaplanacak yıpranma payı gün sayısı toplamı, bu Kanunun 60'ıncı ve geçici 8'inci mddelerinin (A) fıkralarına göre yaşlılık aylığından yararlanılabilecek yaşlardan indirilir.
MÜNAVEBELİ İŞLERDE GEÇEN HİZMETLER:
GEÇİCİ MADDE 11 — 1 Nisan 1950 ile 31 Mart 1954 tarihleri arasında, yürürlükten kaldırılmış 5417 sayılı Kanuna göre Çalışma Bakanlığınca tesbit edilmiş bulunan münavebeli işlerde çalışmış olan sigortalıların bu işlerdeki prim ödeme gün sayıları toplamına dörtte biri eklenir ve tutarı, bunların malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları prim ödeme gün sayısı olarak kabul edilir.
ESKİ PRİMLER VE GÜN SAYILARI:
GEÇİCİ MADDE 12 — Sigortalılar namına, yürürlükten kaldırılmış 5417 ve 6900 sayılı Kanunlara göre ödenen primler ile bunların prim ödeme gün sayıları, bu Kanuna göre ödenen malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ve prim ödeme gün sayısı olarak kabul edilir.
YABANCI UYRUKLULAR:
GEÇİCİ MADDE 13 — 31 Mayıs 1957 tarihinden sonra, yürürlükten kaldırılmış 6900 sayılı Kanun ve bu Kanun hükümlerine tabi olmamış bulunan yabancı uyruklu sigortalıların, yürürlükten kaldırılmış 6900 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar, yürürlükten kaldırılmış 5417 sayılı Kanun göre ödedikleri ihtiyarlık sigortası primlerinden doğan tahsis hakları saklıdır.
Şu kadar ki, bu gibi sigortalılar yazılı istekte bulunduklarında, yürürlükten kaldırılmış 5417 sayılı Kanuna göre yalnız kendilerinin ödedikleri ihtiyarlık isgortası primleri geri verilerek, adlarına ödenmiş primlerden doğan hakları tasfiye edilmiş olur.
BİRDEN ÇOK KARISI BULUNANLAR:
GEÇİCİ MADDE 14 — Türk Medeni kanununun yürürlüğe girmesinden önce evlenen ve birden çok karısı bulunan sigortalının ölümünde, bu Kanuna göre bağlanacak dul aylıkları bunlar arasında eşit surette paylaştırılır.
Bunlardan birinin aylığının kesilmesini gerektiren bir durum meydana gelirse, aylığı, kalan dul bir ise onun aylığına, birden çok ise eşitlikle bunların aylıklarına eklenir.
TÜZÜKLER YÜRÜRLÜĞE GİRİNCEYE KADAR YAPILACAK İŞLEM:
GEÇİCİ MADDE 15 — 135'inci maddede belirtilen tüzükler bu Kanunun yayımı tarihinden başlanarak en geç altı ay içinde düzenlenir.
Bu tüzükler yürürlüğe girinceye kadar, bu Kanunda tüzükle tesbit olunacağı belirtilen hususlarda, Çalışma
Bakanlığınca çıkarılacak genelgelere göre işlem yapılır.
HASTALIK SİGORTASININ EREĞLİ KÖMÜR HAVZASINDA UYGULANMASI:
GEÇİCİ MADDE 16 — Bu Kanunun hastalık sigortası ile ilgili hükümleri, Havzai Fahmiye Maden Amelesinin hukukuna Müteallik 151 sayılı Kanun'un uygulandığı yerler için, Bakanlar Kurulu kararı ile belli edilecek tarihten başlanarak uygulanır.
ESKİ GELİRLERİN ARTIRILMASI:
GEÇİCİ MADDE 17 — Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce meydana gelmiş olan iş kazaları veya bu tarihten önce anlaşılmış bulunan meslek hastalıkları dolayısiyle bağlanmış veya bağlanmasına hak kazanılacak olan gelirler, işbu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten başlanarak ekli (1) numaralı cetvelde gösterilen kat sayılara göre artırılır.
Yukarıki fıkra hükmünün, 6 liradan az günlük kazançlar üzerinden bağlanmış olup 7232 sayılı Kanunla bu sınıra göre yükseltilmiş olan gelirlere uygulanmasında bu yükselmeler nazara alınmaz.
ESKİ AYLIKLARIN ARTIRILMASI:
GEÇİCİ MADDE 18 — Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce bağlanmış ve bağlanmasına hak kazanılmış olan maluliyet ve ihtiyarlık aylıklarıyle ölen sigotalıların hak sahibi kimselerine bağlanan aylıklara esas tutulan aylıklardan:
a) Tutarları, yürürlükten kaldırılmış 5417 sayılı Kanun ile ek ve değişiklikleri gereğince tesbit edilmiş olanlar ekli (2) numaralı cetvelde yazılı kat sayılara göre,
b) Tutarları, yürürlükten kaldırılmış 6900 sayılı Kanun gereğince tesbit edilmiş olanlar ekli (3) numaralı cetvelde yazılı katsayılara göre,
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten başlanarak artırılır.
Bu artırmaların hesaplanmasında, aylık tutarlarının, yürürlükten kaldırılmış 5417, 6708, 6900 ve 7231 sayılı Kanunlarla tesbit edilen en az sınırlara çıkarılması için yapılan yükseltmeler nazara alınmaz.
BAĞLANACAK AYLIKLARDA ESKİ KAZANÇLARIN ARTIRILMASI:
GEÇİCİ MADDE 19 — Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra yapılacak başvurmalar üzerine bağlanacak malullük veya yaşlılık aylıkları ile bu tarihten sonra ölen sigortalıların hak sahiplerine ölüm sigortasından bağlanacak aylıkların tutarları, sigortalıların 1950 - 1960 yıllarındaki kazançları ekli (4) numaralı cetvelde yazılı katsayılara göre artırılarak hesaplanır.
BANKALAR,SİGORTA ŞİRKETLERİ,TİCARET VE SANAYİ ODALARI VE BORSALAR
GEÇİCİ MADDE 20 — Bankalar, sigorta ve reasürans şirketleri, ticaret odaları, sanayi odaları, borsalar veya bunların teşkil ettikleri birlikler personelinin malullük, yaşlılık ve ölümlerinde yardım yapmak üzere, bu Kanun'un yayımı tarihine kadar tesis veya dernek olarak kurulmuş bulunan sandıklar, bu kanunun yayımı tarihinden itibaren en geç altı ay içinde:
a) İlgili bulundukları banka, sigorta şirketi, reasürans şirketi, ticaret odası, borsa veya bunların birliklerinin bütün personelini kapsayacak,
b) Bu personelin, iş kazalariyle meslek hastalıkları, hastalık, analık, malullük, yaşlılık ve ölüm, eşlerinin analık, eş ve çocuklarının hastalık hallerinde, en az bu Kanunda belirtilen yardımları sağlayacak.
c) Sandıkların statülerine tabi personelin bu madde şümulüne giren banka, sigorta şirketi, reasürans şirketi, ticaret odası, sanayi odası, borsa veya bunların birliklerinden birinden diğerine geçmesi halinde bu gibi personelin kendi sandıklarındaki müktesep haklarının da diğer ilgil sandığa veya aralarında kuracakları müşterek bir sandığa intikalini temin edecek.
Birer tesis haline getirildiği ve bunu tevsik eden statülerini, bu Kanun'un yayımı tarihinden en geç altı ay içinde Çalışma Bakanlığına verdikleri takdirde, bu teşekküllerin ve sandıkların personeli işbu Kanunun uygulanmasında sigortalı sayılmazlar. Şu kadar ki, bu sandıkların statüleri ve statü değişiklikleri Çalışma Bakanlığınca onaylanmak suretiyle tekemmül eder. Mali durumları da Çalışma, Maliye ve Ticaret Bakanlıklarınca müştereken kontrol ve murakabe edilir. Mali durumlarının kontrol ve murakabesi sonunda alınmasına bu Bakanlıklarca müştereken lüzum gösterilecek tedbirleri, sandıklar ve ilgili bulundukları teşekküller yerine getirmekle yükümlüdür.
Sözü edilen sandıkların mevzuatına tabi olarak geçen hizmetler ile emekli sandıkları kanunlarına veya malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olarak geçen hizmetler, yazılı istek halinde 5.1.1961 tarihli 228 sayılı Kanunun aylık bağlanmasına ilişkin esasları dairesinde birleştirilerek tahsis yapılır.

GEÇİCİ MADDE 21 — (899 sayılı Yasayla konulmuştur.) 1.3.1965 tarihi ile bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih arasındaki sürede evlenmeleri dolayısiyle işlerinden ayrılmış bulunan kadın sigortalılardan yazlı talepte bulunanlar hakkında da, bu Kanun'un 3'üncü maddesinde belirtilen esaslar dairesinde gerekli işlem yapılır.
GEÇİCİ MADDE 22 — (899 sayılı Yasayla konulmuştur.) 1.4.1950 tarihinden bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar maden işyerlerinin yeraltı işlerinde malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalılarına tabi olarak çalışmış bulunan sigortalıların, bu hizmetleri, bunların çalıştıkları işyerlerinden alacakları örneği Kurumca hazırlanacak belgeleri sosyal Sigortalar Kurumuna vermeleri suretiyle tevsik edilir.
Geçici 8'inci maddedeki çalışma belgelerinin düzenlenmesi bakımından işverenler ve sigortalılar için belirtilen hükümler, yeraltı hizmetlerine ait çalışma belgeleri hakkında da uygulanır.
1186 Sayılı Kanun'la Eklenen Geçici Maddeler (*)
GEÇİCİ MADDE 23 — Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte, iş kazaları ve meslek hastalıkları sigortasından gelir almakta olanlar ile malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarından aylık almakta olanlar ve gelir veya aylık bağlanmasına hak kazanmış durumda olup da, henüz işlemi tamamlanmamış bulunanlar, yürürlük tarihinden,
Daha önce gelir veya aylık kesilenlerden kanunun yürürlük tarihinden sonra gelir veya aylığın kesiliş sebebinin ortadan kalkmasiyle gelir veya aylık ödenmesine tekrar hak kazananlar, hak kazandıkları tarihten itibaren gelir veya aylık tutarları bu kanunun hükümlerine göre yeniden tesbit edilir.
Yukarıdaki fıkralara göre yeniden tesbit edilecek gelir ve aylık tutarları gelir veya aylıklara esas olan eski yıllara ait kazançlar ile kanunun yürürlük tarihinden sonra bağlanacak aylıklara esas olan yıllık kazançlar bu Kanuna bağlı cetvelde yazılı kat sayılarla çarpılmak suretiyle hesaplanır.
Şu kadar ki;
a) Yeniden tesbit edilecek ve bundan böyle bağlanacak aylık tutarı bu kanunun 96'ıncı maddesine göre hesaplanan azami aylık tutarını aşamaz.
b) Aylıkların hesabına esas olarak seçilen 3 yıl kazançlarının ait oldukları katsayılarla çarpılarak meydana gelen değerleri, en yüksek yıllık kazancın katsayı ile çarpılan değerini geçemez.
Artırmalar neticeleninceye kadar ödenmekte olan gelir veya aylıklar sonradan mahsubu yapılmak üzere % 20 zamlı olarak ödenebilir. Ancak, 506 sayılı Kanunun 96'ncı maddesi uyarınca alt sınıra göre kendilerine gelir veya aylık bağlananlar hakkında bu hüküm uygulanmaz.
(*) Geçici 23 ve takibeden maddeler, çeşitli kanunlarla Sosyal Sigortalar Kanununa eklenen ve 1.2.1989 tarih ve 3520 sayılı Kanunla yeniden numaralanmış maddelerdir.
GEÇİCİ MADDE 24 — Bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten önce çeşitli sigorta kanunları hükümlerine göre bağlanmış olan iş kazası ve meslek hastalığı gelirleri ile maluliyet, ihtiyarlık ve ölüm aylıkları da 506 sayılı Kanun bu Kanunla değiştirilen 20, 23, 24, 55, 60, 61, 67'nci maddelerinde belirtilen esaslara uygun olarak bağlanacak aylıklar seviyesine getirilir.
GEÇİCİ MADDE 25 — (Bu madde, Anayasa Mahkemesinin 17.10.1972 gün ve E: 1972/16; K: 1972/49 sayılı kararıyla kaldırılmıştır.)
GEÇİCİ MADDE 26 — Bu Kanunun uygulanmasına ait işlemlerin zamanında yapılmasını ve prim tarifesi ile teknik bilançonun hazırlanmasını sağlamak maksadiyle, çalışma saatleri dışında görevlendirilecek personele, kurum Müdürler Kurulunca tesbit edilecek esas ve miktarlar daihilinde bir ücret ödenir.
Yukarıdaki fıkra hükmü 506 sayılı Kanunun tatbiki dolayısiyle munzam mesaiyi gerektiren her türlü haller için de uygulanır.
Bu ücrtler, 7244 sayılı Kanunun 3'üncü maddesi hükmüne tabi değildir.

GEÇİCİ MADDE 27 — Sigortalılık hakkı tanınan görevlerde bulunup da T.B.M.M. üyesi seçilenler, seçildikleri tarihten itibaren altı ay içinde Sosyal Sigortalar Kurumuna müracaat ettikleri takdirde, bu Kanunun sigortalılara tanıdığı haklardan faydalanırlar. Sigorta primlerinde işveren hissesi T.B.M.M. Başkanlığınca ödenir.
1698 Sayılı Kanunla Eklenen Geçici Maddeler
GEÇİCİ MADDE 28 — Bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihte iş kazalariyle meslek hastalıkları sigortasından gelir almakta olanlarla gelir bağlanmasına hak kazanmış olup henüz işlemi tamamlanmamış bulunanların gelirleri, 1.4.1973 tarihinden başlamak üzere, iş kazasının vuku bulduğu veya meslek hastalığının anlaşıldığı yıllara göre, aşağıda yazılı katsayılarla çarpılmak suretiyle artırılır:
1968 veya daha eski yıllar 1,40
1969 ................................... 1,30
1970 ................................... 1,20
1971.................................... 1,10
Ancak yukarıdaki fıkra hükmünün 18 liradan daha az günlük kazançlara göre bağlanmış olup 25.8.1971 tarih ve 1474 sayılı Kanunla bu sınıra yükselmiş olan gelirlere uygulanmasında, bu yükselmeler nazara alınmaz.
Arttırılan gelir tutarı 78. maddede ön görülen günlük kazancın alt sınırına göre hesaplanacak gelir tutarından az ve üst sınıra göre hesaplanacak gelir tutarından fazla olamaz.
Yukarıdaki fıkralar, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra bağlanacak gelirler için de uygulanır.
GEÇİCİ MADDE 29 — Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte, malullük, yaşlılık veya ölüm aylığı almakta olanlarla bu aylıklara hak kazanmış olup henüz işlemi tamamlanmamış bulunanların aylıkları, 1.4.1973 tarihinden başlamak üzere, aylığın hesabına esas olan ortalama yıllık kazancın tayininde nazara alınan son takvim yıllarına göre, aşağıda yazılı katsayılarla çarpılmak suretiyle artırılır:
1968 veya daha eski yıllar 1,40
1969................................... 1,30
1970 ...................................1,20
1971 ...................................1,10
Ancak malullük veya yaşlılık aylıklariyle ölen sigortalıların hak sahibi kimselerine bağlanan aylıklara esas olan aylığın yıllık tutarı 6480 liradan az olup 25.8.1971 tarih ve 1474 sayılı Kanunla bu hadde yükselmiş olan aylıkların artırılmasında, yukarıda yazılı katsayılar, aylığın bu hadde yükselmesinden önceki tutarlarına uygulanır.
Yukarıdaki fıkralar, bu kanun yürürlüğe girdiği tarihten sonra bağlanacak aylıklar için de uygulanır.
506 sayılı Kanunun 1186 sayılı Kanunla değiştirilen 96'ıncı maddesi hükmü saklıdır.
GEÇİCİ MADDE 30 — 991 sayılı Kanun'la Sosyal Sigortalar Kurumuna devredilen Askeri Fabrikalar Tekaüt ve Muavenet Sandığı ile Devlet Demiryolları ve Limanları İşletmesi Genel MÜDÜRLÜĞÜ İşçileri Emekli sandığı mevzuatına göre bağlanmış iş kazası, emekli, adi malullük, vazife malullüğü dul ve yetim aylığı almakta olanlarla bu aylıklara hak kazanmış olup henüz işlemleri tamamlanmamış bulunanların bu aylıkları 1.4.1973 tarihinden başlamak üzere geçici 1 veya geçici 2'inci maddelerde belirtilen katsayılarla çarpılmak suretiyle ve bu maddelerde belirtilen esaslara göre artırılır.
GEÇİCİ MADDE 31 — Geçici 1'inci ve 2'inci maddeler gereğince yapılacak aylık ve gelir artırmaları, kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en çok 9 ay içinde tamamlanır.
Sosyal Sigortalar Kurumunun bu işler için görevlendirilecek personelin, yukarıda yazılı süre içinde, ayda 80 saati geçmemek üzere fazla çalışma yaptırılabilir. Ödenecek fazla çalışma ücreti, Bütçe Kanunundaki sınırları aşmamak üzere Kurumun Müdürler Kurulunca tesbit edilir.
1753 Sayılı Kanunla Eklenen Geçici Maddeler
GEÇİCİ MADDE 32 — Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce sigortalıların, gelir veya aylıkları kesilmiş olan yahut gelir veya aylık bağlanmamış bulunan kimselerinden, bu Kanun gereğince gelir veya aylığa hak kazananlarına kanunun yürürlüğü tarihinden sonra yazılı talepte bulunmaları halinde, bu kanunun yürürlük tarihini takibeden dönem başından itibaren gelir veya aylık bağlanır.
Bu Kanun'un 1'inci maddesi ile değiştirilen 23'üncü maddenin V, VI ve VII'nci bölümleri ile 2'inci maddesi ile değiştirilen 68'inci maddenin IV, V ve VI'ncı bölümleri hükümleri saklıdır.
Çeşitli sigorta kanunlarına göre eş ve çocuklara ödenmekte olan gelir ve aylıklar aynı dönem başından itibaren bu kanunla değiştirilen 23 ve 68'inci maddelerde belirtilen esaslara uygun olrak bağlanacak gelir ve aylıklar seviyesine getirilir.
GEÇİCİ MADDE 33 — 991 sayılı Kanunla Sosyal Sigortalar Kanununa devredilen Askeri Fabrikalar Tekaüt ve Muavenet Sandığı ile Devlet Demiryolları ve Limanları İşletmesi Genel Müdürlüğü İşçileri Emekli Sandığı mevzuatına göre bağlanmış ölüm aylıklarının ödenmesinde, 23'üncü maddenin V, VI ve VII'nci fıkraları ile 68'inci maddesinin IV, V ve VI'ncı fıkralarındaki şartlarla devam olunur.
Anılan sandıklarn Sosyal Sigortalar Kurumuna devrinden önce ölen sandık üyelerinin, aylıkları kesilmiş olan veya aylık bağlanmamış bulunan kimseleri hakkında da geçici 1'inci madde hükmü uygulanır.
1912 Sayılı Kanunla Eklenen Geçici Maddeler
GEÇİCİ MADDE 34 — 31.12.1974 ve daha önceki yıllarda İş Kazaları ve Meslek Hastalıkları Sigortasından gelir almakta olanlarla, bu gelirlere hak kazanmış olup henüz işlemi tamamlanmamış bulunanların aylık gelirlerine, gelir bağlamaya esas olan hisse ve oranları nazarı itibara alınmak şartiyle aşağıda gösterilen miktarlarda zam yapılmıştır.
Üç aylık gelir grubu Aylık zam miktarı
0— 3600 450 (Lira)
3601— 6000 400 (Lira)
6001-— Daha yukarı 350 (Lira)
Ancak, İş Kazaları, Meslek Hastalıkları Sigortasından bağlanacak gelirlerin hesabına esas tutulan gelirlerin tutarı, 506 sayılı Kanunun, bu kanunla değiştirilen 97'nci maddesine göre hesaplanan asgari gelirlerin tutarından aşağı olduğu takdirde, artma, gelirin asgari hadde yükseltilmesinden önceki tutarlarına uygulanır.
Şu kadar ki, artırılan gelir tutarları İş Kanunu gereğince tesbit edilen en düşük asgari ücrete göre hesaplanacak gelir tutarından az olamaz. Yukarıdaki fıkralar; esas hak doğurucu olayın vuku bulduğu tarih, 1974 ve daha önceki yıllara ait olmak kaydı ile, 506 sayılı Kanunun 19, değişik 24 ve 25'inci maddeleri uyrınca sonradan gelire hak kazanacak olanlar hakkında da uygulanır.
GEÇİCİ MADDE 35 — 31.12.1974 ve daha önceki yıllarda Malullük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortalarından aylık talebinde bulunarak halen aylık almakta olanlarla, bu aylıklara hak kazanmış olup henüz işlemi tamamlanmamış bulunanların malullük ve yaşlılık aylıkları ile, ölen kimsenin hak sahiplerinin aylıklarına da hisseleri oranında olmak şartiyle aşağıda gösterilen miktarlarda zam yapılmıştır.
Üç aylık gelir grubu Aylık zam miktarı
0— 3600 450 (Lira)
3601— 6000 400 (Lira)
6000— Daha yukarı 350 (Lira)
Ancak, malullük, yaşlılık aylıkları ile ölenlerin hak sahiplerine bağlanacak aylıkların hesabına esas tutulan aylığın tutarı, 506 sayılı kanunun, bu Kanunla değiştirilen 96'ncı maddesine göre hesaplanan asgari aylıkların tutarından aşağı olduğu takdirde, artırma, aylığın asgari hadde yükseltilmesinden önceki tutarlarına uygulanır.
Şu kadar ki, artırılan aylık tutarları 506 sayılı Kanun'un 1474 sayılı kanunla değişik 78'inci maddesinde öngörülen üst sınıra göre hesaplanacak aylık tutarından fazla olamaz.
Yukarıdaki fıkralar; esas hak doğurucu olayın vukubulduğu tarih, 1974 ve daha önceki yıllara ait olmak kaydı ile 506 sayılı Kanunun 57, 58, 63 değişik 68 ve 69'uncu maddeleri uyarınca sonradan aylık bağlanmasına hak kazanacak olanlar hakkında da uygulanır.
GEÇİCİ MADDE 36 — 991 sayılı Kanunla Sosyal Sigortalar Kurumuna devredilen sandıklar mevzuatına göre çeşitli aylık almakta olanlarla bu aylıklara hak kazanmış olup henüz işlemleri tamamlanmamış bulunanların aylıkları için de bu Kanunun geçici 1 ve 2'nci maddeleri uygulanır.
GEÇİCİ MADDE 37 — Bu Kanun gereğince yapılacak aylık ve gelir artırmaları, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç 6 ay içinde tamamlanır.
Sosyal Sigortalar Kurumunun bu işler için görevlendirilecek personeline yukarıda yazılı süre içinde ayda 80 saati geçmemek üzere fazla çalışma yaptırılabilir. Ödenecek fazla çalışma ücreti, Kurumun Müdürler Kurulunca tesbit edilir.
BORÇLANMA
GEÇİCİ MADDE 38 — Bu Kanunun yayımı tarihinden önce:
A)
a — 506 sayılı kanuna göre malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tescil edilmiş bulunan,
b — Borçlanma isteğinin yapıldığı tarihte 506 sayılı Kanuna tabi işte çalışmakta olan,
Sigortalıların hizmet akdine dayanarak çalıştıkları süredeki en çok on yıllık hizmetleri, talepleri halinde borçlandırılır.
Borçlandırılan hizmetler prim veya kesenek ödeyerek geçmiş hizmetlere katılır. Şu kadar ki, 506 sayılı Kanuna göre tesbit edilen sigortalığın başlangıç tarihinden önceki süreler için borçlandırılma halinde, sigortalının başlangıç tarihi, borçlandırılan gün sayısı kadar geriye götürülür.
Borçlanılması talep edilen hizmet için evvelce Sosyal Sigortlar Kurumuna prim veya Emekli Sandıklarına kesenek ödenmemiş olması şarttır.
Borçlanma isteği, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren örneği Kurumca hazırlanacak belge ile bir yıl içinde Kuruma yapılır. Borçlanılan hizmetlere ilişkin primler, 1.4.1950 tarihinden sonraki sürelere ait borçlanmalarda cari asgari günlük kazanç, 1.4.1950 tarihinden evvelki sürelere ait borçlanmalarda talep tarihindeki son üç aylık kazanç ortalaması esas alınmak suretiyle hesaplanır ve toptan veya 5 yıl içinde eşit taksitlerle ödenir. Borçlanan sigortalının ölümü halinde hakkının doğumuna yetecek prim miktarı hak sahiplerinden alınır.
B)
a — 506 sayılı Kanunun 3'üncü maddesinin birinci bendi uyarınca sigorta kapsamına girmeyen hizmetler,
? 18 yaşından önce geçmiş hizmetler,
? 506 sayılı Kanunun geçici 20'nci maddesinde sayılan sandıklardan geçen hizmetler,
? Sigorta mevzuatına göre kendilerine toptan ödeme yapılmak suretiyle tasfiye edilmiş hizmetler, borçlanılamaz.
b — 1186 sayılı Kanuna göre borçlanılmış ve bu Kanunla borçlanılacak hizmetler toplamı 10 yılı aşamaz.
c — Borçlandırılan süreler 506 sayılı Kanunun değişik geçici 8'inci maddesi uygulanmasında nazara alınmaz.
GEÇİCİ MADDE 39 — Geçici 5'inci maddenin (A) bendinin 4'üncü fıkrasında belirtilen belgeleri, işverenler, sigortalının isteği halinde doğru, eksiksiz ve usulüne uygun olarak düzenleyip onaylamakla yükümlüdürler.
Kurum, belgelerdeki bilgilerin sahte veya gerçeğe aykırılığı konusunda re'sen inceleme yapabilir ve yaptırabilir. Sahteliği ve gerçeğe aykırılığı saptanan borçlanma belgeleri geçerli olmaz.>Borçlanma belgelerinin gerçeğe uymadığı anlaşılırsa bunları düzenleyenler ve ilgili sigortalılar Kurumun bu yüzden uğrayacağı zararları müştereken ve müteselsilen tazmin etmekle yükümlüdürler. Genel hükümlere göre ceza kovuşturması da yapılır.
GEÇİCİ MADDE 40 — 36 ve 42'inci maddeler gereğince, ana ve babalara yapılacak sağlık yardımı uygulaması, bu kanunun yayımı tarihinden itibaren en geç üç yılda bütün illeri uygulama kapsamına alacak şekilde Bakanlar Kurulunca düzenlenir.
1992 Sayılı Kanunla Eklenen Geçici Madde
SİGORTAYA TABİ OLMA HALİNİN DEVAMI:
GEÇİCİ MADDE 41 — Bu Kanunun yayımı tarihinden önce sigortalı sayılan çiftçi mallarını koruma bekçilerinden primleri ödenmemiş olanların, 506 sayılı Kanuna göre tahakkuk ettirilecek prim borçlarının tamamı, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 1 yıl içinde ödendiği takdirde bu süreye ilişkin sigortalılık hakları saklıdır.
2098 Sayılı Kanunla Eklenen Geçici Madde
GEÇİCİ MADDE 42 — a) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar, bu Kanuna tabi işyerlerinde çalışan sigortalının hizmet hesabında bulunacak itibari hizmet günü sayısı toplamı prim borçları; (borçlanma suretiyle sigortalıca ödenmek kaydiyle) sigortalılık süresinden indirilir.
b) Borçlanmada, borçlanma isteği, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren örneği Kurumca hazırlanacak belge ile azami bir yıl içinde Kuruma yapılır. Borçlanılan itibari hizmetlere ilişkin primler, 1.4.1950 tarihinden sonraki sürelere ait borçlanmalarda cari asgari günlük kazanç, 1.4.1950 tarihinden evvelki sürelere ait borçlanmalarda talep tarihindeki son 3 aylık kazanç ortalaması esas alınmak suretiyle hesaplanır ve toptan veya 5 yıl içinde eşit taksitle ödenir.
2099 Sayılı Kanunla Eklenen Geçici Madde
GEÇİCİ MADDE 43 — Bu Kanun'un birinci maddesi ile tesbit olunan oranlar bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten önce aylık bağlanmış olan hak sahipleri hakkında da kanunun yayımlandığı tarihi takip eden dönem başından itibaren uygulanır.
2167 Sayılı Kanunla Eklenen Geçici Maddeler
BORÇLANMA:
GEÇİCİ MADDE 44 — Bu Kanunun yayımı tarihinden önce:
A)
a) Bu Kanuna göre Malullük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortalarına tescil edilmiş bulunan,
b) Borçlanma isteğinin yapıldığı tarihte bu Kanuna tabi işte çalışmakta olanlarla, isteğe bağlı veya topluluk sigortasına prim ödemekte bulunan kimselerin hizmet akdine dayanarak çalıştıkları işlerden en çok 10 yıllık hizmetleri talepleri halinde borçlandırılır.
Borçlandırılan hizmetler prim veya kesenek ödeyerek geçmiş hizmetlere katılır; şu kadar ki, bu kanuna göre tesbit edilen sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki süreler için borçlandırılma halinde sigortalılığın başlangıç tarihi, borçlandırılan gün sayısı kadar geriye götürülür.
Borçlanması talep edilen hizmet için evvelce Sosyal sigortalar Kurumuna prim veya emekli sandıklarına kesenek ödenmemiş olması şarttır.
Borçlanma isteği, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde kuruma yapılır. Borçlanılması istenilen hizmetin örneği Kurumca hazırlanacak belgeler ile tevsik edilmesi şarttır.
Borçlanılan hizmetlere ilişkin primler, 1 Nisan 1950 tarihinden sonraki sürelere ait borçlanmalarda istek tarihindeki asgari günlük kazanç; 1 Nisan 1950 tarihinden önceki sürelere ait borçlanmalarda talep tarihinden önceki son üç aylık kazanç ortalaması esas alınmak suretiyle hesaplanır ve toptan veya beş yıl içinde eşit taksitlerle ödenir.
Borçlanan sigotalının ölümü halinde hakkın doğumuna yetecek prim miktarı hak sahibinden alınır.
B)
a) 506 sayılı Kanunun 3'üncü maddesinin birinci bendi uyarınca sigorta kapsamına girmeyen hizmetler,
? 18 yaşın tamamlanmasından önce geçmiş hizmetler,
? Bu Kanunun geçici 20'inci maddesinde sayılan sandıklarda geçen hizmetler.
? Sigorta mevzuatına göre kendilerine toptan ödeme yapılmak suretiyle tasfiye edilmiş hizmetler bu maddeye göre,
Borçlandırılmaz.
b) 1186, 1912 ve 991 sayılı kanunlara göre borçlanılmış ve bu Kanunla borçlanılacak hizmetler toplamı 10 yılı aşamaz.
c) Borçlanılan süreler, bu Kanunun geçici 3'üncü maddesinin uygulanmasında nazara alınmaz.
İşbu geçici maddenin A) bendinin 5'inci fıkrasında belirtilen belgeler; işverenler, sigortalının isteği halinde doğru, eksiksiz ve usulüne uygun olarak düzenleyip onaylamakla yükümlüdürler.
Kurum belgelerdeki bilgilerin sahte ve gerçeğe aykırılığı konusunda re'sen inceleme yapabilir ve yaptırabilir. Sahteliği ve gerçeğe aykırılığı saptanan borçlanma belgeleri geçerli olmaz.
Borçlanma belgelerinin gerçeğe uymadığı anlaşılırsa bunları düzenleyenler ve ilgili sigortalılar, Kurumun bu yüzden uğrayacağı zararları müştereken ve müteselsilen tazmin etmekle yükümlüdürler. Genel hükümlere göre ceza kovuşturması da yapılır.
GEÇİCİ MADDE 45 — 1136 sayılı Kanunun 1238 sayılı Kanunla değişik geçici 1'inci maddesine göre düzenlenecek avukatlık süresi belgesi ile 1512 sayılı Kanunun geçici 14'üncü maddesine göre düzenlenecek noterlik süresi belgesini sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren en geç 2 yıl içinde kuruma vermeyenlerden, bu belgeleri bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç 6 ay içinde Kuruma verenler de yukarıda belirtilen geçici madde hükümlerinden yararlandırılır.
GEÇİCİ MADDE 46 — 23'üncü mddesinin 8'inci fıkrasına ilişkin hüküm, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önceki ölümler için de hak sahiplerinin istemleri halinde uygulanır.
Ancak gelire hak kazanma, bu Kanunun yürürlük tarihini takip eden ay başından itibaren başlar.
GEÇİCİ MADDE 47 — Bu Kanunun 3 ve 12'inci maddeleriyle ek 1'inci maddesinde belirtilen yönetmelikler bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren en geç üç ay içinde düzenlenir.
Yönetmelikler yürürlüğe girinceye kadar, Sosyal Güvenlik Bakanlığınca çıkarılacak genelgelere göre işlem yapılır.
GEÇİCİ MADDE 48 — A) Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihte, iş kazası ve meslek hastalıkları sigortası ile malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarından gelir veya aylık almakta olanlar ile gelir veya aylık talebinde bulunanların göstergeleri aşağıdaki şekilde tayin edilir.
Aylık veya gelir bağlama oranları ile maluliyet derecelerine göre halen ödenmekte olan aylık veya gelirlerin yüzde yüz değeri, on bire bölünmek suretiyle göstergeler tesbit edilir.
Ancak, asgari kazanç üzerinden aylık ve gelir alanların, yukarıdaki fıkra nazara alınmadan, gösterge tablosunda en düşük gösterge esas alınarak yeni aylık ve geliri hesap edilir.
B) 991 sayılı Devlet Demiryolları ve Limanları İşletme Genel Müdürlüğü İşçileri Emekli sandığı ile, Askeri Fabrikalar Tekaüt ve Muavenet Sandığının Sosyal Sigortalar Kurumuna devri hakkındaki Kanun ile ek ve değişikliklerine göre, Kurumdan aylık almakta olanların bu aylıkları, 1189 sayılı Kanunun geçici 2'nci madde esasları uygulanmak suretiyle yeniden hesaplanır.
GEÇİCİ MADDE 49 — 506 sayılı yasanın geçici 20'inci maddesinde sözü edilen sandıklardan bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye edilen veya tasfiye halinde olanların borç ve alacakları ve diğer bütün mameleki bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 6 ay içinde çıkarılacak yönetmelik esasları dahilinde Sosyal sigortlar Kurumuna devredilir.
Bu yönetmelikte devir şekilleri, aktüeryal hesapların nasıl yapılacağı belirtilir.
Birinci fıkrada sözü edilen sandıklara ait işyerlerinde 506 sayılı Yasaya tabi işlerde çalışanların hizmetleri Sosyal Sigortalar Kurumunda geçen hizmetleri ile birleştirilir. Birleştirilen hizmetlere göre gelir ve aylık almaya hak kazanmış gelir ve aylıkları ile, birinci fıkrada sözü edilen sandıklarca bağlanmış gelir ve aylıklar Sosyal Sigortalar kurumunca ödenir.
Yapılacak aktüeryal hesaplar sonunda tespit olunacak teknik açıklar, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren % 5 faizle ve 5 yılda eşit taksitler halinde, ilgili banka veya sigorta şirketi tarafından Sosyal Sigortalar Kurumuna ödenir.
Teknik açığın sosyal Sigortalar kurumuna ödenmesindeki gecikme, Kurumca bu kanuna göre yapılması gereken ödemeleri durdurmaz.
2422 Sayılı Kanunla Eklenen Geçici Maddeler
GÖSTERGELERİN YENİDEN TESPİTİ:
GEÇİCİ MADDE 50 — Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte gelir veya aylık almakta olanlar ile gelir veya aylık bağlanmasına hak kazanmış olup, henüz işlemleri tamamlanmamış olanların gelir ve aylık hesabına esas göstergeleri aşağıdaki şekilde yeniden tespit edilir.
a) İş kazaları ile meslek hastalıkları sigortasından bağlanan gelirler için, 1967 yılından itibaren bu Kanunun ek 2'inci maddesinin (a) ve (d) fıkraları uyarınca hazırlanan gösterge tespit tablolarından, sigortalının, 506 sayılı Kanunun 88'inci maddesine göre hesaplanan yıllık kazancı esas alınarak göstergesi tespit olunur.
Gelire esas kazancının hesabına giren son takvim ayı 1967'den önceki yıllara ait olan sigortalıların göstergesi, 1186 sayılı Kanuna göre hesaplanan kazançları esas alınarak 1967 yılına ait gösterge tespit tablosundan belirlenir.
b) Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarından bağlanan aylık için gösterge tespit tabloları, 1969 yılından itibaren aylık talep veya ölüm yılları gözönünde tutularak, bu tarihten önceki 3 takvim yılına ait prim hesabına esas asgari günlük kazançların 3 yıllık tutarının yıllık ortalaması taban sayısını, aynı yıllara ait azami günlük kazançların 3 yıllık tutarının yıllık ortalaması tavan sayısını oluşturmak üzere, bu Kanunun ek 2'inci maddesinin (d) fıkrasına göre hazırlanır.
Bu tabloların hazırlanması sırasında asgari ve azami kazançların yıllık ortalaması hesap edilirken, hesap 1969 ve daha önceki yıllar girdiği takdirde, bu yıllar için asgari ve azami kazançların hesabına, 506 sayılı Kanuna 1186 sayılı Kanunla eklenen geçici 1'inci madde hükmü uygulanmak suretiyle tespit edilen miktarlar esas alınır.
Sigortalıların aylık talep veya ölüm yıllarına ait gösterge tespit tablosundan, aylık bağlamaya esas alınan ortalama yıllık kazançlarının karşılıkları olan göstergeleri tespit edilir. Aylık bağlamaya esas ortalama yıllık kazancın hesabına 1969 ve daha önceki yıllar girdiği takdirde bu yıllar için, sigortalının, 1186 sayılı Kanuna göre hesaplanan kazançları nazara alınır.>Aylık talep veya ölüm yılları 1969 ve daha önceki yıllara ait olanların aylık hesabına esas göstergeleri, 1969 yılına ait gösterge tespit tablosundan tespit edilir.
c) 991 sayılı Kanun'la Kuruma devredilen sandıklar mevzuatına göre çeşitli aylık alanlardan 1.7.1973 tarihinde ve daha evvel aylık bağlanmış olup, 2167 sayılı Kanunun geçici 5'inci maddesi uyarınca intibakı yapılmış olanların, 18.5.1979 tarih ve 7/17515 sayılı Kararnameye göre tespit edilen göstergelerine (60) sayısı eklenmek suretiyle yeni göstergeleri tespit edilir ve aylıklar bu yeni göstergeler üzerinden hesaplanarak ödenmeye devam olunur. 1.7.1978 tarihinden sonra aylık bağlanıp halen aylık almakta olanlar ile aylık bağlanmasına hak kazananların aylıklarının hesabına esas göstergeleri, bu Kanunun ek 2'inci maddesinin (c) ve (d) fıkralarına göre hazırlanan gösterge tespit tablolarına göre tespit edilir.
d) Gelir veya aylık almakta olanların yukarıdaki fıkralara göre yeniden tespit edilen göstergesi, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce tespit edilmiş olan göstergesine 60 sayısı eklenmek suretiyle bulunan gösterge sayısından küçük olamaz.
e) 1.3.1981 - 31.3.1981 tarihleri arasında gelir veya aylık bağlanmasına hak kazananların gelir veya aylık hesabına esas göstergeleri, durumlarına uyan yukarıdaki (a), (b) veya (c) fıkrası hükümlerine göre düzenlenecek gösterge tespit tablosu esas alınarak tespit edilir.
AVANS ÖDENMESİ:
GEÇİCİ MADDE 51 — Ödenmekte olan gelir ve aylıklar, yukarıdaki geçici 1'inci madde hükümleri uyarınca göstergelerin yeniden tespiti işlemlerinin tamamlandığı tarihi takip eden ödeme dönemi başına kadar, avans mahiyetinde olmak ve sonradan mahsubu yapılmak üzere, gelir ve aylıkların hesaplanmasına esas alınan gösterge sayılarına (60) sayısı eklenmek suretiyle bulunacak yeni gösterge sayıları üzerinden hesaplanarak ödenir.
GEÇİCİ MADDE 52 — Bu Kanunun 5, 7 ve 9'uncu maddelerinin yürürlüğe gireceği tarihe kadar tahsis talebinde bulunan veya ölen sigortalılar için 506 sayılı Kanunun 1186 sayılı Kanunla değişik 55, 61 ve 67'inci maddelerinin uygulanmasında, aylık hesabına esas alınacak gösterge; sigortalının işten ayrıldığı veya öldüğü tarihten önceki Malullük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortaları primi ödenmiş son 5 takvim yılının prim hesabına esas tutulan kazanç tutarları toplamı en yüksek olan 4 takvim yılına göre bulunacak ortalama yıllık kazanç esas alınarak tesbit edilir.
5 takvim yılından daha az takvim yılında prim ödemiş olan sigortalı için ortalama yıllık kazanç; prim ödediği takvim yılları esas alınmak suretiyle hesaplanır.
GEÇİCİ MADDE 53 — Bu Kanunun ek 2'inci maddesinin (b) fıkrasının uygulanmasında, 31.12.1981 (dahil) tarihine kadar aylıkların hesabına esas alınacak göstergelerin tespitinde kullanılmak üzere, aşağıda belirtilen şekilde "Gösterge Tespit Tabloları" düzenlenir. Malullük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortaları için düzenlenecek gösterge tespit tablosunda, sigortalının aylık, talep veya ölüm tarihinden önceki 4 takvim yılında prim hesabına esas asgari günlük kazançların 4 yıllık tutarının yıllık ortalaması taban sayısını, aynı yıllara ait azami günlük kazançların yıllık ortalaması tavan sayısını oluşturur.
Taban sayısı, gösterge tablosundaki en düşük göstergenin, tavan sayısı en yüksek göstergenin karşılığı olarak alınır. Tavan sayısı ile taban sayısı arasındaki fark en düşük göstergenin karşılığı olan kademe hariç tutularak geriye kalan kademe sayısına bölünür. Bölüm sonucunun kesir kısmı tama çıkarılarak elde edilen sayı, en düşük göstergeyi takibeden göstergeden itibaren, her dilim bir göstergeyi karşılamak üzere, taban sayısına ard arda ilave edilerek takip eden göstergelerin karşılığı sayılar tespit edilir.
2564 Sayılı Kanunla Eklenen Geçici Madde
GEÇİCİ MADDE 54 — 1.4.1981 tarihinden önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tescil edilmiş olanlar hakkında 60'ıncı maddenin (G) fıkrası hükmü uygulanmaz.
2934 Sayılı Kanunla Eklenen Geçici maddeler
GEÇİCİ MADDE 55 — 506 sayılı Kanunun 2100 sayılı Kanunla değişik 3'üncü maddesinin 1/A bendinin yürürlüğe girdiği 24.11.1977 tarihinden 1.1.1984 tarihine kadar, özel sektöre ait tarım ve orman işlerinde ücrette ve süreksiz olarak çalışanların 506 sayılı Kanun yönünden sonuçlandırılan sigortalılık işlemleri ile malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarından prim ödeme gün sayılarına ilişkin hakları saklıdır.
GEÇİCİ MADDE 56 — Bu Kanunun yayımı tarihinden önce kasıt ve kusuru sonucu meydana gelen iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle ölen sigortalıların hak sahiplerine karşı, Kurumca açılmış davalar düşer.
GEÇİCİ MADDE 57 — 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu gereğince alınacak prim ve verilecek ödenekler ile bağlanacak gelir aylıklarının hesaplanmasında 1 Ocak 1987 tarihinden itibaren ekteki gösterge tablosu uuygulanır.
2959 Sayılı Kanunla Eklenen Geçici Maddeler
GEÇİCi MADDE 58 — 506 sayılı Kanuna, 2167 sayılı Kanunun 14'üncü maddesi ile eklenen Ek 1'inci madde ile kanun kapsamına alınanlardan 11.7.1978 tarihinden bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar 506 sayılı Kanunun değişik Geçici 8'inci maddesinde belirtilen çalışma belgesi ile 2167 sayılı Kanuna göre borçlanmaya esas hizmet belgesi verenler veya bunların ölümü halinde hak sahipleri, bu belgelerde kayıtlı hizmetlerin tamamını;
A) Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç üç ay içinde Kuruma yazılı olarak başvurmak;
B) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte geçerli olan prime esas asgari günlük kazanç üzerinden hesaplanacak malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları prim borcunu, tebliğ tarihinden itibaren en geç 6 ay içinde Kuruma ödemek;
Şartı ile borçlanabilirler.
Bunlar için ayrıca borçlanmaya esas hizmet belgesi istenmez.
Kuruma tevdi edilen ve meslek kuruluşlarınca veya ilgili dernek veya vakıflarca onaylanmış bulunan borçlanma belgeleri için ayrıca iş veren onayı aranmaz.
Bu suretle borçlandırılan hizmetler prim veya kesenek ödemek suretiyle geçmiş veya daha önce borçlanılmış hizmetlere katılır.
Sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki sürelerin borçlandırılması halinde sigortalılığın başlangıç tarihi, borçlandırılan gün sayısı kadar geriye götürülür.
GEÇİCİ MADDE 59 — 506 sayılı Kanuna 2167 sayılı Kanunun 14'üncü maddesiyle eklenen Ek 1'inci madde ile kanun kapsamına alınanlara bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar yapılan ödemeler geri alınmaz.
3168 Sayılı Kanunla Eklenen Geçici Maddeler
GEÇİCİ MADDE 60 — Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce ölen sigortalıların gelir veya aylık bağlanamamış dul kocalardan bu Kanun gereğince gelir veya aylığa hak kazananlara yazılı talepte bulunmaları halinde, bu Kanunun yürürlük tarihini takip eden ödeme dönemi başından itibaren gelir veya aylık bağlanır.
GEÇİCİ MADDE 61 — 506 sayılı Kanunun 23 ve 68'inci maddelerinin (I) numaralı bentlerinin yürürlükten kaldırılan (B) fıkralarına göre gelir veya aylık bağlanmış bulunanlardan, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte evli olanların yeniden evlendikleri tarihe kadar gelir veya aylıklarının ödenmesine devam olunur. Sonraki eşinden de gelir veya aylık almaya hak kazananlara bu gelir veya aylıklardan fazla olanı ödenir.
GEÇİCİ MADDE 62 — Askeri Fabrikalar Tekaüt ve Muavenet sandığı ile Devlet Demiryolları ve limanları İşletmesi Genel müdürlüğü İşçileri Emekli Sandığının Sosyal sigortalar Kurumuna devrinden önce ölen sandık üyelerinin hak sahipleri hakkında bu Kanun hükümleri uygulanır.
GEÇİCİ MADDE 63 — Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte, ödenecek ilk aylık ödeme, bir defaya mahsus olmak üzere bir aydan fazla müddeti kapsayabilir.
3246 Sayılı Kanunla Eklenen Geçici Maddeler
(Geçici 64 ve 65. maddeler 3774 Sayılı Kanunun 6. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.)
3395 Sayılı Kanunla Eklenen Geçici Maddeler
GEÇİCİ MADDE 66 — Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 506 sayılı Sosyal Sigortalar kanunu hükümlerine muhalefetten açılan ve devam eden davalardan, Kanunun değiştirilen hükümlerine göre mahkemelerin görev alanı dışına çıkarılan suçlarla ilgili olanların hakkında görevsizlik kararı verilerek, dosyalarındaki tutanak ve belgeler para cezası vermeye yetkili Sosyal Sigortalar kurumu ilgili ünitelerine gönderilir.
Kurum, gönderilen tutanakların ilgilileri hakkında, tutanaklarında yazılı suçun kanun değişikliğinden önceki para cezasının asgari haddini uygulamak suretiyle para cezası tutanağı düzenler.
GEÇİCİ MADDE 67 — Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce Prim itiraz komisyonu nezdinde itirazda bulunulmuş dosyalar tasfiye oluncaya kadar, Prim İtiraz komisyonları görevlerine devam eder.
GEÇİCİ MADDE 68 — 506 sayılı kanuna 2167 sayılı Kanunun 14'üncü maddesi ile eklenen ek 1'inci madde ile Kanun kapsamına alınanlardan, bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde 506 sayılı Kanunun değişik geçici 8'inci maddesine göre düzenlenecek çalışma belgelerini kuruma verenler bu belgelerde kayıtlı hizmetlerinin tamamını;
A) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde kuruma yazılı olarak başvurmak,
B) Borçlanma talebinde bulunduğu tarihte geçerli olan prime esas asgari günlük kazanç üzerinden hesaplanacak malullük, yaşlılık ve ölüm siglortaları primi borcunu, tebliğ tarihinden itibaren en geç bir yıl içinde kuruma ödemek,
Şartı ile borçlanabilirler.
Bu suretle borçlandırılan hizmetler, prim veya kesenek ödemek suretiyle geçmiş veya daha önce borçlanılmış hizmetlere katılır.
Sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki sürelerin borçlandırılması halinde sigortalılığın başlangıç tarihi borçlandırılan gün sayısı kadar geriye götürülür.
Çalışma belgelerinin gerçeğe uymadığı Kurumca tespit edildiği takdirde, gerek bunu düzenleyenler, gerek ilgili sigortalılar, Kurumun bu yüzden uğrayacağı zararları % 50 fazlası ile ve kanunî faizi ile birlikte Kuruma ödemekle yükümlüdürler.
Bu gibiler hakkında ayrıca genel hükümlere göre ceza kovuşturması da yapılır.
GEÇİCİ MADDE 69 — Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihi takip eden yılbaşında itibaren 5 takvim yılından daha az süre için; Ek 2'inci maddenin (B) fıkrasının (b) bendine göre düzenlenecek üst gösterge tespit tablosunun tavan sayısının tespitine esas olan; sigortalının aylık talep veya ölüm tarihinden önceki beş takvim yılında üst gösterge tablosunun en yüksek göstergesi üzerinden hesaplanacak günlük kazançların beş yıllık tutarının yıllık ortalaması;
? 1'inci takvim yılı için bir,
? 2'inci takvim yılı için iki,
? 3'üncü takvim yılı için üç,
? 4'üncü takvim yılı için dört,
Yıllık tutarlarının yıllık ortalaması alınmak suretiyle tespit edilir.
GEÇİCİ MADDE 70 — A) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu ile 991 sayılı Kanuna göre malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarından gösterge tablosunun en üst göstergesinden aylık almakta olanlar ile aylık talebinde bulunmuş olup, henüz işlemleri tamamlanmamış olanlardan gösterge tablosunun en üst göstergesinden aylık bağlanmaya hak kazananlar; (*)
1. Bakanlar Kurulunca tespit edilecek geçici gösterge tablosundaki derece ve kademelerden hangisi üzerinden borçlanarak prim ödeyeceklerini tespit ederek altı ay içinde kuruma yazılı olarak bildirmek,
2. Müracaat tarihini takip eden ay başından başlamak üzere her ay için 30 gün itibariyle ve 1'inci bende göre seçeceği derece ve kademenin karşılığı göstergenin, aynı tarihte yürürlükte olan katsayı ile çarpımına göre bulunacak borçlanmaya esas matrah üzerinden % 20 oranında prim ödemek,
3. Zamanaşımı içerisindeki süreler için prime esas azami kazancın üzerinde ücret aldığını belgelemek,
4. Zamanaşımı süreleri dışında kalan süreler için ise ücretini beyan etmek,
Şartı ile borçlanabilirler.
Aylıklıya, seçtiği derece ve kademe üzerinden, hesaplanacak 5 yıllık prim tutarı tebliğ edilir.
Tebliğ edilen borcun azami beş yıl içinde ve her yıla isabet eden bölümünün o yılın sonuna kadar ödenmesi şarttır. Primlerin süresi içinde ödenmemesi halinde, primi ödenmeyen ilk aydan itibaren borçlanma hakkı düşer.
Borçlanma hakkı düşenler bu maddeye göre yeniden borçlanma yapamazlar. Aylıklının borç ödeme süresi içinde ölümü halinde borçlanmaya ait primlerin bakiyesi aynı süre içinde olmak şartıyla hak sahipleri tarafından ödenebilir.
Borçlanma sebebiyle, prim veya kesenek ödemek suretiyle geçmiş veya daha önce borçlanılmış hizmetlere hizmet ilavesi yapılmaz.
B) Borçlanmak suretiyle prim ödeyenlerin geçici göstergeleri ve geçici göstergelere göre bağlanacak aylıkları aşağıda belirtilen şekilde tespit edilir.
a) Geçici Göstergenin Tespiti:
1. Tebliğ edilen borcun tamamı süresi içinde ödendiği takdirde, aylıklının borçlandırıldığı derece ve kademenin karşılığı olan geçici gösterge esas alınır.
2. Tebliğ edilen borcun bir bölümünün süresi içinde ödenmemesi sebebile borçlanma hakkı düşenlerle bakiye borcunu ödemeyeceğini yazılı olarak kuruma bildirenlerin geçici göstergesi, ödediği miktarın borcun tamamına oranı esas alınarak tespit edilir.
Bu şekilde tespit edilen sayının geçici gösterge tablosunda eşiti yoksa, buna en yakın geçici gösterge esas alınır.
b) Geçici Gösterge Aylığının bağlanması:
1. Tespit edilen geçici göstergelerin cari katsayı ile çarpılması sonucu bulunacak matrah üzerinden geçici gösterge aylığı bağlanır.
2. Borçlandırılan aylıklının geçici gösterge aylığının hesaplanmasında da almakta olduğu malullük, yaşlılık veya Ölüm aylığı bağlama oranı nazara alınır.
Tebliğ edilen borcun tamamı, süresinden önce ödendiği takdirde, ödemenin yapıldığı tarihi takibeden aybaşından itibaren,
(B) fıkrasının (a) bendinin 2'inci alt bendine göre kısmi ödeme yapanlara da ödemenin sona erdiği tarihi takibeden aybaşından itibaren,
Geçici gösterge aylığı bağlanır.
3. Borçlanma talebinde bulunanların tahsisi yapılmış aylıklarının ödenmesine devam edilir.
(*) Bu geçici madde Anayasa Mahkemesinin 26.10.1988 tarih ve Esas: 1988/19, Karar: 1988/33 sayılı kararı ile iptal edilmiştir. (Karar 11.12.1988 tarih ve 20016 sayılı R.G.'de yayınlanmıştır.
KHK/277 İle Eklenen Geçici Maddeler
GEÇİCİ MADDE 71 — 1986 ve daha önceki yıllara ait aylık sigorta primleri bildirgelerine istinaden tahakkuk eden prim, gecikme zammı ve faiz borcu bulunan işverenlerin; bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren prim borcunun aslını bir yıl içinde ödemeleri halinde, ödeme tarihine kadar tahakkuk eden gecikme zammı ve faiz borçları bu tarihten itibaren iki yıl süre ile ertelenir.
Prim borcu aslının yukarıda belirtilen bir yıl içinde kısmen ödenmesi halinde ödenmeyen kısmına gecikme zammı ve faiz uygulanmasına devam edilir.
GEÇİCİ MADDE 72 — 1986 ve daha önceki yıllar için yapılmış ölçümlemelere istinaden tahakkuk ve tebliğ edilmiş prim, gecikme zammı ve faiz borcu bulunan işverenlerin, bu Kanun Hükmünde Kararname'nin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren prim borcunun aslını bir yıl içinde ödemeleri halinde, bu primlere ait gecikme zammı ve faiz borçları terkin edilir. Şu kadar ki daha önce tahsil edilmiş gecikme zammı ve faiz borçları geri verilmez ve mahsup edilmez.
Yine aynı yıllar için bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra tahakkuk ve tebliğ edilecek prim borcunun aslını tebliğ tarihinden itibaren bir yıl içinde ödeyen işverenler hakkında da yukarıdaki fıkra hükümleri uygulanır.
Ölçümleme sebebiyle tahakkuk ve tebliğ edilen prim borcu aslının yukarıda belirtilen bir yıl içinde kısmen ödenmesi halinde, ödenmeyen kısmı için gecikme zammı ve faiz uygulanmasına devam edilir.
GEÇİCİ MADDE 73 — a) 1986 ve daha önceki yıllara ait olup bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği tarihte ihtilaflı bulunan sigorta prim borcunun aslını, ihtilafı sürdürmeyerek bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde ödeyen işverenler de, Geçici 1'inci ve 2'nci madde hükümlerinden yararlanırlar.
b) Aynı döneme ait olup, bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra tebliğ edilen prim borçları için ihtilaf çıkaranlar bu Kanun Hükmünde Kararname hükümlerinden faydalanamazlar.
KHK/323 İle Eklenen Geçici Madde
"GEÇİCİ MADDE 74 — Bu Kanuna 4.4.1987 tarihli ve 277 sayılı Kanun Hükmünde Kararanme ile eklenen Geçici 1'inci, 2'inci ve 3'üncü maddelerde belirtilen prim borcunun aslının ödenme süresi 31.5.1988 tarihi mesai bitiminde sona erer."
GEÇİCİ MADDE 75 — (3522 sayılı kanunla eklenmiştir.) Geçici 70'inci madde uyarınca, geçici gösterge aylığına hak kazananların, malullük, yaşlılık ve ölüm aylıklarının Aralık 1988 tarihindeki gösterge tabloları ile memur aylıklarına uygulanan 100 katsayıya ve 53.000 lira olarak tespit edilmiş sosyal yardım zammına göre hesaplanacak tutarları üzerinden aşağıda belirtilen esaslar dahilinde ödenmesine devam olunur.
A) Bu aylıklarda; katsayı, gösterge tablosu ve sosyal yardım zammındaki değişiklikler nedeniyle herhangi bir artış yapılmaz.
B) Bu madde kapsamındaki aylıklıların, geçici 70'inci maddeye göre borçlanma hakkından yararlanmamış olsalardı, almaya hak kazanacakları (sosyal yardım zammı dahil) aylık tutarları kendilerine ödenmekte olan (sosyal yardım zammı dahil) aylık tutarlarını geçeceği tarihten itibaren, bu ödemeler yerine; cari katsayı, gösterge tablosu ve sosyal yardım zammı esas alınmak suretiyle hesaplanacak aylık tutarları üzerinden ödeme yapılır.
(3702 Sayılı Kanunla eklenen geçici maddeler)
GEÇİCİ MADDE 76 — a) (3910 Sayılı Kanunun 2'inci maddesiyle değişik şekli.) Anayasa Mahkemesince iptal edilen Geçici 70'inci madde uyarınca kuruma 4.200.000TL veya 5.040.000 TL borçlanma primi ödemiş olup malullük, yaşlılık ve ölüm sigortasından aylık almakta olanlara ödenmekte olan aylıkları ile; (6400) gösterge üzerinden, sigortalının prim ödeme gün sayısı ve tahsis talep veya ölüm tarihindeki yaşı dikkate alınarak ek 35'inci maddeye göre yeniden tespit edilecek aylık bağlama oranları ve cari katsayı esas alınmak suretiyle hesaplanacak malullük, yaşlılık ve ölüm aylıkları arasındaki fark tutarında telafi edici ödeme yapılır. Ancak, (6400) göstergeden maaş alanların göstergelerinde bir değişiklik yapılması halinde bu değişikliklerden doğan fark telafi edici ödemeye aynen yansıtılır.
4.200.000 TL veya 5.040.000 TL'den daha az borçlanma primi ödemiş olanlara yapılacak telafi edici ödeme, yukarıda öngörülen esaslar dahilinde ve ödedikleri borçlanma primi ile orantılı olarak hesaplanır.
Telafi edici ödemeler ilgililere her ay aylıkları ile birlikte, malullük, yaşlılık ve ölüm aylığı aldıkları sürece yapılır.
Ödeme dönemine göre peşin ödenen telafi edici ödeme, ölüm halinde geri alınmaz.
b) (3910 Sayılı Kanunun 2'inci maddesiyle değişik şekli.) Ölüm aylığı almakta olanlara yapılacak telafi edici ödeme, ölüm aylığı ödenmesine imkan veren her tahsis dosyası için ayrı ayrı hesaplanır ve hak sahiplerinin aylıktaki hisseleri oranında ödenir.
c) Hak sahibi kız çocuklarının evlenmeleri nedeniyle, Ek 12'inci maddeye göre ödenen evlenme yardımının hesabında, telafi edici ödeme nazara alınmaz.
d) Telafi edici ödeme almaya hak kazandıktan sonra ölen aylıklının hak sahipleri hakkında da yukarıdaki esaslara göre işlem yapılır.
e) telafi edici ödeme, 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi hakkında kanunun hesaplaşma ile ilgili hükümlerinin uygulanmasında nazara alınmaz.
f) Telafi edici ödeme her türlü vergi, resim ve harçtan muaftır.
GEÇİCİ MADDE 77 — Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir ay içinde kuruma yazılı olarak başvuranların, geçici 70'inci madde uyarınca kuruma ödedikleri borçlanma prim tutarının tamamı kendilerine iade edilir. Primleri iade edilenler hakkında Geçici 76'ıncı madde hükmü uygulanmaz.
GEÇİCİ MADDE 78 — (3786 Sayılı Kanunun 1. maddesiyle eklenmiştir.) Kamu İktisadi Teşebbüsleri ve kuruluşları ile belediyeler dışında kalan işverenler ile topluluk sigortası ve isteğe bağlı sigortaya devam edenlerden, 31.12.1991 tarihi itibariyle prim, gecikme zammı ve faiz borcu bulunanlar;
a) Prim borçlarını 15.4.1992 tarihine kadar ödemeleri halinde, ödeme tarihine kadar tahakkuk eden gecikme zammı ve faizlerinin % 100'ü,
b) Prim borçlarının tamamı ilk ödeme tarihine kadar tahakkuk eden gecikme zammı ve faizlerin % 25'ini, 15.6.1992 tarihine kadar ödemeleri halinde, kalan gecikme zammı ve faizleri,
c) prim borçlarının tamamı ile ödeme tarihine kadar tahakkuk eden gecikme zammı ve faizlerin % 50'sini 15.8.1992 tarihine kadar ödemeleri halinde, kalan gecikme zammı ve faizleri,
d) Prim borçlarının tamamı ile ödeme tarihine kadar tahakkuk eden gecikme zammı ve faizlerinin % 75'ini 15.10.1992 tarihine kadar ödemeleri halinde, kalan gecikme zammı ve faizleri,
Terkin edilir.
31.12.1991 tarihine kadar ödenmemiş prim borçlarının yukarıda belirtilen süreler içinde kısmen ödenmesi halinde, ödenen primler için ödeme tarihine kadar tahakkuk eden gecikme zammı ve faizler hakkında birinci fıkra hükümleri uygulanır.
Şu kadar ki, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce tahsil edilmiş gecikme zammı ve faizler geri verilmez ve mahsup edilmez.
Prim gecikme zammı ve faiz borçları için haklarında cebri icra yoluna müracaat edilen işverenler, 31.12.1991 tarihi itibariyle ödenmemiş prim borçlarının 1/4'ünü, 15.4.1992 tarihine kadar icra dairelerine veya kuruma ödemeleri halinde; 15.10.1992 tarihine kadar icra takipleriyle, ceza ve hukuk davalarına devam edilmez, bu davalara ilişkin kanuni süreler işlemez. Bu işverenlerin prim borçları, gecikme zammı ve faizlerini birinci fıkrada belirtilen esaslar ve süreler içerisinde icra ve yargılama giderleri ile birlikte icra dairelerine veya Kuruma ödemeleri halinde, gecikme zammı ve faiz borçları birinci fıkra hükmüne göre terkin edilir.
Takside bağlanmış ve henüz ödenmemiş bulunan prim borçları ile gecikme zammı ve faizlerini birinci fıkrada belirtilen esaslar ve süreler içerisinde ödemek isteyen işverenler hakkında da bu madde hükümleri uygulanır.
Bu maddede belirtilen esaslar ve süreler içerisinde ödenmeyen primler ile ilgili olarak 80'inci maddenin uygulanmasına devam edilir.
9.5.1990 tarih ve 3642 sayılı kanunla yürürlükten kaldırılan 277 ve 323 sayılı Kanun hükmünde Kararnameler gereği ertelenen gecikme zammı ve faiz borcu bulunan işverenler, bu borçlarının % 75'ini 30.6.1992 tarihine kadar ödemeleri halinde, bakiye gecikme zammı ve faiz borçları terkin edilir. Bu borçlarından dolayı aleyhlerine icra takibi yapılan işverenlerden icra giderleri tahsil edilir. (*)
(*) 3789Sayılı Kanun 14.3.1992 tarih ve 21171 Sayılı R.G.'de yayınlanmış ve aynı gün yürülüğe girmiştir.
GEÇİCİ MADDE 79 — (3917 sayılı Kanunun 2'inci maddesiyle eklenmiştir.) Bu Kanunun 1'inci maddesinde sözü edilen yönetmelik yürürlüğe girinceye kadar açılmış olan icra takpleri önceki hükümlere göre sonuçlandırılır.
Bu yönetmelik en geç 1 yıl içinde hazırlanarak yürürlüğe konulur. (*)
(*) 3917 Sayılı Kanun 8.12.1993 tarih ve 21782 Sayılı R.G.'de yayınlanmış ve aynı gün yürülüğe girmiştir.
GEÇİCİ MADDE 80 — (4056 Sayılı Kanunla ilave edilmiştir.) 17.7.1964 tarih ve 506 sayılı kanunun Ek 10'uncu maddesi ile kanun kapsamına alınan sigortalılar, örneği Kurumca hazırlanan ve ilgili işveren, birlik, sendika, dernek, sanatsal vakıf kuruluşları veya ilgili kamu kuruluşları tarafından usulüne uygun olarak düzenlenip, Kültür Bakanlığınca onaylanmış borçlanma belgeleri ile Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde kuruma başvurmaları ve borç ödeme tarihindeki 78'inci maddeye göre belirlenen asgari günlük kazanç üzerinden hesaplanacak malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerini bir defada kuruma ödemeleri şartı ile borçlanma belgesinde kayıtlı meslekleri ile ilgili çalışma sürelerinin tamamını veya bir bölümünü borçlanabilirler.
Borçlandırılan hizmetler, prim veya kesenek ödemek suretiyle geçmiş veya daha önceki borçlandırılmış hizmetlerle birleştirilir.
Sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki hizmetlerin borçlandırılması halinde, sigortalılığın başlangıç tarihi borçlandırılan gün sayısı kadar geriye götürülür.
Önceki borçlanma kanunlarına göre borçlandırılmış veya bu Kanuna göre borçlandırılacak hizmetlerin toplamı 15 yılı geçemez.
Sosyal güvenlik kuruluşlarına prim ödeyerek geçen hizmetler ile 18 yaşın altında geçen hizmetler borçlandırılmaz.
Borçlanan sigortalının ölümü halinde, borçlanma tutarının tümü veya hakkın doğumuna yetecek bölümü birinci fıkradaki koşullarla hak sahipleri tarafından ödenir.
Belgelerdeki bilgilerin doğruluğu konusunda Kurumca yapılacak ve yaptırılacak inceleme sonunda gerçeğe aykırılığı tespit edilen borçlanma belgeleri geçerli sayılmaz. bu belgelere göre yapılmış bulunan işlemler iptal edilir.
Gerçeğe aykırı belge düzenleyenler ve ilgili sigortalılar Kurumun bu yüzden uğrayacağı zararları müştereken ve müteselsilen % 50 fazlası ve kanuni faizi ile birlikte ödemekle yükümlüdürler. Bunlar hakkında ayrıca genel hükümlere göre ceza kovuşturması da yapılır.
BÖLÜM — XV
SON HÜKÜMLER
KALDIRILAN HÜKÜMLER:
MADDE 141 — 4772, 5502 ve 6900 sayılı Kanunlar ile bu kanunların ek ve değişiklikleri, 3008 sayılı Kanunun yedinci faslı, 5953 sayılı Kanunun 23, geçici 2 ve 3'üncü, 6379 sayılı Kanunun 36, geçici 3 ve geçici 4'üncü maddeleri ve 4792 sayılı Kanunun 5565 sayılı Kanunla muaddel 8'inci maddesi hükümleri yürürlükten kaldırılmıştır.
YÜRÜRLÜK TARİHİ:
MADDE 142 — Bu Kanunun 126'ıncı maddesi 1 Kasım 1964 tarihinde, diğer hükümleri ise yayımını takibeden ay başından altı ay sonra yürürlüğe girer.
Ancak, geçici 7, 17 ve 18'inci maddeler ile 96'ıncı madde hükümlerine göre yapılacak zamlar bu Kanunun yayımı tarihini takip eden ilk üç aylık dönemden itibaren hesap edilerek Kanun yürürlüğe girdikten sonra verilir.
YÜRÜTME ORGANI:
MADDE 143 — Bu Kanunu Bakanlar Kurulu yürütür.